Etiket: Karatay’a

  • Karatay’a yeni aile sağlığı merkezi

    Karatay’a yeni aile sağlığı merkezi

    Konya’nın merkez Karatay İlçe Belediyesi tarafından yaptırılacak aile sağlığı merkezinin temeli törenle atıldı.

    Selim Sultan Aile Sağlığı Merkezinin temel atma programında konuşan Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, AK Parti iktidarlarının sağlık alanındaki başarısının tüm dünyada örnek ve model olduğunu, bugünlerde dünyayı etkileyen korona virüs salgınıyla mücadelenin söz konusu başarıyı daha da anlamlı kaldığını söyledi.

    Başkan Hasan Kılca, “Tek derdi millet olan ve millet için çalışan hükümetimizin sağlık alanında yaptığı bu yatırımların kıymeti her ne kadar bazı kesimler tarafından yeni yeni anlaşılmaya başlansa da bu hizmetler ülkemizi çok önemli bir mesafeye getirmiştir. Gerçekten son 17-18 yılda sağlıkta çok büyük atılımlar gerçekleştirildi. Bu sayede salgınla mücadelede ülkemiz gerçekten destan yazıyor. Türkiye, pandemi sürecini dünyada en doğru okuyan ülkeler arasında bulunuyor. Devletimiz, hükümetimiz bir yandan önemli kararlar alarak vatandaşlarımızın bu süreçteki ekonomik ve sosyal kayıplarını en aza indirmek için gayret gösterirken, diğer taraftan da salgını sonlandırmak adına gerekli bütün tedbirleri almayı da ihmal etmiyor. Ben bu vesileyle ülkemizin salgınla olan bu başarılı mücadelesi dolayısıyla Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere hemşehrilerimiz Sağlık Bakanımız Fahrettin Koca ile görevlerini kahramanca sürdüren bütün sağlık çalışanlarımıza, kolluk kuvvetlerimize, vefa sosyal destek grupları çalışanlarına, belediye personellerine, süreçteki bilgilendirici ve uyarıcı yayınlarıyla bizlere yol gösteren basın kuruluşlarımıza ve elbette alınan karar ve kurallara hassasiyetle uyarak sürecin buralara kadar gelmesinde kıymetli katkıları bulunan bütün vatandaşlarımıza çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.

    Karatay Belediyesi olarak hükümetin sağlık alanındaki yatırımlarına katkı olması amacıyla bu projeyi hayata geçirdiklerini aktaran Başkan Hasan Kılca, hayırsever iş insanı Ali Gümüş’ün katkılarıyla Selim Sultan Aile Sağlığı Merkezini ilçeye kazandırılması dolayısıyla mutlu olduklarını belirtti.

    “Birliktelikten yine Konyamız kazançlı çıkıyor”

    AK Parti İl Başkanı Hasan Angı ise konuşmasında, Selim Sultan Mahallesinde hizmete sunulacak merkezin önemli bir yatırım olduğunu söyledi. Başkan Angı, “Bir tarafta hayırsever hemşehrimiz, bir tarafta yerel yönetimlerimiz bir tarafta da kamu kurumlarımızın ihtiyaçlarını görmek adına İl Sağlık Müdürlüğümüzün katkısıyla ortaya konulmuş güzel bir çalışmanın örneği var burada. Yıllardır süren bu birlik beraberlikle ortaya konulan hizmetlerle Konya kazanıyor. Şehrimizin ve ülkemizin her noktasında sağlıkla ilgili her türlü yatırım yapıldı. Cumhurbaşkanımızın ön görüsünün ve cesaretinin bu millete hizmetten başka bir şey düşünmemesiyle gerçekleştirilen alt yapı hazırlıklarıyla pandemi sürecinde Türkiye’nin ne kadar hazırlıklı olduğunu tüm dünya gördü. Bu hizmeti Konya’ya kazandıran ve bu hizmette emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

    “Başkan Kılca, yoğun gayret içinde”

    Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay da konuşmada, korona virüs salgını dolayısıyla tüm dünyanın zor bir süreçten geçtiğini belirterek, yeni normalleşme sürecinin başlamasıyla birlikte belediyelerdeki yansımalarının da giderek arttığını kaydetti.

    Başkan Uğur İbrahim Altay, “Pandemi sürecinden dolayı hizmetler yürütülüyor ama tören yapma imkanı bulunmuyordu. Yıl sonuna doğru da bu proje tamamlanıp hizmete açılacak. Hayırseverimize teşekkür ediyoruz, bu hizmetin hayata geçmesinde önemli bir katkı vermiş. Karatay Belediye Başkanımız da seçildiği günden itibaren Karatay’ın bütün ihtiyaç ve beklentilerinin tespit edilmesi ve çözün bulunmasıyla ilgili yoğun bir gayret içerisinde. Ben şehrimiz adına değerli başkanımız Hasan Kılca’ya teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

    Konya Vali Vekili Fazlı Akgün’ün konuşmasının ardından Selim Sultan Mahallesine yapılacak aile sağlığı merkezinin temeli, duaların okunması ve hep birlikte butona basılarak ilk harcın dökülmesiyle atıldı.

    Törene, Konya Vali Vekili Fazlı Akgün, Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Karatay Kaymakamı Abdullah Selim Parlar, İl Sağlık Müdürü Mehmet Koç, AK Parti İl Başkanı Hasan Angı, İl Emniyet Müdürü Mustafa Aydın, Meram Belediye Başkanı Mustafa Kavuş, Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, siyasi partilerin ilçe başkanları, hayırsever Ali Gümüş, muhtarlar, belediye meclis üyeleri ile vatandaşlar katıldı.

    130 bin metrekare inşaat alanı bulunan merkezde doktor ve hemşire odalarının yanı sıra gebe izleme odaları, aşı-bebek izleme odaları, acil müdahale odaları, bebek emzirme odaları, toplantı odası ve laboratuvar ile mescit yer alacak. Aile sağlığı merkezi toplamda 3 milyon TL’ye mal olacak.

  • KTO Karatay’a modern hukuk fakültesi binası

    Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun katılımlarıyla 16 milyon liralık Konya Ticaret Odası (KTO) Karatay Üniversitesi Hukuk Fakültesi TOBB Binasının açılışı düzenlenen törenle gerçekleşti.

    Kurulduğu günden bu yana her geçen yıl emin adımlarla büyümeye devam eden KTO Karatay Üniversitesi, fiziki yapılanmasını TOBB’un katkılarıyla tamamlanan hukuk fakültesi binası ile güçlendirdi. Fakülteleri ve öğretim kadrosuyla araştırmayı, bilgi üretmeyi, topluma hizmet vermeyi ön plana alan ve hukuk alanında yarının liderlerini yetiştirmeyi amaçlayan fakültenin açılışı Konya Valisi Yakup Canbolat, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, KTO Karatay Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Öztürk ve protokol üyeleri tarafından yapıldı.

    “90 bin 133 metrekare kampüs alanı”

    Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan açılış programının ardından KTO Karatay Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bayram Sade, fakülte binası ve üniversite hakkında bilgiler aktardı. TOBB ile KTO Karatay Üniversitesi iş birliğinde yapımı tamamlanan ve Selçuklu mimarisi çizgileriyle inşa edilen bina hakkında bilgi veren Rektör Prof. Dr. Sade, “90 bin 133 metrekare kampüs alanında bulunan ve toplamda 16 milyon 461 bin Türk lirasına mal olan binamızda, 12 derslik, 4 amfi, 1 kütüphane ve okuma salonu, kafeterya, çok amaçlı salon ve serbest çalışma alanları bulunmakta ve bine yakın öğrenci hukuk eğitimi almaktadır. Ayrıca yapımına 2016 yılında başlanmasına rağmen çok kısa bir sürede Hukuk Fakültesi binamızın tamamlanması da farklı bir gurur vesilesidir. KTO Karatay Üniversitesi olarak emeği geçenlere can gönülden teşekkür ediyoruz” dedi.

    “Bizler insana yaptığımız yatırımı daima fiziki alanlarımıza yaptığımız önemle ilişkili gördük”

    Konuşmasına 18 Mart’ta Afrin’de şanlı Türk bayrağını gururla dalgalandıran Türk Ordusunun neferlerini selamlayarak başlayan KTO Karatay Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı ve TOBB Başkan Yardımcısı Selçuk Öztürk, “1251 yılında Emir Celaleddin Karatay tarafından kurulan Karatay Medresesi, müderris ve talebeleri 1. Dünya Savaşı ve Çanakkale Cephesinde şehit oluncaya kadar 663 yıl boyunca kesintisiz olarak eğitim-öğretim faaliyetlerine devam etmiştir. 2009 yılına gelindiğinde, bugünün ahileri olarak adlandırdığımız iş adamlarımız, bu medreseyi Konya Ticaret Odası eliyle, KTO Karatay Üniversitesi adını vererek yeniden açmıştır. Geçmişten geleceğe uzanan bu perspektifte, uyguladığımız Sektör Danışmanlığı Projesi, Ahilik ve Meslek Ahlakı ile Medeniyet Tasavvuru ve Karatay Medresesi derslerimiz, üniversitemizi diğer üniversitelerden ayıran başlıca farklılıklarımızdır. Bugün KTO Karatay Üniversitesi olarak 6 Fakülte, 1 Yüksekokul, 2 Meslek Yüksekokulu ve 3 Enstitüde yaklaşık 8 bin öğrencimize öğrenim hizmeti sunmaktayız. Ülkemizi 2023, 2053 ve 2071 yıllarındaki hedeflere şüphesiz ki nitelikli insan gücümüz taşıyacaktır. Bizler insana yaptığımız yatırımı daima fiziki alanlarımıza yaptığımız önemle ilişkili gördük. Bu bağlamda bugün burada toplanmamıza vesile olan ve birazdan açılışını gerçekleştireceğimiz Hukuk Fakültesi TOBB binamızda, modern Selçuklu mimarisini tercih ettik. Şu anda konuşmamı gerçekleştirdiğim bu avlu ise tıpkı Alaeddin Cami’nin avlusuna ve diğer Selçuklu eserlerine benzer genişlikte ve ferahlıktadır” şeklinde konuştu.

    Amfilere 15 Temmuz kahramanlarının ismi verildi

    “Tüm desteklerini bir an olsun esirgemeyen, bugünkü Ahi Teşkilatının başı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu başta olmak üzere TOBB Yönetim Kurulu’ndaki tüm çalışma arkadaşlarıma ve emeği geçen herkese teşekkür etmek istiyorum” diyen Başkan Öztürk, “KTO Karatay Üniversitesi Hukuk Fakültesi TOBB Binası’nın bizler için ayrıca bir önemi daha mevcut. 783 bin kilometrekare vatan toprağında birlik ve beraberlik içinde yaşama iradesi gösteren milletimizin geleceğine, kastetmek isteyenlerin 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünü durduran kahramanlarımızı bu vesileyle bir kez daha anmak istedik. Fakültemizin amfilerini 15 Temmuz’un kahramanları Şehit Ömer Halis Demir, Şehit Abdullah Tayyip Olçok, Şehit Ufuk Baysan ve Şehit Demet Sezer’in isimleriyle şereflendirdik. Ayrıca dersliklerden birisinde de yine kahraman şehitlerimizden Fethi Sekin’in adı yer almaktadır. Böylece onlara olan borcumuzu naçizane bir şekilde, bir parça da olsa ödeyelim istedik” ifadelerine yer verdi.

    “Güçlü ekonomi güçlü hukuk ile olur”

    “Ülkemizin yıldız şehirlerinden biri olan Konya’da yapımına katkı sağladığımız KTO Karatay Üniversitesi Hukuk Fakültesi TOBB Binasının açılışında bulunmaktan gurur duyuyorum” diyen TOBB Başkanı ve KTO Karatay Üniversitesi Kurucu Mütevelli Heyeti Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, KTO Karatay Üniversitesi’nin yapımını üstlendiği Direniş Karatay filmi dolayısıyla da emeği geçenlere teşekkür etti. Başkan Hisarcıklıoğlu, “Üniversitemiz kısa bir sürede İslam Ekonomisi ve Finans, Enerji Yönetimi gibi nitelikli bölümleri bünyesinde açarak büyümeye ve hızla gelişmeye devam ediyor. Bizim kültürümüzde, inancımızda hukukun yeri ayrıdır. Biz mülkün temelinde adaleti görürüz. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın anlayışıyla yaşarız. Su ve ekmek kadar hukuk da bizler için temel ihtiyaçtır. Hukukun güvenilir olduğu bir ülkede ekonomi de adil işler ve refah seviyesi yükselir. Açılışını gerçekleştirdiğimiz bu binada eğitim alacak öğrencilerimiz daha güçlü bir hukuk sisteminin mimarı olacaklardır, ülkemize ve milletimize KTO Karatay Üniversitesi Hukuk Fakültesi TOBB binamızın hayırlı olmasını temenni ediyorum” dedi.

    “Öğrencilerimiz Karatay Medresesi ruhuyla devlete hizmet edeceklerdir”

    Eğitimin önemine vurgu yaparak “Artık ülkemizin dört bir yanında yükselen üniversiteler sayesinde beyin göçü veren değil, kendi beynini muhafaza eden bir ülke haline geldik, 2023 hedefleri doğrultusunda üniversitelerimiz stratejik öneme sahiptir” diyen Konya Valisi Yakup Canbolat ise “Temel ve sosyal bilimlerde uzmanlaşmamış toplumların çağdaş uygarlık seviyesine mümkün değildir. İnanıyorum ki bu çatı altında eğitim alan tüm öğrencilerimiz, Osmanlı’nın kuruluşunda büyük rolü olan Karatay Medresesi’ne uygun bir aşk içinde ülkesine ve devletine hizmet edecektir. Yeni fakülte binamızın KTO Karatay Üniversitesi’ne ve ülkemize hayırlı olmasını temenni ediyorum” ifadelerine yer verdi.

    Konuşmaların ardından TOBB’un katkılarıyla tamamlanan, 16 bin metrekare fakülte alanında bulunan, toplamda 16 milyon 461 bin Türk lirasına mal olan 12 derslik, 4 amfi, 1 kütüphane, okuma salonu, kafeterya, çok amaçlı salon ve serbest çalışma alanına sahip KTO Karatay Üniversitesi Hukuk Fakültesi TOBB Binası’nın açılışı protokol eşliğinde dualarla yapıldı.

  • 50 yıllık balıkçıdan Canan Karatay’a çağrı

    Balığı unlayarak kızartmanın kanserojen etki yaptığını söyleyen Prof. Dr Canan Karatay’ı, 50 yıllık balıkçı Samsun’a mısır unlu balık yemeye davet etti.

    Canan Karatay’ın bazı açıklamalarını doğru bulmadığını belirten Samsunlu balıkçı Halis Bıyıkoğlu, yıllardır aynı şekilde balık yaptıklarını ve bu konuda şikayetin olmadığını söyledi. Balığın aynı yağda unlayarak bir kez pişirilmesinde hiç bir sakınca olmadığını belirten Bıyıkoğlu, balığın aynı yağda birçok kez pişirilmesinin sakıncalı olduğunu vurguladı. Karatay’ın söylemlerini eleştiren Bıyıkoğlu, Karatay’ı Karadeniz’e balık yemeğe davet etti.

    “Balığı cips gibi yaparsan zararlı olur”

    Yağın aroması kaçmadan balığın pişmesi gerektiğini söyleyen 50 yıllık balıkçı Halis Bıyıkoğlu, “Cips yapar gibi balığı tencereye attığın zaman balığın hiç bir önemi kalmaz. Çok kaynatırsan motor yağı gibi olur. Simsiyah olur. Tabii ki o zararlı ama yağda bir kere pişen balığın hiç bir zararı yok. Mısır unuyla pişirmede hiç bir sıkıntı yok. Daha sağlıklıdır. Daha güzeldir. Ama cips gibi yaparsan o çok zararlıdır. Ankara’da, İstanbul’da büyük kazanlarda yaparlar. Birden balığı atarlar. Yağda aynaya kaynaya simsiyah olur. Ama bizde balık aynı yağda bir kere pişirilir. Unsuz isteyen öyle de pişirebilir. Fakat mısır ununun zevki, tadı daha bir başka. Ben Karatay’ın görüşüne kesinlikle katılmıyorum. Bazı söyledikleri doğrudur ama buna katılmıyorum. Karadenizliler balığı unlayarak yer. Izgarada ise balık yağa sürülmeden kendi yağıyla pişirilir. En sağlıklısı budur. Samsun’da tavada ve ızgarada balığı yapan ilk biziz. Bugüne kadar bu şekilde yapıyoruz. Hiç bir şikayet de gelmedi” dedi.

    “Biz Doktor Karatay’ı buraya davet ediyoruz”

    “Bu zamana kadar tavada balık yiyenler kanser olsaydı Karadeniz’de kimse kalmazdı” diyen Bıyıkoğlu, “Biz Doktor Karatay’ı buraya davet ediyoruz. Burada balığımızı yesin. Kanser olunuyorsa biz olacaktık. 50 senedir bu mesleği yapıyorum. Sağlık sorunum yok. Ben ondan sağlıklıyım. Bir ay bizde balık yesin bakalım ikinci ay kanserin belirtisi var mı. Sadece sıvı yağda yiyecek. O zeytinyağını içiyor. Biz de 1 kere yağda pişiriyoruz” ifadelerini kullandı.

  • Sandıklı’daki iyi tarım yapan termal seracılardan Prof. Dr. Canan Karatay’a tepki

    Afyonkarahisar’ın Sandıklı ilçesi Kaplıcalar bölgesinde bulunan seracılar, medyada sık sık sera domateslerini eleştiren Prof. Dr. Canan Karatay’a tepki gösterdiler.

    Konu ile ilgili açıklama yapan ziraat mühendisi Yasin Karaca, bölgede bulunan 13 seradaki yaklaşık 500 metrekarede iyi tarım uygulaması yapıldığını anlattı. Karaca, “Seramızda şubat ayında başlayan üretim aralık ayına kadar sürüyor. Üretimimiz biyolojik tarım yapılıyor. Bu seramızda zirai ilaç kullanmıyoruz demek. Onun yerine zararlı böcekleri faydalı böceklere teslim ediyoruz. Bambus arısı yöntemini kullanıyoruz. Halkımız şunu bilsin ki termal seralarda horman diye bir şey söz konusu değildir. Tamamen doğal Bambus arıları ile üretim yapılmaktadır. Gönül rahatlığı ile sera domatesini tüketebilirler. Bütün seralar Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı denetimine tabidir. Hal böyle iken son zamanlarda Prof. Dr. Canan Karatay sadece Prof. titrine dayanarak uzmanı olmadığı sektörümüzü medyada eleştirmektedir. Bu yaklaşımı kınıyoruz” dedi.

  • Antalyalı bal üreticisi akademisyenden Prof. Dr. Canan Karatay’a cevap

    Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Organik Tarım Bölümü Öğretim Görevlisi, Gıda Yüksek Mühendisi Arıcılık Uzmanı İbrahim Yavuz, Kalp ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Canan Karatay’ın, balla ilgili açıklamalarının gerçeği yansıtmadığını, Türkiye’de 60 bin bal üreticisi olduğunu belirterek “Bal yemeyin demek safsatadır” dedi.

    Akdeniz Üniversitesi Organik Tarım Bölümü Öğretim Görevlisi, Gıda Yüksek Mühendisi Arıcılık Uzmanı İbrahim Yavuz, Kalp ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Canan Karatay’ın, “Ömrünüzün kısalmasını istemiyorsanız kesinlikle bal yemeyin, bal sıvı şeker” sözlerine tepki gösterdi. 25 yıldır arıcılık yapan ve aynı zamanda akademisyen olan İbrahim Yavuz, balın tarih boyunca insanların bugüne kadar kullandığı en doğal gıdalardan birisi olduğunun altını çizdi.

    1 yaşındaki bebekten sonra her yaştaki kişinin balı rahatlıkla tüketebileceğini dile getiren Yavuz, balın doğal antioksidan ve sağlık açısından biyo yarayışlılığı yüksek bir gıda maddesi olduğunu kaydetti.

    “Talihsiz açıklama”

    Son dönemde bal ile ilgili çeşitli spekülasyonlar yapıldığını hatırlatan Yavuz, “Balın içinde yüzde 65 şeker kompozisyonu var. Balın zararlı olduğunu, balın sıvı şekerden başka bir şey olmadığını söylemek, tamamiyle talihsiz bir açıklamadır. Balı, toz şekerden, glikozdan, mısır şurubundan ayırmak gerekir. Bal sadece şeker değildir. Bal içeriğinde arının topladığı nektar, polenden salgıladığı özel bir sıvıdır. Tatlı şifalı olan bir sıvıdır” dedi.

    “Uzman kişiler konuşmalıdır”

    Bal ile ilgili konuşurken dikkatli olunulması gerektiğinin altını çizen Yavuz, “Doğru ve uzman kişiler bal konusunda konuşmalıdır. Arı ürünlerine şifa apiterapi olarak bakmak gerekir. Arı zehir değildir, tam tersi zehri bile bir şifadır. Bal, polen, propolis bir şifadır. Balı üçe ayırabiliriz. Hiç şeker vermeden üretilen bal. Yani arının üremesi için bahar aylarında verilen şekerin hiçbir mahsuru yoktur. Haziran, temmuz, ağustos, eylül, ekim aylarında arıya hiç şeker vermeden bal üretimi bu birincisi yani şekersiz bal. İkincisi üreticilerin yaklaşık yüzde 5’ini kaplayan mısır şurubu verip bal üretenler var. Üçüncüsü ise hiç arı görmemiş tamamiyle glikoz şurubundan üretilen sahte bal. Aslında bal değil aromalı şuruptur” diye konuştu.

    Yavuz, “Canan Karatay, -Çin’den ithal edilen bal aromalı şurup ne olacak- diyor. Hocaya ben de buradan sesleniyorum, aromalı şurup zaten bal değil. Bal olarak satılması tehlikeli. Satıldığında ve insanlar bunu bal diye yediğinde tehlikeye düşüyor. Arıcının ürettiği gerçek bir bal değildir. Bunun altını çizmek istiyorum” dedi.

    Türkiye’de 56 bin aracı olduğunu kaydeden Yavuz, “Hobi olarak yapanları da eklersek sayı 60 bin. Konuştuğumuz her cümlenin karşıda oluşturduğu bir etki var. O yüzden ben hocaya konuşurken itidal çağrısı yapıyorum. Onu yemeyelim, bunu yemeyelim. Ne yiyecek insanlar. Ekmek de, bal da, meyve de, sebze de tüketelim. Ama hepsinin bir ölçüsü, dikkat edilmesi gereken oranı var. Kişisel oran, boy kilo sağlık durumu var. Hocanın bunlara göre açıklama yapması daha faydalı olur” ifadelerini kaydetti.

    ‘Bal yemeyin’ söylemini yanlış bulan Yavuz, “25 yıldır arıcılık içindeyim. Bal yemenin bugüne kadar zararlı olduğu gösteren hiçbir bilimsel açıklama yok. Araştırma da yok. Varsa da Canan Karatay’la her ortamda çalışmaya, tartışmaya hazırım. Şeker ve diyabeti olan bir hastanın bal yemesini zaten önermiyoruz. ’Balı yemeyin’ demek safsatadır. Kesinlikle bal yenilmeli ve tüketilmelidir. Canan Karatay’ın söylediklerini dikkate alın ama her söylediğini dikkate almayın” dedi.

    Canan Karatay’ın eski bal yiyin sözlerini de eleştiren Yavuz, “Eski üretilen ballar iyi şu anda üretilen ballar kötü diye bir açıklama yapmak insanları yanıltıyor. Bu tür cümlelerden uzak durmak gerekiyor. Ülkemizde eski arılar da var, eski arıcılar da var, eski bitkiler de var. Yeter ki doğru kaynaktan katkısız üretilmiş olsun, ürün gerçek ve doğal olsun” açıklamasında bulundu.