Etiket: kaybı

  • Antalya Havalimanı’nda Rus kaybı 1 milyonu geçti

    Antalya Havalimanı’nda ilk 6 ayda 1 milyon 43 bin 931 Rus yolcu kaybı yaşandı. 2015 ve 2016 yılı sadece Haziran ayı değerlendirildiğinde ise Ukrayna yüzde 107 bir artış sağladı.

    Antalya Valiliği Havalimanı Mülki İdare Amirliği Havalimanı 2016 yılı Haziran ayı gelen yolcuların milliyetlerine göre dağılımı ve yılın ilk yarısında dış hatlar gelen giden yolcu sayılarına ilişkin verileri açıkladı. Milliyetlerine göre Haziran ayında Antalya Havalimanı’na gelen yolcular arasında Almanya, Ukrayna ve İngiltere ilk 3 sırada yer alırken Rusya 12’nci sırada ancak yer bulabildi. 2015 yılı Haziran ayında Almanya’dan 321 bin 673 yolcu gelirken bu sayı 2016 yılı Haziran ayında 117 bin 377 kayıpla 204 bin 296’ya geriledi. Kayıp oranı ise yüzde 36 oldu.

    Ukrayna’da yüzde 107 artış

    İkinci sırada bulunan Ukrayna’da ise kayıp olmazken geçen yılın Haziran ayında göre yüzde 107 bir artış gözlendi. Buna göre Ukrayna 2015 yılı Haziran ayında 51 bin 658 iken bu sayı 2016 yılı aynı ayda 55 bin 294 artarak 106 bin 952’yi buldu. Ukraynalılar 2016 Haziran ayını yüzde 107 artışla kapattı.

    İngiltere’deki kayıp ise yüzde 23 oranında kaldı. 2015 yılı Haziran ayında İngiltere’den 56 bin 818 yolcu gelirken 2016 aynı ayda gelen yolcu sayısı 12 bin 794 kayıpla 44 bin 024’te yüzde 23 kayıpla ayı kapattı.

    Haziran ayının tüm milletler genel toplamına bakılacak olursa yüzde 55’lik bir kayıp söz konusu. 2015 yılında Haziran ayında tüm milletler genel toplamında 1 milyon 585 bin 729 yolcu gelirken bu sayı 2016 yılının aynı ayında 872 bin 776 kayıpla 712 bin 953 oldu. 2016 yılı Haziran ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 55 kayıp meydana geldi.

    Rusyada’ki kayıp ilk 6 ayda 1 milyonu geçti

    2016 yılının ilk 6 ayında gelen giden yolcuların milletlere göre dağılımında da ilk 3 sıra yine değişmedi. Almanya yüzde 32 kayıpla ilk sırada yer alırken Ukrayna yüzde 81 artışla ikinci sırada, İngiltere ise yüzde 21 kayıpla üçüncü sırada yer alabildi. Yılın ilk altı ayında genel tabloda kayıp hakim olurken en büyük kayıp Rusya’da yaşandı. Antalya Havalimanı 2015 yılının ilk 6 ayında 1 milyon 077 bin 318 Rus yolcu ağırlarken 2016 yılının ilk 6 ayında ise 1 milyon 043 bin 931 kayıpla ancak 33 bin 387 yolcu ağırlayabildi. Kayıp ise yüzde 97’yi buldu.

  • Mersin Serbest Bölgesi’nde Büyük Düşüş: 4 Aylık Kayıp Yüzde 21, Nisan Kaybı Yüzde 41

    Mersin Serbest Bölgesi’nde kan kaybı sürüyor. Bölgede 2016’nın ilk 4 ayında ticaret hacmi yüzde 21 azalırken, Nisan ayındaki düşüş ise yüzde 41’e ulaştı.

    Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Aylık Göstergeler Nisan Bülteni’nde yer alan veriler, Mersin Serbest Bölgesi’nde geçen yıldan bu yana devam eden azalmanın giderek arttığını ortaya koydu. Özellikle Nisan ayındaki büyük düşüş, Serbest Bölge’de tehlike çanlarının çalmaya başladığını gözler önüne serdi. Bültende yer alan verilere göre, 2016 yılı Ocak-Nisan döneminde bölgedeki toplam ticaret hacmi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 21 azalarak 1 milyar dolara geriledi. Yılın ilk 4 aylık döneminde ticaret hacmindeki gerilemede meyveler ve demir çelik sanayi mamullerinin payı oldu.

    NİSAN AYINDAKİ DÜŞÜŞ YÜZDE 41’E ULAŞTI

    Serbest Bölge’nin ticaret hacmi 2016 yılı Nisan ayında ise önceki yılın aynı ayına göre yüzde 41 gerileyerek yaklaşık 216 milyon dolara düştü. Nisan 2016’da ticaret hacminin geçen yılın altında kalmasında demir çelik sanayi mamulleri, meyveler, kimya sanayi mamulleri ile gıda sanayi ürünleri etkili oldu.

    Aylık bazda bölgedeki ticaret hacmindeki gelişmeler incelendiğinde, yılın ilk ayında bir önceki aya göre azalış, Şubat ve Mart aylarında yerini artışa bıraksa da Nisan ayında tekrar yön değiştirerek rekor bir düşüş gerçekleştiği görüldü. Mart ayı haricindeki üç aydaki ticaret hacmi, geçen yılın altında kaldı.

    2016 yılı Ocak-Nisan döneminde bölgedeki ticaret hacmi işlenmiş petrol ürünleri hariç olarak değerlendirildiğinde, geçen yıla göre yüzde 21’lik azalışla yaklaşık 979 milyon dolara, 2016 yılı Nisan ayında ise önceki yıla göre aylık bazda yüzde 44 azalarak yaklaşık 197 milyon dolar olarak geriledi. Söz konusu dönemler için ticaret hacmindeki gelişmeler sektörel bazda incelendiğinde, hem yılın 4 aylık döneminde hem de aylık bazda ticaret hacminin geçen yılın altında kalmasında meyveler ve demir çelik sanayi mamulleri sektörleri etkili olurken, Nisan 2016’da kimya sanayi mamulleri ile gıda sanayi ürünleri ticaret hacmindeki azalışta etkili olan diğer sektörler oldu.

    Yılın 4 aylık döneminde Serbest Bölge’deki ticaret hacmi içerisinde önemli ağırlığa sahip olan Asya, Afrika ve Amerika ülkelerinde azalış kaydedilirken, Avrupa’da artış olduğu gözlendi.

    İSTİHDAM DA YÜZDE 5 AZALDI

    Öte yandan, Serbest Bölgede istihdamda da gerileme yaşandı. 2016 yılının Nisan ayı sonu itibariyle Mersin Serbest Bölgesi’nde toplam 8 bin 283 kişi istihdam edilirken, 2015 yılı aynı dönemine göre bölgedeki istihdam yüzde 5 azaldı. 315’i yerli, 95’i yabancı ve 37’si yerli-yabancı ortaklığı olmak üzere toplam 447 firmanın faaliyette bulunduğu bölgede, firma sayısı ise geçen yıla göre yüzde 1 düştü. Yatırım harcamalarının dağılımına bakıldığında ise yüzde 85’inin Türkiye’den bölgeye, yüzde 15’inin ise yurt dışından bölgeye yapıldığı görüldü.

  • Devlet Tiyatrolarının Acı Kaybı

    Devlet Tiyatroları eski Genel Müdürü, Ankara Devlet Tiyatrosu emekli oyuncu ve rejisörü Mehmet Ege (71) 12 Haziran Pazar günü hayata veda etti.

    Ankara Devlet Tiyatrosu emekli sanatçısı Ege için 14 Haziran Salı günü Büyük Tiyatro’da saat 10.30’da tören düzenlenecek.

    Sanatçının cenazesi Kocatepe Camiinde kılınacak öğle namazını müteakip Karşıyaka Mezarlığı’na defnedilecek.

    Devlet Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Necat Birecik de Mehmet Ege’nin vefatı dolayısıyla bir mesaj yayınladı.

    Birecik mesajında, “Devlet Tiyatrosu eski Genel Müdürlerimizden, emekli sanatçımız Mehmet Ege’nin vefatını teessürle öğrenmiş bulunuyorum. Kendisine Allah’tan rahmet; ailesine, sevenlerine ve tiyatro camiasına sabır ve başsağlığı dilerim” dedi.

    MEHMET EGE KİMDİR?

    1945 yılında İstanbul’da doğan sanatçı 1971 yılında Ankara Devlet Konservatuarı Tiyatro Yüksek Bölümünü bitirdi. Basın yayın Genel Müdürlüğü Prodüksiyon Dairesinde Foto-Film Şube Müdürü ve TRT Televizyon Dairesi Başkanlığında, araştırmacı ve yönetmen olarak çalıştı. TRT Televizyonlarında Belgesel Programlar Müdürlüğünün kuruluşunda kurucu müdür olarak görev aldı. Türk Televizyonlarının ilk dizi belgeseli “Ankara Belgeseli”nin senaryo yazarlığını ve yönetmenliğini yaptı. Katıldığı 1974 Kıbrıs Barış Harekâtında Savaş Kameramanı olarak görev yaparken gazi oldu.

    1985 yılından başlayan Devlet Tiyatrosu döneminde, kırkı aşkın oyunda oyuncu ve rejisör olarak görev aldı. Sanatsal çalışmalarının yanı sıra; 1991’de Devlet Tiyatrosu Genel Müdürlüğü ve 1992 yılında Kültür Bakanlığı Telif Hakları ve Sinema Genel Müdürlüğü görevlerinde bulundu. 1994 yılında seçilmiş ilk Ankara Devlet Tiyatrosu Müdürü olarak çalışan Mehmet Ege, Devlet Tiyatrosu Sanatçılarının seçimi ile getirildiği Sanat Yönetim Kurlu Üyeliğini iki dönem sürdürdü. Ege bu idari görevlerden başka bir dönem TOBAV (Tiyatro Opera Bale Çalışanları Vakfı), iki dönem de kurucu üyeleri arasında yer aldığı DETİS (Devlet Tiyatrosu Sanatçıları Derneği) Genel Başkanlıkları yaptı.

    Sanatçı, 2010 yılında Devlet Tiyatrosu Genel Müdürlüğünden emekli oldu.

    YÖNETTİĞİ OYUNLARDAN BAZILARI

    Küçük Nasrettin, Karanlıkta İlki Işık (Kubilay) Nazım Üçlemesi, Bıçak Sırtı, Ana Baba Günleri, Tütüncü Dükkanı, Savaş İkinci Perde de Çıkacak, Söz Veriyorum, Bir Ümit İçin (Monserrat), Hoş Geldin Amerika, Kurtuluştan Kuruluşa, Aşk Evlerden Uzak, Yıldız Olmak Kolay mı, Yıldız Yargılaması, Şili’de Av, Joseph ile Maria, Derbi ya da Darbe.

  • Bakan Çelik: “TEK Tesellimiz Can Kaybı Olmamasıdır”

    BURSA (İHA) – Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, Bursa’daki canlı bomba saldırısıyla ilgili, “Şiddet ve nefretle kınıyoruz. Bu saldırıyı ülkemiz ve Bursamız hak etmiyor. Tek tesellimiz can kaybının olmamasıdır” dedi.

    Merkez Nilüfer ilçesi Fatih Sultan Mehmet Bulvarı’ndaki özel bir ağız ve diş sağlığı polikliniğinin açılışını Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik yaptı. Açılışa Bakan Çelik’in yanı sıra Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Ulcay ve davetliler katıldı. Bursa’daki canlı bomba saldırısı ile alakalı gazetecilerin sorularına cevap veren Çelik, “Şiddet ve nefretle kınıyoruz. Bu saldırıyı ülkemiz ve Bursamız hak etmiyor. Tek tesellimiz can kaybının olmamasıdır. Bundan sonra bu ve benzer girişimlerinin olmamasını temenni ediyoruz. Yaralılara acil şifalar diliyoruz. Terörle mücadele konusundaki kararlılığın faturaları oluyor. Buna millet olarak hazırlıklı olmak durumundayız. Çünkü terörün rengi ve dili yoktur. Bütün terörün lanetlenip, hep birlikte üzerine gidilmesi gerektiğini söyleyen tek ülkeyiz. Her ülke terörü ve teröristleri sınıflandırıyor. Buda teröre cesaret veriyor. Türkiye kararlı şekilde bütün terör unsurların üzerine gidiyor. Bu sebeple mutlaka bir bedelleri vardır. Hazırlıkları olmamız gerekiyor. Güvenlik güçlerimizin gece-gündüz bu tür olaylar yaşanmaması için bilinmeyen birçok olayı önlüyor. Onlara teşekkür ediyoruz. Bütünüyle bunu ortadan kaldırmak kolay bir hadise değil. Bazen bu şekilde güvenlik güçlerinin önünden kaçabilen teröristler olabiliyor. Allah beterinden korusun” diye konuştu.

    “ÇALIŞMALAR SON AŞAMAYA GELDİ”

    Teröristin kimliğiyle ilgili soru üzerine Çelik, “Çok sayıda gözaltına alınan kişiler var. Onların üzerinden araştırma yapılıyor. Gerekli açıklama yapılacak. Netice itibariyle terörist. O halde genelde bu şekilde bakmak en doğrusudur. Nereye bağlantılı, kiminle bağlantılı, kimin maşası olduğuna bakmak gerekiyor. Çalışmalar son aşamaya geldi” şeklinde konuştu.

  • “Değer Kaybı Geleceğimizi Tehlike Altına Almaktadır”

    Aile Danışmanı Psikolog Halise Mutlu, değer kayıplarının artık Türkiye’de ciddi sonuçlar ortaya çıkardığına dikkat çekerek, “Okullarda şiddet, erken yaşta uyuşturucu bağımlılığı, gençlerde suç oranının artması, yükselen şiddet eğilimleri değer kaybının neticesidir. Değer kaybı geleceğimizi tehlike altına almaktadır” dedi.

    Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın Gençlik Projesi kapsamında Samsun Gelişim Merkezi Derneği (SAGEM) tarafından, Emine Yeni-Ahmet Yeni Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde gerçekleştirilen “Gençlerde Olumlu Davranış Kazandırma Yolları ve Değerler Eğitimi” konulu velilere yönelik konferans düzenlendi. SAGEM Aile Akademisi Konferansı’na konuşmacı olarak katılan Aile Danışmanı Psikolog Halise Mutlu, gençlerde değer kayıplarının ortaya çıkardığı sorunlar hakkında bilgi verdi.

    Psikolog Halise Mutlu, konuşmasının başında “Değerlerimizin değerini bilelim” vurgusuyla yaşam sürecinde hiç bir zaman kaybedilmemesi gereken değer kavramının yitirilmesiyle büyük bir tehlikenin kendini gösterdiğini kaydetti. Değerlerin öğretilebilir ve öğrenilebilen olgular olduğunu vurgulayan psikolog Halise Mutlu, değer kaybının ’’Ne olacak bu gençliğin, eğitimin hali. Bir hata mı yapıyoruz? Aile kurumu çözülüyor mu?” sorularını peş peşe geldiğine dikkat çekti.

    “ŞİDDET, MADDE BAĞIMLILIĞI, SUÇ HEPSİ DEĞER KAYBI KAYNAKLI”

    Son yıllarda sıkça duyulmaya başlanan okullarda şiddet, erken yaşta uyuşturucu bağımlılığı, gençlerde suç oranının artması, yükselen şiddet eğilimlerinin değer kayıplarının bir neticesi olduğunu ifade eden Halise Mutlu, “Sevgi, saygı, yardımlaşma, adalet, dürüstlük, merhamet, hoşgörü dostluk gibi değerlerimizin artık eskisi kadar uygulanmaması gençlerimizi bu hale getirdi. Aile ve okul tarafından verilen değerlerle, televizyon ile dış dünyanın verdiği değerler çoğu zaman farklılık gösteriyor. Değerlerin hızlı baş döndürücü şekilde değişim içinde olması büyük bir tehlike oluşturmaktadır. Ortak değerler oluşturamayan bir toplumun bütünleşme değil, tersine toplumsal çözülme yaşaması kaçınılmaz bir gerçektir. Değerlere sahip çıkılması geleceğimizin tek teminatıdır. Değer kaybı geleceğimizi tehlike altına almaktadır” diye konuştu.

    “TOPLUMDA EROZYON MEYDANA GELDİ, ÇÖZÜMÜ DEĞER”

    SAGEM Başkanı Kürşad Gündoğdu, ailenin, okul ve toplumun özellikle gençlerde değer kazanımında önemli görevleri olduğunu söyledi. Erken çocukluk döneminde değerlerin kazandırılması gerektiğine dikkat çeken Gündoğdu, bunu sağlayacak olan tek birimin aile olduğunun altını çizdi. Gündoğdu, farklı bir olgu üzerinde durarak, çocukların anne ve babasının yanında geçirdiği sürenin gittikçe azalması, boşanma olaylarının toplumda yüksek oluşu, yoksulluk gibi belli başlı toplumsal nedenlerin ailenin değerler eğitiminde yetersiz kalmasına yol açtığına vurgu yaptı. Gündoğdu, “Toplumda erozyon meydana gelmiştir. Bu nedenle değer eğitimi, eğitimin önemli hedefleri arasında yer almalıdır. Değerler, sosyal hayatı düzenler, bireyler arası bağlılığı artırır. Birlikte yaşayan insanların hangi değerleri merkez alacakları konusunda konuşmaları, fikir birliğine varmaları gerekir” şeklinde konuştu.

    Konferans sonunda ise velilerin soruları cevaplandırıldı.