Etiket: Kavuşan

  • Tatlı suya kavuşan Akdamar Adası yeşilleniyor

    Van Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan çalışmayla tatlı suya kavuşturulan Akdamar Adası’nda yeşillendirme çalışmalarına başlandı.

    Van’ın en önemli turizm değerleri arasında yer alan Akdamar Adası’nın tatlı su ihtiyacının karşılanması için Van Su ve Kanalizasyon İdaresince (VASKİ) Genel Müdürlüğünce sürdürülen çalışma ile ada kısa bir süre önce tatlı suya kavuştu. Gevaş ilçesindeki Pınarbaşı Mahallesi’nden Akdamar Adası’na Van Gölü zeminine döşenen 4 kilometrelik borularla ulaştırılan tatlı su, adaya ulaşır ulaşmaz hayat vermeye başladı. Adanın her mevsim yeşil kalması ve üzerinde barındırdığı canlıların yaşamını sürdürebilmesi için Tarım ve Orman Bakanlığı ile Van Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılacak olan yeşillendirme çalışmalarının startı verildi. Bu kapsamda Van’ın da bağlı bulunduğu Elazığ Orman Bölge Müdürlüğünden bir ekip Van’a gelerek adada ağaçlandırma ile ilgili çalışmalara başladı. Çalışma sonunda ada şartlarına en iyi şekilde uyum sağlayacak ağaçların dikimi yapılacak. Ayrıca Büyükşehir Belediyesi tarafından da adada peyzaj çalışmaları yürütülecek.

    Yapılan projenin detaylarını incelemek için Van Valisi ve Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Murat Zorluoğlu, beraberindeki Gevaş Kaymakamı İshak Çınar, Gevaş Belediye Başkanı Sinan Hakan, Elazığ Orman Bölge Müdürü Ziya Polat ve ilgili daire başkanları ile adaya giderek incelemelerde bulundular. Adanın tatlı suya kavuşmasının birçok açıdan önemli olduğuna değinen Vali Zorluoğlu, Akdamar Adası’nın iklim yapısına uygun ağaçların ekiminin yapılacağını söyledi. Zorluoğlu, “Van Büyükşehir Belediyemizin önemli projelerinden biri olan Akdamar Adası, bu proje ile tarihinde ilk kez tatlı suya kavuşmuş oldu. Çeşmelerimizden şu an sular akıyor. Bununla birlikte çok güzel bir depo yapıldı. İnşallah çok kısa bir süre sonra adanın birçok noktasına da aynı anda tatlı su götürmüş olacağız” dedi.

    Her yıl binlerce yerli ve yabancı turisti adada ağırladıklarını ifade eden Vali Zorluğlu, adaya gelen ziyaretçilerin artık daha yeşil bir ada ile karşılaşacaklarını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Adaya getirdiğimiz tatlı su ile sadece insanlara değil, bitki ve hayvanlara da can suyu vermiş olacağız. Elazığ’dan gelen Orman Bölge Müdürümüz ile burada nasıl bir ağaçlandırma ve yeşillendirme çalışması yapabileceğimizi yerinde inceledik. İl müdürlüğümüz ile belediyemizin ilgili ekipleri burada teknik düzeyde ortaklaşa çalışacaklar. Burası için en uygun ağaç türleri konusunda fikir geliştirecekler. İnşallah projesini tamamlayıp bu yıl içerisinde sivil toplum örgütlerimizi, gönüllü vatandaşlarımızı da işin içine katarak adada bir ağaçlandırma faaliyeti yapacağız. Yine burada kendi elektrik enerjisini üreten bir güneş enerjisi panel sistemi mevcut. Bu panel sistemini daha da geliştirip güçlendirmeyi düşünüyoruz. Bunu yaptığımızda da inşallah burada bazı bölgeleri ışıklandırmış olacağız. İlimiz için, memleketimizin turizmi için hayırlı uğurlu olsun.”

  • Çalınan hayvanlarına kavuşan vatandaşlar büyük sevinç yaşadı

    Bartın’da İl Jandarma Komutanlığı tarafından gerçekleştirilen operasyonla, ele geçirilen 25 büyükbaş hayvandan sahipleri belirlenen 15 tanesi teslim edildi. Çalınan hayvanlarına kavuşan vatandaşlar büyük sevinç yaşadı.

    Bartın’da önceki gün yapılan operasyonda ele geçirilen 25 büyükbaş hayvan sahiplerine teslim edilmeye başlandı. Bu kapsamda hırsızlık yaptığı iddiasıyla tutuklanarak cezaevine gönderilen V.S. isimli şahsın Kutlubeydemirciler köyündeki evinin önüne çok sayıda jandarma ekibiyle birlikte tespitleri yapılan çalıntı hayvan sahipleri geldi. Jandarma tarafından tek tek isimleri çağrılarak hayvanlarını alan üreticiler büyük mutluluk yaşadı. Veteriner hekim tarafından yapılan kontrollerin ardından hayvanlarını araçlarına yükleyen üreticilerle ailenin karşı karşıya gelmemesi için olay yerinde geniş güvenlik önlemleri alındı. Bazı üreticilerin çalındığı sırada gebe olan hayvanları doğum yapması nedeniyle buzağıyla gerçek sahiplerinin oldu.

    Çalınan hayvanına kavuşan Nevzat Karataş, “Bir ineğim 8’inci ayın 17’sinde kaybolmuştu, bir tanede 6 aylık hamileyken kaybolmuştu. Şimdi buzağı ile teslim aldım. Jandarmaya şikayette bulunmuştuk, nasıl bulunduysa haber verdiler ve aldık” dedi.

    Nevzat Karataş’ın eşi Döndü Karataş ise, “Üzülsem mi ağlasam mı bilemedim. Çok heyecanlıyım. Kayınpederimi kaybettikten sonra hayvanımızı da kaybetmiştik. İki acı üst üste gelmişti. Babamız geri gelmedi ama hayvanımız geri geldi. Çok mutluyuz. En ufak bir şekilde haber bekliyorduk. Sonunda bulundu” diye konuştu.

    Çalınan 2 hayvanı ve doğan 2 buzağısına kavuşan Kenan Özcan da, “Yaklaşık olarak 3 ay önce araziden iki tane gebe ineğim çalındı. Kolluk kuvvetlerimizin sayesinde bulundu. Öncelikle merkez karakol komutanlığımıza en alt rütbelisinden en üst rütbelisine kadar, Sayın Savcımıza çok çok teşekkürlerimi sunarım. Onların sayesinde hayvanlarımıza kavuştuk. Onların sayesinde hayvanlarımıza kavuştuk” şeklinde konuştu.

  • Üsküdar’da sosyal tesise kavuşan Romanlardan davullu zurnalı kutlama

    Üsküdar’da Roman vatandaşlar için yapılan bin kişilik düğün salonu, otopark ve spor salonundan oluşan tesis törenle açıldı. Açılışta düzenlenen toplu nikah töreninde resmi nikahı olmayan 6 Roman çift de evlendi. Renkli anların yaşandığı düğün merasiminde Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen, hem oynadı hem darbuka çalarak çiftlerin mutluluğunu paylaştı. Türkiye’de ilk kez bir kamu kurumunun Romanlara tahsis edildiğini belirten Başkan Türkmen, “Sokaklarda, caddelerde düğün yapmak size yakışmaz, salon sizin, hayırlı olsun” dedi.

    Üsküdar Belediyesi, Selami Ali Mahallesi’nde Roman vatandaşlar için yaptığı bin kişilik düğün salonu, otopark ve spor salonundan oluşan tesis için görkemli bir açılış düzenledi. Açılışa Üsküdar Kaymakamı Murat Sefa Demiryürek, AK Parti İstanbul Milletvekilleri İsmet Uçma ve Osman Boyraz, AK Parti Kadın Kolları Genel Başkan Yardımcısı İffet Polat, AK Parti Üsküdar İlçe Başkanı Adem Kaan Pehlivan, Belediye Meclis üyeleri ile Roman vatandaşlar katıldı. Sosyal tesise kavuşan Romanlar davullu zurnalı kutlama yaparken, tesiste resmi nikahı olmayan 6 çiftin de nikahı kıyıldı.

    Türkiye Romanlar Federasyonu Başkanı Ahmet Çokyaşar’ın Türkçe ve Romanca yaptığı konuşmadan sonra kürsüye çıkan Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen, mahalle sakinlerinin 15 Temmuz gecesi darbe girişimine karşı direnişine vurgu yaparak, “Bugün hepimizin günü. En renkli günümüzü yaşıyoruz. Bulunduğumuz bu caddenin adı Gazi Caddesi. Bu cadde 15 Temmuz’un kahraman caddesi. O gece Fetullahçı Terör Örgütü’nün hainleri buradan aşağı Üsküdar’a inmek istediler. Benim Roman kardeşlerim göğüslerini siper ettiler, kamyonetlerini siper ettiler, o hainlere fırsat vermediler, sizleri tebrik ediyorum. Sokaklarda, caddelerde düğün yapmak size yakışmaz, salon sizin, hayırlı olsun” dedi.

    Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen darbuka çaldı

    Düğün salonunun yaz-kış ücretsiz hizmet vereceğini müjdeleyen Başkan Türkmen, alkışlarla açılış kurdelesini kesti. Daha sonra topluca salona geçildi ve mahalle sakinlerinden 6 çiftin nikahı Belediye Başkanı Hilmi Türkmen tarafından kıyıldı. Nikahın ardından Roman vatandaşlarla oynayan Başkan Türkmen’in darbuka çalması rengi görüntüler oluşturdu.

  • Kök hücre nakli ule ikinci hayatlarına kavuşan hasta ve bağışçılardan ’İlikten Kalbe Mektuplar’

    Hiç tanımadığı, hatta hiç tanışamayacağı kişilere yeniden hayata bağlayan kök hücre bağışçıları ve hastalar, birbirlerine gönderdikleri ilikten kalbe giden içten mektuplarla bağ kuruyorlar. Arnavutluk vatandaşı Ariana Pepa ve Şeyda Yılmaz, ’İlikten Kalbe Mektuplar’ projesi kapsamında Türk Aferez Derneği tarafından düzenlenen 12’nci Ulusal Aferez Kongresi’nin davetlisi olarak İstanbul’a geldi.

    Bu yıl İstanbul’da düzenlenen 12’nci Ulusal Aferez Kongresi’nin 2 tane özel konuğu vardı. Kongrede oturumlar yanı sıra tanımadıkları hiç kişilerden aldıkları ilik nakli ile sağlıklarına kavuşan Arnavut vatandaşı Ariane Pepa (58) ve üniversite öğrencisi Şeyda Yılmaz (21) dikkat çekenler arasındaydı. Arnavutluk Tiran’da yaşayan Akut lenfoblastik lösemi, (PH+ B-ALL) hastası Ariana Pepa, Türkiye’de kök hücre nakli olduktan sonra hastalığı yendi ve torununu görme şansına sahip oldu. Ariana Pepa, şimdi mutlu ve sağlıklı bir babaanne. Nadir ve genetik kökenli Fankoni Aplastik Anemisi hastası olan 21 yaşındaki üniversite öğrencisi Şeyda Yılmaz’ın üniversite birinci sınıfta iken böbreğinden tümör alınıyor ama rahatsızlıkları geçmiyor cildinde büyük mor halkalar oluşuyor ve 2016 yılında böbreğindeki tümöre de neden olan Fankoni Aplastik Anemisi teşhisi konuyor. Çözüm kemik iliği (kök hücre) nakli. Hemen aile üyelerine bakılıyor, 4 kardeşinden biri uyumlu çıkıyor ama o da Fankoni Aplastik Anemisi taşıyısıcı, yani derdine çare olamıyor. Yaklaşık 3 yıl önce hayata geçirilen milli kök hücre bankamız TÜRKÖK’e başvuru yapılıyor ve bağışçı (Donör) bulunuyor. Yapılan nakil sonrasında Şeyda hayata yeniden tutunuyor ve yeniden doğuyor.

    ’İlikten Kalbe Mektuplar’ süreci hakkında bilgi veren Doç .Dr. Emre Tekgündüz, ’’Kök hücre nakli ülkemizde çok büyük bir gelişme gösterdi. 2016 sonlarına doğru, yaklaşık 4 bin nakle ulaştık. Herhalde 2017’de 4 bini aşmış olacağız. Bu nakillerin kabaca yüzde 50’ye yakını başka bir vericiden yapılan nakiller. Burada bir kardeş verici yok ise akraba dışı verici adayları taranıyor. Ülkemizde TÜRKÖK kapsamında tarama yapmak mümkün olduğu gibi; yurtdışı doku bankalarına da başvuru yapılabiliyor. Akraba dışı nakil olduğu zaman sizin adını bilmediğiniz bir kardeşiniz olmuş oluyor. Burada ister istemez hiç tanımazsanız bile bir gönül bağı kurulmuş oluyor. Belli bir süre geçtikten sonra gerek hastalarımız gerekse vericilerimiz birbirlerini tanımak istiyor. Bu işin içinde gizlilik olduğu için teknik olarak mümkün değil. Kök hücre naklini gerçekleştiren merkezler üzerinden bir sistem var. Onların talepleri oluyor. Örneğin; yurtdışında doku bankasında yani Almanya’dan nakil yapılan bir hastamızın Alman vericisi, kök hücre verdiği kişiyi tanımak istiyor. İsteğini, kök hücre naklinde aracılık yapan kuruma yazıyor. Kurum daha sonra bize dönüyor. ’Bir mektup var, nakil yaptığınız hastaya iletebilir misiniz’ diyor. Mektubun çevirisini yapıyor sonra hastamıza söylüyoruz. Hastalarımız çok duygulanıyorlar ve karşılık vermek istiyorlar’ dedi.

    ’’Ben Arnavut vatandaşıyım ama benim tekrar doğuşum kök hücre nakli ile Türkiye’de oldu’’

    İlik nakli olan 58 yaşındaki Arnavut vatandaşı Ariane Pepa, mektup sürecini şöyle anlattı: ’’Türkiye’ye geldiğimde herhangi bir yabancılık çekmedim. Etrafımdaki insanlar, doktorlar ve hemşireler çok sıcak kanlı. Kendimi sanki buranın bir vatandaşı gibi hissettim. Bunu kaşı taraf bana hissettirdi. Vericim benim kalbimde. Onu tanımıyorum ama anlatmaya bildiğim kelimeler yetmez. Ona karşı sevgim de ve saygım da sonsuz. Ben Arnavut vatandaşıyım ama benim tekrar doğuşum Türkiye’de oldu. İlk mektup, transplantasyonun yapıldığı gün geldi. 2’ncisi ile yaklaşık 6 ay önce gönderildi. Birbirimizi tanımamıza rağmen karşı taraf bana Türkmüşüm gibi hitap etti. O sıcakkanlılığı hissettim. Tanımadığınız insanın size böyle yardımda bulunması çok güzel birşey. Babaanne oldum, vericimin bunda katkı payı yüksek. Bu anlatılamayacak bir duygu. Torunumu görme adına bir beklentim vardı. Hastalık sürecim içinde torun sahibi olmak bana ayrıca mutluluk verdi’’.

    ’’Şanslıydım TÜRKÖK’e başvurduk ve bir hafta içinde uygun donör bulundu’’

    Vericisine mektup yazan 21 yaşındaki üniversite öğrencisi Şeyda Yılmaz, ’’Hastaneye gittiğimde tek çarenin nakil olduğu söylendi. Aileye bakıldı ve hiçbiri olmadı. Sonra TÜRKÖK’e başvurduk. Bir hafta içinde uygun donörün olduğu ortaya çıktı. Vericinin Türkiye olduğu ve kendisinin kabul ettiği söylendi. 1 sene sonra nakil oldum. Donör mektubu ben yazdım, kendisi de bana gönderecek. Kendisi 24 yaşındaymış ondan mektubu bekliyorum. Kendisini ve böyle kararı nasıl verdiğini çok merak ediyorum. Ben 18 yaşından sonra kan vermek istedim. Kızılay ve bağış kurumlarına gittim ama bir şekilde ya kan değerlerim düşüktü ya da kimliğimi unutuyordum. Bu işaretmiş herhalde hiçbir zaman kan verememiştim. Bunu çok değerli birşey olduğunu biliyordum ama düşündüğünüz birşeyi başka birinin size yapması çok daha farklı bir durum. Çünkü size tekrar hayatınızı bahşediyor ve yaşıyorsunuz. Ben biyopsi sırasında ya da yapılan iğneler nedeniyle çok acılar çektim. Verici biraz acı çektiyse ondan çok özür diliyorum. Benim 1,5 senede yaşadığım acıları kendisi dindirdi. Eğer o iliği vermeseydi rutin tedavide devam ediyordum ama iyileşme şansım yoktu. Kendisine minnet duyuyorum. Bunun tarifi olamaz. Yasal süre dolduğunda kendisiyle görüşmeyi çok istiyorum’’ şeklinde konuştu.

  • Suya kavuşan çiftçinin kazancı arttı

    Bursa’nın Yenişehir ilçesinde 20 yıldır inşaat halinde olan Boğazköy barajının bitirilmesi ile birlikte bölge çiftçisi suya kavuştu. Suya kavuşan ilçede mısır ekimleri arttı.

    Bursa Yenişehir-İznik Süt Üreticileri Birliği Başkanı Nazif Tuna, Boğazköy barajının yaklaşık 20 yıldan beri inşaat halinde olduğunu söyleyerek, “Son dönemde AK Parti’nin sulamaya önem vermesi ile birlikte öncelik sırasına alınarak bu baraj bitirildi. Bu suyun ilçemize getirilmesinde emeği geçen herkese teşekkür etmek istiyorum. Mayıs ayı itibari ile deneme suyu verilirken haziran ayından itibaren ilçemizin batı kısmında yer alan köylere su verilmeye başlandı” dedi.

    Başkan Tuna, “Tesislerin girmesi ile birlikte ilçemizde mısır ekimleri fazlalaştı. Bu sene suyun deneme olarak verilmesinden dolayı ücret alınmıyor. Zor durumda olan işletmeler suyun bu yıl ücretsiz olarak verilmesinden dolayı büyük kâra geçti. Biz her yıl elektrik parası olarak 15 bin lira ödüyorduk. Tesis sayesinde bu yıl bu para cebimizde kaldı” diye konuştu.