Etiket: Karın

  • Karın ağrısı şikayetiyle geldi, karnından 6 kiloluk kitle çıktı

    Kayseri’de 33 yaşındaki hastanın karnındaki 6 kiloluk kitle, Kayseri Şehir Hastanesinde yapılan ameliyatla alındı.

    Karın ağrısı ve şişkinlik şikayetleriyle Kayseri Şehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniğine başvuran 33 yaşındaki Seda Özen’in Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Dr. Tuba Zengin Aksel’in yaptığı muayene ve tetkiklerde rahim ve sol yumurtalığına yapışık 40 santimetre çapında ve 6 kilo ağırlığındaki kitle olduğu tespit edildi. Hastanın karnındaki kitle başaralı bir ameliyatla alındı.

    Ameliyatla ilgili açıklama yapan Dr. Aksel, “Hastamız Seda hanım bana yaklaşık bir ay önce refere edilen bir hasta. Hastanın ilk muayenesinde 3 yıldan bu yana 9 cm çapında olduğu söylenilen kitlesi olduğu öğrenildi. Yaptığımız muayene ve tetkiklerden sonra kitlenin 30 cm’nin üzerinde olduğunu tespit ettik ve üstelik kitlenin sol yumurtalığa yapışık olduğunu gördük. Hastaya cerrahi operasyon uygulamaya karar verdik. Hastayı durumuyla ilgili bilgilendirip, onayını aldıktan sonra ameliyata aldık. Rahim ve sol yumurtalığını aldığımız hasta başarılı bir operasyonla 40 cm çapında ve 6 kilogram ağırlığındaki bu kitleden ve ağrılarından kurtularak sağlığına kavuştu” dedi.

    Hasta yakını Remzi Özen ise, hastanın üç dört senedir ağrılar çektiğini, karında şişlik olduğunu, kabızlık şikayeti olduğunu, çeşitli hastanelere tedavi için gittiğini fakat çözüm bulamadığını söyledi. Özen, “Bize hep 9 cm’lik kitle olduğu söyleniyordu. En son Kayseri Şehir Hastanesinde Tuğba hanıma geldik. Muayenesinde kitlenin 30 cm olduğunu, ameliyattan sonra da 40 cm olduğunu öğrendik. Endokrin dahil her yeri gezdik fakat çareyi Şehir Hastanesinde bulduk” diye konuştu.

    Yaklaşık 3 yıldır karın ağrısı ve şişkinlik problemleri ile mücadele ettiğini söyleyen hasta Seda Özen, geçirdiği operasyon sonrası kendini çok iyi hissettiğini, aldığı sağlık hizmetinin beklentisinin çok üstünde olduğunu belirterek, çalışan tüm personelin ilgi ve alakasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

  • Kırşehir’de karın yağmasıyla çocuklar sokaklara akın etti

    Kırşehir’de gece saatlerinde başlayan ve şehri etkisi altına alan kar yağışıyla birlikte okulların tatil olması çocukları sokaklara döktü.

    Kırşehir’de tüm yurtta olduğu gibi gece saatlerinde başlayan kar yağışı Çiçekdağı ilçesini de etkisine aldı. İlçede okulların tatil olmasını fırsat bilen çocuklar, kar kaplamış sokakları oyun alanına çevirdi. Çocuklar önce kar topu oynadı, daha sonra poşetleri kaydırak yaparak karın keyfini çıkardı.

    İlçe Belediye ekipleri ise vatandaşların zorluk yaşamaması için kar küreme araçları ile yolları açtı.

  • Karın ağırlığına dayanamayan çatı çöktü

    Hakkari’de etkili olan kar yağışına dayanamayan bir evin çatısı çöktü.

    Hakkari genelinde belirli aralıklarla etkisini sürdüren kar yağışı nedeniyle 2 köy ve 9 mezra yolu ulaşıma kapanırken, kar kalınlığı ise yüksek kesimlerde 45 santimetreye ulaştı. Yeni Mahalle’de ikamet eden 8 nüfuslu Hamit Acar isimli vatandaşın 4 katlı evinin çatısı ise, kar yağışına daha fazla dayanamayarak çöktü.

    Çökme esnasında can kaybı yaşanmazken, büyük çapta maddi hasar meydana geldi. Kardeşleri ile birlikte 7 yıl boyunca değişik işlerde çalışarak ancak evlerinin bir katını faaliyete geçirdiklerini belirten Hamit Acar, onca masraf ve emek harcadıkları çatılarının yerle bir olmasının üzüntüsünü yaşadıklarını söyledi. Acar, “Kardeşlerim değişik işlerde ben ise bir fırında çalıştım. Gecemizi gündüzümüze katarak kiralarda kurtulmak için ev yaptık. 4 katlı evin bir katını büyük emeklerle faaliyete soktuk. Diğer katları ise yapamadık. Kar yağışına dayanamayan evimizin çatısı çöktü. Çok mağdur durumdayız. Çatımızın yapılması için yetkililerden yardım bekliyoruz” dedi.

    Evinin çatısı çöken Hamit Acar’ın yengesi İlknur Acar ise, aile fertlerinin canla başla çalışarak yaptırdığı evlerinin sadece bir katını faaliyete geçirebildiklerini belirterek, çatının çökmesinden dolayı perişan olduklarını söyledi.

    Hamit Acar ve kardeşlerini 7 yıl boyunca biriktirdikleri parayla ev yaptıklarını anlatan İlknur Acar, çatıyı onaracak güçte olmadıklarını ve devlet büyüklerinin kendilerine yardımcı olmasını istedi.

  • Çocuklar karın keyfini çıkardı

    Niğde’de etkili olan kar yağışına en çok sevinen, çocuklar oldu.

    Niğde’de sabah saatlerinde kar yağışı etkili olmaya başladı. Kent merkezinde kar kalınlığı 5 santimetreyi bulurken karın yağmasına en çok çocuklar sevindi. Ulukışla Hasangazi Ortaokulu öğrencileri, yoğun yağan kar sonrasında okulun bahçesinde kardan adam yaptı. Öğretmenler ve öğrenciler gönüllerince kar topu oynayarak karın tadını çıkardı.

  • Okul korkusuyla ortaya çıkıyor: “Karın ağrısı, baş ağrısı, mide bulantısı ve kusma”

    Yeni eğitim öğretim yılının başlamasına sayılı günler kala okula yeni gidecek çocukların bazılarında okul korkusu olduğunu belirten Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Araştırma ve Uygulama Hastanesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Hastalıkları Dr.Öğretim Üyesi Ümit Işık, okul günlerinde ortaya çıkan fiziksel yakınmaların, ağlama ve öfke patlamaları gibi davranışların okul korkusunun belirtileri olduğuna dikkat çekti. Dr.Öğretim Üyesi Işık, “Okul korkusu herhangi bir yaşta ortaya çıkabilmekte ancak en sık anasınıfına ya da 1.sınıfa başlanıldığı dönemde görülmektedir. Genellikle anneye çok bağımlı olan bir çocuğun annesinden ayrılmasıyla birlikte ortaya çıkan bu durumda, çocukta okula giderken huzursuzluk, gerginlik, sinirlilik, hırçınlık, ağlama, okula girmek istememe, anneye yapışma, karın ağrısı, baş ağrısı, mide bulantısı ve kusma gibi belirtiler görülebilmektedir. Bu belirtiler genellikle pazar akşamı yatmadan önce ve pazartesi sabah görülür ve okul sabahında bu durum en üst düzeye ulaşır. Eğer ebeveynler çocuğun bu durumu karşısında kaygılanır ve çocuğu okula göndermekten vazgeçerse çocuk bir sonraki güne kadar rahatlar. Ancak ertesi gün sabah yine aynı sorunlar yaşanır ve bu davranış alışkanlık haline gelebilir. Okul devamsızlığı ne kadar uzun sürerse, okula dönme ve okul korkusundan kurtulma o kadar zorlaşacaktır” dedi.

    Işık, yaptığı tespit ve değerlendirmelerde, bu sorunun çözümü ve mücadele edilmesi konusunda ailelere önemli tavsiyelerde bulundu.

    “Okul korkusu, her 20 -25 çocuktan birinde görülüyor”

    SDÜ Araştırma ve Uygulama Hastanesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Hastalıkları Dr.Öğretim Üyesi Ümit Işık, çocuklarda okul korkusu ile ilgili yaptığı açıklamada şu bilgilere yer verdi; “Okul korkusu olarak adlandırılan bu durum, genellikle anneden ya da evden ayrılma kaygılarıyla ortaya çıkan okula gitmek istememe ya da sonucunda gitmeme durumudur. Okul korkusu olan bu çocuklar evden ya da annesinden ayrılma durumunda ya da ayrılma beklentisi olduğunda tekrarlayıcı ve aşırı sıkıntı yaşarlar. Burada aslında çocuk okuldan korkmamakta, anne ve babasından ayrı kalmaktan korkmaktadır. Çünkü sevdiği kişilerden ayrı kaldığı zaman onları kaybedeceği korkusu yaşar, onları bir daha göremeyeceği, kendisini bırakıp gideceklerini ya da onların kaybolacağı, kaçırılacağı, öleceği ya da kaza geçirecekleri gibi kötü bir olayın başlarına gelebileceği ile ilgili düşüncelere kapılırlar. Okul korkusunun sıklığı yüzde 4-5 olup, her 20-25 çocuktan birinde görülmektedir”.

    “Pazar akşamı ve pazartesi okul sabahları en sık şekilde görülüyor”

    Kabaca okullardaki her sınıfta bulunan en az 1 çocukta okul korkusu bulunduğuna dikkat çeken Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Hastalıkları Dr.Öğretim Üyesi Ümit Işık, “Okul korkusu herhangi bir yaşta ortaya çıkabilmekte ancak en sık anasınıfına ya da 1.sınıfa başlanıldığı dönemde görülmektedir. Genellikle anneye çok bağımlı olan bir çocuğun annesinden ayrılmasıyla birlikte ortaya çıkan bu durumda, çocukta okula giderken huzursuzluk, gerginlik, sinirlilik, hırçınlık, ağlama, okula girmek istememe, anneye yapışma, karın ağrısı, baş ağrısı, mide bulantısı ve kusma gibi belirtiler görülebilmektedir. Bu belirtiler genellikle pazar akşamı yatmadan önce ve pazartesi sabah görülür ve okul sabahında bu durum en üst düzeye ulaşır. Eğer ebeveynler çocuğun bu durumu karşısında kaygılanır ve çocuğu okula göndermekten vazgeçerse çocuk bir sonraki güne kadar rahatlar. Ancak ertesi gün sabah yine aynı sorunlar yaşanır ve bu davranış alışkanlık haline gelebilir. Okul devamsızlığı ne kadar uzun sürerse, okula dönme ve okul korkusundan kurtulma o kadar zorlaşacaktır” dedi.

    “Bu yılın sorununu gelecek yıla ertelemek”

    Özellikle de anasınıfına başlama döneminde okula gitmek istemeyen çocuklara ‘yaşı daha uygun değil, bu sene evde dursun, seneye okula göndeririz’ demenin, bu yılki sorunu gelecek yıla ertelemek olduğuna dikkat çeken Dr.Öğretim Üyesi Işık, “Bu yılın sorununu gelecek yıla ertelemek demektir ve bir sonraki yıl çözümün daha da zor olmasına neden olacaktır. Bu nedenle erken müdahale etmek çok önemlidir. Okul korkusu olan çocuklarda tedavide çocuk, aile, okul ve çocuğun bulunduğu diğer çevreleri de kapsayacak şekilde bir planlama yapılmalıdır. Başlangıçta çocuğun okula uyumunu arttıracak eylemlerde bulunmak okul ile ilgili olarak çocuğun aklındaki belirsizlikleri çözmek okul korkusunu yenmek açısından faydalı olacaktır” diye konuştu.

    “Çocukla birlikte okulu gezmek, endişeleri azaltacaktır”

    Dr.Öğretim Üyesi Işık, şöyle devam etti; “Çocuğun uyumu için; okul yaşantısı ile ilgili her şeyi planlamak, ‘okuldan kim alacak, hangi servis alacak, kim karşılayacak?’ sorularının cevaplarını vermek, çocuğunuza onu alacağınız zaman ve yer hakkında bilgi vermek, belirttiğiniz saatte ve yerde olmaya özen göstermek çocuğunuzun kaygılarını ve korkularını azaltacaktır. Çocuğunuzla birlikte okulu, iç mekânları gezmekte okulu tanımasını, benimsemesini ve endişelerinin azalmasını sağlayacaktır. Ebeveynler olarak sizlerin de okulla ilgili güzel anılarınızı ona anlatmanız, yaşadıklarınızı sizi okula ilk kimin götürdüğünü, günlerin nasıl geçtiğini, öğretmeninizi, arkadaşlarınızı, okuma yazmayı öğrenme serüveninizi paylaşmanız benzer süreçleri sizin ve başkalarının da yaşadığını ona hatırlatır ve rahatlamasını sağlar.”

    “Çocukla alay etmek, kızmak, bağırmak, çocuğun başarısını olumsuz yönde etkiliyor”

    Işık yaptığı değerlendirmelerde ayrıca şu görüşlerde bulundu; “Tüm bu uyum çalışmalarınıza rağmen çocuğunuzda okul korkusu gelişebilir. Bu durumda çocuğunuza içinde bulunduğu durumu anladığınız ve ona yardımcı olacağınız mesajı verilmelidir. Eleştiren, aşağılayan, korkutan ve sindiren bir yaklaşım başarıya ulaşamaz. Başarıya ulaştı gibi görünse dahi daha sonra oluşacak daha büyük sorunları peşinden sürüklemiş olur. Ailelerin kendini çocuklarının yerine koyması ve duyduğu kaygı ve endişeyi anlamaya çalışması gerekir. Çocuğunu okula gitmeye direndiği için cezalandırmamalı, küçük düşürücü sözlerle aşağılamamalıdır. Aileler sabırlı, tutarlı ve kararlı bir tavır içinde olmalıdır. Sorunu görmezden gelmek çözümü zorlaştırır. Okula devam etme konusunda kararlı bir tavır içinde olmak, çocukta da bir güven duygusu oluşturacaktır. Çocuğun korkularını ve kaygılarını hafife almak, numara yaptığını düşünmek, çocukla alay etmek, kızmak, bağırmak, ‘Bebek misin sen, kocaman adam oldun, korkacak ne var?’ gibi bastırıcı yöntemler çocuğun sıkıntılarını arttıracaktır. Okula uyum genellikle 1-2 hafta gibi bir sürede tamamlanır. Ancak uyumun sağlanamadığı ve okul korkusunun başlangıçta alınan önlemler ile kaldırılamadığı durumlarda bir psikiyatrik destek almak sorunun çözümünü hızlandıracaktır.”