Etiket: Kaybeden

  • 19 Günlük Yaşam Savaşını Kaybeden Polis Memuru Memleketine Uğurlandı

    Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde, 5 Kasım’da teröristlerle girdiği çatışmanın ardından ağır yaralanan ve 19 gün kaldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit olan polis memuru Enis Kırımlı, düzenlenen törenle memleketine uğurlandı.

    Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde, 5 Kasım 2015’te teröristlerce girdikleri çatışmanın ardından yaralanarak hastaneye kaldırılan 26 yaşındaki Enis Kırımlı, 19 gün tedavi gördüğü hastanede dün yapılan tüm müdahalenin ardından kurtarılamayarak şehit oldu. Şehit polis memuru için Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğü’nde tören düzenlendi. Törene Diyarbakır Valisi Hüseyin Aksoy, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcısı Ramazan Solmaz, Diyarbakır İl Emniyet Müdürü Adnan Taşdan, askeri erkan ve vatandaşlar katıldı.

    Tören şehit polis memuru Enis Kırımlı’nın cenazesinin ambulanstan alınarak kalafata taşınmasıyla başladı. Şehit polis Enis Kırımlı’nın öz geçmişinin okunmasının ardından Diyarbakır İl Emniyet Müdürü Adnan Taşdan bir konuşma yaptı. Taşdan, “Enis Kırımlı, vatandaşların can ve mal güvenliğine zarar veren hainlere yönelik yapılan operasyonlarda yaralanmış ve tedavisi sürerken şehit olmuştur. Herkes şunu çok iyi bilmelidir ki, bu topraklar üzerinde yaşayan hainler, hiçbir zaman kendi emellerine asla ulaşamayacaklardır. Tarih boyunca hainlik eden diğer unsurlar gibi silinip gideceklerdir. O hanilerin ne kadar kötü emelleri varsa, o emelleri boşa çıkaracak binlerce Enis vardır. Enis kardeşim, vatanın, milletin ve bayrağın uğruna hayatını hiçe sayarak girdiğin silahlı çatışma sonucu yaralandın ve 19 günlük tedavi sürecinden sonra şehadet şerbetini içtin. Umarım erişmiş olduğun şehadet mertebesinde bizlere de şefaatçi olursun. Vatanı uğruna canlarını seve seve feda eden şehitlerimizi bir kez daha yad eder, Allah’tan rahmet, kederli ailesine ve meslektaşlarıma sabırlar dilerim. Ruhu şad olsun” dedi.

    MESLEKTAŞLARI ENİS’İN CENAZESİNİ TEKBİRLERLE TAŞIDI

    Taşdan’ın konuşmalarının ardından dini vecibeler yerine getirildi. Okunan duaların ardından şehit polis memuru Enis Kırımlı’nın cenazesi, meslektaşları tarafından tekbirler eşliğinde omuzlanarak ambulansa taşındı. Tokatlı olan şehit polis memuru Enis Kırımlı’nın cenazesi defnedilmek üzere ailesinin ikamet ettiği Ankara’ya gönderildi.

  • Yüksekova’da Hayatını Kaybeden 2 Kişi Hakkari’ye Getirildi

    Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı sonrası düzenlenen operasyonda hayatını kaybeden 2 kişinin cenazesi Hakkari’ye getirildi.

    Hakkari Valiliği tarafından ilan edilen sokağa çıkma yasağının ardından Cumhuriyet Mahallesi’nde başlatılan barikat kaldırma operasyonu sabah saatlerine kadar sürdü. Cumhuriyet Mahallesi’ni zırhlı araçlarla ablukaya alan polisler, zırhlı kepçelerle yollara kurulan barikatları kaldırmaya çalıştı. Zaman zaman yoğun silah seslerinin duyulduğu operasyon sırasında Mehmet Reşit Arıcı (18) ile Naim Noyan (29) hayatını kaybederken, 3 kişi ise yaralanmıştı.

    Önce Yüksekova Devlet Hastanesi’ne kaldırılan 2 kişinin cenazesi, daha sonrada Hakkari Devlet Hastanesi morguna getirildi. Hastane önündeki bekleyiş sürerken, çevrede yoğun güvenlik önlemleri alındı.

  • Hastaneye Giderken İşitme Cihazını Kaybeden Küçük Ali Yardım Bekliyor

    Bursa’nın İnegöl ilçesinde, tedavi için hastaneye giderken kulağındaki işitme cihazını kaybettiği için duyma sıkıntısı yaşayan çocuk hayırseverlerden destek bekliyor.

    İşitme zorluğu olan 1,5 yaşındaki Ali İsa Ramizoğlu’nun kulağında bulunan işitme cihazından birisi Bursa’ya tedaviye giderken düştü. Araçtan indikten sonra durumu fark eden annesi bütün aramalarına rağmen cihazı bulamadı. O cihaz olmadığı için küçük Ali konuşanları duyamayacağı gibi konuşma kabiliyetini de kaybetme riski altında.

    İnegöl’ün Akhisar Mahallesi’nde ikamet eden Ramiz ve Nergiz çifti, ne yapacağını şaşırmış durumda. Bir fabrikada işçi olarak çalışan baba Ramiz Ramizoğlu, zor şartlarla çocuğuna işitme cihazı aldığını söyleyerek, “Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde kontrolleri süren Ali, bu cihazla konuşanları duymaya başladı. 15 gün evvel eşim tarafından kontrol için hastaneye götürüldü. Eşim, Bursa’da otobüsten indikten sonra çocuğun kulaklarındaki işitme cihazlarından birisinin olmadığını fark etmiş. Otobüsün peşinden koşan eşim yetişememiş. Bunun üzerine İnegöl’deki firmayı arayan eşim otobüse ulaşmış, ancak araç içerisinde yapılan aramada cihaz bulunamamış. Bursa’nın çeşitli yerlerine afişler asarak cihazı görenlerin bize ulaşmasını istedik. 15 gündür haber bekledik, artık umutlarımız tükendi. Cihazı çok zor şartlarla alabildik. İşitme cihazı olmazsa Ali’nin tedavisi yarım kalacak. Hayırseverlerden destek veya cihazı görenlerin bize ulaşmasını bekliyoruz” diye konuştu.

  • Bebeklerini Kaybeden Suriyeli Annelerin Yürek Dağlayan Talepleri

    Suriye’de yaşanan savaş ve iç karışıklığın faturasını en ağır anneler ödüyor. Suriye’den Türkiye’ye sığınan binlerce kadın bir yanda annelik duygusu diğer yanda gelecek duygusu arasında adeta ezilip kalırken, büyük umutlarla denizden kaçak yollarla Avrupa’ya ulaşmak isteyen onlarca anne kaybettikleri çocuklarının cansız bedenine bile kavuşamamanın ızdırabını yaşıyor.

    Zaman zaman bulundukları bölgelerdeki yöneticilere giden annelerin istekleri soğuk kış gününde adeta insanın içini acıtıyor. Çocuklarını deniz ortasında kaybeden pek çok anne çocuklarını canlı kavuşma ümidini kaybedince bari cenazeleri bulunsun diye yalvarıyor.

    Avrupa ülkelerine gitme ümidiyle Kuşadası sahilinden açıldıkları tekne ile Yunanistan’a geçmek isteyen Suriyeli Ailelerden çocuklarını deniz ortasında kaybeden anne Cihan Cemil bunlardan biri. Geçen ay deniz ortasında çocuklarını kaybeden anne diğer Suriyeli anneler gibi bir yandan evlat acısı yaşarken diğer yandan kaybettikleri çocuklarının cansız bedenine dahi ulaşamamanın derin acısını yaşıyor.

    ŞANSLI OLANLAR YENİDEN DENİYOR

    Yaşanan tüm acıya ve onca kayba rağmen Avrupa Sevdası’ndan vazgeçmeyen Suriyeliler, genellikle sahil kesimlerinde yaşıyor ve fırsat bulduklarında mutlaka kaçak yollardan Avrupa’ya ulaşmanın çaresini arıyor. Kendi ölümlerini hiçe sayan anneler kaybettikleri ciğerpareleri olunca durum değişiyor.

    18 AYLIK MUHAMMED’İN ANNESİ ŞANSLI ANNELERDEN

    Bilindiği gibi Aydın’ın Kuşadası ilçesinden, botla Yunanistan’a geçmeye çalışırken botun batması sonucu denizde kaybolan ve sonra balıkçılar tarafından ölmek üzereyken kurtarılan 18 aylık minik Muhammed annesi ile tekrar kavuşmasının mutluluğunu yaşıyor. Bot batınca oğlu ellerinden kayıp kaybolan anne Lorin Halef, ’’Bu yolda ne kadar çok çocuğun öldüğünü bile bile yola çıktık. Başımıza gelen bu feci olaydan sonra Suriye’de olan eşimin yanına dönüp öleceksek orada ölelim” diyerek yasadışı yollardan kaçmayı yeniden deneyeceğini söylemişti.

    Bilindiği gibi olay 21 Ekim Çarşamba günü, Kuşadası Körfezi Ahmetbeyli-Seferihisar’ın yaklaşık yedi mil açığında meydana gelmişti. Yunanistan’a 10 kişilik botla 30 kişi geçmeye çalışan Suriyeli mültecilerin botu su alıp batmaya başlamış 30 kişi suya gömülmüştü. Denizde insanların olduğunu gören balıkçılar ise durumu Sahil Güvenlik ekiplerine bildirirken bir taraftan da denizde olan mültecileri kurtarmaya başlamış Muhammed Bebek inanılmaz bir şekilde kurtarılırken aynı olayda Cihan Cemil isimli anne de 3 çocuğunu kaybetmişti.

  • Emekli Kunduracıdan Patiğini Kaybeden Çocuğa Çağrı

    Taşköprü ilçesinde emekli kunduracı yolda bulduğu çocuk patiğini sahibine ulaştırmak için işyerinin camına ”Bulunmuş Tek Çocuk Ayakkabısı Sahibini Bekliyor” yazısı astı.

    Taşköprü’nün Karasait Mahallesi Karasait Sokak’ta ikamet eden emekli kunduracı Sait Ölçücü, 15 gün önce sokaklarında bulduğu tek çocuk ayakkabısını sahibine ulaştırmak için dükkanın camına ”Bulunmuş Tek Çocuk Ayakkabısı Sahibini Bekliyor” yazısı astı.

    Emekli kunduracı Sait Ölçücü yaptığı açıklamada, “Yıllarca kunduracılık yaptım. Artık iyice yaşlandım, emekli olduktan sonra kunduracılığı da bıraktım. Ama dükkanımda hiç iş yapmasam da vakit geçirmek için geliyorum. 15 gün önce sokağımızda tek bir çocuk ayakkabısı görünce aldım dükkana getirip cama astım. Ben yıllarca ayakkabı diktim, yamasını yaptım. Bir ayakkabının emeğini nasıl yapıldığını iyi biliyorum bu tek ayakkabının sahibine ulaşmasını istiyorum” diye konuştu.