Etiket: Kaydedildi

  • Bakan Koca: “İstanbul’da son hafta içinde vaka sayısında önemli oranda düşüş kaydedildi”

    Bakan Koca: “İstanbul’da son hafta içinde vaka sayısında önemli oranda düşüş kaydedildi”

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, İstanbul il sağlık yöneticileri ve başhekimleri ile haftalık değerlendirme toplantısı yaptı. Bakan Koca, “Son hafta içinde İstanbul’da vaka sayısında önemli oranda düşüş kaydedildi” dedi.

    Sağlık Bakan Fahrettin Koca, sosyal paylaşım sitesi Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, “İstanbul il sağlık yöneticilerimiz ve başhekimlerimizle haftalık değerlendirmemizi yaptık. Son hafta içinde İstanbul’da vaka sayısında önemli oranda düşüş kaydedildi. Polikliniklerde yüzde 50’ye varan azalma oldu; bu durum hastane yatışlarına yüzde 35, yoğun bakımlara yüzde 30 olarak yansıdı” dedi.

  • Vali Kemal Çeber: “Rize-Artvin Havalimanı’nın inşaatında yüzde 69 ilerleme kaydedildi”

    Vali Kemal Çeber: “Rize-Artvin Havalimanı’nın inşaatında yüzde 69 ilerleme kaydedildi”

    Türkiye’nin Ordu-Giresun Havalimanı’ndan sonra denize dolgu yapılarak inşa edilen 2. havalimanı olacak olan Rize-Artvin Havalimanı inşaatının dolgu çalışmalarının yanı sıra üst yapı çalışmaları da sürdüğünü dile getiren Rize Valisi Kemal Çeber, Havalimanı inşaatında yüzde 69 ilerleme kaydedildiğini dile getirdi.

    Üst yapı ihalesi bittikten hemen sonra kule kazıkları çakılan Rize-Artvin Havalimanı’nda terminal binası inşaatı hız kesmeden devam ederken, bugüne kadar yapılan çalışmalar sonrasında üst yapıda yüzde 2’lik bir ilerleme kaydedildi. Dolgu çalışmalarına 2017 yılının şubat ayında başlayan ve 2022 yılının Ocak ayında bitmesi planlanan havalimanı inşaatında çalışmalar Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 29 Ekim 2020 yılında kullanıma açılması talimatı sonrasında hızlanmıştı.

    “Açılış ertelenebilir”

    Fakat Rize Valisi Kemal Çeber, Korona virüs nedeniyle oluşan pandemi sürecinden kaynaklı açılışın ertelenebileceğini, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın konu hakkında çalışmalarının sürdüğünü dile getirdi.

    Yıllık 3 milyon yolcu kapasiteli olacak olan Rize-Artvin havalimanında bugüne kadar yüzde 69 ilerleme kaydedildiğini ifade eden Vali Çeber “85,5 milyon ton. Bunun yaklaşık 60 milyon tonunu geçmiş olduk. Pandemiden önce günlük 120 bin ton dolgu yapılıyordu. Ortalama 350 araç ve 650 personel ile birlikte yeni iş güncellemesi ile birlikte günlük 90-95 bin ton dolayında bir dolgu yapılıyor. Yüzde 69 seviyelerine geldik. Süreçle birlikte bitim tarihi belki mecburen etkilenecek. İnşallah projenin malum bitiş tarihi Ocak 2022 ama bizim gönlümüzden geçen 29 Ekim 2020 idi. Belki bu biraz ötelenecek olabilir, Ulaştırma Bakanlığımız bunun üzerinde çalışıyor. Bitirildiği zaman bölgenin ticaretine, turizmine, ulaşımına çok fayda sağlayacak” dedi.

    3 kilometre pist uzunluğu olacak

    3 kilometre uzunluğunda ve 45 metre genişliğinde pistin yer alacağı Rize-Artvin Havalimanı inşaatında pandemi süreci nedeniyle günde 95 tona yakın dolgu 350 iş makinası ve 650 işçinin 24 saat aralıksız çalışmasıyla gerçekleşiyor. 2 adet taş ocağından dolgu için malzeme taşınan Rize-Artvin Havaalanı inşaatının dolgu alanında sadece taş, toprak, kaya gibi dolgu malzemesi kullanılmamakla beraber günlük 30 adet üretile bilinen, toplam ağırlığı 45 tonu bulan beton ’x’ bloklarının da içerisine yer aldığı malzemeler ile dolgu işlemi gerçekleştiriliyor. Dolgu işlemi sadece iş makineleriyle bu iş için özel dizayn edilmiş gemilerle gerçekleştiriliyor. 7 bin 300 metre mendirek ile önce akıntı en aza indirilerek dolgu işleminde yapıldı Rize-Artvin Havaalanında işin yüzde 90’lık kısmını kapsayan 2 milyon 600 bin metrekare toplam dolgu alanında 85 milyon 500 bin ton dolgu yapılması planlanıyor.

  • Pantenci gençler, otobüsün arkasında saniye saniye kaydedildi

    Pantenci gençler, otobüsün arkasında saniye saniye kaydedildi

    Bursa Gemlik Sahil Yolu’nda otobüsün arkasına takılarak yolculuk yapan patenci gençler adeta ölüme davetiye çıkardı.

    Otobüs hareket ederken arkasından tutan gençler, yürekleri ağza getirirken o anlar cep telefonu kameralarınca saniye saniye kaydedildi. Gemlik Sahil Yolu’nda otobüsün arkasına takılan gençler, bu şekilde uzun süre yolculuk etti. Adeta canlarını hiçe sayan gençlerin bu yolculuğu bir cep telefonu kamerasıyla saniye saniye kaydedildi.

  • Yaşlı adamın hayatını kaybettiği kaza saniye saniye kaydedildi

    KOCAELİ (İHA) – Kocaeli’nin İzmit ilçesinde yoldan karşıya geçtiği sırada bir otomobilin çarpması sonucu ağır yaralanan 86 yaşındaki Ergün Güney, 8 gün süren tedavisine rağmen hayatını kaybetti. Kaza anı ise güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdı.

    Kaza 20 Eylül Perşembe günü saat 10.30 sıralarında İzmit Ömerağa Mahallesi, Alemdar Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre kaldırımda yürüdüğü sırada yolun karşısına geçmek isteyen 84 yaşındaki Ergün Güney, T.O. idaresindeki 41 BL 602 plakalı otomobilin çarpması sonucu savrularak yola düştü. Kazayı görenlerin haber vermesi üzerine olay yerine 112 Acil Yardım ekipleri sevk edildi.

    7 gün süren yaşam mücadelesini kaybetti

    O sırada olay yerine bulunan Kocaeli Emniyeti Trafik Şube Müdürlüğü ekipleri, yolda güvenlik önlemeleri olarak ambulansın daha hızlı gelmesin yardımcı oldu. Kısa sürede olay yerine gelen sağlık ekiplerince ilk müdahalesi yapılan yaralı Güney, ambulansla Kocaeli Devlet Hastanesine kaldırıldı. Kaza sonrası beyin kanaması geçiren ve yaklaşık 7 gündür tedavi altında olan Ergün Düney tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Hayatını kaybeden Güney’in cenazesi, İzmit Fevziye Camiinde öğlen namazı sonrası düzenlenen törenle aile kabristanlığına defnedildi.

    Yaşlı adamın hayatını kaybettiği kaza kameralara yansıdı

    Öte yandan 84 yaşındaki Ergün Güney’in hayatını kaybettiği kaza anı ise mobese kameraları tarafından kaydedildi. Görüntülerde yoldan karşıya geçmeye çalışan Güney, karşıdan gelen otomobili görünce birden hızlanıyor. Yaşlı adamın karşıya geçtiğini görmeyen sürücünün kullandığı otomobil ise hızla gelerek Güney’e çarpıyor. Çarpma sonucu aracın üzerine çıkan Güney, yere düşerek yaralanıyor. Kaza sonrası olay yerinde olan bir trafik polisi ile yolda güvenlik önlemleri alıyor. Kazayı gören çevredekiler de yaşlı adama yardım etmek için olay yerine koşuyor.

  • Kök bitkisinden elde edilen boya dünyada ‘Türk Kırmızısı’ olarak kaydedildi

    Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi (GSF) Öğretim Üyesi Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Genç, yok olmaya yüz tutan bitki, böcek ve deniz kabuklularından sağlıklı boya elde edilme işlemini yaşatmak için akademik alanda ve uygulama alanında çalışmalar yapıyor. Dr. Öğretim Üyesi Genç, doğadan sağlıklı bir şekilde renk elde etme geleneğini yaşatmaya, Anadolu insanına, yeni kuşaklara, öğrencilere ve araştırmacılara öğretmeye çalışıyor. Dr. Öğr. Üyesi Genç, yaptığı açıklamada, “Kök boya asırlarca geleneksel şekilde devam etti. Ancak halihazırda unutulmaya yüz tutmuş durumda idi. 2000’li yılların başından itibaren çaba gösteriyorum. Çok şükür ki bugün başardığımızı görüyorum” dedi.

    “Kök boyama sürecine akademik bağlamda 2000’li yıllardan itibaren başladım. Ama ben yörük çadırında yaşayıp dokumayı ‘alaylı’ olarak öğrendim” diyen Dr.Öğretim Üyesi Genç, “O dokumanın da boyama süreçlerini bildiğim için açıkçası uzak olduğum bir konu değildi. Yüksek Lisans sürecinde Prof. Dr. Recep Karadağ ile birlikte akademik ve uygulama bağlamında kök boyama işlemlerini gerçekleştirmeye başladım. Anadolu coğrafyasında kök boya isimli bir bitki var. Özellikle kırmızının elde edilmesinde kullanılan bir bitkidir. Latince karşılığı Rubia Tinctorum. Kök boyanın Anadolu’da en verimli olduğu yer Manisa’ya bağlı Kırkağaç İlçesi’nin Bakır Köyü’dür. O bitki kırmızı rengi çok güzel bir şekilde veriyor. Örneğin ‘Bayrak Kırmızısı’ kök boyadan elde ediliyor. Daha sonra bu renk dünya literatürüne ‘Türk Kırmızısı’ olarak geçmiştir. Bu meseleler akademik düzeyde araştırılmaya başlanınca sadece birinin değil çok farklı bitki kökünden, yaprağından, çiçeğinden, kabuğundan ve meyvesinden boyama yapıldığı tespit ediliyor” dedi.

    Osmanlı döneminin en önemli ihraç ürünlerinden biriydi

    Isparta coğrafyasından da pıynar meşesinin var olduğuna değinen Genç, “Onun literatürdeki karşılığı kermes meşesidir. Onun üzerinde yaşayan asalak böcekler var. Onlardan biri kermes böceğidir. O da kırmızı renk elde edilmesinde kullanılır. Hatta bir de ‘cehli’ var Anadolu’da. Sarı renk elde edilmesinde kullanılır. Bu da Anadolu’da; Osmanlı Dönemi’nin en önemli ihraç ürünlerinden birisiydi. ‘Altın Ağacı’ olarak da bilinirdi. Toros Dağları’nda; İç ve Doğu Anadolu’da bu ağaçların dikimi yapılarak bunun bir endüstri haline gelmesi sağlanıyor o dönemlerde. Bitki, böcek, deniz kabuğu olduğuna göre buna ‘doğal boya’ ismi verenler oldu. Yapılan işlem için de doğal boyama şeklinde bir kavram türetildi. Ama buna itirazım var. Benim kişisel yaklaşımım şu oldu: Hep şöyle söylenir: ’En güzel pamuk bizde var’; kumaş üretiminde dünyanın en önemli ülkelerinden biriyiz. Ama yoğunluklu olarak kendi markalarımız olmadığı için dünya pazarlarında sadece fason üretim yapan bir ülke konumundayız’ Oysa Türkiye’nin elinde kök boya diye bir marka var. Ben bu yoldan yürüyorum. Zira binlerce yıldır insanlar buna kök boya dedi. Yapılan işleme de kök boyama ismini verdi. Ben bunu neden günümüzde değiştireyim ki; bu perspektif aydınlığında ben kök boya ismini yeniden gündeme getirmeye çalışıyorum” diye konuştu.

    “Benim için en kıymetli olan insanların hayatlarına artı değer üretmekti, şükür başardık”

    “Ben bu bilgileri ön plana çıkararak kök boyama diyorum. Geçmişten gelen birikimini yeniden değerlendirmeye alabilir miyim? sorusu ile yola çıktım” şeklinde açıklamalarını sürdüren Genç, “Çocuklara çok değer veriyoruz. Ama bakıyoruz üzerine aldığımız kıyafetler hep kimyasal ürünler ile boyanıyor. Marmara Üniversitesi’nden Prof. Dr. Recep Karadağ ile dedik ki ‘Türkiye’de halı ve kilim dokuma eskisi kadar yaygın değil. Biz bunları neden kumaşlar üzerinde denemiyoruz?’

    Bu soru ile başladık. 0- 3 yaş çocuk grubunun kıyafetlerini bitkilerle boyadık. Buradan yola çıkarak daha sonra günümüzde damatlık takım elbiseler dâhi bitkilerle, böceklerle boyaması gerçekleştirilmektedir. kök boya yeniden önem kazanmaya başladı işte. Bilirsiniz hep ’organik sebze, meyve; bütünleşik olarak gıda’ söylemi ve yönelimi var. Bu eğilim tekrar gün yüzüne çıktı. Biz de bunları daha bilimsel olarak nasıl anlatabiliriz? Geleneksel yöntemlerin devamlılığını ne ile sağlayabiliriz? sorusuyla çalışmalarımıza devam ediyoruz”.

    Genç şöyle devam etti; “Bir de benim için şu var: Boyamada eğer insanın hayatına bir artı sağlayamazsak sürdürülebilir hale getiremezsiniz. Yani köydeki kişiye ayda 300 – 400 TL ücretli bir halı dokutmaya kalkarsanız sürdürülebilir olmaz. Günümüzde olduğu gibi artık bu işi bilen dâhi kalmaz. Ama siz sigortasını sağlar; en azından asgari ücret öderseniz insanlar dokuma yapmaya devam eder ve bu gelenek unutulmaz. Kök boya konusunda da benim temel yaklaşımım budur. Ne kadar yaygınlaştırır, geliştirebilirsem o kadar etki ve fayda sağlarım. Anadolu’nun hiç tanımadığım bir köyündeki kadın, erkek, çocuk gidip oradan bitki, çiçek toplayıp; onu kurutup pazarlamasını gerçekleştirir hayatlarına bir kıymet katarsa ben o oranda mutlu olurum. Ve ben onları hiç tanımasam; hayatımın tüm evresinde görmesem dâhi artı değer oluştururum. Bu benim için en kıymetli olan yönüydü. Ve bunu da bugün çok şükür başardık.”