Etiket: Katliamının

  • Edirne’deki aile katliamının zanlısı enişte çıktı

    Edirne’de pompalı tüfekle bastığı evde anne, baba ve bir çocuklarını katleden zanlının kimliği belli oldu. Zanlının eşinin birkaç gün önce evden gitmesinden kayınçosunu sorumlu tutarak, onu ve ailesini katlettiği öğrenildi.

    Olay, dün gece yarısı Edirne’de Roman nüfusun yoğun olarak yaşadığı Menzilahir Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Nedim M. (27), bir süre önce eşini evde döverek darp etti. Olayın ardından eşinin evden ayrılmasından kayınçosu Salih Mal’ı sorumlu tutan Nedim M., pompalı tüfekle dün gece camını kırarak içeri girdiği evde Mal ailesini katletti. Saldırıya uykularında yakalanan baba Salih Mal, anne Hanife Mal ve 2 yaşındaki çocukları Elena Mal olay yerinde hayatını kaybetti. Aynı odada bulunan ve kanlar içerisinde kalan Mal ailesinin diğer iki çocuğu ise iddiaya göre olayın şokuyla hareketsiz durarak ve ölü taklidi yaparak saldırganın hedefi olmaktan kurtuldu.

    Katil zanlısı Nedim M.’nin sosyal medya hesabında uyuşturucu alemleri ve silahlı fotoğraflar paylaştığı tespit edildi. Zanlının yakalanması için Edirne Emniyet Müdürlüğü ekipleri, kent genelinde geniş çaplı çalışma başlattı.

  • Yılbaşı katliamının yapıldığı ünlü eğlence mekanı yıkıldı

    Ortaköy’de yılbaşı gecesi gerçekleşen terör saldırısının ardından işletmecileri tarafından kapatılan ünlü eğlence mekanı sabahın erken saatlerinde iş makineleriyle yıkıldı.

    Yılbaşı katliamının yaşandığı ve sonrasında işletmecileri tarafından kapatılan ünlü eğlence mekanı Reina, sabahın erken saatlerinde iş makineleri tarafından yıkıldı. Yaklaşık 45 dakika süren yıkımın ardından geriye sadece hafriyat kaldı. Yıkım nedeniyle ilgili henüz açıklama yapılmadı.

  • Altun Köprü katliamının 26. yılı

    28 Mart 1991 tarihinde Kerkük’e bağlı Altunköprü kasabasında Saddam kuvvetleri tarafından hunharca katledilen 102 Türkmen şehidin hatırası anıtlaştırıldı.

    26. yılının sene-i devriyesinde Kerkük Milletvekili Erşat Salihi’nin himayesinde yapılan açılış törenine çok sayıda şehit yakını ve Kerkük Türkmen’i katıldı. Anıtın tüm giderlerini üstlenen işadamı Ömer Köprülü yanı başındaki mezarlığı işaret ederek, “28 Mart 1991, Türkmenler için kara bir gündür. Bin yıldan beri vatan yaptığımız topraklardan bizleri koparmak isteyenlerin saldırıları karşısında yılmayacağız. Türkmeneli bölgesinin şehitler kanıyla sulanmış her karış toprağını kolayca hiç kimseye yedirmeyeceğiz. Bu anıtın yapılması, burada yatan 100’den fazla şehidimizin hatırasını yüzlerce yıl yaşatacağız. Şehitlerimizin sesini, Türkmenlerin sesini dünyaya duyurmak için bu anıtı yaptık” ifadelerini kullandı.

    “Türkiye’nin güvenliği, Bayırbucak ve Kerkük’ten başlar”

    Erşat Salihi, anıtın 28 Mart 1991 yılında, Saddam kuvvetleri tarafından öldürülen Türkmenler adına inşa edildiğini ifade ederek, “Bu şekilde bilmiyor. 1924’te Ermeni Katliamı oldu, 1954’te katliam oldu. Halen DEAŞ’a karşı Türkmen bu mücadeleyi sürdürmektedirler. Kesinlikle terörle ilgili, güvenliğimizle ilgili bir arada olmalıyız. Orta Doğu’nun üzerinde büyük bir proje olduğunu görüyoruz. Türkiye’nin güvenliği, Bayırbucak ve Kerkük’ten başlar. Bunun üzerinde durmamız lazım. Özellikle bu günlerde Vali Necmeddin Kerim, zorla Kerkük’te Kürdistan bayrağını dikmesi yasaya aykırıdır. Irak anayasasına aykırı bir meseledir. Burada bir toprak savaşı olmaktadır. Bu toprak savaşı için Vali Kerim’den iyi adımlar bekliyorduk ama kötü adımlar oldu. bu nedenle harekete geçmeli, hazır olmalıyız. Aksi takdirde elimizde toprak kalmaz ifadelerini kullandı.

    Altınköprü halkından Sevinç, katliamda öldürülen eşi, babası ve kardeşinin mezarlarını göstererek, küçük kızının babasını hiç görmediğini ifade etti. Evlere baskın düzenlendiğini, evlerde silah ve benzeri mühimmatın bulunmamasına rağmen kendilerini evden çıkarak eşi, babası ve kardeşini öldürdüğünü sözlerine ekledi.

    Üç kardeşinin katliamda öldürüldüğünü ifade eden Sonay Mazlum Köprülü, öldürülenlerin askerden korkmadıklarını, bir Ramazan günü oruçlu bir şekilde şehit olduklarını söyledi.

  • Boğaziçi Köprüsü katliamının sorumlusu Kurmay Albay Aygar sağlık kontrolünden geçirildi

    15 Temmuz gecesi İstanbul’daki Boğaziçi Köprüsü katliamının sorumlusu Kurmay Albay Muammer Aygar ifade işlemlerinin ardından sabaha karşı sağlık kontrolünden geçirildi.

    15 Temmuz gecesi Yurtta Sulh Konseyi adı altında emir komuta zinciri oluşturan darbecilerden 1. ve 2. köprüleri kapatmakla görevli olan Kurmay Albay Muammer Aygar, Antalya’da yakalanarak gözaltına alındı. Antalya Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube ve Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından Merkez Muratpaşa ilçesinde şok bir baskınla ele geçirilen Aygar direniş göstermeden emniyet güçlerine teslim olmak zorunda kaldı. Aygar’ın yakalandığı evin ise uzak bir akrabasının evi olduğu, darbeci Kurmay Albay’ın da baskın sırasında giysi dolabına saklandığı öğrenildi. Evde yapılan aramada kendisine ait 2 adet tabancanın bulunduğu belirtildi.

    Antalya Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından ifadesi alınan Kurmay Albay Muammer Aygar, daha sonra Sema Yazar Semt Polikliniğine götürülerek sağlık kontrolünden geçirildi. Sağlık kontrolünün ardından İstanbul’daki Boğaziçi Köprüsü katliamının sorumlusu Kurmay Albay Muammer Aygar, ifade işlemlerinin devamı için tekrar Antalya Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’ne götürüldü.

  • KBÜ’de ‘Hocalı Katliamının Gerçeği Ve Ermeniler” Konulu Konferans

    Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ Bölgesi’nde yaşanan Hocalı katliamının 24’üncü yıl dönümü nedeniyle Karabük Üniversitesi (KBÜ) Kültür ve Sanat Kulübü tarafından “Hocalı Katliamı Gerçeği ve Ermeniler” konulu konferans düzenlendi.

    Fen Fakültesi Konferans Salonu´nda gerçekleşen konferansta konuşmacı olarak katılan Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Merziye Memmedli, Hocalı katliamının Azerbaycan tarihinin en kanlı sayfalarından biri olduğunu söyledi.

    Memmedli konuşmasında, Ermenilerin Ruslar tarafından Azerbaycan topraklarına yerleştirilmeleri, onlar tarafından sürekli desteklenmeleri ve bu destekten faydalanarak 20. yüzyılın başında iki kez Azerbaycan halkına karşı yaptıkları soykırımlar ve Azerbaycan – Ermenistan arasında yapılan savaş hakkında katılımcıları bilgilendirdi.

    Hocalı katliamını Uluslararası Hukuk bağlamında ele alan Adalet Meslek Yüksek Okulu Müdürü Yrd. Doç. Dr. Hakim Aziz de, “Karabağ olayları Azerbaycan tarihinin en kanlı olaylarından birisidir. Hocalı’da Ermenilerin yapmış olduğu katliam bu olayların somut bir örneğidir. Bu olayın aslında bir soykırım olarak nitelendirilmesi gerekmektedir. 1992 yılı 25 Şubat gecesi Ermeniler Azerbaycan’ın Hocalı kentinde resmen bir soykırım yaptı. Bu kapsamda çoğunluğu kadın, çocuk ve yaşlılardan oluşan 613 sivil insanımız öldürüldü. Ancak maalesef şimdiye kadar bu konunun hukuki bir değerlendirilmesi yapılmadı. Gerek Avrupa Birliği içinde gerekse uluslararası kuruluşlarda bu yönde herhangi bir girişimde bulunulmaması bizi en çok rahatsız eden durumdur. Bu bizim Hocalı’da öldürülmüş insanların ruhu karşısında bir insanlık borcumuzdur” dedi.

    Konferans Hocalı katliamıyla ilgili gösterilen belgesel ile sona erdi.