Etiket: Karşılanıyor

  • Şanlıurfa’da yeni yerleşim alanlarının içme suyu ihtiyacı karşılanıyor

    Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi ŞUSKİ Genel Müdürlüğü, yeni yerleşim alanlarının bulunduğu bölgelerdeki içme suyu ihtiyacını da karşılıyor.

    Şanlıurfa genelinde alt yapı çalışmalarını aralıksız sürdüren ŞUSKİ Genel Müdürlüğü, tüm personel, araç ve teknik imkanları ile olanaklarını kullanarak hem mevcut mahallelerde hem de yeni yerleşim alanlarının içme suyu ihtiyacını karşılamak için hizmet etmeye devam ediyor. Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi tarafından ulaşım anlamında önemli bir hizmet olan Karşıyaka Mahallesinde yapımı biten çelik köprülerden içme suyu şebekeleri için terfi hattı bağlantılarını geçirmek için çalışan personeller her türlü koşulda vatandaşlara temiz, sağlıklı içme suyu temini sağlamak üzere çalışmalarını sürdürüyor. Yeni yerleşim alanlarının ve sosyal alanların hızla çoğaldığı bölgede içme suyu temini için alt yapı hizmetleri de devam ediyor.

  • Dünyanın bor ihtiyacının yarısı Kırka’dan karşılanıyor

    Eti Maden Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Keleşer, Eskişehir’in Seyitgazi ilçesi Kırka Mahallesi’nde faaliyet gösteren tesisin dünyanın bor ihtiyacının yüzde 50’sini karşıladığını söyledi.

    Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Keleşer, Eskişehir’in Seyitgazi ilçesi Kırka Mahallesi’nde faaliyet gösteren Kırka Bor İşletmesi’ni ziyaret etti. Dünyanın en büyük bor rezervine ait Kırka’daki tesiste incelemelerde bulunan Keleşer, burada Eti Maden İşletmeleri Kırka Bor İşletme Müdürü Ersan Ayten tarafından karşılandı. Çalışanları ve yönetimi özverili çalışmalarından dolayı tebrik eden Keleşer, “Kırka tesislerimiz dünya bor ihtiyacının yüzde 50’sini karşılar duruma geldi. Her geçen gün pazarımızı arttırarak büyümeye devam ediyoruz. Bu bölge insanımıza istihdam başta olmak üzere her alanda katkımız olacak. Buraya geliş sebebimiz arkadaşlarımıza, işletmemize ve her çalışanımızın bizim kadar hedeflerimizi bilmesini istiyoruz. Dünya bor rezervinin Türkiye olarak yüzde 73’üne sahibiz. Dünya bor pazarının da yüzde 73’üne sahip olmayı hedefliyoruz” dedi.

    Türkiye Maden İşçileri Sendikası Genel TİS ve Mevzuat Sekreteri Hasan Hüseyin Gürbüz ise, ’’Bende eski bir Kırka bor çalışanı olarak yanınızda olmaktan sevinç duydum. Göreve geldiği günden beri işletmelerimizi en üst seviyelere çıkararak bizlerin yanında olan ve bunu toplu iş sözleşmemizde de gösteren genel müdürümüze teşekkürlerimizi sunuyoruz’’ diye konuştu.

    Gürbüz, Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürü Keleşer’e bir madenci heykeli hediye etti. Keleşer ise Gürbüz’e hatıra tabağı, Türkiye Maden-İş Sendikası Kırka ve Havalisi Şube Başkanı Yılmaz Ayrancı’ya da kehribar tespih ve Eti Maden duvar saati hediye etti.

  • Doğu Karadeniz’in elektriğinin tamamı HES’lerden karşılanıyor

    Çoruh Elektrik Dağıtım A.Ş. Genel Müdürü Mehmet Aydın, Doğu Karadeniz Bölgesi’nde 1 milyon 280 bin aboneye elektrik hizmeti verdiklerini belirterek bölgedeki elektriğin tamamına yakınının bölgedeki HES’lerden karşılandığını söyledi.

    Çoruh Elektrik Dağıtım A.Ş. Genel Müdürü Mehmet Aydın beraberindeki şirket yöneticileri ile bir restoranda basın mensuplarıyla kahvaltıda bir araya geldi. Trabzon, Gümüşhane, Rize, Giresun ve Artvin’in elektrik dağıtımı veren Çoruh Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin hizmetleri hakkında bilgiler veren Aydın, 2020 yılına kadar bölgede toplam 640 milyon TL’lik yatırım yapmayı planladıklarını dile getirerek, “1 milyon 280 bin aboneye elektrik dağıtım veriyoruz. 2017 yılında aydınlık ve kesintisiz bir bölge hedefiyle tüm bölgelerde 156 milyon TL’lik 365 adet projenin ihalesi yapıldı. Trabzon’da bugün itibariyle 34 farklı noktada yatırım şantiyemiz kuruldu. 2020 yılına kadar bölgemizde toplam 640 milyon TL’lik yatırım yapmayı planlıyoruz. 2017 yılında tüketicilerimizin talep ve sıkıntılarına hızlı ulaşmak Trabzon ilimizde ikinci çağrı merkezimizi hizmete açtık. 30 bin kilometre metrekare olan bölgemizde arıza bakım onarımlarında kesinti sürelerine azaltmak anlamında 180 adet elektrik teknisyenini işe aldık. Trabzon ve çevre illeri son yılların en yoğun kar yağışına maruz kaldı. Buna rağmen önceki yıllara nazaran özellikle şehir merkezlerinde elektrik kesintisi hiç olmadı diyebiliyoruz. Kırsal bölgelerde olan kesintilere de çok kısa sürelerde karşılık verdik. Bölgedeki memnuniyet anketi sonuçlarında geçen yıla göre yüzde 53’lük bir artış oldu. Bölge genelinde yüzde 4’lük elektrik tüketiminde artışımız oluyor. Türkiye’de ortalamasının üzerinde bir artışımız var. Artık kesintilere uzaktan yerine gitmeden de manevra yapılabilecek kabiliyete ulaşacağız. Aydınlatma seferberliği başlattık. Trabzon özellikle merkezde yerleşim yerlerinin tüm aydınlatma taleplerini bu sene yapacağız” dedi.

    Doğu Karadeniz Bölgesi’nde kaçak kullanım oranının en az Gümüşhane’de yaşandığını kaydeden Aydın, “Bölgemizde kayıp ve kaçak kullanım 2016 yılında yüzde 9,26 olarak gerçekleşti. Türkiye ortalaması yüzde 15’ler civarında. Bölgemizde kaçak kullanımı yok edecek kadar az. 9,26 oranının büyük bir kısmı şebekelerin çok uzun olması sebebiyle teknik kayıplar olarak yer alıyor. Yüksek tüketimli maden tesislerinde özellikle Gümüşhane’de mesken tüketimi az, nüfus az olduğundan Gümüşhane en düşük kaçak olan il. Bölgemizin en mesken tüketimi kırsal yerleşimin en yoğun olduğu en büyük coğrafyaya sahip ilimiz Giresun. Şebekelerin en bozuk olduğu il de Trabzon. Bu anlamda Giresun’da çok farklı yatırımlar yaptık. Dağıtım merkezleri oluşturduk. Geçen sene Giresun’un kesinti sayı ve süreleri şirket ortalaması seviyesine ulaştı” şeklinde konuştu.

    “Doğu Karadeniz insanı elektrik borcuna sadık”

    “Biz elektrik dağıtım şirketiyiz” diyen Aydın “Türkiye’de 21 bölge var. Biz bu bölgelerdeki elektrik dağıtım faaliyetlerini yürütüyoruz. Tüm saha işlemlerini, arıza bakım ve onarımlarını, sayaç okumaları ile abone işlemlerini biz yapıyoruz. Bildiğimize göre tahsilat oranları da yine bölgedeki illere göre yüzde 98 civarlarında. Son 1 yılda yapılan tüm taahhüttün yüzde 99’u tahsil ediliyor. Doğu Karadeniz insanı elektrik borcuna sadık” ifadelerini kullandı.

    Yürüttükleri sosyal sorumluluk projeleri hakkında da bilgi veren Aydın “Bu yıl ilgili tüm kamu ve kurumlarına yazı yazarak engelleri vatandaşlarımızın adresleri öğrendik. Çok farklı engel durumları var. Çağrı merkezimizi aradıklarında onlara pozitif ayrımcılık yapmayı amaçladık. Cep telefon numaralarını sisteme işledik. Bizim bölgedeki elektrik kesintilerinin yaklaşık yüzde 30’u arıza değildir. Bakım ve onarım çalışmalarıdır. Bu gibi durumlarda aboneleri SMS ile bilgilendiriyoruz. Bu hizmeti sadece engellilere değil tüm vatandaşlara yapıyoruz. Özellikle elektrikli cihazla solunum veya benzeri bir cihaza ihtiyaç duyanların sisteme kayıtları yaparak bunların elektrikleri borçları dahi olsa hiç kesilmiyor” diye konuştu.

    “Elektriğin tamamı HES’lerden karşılanıyor diyebiliyoruz”

    Bölgedeki elektriğin tamamına yakınının HES’lerden karşılandığını söyleyen Aydın, “Bizim bölgemizde 92 civarında HES var. Bunlar bizim şebekelerimize bağlı. Bu 5 ilde tüketilen elektriğin yüzde 90’ınını HES’lerden aldık. Bunlar içerisinde Artvin’deki o büyük dev barajlar yok. HES’ler birim fiyatı açısından en ucuz elektrik üretme şeklidir. Bölgemizde son 2 yıldır yağışların çok yüksek olması sebebiyle HES’lerin üretimleri kat kat arttı. Şuan 90 seviyesinde işletmede olan var, 200’un üzerinde HES projesi var. Ben bunlara petrol kuyuları diyorum. Bize petrol verilmemiş ama çok kaynağımız var. Buralarda elde edilen elektrik sayesinde milli elektrik politikası geliştirmeye başladık. Türkiye’de her yıl elektrik üretimi yüzde 4-5 artmasına rağmen biz yerli kaynaklarla bunu kapatıyoruz. Doğalgazın payı azalıyor. Bizim bölgemizdeki elektriğin tamamı HES’lerden karşılanıyor diyebiliyoruz” ifadelerini kullandı.

    “Herkes kendi elektriğini üretebilecek”

    Önümüzdeki yıllarda herkesin kendi elektriğini üretebileceğini belirten Aydın, “Lisanssız elektrik üretim diye yeni yeni desteklenen mevzuatı gelişen bir kavram var. Şimdi EPDK çatı tipi yönetmeliğine çıkartıyor. Çatı tipi evinizin çatısına nasıl su ısıtmak için paneller koyuyoruz ya elektrik üretmek içinde solar paneller koyulma modelini getiriyor. Devlet bunları teşvik etmeye başlayacak. Çatınıza bu panelleri koyun kendi elektriğinizi oradan karşılayın. Fazla gelirse şebekeye verin. Bunun altyapısı hazırlanmak üzere” dedi.

    “Bölgede ticari tüketim oranı en fazla Trabzon’da”

    Türkiye’nin en fazla aydınlatma tüketim oranının yüzde 6 ile Doğu Karadeniz Bölgesi’nde olduğunu kaydeden Aydın, şöyle konuştu:

    “Abone gruplarına göre tüketimde bizim 5 ilimizin ortalaması yüzde 24’ü sanayi, yüzde 38-39 civarında mesken, yüzde 31 ticarethane ve Türkiye’nin en fazla aydınlatma tüketim oranı yüzde 6 ile de bizde. Türkiye’de en fazla armatür sayısı bölge biziz. Mesken tüketim oranımız Türkiye tüketiminin çok üzerinde. Sanayi tüketimimiz Türkiye ortalamasının yarısı kadar. Bölgemiz daha mesken tüketimi yoğun olan bir yer. Bölgede ise ticari tüketim oranı en fazla Trabzon’da. Bu veriler Trabzon’un ticari bir şehir olduğunu ortaya çıkartıyor. Bölgede en büyük abone artışımızın olduğu ilçe ise Yomra’dır.”

  • Türkiye’nin fidan ihtiyacı Fidanlı’dan karşılanıyor

    Hatay’ın Samandağ ilçesine bağlı Fidanlı Mahallesi sakinlerinin tamamı fidancılık işiyle uğraşıyor. Yılda 12 milyon fidan yetiştirilen mahalle, Türkiye’nin narenciye, zeytin ve nar fidanı ihtiyacının yüzde 80’ini karşılıyor.

    Akdeniz Bölgesi’nin önemli tarım kentlerinden Hatay’ın Amik Ovası’ndaki Fidanlı Mahallesi’nde yetiştirilen zeytin, nar ve narenciye fidanları yurt içi ve dışından talep görüyor.

    Samandağ ilçesine bağlı yaklaşık bin nüfuslu Fidanlı Mahallesi’nde yılda ortalama 12 milyon fidan yetiştiriliyor.

    Sakinlerinin tamamının fidan yetiştiriciliği yaparak geçimini sağladığı Fidanlı Mahallesi, çevresindeki mahallelerin de çok önemli istihdam merkezine dönüştü. Buradan Türkiye’nin hemen hemen her iline fidan gönderilmesinin yanı sıra yurt dışına da ihracat yapılıyor. Mahallede fidanların çekirdekten dikim haline gelinceye kadar üretimi gerçekleştiriliyor.

    Fidan üreticisi Samet Ateş, yurt içinin yanı sıra Azerbaycan ve Makedonya gibi ülkelerden de narenciye ve zeytin fidanı talebi geldiğini belirterek, “Türkiye’nin yaklaşık yüzde 80 fidan ihtiyacı Fidanlı’dan karşılanıyor. Fidanlar daha sonra toprak dolu poşetlere alınmaktadır. Narenciye fidanı olarak limon, mandalina, portakal, nar, badem, zeytin gibi birçok fidan ihtiyacını karşılıyoruz. Fidan ihtiyacının yanı sıra köyümüz yaklaşık 9 köy halkına istihdam sağlıyor. Fidanlarımıza yurt dışından da talepler oluyor. Mahallemizin yaklaşık bin nüfusu var hemen hemen hepsi bu işle uğraşıyor zaten ismini de oradan almıştır” dedi.

  • (Özel haber) İstanbul’un yeşillik ihtiyacının büyük kısmı bu ilçeden karşılanıyor

    Sera üretiminde kendisini tüm Türkiye’ye tanıtan Eskişehir’in Sarıcakaya ilçesindeki çiftçiler, İstanbul’un yeşillik ihtiyacının büyük kısmını karşılıyor.

    Sera üretiminin oldukça yaygın olduğu Sarıcakaya’da çiftçiler, İstanbul’a her gün 20 kamyon dolusu yeşillik gönderiyor. Son zamanlarda kolay yetişmesi ve verimin yüksek olmasından dolayı rokaya yönelen çiftçiler, diğer yeşillik ürünlerini de ihmal etmiyor.

    Roka gibi yeşilliklerin kolay yetiştiğine dikkat çeken çiftçi Sedat Uyaroğlu, İstanbul’a her gün ürün gönderdiklerinden bahsetti. Devletin verdiği sera hibelerinin de üretime yansıdığını aktaran Uyaroğlu, “Seracılıkla uğraşıyoruz. 365 gün rokayla uğraşıyoruz. Hem masrafsız olduğu için hem de piyasası var. İstanbul’a günlük arabamız kalkıyor ve günlük olarak mal çıkarıyoruz. Ekim yaptığımızda boşluk vermeden kademe kademe ekim yapıyoruz. Ziraat’in verdiği ilaçları ve gübreleri kullanarak, üretimimize devam ediyoruz. Kaliteli mal yetiştirmeye çalışıyoruz. Devletimizin de seracılık konusunda hibe programları var. Bu programlardan yararlanıyoruz. Yüzde 50 ve yüzde 100 hibelerden çiftçilerimiz faydalanıp, seraları kuruyorlar. Bundan dolayı da devletimize Allah razı olsun diyoruz” dedi.

    “İstanbul Bayrampaşa haline gönderiyoruz”

    Soğan yetiştiricisi Yusuf Meriç ise İstanbul Bayrampaşa haline giden soğanların yolculuğunu anlattı. Meriç, “Yeşillik, soğan, tere, roka, marul ve maydanoz gibi ürünleri yetiştiriyoruz. Şu anda işimiz soğan. Soğan çok zahmet isteyen bir iş, şu an topladığımız soğanları biz ekim ayında diktik. Yaklaşık bir 3 ay sonra verim almaya başladık. Bu sene kışın da ağır geçmesinden dolayı, istediğimiz kaliteyi alamadık. Çok fazla soğuklar vardı. Bu soğuklar da fiyatlara yansıdı. Bu yüzden yüzümüz güldü. Soğanı çıkardıktan sonra haldeki oluklarımızda yıkıyoruz. Sonra İstanbul Bayrampaşa haline gönderiyoruz. Orada komisyoncularımız var. Onlar satıyorlar. Soğan çok zahmet isteyen bir iş olduğu için çiftçilerimiz soğana rağbet göstermiyor. Tabii tere ve rokanın yapımı daha kolay olduğu için soğan yağımı daha az. Bu yüzden talebi de az” şeklinde konuştu.

    “Bizim buradan günde 15-20 araba gidiyor”

    Sarıcakaya’dan başlayan yeşilliklerin yolculuğunu anlatan Nakliyeci Mehmet Kahya, her gün 20 kamyonun ilçeden hareket ettiğini ifade etti. Kahya, “İlçemizde nakliyecilik yapıyorum. Burada çiftçimizin getirdiği malları, arabamıza sarıyoruz ve İstanbul’a teslim ediyoruz. Çiftçimiz Ahmet ağabey tarladan malı alıp getiriyor, mallar kuru oluyor. Bunların İstanbul’a daha sağlıklı gitmesi için suya ihtiyacımız var. Hiç oluğa girmemişse burada oluğa alıyoruz. Kendi bahçesinde sulamışsa, burada biz sadece su tutuyoruz. Her sabah saat 8.00’de çiftçimiz mallarını getirmeye başlıyor, en geç saat 17.00’da arabamız doluyor. 17.00 son saat, çünkü İstanbul’da çok trafik var. Her gün bir kamyon biz gönderiyoruz. Burada komşularımız var, birer araba da onlar sarıyor. Yani bizim buradan günde 15-20 araba gidiyor” diye konuştu.

    Öte yandan ilçede ıspanak seralarda bin 960, soğan bin 260, roka ise 515 dekara ekiliyor.