Etiket: karşılıksız

  • 2015’de Malatya’da 130 Milyon TL Karşılıksız Nakdi Hibe Desteği Verildi

    Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının destekleri, hibe ve kredilerini vermekte aracı olan Ziraat Bankası, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü tarafından ortaklaşa bilgilendirme toplantısı düzenlendi.

    Bir otelde gerçekleştirilen toplantıya Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Ali Selvi, Ziraat Bankası Gaziantep Bölge Müdürü Faruk Bişiren, TKDK Malatya İl Koordinatörü Murat Tunç, Ziraat Bankası Malatya Şube Müdürü İlker Ayhan, Battalgazi, Yeşilyurt ve Akçadağ İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürleri, Ziraat Bankası İl ve İlçe Şube Müdürleri, Ziraat Odası Başkanları ve Üretici Birlik Başkanları katıldı.

    Toplantıda 2015 yılında yürütülen faaliyetler, projeler, bakanlığın tarıma verdiği destekler ve Ziraat Bankası tarafından tarımsal üretime verilen faizsiz ve düşük faizli krediler ele alındı. Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Ali Selvi, tarım sektöründe sürdürülebilirliğin sağlanması ve köyden kente göçün önlenmesi amacıyla bakanlık tarafından bitkisel ve hayvansal üretimin her aşamasında destekler verildiğini söyledi. Üretilen ürünlerin işlenmesi, depolanması, paketlenmesi ve pazarlanmasına yönelik de her türlü yatırımlara hibe ile kredi verildiğini aktaran Selvi, “2015 yılında Bakanlığımızca Malatya İlimize Tarım Sigortaları Prim Desteği dahil 130 milyon TL karşılıksız nakdi hibe desteği verilmiştir. Verilen bu hibe ve krediler sayesinde ülkemiz tarımı dünyada 11. sıradan 7. sıraya, Avrupa da ise 4. sıradan 1. sıraya yükseldi” ifadelerini kullandı. 1 Ocak 2016 tarihinden itibaren yemde ve gübrede KDV oranının yüzde 1’e indirildiğini belirten Selvi, “Bu şekilde yem ve gübreden kaynaklanan 2 Milyar TL üreticilerimizin cebinde kalacaktır. Meyveciliği Geliştirme Projesi, Organik Tarımı Geliştirme Projesi, İyi Tarım Uygulamaları, Çatak Projesi, KKYDP Ekonomik Yatırımları, DAP Projesi kapsamında Hayvancılık Desteklemeleri, Yem Bitkilerini Geliştirme Projesi gibi projelerimizi bir önceki yıla oranla arttırarak ilimiz üreticilerine katkı sağlamaya çalışmaktayız” diye konuştu.

    Ziraat Bankası Gaziantep Bölge Müdürü Faruk Bişiren ve TKDK Malatya İl Koordinatörü Murat Tunç’da kurumları tarafından verilen hibe, destekleme ve düşük faizli krediler hakkında katılımcılara bilgiler verdiler. Birlik ve oda başkanlarının konuyla ilgili soruları ve çözüm önerilerinin ele alınmasından sonra toplantı soru-cevap şeklinde devam etti.

  • Yardım Çağrısı Karşılıksız Kalan Kanser Hastası İntihar Etmek İstedi

    Adana’da kiraladığı tek odalı evde yaşam mücadelesi veren kronik lenfositik lösemi hastası adam, yardım çağrılarının karşılıksız kalmasının ardından dün akşam saatlerinde çıktığı köprüden atlayarak intihar etmek istedi.

    Olay, Seyhan ilçesi D-400 Karayolu üzerindeki Celal Bayar Köprülü Kavşak’ta meydana geldi. Araç sürücüleri, köprü bariyerlerinin arkasına geçen Süleyman Hergünaç’ı (54) fark ederek durumu polise bildirdi. Olay yerine giden polis ekiplerini gören Hergünaç, sinirlenerek yanına kimsenin yaklaşmamasını istedi. Bunun üzerine Hergünaç’ın yanından uzaklaşan polis, merkeze durumu anons ederek olay yerine sivil polislerin gelmesini istedi. Sivil polisler, Hergünaç’ın yanına vatandaş gibi yaklaşarak bir süre sohbet etti. Kanser hastası Hergünaç’ın derdini dinleyen sivil polisler, daha sonra dalgınlığından yararlanarak yakaladı. Hergünaç, Yarbaşı Polis Merkezi’ne götürüldü.

    BİR AY ÖNCE YARDIM İSTEMİŞTİ

    Kronik lenfositik lösemi hastası Hergünaç, yaklaşık bir ay önce devlet büyüklerinden ve hayırseverlerden yardım istemişti. Seyhan ilçesi İstiklal Mahallesi’nde kiraladığı harabe evde yaşamını sürdürmeye çalışan Hengünaç, “3 aydan 3 aya engelli maaşı alıyorum. Ama aldığım maaş yetmiyor. Hasta olduğum için çalışamıyorum. Bakacak kimsem yok. Çok zor durumdayım. Benim hijyenik ortamda yaşamam lazım. Ama benim evimde hijyen yok. Ben farelerin içinde yaşıyorum. Farelerle yatıp farelerle kalkıyorum. Gece yatağımdan kalkamıyorum. Oda bomboş, kimsem yok. Ben bu ortamda nasıl yaşayım. Ölürüm ben bu ortamda” diye dert yanmıştı.

  • “Karşılıksız Çek Tedbirlerle Azalır”

    Gaziantep Ticaret Odası (GTO) Yönetim Kurulu Başkanı Eyüp Bartık, karşılıksız çek nedeniyle yaşanan mağduriyetlerin önüne geçmek için işletmelerin yapılandırılmış çözümlere ihtiyaç duyduğunu belirtti.

    Bartık, çek kullanımında yaşanan sıkıntılara ilişkin yaptığı açıklamada, 5941 Sayılı Çek Kanunu’ndaki cezai yaptırımların kaldırılmasından sonra karşılıksız çek sayısının arttığını söyledi.

    Daha önce yürürlükte olan yasada bazı yaptırımların caydırıcı olduğunu ancak düzenlemeyle bu caydırıcılığın ortadan kalktığını ifade eden Bartık, şöyle devam etti:

    “Karşılıksız çek artışı nedeniyle tahsilat oranı da düşüyor. Artan vadeler işletme sermayesi ihtiyacını doğuruyor. Uzayan vadeler ise Türkiye’de şirket sermayelerinin yetersizliğini gösteriyor. Burada da çözüm, ticari alacak sigortasıyla entegre çalışacak finansman seçeneklerinde yatıyor. Alacakları sigortalanmış firmaların ilgili alacaklarını ihtiyaçları çerçevesinde banka ve faktoring şirketleri nezdinde iskonto etmeleri hem sektörün sağlıklı büyümesine hem de ihtiyaçların en doğru yöntemle karşılanmasına olanak sağlıyor.”

    İş hayatının düzeni ve ticaretin devamı için çek kullananların bazı tedbirlere başvurması gerektiğine dikkati çeken Bartık, ocak-kasım dönemindeki karşılıksız çek kullanımına vurgu yaparak, “Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi verilerine göre, 11 ayda 24.7 milyar lira değerinde 701 bin çek için karşılıksız işlem yapıldı. Karşılıksız çek adedi geçen yıla göre yüzde 19, tutarı da yüzde 42 arttı. Ümidimiz bu sıkıntıların önüne geçilmesi için kısa süre içinde düzenlemeye gidilmesidir. Bu süre içinde olası sıkıntıların önüne geçmek için de çeklerin sigortalanmasını tavsiye ediyoruz. Karşılıksız çek tedbirlerle azalır.”

    GTO meslek komitelerinin de bu konu üzerinde çalışma başlattığını anlatan Bartık, karşılıksız çekin dürüst işadamını mağdur ettiğini vurguladı.

    Şirketlerin çek kullanım mantığını da değiştirmesi gerektiğini ifade eden Bartık, çekin kredili ödeme aracısı olmadığını belirterek, Türkiye’de işletmelerin vadeleri uzatarak çek kullandığını, bunun da bazı sıkıntılara yol açtığını kaydetti.

    Karşılıksız çek kullanımın önüne geçmek için bir takım önlemler alınabileceğini vurgulayan Bartık, “Çeklerin sigortalanması ya da kısa vadeli çek kullanımına özen gösterilmelidir. Çekini ödemeyenlere işyeri açma ruhsatı verilmemesi ve ticari faaliyetlerini kısıtlayıcı önlemler de alınabilir. Çeklere vade kısıtlaması getirilebilir, vade en fazla 6 ay olmalıdır. Alacaklar sigorta ettirilebilir. Türkiye’de bunu uygulayan Hermes, Coface gibi sigorta şirketleri mevcut” dedi.

    Bartık, çekin iş hayatının vazgeçilmez bir unsuru olduğunu vurgulayarak, birçok işlemin çek aracılığıyla yapıldığını dile getirdi. İşadamlarının çoğu zaman ödemelerini çek alacaklarına göre yaptığını anlatan Bartık, “Bu çeklerin karşılıksız çıkması durumunda da sıkıntı yaşanıyor. Kısaca olan dürüst işadamına oluyor. Çek tüccarın itibarıdır, karşılıksız çek itibarını azaltır. İtibarın devamı için işadamının altına imza attığı çekin ödemesine dikkat etmesi gerekmektedir” ifadelerini kullandı. Bartık, bütün bu tedbirlerin yanı sıra çek kanunun da bir an önce düzenlenmeye gidilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

  • Aşut: “Karşılıksız Çek Yüzde 49 Artarak 17,6 Milyar TL’ye Ulaştı”

    Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Şerafettin Aşut, karşılıksız çeklerin parasal miktarının bu yılın ilk 8 ayında yüzde 49 artışla 17,6 milyar TL’ye ulaştığına dikkat çekerek, iş dünyasının, kendi talepleriyle kaldırılan karşılıksız çeke hapis cezası uygulamasının geri getirilmesini istediğini, ancak karekodlu çek uygulaması ile karşılıksız çeklerin önüne geçilebileceğini belirtti.

    MTSO Başkanı Aşut, yaptığı yazılı açıklamayla karşılıksız çeklerin giderek artığı uyarısında bulundu. Son zamanlarda iş dünyasına en çok sıkıntı oluşturan konulardan birinin de karşılıksız çek sorunu olduğunu vurgulayan Aşut, iş dünyasının, hapis cezası uygulamasının kendi talepleriyle kaldırılmasından pişman oldukları mesajını verdi.

    “KARŞILIKSIZ ÇEKLERİN PARASAL TUTARI İLK 8 AYDA 17,6 MİLYAR TL’YE ULAŞTI”

    “Bu konuda kendimize de çuvaldızı batıralım” diyen Aşut, “Çeklerin ödenmemesi veya karşılıksız çıkması durumunda iş insanlarına uygulanan hapis cezalarının kaldırılması bizlerin talebi ile kaldırılmıştı. O günlerde düşünce şuydu; hapishaneye girince bu çeklerin ödenme imkanı kalmıyordu ama en azından bu insanlar ticaretine devam ederse kazandığı para ile bu borcunu ödeyebilirdi. Ne yazık ki, reelde bu işe yaramadı. Şimdi iş dünyası bu uygulamadan şikayetçi ve eski uygulamayı istiyor” ifadelerini kullandı.

    Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi verilerine göre, 2015 yılı Ocak-Ağustos döneminde karşılıksız işlem yapılan çeklerin parasal tutarının yüzde 49 artışla 17,6 milyar TL’ye ulaştığı uyarısında bulunan Aşut, “Karşılıksız çek adedi ise ilk 8 ayda yüzde 21 artış gösterdi. Karşılıksız çek sayısı 490 bin oldu” dedi.

    “ÇÖZÜM KAREKODLU ÇEK UYGULAMASI”

    Hapis cezası uygulamasının geri getirilmesinin zorluklarına değinen Aşut, ticaret yasalarını değiştirmenin kolay olmadığının altını çizdi. Ancak, karşılıksız çek sorununu büyük oranda giderebilecek yeni bir uygulama olduğu bilgisini veren Aşut, şöyle devam etti: “Bilgi ve iletişim çağının yarattığı bir çözüm; karekodlu çek uygulaması. Karekodlu çek uygulaması ile karşılıksız çeklerin önüne geçilebilecek. Sıkıntılardan yola çıkılarak uygulamasına yeni başlanan karekodlu çeklerle karşılıksız çek alma oranını yüzde 84’e kadar azaltmak mümkün.”

    Karekodlu çek uygulamasının nasıl işlediğini de anlatan Aşut, “Geçmiş dönemlerde karşı tarafın bankacılık siciline, çek siciline ulaşabilmek için çek sahibinin onay vermesi gerekiyordu. Bu, çek zincirinde çok kolay değildir. Karekodlu çek ile bu çeki kullanmak isteyen kişinin bilgilerinin paylaşımına otomatik olarak izin veriliyor. Karekod, fiziksel olarak çek üzerinde karekod olması anlamı taşımıyor. Karekod, daha önce keşideciden alınmış bir izni gösteriyor. Karekodlu çek için de banka adı, şube kodu ve keşidecinin hesap numarası oluyor. Karekodlu çekin karekodu cep telefonuyla okutulunca bu bilgiler 3. kişilerin önüne çıkıyor. İbraz edilen ilk çek tarihi görülebiliyor. Yani bu kişi ne kadar süredir piyasaya çek veriyor, ilk çekini size mi yazmış, bir ay önce mi yazmış, uzun süredir ticaret mi yapıyor, Görebiliyorsunuz. İbraz edilen son çekin tarihine ulaşabiliyorsunuz. İbrazında ödenen çeklerin adet ve tutar olarak yüzdesini görebiliyorsunuz. Zamanında ödeme yapıp yapmadığı konusunda rakam kullanılmıyor, çünkü kimse ticaret hacminin büyüklüğünü paylaşmak zorunda değil. Yüzde gösteriliyor” diye konuştu.

    Karekodlu çeklerde arkası yazılan, halen ödenmemiş çeklerin tutar ve adetsel oranlarının, gecikmeli ödenen çeklerin de adetsel ve tutar olarak oranlarının gözüktüğünü ifade eden Aşut, şunları kaydetti: “Karekod okutulunca karşınızda nasıl bir müşteri var görebiliyorsunuz. Bu çeki siz veriyorsanız ve çeklerinizi düzenli ödeyen bir tüccar iseniz, ‘Ben güvenilir bir kişiyim. Çek geçmişime bak ve ona göre satış yap’ imajı veriyorsunuz. Yani, teknoloji bize yeni bir imkan veriyor. İş dünyamız bu imkanı iyi öğrenmeli ve kullanmalıdır.”

  • Öğrencilere Yardım Eden Vali Kahraman’ın İyiliği Karşılıksız Kalmadı

    Erzincan Valisi Süleyman Kahraman Erzincan Üniversitesi’nde öğrenim gören iki öğrencinin ev eşyalarını temin ettirdikten sonra öğrencilerin evlerine sürpriz ziyarette bulundu. Bu durum karşısında şaşkınlıklarını gizleyemeyen öğrenciler, Vali Kahraman’ın bu iyiliği karşısında, okuldan sonra işe başladıklarında birer öğrenciye burs verme kararı aldıklarını söylediler

    Erzincan Valisi Süleyman Kahraman, daha önce ziyaret ettiği Erzincan Üniversitesinde karşılaştığı iki öğrenci ile sohbet ederek durumları hakkında bilgi almıştı. İkamet sıkıntılarının olduğunu söyleyen öğrencilerin durumlarının araştırılması talimatını veren Vali Kahraman, üniversiteli gençlere umut oldu.

    DGS’den Erzincan Üniversitesi’ne gelen Hasan Turan ve Emre Oğlakçı, ikamet sıkıntılarını Ulalar Beldesi’nde uygun fiyata buldukları kiralık ev ile giderdiler. Vali Kahraman öğrencilere sürpriz yaparak ev eşyalarının tamamını temin ettirdi. İlk sohbetlerinin ardından umudu kestikleri sırada Vali Kahraman’ın desteklerini yanında gören öğrenciler bir kez daha mutlu oldular. Kısa sürede buzdolabından oturma guruplarına kadar tüm eksiklikleri giderilen öğrenci evine ziyarette bulunan Vali Kahraman ve Erzincan Üniversitesi Rektörü İlyas Çapoğlu, üniversiteli öğrencileri bir kez daha şaşırttı.

    Vali Süleyman Kahraman ve Erzincan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İlyas Çapoğlu ve beriberindekiler Üniversiteli öğrenciler Hasan Turan ve Emre Oğlakçı’nın Ulalar Beldesi’ndeki evlerine yaptıkları ziyarette ilginç sohbetler yaşandı. Yine Erzincan Valiliğinin temin ettiği Soba ve odun kömür ile ısındıklarını söyleyen öğrenciler, yanan sobanın üzerinde kestane pişirerek çay demleyip Vali Kahraman’a ve davetlilere ikramlarda bulundular.

    Öğrencilerin bu sırada Vali Kahraman’ın bu iyiliği karşısında yaptıkları konuşmaları Vali Süleyman Kahraman’ı ve Rektörü Prof. Dr. İlyas Çapoğlu’nu duygulandırdı.

    Erzincan Üniversitesi Makine Mühendisliği’ni okuyan 24 yaşındaki Hasan Turan, yapılan bu iyiliklerin asla unutulmayacağını söyleyerek; “Ben aslen Çorumluyum. Bundan yaklaşık 10-15 sene öncesine kadar Çorumda çiftçilik yapıyordum. Ben Terzibaba Yurdunun önünde Sayın Valimizi ve Rektörümüzü gördüm kendileri geldi yanıma “bir sorununuz var mı” ? diye sordular. Ben şaşırdım ilk defa böyle bir şey başıma geliyor. Bende durumu anlattım. DGS ile geldiğimiz için yurt bizim için sorun olmuştu. Bütün kayıtlar bitmişti. Çok sağ olsun Vali Bey bu kadarını beklemiyordum. Evde sadece iki tane kampet vardı. Onda yatıyorduk. Şimdi çekyatlarımız, buzdolabı, sobamız, odun ve kömürümüz geldi. Kestanemiz de var. Sobamızın üzerinde çayımız da hazır. Biz daha ne isteyelim Allah kendilerinden razı olsun.” diyerek sözlerine devam eden Üniversiteli Hasan Turan, “Ben durumumuzu anlattıktan sonra ilgilenmeyeceklerini sandım. Ancak şimdi Valimiz ve Rektörümüz evimize kadar geldiler bu bizim için mutluluk verici bir durum. Ancak ben şuanda bir karar aldım. Okuldan sonra eğer iş bulabilirsem bir öğrenciye yardım etme, burs verme kararı aldım” dedi. Bunun üzerine Valimiz ve Rektör İlyas Çapoğlu Öğrenciyi tebrik ettiler.

    Daha sonra duygularını dile getiren Erzincan Üniversitesi İnşaat Mühendisliği’ni okuyan 24 yaşındaki Emre Oğlakçı, “Ben Tokat Reşadiye’den geldim. Öncü Üniversitesi mezunuyum. İnşaat teknikerliğinden. 2015 DGS ile Erzincan Üniversitesine geçiş yaptım. İlk geldiğimde Hasan arkadaşımızla tanıştım. Dediği gibi yurt sorunu vardı. Birlikte bir ev kiralayalım dedik. Ev araştırdık bir hayli dolaştık. Sonrasında Ulalar Beldesi’nde burayı bulduk. İlk hali çok oturulabilir değildi. Yavaş yavaş hasta olmaya başlıyorduk. Sağ olun, teşekkür ederim sobamız geldi, koltuklarımız, halımız. Yani ev, ev haline geldi. Allah Devletimizden Valimizden, Rektörümüzden vesile olanlardan razı olsun. Hasan arkadaşımın dediği gibi bende okul sonrası işimi elime aldığımda bizim durumumuzda olan bir öğrenciye elimden gelen yardımı yapacağım. Biz çektik onlar çekmesin” dedi

    Sohbetlerin devam ettiği sırada konuşan Vali Süleyman Kahraman, Valilik olarak her zaman vatandaşların yanında olduğunu vurgulayarak; “Malumunuz biz öğrenci arkadaşları ziyarete geldik. Arkadaşlarımızın imkânlarının yetersiz olduğunu ifade edildi. Tabi bizde öğrencilik zamanımızda benzer şartları yaşadığımız için biz öğrenci arkadaşlarımızı çok iyi anlıyoruz. İnanıyorum ki bu öğrenci arkadaşlar burada iyi şartlarda ders çalışacaklar. İnşallah iş sahibi oldukları zaman öğrencilere burs verecekler. Biz sadece bize düşen görev ne ise onu yapmaya çalıştık. Rektör hocam ile anlaştık. Aklımıza böyle bir şey geldi. Arkadaşlarımızda böyle bir şeyin olacağını tahmin etmiyorlardı. Valiliğimizin, Üniversitemizin yardımıyla bu noktaya geldik. Ben bundan dolayı çok mutluyum. Amacımız herkese yardımcı olmak. Özellikle de tabi eğitim öğretim hayatında bulunan bu arkadaşlarımıza elimizden gelen yardımı yapmak. Ülkemize üretken bir fert olarak yetişmelerini sağlamak” dedi.