Etiket: Kaybettiği

  • Solingen’de 5 Türkün hayatını kaybettiği faciayı anma etkinliği düzenlendi

    Almanya’nın Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinde bulunan Solingen kentinde 24 yıl önce Neo-Nazi 4 alman genç tarafından kundaklanan evde hayatını kaybeden 5 Türk için anma töreni düzenlendi.

    Solingen’de yaşanan bu facianın 24. yıldönümü dolayısıyla düzenlenen tören Düsseldorf Başkonsolosluğu ve Solingen Belediyesi işbirliğiyle hazırlandı. Çocuklarını kaybeden Durmuş Genç ve eşi Mevlüde Genç kundaklanan evin önündeki anıta çelenk bıraktıktan sonra basına açıklama yaptı.

    Birlik ve beraberlik mesajı veren Mevlüde Genç, sözlerine şöyle devam etti: ’’Çocuklarımı burada kaybettim ama yinede bu memleketten ayrılamıyorum. 46 senemi buraya verdim, ne kadar çok kenetlenirse o kadar iyi olur. Allah’tan başka kimseden korkum yok. Korkarsak zaten yaşamayız bu dünyada, sabırlı olmamız gerekiyor. Benim çocuklarımı benden aldılar. Allah’da onları öbür dünyada da bu dünyada da rahat ettirmez. Almanların hiç birisini kötülemek istemiyorum, sadece o 4 caniye nefretim var. Biz burada kardeşliğimizi, dostluğumuzu belli edelim, insanlığımızı gösterelim’’.

    5 Türkün hayatını kaybettiği ve 3 kişinin yaralandığı evin önünde Kur’an tilaveti ile başlayan tören sivil toplum kuruluşlarının konuşmaları ile devam etti.

    Düsseldorf Başkonsolosu Şule Gürel’de anmada bir konuşma yaptı. Konuşmasında bu şekilde bir facianın bir daha toplumuza yaşanmamasını ve Genç ailesine tekrar başsağlığı dileklerini belirtti. Daha sonra konu ile ilgili Dışişleri Bakanlığı’nın yaptığı açıklamayı okuyan Gürel, NSU davasının hala tam olarak aydınlatılamadığını sözlerine ekledi.

    Ak Parti İstanbul Milletvekili ve TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Mustafa Yeneroğlu da anma etkinliğine katılıp bir konuşma yaptı. Yaptığı konuşmada 24 yıl geçtiğini bizim için bunu telaffuz etmenin kolay olduğunu, fakat bu kadar büyük acıya dayanabilen, içinde yaşadığımız topluma hep olumlu mesaj veren ailenin tüm toplumun annesi babası olduğunu söyledi.

    29 Mayıs 1993 tarihinde gerçekleşen ırkçı saldırıda, Hülya Genç (9), Gülistan Öztürk (12) ve Hatice Genç (18) olay mahallinde hayatını kaybetmiş. Gürsün İnce (27) ve Saime Genç (4) ise yaralı olarak kaldırıldıkları hastanede hayatlarını kaybetmişti.

    Olaydan sonra yakalanan saldırganlar yargılandı. 4 aşırı sağcı genç çeşitli hapis cezaları aldı. Saldırganların ikisi ise iyi halden serbest bırakıldı.

  • Başsavcının hayatını kaybettiği kazayla ilgili kamyon şoförü ve sahibi tutuklandı

    Denizli Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Alper ve makam şoförü Muzaffer Akşehirli’nin hayatını kaybettiği ve koruma polisi Ramazan Uğur’un yaralandığı kazayla ilgili kamyonun şoförü ve sahibi çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı.

    Denizli’de, Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Alper ile makam şoförü Muzaffer Akşehirli’nin hayatını kaybettiği ve koruma polis Ramazan Uğur’un yaralandığı kazayla ilgili yürütülen soruşturmada gözaltına alınan kamyonun şoförü Uğur Tufan ve sahibi Zeki Akyol, sabah saatlerinde adliyeye sevk edildi.

    Zanlılar toplam yaklaşık 7 saat ifade verdi

    Mahkeme öncesi savcıya 6 saat ifade veren iki zanlı, tutuklanma talebiyle nöbetçi Denizli 1. Sulh Ceza Mahkemesine sevk edildi. Zanlıların mahkemede ifade vermeleri, yaklaşık 1 saat sürdü. Mahkemede ifadeleri alınan kamyonun şoförü Uğur Tufan ve Zeki Akyol, “Taksirle birden fazla kişinin ölümüne sebebiyet vermek” tutuklanarak cezaevine gönderildi.

    Kamyon Zeki Akyol’un eşinin üzerine kayıtlı olduğu ortaya çıktı

    Kazanın ardından kamyon şoförü ve kamyonun işletmesini yapan Zeki Akyol ile ilgili birçok ihmal ortaya çıktığı tespit edilirken, savcılık kaza yerine giderek, canlandırma yaptı. Soruşturmayı derinleştiren savcılık, kamyonun Zeki Akyol’un eşinin üzerine kayıtlı olduğu, vergi borçlarından dolayı işletmesini sahibi olarak görünen Zeki Akyol’un yaptığı tespit edildi. Kamyon şoförü U.T.’nin ehliyetinin, bir ay önce alkollü araç kullanmaktan 2019 yılına kadar el konulduğu, ayrıca şoförün SRC belgesinin de olmadığı belirlemişti. U.T.’nin kullandığı kiralık kamyonu araştıran ekipler, aracın kaza sırasında tonaj sınırının çok üstünde yük taşıdığını ve araç muayenesinin de olmadığını tespit etmişti.

  • Başsavcı Alper’in hayatını kaybettiği kaza ile ilgili kamyon sahibi gözaltına alındı

    Denizli Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Alper ve makam şoförü Muzaffer Akşehirli’nin hayatını kaybettiği ve koruma polisi Ramazan Uğur’un yaralandığı kazayla ilgili, yürütülen soruşturma kapsamında, kazaya neden olan kamyon şoförünün ardından kamyon sahibi de göz altın alındı.

    Denizli’de, Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Alper ve şoförü Muzaffer Akşehirli’nin hayatını kaybettiği ve koruma polis Ramazan Uğur’un yaralandığı kaza ile ilgili soruşturma devam ediyor. Mustafa Alper ve makam Şoförü Muzaffer Akşehirli’nin ölümüne sebep olan kamyon şoförü U.T.’nin ehliyetinin, bir ay önce alkollü araç kullanmaktan 2 yıllığına alındığı, ayrıca şoförün SRC belgesinin de olmadığı ortaya çıktı. U.T.’nin kullandığı kiralık kamyonu araştıran özel ekip, aracın kaza sırasında tonaj sınırının çok üstünde yük taşıdığını ve araç muayenesinin de olmadığını tespit etti. Kamyon şoförü U.T.’nin memleketi Uşak’tan kazadan yalnızca 4 gün önce Denizli’ye geldiği ve altyapı çalışması yapan bir firmanın taşeron şirketine kiralanan kamyonu kullanmaya başladığı öğrenildi.

    Bunun üzerine araştırmayı genişleten ekipler, Z.A.’yı da gözaltına aldı. Kazayla ilgili gözaltında sorguları devam eden kamyon şoförü U.T. ve sahibi Z.A. ’taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olmak’ suçundan adliyeye sevk edilmesi bekleniyor.

    Öte yandan yürütülen soruşturma kapsamında Cumhuriyet Başsavcısı Vekili Vedat Kadri Özüer ve 1 Cumhuriyet savcısı, özel olarak görevlendirildi. Oluşturulan özel ekiple soruşturmayı en ince detayına kadar inceleyip değerlendirildiği belirtili. Görevlendirilen özel ekibin olayla ilgili tüm detay ve ihtimalleri değerlendirilerek, yaşanan olayın nedeni bulmaya çalışıldığı belirtildi.

  • Kontrolünü kaybettiği aracıyla Çoruh Nehrine uçtu: 1 ölü

    Erzurum’da direksiyon hakimiyetini kaybeden sürücü aracıyla Çoruh nehrine düştü. Vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine gelen ekipler Soner Bayrak’ın cansız bedenine ulaştı.

    Olay öğle saatlerinde meydana geldi. İspir-Yusufeli yolu üzerinde virajı alamayan Soner Bayrak, 25 ED 980 plakalı aracıyla savrularak Çoruh Nehrine uçtu. Kazayı gören vatandaşlar Jandarma, İtfaiye, sağlık ve polis ekiplerine haber verdi. Olay yerine gelen ekipler Soner Bayrak’ın cansız bedenine ulaştı. Bayrak’ın cenazesi ambulansla Yusufeli Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.

    Kazayla ilgili ayrıca tahkikat başlatıldı.

  • Savaşta kaybettiği gözüne Diyarbakır’da kavuştu

    Suriye’deki iç savaşta yapılan bombardımanda şarapnel parçasının isabet etmesi sonucu sol gözünü kaybeden 16 yaşındaki Merina Esbiru, Diyarbakır Dicle Üniversitesi’nde tedavi edilerek yeni gözüne kavuştu.

    Ülkelerinde iç savaş sebebiyle 5 yıl önce rejim güçlerinin bombardımanında sol gözünü kaybeden 16 yaşındaki Suriyeli Esbiru’ya Dicle Üniversitesi sahip çıktı. Tedavi için ailesiyle Diyarbakır’a getirilen Esbiru’ya ameliyatla protez göz takıldı. Aile, Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Talip Gül’ü ve Başhekim Prof. Dr. Gökhan Kırbaş’ı ziyaret ederek teşekkür etti. Savaş mağduru kız Rektör Gül’ü makamında ziyaret ederek elini öperek kendi elleriyle yaptığı örme sepeti hediye etti.

    Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Talip Gül, başaralı bir ameliyat olduğunu belirterek, “Bombardıman sırasında sol gözünü kaybetmiş. Sonra da sürekli üzüntü duyduğunu belirtmiş. Bizim Idlib’e daha önce yapmış olduğumuz yardım vasıtasıyla bize ulaştılar.

    Bizden yardım istediler. Biz de yardım edebiliriz dedik. Üniversitemize getirdik. Burada arkadaşlarımız ameliyat etti. Çok mutlu oldular. Biz de mutluyuz” dedi.

    Dicle Üniversitesi Hastaneleri Başhekimi Prof. Dr. Gökhan Kırbaş da ameliyat safhası ile ilgili bilgi verdi. Kırbaş, “Merina Esbiru hastanemize getirilerek göz hastalıkları kliniğimizde muayenesi yapıldı. Bir dizi tetkikler sonunda iki aşamalı bir ameliyat yapılması gerektiğini kararlaştırdık. İlk aşamada görmeyen göz yerinden çıkartıldı, yerine bir protez yerleştirildi. Böylece ameliyatın ilk aşaması bitmiş oldu. Bundan sonra 2 ay kadar iyileşmesini bekleyeceğiz. İyileşmesinden sonra göz küresi takılacak. Göz küresini İstanbul’da çok iyi bir yerde yaptırıyoruz. Sağlam olan sağ gözü bire bir taklit edilecek aynı ölçüde. Yani büyüklük ve aynı renkte. Dışarıdan bakarak fark edilmeyecek şekilde göz küresi yerleştirilecek ve bu göz küresi azda olsa oynayabilen bir küre olacak” diye konuştu.