Etiket: Kaybeden

  • Hayatını Kaybeden Ayakkabı Boyacısı İçin Esnaf Helva Dağıttı

    Karabük’ün Safranbolu ilçesinde akciğer kanseri tedavisi görürken hayatını kaybeden ayakkabı boyacısı Muzaffer Çevik (48) için esnaflar boya sandığının başında helva dağıttı.

    Safranbolu’da 25 yıldır ayakkabı boyacılığı yaparak geçimini sağlayan Muzaffer Çevik, akciğer kanseri tedavisi görürken dün hayatını kaybetti. Anne ve babası 2 yıl önce ölen Muzaffer Çevik için Köprülü Mehmet Paşa Camii’nde cenaze namazı kılınarak, ilçe mezarlığında toprağa verildi.

    İlçe esnafı tarafından ‘Boyacı Muzo’ diye bilinen Muzaffer Çevik için esnaf cenaze namazının ardından boya sandığının yanında vatandaşlara helva dağıttı.

    Herkes tarafından çok sevilen Çevik’in, 1 ay önce de apartman dairesini Diyanet Vakfı’na bağışladığı öğrenildi.

  • Kızını Trafik Kazasında Kaybeden Anne İntihar Etti

    İzmir’in Ödemiş ilçesinde, 6 yıl önce kızını trafik kazasında kaybetmesinin ardından bunalıma giren genç kadın, evinin bahçesinde kendini asarak intihar etti.

    Edinilen bilgiye göre, Kuvvetli Mahallesi Karacaoğlan 3. Çıkmazı’nda Ödemiş Belediyespor Ertuğrul Özdemir Tesisleri yanındaki evde yaşayan Mücella Nizam’dan (35) haber alamayan yakınları, şüphelenerek eve geldi. Nizam’ı bahçedeki çardakta iple asılı durumda bulan yakınları hemen 112 ve polis ekiplerine haber verdi. Olay yerine gelen 112 ekipleri Nizam’ın hayatını kaybettiğini belirledi.

    Mücella Nizam’ın 2009 yılının Aralık ayında Selçuk’ta Belevi Gölü yakınlarında meydana gelen trafik kazasında kızı Özge Nizam’ı (11) kaybettiği, kızının ölümünde beri bunalımda olan ve tedavi gördüğü öğrenildi.

    Nizam’ın cenazesi nöbetçi savcılığın evdeki incelemelerinin ardından önce Ödemiş Devlet Hastanesi morguna ardından İzmir Adli Tıp Kurumu’na kaldırıldı.

  • Motosiklet Kazasında Hayatını Kaybeden Genç, Ölümünün İkinci Yılında Anıldı

    Zonguldak’ın Kozlu ilçesinde 21 Şubat 2014 tarihinde, yeni aldığı motosikletiyle işçi servisinin altında 10 metre sürüklenerek hayatını kaybeden 23 yaşındaki Mert Çebi, ölümünün ikinci yılında mezarı başında anıldı.

    2 yıl önce, 67 DU 859 plakalı motosikletiyle Zonguldak-İstanbul karayolu üzerinde seyreden Mert Çebi, G.G. idaresindeki 34 GG 5287 plakalı otomobille çarpıştıktan sona karşı şeride geçerek İ.K.’nin kullandığı 67 ND 038 plakalı işçi servisinin altında 10 metre sürüklenerek hayatını kaybetmişti. Çebi, ölümünün ikinci yılında mezarı başında anıldı.

    Çebi’nin mezarı başına giden motosiklet tutkunlarını baba Mehmet ve anne Özlem Çebi karşıladı. Birçok üyenin gözyaşlarına hakim olamadığı anma programında motosiklet kulübü üyeleri mezara karanfil bırakarak dua etti.

    Kazanın üstünden iki yıl geçmesine rağmen hala acılarının taze olduğunu ifade eden Zonguldak Motosiklet Kulübü Başkanı Suat Ölmez, “2014 yılında kaybettiğimiz üyemiz, canımız kardeşimiz Mert Çebi’yi mezarı başında anmak için tekrar buraya geldik. Yaşına binaen 23 adet karanfil bıraktık. Ailesi burada, sevenleri buradalar. Her sene bunu tekrarlayacağız. Allah motosiklet sürücülerine kaza bela vermesin. Kardeşimiz genç yaşta elim bir kaza sonucu hayatını kaybetti. Motosikletlileri kimse fark etmiyor. Bize hiçbir şekilde değer verilmiyor. Halbuki trafikte, vergide her şeyimiz aynı. Ancak sürüş olayına geldiğimiz zaman biz motosikletlileri hiç yerine koyuyorlar. Bizleri kendi evlatları gibi düşünseler bu kazalar olmayacak” dedi.

    Mert Çebi’nin gözü yaşlı babası Mehmet Çebi de anma programına gelen motosiklet kulübü üyelerine teşekkür etti. Baba Mehmet Çebi, “Oğlum gibi genç yaşta motosiklet kazasında ölenlere rahmet diliyorum. Tüm ailelere baş sağlığı diliyorum. Oğlumdan sonra benzeri birkaç kaza daha oldu. O ailelerle dayanışma içerisinde olmak istiyoruz. Aynı acıları onlar da yaşıyorlar. İnşallah ülkemizde motosikletle ilgili insanlar biraz daha duyarlı olur. Bu konuda onları bu dikkate çekmek istiyoruz” diye konuştu.

    Öte yandan anma programında O Ses Türkiye şampiyonlarından ve ZMK üyesi Hasan Doğru da hazır bulundu.

  • Fatih’te Çıkan Yangında Hayatını Kaybeden Genç Kız Toprağa Verildi

    Fatih’te ahşap bir binada çıkan yangından kurtulmak için 3’üncü kattan atlayarak kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden Yasemin Kocabey gözyaşları içinde son yolculuğuna uğurlandı.

    Fatih Cibali’de dün akşam ahşap bir binada çıkan yangında alevlerden kurtulmak için 3’üncü kattan zemine atlayan, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden 14 yaşındaki Yasemin Kocabey son yolculuğuna uğurlandı. Kocabey için Fatih Camii’nde ikindi namazına müteakiben cenaze töreni düzenlendi. Cenazeye babası Salim, annesi Emine Kocabey, ailenin akrabası olduğu öğrenilen Galatasaraylı eski futbolcu “Papen Mustafa” lakaplı Mustafa Kocabey, Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir, aile fertleri ve sevenleri katıldı.

    Baba Salim Kocabey cenazede taziyeleri kabul etti. Cenazeye katılan Yasemin Kocabey’in arkadaşları gözyaşlarına boğuldu. Kılınan cenaze namazının sonrasında helallik alındı. Yasemin Kocabey’in cenazesi defnedilmek üzere Beyoğlu’ndaki Kulaksız Mezarlığı’na götürüldü.

    14 yaşında olan Yasemin Kocabey’in Fatih İmam Hatip Ortaokulu 8’inci sınıf öğrencisi ve 6 kardeş olduğu öğrenildi.

    Ailenin komşusu olan Mustafa Turan isimli bir vatandaş, “Yavrumuz evde tek başına yandı. Ev 3 katlı ahşap bina. Çocuk annesinden ayrılıp eve geliyor. Alt katta halası sobayı tutuştururken ev alev alıyor. Ahşap bina olunca çocuk panik yapıyor. Panik yapınca kendini aşağı atıyor” dedi.

  • İdlip’te 30 Kişinin Öldüğü Pazaryeri Saldırısında Ayağını Kaybeden Anne, 3 Çocuğunu Da Sağ Kurtardı

    Suriye’de Esad rejimine ait savaş uçaklarının, 30 kişinin ölümüne neden olan İdlip’teki pazar yeri saldırısında uçakların sesini duyarak çocuklarına sarılan Nesrin Hamada çocuklarının hayatını kurtarırken, ayağı yıkıntılar arasında kaldı. Hamada, pazar alışverişi öncesinde kendisini ziyaret eden 10 yakınını da aynı saldırıda kaybettiğini söyledi.

    Türkiye’de tedavi gören gören 30 yaşındaki Nesrin Hamada, 6 ay önce Esad rejimine ait savaş uçakları tarafından gerçekleştirilen ve 30’u aşkın kişinin ölümüyle sonuçlanan pazar yeri saldırısını anlattı. saldırı esnasında pazar alışverişi öncesi kendisini ziyaret eden 10 yakını ve arkadaşı ile birlikte oturduğunu belirten Sevgi Hamada, savaş uçaklarının sesini duyunca hemen çocuklarına sarılarak, yere kapaklandığını anlattı. Eşinin pazar yeri çevresinde hamallık yapması nedeniyle evde olmadığını belirten Sevgi Hamada, büyük bir gürültü ve patlamanın ardından ayağını hissetmediğini anlattı. Saldırıda 10’u aşkın akraba ve arkadaşının öldüğünü söyleyen Hamada, eşi ve çocukları ile birlikte Öncüpınar Sınır Kapısı’ndan geçirilerek, Türkiye’ye getirildi. Saldırıdan sonraki süreci pek hatırlayamadığını anlatan Hamada, ağır yaralı olarak kaldırıldığı Kilis Devlet Hastanesinde yeniden hayata döndürüldüğünü söyledi. Sağ ayağı kesilen Sevgi Hamada, tedavisinin ardından eşi ve çocukları ile birlikte Gaziantep’in İslahiye ilçesi Beyler Mahallesi’nde atıl bir evde yaşamaya başladı.

    Ülkelerinde acı tatlı hatıralarına rağmen iç savaştan kaçarak Türkiye’ye sığınan Hamada ailesi, burada ise yeni bir yaşam mücadelesi vermeye başladı. Elektriği bile bulunmayan harabe bir evde yaşayan Hamada ailesi, soğuk kış günlerinde çok zorlu günler geçirmeye başladı. Bir ayağının bulunmaması nedeniyle çok zorlandığını belirten Nesrin Hamada, soğuk kış koşulları ile çok daha kötü bir duruma düştüklerini ifade etti.

    BELEDİYE SAHİP ÇIKTI

    Ailenin durumunu haber alan İslahiye Belediye Başkanı Kemal Vural, harabe halindeki evin elektrik su ve diğer tamirat işlerini üstlendi. Beyler Mahallesi Muhtarı Ömer Kılınç tarafından ailenin durumu Başkan Vural’a iletildi. Vural’ın aileyi ve evi incelemesinin ardından göndereceği ekipler tarafından evin tüm tadilat masrafları karşılanacak. Muhtar Kılınç, “Ailenin kaldığı evin durumunu Belediye Başkanımız Kemal Vural’a illetik, oda gelip evde incelmelerde bulunacak. Evin tüm tadilat işlerini üsteleneceği sözünü verdi. Dünya bu trajediye sesiz kalıyor ama biz sessiz kalamazdık. Bu sığınmacılara sadece Türkiye Cumhuriyeti sahip çıkıyor. 21 yüzyılda elektriksiz kalan Suriyeli bir aile. Bu kış günlerinde kafalarını sokacak bir yerleri olmadığı için mecburen harabeye dönmüş, bu boş ve atıl binada kalıyorlar. İnşallah Belediye Başkanımız Vural’ın da desteğiyle bu evin tüm bakımı yaptıracağız. Bu insanların kalabileceği bir yuva haline getirilecektir. Ayrıca ailenin diğer ihtiyaçlarını da karşılamaya veya temin etmeye çalışıyoruz” dedi.

    DUALAR GÖZYAŞLARINA KARIŞTI

    Yaşadıkları nedeniyle Esad rejimine tepki gösteren Nesrin Hamada, gözyaşlarını tutamayarak kendilerine yardımcı olduğu için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Ahmet Davutoğlu, Gaziantep Büyükşehir belediye Başkanı Fatma Şahin ve İslahiye Belediye Başkanı Kemal Vural’a dua etti. Türkiye’den başka dostlarının bulunmadığını belirten Hamada, “Esad’ı sevmiyoruz. Esad bir zalim. Bu zalimin bir an evvel gitmesini ve ülkede yeniden huzurun sağlanmasını istiyoruz. Uçakların saldırısında ayağımdan yıkıntıların arasında kaldı. Kilis’e getirilerek, burada tedavi altına alındım. Türkiye Cumhuriyeti Devletinden ve vatandaşlarından Allah razı olsun. Bizlere yardımcı oldular, bizlere destek verdiler.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Ahmet Davutoğlu,Gaziantep Büyük Şehir Belediye Başkanı Fatma Şahin,İslahiye Belediye Başkanı Kemal Vural ve Beyler Mahallesi Muhtarı olmak üzere herkese sonsuz teşekkür ederim bizlere kucak açtıkları için onları çok seviyoruz. Bu evde elektrik bile olmasına rağmen Türklerin ilgisi, desteği ve yardımları nedeniyle minnet borçluyuz” diye konuştu.

    AVRUPA ÜLKELERİNE ÇAĞRI

    Kendilerine gösterilen ilginin memnuniyetini ve yaşadıklarının mahcubiyetini birlikte hissettiklerini belirten Nesrin Hamada, Avrupa ülkelerine de mültecilere karşı duyarlı olmaları çağrısında bulundu. Suriyelilerin vatanlarını, mezarlarını ve hatta yakınlarını bile ülkelerinde bırakarak, ölümü göze alıp, başka ülkelere gitmek istediklerini belirten Nesrin Hamada, “Amerika, Almanya, İspanya ve diğer ülkelerde kapılarını bize açsınlar. Çünkü bu insanlar, zulümden, savaştan ölümden korkuyorlar. Yaşadıklarını geride bırakmak, istemeyerek de olsa topraklarını, vatanlarını, mezarlarını hatta yakınlarını bile bırakarak kapınızı çalan bu insanlara biraz anlayışlı olun. Bu zulümden sıkıntılardan kurtulmak amacıyla denizlerde yolculuk yapanların durumunu, halini görün. Her gün yüzlerce insan boğularak ölüyorlar. Maalesef tüm dünyada, vicdan sahibi, Suriyelilere kucak açan tek ülke var. O da, sadece Türkiye.Türkiye Cumhuriyetin gösterdiği ilgi ve alaka kadar bize kimse ilgi ve alaka göstermiyor” ifadelerini kullandı.