Etiket: Kaybeden

  • Gaziantep’teki yangında hayatını kaybeden Siirtli Hamzaoğlu defnedildi

    Gaziantep’teki yangında hayatını kaybeden Siirtli Hamzaoğlu defnedildi

    Gaziantep’te, özel bir hastanenin yoğun bakım servisinde çıkan yangında hayatını kaybeden 10 kişiden biri olan Abdi Hamzaoğlu’nun (68) cenazesi Siirt’te toprağa verildi.

    Gaziantep’te özel bir hastanenin korona virüs (Covid-19) yoğun bakım ünitesinde yüksek akım oksijen cihazının yanması nedeniyle meydana gelen olayda hayatını kaybeden Siirtli Abdi Hamzaoğlu’nun cenazesi, Gaziantep Adli Tıp Kurumu’nda yapılan otopsi ve işlemlerin ardından ailesine teslim edildi. Hamzaoğlu’nun cenazesi Şeyh Muhammed El Hazin Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi.

  • Hastanede hayatını kaybeden şahsa 3 saat boyunca müdahale edilmediği iddia edildi

    Hastanede hayatını kaybeden şahsa 3 saat boyunca müdahale edilmediği iddia edildi

    Rize’de kayalıklarda baygın halde bulunan şahıs, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Ailesi, yaşlı adamın hastanede 3 saat bekletildiğini ve bu süre zarfında kendisine müdahalede bulunulmadığını iddia etti.

    Olay, Derepazarı ilçesi sahilinde meydana geldi. Evden balık tutmak için çıktığı öğrenilen 64 yaşındaki Kazım Metin, sahilde gezenler tarafından baygın halde bulundu. Durum hemen sağlık ekiplerine bildirildi. Olay yerine gelen 112 Acil Servis ekibi, Kazım Metin’i Rize Devlet Hastanesi’ne kaldırdı. Ailesinin iddiasına göre, hastanede 3 saat bekletilen ve bu süre zarfında kendisine hiçbir müdahalede bulunulmayan şahıs hayatını kaybetti.

    “16.00’da hastaneye giren insana 19.00’a kadar hiçbir müdahale yapılmamış”

    Olayla ilgili konuşan Adem Metin, “Babam 14.00 sularında evden ‘balığa gidiyorum’ diyerek çıktı. O süreçte evde yemek hazırlanıyor, saat 15.00’ten sonra benim eşim sürekli babamı arıyor. Durmadan babamı arayınca biz de şüpheleniyoruz ‘bir şey mi oldu’ diye. Orada görenler ambulansı aramış. Ambulans gelince babamı oradan alıyorlar” dedi. Babasının saat 16.00 sıralarında hastaneye giriş yaptığını ileri süren Adem Metin, “Sadece bir serum yapmışlar, ondan önce de tomografi ve bir kan tahlili aldılar. Biz bu süre zaafında sürekli arıyoruz ama telefona kimse bakmıyor. En son müşahededeki insanlar rahatsız oluyor ve hemşireye ‘Şu adamın telefonuna bir bakın’ diyorlar. O an saat 19.00’a geliyordu. Yani 16.00’da giren bir insana o saate kadar hiçbir müdahale yapılmamıştı” şeklinde konuştu.

    “Hepsinden şikayetçi olacağım”

    Sorumlulardan şikayetçi olduklarını ve davanın takipçisi olacaklarını sözlerine ekleyen Adem Metin, “Beyne anjiyo yapılması için RTEÜ Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne getirdiğimiz zaman oradaki doktorlar çok geç kalınmış olunduğunu söyledi. Zamanında müdahale edilseydi çok daha farklı şeyler olurdu. Hepsinden şikayetçi olacağım. Bizim canımız yandı” ifadelerini kullandı.

    “İhmal var, sorumlusu cezasını çekmeli”

    Amaçlarının böyle bir olayın bir daha yaşanmaması olduğunu ve ihmalin sorumlularının cezasını çekmesini istediğini dile getiren Kazım Metin’in yeğeni Hüseyin Sabuncu ise, “Burada derdimiz sağlıkçıları kötülemek değil. Süreci zaten biliyoruz, sağlıkçıların neler çektiğini zaten biliyoruz. Ama burada bir ihmal var ve bu ihmali kim yapmışsa cezasını çekecek. Biz burada acı çekiyoruz, hepimizin başına gelebilir. Herkesin bir empati yapmasını bekliyoruz. Bizim derdimiz, bizim başımıza gelen bir başkasının başına gelemesin. Burada ihmal var ve bu ihmalin sorumlusu kimse cezasını çeksin” diye konuştu.

  • İzmir’deki depremde hayatını kaybeden Nurcan Hiçyılmaz Tosun toprağa verildi

    İzmir’deki depremde hayatını kaybeden Nurcan Hiçyılmaz Tosun toprağa verildi

    İzmir’de meydana gelen 6,6 büyüklüğündeki depremde Barış Sitesi enkazından çıkarılarak hastanede tedavi altına alınan ve dün yaşamını yitiren Nurcan Hiçyılmaz Tosun, Ankara’da toprağa verildi.

    İzmir’de 30 Ekim’de meydana gelen 6,6 büyüklüğündeki depremde, Bayraklı ilçesinde bulunan 4 bloklu Barış Sitesi’nin, 3 bloku yan yatarak bir kısmı çökmüş ve bir bloğu da zarar görmüştü. Deprem sonrası enkazdan çıkarılarak Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde tedavi altına alınan Nurcan Hiçyılmaz Tosun (50), dün akşam saatlerinde yaşamını yitirmişti. Nurcan Hiçyılmaz Tosun’un naaşı, eşi Murat Tosun tarafından Ankara’ya götürülerek burada kılınan cenaze namazının ardından Karşıyaka Mezarlığı’nda defnedildi.

    Ayrıca, İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), İzmir’de 30 Ekim’de meydana gelen 6,6 büyüklüğündeki depremde yaşamını yitirenlerin sayısının 116’ya yükseldiğini açıklamıştı.

  • Korona virüsten hayatını kaybeden 14 yaşındaki Semir’in hayali aşçılıktı

    Korona virüsten hayatını kaybeden 14 yaşındaki Semir’in hayali aşçılıktı

    Sakarya’da korona virüs nedeniyle hayatını kaybeden 14 yaşındaki çocuğun babası Bilal Şair, oğlunun küçüklüğünden beri aşçı olmak istediğini ve bu yıl aşçılık lisesine başlayacağını belirterek, “Korona virüs yüzünden oğlum hayalleriyle birlikte öldü” dedi.

    Erenler ilçesi Değirmendere Mahallesinde ikamet eden Bilal ve Hatice Şair’in iki çocuğundan biri olan 14 yaşındaki Semir Şair, bir süredir Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yaklaşık 1 aydır korona virüs tedavisi görüyordu. 14 yaşındaki Şair yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatın kaybetti. Semir Şair’in babası Bilal Şair ise yaşadığı o acı günleri anlattı. Baba Şair, oğlunun küçüklüğünden beri aşçı olmak istediğini bu sene aşçılık lisesine başlayacağını belirterek korona virüs yüzünden oğlunun hayalleriyle birlikte öldüğünü dile getirdi. Korona virüsü freni patlamış bir kamyona benzeten baba Şair, amcasının oğlu olan 53 yaşındaki Cengiz Şair’i, iki gün sonra da kendi oğlunu kaybettiğini belirterek yaşamlarında birbirlerini çok sevdiğini ve bu yüzden mezarlarının da yan yana olduğunu kaydetti. Korona virüsten dolayı hayatını kaybeden 14 yaşındaki Semir Şair’den geriye ise babasıyla çekilmiş fotoğrafları ve sosyal medyada paylaştığı videolar kaldı.

    Fenalaşınca hastaneye götürdük

    37 yaşındaki baba Bilal Şair, “Yaklaşık 1 ay önce oğlumuz Semir hastalandı ve hastaneye yatırdık. Gerekli tahliller yapıldı, ciğer röntgeni çekildi. Görselden korona virüs olduğu tespit edildi. Ciğerlerde astım ve bronşit hastalığı daha önceden vardı çocuğumuzun. Zaten ilk olarak astım ve bronşitten götürdük biz hastaneye. Yaklaşık 7-8 yıl önce tedavi olmuştu ama bronşit tamamen temizlenmediği için, ciğerlerde kalıntı bıraktı. Üşüttü ve üşüttüğü zaman hastalık tekrar tetikledi, hastaneye götürdük ilk olarak İstanbul’a götürdük. Doktorumuz muayene etti ve ilaçları verdi. İlaçları verdikten sonra biz Adapazarı’na döndük tekrar. Yaklaşık 2 gün ilaç tedavisini bekledik ve daha fenalaşınca burada hastaneye götürdük çocuğumuzu” dedi.

    23 gün entübe olarak kaldı, 3 saniye bile makinalardan ayrılamıyordu

    Oğlunun 23 gün boyunca entübe olarak hastanede yattığını ve 3 saniye bile olsa bağlı olduğu makinalardan ayrılamadığını aktaran baba Şair, “Semir bir gün hastanede yattı ve 2’nci günün akşamı entübeye almak zorunda kaldılar. 1 aya yakın bir süre boyunca ilaç ve tedavi gördü. 23 gün entübe olarak kaldı. Hastaneye yatırdığımızın ertesi günü pozitif çıktı ve yaklaşık 15-16 gün sonra doktorumuz koronadan kurtulduğunu ama virüsün ciğerlere verdiği zararlardan dolayı ciğer tedavisinin uyandırılarak devam ettirilmesi gerektiğini söyledi. Bunun için boğazına boru taktılar, küçük ama bir o kadar da riskli bir operasyondu, Semir makinalardan 3 saniye bile ayrılamıyordu. Doktorlar tarafından yapılan başarılı bir operasyon sonucu boğazına gerekli cihazı taktılar. Çocuğumu 23’üncü günde uyandırdılar. Ertesi gün tedavisini uyanık yapacaklardı, daha sonrasında hastaneye gidip bilgi almakta yasaklandı. Telefonla görüşmemiz söylenildi, telefonu götürdük Çarşamba günü ve Perşembe günü saat 14.30 gibi ölüm haberini aldık” diye konuştu.

    “Allah’tan başka kimse müdahale edemez, öyle bir hastalık şuanda”

    Korona virüsü, kalabalık halkın içerisine girmiş freni patlamış olan bir kamyona benzeten acılı baba Bilal Şair, “Ciğerlerinde oluşan hasarlardan dolayı üşüttü, korona virüse çevirdi, çevirmedi bilmiyorum ama doktorlar korona virüs dedi ve virüsün ciğerlere verdiği zarardan dolayı benim çocuğum öldü. Genel olarak sebebi üşütme, astım ama korona dedi doktor. Korona diyor ama bilmiyorum, ben şüpheli bakıyorum o işe. Korona gerçekten, freni patlamış bir kamyon gibi. Yokuştan aşağıya geliyor kalabalık bir halkın içine giriyor ve altına aldığını ezip parçalıyor, kurtulan kurtuluyor. Öyle bir kamyona kimse müdahale edebilir mi, Allah’tan başka hiç kimse müdahale edemez, öyle bir hastalık şuanda” şeklinde konuştu.

    2 gün önce yakın akrabası da koronadan vefat etmiş

    Semir Şair’in ölümünden 2 gün önce Bilal Şair’in 53 yaşındaki amcasının oğlu Cengiz Şair de hayatını kaybetti. Amcasının oğlu ile kendi oğlunun birbirlerini çok sevdiğini ve aynı kaderi paylaştıklarını aktaran baba Şair, “Amcamın oğlu Cengiz Şair, kendisi 53 yaşında. Amcamın oğlu korona virüsten vefat etti ve aradan 2 gün sonra benim oğlum vefat etti. Türkiye genelinde bu kadar ileri derecede ilk 10 olduğunu belirtti doktorlar. Çocuk olarak Semir tek, ileri derecede tek. Doktorlar bile şaşkındı Semir’e. Allah’ım bu musibeti alır başımızdan, temizler inşallah. Daha canlar yanmasın gerçekten çok büyük acı çektik. Ben ömrü hayatımda hiçbir yakınımı gömmemiştim, ilk gömdüğüm amcamın oğlu Cengiz ve sonrasında kendi oğlum, ikisi birbirini çok severdi. Bunun büyüğü, küçüğü, genci veya yaşlısı yok. Freni patlamış kamyon gibi büyüğü, küçüğü fark etmiyor eziyor geçiyor. Herkes çaresiz bu hastalığın karşısında” ifadelerini kullandı.

  • Palandöken Belediyesi hayatını kaybeden sağlık çalışanları adına ağaç dikti

    Palandöken Belediyesi hayatını kaybeden sağlık çalışanları adına ağaç dikti

    Palandöken Belediye Başkanı Muhammet Sunar ve belediye personeli, Cumhuriyet Bayramı münasebetiyle, salgın sürecinde hayatını kaybeden sağlık çalışanlarının ismine kent ormanında 300 ağacı toprakla buluşturdu.

    Palandöken’in eteklerinde bulunan kent ormanında düzenlenen ağaç dikim töreninde, Belediye Başkanı Muhammet Sunar ve belediye personeli birlikte ağaç dikti. Törende bir konuşma yapan Başkan Sunar, Cumhuriyet Bayramını tebrik ederek, günün anlam ve önemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Başkan Sunar, “Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun. Cumhuriyet milletimizin kazandığı en büyük kazanımlardan birisi. Bugün Cumhuriyet Bayramı vesilesiyle burada anlamlı bir etkinliğe imza atıyoruz. Memleketimiz ve dünya zor günlerden geçiyor. Salgın süreci toplumsal hayatı derinden etkilemeye devam ederken, hayatlarını halka hizmete adayan sağlık personeli başta olmak üzere tüm kamu çalışanlarını asla unutmayacağız. Süreçte özellikle sağlık çalışanlarımız ciddi problemler yaşıyor. Bu sene diktiğimiz ağaçlar, salgın sürecinde hayatını kaybeden sağlık çalışanlarımızın ismine oldu. Geçtiğimiz yıl da burada ağaç dikimi yapmıştık. Bu sene burada ikincisini gerçekleştiriyoruz. İnşallah gelenekselleştireceğiz. Katılımlarınızdan dolayı hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyor, isimlerine ağaç diktiğimiz tüm kahraman sağlık çalışanlarımıza rahmet diliyorum” dedi

    Konuşmasında Palandöken Belediyesine tahsisli kent ormanında yürüttükleri çalışmalara ilişkin de açıklama yapan Başkan Sunar, “Burada kent ormanımızda ciddi faaliyetlerde bulunuyoruz. Ağaç dikimi yaptığımız alan 60 dönüm. Peyzaj çalışmalarımız devam ediyor. Çalışmalarımız tamamlandığında burası, Palandökenlilerin, Erzurumluların nefes alabileceği iyi bir mekan olacak” ifadelerine yer verdi.