Etiket: Kaybeden

  • Cezayir’de hayatını kaybeden Türk vatandaşları Türkiye’ye getirildi

    Cezayir’de hayatını kaybeden Türk vatandaşları Türkiye’ye getirildi

    Cezayir’de iş kazası sonucu hayatını kaydeden Türk vatandaşlarının cenazesi Türkiye’ye getirildi.

    Cezayir’de yaşayan ve iş kazası sonucu hayatını kaybeden Ağrılı işçiler Murat Yaşar ve Ali Ceylan’ın cenazeleri İstanbul’a getirildi. İstanbul’dan alınacak cenazeler yarın memleketleri olan Ağrı’nın Diyadin İlçesine getirilerek burada toprağa verilecek. AK Parti Ağrı Milletvekili Ekrem Çelebi, konuya ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi:

    “Cezayir’de iş kazası sonucu hayatını kaybeden Diyadinli hemşehrilerimiz Murat Yaşar ve Ali Ceylan’ın cenazeleri girişimlerimiz sonucu bugün akşam İstanbul Atatürk Havalimanı’na, ardından da ilimize götürülecek. Kardeşlerimize Allah’tan rahmet, ailelerine başsağlığı diliyorum.”

  • Kalp krizi sonucu hayatını kaybeden Bozdoğanlı genç toprağa verildi

    Kalp krizi sonucu hayatını kaybeden Bozdoğanlı genç toprağa verildi

    Aydın’ın Bozdoğan ilçesinde iş yerinde geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybeden 28 yaşındaki Tolga Çilenger sevenlerinin gözyaşları içinde toprağa verildi.

    Bozdoğan’da oto elektrik dükkanı işleten Tolga Çilenger iş yerinde bir anda rahatsızlandı. Çilenger’in komşularının ihbarı üzerine iş yerine 112 Acil Sağlık ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri ilk müdahalenin ardından Çilenger’i hastaneye kaldırdı. Çilenger doktorların tüm çabalarına rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Çilenger’in genç yaşta hayatını kaybetmesi Bozdoğan’ı yasa boğdu.

    Tolga Çilenger’in cenazesi Bozdoğan Çarşı Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından Bozdoğan Belediyesi Asri Mezarlığı’nda sevenlerinin gözyaşları arasında toprağa verildi. Cenaze törenine Çilenger ailesi, yakınları ve vatandaşlar katıldı.

  • Türk Sağlık Sen’den ‘Hayatını kaybeden sağlıkçılar şehit sayılsın’ talebi

    Türk Sağlık Sen’den ‘Hayatını kaybeden sağlıkçılar şehit sayılsın’ talebi

    Türk Sağlık-Sen şube başkanları ve yönetim kurulları istişare toplantısının 9’uncusu telekonferans yoluyla gerçekleştirildi. Yapılan istişare toplantısının ardından değerlendirmelerde bulunan Türk Sağlık Sen Manisa Şube Başkanı Ali Dağlıoğlu, talepleri için mücadeleye devam edeceklerini belirtirken korona virüs salgınında görevleri başında hayatını kaybeden sağlıkçıların şehit sayılması için girişimlerde bulunduklarını açıkladı.

    Toplantının açılışında teşkilat mensuplarına seslenen Türk Sağlık Sen Genel Başkanı Önder Kahveci’nin salgın süreci, sağlık çalışanlarının mağduriyetleri ve talepleri ile ilgili değerlendirmelerde bulunduğunu kaydeden Türk Sağlık Sen Manisa Şube Başkanı Ali Dağlıoğlu, “Genel Başkanımız Önder Kahveci konuşmasına salgınla kahramanca mücadele ederken hayatını kaybeden sağlık çalışanlarını anarak, virüse yakalananlara da acil şifalara dileyerek başladı. Virüsü yenen teşkilat mensuplarımıza da geçmiş olsun dileklerini iletti. Hayatını kaybeden sağlık çalışanlarının şehit olarak kabul edilmesi için girişimlerde bulunduklarını bunun hayata geçmesini istediklerini belirtti. Türkiye’nin salgınla başarılı bir şekilde mücadele ettiğini ve dünyaya örnek olduğunu kaydeden Genel Başkanımız Önder Kahveci bu süreçteki çalışmalarından dolayı Sağlık Bakanına, bakanlık idarecilerine, kamu yöneticilerine, tüm kamu çalışanlarına ve özellikle kahraman sağlık çalışanlarına teşekkür etti. Sağlık çalışanlarının kahramanca mücadelelerine ve yaptıkları fedakarlığa salgın sürecinde tüm Türkiye’nin şahit olduğunu aktaran Genel Başkanımız Önder Kahveci çalışanların bu süreçte sadece mağduriyetlerinin giderilmesi ve sorunlarını çözülmesi gibi bir talepleri olduğunu kaydetti.” dedi.

    Türk Sağlık-Sen olarak bu süreçte çalışanların tüm sorunlarını gerek görüşmeler gerek başvurular gerekse açıklamalar ile gündeme getirerek çözüm aradıklarını kaydeden Dağlıoğlu, “Sağlık çalışanlarının Türk milletinden beklediği teşekkür ve dua necip milletimiz tarafından gerçekleştirildi ama yöneticilerden beklediği sorunların çözülmesi ve alın terinin heba edilmemesi talepleri görmezden gelindi.” diye konuştu.

    “Döner sermayede kalıcı çözüm gerekli”

    Süreçte üç ay tavandan ek ödemenin kapsamı, süresi, adaletsizliği ile çalışanların beklentisinden çok uzak kaldığını belirten Dağlıoğlu, filasyonda görev alan aile hekimliği çalışanları, sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan sağlık meslek mensubu dışındaki tüm çalışanlara ise hiçbir ilave ücret verilmediğini belirtti.

    Türk Sağlık-Sen olarak günü kurtarma girişimleri yerine kalıcı çözümler beklediklerini ifade eden Dağlıoğlu, taban aylığa zam, döner sermaye sisteminin baştan aşağı yenilenmesi gibi taleplerini gündemde tutmaya devam edeceklerini belirterek döner sermaye sisteminin çalışan eksenli bir hale gelmesinin zaruri olduğunu kaydederek, döner sermayelerin emekliliğe yansımasının da hayata geçmesi gereken bir diğer önemli değişiklik olduğunu sözlerine ekledi.

    “3600 ek gösterge hayata geçmeli, sözleşmelilere kadro verilmeli”

    Söz verilen 3600 ek göstergenin hayata geçmesi gerektiğini ifade eden Dağlıoğlu, bu meselenin de takipçisi olduklarını kaydetti. Tüm kamu çalışanlarının kadrolu olması gerekliliğinin temel düşünceleri olduğunu ifade eden Dağlıoğlu, kamuda kadrolu istihdam dışındaki tüm ucube istihdam modellerinin terk edilerek tüm sözleşmelilere kadro verilmesi için mücadeleye devam ettiklerini kaydetti. Hizmetlilerin de yıllardır hak ettikleri, görevlerini yaptıkları memurluk kadrosuna geçişlerinin sağlanması meselesinin de nihayete erdirilmesi gerektiğine vurgu yapan Dağlıoğlu, sınavsız unvan değişikliği gibi haklı bir talebinde kabul edilmesi gerektiğinin bu yönde de çağrı yaptıklarını belirtti.

    Sözleşmeli çalışmaya karşı oldukları gibi sözleşmeli yöneticiliğe de karşı olduklarını vurgulayan Dağlıoğlu, “Sağlık Bakanlığı yanlış bir uygulama olmasına rağmen sözleşmeli yöneticilikte hala ısrar ediyor. Tüm yönetici sözleşmeleri 15 Ağustos’ta yenilenecek. Bu süreçte temel beklentimiz yönetici kriteri olarak sadece ehliyet ve liyakatin esas alınmasıdır. Birilerine sadakat değil Türk devletine sadakat aranmalıdır. Bu yönde çağrılarımızı sıklaştıracağız” dedi.

    “Sosyal hizmet çalışanlarına ek ödeme yapılmalı”

    Salgın sürecinde sosyal hizmet çalışanlarının huzurevleri, yaşlı bakım merkezleri ve sevgi evleri gibi kurumlarda özveri ve fedakarlıkla hizmet sunduklarını hatırlatan Dağlıoğlu, alın terlerinin karşılığı ve bir teşekkür olarak ek bir ödemenin verilmesi gerektiğini söyledi. Bu konudaki taleplerini Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na ilettiklerini belirten Dağlıoğlu, toplantıda ortaya konulan sorunların ve taleplerin Genel Başkanları Önder Kahveci tarafından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a iletileceğini söyledi.

    Sağlık çalışanlarının sorunları için çözüm aramaya kararlı olduklarını, çalışanlar için mücadeleyi hız kesmeden sürdürmeye devam edeceklerini ifade eden Dağlıoğlu şunları söyledi: “Biz Türk Sağlık-Sen tüm gücümüzle sağlık çalışanlarının yanında olmaya, onların hakkı ve hukuk için girişimlerde bulunmaya, kamuoyu oluşturmaya ve çözüm üretilmesine katkı sunmaya devam edeceğiz. Çalışanın hak ve hukukun zarar görmemesi için tüm gücümüzü kullanacağız.“

  • Silahlı çatışmada kocalarını kaybeden 4 kadın aynı kaderi paylaştı

    Silahlı çatışmada kocalarını kaybeden 4 kadın aynı kaderi paylaştı

    Erzurum’un Çat ilçesinde geçtiğimiz hafta kız kaçırma meselesi yüzünden iki aile arasında bulunan husumet nedeniyle çıkan kavgada 5 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi yaralandı. Güneş ailesinin geçimini sağlayan Hasan, Sıddık, Sinan ve Baki Güneş, husumetlileri tarafından vuruldu. Geride kalan 4 kadın ise eşlerinin mezarı başında dua ederek gözyaşı döktüler.

    Geçen Cumartesi günü Çat ilçesine bağlı Köseler Mahallesinde Güneş ve Yıldız ailesi arasında çıkan silahlı çatışmada 5 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi yaralandı. 2014 yılında Yıldız ailesinden Burhanettin Yıldız, Hasan Güneş’in kızı Fatma Güneş’i kaçırdı. Olay üzerine gerilen aileler ara bulucu sayesinde barıştı. Çiftin düğünü yapıldıktan sonra Fatma Güneş, düğünden aylar sonra bilinmeyen bir nedenden dolayı intihar etti. Yıllar sonra bitmeyen husumette Güneş ailesi tarlalarına gübreleme yapmaya giderken Yıldız ailesi üyeleri tarafından saldırıya uğradı.

    Traktörle tarlaya giden Hasan, Sıddık, Sinan ve Baki Güneş’e, yolda karşılarına çıkan Sıracettin Yıldız tarafından uzun namlulu silahla ateş açıldı. Güneş ailesi de yanlarında bulunan tabancayla Yıldız’a karşılık verdi. Arkadan gelen İrfan ve Burhanettin Yıldız, uzun namlulu silahlarla ateş açtı. Olayda Hasan Güneş, Sıddık Güneş ve tek çocuğu olan Sinan Güneş, Baki Güneş ile Sıracettin Yıldız hayatını kaybetti. İki tarafı ayırmak isteyen bir kişi ise yaralandı.

    “Geride 10 yetim çocuk kaldı”

    Silahlı çatışmada hayatını kaybeden Hasan Güneş’in 6, Sinan Güneş’in 2, Baki Güneş’in ise 2 çocuğu yetim kaldı. Sıddık Güneş’in ise tek çocuğunun Sinan Güneş olduğu belirtildi. 1 sene önce askerden gelen Sinan Güneş silahlı çatışma da babası ile aynı kaderi paylaştı.

    “Kocasının ölümünü cep telefonuyla konuşurken duydu”

    Olay anında Baki Güneş, Sinan Güneş’in eşi olan Fidan Güneş’i arayarak saldırıya uğradıklarını söyledi. Fidan Güneş, telefonda konuşurken silah seslerini ve kocası Sinan Güneş’in öldüğünü duydu. Telefonu kapatarak olay yerine koşan Fidan Güneş, eşi Sinan Güneş, kayınpederi Sıddık Güneş ve akrabaları Hasan ile Baki Güneş’in cesedi ile karşılaştı.

    Sinan Güneş’in eşi Fidan Güneş, “Olay günü eşim Sinan Güneş, amcasının oğlu Baki Güneş, kayınpederim Sıddık Güneş ve Hasan Güneş gübre alarak Hazazlar mevkinde bulunan bize ait tarlaya gittiler. 15 dakika falan sonra telefon geldi. Baki Güneş, ‘Sıddık Yıldız’ın oğulları bizi öldürecekler, bize pusu kurmuşlar’ dedi. Telefonla aradı, laf ağzındayken silahlar patladı. O anda çatışma olduğunu anladık. Kalkıp olay yerine gitmek istedim, belki benim eşim canlıydı, gitsem belki kurtarabilirdim. Sıddık Yıldız beni darp etti, bana ağza alınmayacak hakaretler savurdu. ‘Ben senin eşini öldürdüm, seni de oğlunu da onun yanına gömeceğim’ dedi. Bu kavga, aramızdaki husumet arazi anlaşmazlığı değil. Kız kavgası, Fatma Güneş’in kaçması üzerine aramızda husumet başladı. Hangi anne, baba yavrusuna git kendini öldür, intihar et diyebilir. Fatma Güneş kaçtı, 3 ay sonra kendini astı. Fatma onların baskılarına dayanamadı, sürekli darp ettiklerine, eziyet, işkence ettiklerine dair görgü tanığı da var” dedi.

    “Zanlılar için idam istiyoruz”

    Olaydan sonra zanlılar için idam istediklerini belirten Fidan Güneş, “İdam istiyorum. Beni iki yetimle ortada bıraktılar. Katillerine de sesleniyorum, ben yıkılmadım benim çocuğum var Sinan’ın yerine, Baki’nin de çocukları var biz yıkılmadık ayaktayız. Bundan sonra bir şey yapmayı düşünmüyorum. Evlatlarımı babalarını kaybettim diye ortada bırakacak değilim. Ben evlatlarımı annelikte yapacağım, babalık da yapacağım, sahip de çıkacağım. Gelip bizi tehdit ediyorlar. ‘Benim 100 adamım var, benim namusumun ellere kalacağını da bilsem Sinan ve Baki’yi öldüreceğim’ diyorlar. Bu zalimlik, pusuya yattıkları apaçık belli” diye konuştu.

    “Oğlunun doğum günü için pasta aldı, akşama cenazesi geldi”

    Tarlaya çıkmadan önce 21 yaşındaki Sinan Güneş, 3 yaşındaki oğlu Yiğit Güneş’in doğum günü için pasta alarak eşi Fidan Güneş’e getirdi. ‘Pastayı hazırla, gidip geldikten sonra kutlarız’ diyen Güneş’in, saatler sonra ölüm haberi geldi.

    İkinci çocuğuna 4 aylık hamile olan Fidan Güneş, “Yiğit’imin doğum gününün olduğu gün ben Sinan’ımı toprağa verdim. Yiğit’imin doğum gününü babası kanıyla kutladı. Çocuğumun 3. yaşını ben kanla kutladım. Eşim pasta getirdi, akşama hazırlık yap gelip Yiğit’in doğum gününü kutlayacağım dedi. Gitti bana cenazesi geldi, ben oğlumun hediyesi olarak babasının cenazesini verdim. Oğlum 3 yaşına girdi babası göremedi” ifadelerini kullandı.

    “Kozlarımızı paylaşacağız daveti yalan”

    Olay anında kurşunların traktöre de isabet ettiğini belirten Fidan Güneş, “Traktörden can havliyle nasıl atlamışlarsa uzak mesafe yaralı olarak gitmişler. Bizi öldürmeye davet etmişler lafı yalan yanlarında bulunan sopa. Sopayla gitmişler. Madem savaşa çağırmışlar neden 4 kişiye 1 kişi gitmişler. Bizim onlara karşı kullandığımız silah sopa” şeklinde konuştu.

    Olay sonrası kaçan İrfan Yıldız ve Burhanettin Yıldız, askeri helikopter destekli jandarma ekipleri tarafından başlatılan arama ve yakalama çalışmasında 23 saat sonra olay yerine 10 kilometre uzaklıktaki Göbekören Mahallesi yakınlarında bulunan arazide yakalanarak gözaltına alındı. İki kişinin yakalanmasının ardından yapılan aramalar sonucunda; 1 adet ruhsatsız Kaleşnikof Piyade Tüfeği, 4 adet ruhsatsız tabanca ve 3 adet ruhsatsız av tüfeği ele geçirildi. İrfan Yıldız ve Burhanettin Yıldız 3 Haziran 2020 tarihinde çıkarıldıkları adli makamlarca tutuklanmasını müteakip, Erzurum E Tipi Kapalı Cezaevine konuldu.

    Olaya karışan Yıldız ailesi üyeleri ve eşyaları jandarma ekipleri tarafından köyden çıkarılarak başka köye taşındı.

    Öte yandan, Köseler Mahallesinde çıkacak herhangi bir olumsuz duruma karşı jandarma ekipleri yoğun güvenlik önlemi aldı.

  • Mülteci çocuklar, hayatını kaybeden vatandaşlar için hatmi şerif okudu

    Mülteci çocuklar, hayatını kaybeden vatandaşlar için hatmi şerif okudu

    Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne bağlı Çocuk Destek Merkezinde kalan Afganistan, Türkmenistan, Pakistan uyruklu çocuklar Elazığ ve Malatya’da hayatını kaybeden vatandaşlara hatmi şerif okudu.

    Çocuk Destek Merkezinde okunan hatmi şerifin duasına Erzurum İl Müftüsü Hasan Hüsnü Sula, Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Cemil İlbaş, AÇSH İl Müdür Yardımcısı Tamer Ekinci, İl Müftü Yardımcısı Müseffa Akbulut, Aziziye Müftüsü Ebubekir Bayrak, Aziziye Müftülüğü Şube Müdürü Ahmet Güney, Aile Dini Rehberlik Bürosu Vaizi Nuran Bayrak, Yarımca Cami İmamı Mustafa Karsuoğlu, Çocuk Destek Merkezi Müdürü Seyfullah Yazık, Çocuk Destek Merkezi Müdür Yardımcısı Ahmet Gömleksiz katıldı.

    Erzurum İl Müftüsü Hasan Hüsnü Sula, çocuklara duyarlı davranışından dolayı teşekkür ederek, vefat eden depremzedelere Allah’tan rahmet, yaralılara şifa diledi.

    Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Cemil İlbaş ise kuruluştaki çocuklara dini eğitimlerde verildiğini belirterek, eğitimlere destek veren İl Müftüsü Sula ve ekibine teşekkür etti.

    İlbaş, depremde hayatını kaybeden vatandaşlara Allah’tan rahmet dileyerek, yaralılara şifa dileklerinde bulundu.

    Konuşmaların ardından okunan hatmi şeriflerin duası İl Müftüsü Sula tarafından yapıldı.