Etiket: karatay

  • Karatay yoğurt mayaladı

    Balıkesir’in Gömeç ilçesinde “Yoğurdumu Kendim Yapıyorum” kampanyası başlatıldı.

    Karaağaç Mahallesi’ndeki Akkızhan Otel’de düzenlenen kampanyaya Prof. Dr. Canan Karatay ile 20 kişilik ekip de katıldı.

    Önce, sütler kaynatıldı, mayalar hazırlandı. Davetliler hep birlikte yoğurt mayalarken, Prof. Dr. Karatay ile Onkoloji Uzmanı Dr. Yavuz Dizdar ile Fitoterapi Uzmanı Ümit Aktaş, yoğurt mayalamanın inceliklerini ve faydalarını anlattı. Ev yoğurdunun çok önemli olduğunu anlatan Prof. Dr. Canan Karatay, ”Tabii ki yoğurt ev yoğurdu. Evde kendimiz yaptığımız zaman en doğal probiyotiktir. En güzeli, bütün yaşlıların, çocukların, hastaların bağışıklık sistemini güçlendirir. Bol bol yememiz lazım. Hayatı uzatır. Kafkasya’da uzun yaşarlar. Çünkü, sabah, öğlen, akşam yoğurt yerler. Ama tam yağlı sütü kullanacaksınız. Bunun probiyotik sayısı çok önemlidir. Bağırsaklarımızda yüzde 80 bağışıklık sistemini güçlendirir. En iyi aşıdır. Kış geliyor. Kendi yoğurdumuzu yapalım. Ve çocuklarımızı hastalarımızı bunlarla besleyelim. Tok tutar, kilo verdirir” dedi.

  • İstanbul’daki Konyalılar KTO Karatay Üniversitesi İftarında Buluştu

    Konya Ticaret Odası Karatay Üniversitesi’nin geleneksel olarak düzenlediği iftar programı, düğün pilavı ve Konya’ya özgü lezzetler ile hazırlanan menüsüyle İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirildi.

    1251 yılında Konya’da Karatay Medresesi ismiyle kurulan bugün Konya Ticaret Odası Karatay Üniversitesi adıyla eğitim veren üniversitenin geleneksel olarak düzenlediği iftar programı İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirildi. İftar programına, KTO Karatay Üniversitesi Mütevelli Heyeti ve Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk, KTO Karatay Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bayram Sade, Konyalı sivil toplum kuruluşları, üniversite öğrencileri ve çok sayıda Konyalı katıldı. Program duaların okunmasıyla başlarken Ezanın ardından iftarlar açıldı. İftar yemeği menüsü ise Konya’nın geleneksel yemeği olan düğün pilavı ve lezzetleriyle yapıldı. Protokol konuşmaları ile devam eden program toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.

    “14 YENİ BÖLÜM DAHA AÇIYORUZ”

    KTO Karatay Üniversitesi’nin kuruluşunu Karatay Medresesi’nin açılışıyla başladığını ifade eden KTO Karatay Üniversitesi Mütevelli Heyeti ve Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk, “Çok hızlı gelişen bir üniversiteyiz. 17 bölümle açıldık ama bu sene büyük gayretler göstererek 14 yeni bölüm daha açıyoruz. Toplam 31 lisans, 4 ön lisans olmak üzere doktora yüksek lisan programlarını da dahil ettiğimiz zaman 52 program ile 2016-2017 eğitim öğretim yılına başlamış olacağız. Konya Ticaret Odası’nın üniversitesi olması sebebiyle sanayi ve iş dünyası ile işbirliği oluşturma potansiyeline sahip bir üniversiteyiz” diye konuştu.

    “İSTANBUL’DA CİDDİ BİR KONYALI NÜFUS VAR”

    2015-2016 eğitim öğretim yılında yüzde 96 doluluk oranına ulaştıklarını dile getiren KTO Karatay Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bayram Sade, “Konya dışına çıkarak daha geniş kitleleri üniversitemize çekerek taban puanımızı daha yükseklere taşıyarak kaliteyi arttırma iddiamız var. İstanbul’da ciddi bir Konyalı nüfus var insanlara kendi, kültürlerinden oluşan bir iftar sunmak da niyetlerimizden bir tanesidir. İftarlarımızı sadece İstanbul’da değil Türkiye’nin her tarafında yapıyoruz, örneğin Şanlıurfa’da, Kayseri’de de tanıtım iftar programlarımızı yapıyoruz. Geniş kitlelerin ilgisini üniversitemize çekmek istiyoruz” dedi.

  • KTO Karatay Üniversitesi Öğrencisi CERN Yaz Okulu’na Kabul Edildi

    Konya Ticaret Odası (KTO) Karatay Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü öğrencisi Oğuz Demirbaşcı, Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi’ne (CERN) kabul edildi.

    CERN ALICE Deneyi’ne tam üye ilk ve tek Türk üniversitesi olan KTO Karatay Üniversitesi’nin Bilgisayar Mühendisliği Bölümü 4. sınıf öğrencisi Oğuz Demirbaşcı, önemli bir başarıya imza atarak başvuru yaptığı, CERN Yaz Okulu staj programında kabul gördü. Oğuz Demirbaşcı, “Dünya’nın birçok ülkesinden CERN’e öğrenciler eğitim almak için gidiyor. Bende bu şanslı kişiler arasında yer aldığım için mutluyum. CERN Yaz Okulu’nda 20 Haziran – 13 Eylül tarihleri arasında hem teorik hem de uygulamalı olarak eğitim alacağız. Ufkumu genişletecek bu programın eğitim hayatımın en önemli dönemlerinden biri olacağına inanıyorum. Dünyadan ve Türkiye’den birçok insan CERN’e gitmek için araştırmalar yapıyor. Heyecanlıyım ve kabul edildiğim için gurur duyuyorum. Bilimin merkezi olarak bilinen CERN’de alacağım eğitim benim de mesleki kariyerime çok büyük faydalar sağlayacak. KTO Karatay Üniversitesi’ne ve hocalarıma desteklerinden ötürü teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

    Programa katılmaya hak kazanan öğrencilere eğitimleri dünyanın saygın üniversitelerinde görev yapan bilim insanları ve akademisyenler verecek.

  • KTO Karatay Üniversitesi Öğrencileri Adli Bilişim Konusunda Bilinçlendi

    Konya Ticaret Odası (KTO) Karatay Üniversitesi ve Adli Bilişim Derneği iş birliği ile Adli Bilişim Paneli düzenlendi.

    KTO Karatay Üniversitesi’nde iki oturumda gerçekleşen panelin moderatörlüğünü Bilişim Uzmanı Gökhan Ahi yürüttü. Münazara ve Kültür Topluluğu tarafından organize edilen programa fakülte dekanları, akademisyenler ve öğrenciler yoğun ilgi gösterdi. Bilişim suçlarının türlerinde ve sayısında artışın yaşandığı son yıllarda, bu modern suç türünü önlemek için çalışmalar da gelişiyor. “Ceza ve Hukuk Yargılanması Açısından Bilişim Suçları” sunumunda katılımcılara bilgiler aktaran Gökhan Ahi son yıllarda adli bilişimin daha da önem kazandığını vurguladı. Ahi, “Adli bilişim olay yeri gibidir. Bilişim suçunda yer alan delilleri dijital olarak elde ederiz. Adli bilişim hayatımızın her alanındadır” dedi.

    “Ceza Yargılanması Açısından Bilişim Suçları” konusunda sunum yapan Esra Mısırlıoğlu ise, bilişim suçu; bilişim sistemi içinde yer alan verilerin hedef alınarak fiziki müdahaleye maruz kalmasıdır” şeklinde konuştu. Yrd. Doç. Dr. Volkan Dülger, “Ceza ve Hukuk Yargılaması Açısından Dijital Delil ve Yasak Deliller” konusunda katılımcılara bilgiler verdi. Dülger, “Suçu teşebbüsü icra hareketinden sonra cezalandırıyoruz. Bazı suçlar ise suça hazırlık aşamasında cezalandırılabiliyor, bilişim suçları da bu grupta yer alıyor. Günümüzde cihazlarla birlikte artık insanlar da dijitalleşmiştir. Bireyler bir suç işlediğinde de dijital deliller ön plana çıkar” ifadelerine yer verdi.

    “Dijital Delillerin Toplanması ve İlk Müdahale’yi” anlatan Öğretim Görevlisi Mustafa Sansar, dijital dünyada her tıklamanın mutlak bir iz bıraktığına vurgu yaptı. Sansar, “Adli bilişim artık ayrı bir bilim dalı haline gelmiştir. Bir adli bilişimci hukuku, bilgisayar yazılımını ve donanımını bilmek zorundadır. Günümüzde hukuk biliminin altında faaliyetlerimizi yürütüyoruz fakat ilerde tamamen bağımsız bir nitelik kazanacaktır. Geleceğimizin hukukunda baş aktörler geleceğin hukukçuları ve mühendisleri olarak sizler olacaksınız” diye konuştu.

    Adli Bilişim Derneği Başkanı Semih Dokurer, adli bilişimde olayların çözüme kavuşturulmasında delil zincirinin önemini aktardı. Program sonunda Ünsal Özmestik ve Şebnem Ahi öğrencilerin sorularını cevapladı. Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği panel plaket takdimi ile son buldu.

  • Ereğli’de Canan Karatay İzdihamı

    Prof. Dr. Canan Karatay, gençlerde ortaya çıkan hastalıkların temelinde aşırı şeker, ekmek tüketimi ve hareketsizlik yattığını söyledi.

    Prof. Dr. Canan Karatay, şeker hastalığının bilindiğinin ötesinde genetik olmadığını ve sebebinin çevresel faktörler olduğunu ifade etti. Karatay, Ereğli Belediyesi’nin organizasyonu ile Ereğli Belediyesi Kültür Merkezinde ‘Sağlıklı Beslenme ve Hareketli Yaşam Programı’ kapsamında bir konferans verdi. Yoğun bir katılımın olduğu konferansta konuşan Belediye Başkanı Özkan Özgüven, İstanbul’a giderek Prof. Dr. Canan Karatay’ı Ereğli’de bir konferans vermesi için ikna ettiğini ifade etti ve “İyi ki de bu organizasyonu yapmışız. Katılımın yoğunluğu göz önüne alınırsa, hocamızın önerilerinin halkımız için son derece önem arz ettiği belli oluyor. Kendisine bizleri kırmayıp teşrif ettikleri için ne kadar teşekkür etsek azdır” dedi.

    Ereğli’nin kara havuç, koyun yoğurdu gibi son derece önemli yerel tatları olduğunu ve bunların doğal birer hastalık savaşçısı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Canan Karatay, insanların hastalanmadan önce önlem almaları gerektiğinin altını çizdi. Ereğli halkına önemli mesajlar veren Karatay, konferansında Mısır şurubu şekerinin kullanılan çay şekerinden 7 kat daha büyük toksit içerdiğini ifade ederek, “Yani bütün tatlandırıcılar, çocuklarımızın içtiği gazlı şekerli içecekler, insulin olan meyve şekerini yani fruktozu hemen karaciğere gönderiyor. Çünkü insan vücudu meyve şekeri dediğimiz fruktoz şekerini enerji olarak kullanamaz. Çok toksit olduğu için derhal yağ olarak karaciğere gider ve karaciğeri yağlandırır” şeklinde konuştu.

    Tam buğday ekmeğinin de şeker olduğunu aktaran Prof. Dr. Karatay, “Tam buğday ekmeğinin de hakikaten kan şekerini çok fazla yükselttiği Kardiyolog William Davis tarafından söylenmiştir. Kepekli de olsa tam buğday ekmeğinin gliserin endeksi çok yüksektir. Bir patatesin gliserin indeksi kadar kan şekerini çok fazla yükseltir. Genç ve ortaya çıkan hastalıkların temelinde aşırı şeker, ekmek tüketimi ve hareketsizlik yatmaktadır. Bu olay bu kadar basit. Herkes bisiklete ulaşamaz ama yol yürüyün. Asansöre binmeyeceğiz ve yol yürüyeceğiz. Şeker hastalığı genetik değildir. Tamamen yanlış beslenme ve yanlış yaşam biçiminden kaynaklanan çevresel bir faktördür. İleri yaşlarda çıkan bu hastalık genetik olmamakla beraber önlenebilir. Bunu önlemek ve önünü alabilmek bizim elimizdedir” diye konuştu.

    1980’lerde ve 1990’larda birdenbire tüm dünyada aynı zamanda obezitenin mantar gibi patladığını belirten Karatay, “Aşırı kilo, Ereğli nüfusunun üçte biri obez gibi şeyle ortaya çıktı. Aşırı kilo, obez o kadar önemli değil. Önemli olan bel çevresinin genişlemesi, sizin rahatsız ve hasta olduğunuzu gösteriyor. Bu yeterlidir. Gidip vücut kitle endeksi ölçme gibi yöntemlere gerek yok. Bunlara artık tıpta insulin yüksekliği hastalıkları deniliyor. Açlık kan şekeri sizi aldatmasın. Bir şey yedikten sonra kan şekerinize bakın ve çok yükseliyorsa artık onu yemeyin, hiçbir şeyiniz kalmaz” ifadelerini kullandı.

    Konferansa katılanlara Ereğli Belediyesi tarafından Canan Karatay’ın yazdığı kitaplardan hediye edilirken, Karatay’a ise Belediye Başkanı Özgüven tarafından çiçek takdim edildi.