Etiket: Kardeşleri

  • Hakkarili küçük Yağmur’un annesi ve kardeşleri de İstanbul’a gelecek

    Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde yaşayan küçük Yağmur, hayali olan 15 Temmuz Şehitler Köprüsünü görmek için babasıyla birlikte İstanbul’a geldi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın Küçük Yağmur’un annesini de İstanbul’a gelmesi için ikna etmeye çalıştığı anlar keyifli dakikalar yaşanmasına sebep oldu.

    Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde yaşayan Aydın Güder, kızının hayali olan 15 Temmuz Şehitler Köprüsüne götüremeyince köprünün maketini yapmıştı. Olayın İhlas Haber Ajansı tarafından yayınlanmasıyla birlikte adeta bütün Türkiye seferber oldu. Küçük Yağmur ve babası bugün İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın davetlisi olarak İstanbul’a getirildi. Uçaktan inen Yağmur ve babası Aydın Güder ilk olarak Florya Sosyal Tesislerinde Kadir Topbaş ile buluştu. Bir süre tesisleri gezen Topbaş ve Güder ailesi daha sonra basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

    Yağmur’u gördüklerinde duygulandıklarını belirten Başkan Kadir Topbaş “8 yaşında Yağmur Güder çok merak ediyormuş İstanbul’u. Biz gördük çok duygulandık şu anda babasıyla birlikte gelmişler. Babası anten tamircisi. Kendisine bir İstanbul Boğazı maketi yapmış. Bizde gelsinler İstanbul’u görsünler dedik. Ama ailece gelsinler istedik annesiyle kardeşleriyle ama onlar gelmemiş. Sanırım kalabalık oluruz diye düşündüler ama İstanbul 17 milyon ne kalabalık olacaksınız. Biz hemen arayalım hanımefendiyi biletlerini de alalım hemen onları da İstanbul’a getirtelim. Bayramı burada geçirin de hiç olmazsa İstanbul’u doya doya yaşayın. Bizim misafirimiz olarak İstanbul’u doya doya yaşayacaklar” dedi.

    Maketi gördüğünde çok mutlu olduğunu belirten küçük Yağmur “İstanbul’a geleceğimi tahmin etmiyordum ama çok mutluyum” dedi. Daha önce İstanbul’da çalıştığını belirten baba Aydın Güder ise “Ben 2014 yılında geldim 8 ay çalıştım memleket hasretine dayanamayıp döndüm. Ailemin de gelmesi için ikna etmeye çalışacağım” diye konuştu.

    Bunun ardından Başkan Topbaş küçük Yağmur’un annesi Hayat Güder’i de İstanbul’a getirebilmek için harekete geçti. Anne Hayat Güder ile telefonda konuşan Başkan Topbaş uzun süre ikna etmek için çalıştı. Fakat anne Güder İstanbul’a gelmemekte ısrar edince bu kez devreye Aydın Güder’in kardeşi Sinan Güder devreye girdi. Sinan Güder ile de uzun süre telefon konuşması yapan Başkan Topbaş’ın çabaları sonuç verdi. Anne Hayat Güder diğer çocuklarını da yanına alarak İstanbul’a gelmeyi kabul etti.

    Başkan Topbaş’ın Sinan Güder’i ikna etmeye çalıştığı anlar keyifli dakikalar yaşanmasına sebep oldu. Kameralara yansıyan Başkan Topbaş’ın telefon konuşması ise şöyle: “Neden gelmiyor. Burada çevreyi görür, camileri gezer, iftarlar yapar, bayramın birinci günü burada kalırsınız. İkinci günü de gider oradaki akrabalarla bayramlaşırsınız. Sen yengeni al, çocukları al, ben söyleyeceğim sizi alacaklar yarın ki uçakla gelirsiniz olur mu? Sen de yengeni al gel ben bileti gönderiyorum. Buradan çok memnun kalacak. Ziyaretler yapacak. Sultanahmet’e gelecek. Orada teravi yapacak. Bunu yaşamak için dünyanın birçok yerinden insanlar İstanbul’a geliyor. Böyle bir fırsat doğmuş. Başka zamanda gelebilirdi ama Ramazan çok daha güzel. Senin ismini de şimdi yazıyorum. Hemen biletleri gönderiyoruz. Yarın ilk uçakla alıyoruz sizi.”

  • Zeytin fidanı çalan kardeşleri uyarınca tüfekle vuruldu

    Bursa’nın Orhangazi ilçesinde bir esnaf, arkadaşının bahçesinden zeytin piçi çaldıklarını iddia ettiği şahıslar tarafından tüfekle vuruldu.

    Edinilen bilgiye göre, Orhangazi’de esnaflık yapan 43 yaşındaki Feran Sönmez, tarlasına gitmek için yola çıktı. Yoldayken, arkadaşına ait tarlada, yabancı iki kişinin ağaçların dibinden çıkan zeytin fidanlarını kestiğini fark eden Sönmez, telefonla arkadaşını arayarak durumu anlattı. Feran Sönmez, arkadaşının haberi olmadığını öğrenince şahısları ikaz etti. Sönmez’in iddiasına göre, aracına binip yoluna devam ederken, bahçeden zeytin piçi kesen iki kişi kamyonetle yolunu kesti. Sönmez, şahıslardan birinin silahlı olduğunu görünce araçtan inip tabancayı tutmaya çalıştı. Bu sırada diğer şahıs da tüfekle kamyonetten inip Feran Sönmez’e ateş etti.

    Sol bacağına iki mermi isabet eden Feran Sönmez, yürüyerek yola çıkmaya çalıştı. İznik yoluna çıktıktan sonra Orhangazi’de görevli polis arkadaşını arayarak yardım istedi. Sivil polis otosuna alınan Sönmez, Orhangazi Devlet Hastanesi’ne getirildi. Kırmızı odada müdahale edilen Sönmez, ardından Bursa Muradiye Devlet Hastanesi’ne sevk edildi. Yakın mesafeden ateş edildiği için bacağından ağır yara alan Feran Sönmez’in hayati tehlikesinin olmadığı öğrenildi.

    İhbar üzerine harekete geçen Orhangazi Jandarma Komutanlığı ekipleri, 16 CPU 88 plakalı kırmızı renkli kamyonetle olay yerinden İznik istikametine kaçan şahısları yakalamak için çalışma başlattı. İznik’te de ekipler alarma geçti. Şahısların peşine düşen jandarma, İznik sınırlarında arazide saklanırken yakaladığı zanlıları gözaltına aldı.

    Kardeş çıktılar

    Gözaltına alınan 33 yaşındaki Arif B. ile 32 yaşındaki Ersun B.’nin kardeş olduğu belirlendi. Jandarma şahıslarla birlikte bir adet ruhsatsız tüfek ve 1 adet ruhsatsız tabanca ele geçirdi. Kamyonetin iki gün önce Orhangazi’de şüpheli olarak görüldüğü ve polis tarafından arandığı öğrenildi. Olayla alakalı tahkikat sürüyor.

  • Suriyeli üniversite öğrencileri Halep’teki kardeşleri için dua etti

    Niğde’de Ömer Halisdemir Üniversitesinde öğrenim gören Suriyeli öğrenciler Halep’teki katliamların durması için dua ettiler.

    Ömer Halisdemir Meydanı’nda toplanan 30 Suriyeli üniversite öğrencisi ülkelerinde bulunan Halep kentindeki kardeşleri için Suriye ve Türk bayrakları açarak ülkeleri için dua ettiler.

    Suriyeli öğrencilere Türkiye Gençlik Vakfı Niğde İl Temsilcisi Burak Yaşar ve Niğde Gençlik Merkezi çalışanları ve üyeleri eşlik etti.

    Ömer Halisdemir Meydanı’nda bir süre sessiz kalarak Halep’teki katliamlara tepki gösteren öğrenciler daha sonra ülkelerindeki katliamların ve zulümün son bulması için dua ettiler. Dua ettikten sonra grup adına açıklama yapan Suriyeli üniversite öğrencisi Abdurrahman Züvekli, Halep’teki katliamı unutmamalarını söyledi. Züvekli, “Halep’teki zulüm ve katliamlardan dolayı onlarla bir olduğumuzu göstermek için bugün burada toplandık. Bu soğuklarda Halep’teki arkadaşlarımızı ve kardeşlerimizi de hatırlamak için bir araya geldik. Allah razı olsun TÜGVA, Gençlik merkezi ve bizim Suriyeli öğrenci arkadaşlarımız bizi tek bırakmadılar. Halep için herkesin dua etmemiz gerekiyor. Oradaki kardeşlerimiz ölüyor, onları kurtarmak istiyorsak Allaha dua etmelerini istiyoruz başka bir şey istemiyoruz.’’ dedi.

  • (Özel haber) 15 Temmuz darbe girişimi ikiz kardeşleri ayırdı

    Darbe girişiminde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne geçekleştirilen bombalı saldırı ikiz kardeşleri birbirinden ayırdı.

    15 Temmuz darbe girişiminde gerçekleştirilen saldırı sonucu ikiz kardeşlerden Erkan Yiğit şehit olurken, Volkan Yiğit ise aldığı yara sonucu gazi oldu. Olay günü kardeşlerinin darbe girişimine engel olmak için Cumhurbaşkanlığı Külliyesi önüne gittiklerini kaydeden Ak Ocaklar Derneği Genel Başkanı Hakan Yiğit, “15 Temmuz akşamı Türk demokrasi tarihinde kara bir leke olarak geçmiştir. Köprüde tanklar geçtikten sonra herkes birbirini aramaya başladı ve o şekilde haberimiz oldu. O gün ailelerimizle Sayın Cumhurbaşkanımızın mesajına istinaden şöyle bir vedalaşma yaptık ’Gün birlik günü, gün meydanlara inme günü ve tüm vatandaşlarımızın da meydanlara inmesini istiyoruz’ demesi üzerine helalleştik” diye konuştu.

    Olay gününü anlatan Hakan Yiğit, o gün yaşananlara ilişkin şunları kaydetti:

    “Bizler de Ankara’da Sincan meydanında yerimizi aldık. Tabi Sincan’a girdikten sonra hep birlikte arkadaşlarımızla kendimiz 3-4 gruba ayrıldık. Bir grubumuz AK Parti Genel Merkezi önünde yerini aldı. Bir grubumuz Cumhurbaşkanlığı Külliyesi önünde yerini aldı. Bir kısım grubumuz Genelkurmay Kavşağı’na gitti. Bir kısmımız da TRT’nin olduğu noktada bekledi. Orada olunması gerekiyordu. Biz oralara dualarla tekmillerle gittik. Gördüğümüz manzaralar bizi daha da kamçıladı. İnsanları ATM kuyruğuna girdiğini görünce, mazot kuyruklarında görünce o sahne bizi bir kez daha hırslandırdı. İnsanların kaçtığına şahit olduk. Genel Merkez’in önünde yerimizi aldık ve orada birlik mesajlarımızı verdik. Ardından burada zaman ilerledikçe her şeyin düzeleceği yönünde bizzat ben duyuruyordum. Biz gerçek bir sorumluluk aldık. Ya bir kere üzülecektik ya da hep üzülecektik.”

    “Gece saat 4-5 suları özellikle sürekli Külliye önünden yaralı taşınıyordu” diyen Yiğit, “Her gelen arabada yaralılar vardı. Gelen ses bombaları o alçak uçuşları bizzat yaşadık. Sabah saat 6.30 olmuştu son 2 bomba atıldı Külliye’nin önüne birisi caminin önüne birisi jandarmanın olduğu tarafa atıldı. O atılınca öyle bir ses çıktı ki biz Genel Merkez’in önünden etkilendik” ifadelerini kullandı.

    Kardeşi Volkan Yiğit’in Külliye önüne atılan bomba sonucu gazi olduğunu söyleyen Yiğit, “Kardeşim beni aradı. ’Ben omzumdan vuruldum abi’ dedi. ’Erkan nerede?’ diye sorduğumda ’Bilmiyorum’ dedi bomba etkisiyle savrulduklarını söyledi. Erkan Yiğit’i aramaya başladık. Külliye’de yan yanalardı ikiz kardeşi ile” diye konuştu.

    Kardeşi Erkan Yiğit’e ulaşmak için aradığında telefonuna ulaşamadığını belirten Yiğit, “Volkan’a sorduk ‘Bir haber var mı?’ diye. Erkan Yiğit’e ulaşamadık eve gittiğini düşündük. Telefonunu düşürdüğünü düşündük. Her hastaneye gittiğimizde böyle bir ismin gelmediğini ifade ettiler. Sabah Keçiören Adli Tıp’a gittiğimizde de orada isimlerin olmadığını söylediler. Yine bir umut doğdu. Taki o an olay yerinde olan dernekteki diğer arkadaşların abi şehadet şerbetini içti Erkan Yiğit dedikleri an, içimiz yandı. Metanetli ve dik durmaya çalıştık. Gazi Volkan Yiğit ile Erkan Yiğit ikizdi. Erkan yiğit şehit olduğu gün eşinin doğum günü ve programları varmış. Bunu da birkaç gün sonra öğrenebildik” dedi.

  • Kardeşleri ölüm ayırdı

    İnegöl’e bağlı Çaylıca Mahallesi’nde meydana gelen kazada, traktörün devrilmesi sonucu iki kardeşten biri hayatını kaybetti, diğeri yaralandı.

    Edinilen bilgiye göre, İnegöl’e bağlı Çaylıca Mahallesi’nde ikamet eden 20 yaşındaki Beytullah Aydın, kardeşi 15 yaşındaki Büşra Aydın ile birlikte ailesine ait 16 JFH 36 plakalı traktörle tarlaya gittiği sırada direksiyon hakimiyetinin kaybolması sonucu kaza yaptı. Kaza sonucu devrilen traktörden savrulan Beytullah Aydın ile kardeşi Büşra Aydın yaralandı.

    Kazayı gören akrabaları tarafından Cerrah beldesine kadar özel otomobille getirilen iki kardeş, buradan ambulanslarla İnegöl Devlet Hastanesi Acil Servisine kaldırılarak tedavi altına alındı. Acil serviste yapılan tüm müdahalelere rağmen Beytullah Aydın kurtarılamazken, kardeşi Büşra Aydın yapılan müdahalenin ardından ambulansla Bursa Şevket Yılmaz Devlet Hastanesi’ne sevk edildi.

    Kazayla ilgili tahkikatın sürdüğü belirtildi.