Etiket: Karpal

  • Karpal tünel sendromundan kurtulmak için 5 öneri

    Nöroloji Uzmanı Dr. Yılmaz Niyazi Yazman, “En çok orta yaş grubundaki kadınlarda ortaya çıkan ’karpal tünel sendromu’, öncelikle sık kullanılan el bileğini etkiliyor ve hastaların yüzde 50’sinde, her iki el bileğinde de oluşabiliyor. Hastalığın ilerlediği ve tedavinin geciktiği durumlarda, parmaklarda güç kaybı yaşanabiliyor” dedi.

    Memorial Antalya Hastanesi Nöroloji Bölümü’nden Uz. Dr. Yılmaz Niyazi Yazman, “karpal tünel sendromu”na karşı önerilerde bulundu.

    “Her iki elde de görülebilir”

    Karpal tünel sendromunun, elin önemli sinirlerinden biri olan “median” sinirinin el bileğinde sıkışması sonucu ortaya çıktığını belirten Yazman, “En sık belirtileri; baş parmak, işaret parmağı ve orta parmaklarda genellikle geceleri aralıklarla ortaya çıkan uyuşma, karıncalanma, yanma gibi şikayetlerdir. Hasta bu nedenle uykudan uyanır ve ellerini sallayarak rahatlatmaya çalışır. Hastalığın ilerlediği durumlarda, zamanla ellerde ve parmaklarda güçsüzlük meydana gelir ve şikayetler diğer elde de başlayabilir. Bunun yanında karıncalanma ve uyuşma artar, devamlılaşır ve başparmakta kuvvetsizlik başlar. Çok ileri evrelerde ise başparmak tarafındaki kasta erime görülebilir. Karpal tünel sendromu; gebelik döneminde başlayıp, yalnızca bu süreçte devam eden ve doğum sonrasında kendiliğinden düzelebilen bir seyir de gösterebilir. Hastalık erken dönemde anne adayında, sabahları orta parmakta uyuşma ve karıncalanma ile belirti verir. Bu durum, parmakların hareket ettirilmesi ile ortadan kalkar” diye konuştu.

    Karpal tünel sendromundan kurtulmak için 5 öneride bulunan Yazman, “Karpal tünel sendromu olan ve şikayetleri olan gebelerde egzersiz ve yaşam şekli değişiklikleri önemlidir. El ve el bileğini zorlayıcı hareketler yapmamak, el bileğini dinlendirmek için istirahat ateli kullanmak, tuz ve su alımı ile kilo dengesini kontrolde tutmak, el bileği egzersizleri yapmak, hastalığın olumsuz etiklerini azaltacaktır” dedi.

    “Belirtileri boyun fıtığı ile karıştırılabilir”

    Nöroloji Uzmanı Dr. Yazman, “El-bilek hastalığı, diğer sinirleri etkileyen hastalıklar ile karışabilir. Özellikle boyun fıtıkları belirtileri buna dahildir. Ayrıca sinir sistemini etkileyen şeker hastalığı, tiroit hastalığı, romatoid artrit, kronik böbrek yetmezliği gibi diğer metabolik hastalıkları olanlarda karpal tünel sendromu daha çok gelişebilir. Karpal tünel sendromunun teşhisi EMG ile konulmaktadır. EMG ile hastalığın seviyesi hakkında da fikir edinilir. Karpal tünel sendromu çok hafif düzeyde ise el bileği atelleri kullanılabilir. Bunun yanında el bileğini zorlayıcı aktivitelerden kaçınmak da hastalığın ilerlemesini önleyebilir. Tedavide el bileğinden uygulanan tetik nokta enjeksiyonu da hafif düzeydeki hastalarda yararlı sonuçlar vermektedir. El bileğinin tekrarlayıcı ve zorlayıcı hareketleri, karpal tünel sendromu oluşumu için önemli bir risktir. Bu nedenle bazı meslek gruplarında bu hastalığın görülme sıklığı daha fazladır. El bileğinin sürekli kullanıldığı bazı meslek grupları olan marangozlar, bahçe işleri ile uğraşanlar ve çiftçiler, hayvancılık ile uğraşan kişiler, ev kadınları ve el işi yapanlar, fabrika işçileri ile uzun süre bilgisayar başında çalışanlarda, sinir harabiyeti ortaya çıkmaktadır” ifadelerini kaydetti.

    “Ağır yük kaldırmayın”

    El bileği kullanımı hakkında da bilgi veren Yazman, “Bilgisayar kullanımında uygun mouse tercih edin. Bileğe yük bindirecek şekilde masaya dayanarak çalışmayın. Ağır yük kaldırmayın. El işi yaparken dikkat edin ve elde çamaşır sıkma gibi işlemlerden kaçının ya da bileğinizi zorlamamaya özen gösterin. El bileğini kuvvetlendirici özelliği olan ve gün içinde 10’ar kez tekrarlamanız gereken şu egzersizleri yapın: Bileklerinizi düz tutup, parmaklarınızı kendinize çekin ve bu şekilde 5 saniye tutup parmaklarınızı eski haline getirin. Parmaklarınızı sıkıp elinizi yumruk yapın, sonra yumruğunuzu aşağı doğru bükün. Bu hareketi yaparken de 5’e kadar sayın ve daha sonra bileklerinizi düz tutun ve parmaklarınızı gevşetin” diye konuştu.

  • Hızla yaygınlaşan bir hastalık: Karpal tünel sendromu

    Acıbadem Altunizade Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Ufuk Nalbantoğlu, ciddi bir el hastalığı olan karpal tünel sendromundan basit önlemlerle korunmanın mümkün olduğunu vurgulayarak, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

    Son yıllarda özellikle teknoloji kullanımındaki artışın elleri ciddi ölçüde tehdit eder hale geldiğini belirten Prof. Dr. Ufuk Nalbantoğlu, “Hızla yaygınlaşan sorunun adı karpal tünel sendromu, bir başka deyişle sinir sıkışmaları içinde başı çeken el-bilek kanalı hastalığı. Gün içerisinde tüm yükü taşıyan, kullanamadığımızda başkasına bağımlılığımız işten bile olmayan ellerimiz, buna karşın en hoyrat kullandığımız ve sorunlarını en az önemsediğimiz organımız. Hal böyle olunca ihmalkarlık ve canımıza tak etmedikçe önemsememe nedeniyle sorunu kolayca tedavi edilebilecek noktadan işin içinden çıkılmaz hale getirebiliyoruz. Ancak yanlış yapıyoruz. Karpal tünel sendromu son yıllarda hızla yaygınlaşan bir hastalık. Teknoloji kullanımındaki aşırı artış, akıllı telefonlar, bilgisayar kullanımının iş yeri ile sınırlı kalmayıp eve de taşınması, sosyal medya ve bilgisayar oyunları, bilinçsiz yapılan spor aktiviteleri derken bu ciddi hastalık günümüzde ellerimizi önemli ölçüde tehdit ediyor. Ellerde şişme, uyuşma, hissizlik ve yetenek kaybıyla başlayan şikayetler doğru zamanda doğru müdahale yapılmadığı takdirde kaslarda erime, güçsüzlük hatta felce kadar gidebiliyor” ifadelerini kullandı.

    “El ve parmak egzersizlerinin büyük faydası var”

    Prof. Dr. Ufuk Nalbantoğlu, gün içerisinde birkaç kez yapabilecek el ve parmak egzersizlerinin büyük faydası olduğuna vurgu yaparak, “Güne başlarken, sabah uyanır uyanmaz ele kaynar olmayacak ısıda sıcak bir duş uygulayın, sıcak su torbası ile elinizi ısıtın. Böylece o bölgedeki yapışıklığı azaltmış oluyorsunuz. Ardından bileğinizde gece boyunca oluşan sertliği azaltmak için germe egzersizleriyle bilek ve parmaklardaki eklemleri, bağları rahatlatın. En son yumuşak, süngerimsi, stres topu gibi toplarla gün içerisinde minik minik aç-kapa egzersizleri yapın. Bu egzersizleri yaparken günde bir iki kez antiinflamatuar kremlerle ödemleri açmak için bileğin iç tarafına dokunuşlarda bulunun. Böylece o bölgede gelişebilecek ödemlerin önüne geçersiniz. Gün sonunda da özellikle elinizi çok aktif çalıştırıyor, klavyeyle uzun zaman geçiriyor, spor yapıyorsanız elinize soğuk uygulama veya soğuk duşlarla (su buz gibi dondurucu olmamalı) bileğinizde akşam oluşabilecek ödemin ve ödemle birlikte sıkışmaların önüne geçebilirsiniz. Bilgisayar ve klavye kullanırken bileğin uzun süre bükülü kalmamasına dikkat edin. Bilekler 20 derecenin üzerinde aşağı veya yukarı doğru kalkarsa, bilekte parmakları hareket ettiren sinirlerdeki dolaşım bozuluyor. Mouseların yanlış tutulması, laptopun kucakta veya yatar pozisyonda kullanımı, ergonomik olmayan klavyede uzun süre çalışma, cep telefonlarında bileğin uzun süre aynı pozisyonda tutulması, bilekte karpal tünel denen dar bir alan içinden geçen sinirleri sıkıştırıyor. İş veya iletişim yoğunluğa teslim olup, bu çok önemli kuralları ihmal ederek sinsi el hastalığına davetiye çıkarmayın” şeklinde konuştu.

    “Aşırı kilosu olanlarda karpal tünel sendromu sık görülüyor”

    “Ellerimizi vuran karpal tünel sendromu; diyabet hastalığı, romatoid artrit, hipotiroidi, aşırı şişmanlık, gut gibi hastalıkların etkisiyle de ortaya çıkabiliyor” diyen Prof. Dr. Nalbantoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “El bileğinin iç kısmında parmakları hareket ettiren median sinirin geçtiği ve karpal tünel olarak adlandırılan kanalın içindeki dokuları şişiren karaciğer, böbrek hastalıkları ve metabolik bozukluklar da rahatsızlığı artırıyor. Ancak hastalığın altında yatan sağlık problemlerini kontrol altına almak, düzgün bir şekilde tedavi olmak elinizdeki bu ciddi sorunu da ortadan kaldırabiliyor. Vücudumuzda en ağır metabolizmaya sahip dokulardan biri sinirler. Spor, kardiyo egzersizleri vücuttaki yağ oranını ve ödemi azalttığı, aynı zamanda bütün dokulara giden kanlanmayı artırdığı için bileğimizdeki sinirlere de fayda sağlıyor ve karpal tünel sendromuna karşı güçlü bir koruma kalkanı oluşturuyor. Ancak özellikle ağırlık egzersizleriyle çalışanlar, özellikle atel veya bandaj destekle bileği korumadan yapılan ağır egzersizler fayda yerine zarar verebiliyor. Haftada en az 3 gün ve en az 45 dakikalık düzenli tempolu yürüyüş de sporun yerine geçebiliyor. Günümüzde fazla kilonun sağlığa zararları yapılan birçok bilimsel araştırma ile ortaya konulmuş durumda. Fazla kilonun zarar verdiği organlarımızdan biri de ellerimiz. Özellikle de aşırı kilosu olanlarda karpal tünel sendromu sık görülüyor. Bu nedenle ideal kiloda olmaya gayret edin.”

    “Tedbirlerden biri de aşırı diyetlerden kaçınmak”

    Irksal ve genetik faktörlerle de bu hastalığın kapıyı çalabileceğini ama bunların engellenemeyen nedenler olduğunu söyleyen Prof. Dr. Nalbantoğlu, “Oysa günlük yaşantınızda alacağınız bazı tedbirlerle hastalığı önlemeniz veya bir sorun başlamışsa tedavi sürecini hızlandırmanız mümkün. O tedbirlerden biri de aşırı diyetlerden kaçınmak. Özellikle B vitamini sinirin metabolizmasını hızlandırdığı ve sağlıklı olmasını sağladığı için bu konuda çok önemli. B vitaminini ileri derecede kısıtlayan diyetler, bu sorunların görülmesini sıklaştırıyor. Karpal tünel sendromunun belirtileri genellikle yavaş yavaş başlıyor, özellikle başparmak, işaret parmağı, orta parmak ve avuçta yanma, karıncalanma, uyuşma, kaşıntı ya da his kaybı ile kendini gösteriyor. Hastalık en çok başparmağı etkiliyor ki, başparmağımız sadece elimizi değil, hayatımızın yüzde 50’sini yönetiyor. Karpal tünel sendromu’da medikal tedaviden sonuç alınamazsa cerrahi yönteme başvuruluyor. Tedaviye ne kadar erken başlanırsa o kadar başarılı sonuçlar alınıyor. Cerrahi tedaviye gerek kalmayabildiği gibi cerrahi tedavide de tam iyileşme sağlanabiliyor” dedi.