Etiket: Kaybetti

  • Aynı Yolda Hem Kızını Hem Babasını Kaybetti

    Muğla’nın Köyceğiz ilçesinde sık sık kazaların yaşandığı karayolunun vatandaşlar tarafından ulaşıma kapatılmasının ardından bir aile dramı ortaya çıktı. Ahmet Güner isimli vatandaş, hem kızının hem de babasının söz konusu yolda hayatını kaybettiğini söyledi.

    Beyobası Mahallesi Sancıbeli mevkiinde 86 yaşındaki Ahmet Güner’in yolun karşı tarafına geçmek isterken trafik kazası sonucu hayatını kaybetmesi ile karayolunda eylem başladı. Fethiye-Muğla karayolunu ulaşıma kapattıran eylemin ardından ise Güner ailesinin acı dolu hayat hikayesi ortaya çıktı. Sedat ve Durdu Güner, çifti aynı yolda hem kızlarını, hem de babalarını trafik kazası sonucu kaybetti.

    3 yıl önce yaşanan trafik kazasında 11 yaşındaki kızı Nazar Güner’i kaybettiğini söyleyen Durdu Güner, Çarşamba günü yaşanan trafik kazasında ise kayınpederi Ahmet Güner’in, kollarında can verdiğini ifade etti. Aynı yolda hem kızını hem babasını kaybeden Sedat Güner, yola en kısa zamanda üst geçit yapılmasını istediklerini belirtti.

    Güner, ’’Bu asfaltta kızımı kaybettim. Kızım 11 yaşında vefat etti. 3 tane daha kızım var. Birde küçük oğlum var. Onların canı için endişeleniyorum. 2012 yılında kızım vefat etti. Çarşamba günüde trafik kazası sonucu aynı yolda babam vefat etti. Benim isteğim başka insanların ölmemesi, biz yetkililerden yardımcı olmalarını istiyoruz. Bize üst geçit yapsınlar. Babam 86 yaşında, çocuğum 11 yaşında hiçbir hastalıkları yok iken trafik kazası kurbanı oldular. Karayollarından bir şeyler yapmasını istiyorum. Yetkililere sesleniyorum. Bir evladımı ve babamı kaybettim. Başka kazalarda oluyor. Çünkü yoldan geçiş yok’’ şeklinde konuştu.

    Yolda yaya geçidi olmasına rağmen uyarıcı herhangi bir trafik lambası olmadığını ifade eden Sedat Güner, “Arabalar yavaşlamıyor. Babam bu yolda öldü. Yaya geçidi var, ışık yok” dedi.

    3 yıl önce kaybettiği kızının acısını hala yaşadığını belirten Durdu Güner ise başka annelerin yüreğinin yanmaması için yetkililerden yardım beklediklerini söyledi. Anne Güner, “Önce kızımı kaybettim sonrada Kayınpederim kucağımda can verdi. Hala şoktayım. Bizim canlarımız gidiyor. 1 aileden 3 yıl ara ile 2 tane can gidiyor. Önce kızım sonra kayınpederim. Bize yardımcı olsunlar. Karayolları mı yaptıracak, Cumhurbaşkanı mı yaptıracak, Vali mi yaptıracak, Kaymakam mı yaptıracak kim yaptıracaksa ya alt geçit yada üst geçit yaptırsınlar. Başka annelerin yüreği yanmasın. Başka evlatların canı yanmasın. Bize yardımcı olsunlar başkada bir şey istemiyoruz” diye konuştu.

  • (Özel Haber) Anne Babasını Kaybetti, Ama Kendisine İkinci Hayatı Veren Anne Babasını Buldu

    Bursa’da 4 yıl önce trafik kazasında ölen kızlarının organlarını bağışlayan aile, nakil yapılan 20 yaşındaki Ayşegül Harun’la buluşunca bir nebze acılarının hafiflediğini söyledi. Ayşegül Harun ise annesinden sonra babasını da 4 ay önce kaybettiğini Sıla’nın annesi ve babasını kendi ailesi gibi gördüğünü ifade etti.

    4 yıl önce kazada vefat eden Sıla’nın annesi Gülten Özkale ve babası Selahattin Atakan, kızlarının organlarını bağışlama kararı aldı. 12 yaşındaki Sıla’nın organları 5 kişiyi hayata bağladı. Sıla’nın böbreklerinden biri ise 10 sene böbrek bekleyen Ayşegül Harun’a verildi.

    Aldığı böbrekle ikinci bir hayata başlayan Ayşegül, bir müddet sonra annesini ve 4 ay önce ise babasını kaybetti. Acısı daha dinmeyen Ayşegül’ü bu sefer bir sürpriz bekliyordu. 4 yıl önce böbreğinin nakledildiği Sıla’nın anne babası karşısına çıktı.

    Yeşil Cami’de organ bağışı yapanlar için okutulan mevlitte evlatlarının böbreğini veren anne Ayşegül Harun ve baba Selahattin Atakan’ı karşısında gören Ayşegül Harun, bir ailesini kaybettiğini, ancak ikincisini bulduğunu söyledi.

    Balıkesir Edremit’ten Bursa’ya gelerek burada Ayşegül ile karşılaşan anne Gülten Özkale, “Benim kızım kazada vefat etti, ama demek ki Ayşegül’ü yaşatacakmış. Ben kızıma, (Ben ölürsem hiç düşünme organlarımı başkasına ver) demiştim. Ama tam tersi oldu, ben onun yerine karar vermek zorunda kaldım. Pek düşünmedim, çünkü organ bekleyen çok insan olduğunu biliyordum. Bunun için illaki bizim başımıza gelmesi gerekmiyor. Organ nakline bizim de ihtiyacımız olabilirdi. Sonuçta vücut çürüyecek, onun yerine birisi bu sayede hayata tutunsun, sevdikleriyle beraber olsun. İlk gördüğümde sanki yıllardır tanıyormuşum gibi hissettim. Ona dokunmak bile farklıydı. Eşime, (Ben gidip konuşamam) demiştim, çünkü tansiyon hastasıyım. Tansiyonum iniyor çıkıyor, ama idare ediyoruz. Biz onunla daha çok görüşeceğiz, beraber tatil yapacağız. Diğer organ nakli yapılanlardan birisi şu an hastanede yatıyor, fakat diğer üçünü bilmiyorum. Onlar da herhalde görüşmek isterler diye düşünüyorum. Bir şey beklediğimden değil, çocuğumun kalbini görmek istiyorum” şeklinde konuştu.

    Baba Selahattin Atakan ise, “Hem acı, hem de güzel bir duygu. Sonuçta giden gidiyor, geriye kalanlara bir hayat verilmesi hoş bir şey. Yavrumun bir parçası onda. Artık o da bizim bir yavrumuz. Allah onun ömrünü uzun etsin” dedi.

    20 yaşındaki Ayşegül Harun ise, “12 yıllık diyaliz hayatım geçtikten sonra organ nakli oldum. Bağışlanan organ bana tam uydu. Öz kardeşim olsa bu kadar uymazdı. Annemi babamı kaybettim. Babamı kaybedeli 4 ay oldu. 4 aydır bir boşluktayım zaten. Elimdeki tek hazinem sağlığım. Şu anda kendimi ikinci aileme kavuşmuş gibi hissediyorum. Birini kaybedince diğerini buldum. Ben hiçbir zaman bana böbrek verenleri unutmadım. Böbreği 10 yıl beklemiştim. Bulununca ikinci hayatımı kavuştum. Öteki hayatım yoktu zaten. Hastanelerde, yoğun bakımlarda geçiyordu ömrüm. Böbreği bulduktan sonra yeniden doğdum. Yeniden yaşamayı öğrendim. Gezmenin, yemenin, içmenin tadını öğrendim. Annem kalp hastasıydı, babam by-pass olmuştu, hiç kardeşim de yoktu. O yüzden böbrek alabileceğim kimse yoktu etrafımda. Nakil için tek şansım kadavraydı. Yani önümde iki yol vardı; biri ölüm, diğeri kadavra. Allah bana en güzelini nasip etti. Allah bütün hastaları kurtarsın ve ölenlerin ailelerine de sabır versin” diye konuştu.

  • İstanbul’da Mantar Zehirlenmesinden 2 Kişi Hayatını Kaybetti

    İstanbul’da yedikleri mantardan zehirlenen iki kişi hayatını kaybetti, 18 kişi ise tedavi altına alındı. Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Ali Rıza Odabaş mantar zehirlenmelerine dikkat çekerek “Zehirlenenler tedavi olmazlarsa ölümcül risklerle karşı karşıya kalabiliyorlar” dedi.

    İstanbul’da ormanlık alanlardan topladıkları mantarları yiyen 20 vatandaş zehirlendi. Son 10 gün içinde İstanbul Medeniyet Üniversitesi Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne mantar zehirlenmesi nedeniyle başvuran 20 kişiden 2’si hayatını kaybetti, 18 kişi ise hastanede tedavi edildi.

    Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Ali Rıza Odabaş ise mantar zehirlenmelerinin ilkbahar ve sonbaharda sıkça görüldüğüne dikkat çekerek, “Tabii ki çok önemli bir durum, genellikle köylüler o bölge yaşayanlar mantarları tanıyorlar. Ama esas sıkıntı o köye o bölgeye gelen yabancılar. Mantarları tanımıyorlar, bilmiyorlar ya da daha önce köylerinde yedikleri mantarlara benzeterek ilgili mantarlar yemek suretiyle çok ciddi olarak hastalarda bir tablo meydana geliyor. Hayati açısından hastalar inanılmaz derecede risk altındalar. Tedavi olmazlarsa hastalarda ölümcül risklerle karşı karşıya kalabiliyorlar. Son 10 gün içerisinde yirminin üzeride hastamız bize mantar zehirlenmesiyle başvurdu. Bu hastalardan maalesef 2 tanesini biz kaybettik. Bir tanesi karaciğer nakli oldu, bir tanesi karaciğer nakli için sırada bekliyor” şeklinde konuştu.

    Topladığı mantardan zehirlenerek tedavi alınan 26 yaşındaki Hüseyin Yıldız ise “Mantar toplamıştık arkadaşlarla, ben kendim iki tane almıştım. Bir tanesini evde sobanın üstüne koydum. Köydekinden sanarak aynı mantardan diye topladık ama tabi anlayamadık. 3-4 saat sonra mide bulantısı, ishal başladı. Gece çok istifra edince direk hastaneye geldik, zehirlendiğimizi söylediler. Organlarımıza zarar vermeye başlamış. Gelmeseydik ölüme kadar götürebiliyordu” dedi.

  • MHP Kırşehir’de 8 Yıl Sonra Çıkardığı Vekili Kaybetti

    Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kırşehir’de 8 yıl sonra çıkardığı vekili kaybetti.

    8 yıl aradan sonra Kırşehir’de 7 Haziran seçimlerinde vekil çıkaran Milliyetçi Hareket Partisi (MHP), 1 Kasım seçimlerinde vekilini kaybetti.

    22 Temmuz 2007 tarihinde Kırşehir’de Metin Çobanoğlu ile TBMM’ye giren MHP, 8 yıl sonra 7 Haziran seçimlerinde Prof. Dr. Yıldırım Türk ile meclise girdi. Hükümetin kurulamaması sonrasında alınan genel seçim kararı ile milletvekili için Kırşehir’de seçime giden MHP, 8 yıl sonra çıkardığı vekilini AK Parti’ye kaptırdı. 7 Haziran seçimlerinde 42 bin 496 oy oranı ile TBMM’ye giden Yıldırım Türk, 1 Kasım seçimlerinde aldığı 32 bin 496 oy oranı ile meclise gidemedi.

    Kırşehir’de ilçe belediyelerine hakim de olan MHP, seçimi ilçelerde de AK Parti’ye kaptırdı.

  • Aydın’da Seçimin Galibi Olan CHP 1 Vekil Kaybetti

    Aydın’da kesin olmayan seçim sonuçlarına göre Ak Parti 3, CHP 3 ve MHP 1 milletvekili çıkardı.

    777 bin 68 seçmenin bulunduğu Aydın’da kesin olmayan seçim sonuçlarına göre CHP yüzde 40.8, AK Parti yüzde 33.8, MHP yüzde 15.8 ve HDP yüzde 7 oy aldı. Bu sonuçlara göre 7 Haziran Genel Seçimlerinde CHP 4, AK Parti 2 ve MHP 1 şeklinde olan milletvekili dağılımı AK Parti lehine değişti.

    26. Dönem Milletvekilli Seçimleri’nin kesin olmayan sonuçlarına göre AK Parti’den Mehmet Erdem, Abdurrahman Öz ve Mustafa Savaş, CHP’den Bülent Tezcan, Metin Lütfi Baydar ve Hüseyin Yıldız ile MHP’den Deniz Depboylu, TBMM’de Aydın’ı temsil edecek olan vekiller oldu.