Etiket: Karşı

  • Didim’de Kadına Karşı Şiddet Semineri İlgi Görmedi

    Didim’de “Kadına Karşı Şiddetin Ortadan Kaldırılması Uluslararası Mücadele Günü” için Didim Belediyesi ve Kaymakamlık işbirliğiyle düzenlenen seminere katılım düşük oldu. Seminerin moderatörü, koltukların boş kalmasını eleştirdi.

    Didim Belediyesi ve Kaymakamlığı ortak girişimleriyle “Kadına Karşı Şiddetin Ortadan Kaldırılması Uluslararası Mücadele Günü” nedeniyle aile içi şiddet konusunda uzmanların katıldığı seminere Didimli kadınlar rağbet göstermedi. Dün saat 17:30 – 20:00 saatleri arasında Nurullah Kocabıyık Kültür Merkezi’nde gerçekleşen seminere; Didim Belediye Başkanı A. Deniz Atabay’ın Eşi Tuna Atabay ve Kaymakam İskender Yönden’in eşi Ayşenur Yönden’in de katılacağı önceden duyurulurken, seminer günü gelmemeleri dikkat çekti. Ayrıca; Kadına Şiddet konusunda iki gün önce sokaklarda eylem yapan CHP’li ve Didim Cem Evi Kadın Kolları üyelerinin bilgilendirme seminere katılmaması tepki topladı. Seminerin moderatörlüğünü yapan Didim Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Umut Kasan Karabacılı, açılış konuşmasında “Bir avuç olabiliriz ama yine de biz bize yeteriz. Bu tip seminerle kadınlar kendilerini deşifre edileceğinin düşüncesiyle toplantıya gelmediklerinin bilgisini aldık. Bizim için katılım oranı sürpriz olmadı. Salonun boş olması Didim’deki kadınların şiddet tablosunu net olarak gösteriyor” diyerek salonun boş kalmasına tepki gösterdi.

    Seminerde bilgilendirme toplantısında kadına şiddetin sosyolojik boyutlarıyla ilgili; Didim İlçe Emniyet Müdürlüğü adına Polis Memuru Erhan Kıstırak, Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü görevlisi Gamze Öztürk, Psikolojik Danışman Özgür Özkaya Mercan, Didim Toplum Sağlığı görevli Hekim Dr. Hatice Büyüktuna, Didim Belediyesi Hukuk Servisi Avukatı Ali İhsan Aktimur katılımcılara soru-cevap şeklinde bilgi verdi.

    “TAKDİRİ İNDİRİM YANLIŞ”

    Didim Belediyesi Hukuk Servisi Avukatı Ali İhsan Aktimur, Kadın cinayetlerinde hakimlerin takdiri indirim cezalarını eleştirdi. Aktimur,” Erkeklerin şiddeti ve kadınların şiddete uğramasının normal halde görülmesinin, kadına yönelik şiddetin çoğalmasına neden oluyor. Yargı camiasının kadın cinayetleri konusunda yanlış kararlar verebiliyorlar. Kadın cinayetlerinde takdiri indirim yapılmaması gerekiyor. Ülke olarak bu konuda hassasiyet yaratmamız gerekiyor” şeklinde konuştu.

  • İHH Başkanı Yıldırım: “STK’lar Olarak Krizlere Karşı Hazırlıklı Olmalıyız”

    İnsani Yardım Vakfı (İHH), 135 şubesiyle birlikte Genişletilmiş İl Divan Kurulu toplantısını Kırşehir’de gerçekleştiriyor.

    Toplantı öncesinde açıklamada bulunan İHH Genel Başkanı Bülent Yıldırım, olabilecek krizlere karşı STK’ların bir araya gelerek hazırlıklı olması gerektiğini söyledi. Türkiye halkının Ensar Muhacir kardeşliğini çok iyi şekilde yerine getirdiğini kaydeden Yıldırım, “135 derneğimizle beraber Kırşehir’de yıllık istişare toplantısı için bir araya geldik. Dünyada gündemler çok hızlı şekilde değişiyor ve çok kritik anlar yaşıyoruz” dedi.

    Kırşehir’de yapılan istişare toplantısında 5 yıllık ve 20 yıllık planların geleceğe dönük şekilde yapılacağını ifade eden IHH Genel Başkanı Bülent Yıldırım, “Bu toplantıyı 750 kişi ile yapıyoruz. Şu an Filistin’e yönelik büyük bir saldırı var. Ekim ayı itibari ile 103 kişiyi şehit etti İsrail, ve Mescidi Aksa’yı yıkıp yerine Hz. Süleyman mabedini kurmak istiyor ki, orada öyle bir mabed olmadığı tarihi olarak da kanıtlanmış, buna rağmen bütün halkını silahlandırma kararı aldı İsrail, Yahudi vatandaşların hepsi silah alabilecek ve şüphelendikleri Filistinli’yi vurabilecek” diye konuştu. Suriye’nin bir kara delik olduğunu ve bütün güçleri oraya çektiğini söyleyen Yıldırım, şöyle konuştu:

    “Suriye bir kara delik, bölge ülkelerinin hepsini içerisine çekiyor. Türkiye ile Rusya’yı karşı karşıya getirmek isteyen dünya çapında bir zihniyet var. Bizim gibi STK’ların bir an önce toplanarak önümüzdeki günlerde olabilecek krizlere karşı hazırlıklı olması gerekiyor. Savaş bölgelerindeyiz. Mülteci hareketliliğini doğal olarak çok yakından takip ediyoruz. Türkiye’nin mültecilere sunmuş olduğu imkanlar ve bu konudaki gayretleri dünyada bir ilk güzel şartlar verildi mültecilere, Türkiye halkı Ensar Muhacir kardeşliğini çok iyi yerine getirdi. İnsanları devlete kalmadan komşuluk hukuku gereği yardımlarını yapıyorlar. STK’ların yapabileceği bütün çalışmaları da bizler yapıyoruz.”

    İHH’nın genişletilmiş istişare kurulu toplantısı Kırşehir’de 2 gün sürecek.

  • Dr. Küçük, Mantar Zehirlenmelerine Karşı Uyardı

    Elbistan İlçe Sağlık Müdürü Dr. Mustafa Murat Küçük, doğada kendiliğinden yetişen mantarların zehirli olabileceğine dikkat çekerek, vatandaşları uyardı.

    “Mantar zehirlenmeleri, özellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında yağışların bol olduğu mevsimlerde görülmektedir. Doğada birçok zehirli mantar bulunmakla birlikte doğal ortamlarda yetişen ve yapısında zehirli madde bulunan şapkalı mantarların taze, kurutulmuş veya konserve olarak çiğ ya da pişirilerek yenmesi sonucunda gelişen ve ölümle de sonuçlanabilen ciddi zehirlenmeler meydana gelmektedir” diyen Dr. Murat Küçük, yaptığı yazılı açıklamada, şunları söyledi:

    “Ölümle sonuçlanan bitkisel kaynaklı zehirlenmelerin yüzde 50’si yabani mantarlardan kaynaklandığından dolayı vatandaşlarımızın bu konuya çok dikkat etmeleri gerekmektedir. Mantar yemek isteyenlerin bakkallarda, marketlerde ve çeşitli satış noktalarında satılan denetimli, paketli, üretim ve son tüketim tarihi belli olan, ambalajı bozulmamış ürünleri tüketmeleri sağlıklı ve güvenli olacaktır. Olası mantar zehirlenmelerinin belirtileri mantarda bulunan zehrin niteliğine göre değişmektedir. Belirtiler, bazı mantar türlerinin yenmesini takiben 2 saat sonra, bazı mantar türlerinin yenmesini müteakiben de 6 saat sonra ortaya çıkabilir. Mantarın yenmesini takiben 2 saat gibi kısa bir sürede zehirlenme belirtilerine sebep olan mantarların yenmesi durumunda; sersemlik, uykuya meyil, tansiyon düşüklüğü, bulanık görme, yüz-boyunda kızarma, nabızda artış, ağızda metal tadı, bulantı, kusma ve terleme görülebilir. Yendikten 6 saat sonra gelişebilen zehirlenme belirtileri ise; bulantı, kusma, ishal, ateş, nabız artışı, karın ağrısı ile daha sonra karaciğer ve böbrek bozuklukları ile bu organların bozukluklarına bağlı belirtiler şeklindedir. Hastanın mantar yeme hikayesi ile zehirlenme bulguları birlikte değerlendirilerek mantar zehirlenmesi olup olmadığına karar verilmeye çalışılır. Yenen mantarın uzman kişilerce incelenmesi de zehirlenmenin teşhisinde yardımcı olmaktadır. Ancak, bu konuda yapılacak en doğru hareket, mantar yiyen bir kişide yukarıda verilen belirtilerin görülmesi halinde en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmasıdır. Zehirlenmeler konusunda bilgi almak isteyen vatandaşlarımız 114 numaralı Ulusal Zehir Danışma Merkezi’ne danışabilirler.”

  • Meme Kanserine Karşı Bilinçlendirme Semineri

    Kadın kanserleri içinde en sık görülen ve akciğer kanserinden sonra en fazla ölüm nedeni olan meme kanserine karşı farkındalığı artırmak amacıyla Adana Optimum Alışveriş Merkezi’nde 4 Aralık Cuma günü “Meme Kanseri ile Mücadele ve Erken Tanı” semineri düzenleniyor.

    “Anne Baba Destek Programı -19” kapsamında düzenlenecek ücretsiz seminer 10.30-11.30 saatleri arasında Optimum’daki Avşar Sineması’nda gerçekleştirilecek.

    Adana, Seyhan, Çukurova, Güney, Tepebağ, 5 Ocak Rotary Kulüpleri ile Rönesans Eğitim Vakfı’nın işbirliğiyle gerçekleştirilecek seminerde Dr. Nilgün Kocabıyık, katılımcıları meme kanseri konusunda bilgilendirecek. Dr. Nilgün Kocabıyık, meme kanserlerinin ölümcül sonuçlara yol açmadan tedavisinde en etkili yol olan erken tanının önemi ve yeni tanı yöntemleri konusunda da aydınlatıcı bilgiler verecek.

    HER SEKİZ KADINDAN BİRİNİ TEHDİT EDİYOR

    Meme kanseri, dünya genelinde tüm kadın kanserlerinin yüzde 24’ünü, kanserden ölümlerin ise yüzde 14’ünü oluşturuyor. Her sekiz kadından birinin hayatının belirli bir zamanında meme kanserine yakalandığı bildirilirken nadir de olsa erkeklerde de meme kanseri görülebiliyor. Araştırmalar meme kanseri görülme sıklığının giderek arttığını işaret ederken, erken teşhis hayat kurtarıyor.

  • İnegöllüler Taş Kırma Tesisine Karşı

    Bursa’nın İnegöl ilçesinde özel bir şirketin 2. OSB mevkiine kurmayı planladığı taş kırma ve eleme tesisine vatandaşlar karşı çıktı.

    Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ve özel firma yetkilileri, çevre sakinleriyle toplantı yaptı. Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ÇED ve Çevre İzinleri Şube Müdürü Ahmet Çakmak, “Taş kırma ve eleme tesisi ile hazır beton santrali konusunda mahalle halkını bilgilendirmek için buradayız. Firma yetkililerinden bilgiler alacağız” dedi.

    Firma yetkilisi Çevre Mühendisi Aylin Yiginoğlu ise, “Boğazköy Mahallesi üstü ve Hamzabey sınırlarına giren 27 hektarlık alanda bir tesis yapılacak. Tesisler kapalı sistem yapılacak. Tozumanın önüne geçilecek şekilde yollar beton veya kilit parke taşı olacak” dedi.

    Tesislerin 12 milyona mal olmasının planladığı bildirildi. Bilgilendirmenin ardından mahalle halkının görüşleri soruldu.

    VATANDAŞI HİÇE SAYIYORLAR

    Mahalle sakinlerinden Ahmet Kupa, “Sizin anlattığınız gibi olmuyor bu işler. Daha önce açılan bir taş ocağı var burada. Sulama yapmıyor. Toz bulutları meyve bahçelerimizin üzerine geliyor. Meyve üretiminde zarar ettim. 40 bin lira civarında zararım var. Denilenler yapılmıyor. Vatandaşı hiçe sayıyorlar” dedi.

    Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ÇED ve Çevre İzinleri Şube Müdürü Ahmet Çakmak, “Bizler, insanı yaşat ki devlet yaşasın prensibine göre hareket eden kurumlarız. Millet varsa devlet de vardır. Eğer kurallara uyulmazsa, size zarar olursa bize şikayette bulunmanız halinde 19 bin liradan başlayan cezalar kesiyoruz” dedi.

    Mahalle sakini Ali Rıza Girgin ise, “Eski tesis, meyve bahçelerinin yanı sıra evlerimizi de toz duman içinde bırakıyor. Kimse yaşanan zararları karşılamıyor. Ben kendi şahsım adına istemiyorum” diye konuştu.

    Boğazköy Mahallesi Muhtarı Ali Osman Duyan da, “Diğer tesisten çok çile çektik. Eğer yine böyle olacaksa mahalle sakinlerimiz bu duruma karşı çıkar. Mahallemiz tehlikeli noktada. Baraj var. Patlamalar yaşandığında camlarımız kırılıyor. Diğer firma gibi olacaksa kesinlikle biz buna karşıyız. Çok büyük toz çıkıyor. Meyve bahçelerimiz zarar görüyor” dedi.

    ÇED heyeti ve yetkililer, mahalle sakinlerinden görüşünü değerlendireceklerini bildirdi.