Etiket: Kardeşten

  • Sulama havuzuna düşen 2 kardeşten biri boğularak öldü

    Mersin’in Tarsus ilçesinde komşularının bahçesinde bulunan sulama havuza düşen 6 yaşındaki çocuk hayatını kaybetti, ağabeyi vatandaşlar tarafından kurtarıldı.

    Edinilen bilgilere göre, ilçeye bağlı Tepeçaylak Mahallesi’nde sabah saat 07.30 civarında oyun oynamak bahçeye çıkan Muhammet Ç. (6) ve A.Ç. (8) adlı kardeşler, komşularının bahçesinde bulunan sulama havuzu civarında oynarken sulama havuzuna düştü. Havuzda batıp çıkmaya başlayan kardeşlerin yardım çığlıklarını duyarak yardıma gelen komşuları 2 kardeşi sulama havuzun çıkardı. Olay yerine çağrılan sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye götürülen Muhammet Ç. kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Ahmet Ç’nin ise tedavisinin sürdüğü bildirildi.

    Boğularak hayatını kaybeden küçük çocuğun cenazesi otopsi yapılmak üzere Adli Tıp Kurumu’na gönderildi.

    Olayla ilgili Yenice Jandarma Komutanlığına bağlı ekipler geniş çaplı inceleme başlattı.

  • İkinci Hayat Kız Kardeşten

    Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi İşletme Bölümü 1. Sınıf öğrencisi Sefa Erdem kemik iliği yetmezliği tanısı konmasının ardından aranan uygun doku kız kardeşinde bulununca yaşama kız kardeşi sayesinde ikinci kez tutundu. Tanı, nakil öncesi ve sonrası tüm tedavileri Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde gerçekleşen Erdem, rahatsızlığı nedeniyle bir yıl dondurduğu okuluna kaldığı yerden devam ediyor.

    2014 Aralık ayında halsizlik ve ağız içi cilt kanaması şikâyeti ile Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil servisine gelen Kocaelili Sefa Erdem’in kemik iliği biyopsisi alındı. Potoloji, genetik ve akım sitometrisi incelemeleri yapılan Erdem’in rahatsızlığı ile ilgili aynı gece Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi İç Hastalıkları ve Hematoloji Uzmanı Dr. Volkan Karakuş hastaneye gelerek tahlilleri inceledi. Tahlillerde kan üretim oranının kemik iliğinde yüzde 10’un altında kapasite ile çalıştığı tespit edildi. Erdem 15 gün süre ile ilaçlı tedaviye alındı. Kemik iliği yetmezliği (Aplastik anemi) tanısı konulan genç hastaya uygulanan ilaçlı tedavinin sonuç vermemesi üzerine doku nakli için uygun doku aranmaya başlandı.

    Uygun doku için önce aileden örnekler alınırken, kız kardeşi Seda Erdem’in dokusunun yüzde 100 uyumlu olması üzerine yapılan tüm tahliller ile birlikte doku nakli için Gebze Anadolu Sağlık Merkezi’ne sevk edildi. Kız kardeşinden alınan doku nakledilen Erdem 50 gün hastanede, 50 gün de evde yapılan tedavi sonrası sağlığına kavuştu. Erdem’in koruyucu aşı tedavisi ise halen Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde devam ediyor.

    Hastalığının ilk gününden itibaren kendisine bir arkadaş yakınlığı ile yaklaşan Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi İç Hastalıkları ve Hematoloji Uzmanı Dr. Volkan Karakuş’a teşekkür eden Erdem, “Ben şanslı bir hastayım. Doku konusunda en yakınımdaki kardeşimin dokusu yüzde 100 uyum sağladı. Doktor konusunda da şanslıyım, çünkü hasta doktor ilişkisinin ötesinde ağabey-kardeş, arkadaş ilişkisi içinde bir tedavi süreci yaşıyorum. Şu anda gayet sağlıklıyım ve tedavim olması gerektiği gibi devam ediyor” dedi.

    Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi İç Hastalıkları ve Hematoloji Uzmanı Dr. Volkan Karakuş, doku nakli hariç tüm tanı, nakil öncesi ve sonrası tedavi hizmetlerinin Muğla’da yapıldığını açıkladı. Ayda en az bir hastanın doku nakli için ilgili hastanelere sevk edildiğini belirten Karakuş, uygun doku için de hastalarına yardımcı oluyor. Karakuş, “Sefa Erdem kardeşimizin rahatsızlığı sonucu yapılan ilk tahlillerden itibaren kendisini yakın takibe aldık. Öncelikli olarak ilaç tedavisine cevap vermesini bekledik. İlaç tedavisine cevap vermeyince ilik nakli için gerekli uygun doku aramaya başladık. Bu yönde hastamız çok şanslıydı çünkü uygun doku kız kardeşinde bulundu. Aile içinde anne baba veya kardeşlerin dokusu her zaman uygun olmayabiliyor. Ama Sefa kardeşimizin kız kardeşinin dokusu yüzde 100 uyumlu çıktı. Nakil sonrası tedavi devam ettiği için koruyucu aşılarını da düzenli olarak Muğla’da devam ediyoruz. Kemik iliği olsun diğer rahatsızlıklarda vatandaşlarımızın il dışına tahlil ve tedavi için gitmelerine gerek yok. Tanı ve tedavi sürecini hastanemizde yapıyoruz” dedi.

    Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Dr. Rıza Murat Himoğlu, 2017 yılında hizmete girmesi beklenen hastanenin bölgenin en iyi hastanesi olması için gayret sarf ettiklerini söyledi. Himoğlu, “Muğlalı vatandaşlarımızı Muğla dışına tedavi için göndermemek için büyük gayret gösteriyoruz. Bu konuda hem Muğla, hem de Ankara’da bürokrasi ve siyasilerden destek görüyoruz. Hastanenin faaliyete geçmesinden sonra tedavi amaçlı Muğla dışına giden hastalarımızı Muğla’da tedavilerini yapmak istiyoruz. Önümüzdeki süreçte doku nakli dahil bir çok alanda çalışmalarımız olacak. Bu konuda mevcut kadromuzu daha da zenginleştirerek Eğitim ve Araştırma Hastanesi ismine yakışır bir hizmet vermek istiyoruz” dedi.

  • İki Erkek Kardeşten, Kız Kardeşlerine İnfaz

    Gaziantep’te iki erkek kardeş, miras yüzünden tartıştığı 2 kız kardeşi, sokak ortasında infaz etti.

    İddiaya göre, Gaziantep’in Hoşgör Mahallesinde markete giren 42 yaşındaki Semra A. ile evli ablası Elif K., market çıkışında kendisini takip eden ağabeyleri H.A ve H.A tarafından sokak ortasında infaz edildi. Pompalı tüfekle açtıkları ateş sonucu kız kardeşlerini öldüren H.A ve H.A kardeşler, beyaz bir araç ile olay yerinden kaçtı. Aracı gören polis ekipleri ile yaşanan kovalamacının ardından iki erkek kardeş, beyaz otomobil durdurularak, gözaltına alındı. Gözaltına alınan kardeşler Gaziantep Emniyet müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği’ne götürülürken, hayatını kaybeden kız kardeşlerin cesedi, olay yerinde yapılan incelemenin ardından Gaziantep Adli Tıp Kurumu’na kaldırıldı.

    Gözaltına alınan iki erkek kardeşten polis tüfeği kullananı belirlemeye çalışıyor. Öte yandan, 4 kardeşin babadan kalan bir evin paylaşımı nedeniyle daha öncede tartıştığı ve infazın ise miras yüzünden gerçekleştiği iddia edildi.

  • (Özel Haber) Ablası Öldürülen Kardeşten Kadınlara ’Korkmayın’ Çağrısı

    Eskişehir’de ablasının eşi tarafından öldürülmesine şahit olan Serpil Biçergil, şiddet gören kadınların korkmadan polis ve adliyeye başvurarak haklarını aramaları gerektiğini, korkan kadınların öldürüldüğünü söyledi.

    Türkiye’de yılda yüzlerce kadın erkeklerin, kurbanı oluyor. Eşi veya başka erkekler tarafından öldürülen kadınlara her geçen gün yenisi eklenirken binlerce kadın ise şiddete maruz kalıyor. Şiddet gören kadınların birçoğunda kalıcı yaralar oluşurken bir kısmı ise psikiyatri tedavi görmek zorunda kalıyor. Hayatını kaybeden kadınların birçoğu ise kocaları tarafından öldürülüyor. Bu tür olayların aslında yıllara dayanan geçimsizlikten ya da kadınların şiddet görmesinin ardından susmalarından kaynaklandığı yapılan araştırmalarda ortaya çıkıyor.

    Eskişehir’de 1 yıl önce ablası Yasemin Varıcı’nın eşi tarafından öldürülmesine şahit olan ve olay sonrasında uzun bir süre psikolojik sorunlar yaşayan Serpil Biçergil, ablasının evlendiği zamandan başlayan şiddet olaylarına uzun yıllar maruz kaldığını söyledi.

    “BİR GÜN ABLAMA TELEFON EDİP ‘SENİN CANINI ALACAĞIM’ DEDİ”

    Ablasının çocuğunun olmasına rağmen şiddet görmeye devam ettiğini belirten Biçergil, kardeşinin çocuğuna kendisinin baktığını ve her akşam kavgayla evine geri döndüğünü ifade etti. Ablasının gözünün ününde öldürülmesi olayını anlatan Biçergil, “Bahçede çalışmak için kardeşimle bahçeye gidip geliyoruz. O ara yine kocası onu rahatsız ediyor. Bir gün yine bahçeye gittim. Bir kadına temizliğe gidiyordum, temizlikten sonra akşam 10’da oraya geldim. Kocası yine içmiş kapının önünde zil zurna sarhoş. Zile basıp basıp küfrediyordu. Sonra telefon ettim ‘Eşin burada, gelme!’ diye. Ben dolanırken o arada içeri girip evde ne var ne yok, televizyonu kırmış, yatağı kesmiş, buzdolabına zarar vermiş, evde ne varsa darp etmiş. Biz polis çağırdık. Polisler geldi. Uzaklaştırma verildi. Bir gün telefon edip ‘Senin canını alacağım.’ diyor. Onların bir kedisi vardı. Kedinin beli kırılmıştı. Kediyi götürürken o yine oralarda geziniyordu. “Polis çağıralım öyle çıkalım” dedim. O da “Bir şey olmaz” dedi. Sonra ablam aşağı inip kuaförün önüne oturdu. Koşarak kocası geldi ve ablam içeri girdi. Kuaförün içine girince kapıda yalvardı “Ben çocuğumu görmek istiyorum, çocuğumu özledim. Aç kapıyı bir şey olmayacak. Çocuğumu görüp gideceğim” diye. Ablam da öyle deyince açtı kapıyı. O arada ilk bıçak darbesini aldı. Sonra içeriden dışarı çıkınca ablam düştü. Ablam düşünce kaç bıçak vurduğunu bilmiyorum. Ben de sandalye alıp vurana kadar bayağı şey oldu. Sandalyeyle vurunca ben ablam içeri girdi. Ve 7 saat sonra hastanede can verdi” dedi.

    “ATEŞ DÜŞTÜĞÜ YERİ YAKIYOR”

    Ablasından sonra yaşanan kadın cinayetlerinde içinin yandığını ifade eden kardeş Biçergil, sözlerine şöyle devam etti:

    “İnsanın başına gelince o zaman anlıyor. Ateş düştüğü yeri yakıyor. Şimdi televizyonda bir kadın öldürüldüğünü duyunca sanki benim içim yanıyor. Kadınlar çalıştıkları zaman çok iyi. Erkeklere güvenmesinler, onlara bel bağlamasınlar. Bundan sonra mücadelem hep kadınların arkasındayım. Ne kadar kadın varsa arkasındayım. Zaten kadınları destekliyoruz. Her zaman da destekleyeceğim kadınları. Korkmasınlar. Her zaman polisimiz savcımız arkamızda. Zaten korktukları için kurban gidiyorlar ya. Korkmayacaklar artık kadınlar. Kadınların artık ön plana çıkmaları lazım.”

    “SİSTEMİN GÜÇLENDİRİLMESİ VE DÜZELTİLMESİ GEREKİYOR”

    Kadınlar olarak mücadelelerinin Türkiye’deki ve dünyadaki can mücadelesi olduğunu belirten Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Eskişehir Temsilcisi Fatma Kurt, kadınların korumayla ilgili taleplerini ısrarla istemeleri gerektiğini bildirdi. Korumaların çok iyi işlemediği zamanların da olduğuna dikkat çeken Kurt, “Şu anda kadını korumakla görevli olan polisin öldürüldüğü durumlarla da karşılaşabiliyoruz. Zaten bu sistemin güçlendirilmesi gerektiğinin de en büyük kanıtı yani. Kadını koruması için görevlendirilen polis dahi öldürülebiliyor. Ancak artık bu sistemin düzeltilmesi gerekiyor. Bunun için de bu emeği vererek ailelerimizle, kadın cinayetlerini durduracağız platformuyla, Türkiye’deki kadın mücadelesi yürüten kadınlarla, bu emeği verenlerin çözüm olarak sunduğu yasal düzenlemelerin ve iyileştirmelerin yapılması gerekir. Eğer kadına karşı şiddeti durdurmak istiyoruz diyorsak bunlar yapılmalıdır. Kadın arkadaşlarımız yalnız olmadıklarını bilsinler ve canları için mücadele etsinler” ifadelerini kullandı.