Etiket: Katına

  • Bakan Eroğlu: “Antalya’nın turizm gelirini 4 katına çıkaracak bir proje peşindeyiz”

    Orman ve Su işleri Bakanı Veysel Eroğlu, Antalya turizm gelirini arttırmak için muhteşem bir plan hazırladıklarını belirterek, “Antalya’nın turizm gelirini 4 katına çıkaracak bir proje peşindeyiz. Tabiat turizmi için master plan hazırlandı, muhteşem bir plan hazırladık” dedi.

    Devlet Su İşleri (DSİ) Tesisleri Toplu Temel Atma Merasimi ile Orman Köylülerine Kullandırılan Gelir Getirici Tür ve Orköy Kredi Sertifikaları Dağıtımı merasimi için Gazipaşa ilçesinin ardından Antalya’ya gelen Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Antalya Valiliğini ziyaret etti. Burada Vali Münir Karaloğlu ile bir araya gelen Bakan Eroğlu, ziyarete eşlik eden Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkanı Menderes Türel’in talebini 2 dakikada gerçekleştirdi. Eroğlu, geçtiğimiz aylarda Büyükşehir Belediyesi tarafından hizmete sunulan ve Antalyalıların ayağını yerden kesen teleferik sisteminin çıkış noktası Tünektepe’ye yapılacak yeni proje için Türeli’nin devir talebini 2 dakikada kabul ederek protokolünü imzaladı. Durum karşısında şaşkınlığını gizleyemeyen Başkan Türel ise, “Biz bu izni arz ederken 5 dakika geçti, bakanımız 2 dakikada devrini verdi” dedi. Bakan Eroğlu da, “O eski Türkiye’de öyleydi. 3 senede çözülürdü, 2 dakikada çözdük” diye karşılık verdi.

    “Yüzde 70 evet çıkarsa bir müjde daha vereceğim”

    Her Antalya’ya gelişlerinde müjdeli haberler verdiklerini anlatan Bakan Eroğlu, toplamda 110 müjde verdiklerini ve bunların 68’sini kısa zamanda bitirdiklerini söyledi. Yeni müjdeler arasında gölet, sulama tesisleri, fidan üretimi, mesire yeri, bal ormanı, orman köylülerine kredi, gelir getirici tür ağaçlandırma faaliyetlerinin olduğunu kaydeden Eroğlu, tamamlanmamış projeleri bitmiş saymadıklarını söyledi. ‘Yüzde 70 evet çıkarsa bir müjde daha vereceğim’ şeklinde espri yapan Eroğlu, “110 tane müjdenin 1 milyar 700 milyon Türk lirası. Antalya’mız için muhteşem yatırımlara imza attık. Hükümetimiz Antalya’ya çok büyük önem veriyor. Yıl sonu itibariyle hükümetimiz buraya 24 milyar yatırım yağmış durumda. İnşallah bu yatırımlar bu sene içerisinde 27 milyara çıkacak. Antalyalılar böyle bir yatırım görmedi” dedi.

    “Antalya’nın turizm gelirini 4 katına çıkaracağız”

    Antalya’nın turizmi için devasa bir projelerin olduğunu kaydeden Bakan Eroğlu, “Antalya dünyanın en muhteşem yeri, cennetten bir parça. Bu yüzden Tabiat turizmi, doğa turizmi canlandıralım, zengin turist buraya çekelim dedik. Bunun için tabiat turizmi master planı hazırladık. Eylem planı da, uygulama da hazır. Muhteşem bir plan hazırladık, Büyükşehir Belediyemiz, Valilik, özel sektör hep birlikte el ele vererek Antalya’nın turizm gelirini 4 kat artıracak bir projenin peşindeyiz” diye konuştu.

    Bakan Eroğlu’na Tünektepe için yapılacak projenin video slaytını izleten Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel ise yapacakları projenin çok itibarlı bir proje olduğunu belirterek, “3 Akdeniz fokunun arasında bir tane devasa turuncu küre yer alacak. Şehir terasları yer alacak ve tamamen halka hizmet verecek. Gecesi ise Antalya’ya ayrı bir görsellik getirecek” dedi. Türel ayrıca, Tünektepe için verilen devir izni için Bakan Eroğlu’na teşekkür ettiğini söyledi.

    Konuşmaların ardından Bakan Eroğlu, DSİ Tesisleri Toplu Temel Atma merasimi ile orman köylülerine kullandırılan gelir getirici tür ve orköy kredi sertifikaları dağıtımı merasimi için Dokuma Parkı’na hareket etti.

  • (Özel Haber) Kur artışı fiyatını iki katına çıkardı, imdada yerlisi yetişti

    Döviz kurunda yaşanan dalgalanma sebebiyle Norveç’ten ithal gelen somon balığının fiyatı iki katına çıkarken, Çarşamba açıklarından gelen yerli somona rağbet arttı.

    Protein zengini olarak bilinen ve özellikle çocuklara tavsiye edilen somon balığı, döviz kurunda meydana gelen dalgalanmaların artışın ardından fahiş zamlandı. İki ay evvel kilosu 35-40 TL arasında olan Norveç somonunun fiyatı 70’TL’ye kadar yükseldi. Daha çok otel ve restoranlar tarafından alınan Norveç somonunun fiyatındaki bu artış satışları düşürürken, imdada yerli somon yetişti.

    Karadeniz’de Çarşamba açıklarında avlanan ve her bir 2-2,5 kilo ağırlığında olan yerli somonlar, Bandırma Balık Hali’nde kilosu 25 TL’den satılmaya başlandı. Lezzet ve tazelik açısından daha çok tercih edilen yerli somon, otel ve restoranların menülerine girdi.

    Bandırma Balık Hali’nde balık satışı yapan Fethi Acemliler, “Bu somon balıkçıları Ordu Çarşamba’dan geliyor. Lezzetli ve besleyici. Çocuklar ve hamileler için tavsiye ediyoruz. Bu somonu yiyin, vücudunuz gelişsin. Şu anda kilosunu 25 TL’den satıyoruz. Kestiğimiz zaman da Norveç somonunu aratmıyor. İthalinden daha iyi, daha taze” dedi.

  • Hacıbayramoğlu: “Tatil planlamasında mobil kullanım 3 katına çıktı”

    Enuygun.com’un Seyahat Analisti Tuğba Hacıbayramoğlu, akıllı telefonların yaygınlaşması ile tatil planlama alışkanlıklarının da değiştirdiğini belirterek, “Özellikle 20-45 yaş arası kullanıcılar, uçak bileti ve otel karşılaştırmalarını mobil cihazlar üzerinden yapıyor” dedi.

    Türkiye’nin en önemli uçak bileti karşılaştırma sitelerinden biri olan Enuygun.com’un Seyahat Analisti Tuğba Hacıbayramoğlu, akıllı telefonların yaygınlaşmasının tatil planlama alışkanlıklarını da değiştirdiğini, artık kullanıcıların gerek tatil planlarını gerekse de satın alma işlemlerini mobil cihazlar üzerinden yaptığını söyledi. Hacıbayramoğlu, “Özellikle 20-45 yaş arası kullanıcılar, uçak bileti ve otel karşılaştırmalarını mobil cihazlar üzerinden yapıyor, hatta üyelik sistemi sayesinde uçak bileti fiyatlarına cep telefonundan bakıp tabletten satın alabiliyor” dedi.

    Enuygun.com’da her ay 300 binden fazla uçak bileti satışı gerçekleştirdiklerini vurgulayan Hacıbayramoğlu, “Son yıllarda özellikle 20-45 yaş arası kullanıcılar, bilet aramalarını mobil cihazlar yani akıllı telefonlar üzerinden yapıyorlar. Okulda, kafede, restoranda, iş yerinde gün içerisinde yaşamın her alanında bilet aramaları genelikle mobil cihazlar üzerinden yapılıyor. Bu sayede kullanıcılar uçak bileti ve otel fiyatlarını karşılaştırıp hızlı bir şekilde tatiliyle ilgili diledikleri her yerde hazırlık yapabiliyorlar. Hatta kullanıcılar üyelik sistemi sayesinde sabah iş yeri servisinde uçak bileti fiyatına bakıp, öğle tatilinde rezervasyon yapıp, akşam da evlerinden bilet satın alma işlemlerini gerçekleştirebiliyorlar” diye konuştu.

    Mobil kullanıcılar arttı

    Mobil kullanımının yaygınlaşması ile Enuygun.com’un da mobil-öncelikli bir şirket haline geldiğini belirten Hacıbayramoğlu, “Bundan 2 yıl önce mobil cihazlardan bilet arayanların oranı yüzde 17 iken, günümüzde bu oran yüzde 75’e kadar yükseldi, yani yaklaşık olarak 3 katına çıktı diyebiliriz. Bu dönemde biletini mobil cihazlardan satın alanların sayısı da arttı. Hatta arama ve satın almaları farklı cihazlardan yapanların sayısı da çok fazla. Enuygun.com’un üyelik sistemi sayesinde farklı cihazlardan aynı bilgilere ulaşılabiliyor olması da kullanıcıların işini kolaylaştırıyor. Kullanıcıların satın alma alışkanlıklarına baktığımızda mobil cihazların artık ciddi oranda seyahat planlarımızı etkilediğini ve satın alma işlemlerine yardımcı olduğunu görüyoruz. Aylık 10 milyondan fazla ziyaretçi sayısına ulaşan Enuygun.com’un mobil uygulaması olan “Uçak Bileti by Enuygun.com” bugüne kadar 1,5 milyonun üzerinde kişi tarafından indirildi” dedi.

  • Mehmet Reis: “Kuru bakliyatta üretim 2 katına çıkarılırsa, ihracatta 1,5 milyar doları yakalarız”

    Reis Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Reis, “Türkiye’de dekar başına verimlilik artarken, diğer yandan ekili alanlarımız her geçen gün azalıyor. Önemli olan bakliyat ekim alanlarını tekrar kazanmak ve oraya bakliyat ürünleri ekmek. Kuru bakliyatta üretim 2 katına çıkarılırsa, ihracatta 1.5 milyar doları yakalarız” dedi.

    Reis Gıda Firması tarafından İstanbul’da, 2016 yılında bakliyat üretiminin ve tüketiminin arttırılması konulu basın toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya firmanın Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Reis, Reis Gıda Yönetim Kurulu Üyesi Işılay Reis Yorgun, Diyetisyen Duygu Cebeci ve Nielsen Türkiye Müşteri Çözüm Ortağı Satış Etkinliği Alışverişçi ve Sadakat Araştırmaları Lideri Elçin Deryal katıldı. Toplantıda bakliyatın Türkiye’deki tüketim ve üretim verileri, dünya ile Türkiye arasındaki farklar ve bakliyatın faydaları üzerine yapılan araştırmaların sonuçları detaylı olarak paylaşıldı.

    Mehmet Reis, Birleşmiş Milletler tarafından 2016 yılı, Türkiye’nin önerisi ile ’Bakliyat Yılı’ ilan edildiğini belirtti. Bakliyatın özelikle açlığa çare olduğu için, sağlıklı beslenmede önemi için ve azalan bakliyat üretimini ve tüketimin arttırmak için böyle bir yıl düzenlendiğini söyledi.

    Türkiye’deki üretim ve tüketimi değerlendiren Reis, “Önemli olan bakliyatın Türkiye’deki durumu. Özellikle şu an Türkiye’de, ekili alanlarımız her geçen gün azalıyor. Oysa 25 yılda dekar başına (kg) alınan verimlilikte, buğdayda yüzde 34, çeltikte (pirinç) yüzde 83, kuru fasulyede yüzde 104, nohutta yüzde 32, kırmızı mercimekte yüzde 64, son yıllarda ekimi azalan yeşil mercimekte dahi yüzde 56 artış yaşandı. Burada önemli olan bakliyat ekim alanlarını tekrar kazanmak ve oraya bu ürünleri ekmek. Kuru bakliyatta üretim 2 katına çıkarılırsa, ihracatta 1.5 milyar doları yakalarız. Bakliyat ekim alanlarına, başka ürünler ekiyor. Buğdaya baktığımız zaman yüzde 30’ları geçmiş. Biz diyoruz ki, dekar başına artan verimlilik, eğer Türkiye’de en iyi çiftçilik ve ekim yapılıyorsa o zaman biz 90’lı yıllar öncesinde olduğu gibi 2’ye ve 3’e katlarsak, üretimimizi arttırırsak Türkiye, kendi tüketicisine yeterli derecede bakliyat sunacak ve aynı zamanda bunu satıp, eskiden olduğu gibi çok ciddi oranda döviz elde edebilecek. Benim iddiam şu: Çiftçilerimiz özellikle bu toprakları talep ediyor. Bu toprakları biz alalım. Bu topraklara artık bakliyat ekelim. Başka ürün ekilecekse, başka alanlarda da ekilebilir. Her sene bakliyat üretimi ve tüketimiz azalıyor. Bundan 25 yıl önce, 9 kilogram kişi başı mercimek tüketilirken şimdi 6 kilogramın altına inmiş durumda. O zaman Türkiye obez oluyor ve sağlıklı beslenmiyor. Osmanlı’nın vazgeçilmezi temel gıda maddeleri nohut, fasulye, mercimek. Bunlar halkımızın beslenmesi için son derece önemli. Biz üretimi arttırsak ciddi oranda satış yapabiliriz. Yurtdışında Türkiye’de üretilen ürünlere ihtiyaç ve talep var. Bu talep doğrultusunda bizim üretim yapmamız gerekiyor” şeklinde konuştu.

    “Kırmızı mercimekteki protein, etteki proteinle eş değer”

    Türkiye ile dünyayı bakliyat tüketimini bakımından karşılaştıran Reis, “Türkiye çok az tüketiyor. Dünyaya baktığımız zaman, Çin’de, Pakistan’da, Kore’de, Japonya’da 60 kilo ile 100 kilo kişi başı pirinç tüketimi varken, Türkiye’de 9,3 kilo tüketiliyor. Biz daha çok buğday ve unlu mamuller tüketen ülkeyiz. Kuru fasulye ve nohuda geçtiğimiz yıl baktığımız zaman, bütün dünya ülkelerinde özellikle gelişmiş olan ülkeler etten bakliyata yöneldi. Etteki protein oranı bakliyatta var. Bu bitkisel bir protein. Kırmızı mercimekteki protein, etteki proteinle eş değer. Bunun bitkisel olması farklı bir özelliğini ortaya koyuyor. Dünya, bakliyata yöneliyor. Çin ve Hindistan pirinçten buğdaya ve bakliyata doğru yöneliş içinde” dedi.

    “Bakliyat açlığa çaredir”

    ’2016 Bakliyat Yılı’nda üretim arttırmak için çalışmaların yapıldığını belirten Reis, “Dünyada 800 milyon insan aç. 1 milyar 300 milyon insan obez. Dünya nüfusuna baktığınız zaman 7 milyar 300 milyon. 2050 yılında bu rakamın 9 milyar çıkacağı ifade ediliyor. Yani üretimin en azından 2 kat artması gerekiyor. Ya da nüfus artışına paralel üretimin arttırılması gerekiyor. Bakliyat açlığa çaredir. Biz istiyoruz ki, Türkiye’de önce kendi tüketimimizi düşünerek bakliyat üretimini arttırmalıyız. Bunun için adımlar atmalıyız. Türkiye’de her ne kadar erozyon ya da tarım ilacı yok olsa da yine topraklarımız var. Biz suyumuza sahip çıkalım. Suyumuzu kirletmeyelim. Toprağımızı kirletmeyelim. Toprağımıza sahip çıkalım. Ekelim üretelim. Halkımız hem ucuza ürün tüketir hem de daha sağlıklı beslenir” şeklinde konuştu.

    Firma, 7 yıldır obezite ile mücadele ediyor

    Firma olarak, 1993 yılından itibaren birçok projenin içerisinde yer aldıklarını ve almaya devam ettiklerini kaydeden firmanın Gıda Yönetim Kurulu Üyesi Işılay Reis Yorgun ise, şunları söyledi:

    “Türk Kızılayı, Çocuk Esirgeme Kurumu, Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfı, Sokak Çocukları, Kadın Sığınma Evleri gibi, birçok kuruma ve çeşitli projelere 23 yıldır destek vermekteyiz. Nielsen ile 2009 yılında yaptığımız araştırma sonucunda, toplumdaki obezite riskini gözlemledik ve obezite ile mücadele kararı aldık. Firma olarak, 7 yıl önce obeziteye karşı mücadeleyi başlatan ilk firma olmaktan çok büyük bir onur duyuyoruz. 2009 yılında ’Abur Cubur Olacağı Budur’ ile başlayan ’Obezite Önlenebilir’ kampanyamız, ardından ’Abur Cubura Karnımız Tok’ ile devam etti. 2015 yılında başlatılan ’Ev Yemeği Sofrada, Hesap Ortada’ kampanyamız ile 4 kişilik – 4 çeşit ev yemeği menülerinin fiyatlarının 15 TL ve 16 TL arasında değiştiğini belirttik.”

    “Bakliyat, sağlığa dost, hastalığa şifa olur”

    Toplantıya katılan Diyetisyen Duygu Cebeci ise şunları kaydetti:

    “Atalarımızın sofra kültüründen gelen, Türk mutfağımızın vazgeçilmez gıdası, baklagillerdir. Baklagiller; bitkisel protein, kaliteli karbonhidrat içermesi ve besin çeşitliliği ile sağlığa dost, hastalıklara şifa olur. Özellikle son yıllarda çoğu ölümcül hastalıkların öncüsü haline gelen obezitenin tedavisinde, tercih ettiğimiz besin grubunun başında yer alır. Satın alma gücü açısından ekonomik olması da, obezite mücadelemizde her bütçenin faydalanabilmesi açısından kolay ulaşılabilir gıdadır.”

    “Türk kadınlarının 4’te 1’i kendini kilolu olarak tanımlıyor”

    Gıda firması tarafından, Nielsen Türkiye firmasına Devlet Planlama Teşkilatı ve TÜİK’in belirlemiş olduğu düzey 1’i kapsayan 12 ilde, yemek yapmaktan sorumlu 20-65 yaş arası 1024 kadın tüketicinin katılımıyla ’Beslenme ve Kuru Gıda Tüketim Alışkanlıkları ve Marka Sağlığı Araştırması’ 2015 yılında yaptırıldı.

    Türk kadınlarının 4’te 1’inin (yüzde 26) kendisini kilolu olarak tanımladığını kaydeden Nielsen Türkiye Müşteri Çözüm Ortağı Satış Etkinliği Alışverişçi ve Sadakat Araştırmaları Lideri Elçin Deryal, her 3 kadından 1’inin (yüzde 37) kilo vermeye çalıştığını belirterek, şu bilgileri verdi: “Kilo vermek içinse yüzde 38’i daha küçük porsiyonlar tüketmek, yüzde 35’i tatlıyı daha az tüketmek, yüzde 35’i hareket miktarını arttırmak, yüzde 29 yağlı gıdaları daha az tüketmek, yüzde 28 daha çok su tüketmek, yüzde 25 fast-food gıdaları daha az tüketmek, yüzde 22 karbonhidratlı gıdaları daha az tüketmek, yüzde 12 bakliyat ürünlerini daha çok tüketmek gibi yanıtlar verildi.”

  • Bilgiç: “Hedefimiz İşlem Hacmini 5 Katına Çıkarmak”

    TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve Adana Ticaret Borsası (ATB) Başkanı Şahin Bilgiç, yeni borsa kompleksi inşaatı tamamlandığında işlem hacmini beş katına çıkarmayı hedefledikleri söyledi.

    Bilgiç, ATB Başkan Yardımcısı Osman Bağış, yönetim kurulu üyeleri Ahmet Rende Şendağ ve Hamit Tezcan, meclis başkan yardımcısı Faruk Canatar ve meclis üyeleri Abdullah Kaçar, Hasan Köylü, İsmail Altunbaş ve Genel Sekreter T. Gökhan Öztürk ile birlikte inşaat alanında incelemelerde bulundu.

    Türkiye’de örnekleri olmasına rağmen, elektronik satış salonu ile online sistemi ve lisanslı depoculukla entegrasyonda birbirine bağlayacak güzel bir eser çıkarmaya çalıştıklarını, bu işi iddialı yaptıklarını belirten Bilgiç, “Borsamız yüzyıllık bir tarihi çınar. Bu çınara yakışan yeni bir borsa ortaya çıkaracağımızı düşünüyoruz. Kampüsümüzün inşaatı hızla devam ediyor. Alım satım kotasyonundaki soya, pamuk, mısır, buğday gibi her ürün burada işlem görecek ve anlık satışlar olacağı için Türkiye’nin birçok ilinden gelecek taleplere de cevap verecektir. Şu an Adana Ticaret Borsamızın işlem hacmi yaklaşık 5 buçuk milyar TL seviyesindedir. Bizim hedefimiz bu kampüs ile işlem hacmini kademeli olarak 20-25 milyar TL’ye yani 5 katına çıkarmaktır” dedi.

    Meclis üyelerinin sektörün içerisinde olan depolama tesisleri bulunan ve bu işi iyi bilen işletme sahipleri olduğunu ifade eden Bilgiç, şöyle devam etti:

    “Hep birlikte yeni borsa inşaat depolama alanımızın çelik silolarını, hizmet binasını, satış işlemlerini yapacağımız salonları, üyelerimizin işlerini yürüteceği büroların yapılan bölümlerini yerinde inceleyerek fikir alış verişinde bulunduk. Meclis üyelerimizden farklı ve güzel görüşler ortaya çıktı. Bu aşamadan sonraki plan, programlarımızı buna göre belirledik. Projenin ilk kısmının bu mısır sezonuna yetiştirilebilinmesi için yol haritamızı çıkardık. Çalışmalarımıza hızlı bir şeklide devam ediyoruz. Bundan dolayı da bugün bizimle beraber olan, fikir ve düşüncelerini paylaşan meclis üyesi arkadaşlarıma desteklerinden dolayı teşekkür ediyor, borsa kompleksimizin tarımın başkenti Adanamıza, bölgemize, ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.”

    Borsa kampüsünün son yıllarda yapılan en modern bir tesis olduğunu söyleyen yüklenici firma yetkilileri, çelik silo depolama tesisinin ilk bölümünün 55 bin ton kapasitesi bulunan 9 adet çelik silonun bittiğini, 200 ton saat kapasiteli taşıma sistemi bulunduğunu, her ünitenin elektrik, elektronik otomasyona bağlı olduğu, ısı izleme sistemi dahil tüm taşıma sistemlerinin ana izleme ekranında izlendiği bilgilerini veren yetkililer sistemin lisanslı depoculuğa uygun yapıldığını söylediler.