Etiket: kastamonu

  • Kastamonu Üniversitesi Veda Yemeği Düzenledi

    Kastamonu Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sıtkı Aras’ın emekli olması münasebetiyle veda yemeği düzenlendi.

    Kastamonu Üniversitesi Mevlüt Beyribey Konukevinde düzenlenen veda yemeğine; Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Seyit Aydın, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sezgin Ayan, Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sıtkı Aras ve Ailesi, Tarım ve Köyişleri Eski Bakanı Prof. Dr. Hüsnü Yusuf Gökalp, Sinop Üniversitesi Eski Rektörü Prof. Dr. Recep Bircan, fakülte dekanları, akademisyenler ve üniversite personeli katıldı.

    Program Prof. Dr. Sıtkı Aras’ın biyografisi ve emeklilik anısına hayatından kesitler içeren kısa film gösterisi ile başladı.

    Program açılış konuşmasını Aras’ın ailesi adına kızı Prof. Dr. Şükriye Aras Hisar yaptı. Hisar, hem kızı hem de öğrencisi olduğunu ifade ederek, şunları dile getirdi: “Ulu bir çınarı çok sevdiği akademik camiadan uğurlamak için toplandık. Sıtkı Aras bir çok öğrenci yetiştirmiş, çok sayıda kuruluşun kurulmasına vesile olmuştur. Her zaman Allah’ın izniyle istediğini başarmıştır. Bir çok öğrenci yetiştirmiş, fedakar bir hoca ve sıkı bir vatanseverdir. Hayatı boyunca öğrencilerini, asistanlarını çocuklarından önce tuttu. Gece sabahlara kadar balık tesislerinde balıkların yaşayabilmesi için çalıştı. Her zaman disiplinli oldu ve asistanlarının sınavlarında her zaman destek oldu. Bir babanın çocuklarına bırakacağı en güzel miras temiz bir isimdir. Çocuğu ve öğrencisi olmaktan her zaman gurur duyduk. Öğrencisi olarak elime tutuşturduğu akademik meşaleyi, taşıyacağıma söz veriyorum. Sevgili babam, desteğini hep arkamda hissettim, yaşadığım süre boyunca rabbime şükredeceğim senin kızın olduğum için. Emektar ellerini minnetle öpüyorum. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum”.

    Rektör Aydın ise yaptığı konuşmada Sıtkı Aras’ın öğrencisi olmaktan dolayı gurur duyduğunu ifade ederek, şunları kaydetti: “Sıtkı Aras hocaların hocasıdır, büyük bir akademisyen, kıymetli Türk aydınıdır. İz bırakan adam gibi adamdır. İnanan ve inandığı gibi yaşayan nadir insanlardandır. Hocamız, hayat boyu hiç inandıklarından taviz vermemiştir. Sağlam inancın örneğidir. Yaşamaktan öte bütün hizmetlerini yerine getirmiştir. İdeal ve iş ahlakı olan bir insandır. Ülkeye insan yetiştirme konusunda çok büyük hizmetler de bulundu. İşini en iyi yapan olmak için çalışmak bir kültürdür, erdemdir, hayat prensibidir. Kendisi gönül adamıdır. Yetiştirdiği insanlarla gönül esasına göre çalışır. Fedakarlıkta hep önde olmuştur. Her zaman kendinden önce yanındakini düşünen bir insandır. Vefakardır, hiçbir zaman unutmaz, vefasını gösterir ve insana kıymet verir. Mert insandır, sözünün eridir. Biz hocamızdan akademisyen yetiştirmesini istedik, asistanlar ondan hocalığı öğrensin istedik, o bize çok daha fazlasını verdi. Su ürünler alanında doktora programı olan nadir fakültelerden biri olduk. Hayırsever bir insandır, hayır yapmada sınır tanımaz. Rehber insan, iyi bir akademisyen, iyi bir uygulamacı, ideal bir insan ve bu vasıfları çevresindekilere aktarmaya çalışan bir insan. Bizler öğrencileri olarak ona layık olmaya çalışıyoruz. Biz onu emekli etmeyeceğiz yine üniversitemizde hizmetlerine devam edecek. Bu güne kadar yapmış olduğu hizmetlerinden dolayı ayrıca teşekkür ediyoruz. Bu akşamı düzenlemede emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum”.

    Kastamonu Üniversitesi Rektörü Seyit Aydın’ın ardından kısa bir konuşma yapan Sıtkı Aras, anılarını anlatarak başladığı konuşmasını şöyle noktaladı. “Bakanımıza, Seyit Bey’e, Recep Bey’e çok teşekkür ediyorum. Seyit Bey’in asaleti o zaman da vardı şimdi de var. Hepinize çok teşekkür ediyorum. Saygılarımla”.

    Sıtkı Aras Hoca’nın eski öğrencilerinden olan Sinop Üniversitesi Eski Rektörü Prof. Dr. Recep Bircan, emeği geçen herkese teşekkür ederek şöyle konuştu. “Sıtkı Hoca için söylenenlerin fazlası yok eksiği var. Ben onun ilk asistanıyım. Akademisyenin emeklisi olmaz, rahmetlisi olur. Akademisyen ömür boyu mesleğinden emekli olamaz. Bu meslek böyle bir meslektir. Hocama biz öğrencileri için yaptığı emeklerinden dolayı çok teşekkür ediyor, ellerinden öpüyorum”.

    Programın son konuşmasını ise; Sıtkı Aras Hoca’nın öğrencilerinden Tarım ve Köyişleri Eski Bakanı Prof. Dr. Hüsnü Yusuf Gökalp yaptı. Gökalp anılarını anlatarak başladığı konuşmasına şöyle devam etti. “Akademisyenseniz bilgi birikimini öğrenciye, halka, sanayiciye, vermek durumundasınız. Vermezseniz bu akademisyenlik olmaz. Bir çok tanıdığım sima var bu akşam burada. Gerek üniversiteden, gerek iş hayatından. Bu insanlar Kastamonu Üniversitesinde toplanmışlar. Bu bir tesadüf değil, burada bir çekim merkezi var. Bundan dolayı Rektörümüz Seyit Aydın’ı tebrik ediyorum. Böyle bilimsel bir cazibe merkezi oluşturduğu için. Güzel bir üniversitedesiniz, güzel bir kampüstesiniz, samimi içten bir rektöre sahipsiniz bu elbette sizin güzelliğinizdendir. Hepinizi tebrik ediyorum. Sıtkı Hoca için söylenenlerin hepsi yerinde, hepsi de söylenmedi. Ne söylesem azdır. Hocadır, abidir, kalenderdir. Hayırlı, mutlu bereketli eğitim hayatı diliyorum. Kastamonu üniversitesinin bu kadro ile daha iyiye gideceğinden şüphem yoktur. Türk milleti en iyi hizmetlere layıktır. Saygılar sunuyorum”.

    Program, Eski Bakan Gökalp’in Sıtkı Aras’a Su Ürünler Fakültesi tarafından hazırlanan maket gemi ve tablo hediye etmesi, ayrıca Rektör Aydın’ın Sıtkı Aras’a saat hediye etmesi ve plaket takdimi ile son buldu.

  • Kastamonu Belediye Başkanı Tahsin Babaş;

    Kastamonu Belediye Başkanı Tahsin Babaş, en önemli meselelerinin gelecek nesillerin iyi yetiştirilmesi olduğunu söyledi.

    Babaş, Bisiklet Yolu Doğa Kafe ve Restoranının açılışına katıldı. Burada açıklamalarda bulunan Belediye Başkanı Tahsin Babaş, Kastamonu için önemli bir yatırım olan ve insanların hem spor yapmalarına olanak sağlayan hem de aileleri ile birlikte vakit geçirebilecekleri sosyal yaşam alanlarını bünyesinde barındıran Bisiklet Yolu’nda faaliyete geçirilen Doğa Kafe ve Restoranının açılışını yaptı. Gerçekleştirilen açılış törenine Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Kastamonu Eski Milletvekili Mustafa Gökhan Gülşen ile birlikte Belediye Meclis Üyeleri, Kastamonu Belediyesi Birim Amirleri ve Kastamonuspor Başkanı Mahir Altıkulaç da katıldı.

    Yaklaşık bir yıldan beri Bisiklet Yolu için emek harcadıklarını ifade eden Babaş, “Bizim en önemli meselelerimizden birisi de gelecek nesillerin iyi yetişmesi, sağlıklı yetişmesi ve yetiştirilmesine olanak sağlanmasıdır. Bu konuda da biz, her zaman sporun çok önemli olduğunu vurguluyoruz. Böyle spor alanları ve bisiklet parkurları yaparak hem çocuklarımızı hem de gençlerimizi spora teşvik etmeye çalışıyoruz. Bazen spora ne gerek var, futbola ne gerek var, hentbola ne gerek var şeklinde söylemler oluyor. Bunlar tamamen yanlış düşünceler. Spor bir ilin en önemli etkenlerinden bir tanesidir. Biz her zaman spora destek verdik ve destek vermeye de devam edeceğiz. Belki Türkiye’de Kastamonu’nun adını bilmeyen bir sürü insan vardı. Kasımpaşa maçının ardından ise tüm Türkiye’de Kastamonu konuşuldu. Herkes Kastamonu’nun adını duydu. Ben Kastamonu halkının sporu sevdiğine inanıyorum. Sporu sevmeyenlerin ise bu konularda yorum yapmalarını doğru bulmuyorum” dedi.

    “HERKESİ BİSİKLET YOLU’NDA BİSİKLETE BİNMEYE DAVET EDİYORUM”

    Bisiklet Yolu’nda oluşturulan parkurun toplam uzunluğunun bin 600 metre olduğunu vurgulayan Babaş, özellikle yaz döneminde çocukların İsmailbey Mahallesi ve Kuzeykent Mahallesi’nden bisiklete binmek için buraya geldiklerini ifade etti.

    Bisiklet Yolu’nda tüm bisikletlerin ücretsiz olarak halkın hizmetine sunulduğunu ifade eden Babaş, “Bizim çocukluğumuzda bisiklet almak çok zordu. Belki hala bisiklet almaya maddi gücü yeterli olmayanlar olabilir. Bu sebeple biz buradaki tüm bisikletleri ücretsiz olarak halkımızın hizmetine sunuyoruz. Dileyen herkes buraya gelsin ve bisiklete binsin. Ben imkânı olan veya olmayan herkesi Bisiklet Yolu’nda bisiklete binmeye davet ediyorum” diye konuştu.

    Spor parkurunun yanı sıra sosyal yaşam alanını da içerisinde barındıran Bisiklet Yolu hakkında değerlendirmelerini sürdüren Babaş, şöyle konuştu: “Biz bisiklete binmenin haricinde burada sosyal yaşam alanının olması gerektiğini de düşündük. Bu sebeple bir kafeterya, restoran alanı oluşturduk. İşletme sahipleri kardeşlerimiz de burada büyük bir özveriyle çalışmalarını sürdürüyorlar. Biz de kendilerine her zaman bu konuda destek olacağız. Çünkü bu tarz yatırımların en önemli konusu sürdürülebilir olmasıdır. İşletmenin halkımıza ve işletme sahiplerine hayırlı olmasını dinliyorum”

  • Kastamonu Üniversitesinden, Suriyeli Türkmenlerine Yardım

    Kastamonu Üniversitesi, Suriye Türkmenlerine yardım götürecek olan yardım TIR’ı yola çıktı.

    Kastamonu Üniversitesi’nin başlatmış olduğu Suriye Türkmenlerine yardım kampanyası kapsamında toplanan yardım malzemeleri, Üniversitenin Kuzeykent Kampüsünden yola çıktı.

    Yola çıkan yardım aracını uğurlamaya Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Seyit Aydın’ın yanı sıra Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sezgin Ayan, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

    Rektör Aydın, “Suriye’de zulme, katliama maruz kalan Türkmen kardeşlerimize götürülmek üzere yola çıkan bu yardım aracımız, inşallah bir nebze de olsa oradaki kardeşlerimize faydalı olur. Suriye’de yaşanan zulüm Türkmenleri etkiledi. Soydaşlarımıza, kardeşlerimize biz de bir nebze olsun yardım gönderebiliriz diye düşündük. Bu konuda değerli gayretlerinden dolayı başta üniversitemiz personeli olmak üzere, üniversitemiz öğrencilerine, Abana Belediyesine, Kastamonu Eczacılar Odasına, Kuzey İzcilik Gençlik Ve Spor Merkezine, İstanbul Cafe’ye, Şekerci Market’e çok teşekkür ediyoruz. Yardım aracımızın kazasız belasız, yerine ulaşmasını temenni ediyoruz. İnşallah Suriye’de ki Türkmen kardeşlerimizin dertlerine bir nebze olsun deva olabilirsek ne mutlu bize. İnşallah bu zulüm bir an önce biter. Allah yardımcıları olsun. Yolunuz açık olsun” dedi.

    Konuşmanın ardından yardım aracı, Suriye Türkmenlerine gitmek üzere yola çıktı.

  • Cankeser, Kastamonu Havalimanı’nı Ziyaret Etti

    Ulaştırma Çalışanları Memur Sendikası (Ulaştırma Memur-Sen) Genel Başkanı Can Cankesen, taşeron işçilerin kadroya alınmasına ilişkin çalışmaların devam ettiğini belirterek, “Taşerondan ziyade devletin himayesinde iş güvencesi olmak şartıyla arkadaşların çalışmasını istiyoruz, hükümet de bunun sözünü vermiştir” dedi. Cankesen, ayrıca çalışanlara performans gibi bir sistemin öncelikle mecliste milletvekillerine uygulanmasını istediklerini, ondan sonra çalışanlara uygulanmasını talep ettiklerini belirtti.

    Ulaştırma Memur-Sen Genel Başkanı Can Cankesen, Kastamonu Havalimanı’nı ziyaret ederek, burada düzenlediği basın toplantısında, çalışanların birçok sorununun bulunduğunu kaydetti. Bu kapsamda Kastamonu Havalimanı’nda çalışan üyelerini ziyarete geldiklerini belirten Cankesen, “2015 yılında yaptığımız toplu sözleşme de dahil olmak üzere 2016 ve 2017 yılları arasında yapacağımız teşkilat çalışmalarını ve teşkilatımızın sorunlarını dinlemek üzere buraya geldik. Kastamonu havalimanı bizim başarılı olduğumuz havalimanlarımızdan bir tanesi. Burada mevcut üyenin yüzde ellisi bizim üyemiz. Çok güzel bir teşkilat çalışması yaptığımız yerlerden bir tanesi. Burada arkadaşlarımız gayretli çabalı. O yüzden Kastamonu il temsilcimiz Metin Tiryaki olmak üzere diğer arkadaşlarımız ve yönetim kuruluna ve Memur-Sen’e bağlı diğer sendikalara da buradan teşekkür ediyorum” dedi.

    “HAVACILIK TAZMİNATI İÇİN ÇABA GÖSTERİYORUZ”

    Çalışan işçilerin birçok sorunun bulunduğunu ve bunların başında havacılık tazminatının geldiğini ifade eden Cankesen, “Havacılık tazminatının on yıla dayanan bir geçmişi olan DHMİ çalışanlarının kafasını bu anlamda bulandıran bir sorun olarak günümüze kadar taşındı. 2010 yılından sonra avans mahiyetinde ödeme yapılan bir tazminat var ortada. En son 2012 yılında açılan davalar neticesinde 2015 yılında da toplu sözleşme masasında olmak üzere birçok görüşme yapıldı. Açılan davaların hemen hemen hepsi kısmen de olsa reddedildi. Ancak reddedilen davaların yanı sıra 2015’de masaya oturduğumuzda hükumetten taleplerimiz oldu bu manada, ilki 2010 yılında bir mutabakat metni vardı, o mutabakat metninde olanları bir daha yeniden düzenleyin 31 Ocak tarihine kadar bu çalışma üzerinde yapılacak çalışmaları hızlandırın ve ek ödemeleri mahsup etmeyin, ek ödeme miktarı kadar da ilave havacılık tazminatı verin sonuçta da buradan da yeni bir gelir kalemi doğsun istedik. Bunula ilgili çalışmalarımız sürüyor. Bu konuda bizden 10 bin arkadaşımızın beklentisi var. Havacılık tazminatı üç grup üzerinden ödeniyor. 1’inci gruptan ziyade 2’nci ve 3’üncü gruplarda müthiş bir sıkıntı var. Çünkü 1’inci grubu tamamen karşılayan bir kontrol mekanizması var, 2’nci grubu kısmen 3’üncü grubu karşılamayan. Netice itibariyle de 2’nci ve 3’üncü grup içerisindeki arkadaşlarımızın sıkıntıları bugüne kadar sürdü. Geçmişe baktığımız zaman o zamanın yetkili sendikaları olayı bugüne sıkıntılı vaziyette taşıdılar. İnşallah 31 Ocak’a kadar bunula ilgili çalışmalarımızı hızlandıracağız. Elimizden geldiği kadar da ilave havacılık tazminatı verilmesini sağlamak istiyoruz” diye konuştu.

    “ASLİ VE YARDIMCI DİYE AYRIM YAPILMADAN TAŞERON ÇALIŞANLARIN KADROYA ALINMASI GEREKİYOR”

    Devletin, taşeron işçisine kadro vermesiyle ilgili görüşlerinin aynı şekilde devam ettiğini vurgulayan Cankesen, “Normalde havalimanlarında 10 bin çalışanımız var, ama 10 bin çalışanın yanında rakamsal bazda kaç bin çalışan var şu an rakamını tam olarak bilmiyorum. Çünkü hizmet alanına baktığımız zaman temizlik ve güvenlik hizmet alanları gibi bazı konularda hizmet alanlarına gidiliyor. Demir yollarında gişeler olmak üzere orada taşerona verilen birçok kısım var. Fakat aklımız bulandıran asli iş yardımcı iş gibi şeyler çıktı ortaya bunları daha nasıl düzenleyecekler onlarla ilgili görüşmeler sürüyor. Amacımız bahsedilen 3 yüz, 4 yüz bin arkadaşımızın ne olursa olsun kadroya geçirilmesi. Devlet taşeronun eline çalışanı bırakmamalı, çünkü hesaba baktığımızda arada bin lira ücret alıp devlete maliyeti 2 bin 3 bin lirayı geçen insanlar var. Burada birileri zengin oluyor. O yüzden taşerondan ziyade devletin himayesinde iş güvencesi olmak şartıyla bu arkadaşların çalışmasını ve insanlar işe giderken yarınımız ne olacak diye düşünmeden devlet garantisi altında çalışmasını istiyoruz. Hükumette bunun sözünü vermiştir. Bu işin bence insanları asli ve yardımcı diye ayırmadan taşeronda çalışan devletin hizmetini gören kim varsa kadroya geçirilmesidir” şeklinde konuştu.

    “ÇALIŞANLARA PERFORMANS GETİRMEK GİBİ BİR SİSTEMİN, ÖNCELİKLE MECLİSTE UYGULANMASINI İSTİYORUZ”

    657 Devlet Memurları kanununda yeni bir reform düşünüldüğünü aktaran Cankesen, “Bununla ilgili Memur-Sen ne düşünüyor onu söyleyeyim. Geçen hafta yapmış olduğumuz bir çalıştayımız vardı Memur-sen olarak 657 sayılı devlet memurları kanunun biraz geçmişine gitmek lazım. 1965 model bir kanundur. Bu kanunun içerisinde birçok madde var. Binlerce madde içerisinden nereye gidersek gidelim bize ilk sorulan madde çalışanların iş güvencesi ne olacak oluyor. Çalışanların iş güvencesi anayasa ile garanti altında. Anayasanın iki tane maddesi yapılacak fiili bir olay sonucunda çalışana yargı hakkı doğar. İş güvencesi buradan garanti altında ancak ne hikmetse hükumetin son yıllarda dile getirdiği bir iş güvencesi problemi birinci ağızdan dillendirilmese de ikinci üçüncü ağızlardan bir şekilde dillendiriliyor. 2012 yılında biz buna şahit olduk, dillendirildi. İş güvencesinin yanında rotasyon ve performans geldi. Biz de 2012’de yapılan çalıştayda Memur-Sen olarak, kesinlikle bu işe karşı bir duruş sergiledik, iş güvencesinin olmazsa olmazımız olduğunu, sendikamızın kırmızı çizgisi olduğunu, kanun içerisinde böyle bir yoldan böyle bir metotla gidilemeyeceğini söyledik. Çünkü bu bir anayasadır. Çalışanların, çalışma hayatının anayasasıdır. Böyle anayasa gibi olacak kanunun bir anda değiştiriyorum demeyle veya birkaç kişinin gizli gizli dillendirmesiyle değiştiremeyeceği aşikardır. Bununla ilgili çalıştayımızı yaptık. İnşallah bir çalıştayımız daha olacak. Bizim kırmızı çizgimizdir. Genel başkanımızın da her platformda söylediği gibi kırmızı çizgimize de dokunulmasına biz karşı geleceğimize buradan da belirtiyoruz. Bunun yanında çalışanlara performans getirmek gibi bir sistemin öncelikle mecliste uygulanmasını istiyoruz. Mecliste milletvekilleri performansı kendilerine uyguluyorlarsa bize de uygulasınlar” ifadelerini kullandı.

    Cankesen, ayrıca Kastamonu’dan direk İzmir’e uçuş seferlerinin yapılabilmesi için çalışmaların sürdüğünü ve bu kapsamda hava yolları şirketleriyle görüşmeye devam ettiklerini ifade ederek, bunun için girişimlerde bulunduklarını sözlerine ekledi.

  • Anıtlar Yüksek Kurulu’ndan Kastamonu Ziyareti

    Ankara 1 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Başkanı Doç. Dr. Beşir Fatih Doğan, Kastamonu’yu ziyaret ederek, yürütülen çalışmaları yerinde inceledi.

    Koruma Kurulu Müdürü Yusuf Kıraç ile birlikte Kastamonu’yu ziyaret eden Ankara 1 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Başkanı Doç. Dr. Beşir Fatih Doğan, ilk olarak Kastamonu Belediye Başkanı Tahsin Babaş’ı ziyaret etti. Başkan Babaş’tan yürütülen çalışmalar hakkında bilgi alan Doğan, Kastamonu’da yapımı devam eden ve yapılması düşünülen projeleri yerinde inceleyerek bilgiler aldı.

    Kurula gelen projeleri Ankara 1 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu mevzuatına uyduğu ölçüde desteklediklerini belirten Ankara 1 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Başkanı Doç. Dr. Beşir Fatih Doğan, “Tarihi dokuların bozulmadan gün yüzüne çıkarılmasını savunuyoruz. Şu ana kadar kurulumuza gelen projelerin hepsi bizim mevzuatımıza uygun. Bir takım prensip kararlar aldık. Bu kararlar çerçevesinde önümüze gelecek olan dokümanları inceleyip nihai kararı vereceğiz. Kastamonu’nun turizm konusunda yapılan projelerini uygun gördük. Kasaplar Hali ile ilgili hazırlanan proje kurulumuza ulaşmadı. Ancak kasaplar hali bölgenin yapısına uygun olarak tekrar düzenlenmeli. Teleferik projesini prensip olarak onayladık. İnceleyeceğimiz kısımlar var. Tamamlandığı zaman Kastamonu’nun tarihi dokusu yukarıdan daha iyi görünecek” dedi.

    Ankara 1 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürü Yusuf Kıraç ise, bugüne kadar Kastamonu’da bu denli büyük projelerin yapılmadığını ve projeler hayata geçtiğinde Kastamonu’nun tarihi yapısı değişeceğini dile getirdi.

    Anıtlar Yüksek Kurulu üyelerinin devam eden projeleri yerinde incelemek üzere Kastamonu’ya geldiklerini hatırlatan Kastamonu Belediye Başkanı Tahsin Babaş da, kurul üyeleri ile birlikte fikir alışverişinde bulunduklarını söyledi.

    Kastamonu’da gerçekten bu projelere ihtiyaç olduğunu aktaran Babaş, “Özellikle Nasrullah Meydanı bölgesinde projelerimiz bitme noktasına geldi. Bunların yanında sokak sağlıklaştırma çalışmalarının birinci etabı devam ediyor. İkinci etabının projesi tamamlandı ve kurul onayına sunuldu. Üçüncü etap için ise proje çalışmaları devam ediyor. Projelerin finans kaynaklarında herhangi bir sorun yok. Nasrullah Meydanı ve Bakırcılar Çarşısı projeleri KUZKA ve Kalkınma Bakanlığı güdümlü proje ile desteklenecek. Belediye tarafından satın alınan ve restorasyon çalışmaları devam eden konakları ise ticari anlamda çalıştırmayı hedefliyoruz. Aşir Efendi Hanı için projesini ihaleye çıkardık. Tarihi ve kültürel dokunun yaşatılması için ciddi kaynaklar var ve Kastamonu Belediyesi olarak biz bu kaynakları kullanmak istiyoruz” diye konuştu.

    Doğan, ayrıca restorasyonu devam eden Nasrullah Camisini de gezdi.