Etiket: Karşıtı

  • Fransa’da göçmen karşıtı grup Kimlikçi Nesil’in feshedilmesi protesto edildi

    Fransa’da göçmen karşıtı grup Kimlikçi Nesil’in feshedilmesi protesto edildi

    Fransa’da göçmen karşıtlığıyla bilinen aşırı sağcı grup Kimlikçi Nesil’in (Generation Identitaire) feshedilmesinin ardından bir grup kararı protesto etti.

    Fransa’da hükümet, çok sayıda dernek ve siyasi partinin talebi üzerine harekete geçerek, “göçmenlere karşı savaş açtıklarını” duyuran aşırı sağcı grup Kimlikçi Nesil’in (Generation Identitaire) feshedilmesine karar vererek, gruba dağılması için 10 günlük süre tanımıştı. Kimlikçi Nesil grubunun üyeleri, kararı protesto etmek için sokaklara dökülerek, başkent Paris’in 14. bölgesindeki Denfert-Rochereau Meydanı’nda gösteri düzenledi. Protestocular, göçmenlerin geldikleri ülkelere geri gönderilmesi çağrısında bulunarak, özellikle Cami minarelerinin kentlerin görüntüsünü bozduğunu öne sürdü. Aile yardımı için ayrılan fonların göçmenler nedeniyle tükendiğini iddia eden protestocular, “Biz bu yükü taşımak zorunda değiliz” sloganları eşliğinde yürüyüş yaptı. Göstericiler, İçişleri Bakanı Gerald Darmanin ve Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’u da istifa etmeye çağırdı.

    Jean-Marie Le Enstitüsü Başkan Yardımcısı Patrick Hays, “Kimlikçi Nesil gurubunu feshetme kararının hiçbir gerekçesi yok. Grup, hiçbir zaman yasaları ihlal etmedi, yalnızca siyasi bir duruş sergiledi” dedi.

    Aşırı sağcı grubun gerçekleştirdiği protestolara karşı çıkan solcu gruplar da bir karşı gösteri yapmak istedi fakat polis tarafından engellendiler. Polis müdahalesi sonucu göstericiler dağıtılırken iki grup arasında çıkan arbedede birkaç kişi gözaltına alındı.

    Aşırı sağcı grubun, göçmenleri hedef alan açıklamalarını “skandal” olarak nitelendiren İçişleri Bakanı Gerald Darmanin yaptığı açıklamada, “Kimlikçi Nesil’in tasfiye süreci başladı” diyerek, örgütün argümanlarını sunmak için 10 günlük süresi olduğunu açıklamıştı

  • Türkiye karşıtı derin bir proje: ‘Sözde Batı Ermenistan Cumhuriyeti’

    Türkiye karşıtı derin bir proje: ‘Sözde Batı Ermenistan Cumhuriyeti’

    Asılsız Soykırım İddialarıyla Mücadele Derneği (ASİMED) Başkanı Savaş Eğilmez, Türkiye karşıtı derin bir proje olarak ifade ettiği ’sözde Batı Ermenistan Cumhuriyeti’nin yayın yaptığı televizyonda Erzurum’u başkent olarak tanıttığını söyledi.

    ASİMED Başkanı Savaş Eğilmez, sözde Batı Ermenistan Cumhuriyeti’nin 2011 yılında kuruluşunu ilan ettiğini ifade ederek, Avrupa’dan ve Amerika’dan 60 binden fazla insanın katılımıyla sanal ortamda bir seçim yaptıklarını, 50’den fazla üyeli bir meclis oluşturduklarını ve cumhurbaşkanı seçtiklerini söyledi. Türkiye karşıtı olan bu projeye tepki gösterdiklerini belirten Eğilmez, sivil toplum kuruluşlarının da Türk düşmanı faaliyet gösteren bu kuruluşları yakından takip etmelerini ve hemen tepki vermelerini ifade etti.

    Türkiye toprakları üzerinde harita çizme alışkanlığının, sıkça görülen ve şimdilik tedavisi bulunamamış bir hastalık olduğunu kaydeden Eğilmez, “Bu konu hakkında o kadar çok örnek vardır ki sırf bu haritaların bir araya getirilmesiyle kalın bir kitap oluşturulup yayınlanabilir. Türklerin Anadolu’yu yurt edinmelerinden bu güne kadar yani yaklaşık 1000 yıldır devam eden bu harita hastalığının, önemli örneklerinden biri de 10 Ağustos 1920 tarihinde imzalanan Sevr Antlaşması ile ortaya çıkan haritadır. Bu anlaşmanın üzerinden bir asırdan fazla bir süre geçmiş olmasına rağmen, Türk toprakları üzerinde hayalleri olanların başlıca dayanak noktası Sevr’dir. İşte bu ölü doğmuş ve hayata geçememiş anlaşma üzerinden hayal kuran devletlerin başında da Ermenistan gelmektedir” dedi.

    “60 binden fazla üyesi olan bu projede sanal ortamda cumhurbaşkanlarını bile seçtiler”

    Ermenilerin, sözde soykırım iddialarıyla Türk Devletini işlemediği bir suçtan dolayı özellikle uluslararası arenada mahkum ettirmek çabası içerisinde olduklarını ifade eden Eğilmez, “Bunu yaparken de dış güçlerden çok ciddi bir destek alıyorlar. Küresel güçlerin Ermenilerle birlikte hayata geçirmek istediği en son projelerden biriside Batı Ermenistan Cumhuriyeti adı altında oluşum. Bu şimdiye kadar yaptıkları faaliyetlerin en derini, en kapsamlısı diyebiliriz ve Türk karşıtı dünya çapında yürütülen bir siyasetinde devamı. Sözde Batı Ermenistan Cumhuriyeti 2011 yılında kuruluşunu ilan etmiştir. 1915-1918 yılları arasında Anadolu’nun doğusundaki, masum insanlarımızı katleden Ermeni çetelerinin devamı olarak kendini görüyor ve 1919 yılında yapılan Paris Barış Konferansında Ermeniler ile ilgili alınan karara dayandırıyor. Çünkü o konferansta Türkiye’nin doğusunda bir Ermenistan Devleti kurulmalı diye bir karar alınmıştı. Ocak 2014 tarihinde Avrupa’dan ve Amerika’dan 60 binden fazla insanın katılımıyla sanal ortamda bir seçim yaptılar, 50’den fazla bir meclis oluşturdular ve cumhurbaşkanı bile seçtiler” diye konuştu.

    “Televizyonlarında Türkçe yayın yapıyorlar, Erzurum’u başkentleri olarak tanıtıyorlar”

    Bu projede Avrupa’nın diğer ülkelerinden de destek aldıklarını vurgulayan Eğilmez, “2018 ve 2020 yılları arasında Birleşmiş Milletlere üyelik başvurusunun yanında Türkiye’nin doğusunun askersizleştirilmesi ve Kars, Ardahan, başkenti Erzurum, Sivas, Muş, Diyarbakır, bunun yanında yine Azerbaycan’dan toprak parçası alıyorlar. Buraların boşaltılması ve Ermenilerin yerleştirilmesi şeklinde müracaatta bulunmuşlardır. Şu andaki merkezi Paris, Fransa’nın zaten Türk İslam karşıtı politikalarını biliyoruz. 60 binden fazla üyesi olan bu grubu çıkarları için kullandığını biliyoruz. Avrupa’nın diğer ülkelerinden de destek alıyorlar. Rusya da bu duruma sempati ile bakıyor. Herkes kendi çıkarları için bu oluşama sempati ile bakarken, günden güne bu oluşumun güçlendiğini, yayıldığını görüyoruz. İnternet ve medya gibi farklı platformlardaki yayın ve faaliyetleriyle, kendilerini daha tanıtır hale geliyorlar. Televizyonlarında Türkçe yayın yapıyorlar. Erzurum’dan, Kars’tan haberler veriyorlar ama bu coğrafyayı Türkiye değil de Batı Ermenistan’ın bir başkenti olarak gösteriyorlar” ifadelerini kullandı.

    “Ermenistan’ın şimdiye kadar yaptıkları projeler gibi bu projede de başarıya ulaşamayacak”

    Eğilmez, “İddiaları Türkiye’ye soykırım iddialarını kabul ettirmek, tazminat ödettirmek ve Ermenistan’a toprak devşirebilmektir. Ne tazminat ne de toprak alabilecekler. Bu böyle olacak diye bunları görmezden gelemeyiz. Biz bunları görmezsek daha çok cesaretlenecekler, daha güçlenecekler ve daha kalabalık hale gelecekler. Türkiye’de sivil toplum örgütleri mutlaka Türk düşmanı faaliyet gösteren bu kuruluşları yakından takip etmeli, hemen tepki vermelidir. Devletimizin büyük uğraşlar verdiği terör örgütleri olsun, Ermeni diasporası olsun bu dönemde devletimizin yanında olmamız lazım. Biz de dernek olarak bunun faaliyeti içerisindeyiz. Türk düşmanı olan bütün platformları yakından takip ediyoruz. Gerçek niyetlerini afişe, protesto ediyoruz. Kendileri ile yazışıyoruz, ne yapmak istediklerini anlatıyoruz. Devletimizin dış politikasına destek olmaya çalışıyoruz” açıklamalarında bulundu.

  • Paris’te polis şiddeti karşıtı protesto

    Paris’te polis şiddeti karşıtı protesto

    Fransa’da polis şiddetine karşı kurulan birçok dernek tarafından ülkede devam eden polis şiddetine karşı protesto düzenlendi. Protestoya başkent Paris’te geçtiğimiz yıl polis tarafından gözaltına alındığı sırada hayatını kaybeden göçmen Cédric Chouviat’ın ailesi de katıldı.

    Fransa’da polis şiddetine karşı kurulan birçok dernek tarafından başkent Paris’te polis şiddetine karşı protesto düzenlendi. Protesto sırasında geçtiğimiz sene Paris’te polis tarafından gözaltına alındığı sırada boynu kırılan ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden Cedric Chouviat’in katili olduğu iddia edilen 4 polisin görevlerine devam etmesi nedeniyle hükümete tepki gösterildi. Protestoya, Chouviat’ın ailesi de katıldı.

    Chouviat’ın babası, oğlunun gözaltına alındığı sırada kendisi ile motor kaskı üzerinden telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini ve Chouviat’ın polislere, “Bastırmayın boğuluyorum” dediğine bizzat şahit olduğunu açıkladı.

    Protestoda ellerinde, “Beni 4 polis 3 Ocak’ta öldürdü. Ama hala o polis memurları görevini sürdürüyor” yazan pankartlar taşıyan göstericiler yürüyüş boyunca, “Canımızı emanet ettiğimiz polis canımızı alıyor. Cedric için Adalet istiyoruz” sloganları attı.

    Gösteriye katılan bazı dernekler ise, Küresel Güvenlik Yasası’nda değişiklik yapılmasına rağmen yasanın polislere geniş yetkiler sağladığını iddia etti. Fransız polisinin yeni çıkarılacak yasanın ardından daha fazla orantısız güç kullanabileceğini ileri süren birçok dernek ve kuruluş ise Küresel Güvenlik Yasası’nı protesto etti.

    Fransa’da polis şiddeti sonrası hayatını kaybeden Chouviat, geçtiğimiz sene 3 Ocak’ta girdiği polis kontrol noktasında gözaltına alınmak üzere boynuna baskı uygulanarak yere yatırılmış, fakat uygulanan baskı sonucu boynu kırılmıştı. Chouviat, olayın hemen ardından ağır yaralı olarak kaldırıldığı hastanede 2 gün sonra hayatını kaybetmişti.

    Fransa Ulusal Polis Genel Müfettişliği tarafından yapılan açıklamada, 4 polis memurundan birinin, Chouviat’ı yere yatırmak için “arkadan boğma” olarak tabir edilen bir tekniği kullandığı belirtilmişti. Söz konusu 4 polis memuru tarafından imzalanan olaya ilişkin ilk raporda ise “arkadan boğma” tekniğinden bahsedilmemesi ise dikkat çekmişti.

    Eski Fransa İçişleri Bakanı Christophe Castaner, boyundan bastırılarak gözaltına alma uygulamasının geçtiğimiz sene Haziran ayında uygulanmadan kaldırılacağını açıklamıştı.

  • İstanbul Sözleşmesi karşıtı kitapçıklar TBMM’de dağıtıldı

    İstanbul Sözleşmesi karşıtı kitapçıklar TBMM’de dağıtıldı

    TBMM’de milletvekillerine bir dernek tarafından gönderilen İstanbul Sözleşmesi karşıtı kitapçıklar dağıtıldı.

    “İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun iptal edilsin. Erkeklere negatif ayrımcılığa son verilsin” başlıklı kitapçıklar Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde milletvekillerine dağıtıldı.

    Bir dernek tarafından gönderildiği öğrenilen kitapçıkta, İstanbul Sözleşmesi’nin kaldırılmasına destek bildirisi yer alıyor. İstanbul Sözleşmesi’nin milli güvenlik sorunu haline geldiği iddia edilerek, 6284 sayılı kanunun alile hukukundaki sorunların ana kaynağı olarak ifade ediliyor. Kitapçıkta, resimlerle ve grafiklerle açıklama yapılıyor. Aile Koruma Kanunu eleştirilerek, feminizm ana hatlarıyla anlatılıyor ve İstanbul Sözleşmesi’nin neden iptal edilmesi gerektiği anlatılıyor.

  • Ermenistan’da Paşinyan karşıtı gösteri

    Ermenistan’da Paşinyan karşıtı gösteri

    Ermenistan’da binlerce muhalif sokaklara dökülerek, Başbakan Nikol Paşinyan’ın istifasını istedi.

    Rusya, Azerbaycan ve Ermenistan arasında 10 Kasım’da imzalanan anlaşma gereği Dağlık Karabağ’da ateşkes ilan edilmesinin ardından anlaşmanın Ermenistan’ın aleyhine olduğunu savunan muhalefet, Başbakan Nikol Paşinyan’ın istifasını talep etmeye devam ediyor. Siyasi kargaşanın devam ettiği ülkede istifa baskısı altındaki Paşinyan sabah saatlerinde kameraların karşısına geçerek istifa etmeyeceğini açıklamıştı.

    Geçtiğimiz hafta “sivil itaatsizlik” ilan eden muhalefet, Paşinyan’ın istifası için her gün aralıksız eylemlerine devam ediyor. Akşam saatlerinde başkent Erivan’da bir araya gelen binlerce kişi Cumhuriyet Meydanı’nda yürüdü. Göstericiler, sık sık “Hain Nikol” sloganı attı. Polisin geniş güvenlik önlemleri aldığı protesto gösterisine muhalefet liderleri ve sendika temsilcileri de katıldı. Protesto sırasında herhangi bir olay yaşanmadı.

    Muhalefet tarafından yapılan yazılı açıklamada Paşinyan’ın istifa talebi yinelenirken, yarın yine kitlesel eylemlerin yapılacağı duyuruldu.