Etiket: kaybettiriyor

  • Başkan Türel: “Kısır çekişmeler Antalya’ya zaman kaybettiriyor”

    Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, önceliğinin her zaman Antalya olduğunu belirterek, siyaseti hizmetin bir kulvarı olarak gördüğünü söyledi.

    Antalya Yelken ve Deniz Sporları İhtisas Spor Kulübü’nün, Sahil Antalya Yaşam Parkı içerisinde Büyükşehir Belediyesi tarafından yapımı tamamlanan yeni tesisleri törenle hizmete açıldı. Törene Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, Antalya Yelken Kulübünün kurucu başkanı Hasan Akıncıoğlu, Komodor Ahmet Armağan, Antalya Yelken Kulübü Başkanı Mehmet Atsız ve misafirler katıldı.

    “Konyaaltı çok daha anlamlı ve güzel oldu”

    Cumhuriyetin 95. Yıldönümünde Antalya Yelken Kulübünün yeni tesislerinin açılışını yapmanın kendisi için büyük bir mutluluk vesilesi olduğunu ifade eden Başkan Türel, “Ülke olarak bütün kazanımlarımızı borçlu olduğumuz Cumhuriyete ve Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına ne kadar teşekkür etsek azdır” dedi. Türel, Antalya Yelken Kulübü ile Antalya’nın pırlanta gerdanlığı Konyaaltı’nın çok daha anlamlı ve güzel olacağını söyledi.

    “Tesis önemli bir eksiği giderecek”

    Yelkene gönül veren deniz tutkunları için yelken kulübün ne kadar önemli olduğunu bildiğini ifade eden Başkan Türel, 1996 yılında 6 kişi ile yola çıkan Antalya Yelken Kulübü’nün bugün 250 civarında bir sporcu ordusuna sahip olduğunu belirterek, “Deniz şehri olan Antalya’nın denizde sporcularının yetişiyor olması yelken kulübümüz ile mümkün. Bu nedenle yelken kulübümüzün çok önemli bir sorumluluğu olduğunu düşünerek her zaman elimden geldiği kadar destek olmaya çalıştım. Gencecik kardeşlerimizin yetişmesine vesile oluyorsunuz. Bu tesisin önemli bir eksiği gidereceğine inanıyorum” dedi.

    “Yelken Kulübünü yalnız bırakmadık”

    Kulübün daha önce Boğaçayı’nda bulunan tesislerinin kullanımı noktasında da önemli çalışmaları ortaya koyduğunu ifade eden Menderes Türel, Konyaaltı Sahil Projesi gündeme geldiğinde yelken kulübünü sahipsiz bırakmamak adına bu tesisi hayata geçirdiklerini anlattı.

    Başkan Türel, “Çok daha iyi bir tesis kazandıracağız demiştim. Elimden geldiği kadar sizlere ve Antalya’ya hizmet etmenin heyecanı içerisindeyiz. Bu heyecanımızı ayakta tutan en önemli husus sizlere verdiğimiz sözleri yerine getirmek. Gece gündüz bunun için çalışıyoruz” şeklinde konuştu.

    “Hizmet yaparken engellerle karşılaşıyoruz”

    Antalya’nın refah ve yaşam kalitesini arttırmak için çalıştıklarını vurgulayan Türel, raylı sistemler, Boğaçayı’nda yat limanları, kruvaziyer limanlar yapmaya çalışıyorken bazı kesimlerin bunu engellemeye çalışmasını üzülerek izlediğini dile getirdi. Konyaaltı sahil projesi ile ilgili de aynı engellemeler ile karşılaştıklarını hatırlatan Türel, “Konyaaltında bazı vatandaşlarımız el ele tutuşarak insan zincirleri oluşturdular ve bu güzellikleri Antalya’ya kazandırmamak için ‘Menderes Türel sahili Antalya’ya kapatacak’ diye yalan ve iftirayla adeta bir itibar erozyonu gerçekleştirdiler. Eğer biz bu projeyi bitirmemiş olsaydık bugün yelken kulübümüz hala idareten derme çatma, yine benim şahsen kendi gayretlerimle Boğaçayı’nda verdiğimiz yerde hizmetlerine devam ediyor olacaktı.

    İşte bugün yelken kulübümüz çok güzel, nezih bir ortamda faaliyetini ortaya koyuyor ve koyacak. İnşallah bu gençlerin arasından şampiyonlar çıkacak” dedi.

    “Kısır çekişmeler Antalya’ya kaybettiriyor”

    “Her zaman önceliğim Antalya olmuştur” diyen Başkan Türel, siyaseti hizmetin bir kulvarı olarak gördüğünü vurgulayarak şöyle konuştu; “Maalesef siyaseti hayatın merkezinde öncelikli yere koyanlar aslında Antalya’nın menfaatlerini en güzel şekilde düşünmeleri gerekir. Hizmeti önce çıkarıp siyaseti ikinci plana attıklarında bu gereksiz tartışmaların bize zaman kaybettirmekten başka bir işe yaramadığını görürler. Biz kararlı ve azimli bir şekilde hedefimize ulaşmak için gece-gündüz çalışıyoruz. Bugüne kadar ne söz verdiysek gerçekleştirmiş olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Ama bütün bu kısır çekişmeler Antalya’ya kaybettiriyor. Ben sadece bunun üzüntüsünü yaşıyorum. Makam ve mevki hırsıyla Antalya’yı önceliklemeden siyaseti ön plana çıkartıp Antalya’yı kısır çekişmelere kurban edenlere yeri geldiğinde bunları yüksek sesle söylemek zorundayız.”

    Konuşmaların ardından Antalya Yelken Kulübünün açılışı gerçekleştirildi. Başkan Türel’e yelken sporuna verdiği katkılardan dolayı teşekkür plaketi verildi. Törende ayrıca Cumhuriyet Kupası yarışmalarında dereceye giren genç yelkencilere sertifikaları verildi.

  • Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Türkmenoğlu: “Çift başlılık Türkiye’ye kaybettiriyor”

    İzmir’de HUDER’in düzenlediği söyleşiye katılan Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Avukat Ayşe Türkmenoğlu, “Cumhurbaşkanını halk seçiyorsa, o cumhurbaşkanının halka karşı da sorumluluğu da olmalı ve en önemlisi artık çift başlılığının önüne geçmemiz gerekiyor. Çünkü çift başlılık Türkiye’ye birçok şey kaybettirdi” dedi.

    Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Avukat Ayşe Türkmenoğlu, HUDER (Hukuki Araştırmalar Derneği) İzmir Şubesi’nin düzenlediği ‘Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi, anayasa değişikliği’ konulu söyleşiye katıldı. Türkmenoğlu’nun yanı sıra söyleşiye HUDER İzmir Şube Başkanı Avukat Abdulvahap Karakuş, HUDER İzmir Yönetim Kurulu ve üyeleri ile birlikte avukatlar katıldı.

    “Hukukçular vatandaşı aydınlatacak”

    Söyleşi öncesi basına açıklama yapan Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Avukat Ayşe Türkmenoğlu, “HUDER avukatlar tarafından kurulan bir STK. Ben de 19 yıl Konya’da avukatlık yaptım. Meslektaşlarla bir araya geleceğim. Hukukçular topluma yol gösterici, aydınlatıcı rolleri var ve bunu halk oylaması sürecinde hukukçuların gerçekleştireceğine inanıyorum. Bu anayasa değişikliği vatandaşlara o kadar yalan ve çarpıtma ile anlatılıyor ki gerçekten her şey karartılıyor. Tabii ki herkesin hukuktan anlamasını beklemek doğru değil ama doğru bilgiler verilince vatandaşın bu doğru bilgilerden sonra karar vermesini beklemek çok daha doğru. Şu anda çok yalan yanlış, havada uçuşan söylemler var. Anayasa değişikliği ile bağdaşmayan söylemler var” dedi.

    “Çift başlılık Türkiye’ye çok şey kaybettirdi”

    16 Nisan’da yapılacak halk oylamasının aslında 2007’deki anayasa değişikliği ile başlayan bir süreç olduğunu ifade eden Türkmenoğlu, “Halkın seçtiği bir cumhurbaşkanının sembolik olması ve sorumsuz olması beklenemez. 82 anayasamıza göre cumhurbaşkanımızın görev ve yetkileri oldukça yoğun var. Fakat karşısında sorumluluğu yok. Seçilmiş cumhurbaşkanı diyor ki, bundan sonra ben sembolik bir cumhurbaşkanı olmayacağım. Anayasanın verdiği yetkileri kullanacağım diyor. Sayın Cumhurbaşkanımız 2014’teki seçimlerde bunu zaten belirtmişti. Türkiye’de yargısal ve bürokratik darbelerin yanı sıra askeri darbe çalışmaları Türkiye’nin ilerlemesine engel oluyor. Anayasa değişiklikleri çok kolay süreçler değil. Gecikmeli oldu ama bu yeni bir süreç değil. Şu anki anayasa değişikliği 2007’deki değişikliğin tamamlanmış hali. Cumhurbaşkanını halk seçiyorsa, o cumhurbaşkanının halka karşı da sorumluluğu da olmalı ve en önemlisi artık çift başlılığının önüne geçmemiz gerekiyor. Çünkü çift başlılık Türkiye’ye birçok şey kaybettirdi” diye konuştu.

    “Kaos ve istikrarsızlığın önü kesilecek”

    Cumhurbaşkanlığı sisteminde meclisin yürütme üzerindeki etkisinin artacağını dile getiren Türkmenoğlu, “Yürütmenin yasamaya karşı sorumluluğu daha fazla olacak ve millet adına yasama yürütmeyi tam anlamıyla denetleyecek. Bu sistemde en önemli hususlardan birisi bu. Kaos ve istikrarsızlığın önü kesilmiş olacak. Türkiye üzerinde farklı operasyonlar yapmaya çalışan zihniyetler de artık Türkiye’nin bölünüp parçalanamayacağını, Türkiye’nin üniter yapısından asla taviz vermeyeceğini ve Türkiye’nin en büyük kazanımı olan cumhuriyetten de asla taviz vermeyeceğimizi vatandaşımız biliyor” dedi.

  • Sınır kapılarındaki uzun beklemeler pazar kaybettiriyor

    Avrupa’ya taşıma yapan uluslararası nakliye firmaları, son dönemde Kapıkule Sınır Kapısı’nda bekleme süresinin 3 güne kadar çıkması nedeniyle büyük sıkıntı yaşıyor. Avrupa’ya ihraç edilen gıda ürünlerinin ancak 9 günde boşaltılabildiğini, bu nedenle pazar kaybı yaşadıklarını belirten MTSO Uluslararası Yük ve Eşya Taşımacılığı Meslek Komitesi Başkanı Hasan Büyük, yüzde 30’a varan iş kayıpları yaşadıklarını söyledi.

    Mersin’den Avrupa’ya taşıma yapan uluslararası nakliye firmaları Kapıkule Sınır Kapısı’ndaki uzun bekleme sürelerinden şikayetçi. Özellikle bozulabilir gıda ürünlerinde sorun yaşadıklarına dikkat çeken Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) 20 No’lu Uluslararası Yük ve Eşya Taşımacılığı Meslek Komitesi Başkanı Hasan Büyük, uzun bekleyişlerin bir an önce sona ermesini istedi.

    MTSO Haber gazetesine taşımacılık sektörünün yaşadığı sorunlarla ilgili açıklama yapan Hasan Büyük, Ortadoğu’ya açılan Habur Sınır Kapısı’nın ardından, son günlerde Avrupa taşımalarında da bekleme sürelerinin arttığını kaydetti. Özellikle Bulgaristan ve Romanya’ya geçişlerde zorlanmaya başladıklarını bildiren Büyük, bu bölgelerde işlemlerin çok yavaş ilerlediğini ve kontrollerin arttığını dile getirdi. Avrupa’ya çalışan şoförlerin çalışma ve dinlenme saatlerinin kurala bağlandığını anımsatan Büyük, “Kapılardaki belge kontrolleri sırasında yaşanan uzun bekleme süreleri çalıştıkları saat diliminde gösterilmesi nedeniyle kapıyı geçmeyi başarmış olsalar dahi dinlenme saatlerinin başladığı gerekçesiyle ya geçişlere izin verilmiyor ya da çok yüksek rakamlarla cezalar kesiliyor. Bu durum önemli bir sorun oluşturmaya başladı” dedi.

    “Pazar kaybediyoruz”

    Son dönemlerde kontrollerde Almanya ve Macaristan’ın çok daha titiz davranmaya başladığına işaret eden Büyük, “Bu durum bizim kadar ihracatçı açısından da olumsuz sonuçlar doğuruyor. Teslimat sürelerinde sıkıntı yaşanıyor. Türkiye’ye gelen paralar aksıyor. Ağırlıklı olarak gıda ürünü taşınması nedeniyle her ne kadar frigolu araçlarla taşıma yapılsa da ürünlerin raf ömrünü olumsuz etkiliyor. Navlunlar artıyor. Gelen yüksek cezalarla karlılıklar daha da azalıyor. Üstelik en kötü olan taraf da bu yaşanan sıkıntılar nedeniyle pazarımız İspanya, Yunanistan, Hollanda gibi diğer ülkelere kayıyor. Avrupalı lojistik firmaları öne çıkarken biz pazar kaybediyoruz. Acil olarak bu sorunun önüne geçilmeli” diye konuştu.

    “Boşaltma süremiz 9 güne yükseldi. Yüzde 30’a varan iş kayıpları yaşıyoruz”

    Bu sıkıntıları son 2-3 aydır yaşamaya başladıklarını ifade eden Büyük, geçmişte Avrupa’ya gönderdikleri ürünleri 5 günde boşaltabilmelerine rağmen son dönemlerde bu sürenin 9 güne yükseldiğini, bu nedenle de yüzde 30’a varan iş kayıpları yaşadıklarını vurguladı. Avrupa’nın yanı sıra benzer sıkıntıları zaman zaman Türki Cumhuriyetler ile de yaşadıklarını kaydeden Büyük, özellikle Özbekistan dozvolalarının yeterli gelmediğini anlattı. Kendi firmalarını korumak adına Türkiye’nin kotasını artırmadıklarını ifade eden Büyük, bu bölgeye yapılan taşımalarda da sıkıntı yaşandığının altını çizdi.

    “C-2 Belgesi alma şartı yeniden düzenlenmeli”

    Sektörün bir başka sıkıntıyı da C-2 belgelerinde yaşandığını aktaran Büyük, Avrupa taşımaları için bu belgeyi almanın zorunlu olduğunu anımsattı. Gerekli standartları yakalamak ve bu belgeleri alabilmek için araç başına 80 bin TL gibi yüksek rakamlarla ödemeler yaptıklarını belirten Büyük, ancak C-2 Belgesi alınabilmesi için firmalara 12 araç şartı getirildiğine dikkat çekerek, “Bir firma eğer 12 aracı yoksa bu belgenin sahibi de olamıyor. Yurtdışı taşıma yapmamızın yanı sıra zaman zaman yurt içinde de çeşitli taşıma ihalelerine giriyoruz. Biz gerekli belgeleri alabilmek adına ciddi harcamalar yaptığımız ve maliyetlerimiz arttığı için bu ihalelerde rekabetçi fiyatlar veremiyoruz. Çünkü hiçbir aracı olmayan komisyoncu firmalar ya da 1-2 araç sahibi olan firmalar da aynı ihaleye giriyor ve oldukça düşük rakamlar verebiliyor. Bu uygulama bizim yurt içinde iş alabilmemizi sıkıntıya sokuyor” ifadelerini kullandı.

    Yurt dışında bir aracı bulunan bir firmanın dahi C-2 Belgesi alabildiğini söyleyen Büyük, Türkiye’de de tonajın düşürülmesini istediklerini dile getirdi.

    “Kar lastiği uygulaması gözden geçirilmeli”

    Yüksek sigorta primlerinden ve kar lastiği uygulamasından da yakınan Büyük, zorunlu trafik sigorta primlerinin yüksek olması nedeniyle sektör temsilcilerinin zorlandığını ifade eden Büyük, bir diğer sıkıntıyı da kar lastiklerinde yaşadıklarını dile getirdi. Kar lastiklerine getirilen zorunluluktan şikayetçi olan Büyük, Türkiye’nin lastikte dışa bağımlı olduğuna ve dövizin artma eğiliminde olduğuna dikkat çekerek, şunları söyledi: “Kar lastiği zorunluluğu altında araçlarımıza sıfır lastik takmak durumunda kalıyoruz. Bir araçta 18 adet lastik olduğu düşünülecek olursa ne denli büyük bir külfet altına girdiğimiz de anlaşılacaktır. Oysaki birçok arkadaşımız bir yıl boyunca 18 lastiğin masrafını dahi çıkarmakta zorlanıyor. Bunun yerine zincir takılma zorunlu olmalı ve zincir denetimleri artırılmalı.”

    Türkiye’nin 2023 yılı hedefleri olduğunu aktaran Büyük, bu ihracat hedeflerine ulaşabilmenin yolunun ise lojistik maliyetleri düşürüp rekabetçi yapıyı güçlendirmekten geçtiğini sözlerine ekledi.