Etiket: Kaybımız

  • Bakan Pakdemirli: “Hatay yangınında can kaybımız yok, müdahale devam ediyor”

    Bakan Pakdemirli: “Hatay yangınında can kaybımız yok, müdahale devam ediyor”

    Hatay’ın Samandağ ilçesinde çıkan ve Antakya ilçesine de sıçrayan orman yangınının takibi için Hatay’a gelen Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, devam eden yangında can kaybının yaşanmadığını ve müdahalenin sürdüğünü belirtti. Antakya’ya bağlı Kisecik Mahallesinin bir kısmının boşaltıldığını ifade eden Bakan Pakdemirli, sabahın ilk ışıklarıyla beraber hava araçlarıyla da müdahalenin süreceğini kaydetti.

    Yangının rüzgar, sıcak hava ve engebeli arazi şartları nedeniyle yayıldığına vurgu yapan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli yaptığı açıklamada, “Bugün Hatay’daki yangınla ilgili bilgi vermek için buradayız. Bugün tüm Türkiye’de 24 yangın çıktı. Bu yangınlardan 13 tanesi kontrol altında, 8 tanesi tamamen söndürüldü, 3 tanesi devam ediyor. Biri Kahramanmaraş Andırın yangını, biri İzmir Kınık yangını diğeri de Hatay Samandağ yangını. Diğer yangınlar göreceli olarak buradan daha iyi durumdalar. Hatay’ın Samandağ ilçesi Yeniköy mevkii yakınlarında 10.40 saatlerinde çıkan yangına hemen 10 dakika içerisinde müdahale edildi. Tabi ki yangının sık sık yön değiştirmesi, rüzgarın sık sık yön değiştirmesi ve sürekli atlamalar yapması, arazi şartlarının gerçekten çok engebeli olması ve tabi ki meteorolojik şartlarda da havanın çok kuru olması sebebiyle yangında bugünkü noktaya kadar geldik. Şu an Antakya ilçesi içmeler, Kisecik ve Karlısu mahallelerine yangın ulaştı. Yangına tabi şu saatlerde uçamıyor ama 2 uçak, 12 helikopter, 182 arazöz, 24 iş makinası, 45 teknik personel ve toplamda da 792 personelle müdahale ediyoruz” dedi.

    Yangında yerleşim yerlerinin zarar görmediğini, sadece 2 samanlığın bir miktar zarar gördüğünü belirten Bakan Pakdemirli, “Yerleşim yerlerine yakın olduğu sebebiyle can kaybımızın olmadığını söyleyelim. Yaylacık ve Kisecik Mahallelerinde birer samanlık bir miktar zarar gördü, bunlara da müdahale edildi. Bir mahallemizin de özellikle uç kısımlarıyla ilgili olarak tedbiri bir tahliye gerçekleşti. Bizim buradaki ana amacımız yerleşim yerlerinin tam emniyetini sağladıktan sonra da yangının etrafını çevrelemek, tamamıyla kontrol altına almak olacak. Şu anda yerleşim yerleriyle alakalı önemli bir tehdidimiz yok. Arkadaşlarımız yerleşim yerlerinin etraflarına konuşlandılar. İnşallah gece boyu da çalışmalar sürecek, sabahın ilk ışıklarıyla beraber de talimat verdim su atar araçlarımız, hava araçlarımız, helikopterlerimiz ve uçaklarımızla gün doğumundan yaklaşık yarım saat önce havalanarak yangına müdahale etmeye devam edeceğiz. Zorlu arazi şartlarında geçen mücadelede sabaha kadar inşallah önemli mesafe kat etmeye çalışacağız” şeklinde konuştu.

    Bakan Pakdemirli, açıklamalarının ardından alandan ayrıldı.

  • İçişleri Bakanı Soylu: “7 kişilik kaybımız var, 4’ü vefat, 3’ünü arama çalışmaları devam ediyoruz”

    İçişleri Bakanı Soylu: “7 kişilik kaybımız var, 4’ü vefat, 3’ünü arama çalışmaları devam ediyoruz”

    Sakarya’da patlamanın meydana geldiği fabrikada incelemelerde bulunan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk açıklamalarda bulundu. Bakan Soylu, 4 kişinin vefat ettiğini, 3 kişinin de bulunması için çalışmaların sürdüğünü açıkladı.

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, Sakarya’nın Hendek ilçesinde patlamanın yaşandığı fabrikada incelemelerde bulundu. İncelemelerin ardından İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk önemli açıklamalarda bulunarak 3 kişinin arama çalışmalarının devam ettiğini açıkladı.

    “4’ü vefat, 3’ünün de arama tarama çalışmalarını gerçekleştirmeye çalışıyoruz”

    4 kişinin vefat ettiğinin, 3 kişinin de bulunması için çalışmaların sürdüğünü belirten Soylu, “2 vatandaşımızın kimlik tespitinin yapıldığını belirttim adli tıpta. Böylece 7 kişilik bir kaybımız var. 4’ü vefat, 3’ünün de arama tarama çalışmalarını gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Tekrar hem geçmiş olsun diyorum, hem de başımız sağ olsun. Allah bir daha böyle bir felaketle karşılaştırmasın. Yaptığımız tespit listeler üzerine. Fabrikada çalışanların listesi üzerinden yapılan bir tespit. Dışarıdan gelme ya da listede olmayanlar üzerine tespit yapılabilir. Elbette ki bunların tamamı arama çalışması sonrasında ortaya çıkacaktır. İşin esası şu anda bizim elimizdeki toplam rakam 7, 4’ü vefat. Bir kısmını adli tıpa ulaştırdık. Bir kısmının da kimliği belli oldu. Bu alana geldiğimiz andan itibaren hem Genel Başkan Yardımcımız hem Büyükşehir Belediye Başkanımız hem Milliyetçi Harekat Partisi Grup Başkanvekilimiz, milletvekillerimiz, Hendek Belediye Başkanımız, herkes elinden geldiğince bu meselenin yönetilmesinde büyük bir emek ortaya koydular” dedi.

    “Şu an 60 kişinin hastanelerimizde tedavileri devam ediyor”

    Daha sonra konuşan Sağlık bakanı Fahrettin Koca, ekiplerin sağlık hizmetlerini sürdürdüğünü ifade ederek, “Yaşanan bu patlama nedeni ile bakan arkadaşlarımla beraber incelemelerde bulunmaya devam ediyoruz. Bu dönemde özellikle sağlık ekibimiz 84 ambulans 2 helikopter ambulans ve 16 UMKE timimiz AFAD ve 112 Acil ekibimiz ile birlikte sağlık hizmetini erken dönemde hızla vermeye başladık. Şu ana kadar hastanelerimizde yaralı olarak tedavisine başladığımız toplam 108 kişi oldu. 108 vatandaşımızdan 48 kişiyi taburcu ettik. Şu an 60 kişinin hastanelerimizde tedavileri devam ediyor. Sayın Bakanımın bahsettiği şekilde 4 vatandaşımız hayatını kaybetti. 3 vatandaşımızla ilgili durum tespiti, arama çalışmaları devam ediyor. Bu dönemde özellikle yapılan çalışmalarla kurtarma çalışmaları önümüzdeki saatlerde 3 kişi ile ilgili gelen durum netleşmiş olur. Ben hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Milletimizin başı sağ olsun. Rabbim böyle acı felaketleri milletimize yaşatmasın” diye konuştu.

    “Bizdeki SGK kayıtlarına göre 186 çalışanımız bulunuyor”

    Fabrikada 186 çalışanın olduğunun tespit edildiği söyleyen Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk ise, “Haber alır almaz, Cumhurbaşkanımızın talimatı ile İçişleri Vakamız ve Sağlık Bakanımızla hemen buraya intikal ettik. Bizdeki SGK kayıtlarına göre 186 çalışanımız bulunuyor. Biz de bu çalışanlarımızın ailelerine teker teker ulaşmaya başladık. Belirttikleri gibi ziyaretçiler olabilir. O ziyaretçilerin kimliklerini tespit etmeye çalışıyoruz. Vefat eden bütün kardeşlerimize rahmet diliyorum yaralılara şifa diliyorum. Arama çalışmaları devam eden diğer kardeşlerimize de yakın zamanda ulaşacağımıza inanıyorum” şeklinde konuştu.

    “Sayın Başsavcının ortaya koyacağı çalışmanın sonucunda belli olacak”

    Son olarak basın mensuplarının yangının sebebi ile ilgili yönelttiği soruyu yanıtlayan Bakan Soylu, “Patlama yerine gittik. Bir fabrikaların olduğu bölüm bir de depoların olduğu bölümler var. Bizim gördüğümüz ağır patlamanın, hasarların olduğu bölüm yapıların olduğu bölümdü. İtfaiye gerekli çalışmalarını yapacak. Daha ziyade Sayın Başsavcının ortaya koyacağı çalışmanın sonucunda belli olacak. Mat ayında burası ile ilgili bir denetim gerçekleştirildi. Bütün bu patlayıcı, yarıcı maddelerin üretimin yapıldığı bu yerlerle ilgili denetimler sıklıkla yapılmaktadır. Bununla ilgili bir prosedürü vardır. Bu aksamaksızın devam eder” ifadelerini kullandı.

  • Marmaris Kaymakamı Aksoy; “Çok şükür can ve mal kaybımız yok”

    Marmaris Kaymakamı Aksoy; “Çok şükür can ve mal kaybımız yok”

    Muğla’nın Marmaris ilçesinde meydana gelen 5.2 şiddetindeki depremin ardından Marmaris Kaymakamı Ertuğ Şevket Aksoy, depremin en çok hissedildiği mahallelerde incelemelerde bulundu. Kaymakam Aksoy, depremde herhangi bir can ve mal kaybı yaşanmadığını ifade etti.

    Kaymakam Aksoy, deprem sonrasında İlçe Jandarma Komutanı Yarbay Mustafa Çetinkaya ile birlikte depremin en çok hissedildiği Osmaniye ve Bayır Mahalleri’nde incelemelerde bulundu. Mahalle muhtarlarından son durum ile ilgili bilgi alan Kaymakam Aksoy, depremde herhangi bir can ve mal kaybı yaşanmadığını açıkladı.

    Kaymakam Aksoy, “Deprem mahallelerimizde olduğu gibi Marmaris merkezde de oldukça şiddetli şekilde hissedildi. Depremden hemen sonra kısa süreli bir telaş yaşandı. Deprem dolayısıyla şükürler olsun ki herhangi bir can ve mal kaybı söz konusu değil. Şu an itibariyle bunu kesin olarak söyleyebiliriz. Gördüğünüz gibi hayat normal akışına dönmüş durumda” dedi.

    Depremin hissedildiği mahallelerde yaşayan vatandaşlar ise deprem esnasında çok korktuklarını ifade ettiler.

  • Bakan Özhaseki: “Son 100 yılda depremlerde 83 bin can kaybımız var”

    Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, Türkiye’nin deprem kuşağında bulunduğunu hatırlatarak, “Son 100 yıl içerisindeki depremlerde 83 bin can kaybımız var” dedi.

    Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, Kayseri’de Kentsel Dönüşüm ve Stratejik Yaklaşımlar Kurultayı’na katıldı. Bir otelde düzenlenen kurultayda konuşan Bakan Özhaseki, dünyanın gözünün Türkiye’nin üzerinde olduğunu belirterek, “Müthiş topraklarda yaşıyoruz. Dünyanın gözü neredeyse bizde. Bu iş yaşanan kavgalardan da anlaşılır. Güzel olanında gözüne uyku girmezmiş. Bu ülkede de herkesin gözü var. Bin bir türlü sıkıntı var. Böyle bir ülkede yaşıyoruz” dedi.

    Türkiye’de şehircilik noktasında Türkiye’nin kadim medeniyetinin izlerini taşıyacak bir yapının ortada gözükmediğini kaydeden Özhaseki, “Belki küçük bölgelerde var ama eskiye ait medeniyetimizin timsali olan eserler de öksüz kalmış yapılar gibi. Adeta aralarında kaybolmuş gibi. Sanki bir acemi terzinin eline kumaşı vermişsiniz de o kumaşı kesmiş, parçalamış. Son 20 yılda gelen arkadaşlarımızın hepsi o acemi terzinin yaptığı hasarı gidermekle uğraşıyorlar. Şimdi o kesilmiş kumaşın üretilmesi ile uğraşıyoruz. Onun zorluklarını yaşıyoruz ama biz bunun altından kalkarız. Bu bizim için zor değil. Allah’a şükür ne yaptığımızı biliyoruz ve aklımız başımızda. Türkiye’yi götüreceğimiz yeri biliyoruz. Halihazır konumumuzu iyi tespit ettik ve geleceğe doğru ümitle bakıyoruz. Bunca sıkıntılara rağmen ümitle bakmaya da devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.

    Türkiye’nin yüzde 90’ından fazlasının 4. derece deprem kuşağında olduğunu kaydeden Bakan Özhaseki, son 100 yıl içerisinde yaşanan depremlerde 83 bin can kaybının olduğunu belirtti. Özhaseki, “Bu ülkenin yüzde 90’dan fazlası 4. derecede deprem kuşağında. 1 ve 2. derecede olan bölgemizin miktarı yüzde 66’dır. Nüfusumuzun da yüzde 71’i bu bölgelerde yaşıyor. Bunu bir tehlikeye işaret olsun diye söylüyorum. 6’nın üzerinde neredeyse 2 seneye bir deprem düşüyor. Şuanda da bazı yerlerde depremler oluyor. Ayda yüzlerce deprem olmaya devam ediyor ama 3 ve 4 şiddetinde olduğu için, gözden uzak yerlerde olduğu için çok kayıtlara girmiyor ve bizim literatürümüzde yer almıyor. Son 100 yıl içerisindeki depremlerde 83 bin can kaybımız var. Maddi zararımız da 100 milyar dolar civarındadır. Bunların hepsinin tespitleri var” ifadelerini kullandı.

  • Bakan Tüfenkci: “Yaş meyve-sebzedeki zayiat kaybımız 25 milyar lira”

    Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, Türkiye’de yaş meyve ve sebzede yüzde 25 zayi olduğunu belirterek, “Bu da 25 milyar liralık kayıp demek. Bu, Türkiye ekonomisinin kaybı, bunun üzerinden ticaret yapanların kaybı ama en büyük kayıp üreticilerinin ve tüketicilerin” dedi.

    Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci ile Kalkınma Bakanı ve Mersin Milletvekili Lütfi Elvan, bir dizi inceleme ve toplantıya katılmak üzere Mersin’e geldi. Sabah erken saatlerde Mersin Hali’nde hal esnafı ile bir araya gelen iki bakan, daha sonra Mersin Ticaret ve Sanayi Odası’nda (MTSO) düzenlenen ‘Sebze ve Meyve Ticareti Değerlendirme Toplantısı’na katıldı. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğü ile MTSO işbirliğinde düzenlenen toplantıya, Mersin Valisi Özdemir Çakacak, Mersin Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Kerim Tufan, Mersin milletvekilleri, Türkiye Halciler Federasyonu Başkanı Yüksel Tavşan ile MTSO Başkanı Şerafettin Aşut da katıldı.

    “Mersin, Türkiye ekonomisi açısından son derece önemli bir il”

    Toplantıdaki konuşmasına Mersin ile ilgili bilgiler vererek başlayan Gümrük ve Ticaret Bakanı Tüfenkci, Mersin’in Türkiye ekonomisi açısından son derece önemli bir il ve son 9 ayda gerçekleştirdiği ihracat rakamlarıyla Türkiye’nin en büyük 10. büyük ekonomisi durumunda olduğunu söyledi. Mersin’de son 9 ayda gerçekleştirilen yaklaşık 1 milyar dolarlık ihracatın yüzde 33’ünü hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri, yüzde 25’ini de yaş meyve sebzenin oluşturduğuna dikkat çeken Tüfenkci, bunun önemli bir rakam olduğunu vurguladı. Türkiye’nin yaklaşık 47 milyon ton civarında yaş meyve sebze ürettiğine işaret eden Tüfenkci, Mersin’in, tek başına bunun 4 milyon tonunu ürettiğini, bunun da piyasanın yüzde 8,48’ini oluşturduğunu dile getirdi.

    “Yaş meyve ve sebzede yüzde 25 zayi var. Bu da 25 milyar liralık kayıp demek”

    Türkiye’de 2015 verilerine göre, yaş meyve ve sebzenin yaklaşık 100 milyar TL’lik bir işlem hacmine sahip olduğunu ifade eden Tüfenkci, bunun yüzde 20’sinin zayi olduğunun söylendiğini belirterek, “Ama Merkez Bankası ve TÜİK verilerine göre, bu oran esasında yüzde 25’lere denk geliyor. Bizim çalışmalarımız da Türkiye’de yüzde 25 oranında zayi olduğunu gösteriyor. Mersin Halciler Federasyonu Başkanımızın hesaplamaları mütevazı bir hesaplama ki, kiloda 1 lira olduğunu düşündüğünüzde yüzde 25 oranlık zayi 25 milyara tekabül ediyor. Bu, Türkiye ekonomisinin kaybı, sizlerin kaybı, bunun üzerinden ticaret yapanların kaybı ama en büyük kayıp üreticilerinin ve tüketicilerinin kaybı. Bizim amacımız, istiyoruz ki, tüketicimiz ucuz meyve ve sebze tüketsin. Üreticimiz emeğinin karşılığını alsın. Üreticimiz emeğinin karşılığını almadığı takdirde hem üretimde azalmalar meydana geliyor hem de üreten ürettiğinden bir şey anlamıyor. Üretimde verimlilik ayrı, çeşitlilik ayrı bir nokta ama siz ürettiğinizi satamıyorsanız, satamadığınız ürün sizin değildir. Bunu satıyorsanız, pazarlıyorsanız, pazar bulabiliyorsanız bir anlamı var. Dolayısıyla biz bu noktada çalışmalarımızda hem üreticiyi hem tüketiciyi düşünmek zorundayız” diye konuştu.

    Üreticiden çıkan ürünün, tüketiciye ulaştığı noktaya kadar giderek yükselen fiyat uçurumuna da değinen Tüfenkci, tedarik zincirinde, üreticinin ürettiği ürününü ya hale götürdüğünü ya da tüccara teslim ettiğini anlatarak, “Ondan sonra bir başka mekanizma devreye giriyor ve o mekanizmadan bu fiyatlar nasıl seyir alıyor veya perakendeye gidiyor, nasıl seyir alıyor, bunu izlememiz, görmemiz açısından da mekanizmalar ve kayıtlar oluşturmaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

    “Üretici birliği için Mersin’i pilot olarak alalım. İyi işliyorsa Türkiye’ye örnek olarak yayalım”

    Bakan Elvan’ın, üretici birlikleri konusunda Mersin’in pilot il seçilmesi önerisini seve seve kabul ettiğini de belirten Tüfenkci, “Mersin’de bir üretici birliğini alalım ve bakalım. Piyasaya etkilerini görelim ve bunu da Mersin’den başlatalım. Samimi olarak herkes elini taşın altına koysun, bunu bir noktaya getirelim, iyi işliyorsa Türkiye’ye örnek olarak yayalım, peşini bırakmayalım” şeklinde konuştu.

    “Yapacağımız çalıştaylarla sağlıklı bir Hal Yasası’nı oluşturmayı umuyoruz”

    Yaş meyve ve sebze üretim ve tüketimi zinciri içinde özellikle soğuk hava depolarının ve zincirinin de önemli bir konu olduğunun altını çizen Tüfenkci, bu çalıştayda kendilerinin göremedikleri sorunların dile getirilmesi imkanının da olacağını söyledi. Çalıştayı Mersin’de başlattıklarını, Antalya, İstanbul, Ankara ve Doğu Anadolu’da devam edeceklerini bildiren Tüfenkci, şöyle devam etti: “Bu çalıştaylar sonucunda sağlıklı bir Hal Yasası’nı oluşturmayı umuyoruz. Acele etmiyoruz, bu çalıştayların yapılmasını bekliyoruz. Buradan çıkacak sonuçlar neticesinde biz adım atacağız. Biz hiçbir düzenlemeyi sizlerin görüşünü almadan hükümet olarak hayata geçirmemeye çalışıyoruz. Dolayısıyla sizin burada vereceğiniz katkılar bizim için değerli ve önemli. Hızlı bir şekilde diğer çalıştaylarımızı da yapıp, hangi alanlarda adım atacağımızı belirleyen her türlü adımı atacağız.”

    “Yasalarınız güzel de olsa etkin denetim yoksa hiçbir şeye yaramıyor”

    Denetimlerin olduğunu ancak, etkin bir denetim yapılmadığını kendilerinin de bildiğini kaydeden Tüfenkci, şunları söyledi: “Etkin bir şekilde denetlememiz lazım. Ne kadar güzel yasalar, düzenlemeler yaparsak yapalım, eğer denetim yoksa hiçbir şeye yaramıyor. Esasında Türkiye’de düzenlemeler gerçekten mükemmel, iyi yasalar var ama denetlemede eksikliğimiz olduğu için bu noktada zayıf kalıyoruz. Bu noktada da inşallah adım atmış olacağız.”

    Dile getirilen sorunların çok doğru tespitler olduğuna vurgu yapan Tüfenkci, “Biz bunları Allah’ın izniyle çözeriz. Biz bunun için varız. Siyasetin çözüm üretme sanatı olduğunu biliyoruz ve bunu çözemeyiz diye hiçbir zaman aklımızdan geçmiyor. Çözeceğiz ama ne kadarını çözeceğiz, bu sizlerle görüşmelerimiz sonunda belli olacak” dedi.

    “Ürünün raf ömrünü uzatabilirsek başarı da sağlanacaktır”

    Hiçbir ticaretin kazançsız olamayacağını dile getiren Tüfenkci, arada kim olursa olsun herkesin yaptığı işten kar elde etmesi gerektiğini, ancak bu karın makul seviyelerde tutulması gerektiğinin altını çizdi. Yaş meyve ve sebzenin mevsimsel etkilerden en fazla etkilenen ürünler olduğuna işaret eden Tüfenkci, konuşmasına şöyle devam etti:

    “Burada aşırı bir oynaklık var. Yapacağımız çalışmalarla bu oynaklığı biraz düşürebilir, getireceğimiz standartlarla öngörülebilir fiyatları oluşturmak için uğraşabilirsek, bir bakıyorsunuz örneğin şeftali üretimi çok, belli bir zamanda tüketilmesi lazım, ona uygun soğuk hava depoları oluşturamadığımız, saklayamadığımız, raf ömrünü uzatamadığımız için 10 günde bütün üretim Mersin haline geliyor veya tüccara gidiyor veya markete gidiyor, fiyat çok düşük, yerlerde. Ama 10 gün sonra fiyatlara bir bakıyorsun, 5 kuruş olan mal 1 liraya çıkmış. 10 gün içerisinde böyle fırlayan bir etki var. Çeşitli depolama ve paketleme sistemiyle bunun raf ömrünü uzatırsak, üretimini planlayabilirsek, ambalajlamayı geliştirebilirsek başarı da sağlanabilir.”

    Bakan Elvan: “Tedarik zincirinde ciddi bir fiyat artışı var. Demek ki, tedarik zincirinde bir sorun var”

    Kalkınma Bakanı Elvan ise, Mersin’in birçok meyve üretiminde birinci sırada yer aldığını, meyve ve sebze üretiminde de çok önemli bir il olduğunu söyledi. Tarladan, üreticinin ürettiği üründen tüketime kadar geçen süreçte tedarik zincirinde ciddi bir fiyat artışı olduğuna dikkat çekti. Üreticiden 1 liraya çıkan bazı ürünlerde fiyatın tüketiciye ulaşıncaya kadar 4-5 liraya kadar çıkabildiğini söyledi. “Demek ki, tedarik zincirinde bir sorun var” diyen Elvan, bu sorunu çözebilmek adına Gıda Komitesi’nin yeniden yapılandırıldığını ve Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın bu çerçevede büyük bir çalışma başlattığını ifade etti.

    Hükümet olarak atılması gereken somut adımları atacaklarını dile getiren Elvan, sorunu yerine tespit etmenin öncelikleri olduğunu ve sorunun paydaşlarını dinleyerek, onların görüşleri doğrultusunda karar alıp uyguladıklarını söyledi. Kararları kafalarına göre tek başlarına almadıklarını vurgulayan Elvan, sorunları vatandaşın ayağına giderek çözdüklerini kaydederek, “Bu iş kolay değil gibi yaklaşımlar olmasın. Biz inandığımız zaman yaparız. Ama siz de elinizi taşın altına koyacaksınız. Birlikte çalışacağız ve bu sorunları birlikte çözeceğiz” diye konuştu.

    “Soğuk zincirdeki aksaklıkları birlikte giderelim”

    Aksayan birçok yön olduğuna değinen Elvan, destek mekanizmaları olduğunu, ancak yüzde 20 zayiattan bahsedildiğini ifade ederek, “Bu zayiatı düşürmemiz lazım. Dünya standartlarını getirici tedbirleri alacağız. Soğuk zincir, ihtiyacımız var, yapmamız gerekiyor, eksiklerimiz var. Biz destek vermeye hazırız. Gelin beraber çalışalım, soğuk zincirdeki aksaklıkları giderelim” şeklinde konuştu.

    Üretici birliklerinin güçlendirilmesinin de önemli bir diğer konu olduğunu kaydeden Elvan, üretici birliklerini güçlendirmeye yönelik pilot çaplı ilk uygulamayı Mersin’den başlatma konusunda Bakan Tüfenkci’ye öneride bulundu.

    Hallere yönelik sorunların ve görüşlerin dile getirildiğini belirten Elvan, “Az konuşacağız, çok iş yapacağız” diyerek, hükümet olarak sorunları çözmeye hazırız olduklarını söyleyerek, şöyle devam etti: “Ama bunu sizlerle birlikte yapacağız. Hal fiyatlarını halkımız bilsin. Bunları yerel televizyonlarda verelim. Halin bir anlamda borsa işlevi görmesi lazım. Hallerimizin borsaya dönüşmesi sağlanmalı. Lojistiğe yönelik bazı sıkıntılarımız var. Taşıma, soğuk havaya göre tedbirler alınmalı ki, zayiat oranlarının düşürülmesi gerekiyor. Gıda enflasyonu diğer enflasyon oranlarına göre daha yüksek. Birlikte alacağımız tedbirlerle zayi oranını da bu enflasyon oranlarını da düşüreceğiz.”

    “Körfez ülkelerinin ihracatçılarını Mersin’e getireceğiz”

    Bakan Elvan, Mersin’in sebze ve meyve üretiminde önemli bir konuma sahip olması dolayısıyla Körfez ülkelerinden, Türkiye’den sebze ve meyve ihraç eden firmaları Mersin’e getirip buradaki ihracatçılarla buluşturacakları bilgisini verdi. Mersin’i, sadece Rusya ve bir-iki ülkeye bağımlı olmasından kurtaracak bazı tedbirler alacaklarının ve bunun önüne geçeceklerini kaydetti.

    2017’de ihracat desteklerini tam 3 kat artıracaklarını da söyleyen Elvan, sözlerini şöyle tamamladı: “1 milyar TL olan desteklemeyi 3 milyara çıkardık. Eximbank imkanlarını daha da genişletiyoruz. İhracatçımızın daha fazla ihracat yapmasına imkan sağlayacak mekanizmaları koyuyoruz.”

    Konuşmaların ardından iki bakana plaket takdim edildi.