Etiket: kasık

  • Kasık fıtığından 20 dakikada kurtuldu

    Mardin’de bin 700 gram olarak dünyaya gelen ve 26 gün yenidoğan yoğun bakım servisinde yaşam mücadelesi veren Yiğit Yağız Açıl, kasık fıtığı nedeniyle getirildiği Memorial Dicle Hastanesi’nde yapılan laparoskopik cerrahi ile 20 dakikada sağlığına kavuştu.

    Mardinli Sema ve Fatih Açıl çifti, bebek heyecanı yaşıyordu. Sorunsuz geçen bir gebelik süreci 33’üncü haftada, Sema Açıl’ın acil olarak hastaneye kaldırılmasıyla son buldu. Yapılan ilk müdahale sonunda bebeğin alınması gerektiği söylendi. Sezaryen ile alınan bebeğin solunum sıkıntısı çektiği belirlendi ve yenidoğan yoğun bakıma alındı. Aile, 26 gün yoğun bakımda tedavi gördükten sonra bebeklerine Yiğit Yağız adını verdi.

    Kasık fıtığı ikinci şok oldu

    Sema Açıl, bebeğin kasık bölgesinde fark ettiği değişiklik üzerine doktora başvurdu. Yiğit’e konulan kasık fıtığı teşhisiyle aile ikinci kez şok yaşadı. Sema ve Fatih açıl çifti kasık fıtığının tedavisini araştırırken, bir yakınlarının tavsiyesiyle Memorial Dicle Hastanesi’ne başvurdu. Burada Çocuk Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Taner Kamacı tarafından tetkik ve muayene edilen Yiğit Yağız’a laparoskopik yani kapalı cerrahi uygulandı. 20 dakika süren işlem sonrası Yiğit Bebek ikinci kez sağlığına kavuştu.

    Doğum öncesi ve sonrası şok yaşadılar

    Bebeklerini büyük bir heyecanla beklediklerini dile getiren Fatih Açıl, “Gebelik süreci sorunsuz geçiyordu ancak 33’üncü haftada eşim rahatsızlandı ve kendisini acilen hastaneye kaldırdık. Yapılan ilk müdahalede bebeğin alınacağı söylendi. Bu zaten bizim için beklenmedik bir şeydi. Bebeğimiz doğduktan sonra solunum sıkıntısı çektiğini öğrendik bu tam anlamıyla bizim için bir şoktu. 26 gün yoğun bakımda yaşam savaşı veren bebeğimize sonunda kavuştuk ancak sonrasında öğrendiğimiz kasık fıtığı bizim için çok sürpriz oldu. 2. kez bebeğimizde böyle bir sağlık sorunu yaşayacağımızı hiç düşünmemiştik” ifadelerini kullandı.

    “Kapalı ameliyatlar hastalara konfor sağlıyor”

    Yiğit Yağız Açıl’ın kasıkta şişlik şikayeti geldiğini söyleyen Op. Dr. Taner Kamacı, “Yapılan muayene ve tetkikler sonucunda inguinal herni yani kasık fıtığı olduğunu teyit ettik. Hastanın bağırsakları sağ kasık kanalına girdiği ve sıkışma riski olduğu için bir an önce ameliyat edilmesi gerekiyordu. Kasık fıtığının iki taraflı ve aynı zamanda genişçe bir göbek fıtığı olması nedeniyle hastamız için en uygun ameliyat tercihi laparoskopik cerrahiydi. Hastamızın göbeğinde 3 milimetrelik bir kesi açarak buradan özel kamera ile karın içerisindeki fıtığın durumunu gözlemledik. Sonrasında her iki kasık fıtığını laparoskopik olarak onardık. Ayrıca göbek fıtığını da tamir ederek toplamda 20 dakika gibi kısa bir sürede ameliyatı tamamladık. Laparoskopik cerrahi seçeneği, açık ameliyata göre hastanın hissedeceği ağrının çok az olması, ameliyat izi kalmaması, diğer kasık bölgesinin de görülerek orada da varsa fıtık aynı anda ameliyat edilmesine fırsat vermesi, açık ameliyata göre daha kısa sürmesi ve hastanın daha az anestezi alması gibi birçok avantajından dolayı hastaya ciddi bir cerrahi konfor sağlıyor” dedi.

  • Kasık fıtığından 20 dakikada kurtuldu

    Mardin’de bin 700 gram olarak dünyaya gelen ve 26 gün yenidoğan yoğun bakım servisinde yaşam mücadelesi veren Yiğit Yağız Açıl, kasık fıtığı nedeniyle getirildiği Memorial Dicle Hastanesi’nde yapılan laparoskopik cerrahi ile 20 dakikada sağlığına kavuştu.

    Mardinli Sema ve Fatih Açıl çifti, bebek heyecanı yaşıyordu. Sorunsuz geçen bir gebelik süreci 33’üncü haftada, Sema Açıl’ın acil olarak hastaneye kaldırılmasıyla son buldu. Yapılan ilk müdahale sonunda bebeğin alınması gerektiği söylendi. Sezaryen ile alınan bebeğin solunum sıkıntısı çektiği belirlendi ve yenidoğan yoğun bakıma alındı. Aile, 26 gün yoğun bakımda tedavi gördükten sonra bebeklerine Yiğit Yağız adını verdi.

    Kasık fıtığı ikinci şok oldu

    Sema Açıl, bebeğin kasık bölgesinde fark ettiği değişiklik üzerine doktora başvurdu. Yiğit’e konulan kasık fıtığı teşhisiyle aile ikinci kez şok yaşadı. Sema ve Fatih açıl çifti kasık fıtığının tedavisini araştırırken, bir yakınlarının tavsiyesiyle Memorial Dicle Hastanesi’ne başvurdu. Burada Çocuk Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Taner Kamacı tarafından tetkik ve muayene edilen Yiğit Yağız’a laparoskopik yani kapalı cerrahi uygulandı. 20 dakika süren işlem sonrası Yiğit Bebek ikinci kez sağlığına kavuştu.

    Doğum öncesi ve sonrası şok yaşadılar

    Bebeklerini büyük bir heyecanla beklediklerini dile getiren Fatih Açıl, “Gebelik süreci sorunsuz geçiyordu ancak 33’üncü haftada eşim rahatsızlandı ve kendisini acilen hastaneye kaldırdık. Yapılan ilk müdahalede bebeğin alınacağı söylendi. Bu zaten bizim için beklenmedik bir şeydi. Bebeğimiz doğduktan sonra solunum sıkıntısı çektiğini öğrendik bu tam anlamıyla bizim için bir şoktu. 26 gün yoğun bakımda yaşam savaşı veren bebeğimize sonunda kavuştuk ancak sonrasında öğrendiğimiz kasık fıtığı bizim için çok sürpriz oldu. 2. kez bebeğimizde böyle bir sağlık sorunu yaşayacağımızı hiç düşünmemiştik” ifadelerini kullandı.

    “Kapalı ameliyatlar hastalara konfor sağlıyor”

    Yiğit Yağız Açıl’ın kasıkta şişlik şikayeti geldiğini söyleyen Op. Dr. Taner Kamacı, “Yapılan muayene ve tetkikler sonucunda inguinal herni yani kasık fıtığı olduğunu teyit ettik. Hastanın bağırsakları sağ kasık kanalına girdiği ve sıkışma riski olduğu için bir an önce ameliyat edilmesi gerekiyordu. Kasık fıtığının iki taraflı ve aynı zamanda genişçe bir göbek fıtığı olması nedeniyle hastamız için en uygun ameliyat tercihi laparoskopik cerrahiydi. Hastamızın göbeğinde 3 milimetrelik bir kesi açarak buradan özel kamera ile karın içerisindeki fıtığın durumunu gözlemledik. Sonrasında her iki kasık fıtığını laparoskopik olarak onardık. Ayrıca göbek fıtığını da tamir ederek toplamda 20 dakika gibi kısa bir sürede ameliyatı tamamladık. Laparoskopik cerrahi seçeneği, açık ameliyata göre hastanın hissedeceği ağrının çok az olması, ameliyat izi kalmaması, diğer kasık bölgesinin de görülerek orada da varsa fıtık aynı anda ameliyat edilmesine fırsat vermesi, açık ameliyata göre daha kısa sürmesi ve hastanın daha az anestezi alması gibi birçok avantajından dolayı hastaya ciddi bir cerrahi konfor sağlıyor” dedi.

  • Kadınlarda kasık fıtığı problemine dikkat

    Genel Cerrahi Uzmanı Doktor Hamdi Koçer, kadınlarda kasık fıtığı problemine dikkat çekti.

    Kasık bölgesindeki fıtıklar kadınlarda da görüldüğünü ancak erkeklerde görüldüğü kadar sık olmadığını belirten Genel Cerrahi Uzmanı Doktor Hamdi Koçer, “Karın duvarında kasık bölgesindeki bir açıklıktan iç organların dışarıya doğru çıkması ile oluşur. Kasık fıtıkları her on erkeğe karşı sadece 1 kadında rastlanır. Kasık bölgesindeki fıtıklar kadınlarda da görülür ancak erkeklerde görüldüğü kadar sık değildir. Karın duvarında kasık bölgesindeki bir açıklıktan iç organların dışarıya doğru çıkması ile oluşur. Kasık fıtıkları her on erkeğe karşı sadece 1 kadında rastlanır” dedi.

    “Kadının kasığı üstünde şişlik veya bir kitle oluşması hemen hemen görünen en önemli semptomdur” diyen Genel Cerrahi Uzmanı Doktor Hamdi Koçer, açıklamasını şöyle sürdürdü; “Bu şişlik üst bacak ile kasık arasındaki kasık kıvrımının hemen üzerinde ortaya çıkar. Özellikle ıkınmak, öksürmek veya karın içi basıncını arttıran sportif eylemler fıtığın ortaya çıkmasını kolaylaştırır. Kadın sırt üstü yattığı zaman şişlik kaybolur.

    Kadınlarda kasık bölgesinde görülen fıtıklar genel olarak daha küçüktür ve kolay fark edilmeyebilir. Hastanın tek yakınması o bölgede ağrı ve hassasiyet olabilir. O nedenle kadınlarda kasık fıtıklarının muayenesinde dikkatli olmak ve emin olmak için radyolojik yardımcı yöntemleri daha sık kullanmak gerekir.”

    Kasık fıtığı ile beraber görülen bu bölgedeki ağrı, hassasiyet veya basınç hissi kasık fıtıklarında şişliğe eşlik eden diğer semptomlar olduğunu anlatan Genel Cerrahi Uzmanı Doktor Hamdi Koçer, “Bunların hepsi olması gerekmez ancak hastada bu tür yakınmalar da varsa fıtığın daha ciddi olduğu anlamına gelir: Fıtığın geçtiği yırtık veya kanal zorlanmakta ve fıtık büyümekte olabilir. Veya fıtık bölgesinden geçen iç organlar genellikle barsaklar karına geri dönemeyecek olabilir. Bu yakınmaların ciddiye alınması gerekir.

    Eğer fıtık bölgesinde ciddi ağrı ve hassasiyet ile birlikte fıtık artık karın içine dönmüyorsa, fıtık boğulması veya barsak düğümlenmesi gelişmiş olabilir. Bu durumlar çok acildir ve derhal ameliyat gerektirebilir. Kadınlarda görülen kasık fıtıkları anatomik özelliklerinden dolayı, erkeklere göre daha fazla boğulma riski taşır.

    Bu tür kasık ağrıları ve hassasiyetler eğer belirgin bir fıtık şişmesi yoksa başka nedenlerden de kaynaklanıyor olabilir. Hastanın dikkatli muayenesi, ultrasonografi ile değerlendirilmesi özellikle ağrılı fıtıklarda önemlidir. Ağrının fıtık dışı nedenlerden de kaynaklanabileceği unutulmamalıdır. Çünkü kasık çevresi kemik-eklem-bağlardan kaynaklanan kronik ağrıların çok sık görüldüğü bir bölgedir” diye konuştu.

    Kasık fıtığının sırt üstü yatıldığında kolayca karın içine dönüp kaybolduğunu ifade eden Genel Cerrahi Uzmanı Doktor Hamdi Koçer, “Daha önceleri kaybolan fıtık, artık kaybolmuyorsa boğulmuş fıtık ortaya çıkmıştır. Karın duvarındaki delikten dışarı çıkan barsaklar, yırtık içinde sıkışmış ve artık geri dönemiyor anlamına gelir. Boğulan barsaklarda dolaşım bozukluğu yani gangren olursa, çok acil ameliyat gerekir.

    Boğulmuş fıtığı olan kadınlarda eğer tedavide gecikme olursa, bulantı-kusma, şiddetli karın ağrısı, ve daha sonra gaz ve dışkı çıkamayacak şekilde kabızlık gelişir. Hastanın kan değerleri ve genel durumu hızla bozulur. O nedenle dikkatli olmak hatta fıtık bu noktaya gelmeden önce uygun koşullarda ameliyat ile onarılması daha sağlıklıdır.” Şeklinde konuştu.

  • Yaşlılık döneminde oluşan kasık şişliklerine dikkat

    Genel Cerrahi Uzmanı Doktor Hamdi Koçer, dünyada en çok yapılan ameliyatlar kasık fıtığı ameliyatları olduğunu belirterek, “Kasık fıtıkları her yaştan insanlarda görülebilir. Tek tedavi şansı ameliyat ile fıtığın olduğu yerin yama ile onarılmasıdır. Kasık fıtığı olan hastalar çok ileri yaşlarda da bize ameliyat için başvurur. Bu fıtıkların bir kısmı çok uzun zamandır bilinen ve yıllar içinde yavaş yavaş büyümüş fıtıklardır. Hasta tarafından eski yıllarda ihmal edilmiş ancak çok büyük boyutlara ulaşmıştır. Hastanın oturmasına kalkmasına ve yürümesine mani olup hastanın yaşam rahatlığını bozan fıtıklardır.” dedi.

    Yaşlılarda kasıkta görülen bazı fıtıklar ise uzun bir geçmişe sahip olmayabildiğini dile getiren Genel Cerrahi Uzmanı Doktor Hamdi Koçer, “Yandaş hastalıklara, kilo vermeye ve yaşlanma ile adale yapısının zayıflamasına bağlı olarak ortaya çıkar. Yaşlıların eklemadalebağ sistemi yeterince güçlü olmadığndan tedavi edilemez ise bu fıtıklar çok kısa zamanda hızla büyürler. Gelişen yaşam ve bakım koşulları ile ortalama yaşam süresi uzuyor ve yaşlı insanların toplumda oranı her geçen gün artıyor. Yaşlılarda görülen kasık fıtıklarının da gençlerde olduğu gibi cerrahi olarak onarılması gerekir. Bu şekilde gelecek de ortaya çıkabilecek komplikayon risklerinden hasta korunmuş olur” diye konuştu.

    Yaşlılarda fıtık teşhisinin gençlere göre daha kolay konulduğunu kaydeden Genel Cerrahi Uzmanı Doktor Hamdi Koçer, açıklamasını şöyle sürdürdü; “Hemen hemen tüm hastalarda kasık bölgesinde beliren şişlik rahatça görülür veya ele gelir. Hastalar dışarı çıkan fıtığı ustaca içeri itip yaşamlarını sürdürmeyi öğrenmişlerdir. Kimi hastada fıtık bağı kullanmayı tercih eder.

    Yaşlı hastalarda el ile muayene dışında ileri tanı yöntemine ancak çok nadir gerek duyulabilir. Yaşlılarda ve büyük fıtığı olan hastalarda karşı tarafın muayenesinin iyi yapılması gerekir. Daha önceden fark edilmeyen karşı taraftaki bir küçük fıtık, büyük fıtık onarıldığında hızla belirgin hale gelir. Eğer muayenede şüphe varsa karşı tarafın kontrolü için ultrasonografi incelemesi yapılabilir.

    Kasık fıtıklarının ameliyatı açık veya kapalı yöntem ile yapılabilir. Kapalı yöntem daha ziyade beden gücü ile çalışan, aktif, dinamik veya sporcularda tercih edilir. Çünkü kapalı yöntemin maliyet farkı vardır. Ayrıca kapalı ameliyat sadece genel anestezi ile yapılır.

    Buna karşılık yaşlı hastalarda açık yöntem ile kapalı yöntem arasında önemli bir konfor farkı olmayabilir. Sadece genel anestezi ile uygulanabilir olmasını da düşünürsek, yaşlılar için açık ameliyatlar daha uygun olabilir. İlk görüşme ve muayene sonrası ameliyatın açık veya kapalı olacağına cerrah ile birlikte karar vermek en doğrusu olacaktır.

    Kasık fıtığı ameliyatının en büyük avantajı yada hasta hekim için kolaylığı her türlü anestezi ile ameliyatın yapılabilmesidir. Uygun olan hastalarda genel anestezi, uygun olmayan hastalarda spinalepidural veya lokal anestezi ile de kolay ve güvenle yapılabilir bu ameliyatlar.

    Anestezinin seçimi hasta ile anestezi hekimi arasında yapılır ve anestezi muayenesini takiben hastanı durumuna ve arzusuna uygun bir yönetem seçilir. Yaşlı hastalarda açık yöntem ile birlikte lokal anestezi güvenle uygulanabilir. Bu şekilde kasık fıtığı ameliyatı olamayacak hasta hemen hemen hiç yoktur.

    Sağlık durumu uygun hastalarda en güvenli anestezi genel anestezidir. Hastanın tüm yaşamsal parmetreleri anestezi hekiminin kontrolünde olduğu için ortaya çıkabilecek her türlü sorunu çözme imkanı da vardır. Anestezistlerin birinci derecede tercihi bu yüzden hep genel anestezi olmaktadır.

    Yaşlı hastalarda eğer hastanın kronik bir hastalığı yoksa, diğer hasta gurubu gibi ameliyat sabahı aç olarak hastaneye gelmesi yeterlidir. Yüksek tansiyon veya diabet ilacı kullanan hastalar, ameliyat günü sabahı ilaçlarını da yanında getirebilirler. Anestezi hekimi gördükten sonra ilaçlarını alabilirler.

    Yaşlı hastalar çok sık kan sulandırıcı ilaçlar kullanırlar. Bu ilaçlar ameliyat sonrasında kanamaya ve ameliyat bölgesinde morluk ve hematom denilen şişmelere neden olabilir. O nedenle bu tür ilaçları ameliyattan önce kesmek gerekir. Coraspin gibi ilaçları 3 gün önceden, heparin kumadin gibi daha güçlü ilaçları en az 7 gün önceden kesmek gerekir. Bu konuda hekiminizle konuşmalısınız.

    Kalp hastalıkları nedeni ile bypass; stend operasyonu geçirmiş hastalar , kısa süre önce kalp enfarktüsü geçirenler, ciddi solunum rahatsızlığı yaşayan hastaların ameliyattan bir kaç gün önce anestezi muayenesi olması gerekir. Ameliyat öncesi uygun koşulların sağlanması için hastaya bir ön hazırlık süresi gerekebilir.

    Ön hazırlığı yapılmış, uygun koşullar sağlanmış bir hastada ameliyattan sonra bir sıkıntı yaşama riski yok denecek kadar azdır. Ameliyattan sonra hastayı ayağa kaldırmadan önce mutlaka suspansuar giydirmek gerekir. Yaşlı hastalarda ameliyat sonrası kanama ve hematom yakınması çok sık görülür.

    Yaşlı ve sistemik rahatsızlığı olan hastaları ameliyattan sonraki akşam hastanede tutmayı tercih ediyoruz. Aynı gün akşam yemeğini yiyen, ayağa kalkıp dolaşan hastanın 1 gün misafirimiz olmasını tercih ediyoruz.

    Tıbbi kaynaklar, her yaştaki hastanın kasık fıtığının ameliyat ile onarılmasını, daha sonra gelişebilecek acil komplikasyonların önlenmesi açısından mantıklı ve gerekli bulmaktadır.”

  • Yaşlılarda kasık fıtığına dikkat

    Dr. Hamdi Koçer, yaşlılarda kasık fıtığına dikkat edilmesi konusunda uyarılarda bulundu.

    Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Hamdi Koçer, “Dünyada en çok yapılan ameliyatlar kasık fıtığı ameliyatlarıdır. Kasık fıtıkları her yaştan insanlarda görülebilir. Tek tedavi şansı ameliyat ile fıtığın olduğu yerin yama ile onarılmasıdır. Kasık fıtığı olan hastalar çok ileri yaşlarda da bize ameliyat için başvurur. Bu fıtıkların bir kısmı çok uzun zamandır bilinen ve yıllar içinde yavaş yavaş büyümüş fıtıklardır. Hasta tarafından eski yıllarda ihmal edilmiş ancak çok büyük boyutlara ulaşmıştır. Hastanın oturmasına kalkmasına ve yürümesine mani olup hastanın yaşam rahatlığını bozan fıtıklardır” dedi.

    Yaşlılarda kasıkta görülen bazı fıtıkların ise uzun bir geçmişe sahip olmayabildiğini ifade eden Dr. Koçer, “Yandaş hastalıklara, kilo vermeye ve yaşlanma ile adale yapısının zayıflamasına bağlı olarak ortaya çıkar. Yaşlıların eklem-adale-bağ sistemi yeterince güçlü olmadığından tedavi edilemez ise bu fıtıklar çok kısa zamanda hızla büyürler. Gelişen yaşam ve bakım koşulları ile ortalama yaşam süresi uzuyor ve yaşlı insanların toplumda oranı her geçen gün artıyor. Yaşlılarda görülen kasık fıtıklarının da gençlerde olduğu gibi cerrahi olarak onarılması gerekir. Bu şekilde gelecek de ortaya çıkabilecek komplikayon risklerinden hasta korunmuş olur” diye konuştu.

    Yaşlılarda fıtık teşhisinin gençlere göre daha kolay konduğunu kaydeden Dr. Koçer, “Hemen hemen tüm hastalarda kasık bölgesinde beliren şişlik rahatça görülür veya ele gelir. Hastalar dışarı çıkan fıtığı ustaca içeri itip yaşamlarını sürdürmeyi öğrenmişlerdir. Kimi hastada fıtık bağı kullanmayı tercih eder. Yaşlı hastalarda el ile muayene dışında ileri tanı yöntemine ancak çok nadir gerek duyulabilir. Yaşlılarda ve büyük fıtığı olan hastalarda karşı tarafın muayenesinin iyi yapılması gerekir. Daha önceden fark edilmeyen karşı taraftaki bir küçük fıtık, büyük fıtık onarıldığında hızla belirgin hale gelir. Eğer muayenede şüphe varsa karşı tarafın kontrolü için ultrasonografi incelemesi yapılabilir. Kasık fıtıklarının ameliyatı açık veya kapalı yöntem ile yapılabilir. Kapalı yöntem daha ziyade beden gücü ile çalışan, aktif, dinamik veya sporcularda tercih edilir. Çünkü kapalı yöntemin maliyet farkı vardır. Ayrıca kapalı ameliyat sadece genel anestezi ile yapılır. Buna karşılık yaşlı hastalarda açık yöntem ile kapalı yöntem arasında önemli bir konfor farkı olmayabilir. Sadece genel anestezi ile uygulanabilir olmasını da düşünürsek, yaşlılar için açık ameliyatlar daha uygun olabilir. İlk görüşme ve muayene sonrası ameliyatın açık veya kapalı olacağına cerrah ile birlikte karar vermek en doğrusu olacaktır. Kasık fıtığı ameliyatının en büyük avantajı yada hasta hekim için kolaylığı her türlü anestezi ile ameliyatın yapılabilmesidir. Uygun olan hastalarda genel anestezi, uygun olmayan hastalarda spinal-epidural veya lokal anestezi ile de kolay ve güvenle yapılabilir bu ameliyatlar. Anestezinin seçimi hasta ile anestezi hekimi arasında yapılır ve anestezi muayenesini takiben hastanı durumuna ve arzusuna uygun bir yöntem seçilir. Yaşlı hastalarda açık yöntem ile birlikte lokal anestezi güvenle uygulanabilir. Bu şekilde kasık fıtığı ameliyatı olamayacak hasta hemen hemen hiç yoktur. Sağlık durumu uygun hastalarda en güvenli anestezi genel anestezidir. Hastanın tüm yaşamsal parmetreleri anestezi hekiminin kontrolünde olduğu için ortaya çıkabilecek her türlü sorunu çözme imkanı da vardır. Anestezistlerin birinci derecede tercihi bu yüzden hep genel anestezi olmaktadır” ifadelerini kullandı.

    Yaşlı hastalarda eğer hastanın kronik bir hastalığı yoksa, diğer hasta gurubu gibi ameliyat sabahı aç olarak hastaneye gelmesinin yeterli olduğunu belirten Dr. Koçer, “Yüksek tansiyon veya diyabet ilacı kullanan hastalar, ameliyat günü sabahı ilaçlarını da yanında getirebilirler. Anestezi hekimi gördükten sonra ilaçlarını alabilirler. Yaşlı hastalar çok sık kan sulandırıcı ilaçlar kullanırlar. Bu ilaçlar ameliyat sonrasında kanamaya ve ameliyat bölgesinde morluk ve hematom denilen şişmelere neden olabilir. O nedenle bu tür ilaçları ameliyattan önce kesmek gerekir. Coraspin gibi ilaçları 3 gün önceden, heparin kumadin gibi daha güçlü ilaçları en az 7 gün önceden kesmek gerekir. Bu konuda hekiminizle konuşmalısınız. Kalp hastalıkları nedeni ile by-pass; stend operasyonu geçirmiş hastalar , kısa süre önce kalp enfarktüsü geçirenler, ciddi solunum rahatsızlığı yaşayan hastaların ameliyattan bir kaç gün önce anestezi muayenesi olması gerekir. Ameliyat öncesi uygun koşulların sağlanması için hastaya bir ön hazırlık süresi gerekebilir. Ön hazırlığı yapılmış, uygun koşullar sağlanmış bir hastada ameliyattan sonra bir sıkıntı yaşama riski yok denecek kadar azdır. Ameliyattan sonra hastayı ayağa kaldırmadan önce mutlaka suspansuar giydirmek gerekir. Yaşlı hastalarda ameliyat sonrası kanama ve hematom yakınması çok sık görülür. Yaşlı ve sistemik rahatsızlığı olan hastaları ameliyattan sonraki akşam hastanede tutmayı tercih ediyoruz. Aynı gün akşam yemeğini yiyen, ayağa kalkıp dolaşan hastanın 1 gün misafirimiz olmasını tercih ediyoruz. Tıbbi kaynaklar, her yaştaki hastanın kasık fıtığının ameliyat ile onarılmasını, daha sonra gelişebilecek acil komplikasyonların önlenmesi açısından mantıklı ve gerekli bulmaktadır” açıklamalarında bulundu.