Güneş Vakfı Başkanı Prof. Dr. Alpaslan Ceylan, Hocalı katliamı ile ilgili yaptığı değerlendirmede, tüm yaşananlara ve kanıtlara rağmen batılı devletlerin hala çifte standart uygulaması yaptığını belirtti.
Türk dünyasının bundan tam 28 yıl önce, 26 Şubat 1992’de, tarihin en acı olaylarından birini yaşadığını anlatan Prof. Dr. Alpaslan Ceylan, “Bölgedeki Rus ordusunun desteğini alan Ermeniler, Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ bölgesindeki Hocalı kentine girerek, insanlık tarihine kara bir leke olarak geçen bir katliama imza atmıştır. Olaylar sırasında yaklaşık 3 bin kişinin bulunduğu Hocalı’da şehre giriş-çıkışlar kapatılmış, sivil, kadın, çocuk, yaşlı ayırımı yapmadan resmî rakamlara göre 83’ü çocuk ve 106’sı kadın olmak üzere 613 kişiyi hunharca katledilmiştir. 487 kişi ağır yaralanmış, 1275 kişi rehin alınmış, 150 kişi ise kaybolmuştur. Cesetler üzerinde yapılan incelemelerde kurbanların birçoğunun yakıldığı, gözlerinin oyulduğu, kulak, burun ve kafalarının kesildiği görülmüştür” dedi.
Hocalı’da yüzlerce kişinin sadece Türk oldukları için katledilmiş olmasının uluslararası hukuktaki karşılığının hiç şüphesiz ki soykırım olduğunu ifade eden Prof. Dr. Alpaslan Ceylan, “Ermeniler, yüz yıl öncenin yalanlarından bugün Türkiye’den hesap sormaya çalışırken, üzerinden henüz 28 yıl geçmiş bir katliam milletimize unutturulmaya çalışılmaktadır. Ancak bu elem verici insanlık suçunun sorumlularını Türk milleti asla unutmayacak ve affetmeyecektir. Hocalı’da çocuk, kadın ve yaşlı demeden önüne geleni öldürenlerin ikiyüzlülüğünü bir gün herkes açıkça görecektir.
Türk milletine soykırımcı yaftası vurarak yıllardan beri iftira ve kurmaca senaryolarla ülkemizi uluslararası toplum nezdinde zan altında bırakan Ermeni zihniyetinin gerçekleştirdiği cinayetlerin görmezden gelinmesi, insanlığın gördüğü en büyük çifte standartlardan birisidir. Hocalı Katliamı, Ermeni mezaliminin ve acımasızlığının her devirde devam ettiğini gösterdiği gibi, bugün Azerbaycan topraklarının yaklaşık beşte birinin Ermeni işgali altında olması, Ermenistan’ın saldırgan ve tahrik gücü yüksek politikalarını sürdürmekte olduğunu da göstermektedir.
1994 yılında iki taraf arasında ateşkes ilân edilmişse de ülke içerisinde yerinden edilen ya da sığınmacı durumuna düşen bir milyon civarındaki Azerbaycan Türkü’nün sorunları halen çözüme kavuşturulmamıştır. Azerbaycan nüfusunun yüzde 10’undan fazlası ülke içinde yerinden edilmiş sığınmacılardan oluşmaktadır. Bu durum, dünyada kişi başına yerinden edilmiş en büyük nüfus hareketlerinden birisi durumundadır. Mağdur edilen soydaşlarımız, hâlâ Ermenilerce işgal edilen topraklarda bulunan evlerine geri dönmeyi beklemektedir.
Türklere karşı işlenen Ermeni katliamının 28’inci yıldönümü münasebetiyle, Güneş Vakfı olarak, bu menfur hadiseyi nefretle kınıyor, başta Hocalı’da olmak üzere, Ermeni saldırılarıyla hayatını kaybetmiş bütün soydaşlarımızı ve ecdadımızı bir kez daha hürmetle ve rahmetle yâd ediyor, hepsine Cenâb-ı Allah’tan rahmet diliyoruz. Ayrıca, dünyayı, çifte standartlı yaklaşımdan vaz geçmeye ve Türkiye’yi mahkûm etmeye çalıştıkları soykırım yalanından vaz geçip Hocalı ile yüzleşmeye davet ediyoruz.” şeklinde konuştu.

TBMM’de söz alan Erzurum AK Parti Milletvekili Zehra Taşkesenlioğlu 1993 yılında Erzurum’un Çat ilçesine bağlı Yavi Mahallesinde PKK tarafından 32 kişinin katledildiği Yavi Katliamı hakkında konuştu.
Yerli Düşünce Derneği Genel Merkezi’nde 3 Haziran Fergana Katliamı yıl dönümü münasebetiyle bir anma konferansı gerçekleştirildi. Konferansa katılan Yerli Düşünce Derneği Onursal Başkanı Yalçın Topçu, “Ahıska Türkleri yüzlerce ölü ve yaralısıyla 45 yıl önce Stalin’in yaşattığı dehşeti yeniden yaşıyor, bu kez üçüncü, hatta dördüncü defa vatan değiştirmek zorunda kalıyordu” dedi.
Azerbaycan, Hocalı Katliamı’nda öldürülen 613 kişiyi düzenlenen törenle anıldı.
Türkiye Gençlik Vakfı’nın (TÜGVA) düzenlediği programa katılmak için Diyarbakır’a gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan, Bosna Hersek’te yaşanan katliamı anımsatarak, “Bugünkü bu gücümüzle, bu duruşumuzla o katliamı yapabilirler miydi? Yapamazlardı. Şimdi daha iyi anlıyor musun Türkiye’ye, liderimize neden bu kadar saldırıyorlar?” dedi.