Etiket: Kat

  • Cep Telefonu Trafikte Kaza Riskini 4 Kat Arttırıyor

    Türk Ortopedi ve Travmatoloji Birliği Derneği (TOTBİD) Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Emel Gönen, trafikte cep telefonu kullanımının kaza riskini 4 kat arttırdığını belirterek, “Kulaklık ile konuşmakta kaza riskini azaltmıyor” dedi.

    Toplumsal hayatın en önemli araçlarından biri olan cep telefonu kullanımındaki kaza riskine dikkat çekmek isteyen TOTBİD, “Hayata Değil Cep Telefonuna Ara Ver” sloganıyla hazırladığı kamu spotuyla bu hayati konuya kamuoyunun dikkatini çekmeyi hedefliyor.

    TOTBİD Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Emel Gönen, teknolojinin gelişmesiyle birlikte son yıllarda en çok kullanılan iletişim aracının cep telefonu olduğunu kaydetti. Cep telefonunun hayatı kolaylaştırmasının yanında bir takım olumsuzlukları da beraberinde getirdiğini işaret eden Doç.Dr. Gönen, “Bugün yaşanan trafik kazanlarının en önemli nedeni cep telefonu kullanmaktır. Araç içerisinde cep telefonu kullanımı kaza riskini 4 kat arttırıyor. Hatta kimi yayınlarda 9 kat arttırdığına dair bilgilerde mevcuttur. Ve handsfree kullanımda kaza riskini azaltmıyor onlarda sizi kazaya sürüklüyor” dedi.

    HAYATİ SLOGAN

    Trafikte seyir halindeyken cep telefonunda mesaj ya da mail okumanın büyük tehlike oluşturduğuna değinen Doç. Dr. Gönen, “Trafik kazalarında kazaya maruz kalan kişilerin büyük çoğunluğu maalesef ilk kaza olduğu anda ölmektedir. Bunların hastaneye ulaşabilenlerin yüzde 30’u ise ilk gün kaybedilmektedir. Kalan hastaların ise yüzde 32’si ortopedi ve travmatolojiye başvurmaktadır. Ve bunların da yüzde 30 kadarı kalıcı sakatlıklara neden olan büyük kırıklarla bize başvurmaktadır. Bu amaçlarla biz TOTBİD olarak cep telefonu kullanımdan doğan kaza riskine dikkat çekmek amacıyla “Hayata değil cep telefonuna ara ver” sloganıyla cep telefonunun kaza riskini vurgulamayı amaçladık” ifadelerine yer verdi.

    EN ÖNEMLİ NEDEN

    Doç. Dr. Gönen, direksiyonda cep telefonu kullanımının alkol gibi dikkat dağınıklığına neden olduğunun atını çizerek, Türkiye’de 1 yılda gerçekleşen ortalama 569 bin 421 trafik kazasının yol açtığı yaklaşık 4 bin ölüm ve 124 bin 988 yaralanmanın sebeplerinden birinin araç sürerken telefonla konuşmak olduğunu kaydetti.

  • “Aids’ten 100 Kat Bulaşıcı”

    İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Habibe Duman Hepatit B virüsünün AİDS’ten 100 kat bulaşıcı olduğunu söyledi.

    Medilife Beylikdüzü Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Habibe Duman, Dünyada 350 milyon kişinin Hepatit B Virüsü Taşıyıcısı olduğunun hesaplandığını belirterek, “Her yıl 50 Milyon kişinin bu Virüsle temas ettiği kabul ediliyor. Türkiye’de ortalama her yüz kişiden 4-5 kişinin bu virüsle temas ettiği fark etmeyi unuttuğumuz bir gerçek. Peki, bu hastalığın tanısı zor mu konuluyor? Hepatit B AİDS’ten 100 kat daha Bulaşıcıdır. Türkiye’de de sık görülen bir virüstür. Önemli olan Erken tanımaktır. Eğer erken tanınmazsa ve tedavi edilemezse sinsice ilerler. Sonra Karaciğer Sirozu ve daha sonrada Karaciğer Kanserine dönüşebiliyor” dedi.

    “BULAŞMA YOLLARININ ÖĞRENİLMEMESİ YAYILMAYI ARTTIRIYOR”

    Bulaşma yollarının öğrenilmemesinin Hastalığın yayılmasını arttırdığına dikkat çeken Dr. Habibe Duman, ”Deri bütünlüğünün bozulduğu her türlü durum, Mikroplu kan ve vücut sıvılarının bedenin iç yüzeyine teması, mikrobu taşıyan kişi ile cinsel ilişkiye girmek, Enjektor-ilaç hazırlama gibi malzemelerin ortak paylaşıldığı damar içi ilaç kullanımı, Mikrobu taşıyan anneden doğma, İnfekte kişinin kanı veya acık yarası ile temas etme, Virüsün bulaştığı iğnenin batması veya kesici delici alet yaralanması, mikroplu kişinin jilet, ustura, tırnak makası, diş fırçası gibi kesici-delici/kanla temas edebilecek malzemelerini paylaşma, hemodiyaliz, akupunktur yoluyla hastalık bulaşabilir.”dedi.

    “SİGARA’DAN SONRA EN ÖNEMLİ 2. KANSEROJEN”

    Hepatit B Virüsünün Erken tanısının Hastanın maddi ve manevi olarak hastalıklardan ve kanserden korunması için çok önemli olduğunu vurgulayan İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Habibe Duman, Dünya Sağlık Örgütünün Hepatit B Virüsünün “Sigaradan sonra bilinen en önemli 2. Kanserojen” olarak tanımladığını hatırlattı.

    “TANISI ÇOK KOLAY”

    Yeni Teknolojiler Hepatit B Virüsünün tanısını koymayı çok kolay hale getirdiğini belirten Medi Life Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Habibe Duman, “Bu hastalığın tanısı laboratuar imkânları açısından çok kolay. Basit bir kan alma işlemiyle elde edilen serum örneğinden anti-HBs, HBsAg, HBeAg, anti-HBc, anti-HBc IgM, anti-HBe, HBV DNA gibi doktorların sizin durum ve şikâyetlerinize uygun testlerin yapılması mümkün.” dedi.

    “AŞISI VAR VE ETKİN”

    İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Habibe Duman, “Bulaşması çok kolay olan ve tanısı yaygınlaşan Hepatit B virüsü ile savaşta Hepatit B aşısı çok önemlidir, bu aşının yanında ilaç tedavisi de bu hastalık ile mücadelede oldukça önemlidir” dedi. “Erişkin yaş grubunda 0, 1 ve 6 aylarda yapılan üç doz aşılama ile 40 yaş altı sağlıklı erişkinlerde;- birinci dozdan sonra %30-55,- ikinci dozdan sonra %75, – üçüncü dozdan sonra da %90’dan fazla oranda koruyuculuk oluşmaktadır” diye ekledi.

    “GEBELERDE ÇOK DAHA TEHLİKELİ”

    Hepatit B virüsü taşıyan gebelerin yüzde 90’ından daha fazlasında gebelik sırasında bebeklerine bu virüsün bulaştığını vurgulayan Medi Life Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Habibe Duman,’’1998 yılında başlanan Üniversal hepatit B aşılaması ile tüm Yenidoğan bebeklere doğumu takiben ilk saatlerde Hepatit B aşısı uygulanmaktadır. Fakat hastanede doğum yapmayan kadınların hepatit B aşısı olmadan doğan çocuklarına virüs yerleşmekte ve sinsi bir şekilde çok büyük bir oranda hastalığa yol açmaktadır. Hepatit B tespit edilen annelerin ise doğumdan önce mutlaka tedavi edilmesi ve doğan çocuğa da ilk 8 saat içinde Hepatit B aşısının ve Hepatit B ilacının yapılması bebeği hastalıktan korumak adına mutlaka gereklidir. Hepatit B aşısı, çocuk doğduğunda birinci ayda ve altıncı ayda 3 doz halinde yapılmalıdır.Bunun yanında, doğan çocuğun birinci sene sonunda hepatit B testlerinin yapılması ve testlere göre tedavisinin mutlaka yapılması gerekmektedir” diye konuştu.

  • Bakan Gönül: “Yerli Savaş Uçağının Projelendirilmesinde Belli Bir Mesafe Kat Edildi”

    Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, yerli savaş uçağının proje aşamasında olduğunu belirterek, en iyisini yapmak için belli bir programın uygulandığını kaydetti.

    Bakan Gönül, Eskişehir ziyaretleri kapsamında Eskişehir Valisi Güngör Azim Tuna’yı makamında ziyaret etti. Ziyaret öncesi basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Gönül, ziyaretlerinin amacının, Bakanlıklarını çok yakından ilgilendiren savunma sanayi tesisleriyle, askeri tesislerin ziyareti olduğunu söyledi. Eskişehir’in önemine vurgu yapan Bakan Gönül, “Cumhuriyet sonrası Eskişehir’in bir başka özelliği de sanayi bölgesi olarak ilan edilmesi. Bu sanayi gelişiminde Türkiye’nin ümidinin bağlandığı ve gerçekten de büyük başarılar kazandığı bir bölge oldu. Nitekim bugün bizim harp uçaklarımızın motorlarını yapan ki en son 30 F-16’nın motorlarını yapan TEİ şirketi, ki başka özelliklerini de var. Savronik şirketi, Alp Havacılık ve bizim askeri fabrikalar Eskişehir’e başka bir özellik kazandırıyor. Bugün bunları ve bazı projeleri incelemek üzere buradayız. Tabi Eskişehir’in özelliklerini sayarken üniversiteleri de söylememek mümkün değil. Türkiye’de açıköğretime ivme veren onun kurumlaşmasını sağlayan ilimiz de Eskişehir oldu. Bunun yanında lületaşından falan bahsetmiyorum, onlar zaten sizin bildiğiniz şeyler” dedi.

    “TÜRKİYE F-16’LARI YAPABİLEN BİR ÜLKE”

    Bakan Gönül, “Yerli savaş uçağı proje aşamasındadır. Projelendirilmesinde de belli bir mesafe kat edildi. Ama şu var; zaten Türkiye F-16’ları yapabilen bir ülke. Türkiye’nin acil bir ihtiyacı olmadığı için en iyisini yapmak üzere belli bir program uygulanıyor” diye belirtti.

    Eskişehir Valisi Güngör Azim Tuna ise, Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül’ün ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Tuna, “Osmanlı Devleti’nin kurulduğu ilk toprak olan ilk hutbenin okunduğu, İstiklal savaşları ve Kurtuluş savaşında çok büyük fedakarlıklar gösteren Eskişehir’imize sayın bakanımıza hoş geldiniz diyoruz. Valiliğimizi ziyaretlerinden ötürü de teşekkür ediyoruz” diye konuştu.

    Ziyaret sonunda Bakan Gönül ve Vali Tuna birbirlerine çeşitli hediyeler verdi.