Etiket: kaybı

  • Yol kenarına gizlenen EYP askerin dikkati sayesinde can kaybı olmadan imha edildi

    TUNCELİ-Tunceli’nin Çemişgezek ilçesinde PKK’lı teröristler tarafından yola gizlenen el yapımı patlayıcı, fark edildikten sonra kontrollü olarak imha edildi.

    Çemişgezek ilçesinde jandarma ekipleri Tekeli Toratlı köyü yolunda mayın ve bomba tarama çalışmaları yaparken yol kenarına PKK’ lı teröristler tarafından bırakılmış el yapımı patlayıcı ve bir adet Tabanca tespit etti. kayalar arasına gizlenmiş bombanın 155 mm.lik havan topu içerisine patlayıcı madde doldurularak, 100 metre kablo ile bağlantılı el yapımı bomba olduğu belirlendi.

    Olay yerinde geniş güvenlik önlemleri alınırken, köy yolu güvenlik gerekçesiyle kısa süreli olarak trafiğe kapatıldı.

    Olay yeri incelemesine Çemişgezek Kaymakamı Harun Kazez ile birlikte Garnizon Komutanı Murat Gül ve Emniyet Amiri Vekili Yunus Durmuş’da katıldı.

    Elazığ’da olduğu gibi terör eylemlerinin yaşanmadığı Çemişgezek’te terör örgütünün eylem hazırlığında olması, örgütün eylemsiz kaldığı hassas bölgelere yöneldiğini gösterdi.

    Bomba imha uzmanlarının yaptığı inceleme sonrası el yapımı patlayıcı büyük bir gürültü ile kontrollü şekilde patlatıldı. Trafiğe kapatılan yol patlama sonrasında tekrar açıldı.

    Olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatılırken ilçedeki güvenlik tedbirleri arttırıldı.

    İlçede güvenlik tedbirlerinin üst seviyede alındığını belirten Çemişgezek Kaymakamı Harun Kazez, Vatandaşlarımızın huzur ve güvenliğini sağlamak için üst seviyede tedbirlerimizi almış durumdayız. Kaymakamlığımız, jandarma ve emniyet birimlerimiz tarafından ilçenin emniyeti için hassas çalışmalar yürütülmektedir. Vatandaşlarımızın can ve mal güveliği ve ilçemizin huzuru için çalışmalarımız hız kesmeyecektir. İlçemizin güvenliği ve asayişi noktasında özverili çalışmalarında bulunan tüm güvenlik mensubu arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum” İfadelerine yer verdi.

  • TESK Genel Başkanı Palandöken: “Esnafın Bağ-Kur hak kaybı önlenmeli”

    Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “Bağ-Kur’a kayıt yaptırmamış ancak vergi mükellefi olan esnaf ve sanatkarlarımızın emekli olabilmeleri için 4 Ekim 2000 tarihinden önceki vergi kayıt tarihlerinin, vergiden muaf olan esnaf ve sanatkarlarımızın ise sicil kayıt tarihlerinin esas alınmasını sağlayacak yeni yasal düzenleme yapılması büyük ihtiyaçtır” dedi.

    TESK Genel Başkanı Palandöken, esnaf ve sanatkarların Bağ-Kur sorununa ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Vergi kaydı bulunan, sigortalılık niteliği taşıyan esnaf ve sanatkarlardan 4 Ekim 2000 tarihine kadar Bağ-Kur kayıt ve tescilini yaptırmamış olanların sigortalılık hak ve yükümlülüklerinin başlamasıyla ilgili sorun yaşandığını belirten Palandöken, “Esnaf ve sanatkarın yaşadığı sorun net olarak çözüme kavuşamadı. Yasal olarak hak arayanların artması mahkemelerin iş yükünü artırmaktadır. Dava açmadan önce kuruma başvuru şartının getirilmiş olması da süreci uzatmaktadır. Sigortalılık için aranan şartlar dikkate alınmak suretiyle Bağ-Kur’a kayıt yaptırmamış ancak vergi mükellefi olan esnaf ve sanatkarlarımızın emekli olabilmeleri için 4 Ekim 2000 tarihinden önceki vergi kayıt tarihlerinin, vergiden muaf olan esnaf ve sanatkarlarımızın ise sicil kayıt tarihlerinin esas alınmasını sağlayacak yeni yasal düzenleme yapılması büyük ihtiyaçtır” diye konuştu.

    “Emeklilik tarihi uzayan çok sayıda kişi var”

    1479 sayılı Kanun’un esnaf ve sanatkarlar ve diğer bağımsız çalışanlara sigortalı olma hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceğini ve kaçınılamayacağını, aksi durumda kurum tarafından resen tescil işleminin yapılacağının hükme bağladığını söyleyen Palandöken, “Kişilerin zamanında Bağ-Kur kaydını yaptıramaması, SGK’nın etkili şekilde resen kayıt işlemi yapamaması sonucu bazı esnaf ve sanatkarlar mağdur olmuştur. Bugün emekli olamayan, emeklilik tarihi uzayan çok sayıda iştirakçi var. Esnaf ve sanatkarlarımız konuya ilişkin olarak haklarını yasal yollardan aramaktalar. Bu durumda mahkemelerimizin yükü artırmaktadır. 04.10.2000 tarihinden önce vergi ve oda kaydı olan ancak sigortalı olma niteliklerini taşımasına rağmen Bağ-Kur’a kayıt yaptırmamış olanların sigortalılıklarının, vergi mükellefleri açısından vergi kayıt ve vergi mükellefi olmayanlar açısından sicile kayıt tarihleri esas alınarak 04.10.2000 tarihinden önce başlatılabilmesine olanak sağlayacak yeni bir yasal düzenlemeye acil ihtiyaç vardır. Soruna kanun değişikliği ile çözüm getirilmesi sosyal güvenliğin ve Anayasa’nın ruhuna da uygun olacaktır. Meclis’te yeni torba yasa görüşmelerinde bu hususta dikkate alınmalıdır” değerlendirmesinde bulundu.

  • Yüzde 87’lik görme kaybı resim çizmesine engel olmuyor

    Diyarbakırlı 16 yaşındaki Goran Korkmaz, genetik bir hastalık nedeni ile yüzde 87 görme kaybı ile doğdu. 4 kardeşinde de aynı sıkıntı bulunan Goran, bir köşeye çekilip kaderine razı olmak yerine en çok istediği resim çizmek yeteneğini geliştirmek için kursa yazıldı. Goran’ın görme kaybına rağmen çizdiği resimler parmak ısırtıyor.

    Diyarbakırlı Korkmaz ailesinin en büyük çocuğu olan Goran, tıpkı kardeşleri gibi görme engeli ile doğdu. İlk başlarda sorun yaşamayan Goran, okula başladıktan sonra ilk sorununu yaşamaya başladı. Yaşıtları gibi net göremediği için okulun her döneminde sıkıntı yaşayan Goran, yüzde 87’lik görme engelinin kendisine sorun oluşturmasına izin vermedi. Derslerinde oldukça başarılı olan Goran, en çok istediği resim çizme yeteneğini geliştirmek için de kursa yazıldı. Bir süre yapılan resimler üzerinde gölgelendirme yapan Goran, daha sonra kendi resimlerini çizmeye başladı. Goran’ın son dönemlerde çizdiği resimler, görenleri kendine hayran bırakıyor.

    Görememesi resim çizmesine engel değil

    Anne babasının akraba evliliği yapması nedeni ile 4 kardeşinde de genetik olarak görme problemi bulunduğunu belirten Goran Korkmaz, “Gündüz güneş ışınlarının gözümü rahatsız etmesi nedeni ile çok fazla dışarı çıkamıyorum. Sınıfta tahtayı görebilmem için en önde oturmam gerekiyor. Yazılar küçük ise eğer yanımda oturan arkadaşımın bana okuyarak not alabiliyorum. Sınavlarda bana özel sınıf ayarlanıyor, iki gözetmen eşliğinde biri okuyor bir diğeri ise optiği işaretliyor. Okulda yazılı sınavlarda benim için yazı boyutları büyütülüyor ya da biri tarafından okunuyor. Resim çizmeyi çok seviyorum. Amcamın yönlendirmesi sayesinde kursa yazıldım. Önceleri sorun yaşarım sandım ama bu artık benim için bir zevke dönüştü. Gözlerimin çok iyi görmemesi resim yapmam için bir engel değil” dedi.

  • Ani işitme kaybı uyarısı

    Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Armağan İncesulu, ani işitme kaybı konulu bilgilendirici bir açılama yaptı.

    Prof. Dr. Armağan İncesulu, belirli yaş üzerindeki vatandaşlarda ve uzun süredir kulak hastalığı yaşayan hastalarda işitmenin yavaş yavaş azalmasının beklenildiğini, fakat işitme duyusunun nedensiz bir şekilde de kaybolabileceğini söyledi. Hastalığın tıbbi bir acil durum olduğunu aktaran Prof. Dr. İncesulu, “Birçok kişi sabah uyandığında işitmesinin olmadığını fark eder. Bazen o kulakla telefonla konuşamaz. Çınlama veya baş dönmesi de işitme kaybına eşlik edebilir. Ani işitme kaybı neden olur? Şu ana kadar ispatlanmış hiçbir neden ortaya konamamıştır. Ama şüpheli etkenler vardır. Bunların başında virüsler gelmektedir. Damar tıkanıklıkları, kendi savunma sistemimizin hastalıkları veya travmalar da şüpheliler arasındadır. Ani işitme kaybı tedavisi için herhangi bir ülkede resmi olarak onaylanmış ilaç veya yöntem bulunmamaktadır. Tedavi klinik deneyimler ışığında sürdürülmektedir. Ulusal veya uluslararası tavsiyelere uygun ilaçlar kullanılmaktadır. Biz kliniğimizde Amerikan ve Avrupa uygulama kılavuzlarında tavsiye edilen kortikosteroid tedavisinin modifiye edilmiş bir şeklini kullanıyoruz. Hem damardan, hem ağızdan hem de kulak içine ilaç uyguluyoruz. Tedavi sonuçlarımız uluslararası standartlara eşittir. Fakat istatistiki rakamların ötesinde, elde edilen sonuçlar hastalar için yeterli değildir. Hastaların yüzde 50’ye yakını ilk 14 günde kendiliğinden iyileşebilir. Kalan hastaların yüzde 25’inde kısmi geri dönüşler görülebilir. Diğer hastalarda işitme kaybı kalıcı olmaktadır” dedi.

  • Mersin Serbest Bölgesi’nde kan kaybı

    Mersin Serbest Bölgesi’nin ticaret hacmindeki düşüş devam ediyor. Bu yılın Mayıs ayında yüzde 9 gerileyen bölge ticaret hacmi, ilk 5 aylık dönemde ise işlenmiş petrol ürünleri hariç yüzde 18 azalarak 1 milyar 205 milyon dolara düştü. Bölgeden Asya ülkelerine yapılan ticarette yüzde 52, Afrika ülkelerinde yüzde 32, Amerika ülkelerinde ise 28 azalma yaşandı.

    Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Aylık Göstergeler Mayıs Bülteni’nden İHA muhabirinin derlediği bilgilere göre, Mersin Serbest Bölgesi’nde önceki yıllarda ticaret hacminde gözlenen artış, 2016 yılı Ocak-Mayıs döneminde yerini azalışa bıraktı. Bölgedeki ticaret hacmi, işlenmiş petrol ürünleri dahil incelendiğinde, geçen yılın ilk 5 ayında 1 milyar 587 milyon 717 bin dolarlık ticaret hacmine karşılık, 2016’nın ilk 5 ayında yüzde 19’luk azalış yaşanarak, 1 milyar 291 milyon 316 bin dolarlık ticaret hacmi gerçekleşti. Söz konusu azalışta meyveler, demir-çelik sanayi mamulleri, gıda sanayi ürünleri ve işlenmiş petrol ürünleri etkili oldu.

    İlk 5 aylık dönemde kayıp yüzde 18

    2016 yılı Ocak-Mayıs döneminde bölgedeki ticaret hacmi işlenmiş petrol ürünleri hariç olarak değerlendirildiğinde ise geçen yılın aynı dönemine göre bu yıl yüzde 18’lik daralma oldu. Geçen yıl gerçekleştirilen 1 milyar 475 milyon 954 bin dolarlık ticaret hacmi, bu yılın aynı döneminde 1 milyar 205 milyon 81 bin dolara geriledi. Söz konusu dönemde ticaret hacminin düşmesinde meyveler, demir-çelik sanayi mamulleri ile gıda sanayi ürünleri sektörlerinin payı oldu.

    Asya ülkeleriyle ticaret hacmi yarıdan fazla azaldı

    2016 Ocak-Mayıs döneminde Mersin Serbest Bölgesi’ndeki ticaretin ülke grupları bazında dağılımı incelendiğinde, ticaret hacmi içerisinde önemli ağırlığa sahip olan Asya, Afrika ve Amerika ülkelerinde azalış, Avrupa’da artış olduğu görüldü. Asya ülkeleriyle ticaret hacmindeki düşüş, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 52’ye ulaşırken, Amerika ülkeleri ile yüzde 28, Afrika ülkeleri ile yüzde 32 daralma yaşandı. Avrupa ülkeleri ile ticarette ise yüzde 3 artış kaydedildi.

    Mayıs ayındaki düşüş yüzde 5

    Öte yandan, aylık bazda bölgedeki ticaret hacmindeki gelişmelere bakıldığında, geçen yılın Mayıs ayındaki azalışın 2016 yılı aynı ayında da devam ettiği görüldü. İşlenmiş petrol ürünleri dahil olarak değerlendirildiğinde, Mayıs 2016’da ticaret hacmi, geçen yılın Mayıs ayına göre yüzde 9 geriledi. Bu azalışta işlenmiş petrol ürünleri, kimya sanayi mamulleri ile gıda sanayi ürünlerinin payı oldu. Ticaret hacmi işlenmiş petrol ürünleri hariç olarak incelendiğinde de bu yılın Mayıs ayında, geçen yılın aynı ayına göre ticaret hacmi yüzde 5 azalarak yaklaşık 227 milyon dolara geriledi. Mayıs 2016’daki bu azalışta kimya sanayi mamulleri, gıda sanayi ürünleri ve işlenmiş tütün ürünleri sektörleri etkili oldu.

    Yatırım harcamalarının dağılımına bakıldığında, yüzde 76’sının Türkiye’den bölgeye, yüzde 24’ünün ise yurt dışından bölgeye yapıldığı görüldü.

    Bölgedeki istihdam da azaldı

    2016 yılının Mayıs ayı sonu itibariyle Mersin Serbest Bölgesi’nde toplam 8 bin 153 kişi istihdam edilirken, geçen yılın aynı dönemine göre bölgedeki istihdam da 7 azaldı. 317’si yerli, 94’ü yabancı ve 37’si yerli-yabancı ortaklığı olmak üzere toplam 448 firmanın faaliyette bulunduğu bölgede, firma sayısında, geçen yılın Mayıs ayına göre önemli bir değişim olmadı.