Etiket: Kardeşinden

  • Fırat Kalkanı Harekatı şehidinin babası ve kardeşinden Barış Pınarı Harekatına destek

    Fırat Kalkanı Harekatı şehidinin babası ve kardeşinden Barış Pınarı Harekatına destek

    Fırat Kalkanı Harekatı’nda 10 Eylül 2016’da şehit olan Uzman Er Burak Karakoç’un babası Abdurrahim Karakoç, “Şimdi bazıları Suriye’de ne işimiz var diyor. Bugün Suriye’de ne işimiz var dersek yarın ne namusumuz kalır, ne çocuğumuz kalır, ne bir şeyimiz kalır. Bugün benim çocuğum şehit olduysa benim namusum, çocuğum, çoluğum, vatanım sağ” dedi.

    Türkiye’nin güvenli bölge oluşturmak amacıyla Fırat’ın doğusuna yönelik düzenlediği ‘Barış Pınarı Harekatı’ dün başladı. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin düzenlediği Fırat Kalkanı Harekatı’nda DAEŞ’li teröristlerin 10 Eylül 2016’da yaptığı saldırıda bir tankın isabet alması sonucu Uzman Er Burak Karakoç, şehit düştü. Birgül-Abdurrahim Karakoç çiftinin 2’si erkek 3 çocuğundan en büyüğü olan şehit Uzman Er Burak Karakoç’un cenazesi Pasinler ilçesine bağlı Korucuk köyünde toprağa verildi.

    “Biz bu harekatı yapmadık mı bugün benim çocuğum şehit olduysa zaman sonra benim torunum da şehit olacak”

    Barış Pınarı Harekatını desteklediklerini ifade eden baba Adurrahim Karakoç, “Birinci harekat Fırat Kalkan Harekatıydı, ikinci harekat Zeytindalı Harekatıydı, üçüncü harekatımızda başladı. Başarılar diliyorum. Oradaki Mehmetçiklerimize başarılar dilerim. Mehmetçiklerimiz bizim ha Burak ha onlar. Onlara sesleniyorum korkma gibi bir şey yapmasınlar. Allah’ın izniyle başaracaklar ve ailelerine de sesleniyorum hiç endişe etmesinler Cenabı Allah ne dilemişse o olur. Biz bu harekatı yapmadık mı bugün benim çocuğum şehit olduysa zaman sonra benim torunum şehit olacak. Ama bunu başardın mı zaman sonra benim torunum, torunumun torunu rahat edecek. Allah’ın izniyle bu harekatı başaracağız. Buradan Cumhurbaşkanımız ve İçişleri Bakanımıza teşekkür ediyorum. Bizleri yalnız bırakmadılar. Şimdi bazıları Suriye’de ne işimiz var diyor. Bugün Suriye’de ne işimiz var dersek yarın ne namusumuz kalır, ne çocuğumuz kalır, ne bir şeyimiz kalır. Bugün benim çocuğum şehit olduysa benim namusum, çocuğum, çoluğum, vatanım sağ. Allah’ıma şükür benim çocuğum Suriye’de şehit oldu. Vatan sağ olsun, millet sağ olsun, vatanım sağ, namusumuz, milletimiz, bayrağımız asılı şükürler olsun. Mehmetçiklerin annelerine babalarına sesleniyorum şehit olacak diye bir şey akıllarından geçmesin. Benim aklımdan geçmedi sadece Burak nerede diye geçiyordu. Benim çocuğum öyle bir hevesle gitti” diye konuştu.

    “Tüm herkes bu devlet için yeri geldiği zaman Buraklar, yeri geldiği zaman Mehmetler olmaya hazırız”

    Şehit Burak Karakoç’un kardeşi Bilgihan Karakoç ise, “Devletimiz 24 Ağustos 2016’da Suriye Fırat Kalkanı operasyonunu başlatmıştı. Benim abimde orada şu anki harekatta olan askerler gibi devleti milleti için göğüs göğüse düşmanlarla savaşarak şehit oldu. Bu mertebe Allah katında büyük mertebe. Rabbimin izniyle bu vatanı bölmeye çalışanlar 15 Temmuz da, Fırat Kalkanı’nda, Zeytin Dalı’nda da oldu, bölemediler. Bu üçüncü Suriye’de ki harekatta barış harekatı kapsamında devletimiz gerekeni millet, devlet için sesimizi orada askerlerle duyuracak. Bende abim gibi sadece ben değil tüm herkes bu devlet için yeri geldiği zaman Buraklar, yeri geldiği zaman Mehmetler olmaya hazırız” şeklinde konuştu.

  • Mehmet Ali Erbil’in kardeşinden sanatçının son durumuyla alakalı açıklama

    Mehmet Ali Erbil hakkında sosyal medyada çıkan haberlerle ilgili Yeşim Erbil’den açıklama geldi. Açıklamada,”Bazı haberler çıkmış arayanlar oldu. Tedavisi devam ediyor. Bir sorun yok” dedi.

    Ünlü sanatçı Mehmet Ali Erbil ile ilgili sosyal medyada çıkan haberlerin ardından ablası Yeşim Erbil bir açıklama yaptı. Ünlü sanatçının ablası Yeşim Erbil sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada; ” Bazı haberler çıkmış arayanlar oldu. Tedavisi devam ediyor. Bir sorun yok. Detaylı bilgileri paylaşırım. Bizden haber almadıkça başka haberlere inanmayın” ifadelerini kullandı.

  • Şehit kardeşinden polise mehteran sürprizi

    Muğla’nın Ortaca ilçesinde, 15 Temmuz şehidi Adil Büyükcengiz’in kardeşi, Abdülkadir Büyükcengiz, darbe girişiminin yıl dönümünde mehteran eşliğinde İlçe Emniyet Müdürlüğü’nü ziyaret etti.

    Muğla Valiliği İl Müftülüğü Mehter Takımı eşliğinde İlçe Emniyet Müdürlüğü binasının önüne gelen 15 Temmuz şehidinin kardeşi Büyükcengiz’i, Emniyet Müdürü Orhan Gürbüz, karşıladı.

    İlçe Emniyet Müdürlüğü personeli ve vatandaşlar, mehter takımını ilgiyle izleyerek, cep telefonları ile kaydetti.

    Şehit kardeşi Abdülkadir Büyükcengiz; “Şehidimizi yaşatıyoruz. Bundan 4 ay önce 4, bugünde 3 çocuğu sünnet ettirdim. Mevlut okuttuk. Mehteran geldi. Mehteri ilçede çaldırmaktan gurur duyuyorum. Kaymakamımız, emniyet müdürümüz, jandarma komutanımız bana yardımcı oluyorlar, ilgileniyorlar.” dedi.

    İlçe Emniyet Müdürü Orhan Gürbüz ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, vatan uğruna can veren şehitleri rahmetle yad ettiğini söyledi.

  • Uyuşturucu yutan kişinin kardeşinden de bonzai ele geçirildi

    Eskişehir’de polise yakalanmamak için uyuşturucu yutan kişinin yanında bulunan kardeşinden de bonzai ele geçirildi.

    Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Şirintepe Mahallesi Kısmetliler Sokak üzerinde bulunan Havacılar Parkı’nda uyuşturucuya karşı çalışma başlattı. Bu sırada parkta bulunan K.U. (28) ve D.U. isimli şahıslardan K.U., polis ekiplerine yakalanmamak için poşet içerisindeki uyuşturucu maddeyi yuttu. Polisler tarafından Yunus Emre Devlet Hastanesi’ne kaldırılan K.U.’ya savcılık talimatıyla endoskopi yaptırıldı. Endoskopi sonucu K.U.’nun midesinden ıslak ve naylon parçacıklı 18,30 gram bonzai çıkarılırken, şahsın tedavisinin devam ettiği öğrenildi.

    Ayrıca K.U.’nun yanında bulunan kardeşi D.U. isimli şahıstan da 0,90 gram bonzai elde edilirken, çocuk şahısla ilgili detaylı araştırma başlatıldı. Aynı çocuk şüpheli D.U.’dan yeniden 10 adet satışa hazır 2,87 gram bonzai elde edildi. Araştırmayı derinleştiren polis, uyuşturucuyu yutan şahısın uyuşturucu maddeyi sakladığı yeri de tespit etti. Tespit edilen adreste yapılan arama neticesinde ise 72,20 gram bonzai, 1 adet ruhsatsız çift kırma tüfek ve buna ait 3 adet fişek ele geçirildi.

    D.U. isimli çocuk şüpheliye “Uyuşturucu Madde Kullanmak” suçundan işlem yapılmak üzere Çocuk Şube Müdürlüğüne teslim edildi. K.U isimli şüpheli şahsa ise tedavisi bitiminde “Uyuşturucu Madde Ticareti Yapmak” suçundan işlemlere başlanacak.

  • (Özel haber) Ayşe öğretmeninin ölümüyle ilgili avukat kardeşinden yeni iddia

    Bebeklerini kaybettikten sonra eşi intihar eden Türkçe öğretmeni Ayşe Güzel, geçen yıl ilaç içerek yaşamını yitirdi. Ayfer Yılmaz, “Ablam, üniversite hastanesinde yoğun bakıma alınmadığı için veya sakladığı ilaçları içtiği için hayatını kaybetmiş olabilir” diyerek olayla ilgili dava açtıklarını belirtti.

    Acı olay İzmir’in Urla ilçesinde yaşandı. 30 yaşındaki Türkçe öğretmeni Ayşe Güzel, önce böbrek yetmezliği ile dünyaya gelen 7 aylık oğlu Taylan’ı kaybetti. Bebeklerinin ölümüne dayanamayan baba ise oğlunun ölümünden üç ay sonra intihar etti. Yaşadıkları sonrasında depresyona giren Ayşe Güzel, oğlu ve eşinin ölümünden iki yıl sonra aracında ilaç içerek intihara teşebbüs etti. Polis ekiplerinin durumu fark etmesiyle devlet hastanesine götürülen genç kadının midesi yıkandı ve bir üniversite hastanesine sevk edildi. Ayşe Güzel’in kardeşi Ayfer Yılmaz, “Ablam, sevk edildiği üniversite hastanesinde yoğun bakıma alınmadan ve intihar etmiş bir hasta olmasına rağmen üzeri aranmadan 8 saat boyunca acil serviste bekletildi. Acil serviste bekletilirken, kıyafetlerinin içerisinde poşete konulmuş ilaçlar bulundu. Üniversite hastanesine sevk edilirken bilinci yerinde olan kadın, bu ilaçlar bulunduktan bir süre sonra fenalaştı ve özel bir hastaneye sevk edildi. Özel hastane doktorları, ablamın zaten ölmek üzere olduğunu söyledi. Ablam yoğun bakıma alınmadığı için veya hastanede bir daha ilaç içtiği için hayatını kaybetmiş olabilir” dedi.

    Ayşe Güzel’in ailesi olayla ilgili dava açtı.

    “Bebeklerini kucaklarında kaybettiler”

    Ablasının şiir ve tiyatro ile ilgilenen hayat dolu bir kadın olduğunu ifade eden kardeşi Ayfer Yılmaz, “Ancak ablam ve eşi 7 aylık bebeklerini kucaklarında kaybettikten sonra eniştem bu duruma dayanamayarak yeğenimin ölümünden üç ay sonra yaşamına son verdi. Ablam da İstanbul’dan İzmir’e gelerek burada öğretmenlik yapmaya başladı. Onun da psikolojisi bozuldu ve birkaç kez intihara teşebbüs etti. En son intihar ettiğinde devlet hastanesine götürdük ve midesi yıkandı. O hastanede malzeme eksikliği olduğu için üniversite hastanesine sevk ettiler. Sevk edilirken bilinci yerindeydi, bizimle konuşuyordu. Her şey yolunda görünüyordu ancak bir süre sonra doktorlar ablamın üzerine ilaç bulduklarını söyledi. İlaçlar bulunduktan sonra ablam morarmaya başladı. Yoğun bakımda yer olmadığı için de özel hastaneye sevk ettiler. Özel hastaneye gittiğimizde ablam zaten ölmek üzereymiş. İntihar girişiminde bulunan bir hastanın üzeri nasıl aranmaz. Biz acil servisteyken ablamın yeniden ilaç alma ihtimali üzerinde duruyoruz. İlaçlar bulunmadan önce bilinci açıktı, ilaçlar bulunduktan sonra fenalaştı. Yoğun bakımda tutulması gereken hastanın acil serviste bekletilmesi de ayrı bir skandal” ifadelerini kullandı.

    Acılı anne ise “Öleceğini hiç düşünmedim. Midesi yıkandıktan sonra bilinci yerindeydi. Eğer ilgilenselerdi kızım şu anda toprak altında olmazdı” diyerek gözyaşı döktü.

    “Hastaneye geldiğinde hayati tehlikesi yoktu”

    Ayşe Güzel’in aynı zamanda avukat olan kardeşi Aytekin Aktaş da şunları söyledi:

    “Ablam, gece 04.00 sularında sevk edildiği üniversite hastanesinde 8 saat kadar acilde bekletilmiş ve yoğun bakıma alınmamıştır. Hastaneye ilk geldiğinde kardeşi ve annesi kendisini iyileşmiş vaziyette görmüşlerdir. Doktorların da ilk başta verdikleri bilgi, hayati bir tehlikenin olmadığı ve durumunun iyiye gittiği yönündedir. Saatler sonra ise doktorların nöbet değişiminden sonra ablamın yanından bir poşet dolusu ambalajından çıkartılmış ilaç kapsülü çıkmış ve ablamın morarmaya başladığı görülmüştür. Bunun tespitinden sonra ablam gittikçe kötüleşmiş, ancak aileme bu yönde bir bilgi verilmemiştir. Yani intihar etmiş olan birisinin üzeri aranmamış ve bu kişi hastanenin gözetimi ve denetimi altındayken tekrardan ilaç kullanmak suretiyle intihar ederek hayatını kaybetmiştir. Ayrıca durumun kötüye gitmeye başlamasından sonra yoğun bakıma yer olmadığı gerekçesiyle yine alınmamış, buna rağmen başka bir hastaneye de sevk edilmemiştir. Resmiyetteki ölümünden sadece bir saat önce özel hastaneye belki de ölmüş bir vaziyette sevk edilmiştir.”

    Komisyon kuruldu

    Öte yandan, üniversite rektörlüğünde iddiaların araştırılması için komisyon kurulduğu, dosyanın hukuk müşavirliğinde bulunduğu ve konunun halen araştırıldığı öğrenildi.