Etiket: kaybı

  • Perakende sektörünün kaybı 100 milyar dolara yakın

    Dünya perakende sektörünün yüzde 80’ini temsil eden işletmelerle yapılan araştırma, sektörün mağaza içindeki kayıplar sebebiyle üstlenmek zorunda kaldığı maliyetin büyüklüğünü ortaya koydu. İşletmelerle yapılan görüşmeler sonucu hazırlanan rapora göre kayıpların sektöre maliyeti 100 milyar dolar seviyesine ulaşıyor.

    Mağazalarda kötü niyetli kişiler sebebi ile yaşanan kayıplar perakende sektörü için büyük ölçekli zararlara yol açıyor. Sensormatic’in ile küresel çapta en büyük iş ortakları arasında bulunan Tyco Retail Solutions firması tarafından yaptırılan ‘Sensormatic Küresel Perakende Sektörü Kayıp Endeksi’ araştırması, perakende sektörünün karşılaştığı tabloyu ortaya koydu. PlanetRetail RNG şirketine yaptırılan araştırma, bu konuda yapılmış en kapsamlı çalışmalardan biri olma niteliği taşıyor. 14 farklı ülkede, tüm perakende sektörünün yüzde 80’ini oluşturan işletmelerle yapılan görüşmeler sonucu hazırlanan rapora göre kayıpların sektöre maliyeti 100 milyar dolar seviyesine ulaşıyor. Araştırmaya katılan işletmelerin 2016 – 2017 döneminde yaklaşık 230 bin mağazaya sahip olması ve toplamda 1,5 trilyon doların üzerindeki ciroları sonuçların doğruluğunu gösteren önemli bir detay olarak karşımıza çıkıyor.

    En yüksek kayıp ABD’de, Avrupa ikinci sırada

    Raporun detaylarına bakıldığında en yüksek kayıp oranının yüzde 1,85 ile ABD’de olduğu görülüyor. Avrupa 1,83 ile ikinci sırada yer alırken, Güney Amerika 1,81, Asya Pasifik bölgesi ise yüzde 1,75’lik oranlar ile sıralanıyor.

    Rapor, aynı zamanda ürünlere alarm etiketi uygulama oranlarına dair veriler de içeriyor. Avrupa’da kaynakta yani ürünlerin üretim aşamasında etiketlenme oranı yüzde 32,42; mağazada etiketleme oranı ise yüzde 35,33 seviyesinde. Global oranlara bakıldığındaysa kaynakta etiketleme yüzde 31,97; mağazada etiketleme ise yüzde 34,40 seviyesinde. Hem Avrupa hem de global ölçekte satılan ürünlerin yüzde 30’dan fazlasının etiketsiz olduğu görülüyor.

    En yüksek kayıp tekstil ve aksesuar mağazalarında

    Sensormatic Küresel Perakende Sektörü Kayıp Endeksi’ne göre tekstil ve aksesuar mağazaları en yüksek kaybın yaşandığı yerler. Bu alanlarda kayıp yüzde 1,98 seviyesinde. Departmanlı mağazalar, tüketici elektroniği ve yerel zincir marketlerde kayıp oranları yüzde 1,84 ile 1,79 arasında değişiyor. En düşük kayıp ise yüzde 1,73 ile hipermarketler.

    Kayıplarda çalışan faktörü önemli bir yer tutuyor

    Rapora göre mağazalarda yaşanan ürün kaybının dört önemli sebebi bulunuyor. İlk sırayı yüzde 34,34 ile dış hırsızlık alıyor. Tedarikçilerin neden olduğu kayıplar yüzde 24,28 ile ikinci sırada yer alırken, çalışan kaynaklı kayıplar yüzde 22,95’lik paya sahip. Yönetim kaynaklı sebepler ise yüzde 18,43 ile dördüncü sırada.

    Oranda İtalya, değerde ABD en fazla kaybın yaşandığı ülkeler

    Ülkeler bazındaki duruma bakıldığındaysa kayıp oranı ve kayıp değeri olarak iki farklı sıralama bulunuyor. Kayıp oranlarında en yüksek payı yüzde 2,32 ile İtalya alıyor. Hindistan ve Fransa ise küçük farklarla bu ülkeyi takip ediyor. Kayıp değeri açısından bakıldığındaysa ABD 42 milyar doların üzerinde bir tutarla açık farkla ilk sırada bulunuyor. Çin 13,5 milyar dolar ile ikinciliği, İngiltere ise yaklaşık 7,5 milyar dolar ile Çin’i izliyor. İngiltere aynı zamanda en fazla kaybın yaşandığı Avrupa ülkesi. İtalya yüzde 2,32 ile en yüksek kayıp oranına sahipken Almanya ise yüzde 1,43 ile en düşük oranla bu alanın en başarılı ülkesi unvanını taşıyor.

    Avrupa’da en yüksek risk marketlerde

    Avrupa perakende pazarındaki duruma ait detaylara bakıldığında indirim marketleri yüzde 2,24, istasyon marketleri yüzde 2,05, toptan marketler ise yüzde 2,01 ile en fazla kaybın yaşandığı mekanlar. Yine Avrupa özelindeki kayıp oranlarına bakıldığında en önemli sebep yüzde 38,02 ile dış hırsızlık. Tedarikçiler ve çalışan kaynaklı kayıpların her ikisi de yüzde 22’lik payla sıralanıyor. Yönetim kaynaklı sebeplerin yüzde 17’lik paya sahip olması ise dikkat çekici bir istatistik olarak göze çarpıyor.

    Marketlerin bu durumu toplam kayıp içindeki payda da kendini gösteriyor. Rapordaki verilere göre global ölçekte hipermarket ve süpermarketlerde yaşanan kayıp 24 milyar doların üzerinde.

    “En fazla tercih edilen güvenlik önlemleri”

    Yaşanan kayıpları önlemek için alınan önlemlerde üç başlık öne çıkıyor. Sensormatic CEO’su İsmail Uzelli, en çok tercih edilen önlemi elektronik ürün takip çözümleri olduğunu belirtiyor. İlk kez hazırlanan bu raporla perakende sektörünün farkındalığının arttığını ifade eden Uzelli, diğer çok tercih edilen yöntemlerin ise geçiş kontrol sistemleri ve video izleme çözümleri olduğunu ifade ediyor.

    “Sektör yeni teknolojileri daha fazla tercih etmeli”

    Perakende sektörünün yeni teknolojileri içeren güvenlik çözümlerini daha fazla tercih etmesi gerektiğini ifade eden Uzelli, Türkiye’deki durumun global tabloyla benzerlik gösterdiğini belirtti. Uzelli, Türkiye’de sektörün hem teknoloji hem de elektronik güvenlik konusunda önemli bir farkındalığa sahip olduğuna dikkat çekerek diğer ülkelere örnek bir yapı sergilediğinin altını çizdi.

  • İlkadım Belediye Başkanı Erdoğan Tok: “Can kaybı yaşanmaması en büyük teselli olmuştur”

    Samsun’da gaz kaçağı sonucu bir lokantada yaşanan patlama sonrası açıklamalarda bulunan İlkadım Belediye Başkanı Erdoğan Tok, patlamada can kaybı yaşanmamasının en büyük teselli olduğunu söyledi.

    İlkadım ilçesi İlyasköy Mahallesi’nde dün gece gaz kaçağı sonucu bir lokantada yaşanan patlama sonrası İlkadım Belediye Başkanı Erdoğan Tok, patlamanın yaşandığı alanı gezerek incelemelerde bulundu. Olayın meydana geldiği alanı gezen Başkan Tok, itfaiye ve emniyet ekiplerinden bilgi aldı. Başkan Tok, çevredeki esnaflara geçmiş olsun dileklerini iletti.

    Can kaybının yaşanmamasının sevindirici olduğunu ifade eden Başkan Tok, “İtfaiye ve emniyet yetkililerimizden aldığımız bilgi doğrultusunda doğal gaz ve ya LPG’den kaynaklanan bir gaz kaçağının patlamaya neden olduğu kesinleşti. Ekipler, yaptıkları incelemeler sonucu binada bulunan konutlarda oturulabilir raporu vermiş. Bu da vatandaşımızın mağdur olmaması açısından oldukça olumlu bir haberdir. Öte yandan çok şiddetli bir patlama yaşanmasına rağmen can kaybı yaşanmaması en büyük teselli olmuştur” dedi.

  • Canavar frene basmıyor; 4 ayda 997 can kaybı

    2008 yılının ilk 4 ayında ülke genelinde meydana gelen kazalarda 997 kişi kaza yerinde hayatını kaybetti. 2018’in Ocak-Mart döneminde meydana gelen 129 bin 914 trafik kazasında 85 bin 939 kişi de yaralandı. Uzmanlar, hastanelerdeki can kayıplarıyla birlikte yılın ilk dört ayında trafik terörünün yaklaşık 2 bin kişinin canına mal olduğuna dikkat çekiyor.

    Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Eğitim ve Araştırma Dairesi Başkanlığı, Ocak-Nisan dönemindeki kaza bilançosunu kamuoyu ile paylaştı. Sadece geçen Nisan ayında ülke genelinde meydana gelen 35 bin 836 trafik kazasında 275 kişi hayatını kaybetti, 15 bin 963 kişi de yaralandı. Yılın ilk 4 aylık döneminde ülke genelinde vukuu bulan 129 bin 914 trafik kazasında 997 kişi öldü, 85 bin 939 kişi yaralandı. Aynı dönemdeki 55 bin 472 kazaya sürücü hataları damga vurdu. Kuralları hiçe sayan 5 bin 714 yaya da kazaya sebep oldu. Sürücüyü lafa tutan 266 yolcu da kazalara davetiye çıkardı. Bilirkişi raporlarına göre; ülke genelindeki 313 kazada ise yol kusurlu bulundu.

    Yılın ilk 4 ayındaki kazalardan bin 490’ı kırmızı ışıkta durmayan sürücüler yüzünden gerçekleşirken, taşıt giremez trafik işareti bulunan yerlere giren bin 759 sürücü de kazaya davetiye çıkardı. 2018’in Ocak – Nisan dönemindeki 988 kazaya da alkol alıp direksiyon başına geçen sürücüler sebep oldu. Hatalı şerit değiştiren 819 sürücü de onlarca ocağın sönmesinde başrol oynadı. Yılın 4 aylık dönemindeki bin 988 kazaya bisiklet, 24 kazaya at arabası, 616 kazaya traktör, 24 kazaya tramvay, 128 kazaya da hasta taşıyan ambulanslar neden oldu.

    Bursa’da 26 kişi öldü

    Polis ve jandarma sorumluluk bölgesinde meydana gelen resmi kaza verilerine göre; Artvin, Erzincan, Kilis ve Ardahan’da yılın ilk 4 ayında ölümlü kaza vuku bulmadı. Aynı dönemde Ankara’da 54, Bursa’da 26, İstanbul’da 52 ve İzmir’de 37 kişi trafik kazalarında hayatını kaybetti. 2018’in ilk dört ayında bin 943 yaralamalı kazanın meydana geldiği Bursa’da 4 bin 158 de maddi hasarlı kaza gerçekleşti. Bursa’da trafik kazalarında yaralanan 2 bin 958 kişi ise hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı. Bursa Emniyet Müdürlüğü, sürücülerin anlaştığı kazaların ise rakamlara dahil olmadığını duyurdu.

  • Bolu Valisi Aydın Baruş: “Herhangi bir can kaybı yaşanmadı”

    Bolu’da, saat 00.16 sıralarında meydana gelen 4.7 şiddetindeki depremle ilgili açıklama yapan Bolu Valisi Aydın Baruş, şu ana kadar kendilerine gelen herhangi bir can yada mal kaybı olmadığını söyledi

    Edinilen bilgiye göre, Bolu’da saat 00.16’da merkeze bağlı Yeşilçele Köyü merkezli 4.7 şiddetinde deprem meydana geldi. Depremin hissedilmesiyle birlikte vatandaşlar hızla evlerinden çıktı. Vatandaşların büyük çoğunluğu Kent Meydanı’nda toplandı.

    Konuyla ilgili açıklama yapan Bolu Valisi Aydın Baruş, vatandaşların bir müddet daha açık alanlarda kalmasını istediklerini belirterek, “Çok şükür şu anda kadar gerek 112 Acil servislerimize, gerek jandarmamıza, emniyetimize ve AFAD ekiplerimize intikal eden olumsuz bir durum yok. Herhangi bir yaralımız can kaybımız ve maddi hasar tespitimiz yok. Tabi ki bu şiddetli sarsıntıların ardından artçı sarsıntılar gelmeye devam ediyor. AFAD’tan aldığımız bilgiye göre şu ana kadar 11 artçı sarsıntı oldu. Bunların şiddeti 1 ile 2 şiddeti arasında değişiyor. Gözlemlediğimiz kadarıyla artçı sarsıntılar şiddetini yavaş yavaş kaybetti. Şu anda vatandaşlarımız bu şiddetli sarsıntının ardından açık alanlara çıktılar. Şu an itibariyle vatandaşlarımızdan bir müddet daha açık alanlarda kalmalarını rica ediyoruz. İnşallah bu sarsıntıları herhangi bir can kaybı, mal kaybı olmadan atlatmış olacağız. Ben tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun diyorum. İnşallah böyle sıkıntılı durumları bir daha yaşamayız” dedi.

  • Realty World Elfi Gayrimenkul Brokerı Özkan Aydemir: “Konut satışlarında ivme kaybı yok”

    Konut satışlarının, kentsel dönüşüm ve nüfus artışıyla birlikte bir ivme kaybetmeyeceğini belirten Realty World Elfi Gayrimenkul Brokerı Özkan Aydemir, gelecek yıllarda ise bir milyonun üzerinde konut satışı beklediklerini söyledi.

    Gayrimenkul sektörünün düşünülenin aksine 2017 yılında Türkiye tarihinin en yüksek seviyesine ulaştığını belirten Realty World Elfi Gayrimenkul Brokerı Özkan Aydemir, “İnşaat sektörü Türkiye’de inşaat malzemeleri, boya, tuğla, cam, ısıtma-soğutma, asansör, çimento, hazır beton, seramik ve yalıtım gibi kendisine bağlı 200’den fazla alt sektörü harekete geçirmektedir. İnşaat sektörünün GSMH içindeki payının yaklaşık yüzde 30 seviyesinde olduğunu görüyoruz. Sektör, doğrudan 2 milyona yakın, tedarikçileri ile birlikte de 4 milyon kişiye istihdam sağlamaktadır. Son 3 yılı değerlendirdiğimizde ise inşaat sektörü, katma değer ve istihdam olanaklarıyla Türkiye ekonomisi için önemli bir ivme yakalamış ve adeta kaldıraç görevini üstlenmiştir” dedi.

    Yaşanan bütün olumsuzluklara rağmen inşaat sektörünün dimdik ayakta durduğunu ifade eden Aydemir, “1 milyon 409 bin 314 konut satışı ile 2017’de Türkiye tarihinin en yüksek seviyesini görerek ilkleri yaşatmaya devam etti. Tabii ki burada alınan kararların da etkisi çok fazladır. KDV oranlarının düşürülmesi, vergi muafiyeti, tapu masraflarının belli bir süreçte düşürülmesi, banka kredi faiz oranları ve GYODER’in yaptığı kampanyalar sektörün hareketli olmasını sağlamıştır” şeklinde konuştu.

    Türkiye genelinde yenilenmeyi bekleyen 7,5 milyon konut bulunduğunu ifade eden Aydemir, “2017 yılında Türkiye’de nüfus artış hızı ortalama binde 12,4 olmuştur. Yenilenecek konut sayıları ve nüfus artış hızına baktığımızda, önümüzdeki yıllarda konut satışlarında herhangi bir sıkıntı olmayacaktır. TÜİK’in açıkladığı 2018 Ocak ayı konut satış istatistiklerine baktığımızda, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 1,7 artış ile 97 bin 19 konut satılmıştır. Son 6 yılın ocak aylarına baktığımızda da yine 2018 Ocak’ta en yüksek konut satışı gerçekleşmiştir. Aynı zamanda, faiz oranlarının yükselmesi ile Türkiye genelinde Ocak 2018’de 28 bin 678 ipotekli konut satışı gerçekleşmiştir. Bu veriler sektörde gelecek yıllarda 1 milyonun üzerinde konut satışının devam edeceğini göstermektedir” diye konuştu.

    “Önümüzdeki yıllarda Bursa’da konut satışları yükselecektir”

    2017 yılının Bursa için kentsel dönüşüm projelerinin yoğun şekilde başladığı bir sene olduğuna da dikkat çeken Aydemir, “Ancak hayata geçirilen uygulamalar ve alınan verim tam olarak kimseyi tatmin etmedi. Sektörün ivme kaybettiğine ilişkin oluşan algı da bu durumdan kaynaklanıyor. 2018 yılının sonunda İstanbul-Bursa-İzmir otobanının faaliyete geçmesi, sanayi bölgelerinin kapasite artışları ve büyümesi, Bursa’nın aldığı göç ve nüfus artış hızına bağlı olarak konut satışlarının da yükselmeye devam edeceği sektörün gerekli tatmine ulaşacağı yönünde beklentilerimiz var” şeklinde ifade etti.

    “Balıkesir’deki konut fiyatları yüzde 27,5 arttı”

    Marmara Bölgesi’nin önümüzdeki yıllarda önemli şehirlerinden biri konumuna gelecek olan Balıkesir’in, 2017 yılında yüzde 27,5’lik fiyat artışı ile konut yatırımcılarına en çok kazandıran il olduğunu belirten Aydemir, “2017 yılını Türkiye’de en çok konut satılan 14. il ve 28 bin 268 adetlik rekor satış ile kapattı. 2018 Ocak aynında ise 1967 yılı ile birlikte son 6 yılın en yüksek konut satışı gerçekleştirdi. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 1/100 binlik planlaması, Çanakkale otoyolu, İstanbul-İzmir otoyolunda sona gelinmesi, büyük firmaların yatırımları, ulaşım ve sanayi ile Balıkesir ilini öne çıkarmaya başlayacak projeler. Erdek, Ayvalık, Altınoluk, Sarımsaklı, Güre ve Kazdağları gibi turizm destinasyonları sayesinde Balıkesir’de turizm hareketliliğin daha da artmasını bekliyoruz. Tüm bunların yanı sıra Körfez geçişi ve Çanakkale otoyolları ulaşımı kolaylaştıracak ve Balıkesir’de gayrimenkul fiyatları tam anlamıyla yükselişe geçecektir” dedi.

    “En çok konut satışı Nilüfer’de gerçekleşti”

    2017 yılında Bursa’da hem konut satışlarının hem de fiyat yükselişlerinin yüzde 20’nin üzerinde artış gerçekleştirdiği bir yıl olduğuna değinen Aydemir, şunları kaydetti:

    “Bursa özelinde baktığımızda 2017 yılı konut satışları bazında 56 bin 192 rakamına ulaşılarak tarihi bir rekorla kapatıldı. Öte yandan, satış rakamlarında 5. il konumunda olan Bursa’da, 2018 Ocak’da 3 bin 767 adet konut satışı gerçekleşti. İlçeler bazında ise bin 72 adetlik rakam ile Nilüfer liderliği kazandı. Nilüfer’i 798 konut satışı ile Osmangazi, 354 ile Yıldırım ve 305 adet konut satışı ile İnegöl izledi.”

    “Gayrimenkul en kazançlı yatırım olmaya devam ediyor”

    Son yıllarda konut ihtiyaçlarının değiştiğini ve daha küçük metrekarelerde dairelerin tercih edildiğini belirten Aydemir, “Lokasyon, ulaşım araçlarına yakınlık, sosyal donatılar ve güvenlikli siteler rağbet görüyor. Dairelerdeki bir odanın fiyatları 50 ile 150 bin lira arasında değişmekte. Elimizdeki tüm verileri değerlendirdiğimizde de açıkça görülmektedir ki, tüketiciler için gayrimenkul önümüzdeki yıllarda da en güvenli liman olmaya devam edecektir” diye konuştu.