Etiket: Kararttı

  • Uyuşturucu bir gencin daha hayatını kararttı

    İzmir’in Karabağlar ilçesinde, uyuşturucu madde kullandığı iddia edilen bir genç kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.

    Olay, gece saatlerinde Umut Mahallesi 3826. Sokak’ta meydana geldi. İddiaya göre, 20 yaşındaki Ömer K. metruk bir binada uyuşturucu madde kullandı. Kısa bir süre sonra fenalaşan genç yere yığıldı. Genci gören mahalle sakinleri durumu 112 sağlık ve polis ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine intikal eden sağlık ekiplerinin yaptığı müdahalenin ardından Ömer K., İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Burada tedavi altına alınan genç, yapılan müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi. Ömer K.’nın hayatını kaybettiğini duyan yakınları ise hastanede sinir krizi geçirdi. Öte yandan, gencin cansız bedeni savcının incelemesinin ardından, kesin ölüm sebebinin belirlenmesi için otopsi yapılmak üzere İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.

    Olayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.

  • Teröristlerin bombalı saldırısı hayatlarını kararttı

    Terör örgütü PKK mensuplarınca geçtiğimiz yıl ocak ayında Diyarbakır’ın Çınar İlçe Emniyet Müdürlüğü ve polis lojmanlarına düzenlenen bombalı saldırıda evleri yıkılan Tunç ailesinin hayatı karardı. Olayın ardından tuttukları tek odalı evin kirasını ödeyemez duruma gelen Tunç ailesi, ev sahiplerinin verdiği bir haftalık sürede kiralarını ödeyemezse kapı dışarı edileceklerini söyledi.

    Terör örgütü PKK’nın geçtiğimiz yıl ocak ayında Diyarbakır Çınar İlçe Emniyet Müdürlüğü ve polis lojmanlarına düzenlediği bombalı saldırıda 1 polis şehit olmuş 6 sivil de hayatını kaybetmişti. Patlamanın şiddetiyle polis lojmanları ve emniyet müdürlüğü binasının yanı sıra çevredeki birçok evde de büyük çapta hasar meydana gelmişti.

    Tapusu olmadığı için yardım alamadı

    Patlamada 6 nüfuslu Tunç ailesinin de evi yıkıldı. Olaydan yaklaşık 5 yıl önce bin bir zorlukla topladıkları parayla tek katlı bir ev alan Metin Tunç, teröristlerin hain saldırısı sonucu evini ve içindeki tüm eşyaları kaybetti. Saldırının ardından yapılan hasar tespitle evindeki eşyaların bedeli olarak kendisine 15 bin lira yardım yapıldığını belirten Tunç, evinin tapusu olmadığı için ev yardımı alamadıklarını söyledi. Akrabalarından aldığı eşyalarla evinin hemen yakınında bulunan tek odalı bir eve taşınan Metin Tunç ve ailesi, kendilerine verilen 15 bin liralık destekle yıkılan evlerinin arsasına tek katlı bir ev inşa etmek istedi. 15 bin lira ile evlerinin temelini atabilen Metin Tunç, maddi imkansızlıklar nedeniyle evini tamamlayamadı.

    Çocukları okulu bıraktı

    16, 10, 8 ve iki yaşlarında 4 çocuğu olan Metin Tunç, patlamanın ardından kıt kanaat geçinmeye çalıştı. Yaşadığı travmayı üzerinden atmaya çalışan Metin Tunç, yaklaşık 3 ay önce geçirdiği bel fıtığı rahatsızlığı nedeniyle yatağa mahkum kaldı. Yürüyemeyen Tunç, iş yapamaz hale geldiği için çalışamayınca büyük oğlu okulu bırakmak zorunda kaldı. Komşularının yardımı ile hayatta kalma mücadelesi verdiklerini dile getiren Tunç, 10 yaşındaki kızı Sultan da okulu bıraktığını belirtti.

    Evlerinin yıkılmasının ardından taşındıkları tek odalı evde yaşam mücadelesi veren Tunç ailesi, evlerinde çalışacak kimse olmadığı için kiralarını ödeyemez duruma geldi. Kiralarını ödeyemediği için ev sahipleri ile sürekli tartışan Tunç ailesi, geçtiğimiz gün aldıkları haberle bir şok daha yaşadı. Ev sahibinin kira ödemesi yapmaları için bir hafta süre verdiği Tunç ailesi, parayı ödeyemezse hayata tutundukları tek odalı evden de kapı dışarı edileceklerini söyledi.

    “Ev sahibi çıkmamız için bir hafta süre verdi”

    Yaşadıkları sıkıntıları anlatan 50 yaşındaki Metin Tunç, patlama anında çok büyük korku yaşadıklarını söyledi. Evlerinin yıkıldığını ve patlamada çocukları ile birlikte yaralandıklarını belirten Metin Tunç, “Allah’a çok şükür ölen olmadı ama çok zor günler geçirdik. Evimiz yıkıldıktan sonra ortada kaldık. Herhangi bir yardım alamadık, sadece evimizdeki eşyaların bedeli olan 15 bin lira verildi bize, evimizin tapusu olmadığı için onun parasını alamadık. Aldığım 15 bin lirayı da yıkılan evimizin arsasına temel attık. Param olmadığı için temel o haliyle kaldı. Dışarda kalmamak için tek odalı bir ev tuttuk. Çok zor durumdayım, evimin tamamlanmasını istiyorum. Ev sahibi bana bir hafta mühlet verdi evden çıkmam için. Bu evden çıktığım zaman nereye gideceğimi ben de bilmiyorum. 4 çocuğum var, çalışanım yok. Ben de hastayım yatağa bağımlıyım. Daha önceden şeker hastasıydım, bel fıtığım patlamış ondan dolayı kalkıp yürüyemiyorum, şeker hastalığı nedeni ile ameliyat da olamıyorum felç kalma ihtimalim varmış” dedi.

    “Arkadaşlarım fakiriz diye benimle dalga geçince okulu bıraktım”

    Patlamada yaralanan 10 yaşındaki Sultan Tunç ise, arkadaşlarının dalga geçmesi nedeniyle okulu bıraktığını söyleyerek okulda yaşadığı zorlukları şöyle anlattı:

    “Okulu bıraktım, arkadaşlarım bana hep senin baban ayağı kalkamıyor, eviniz yok siz fakirsiniz diyordu. Benimle hep dalga geçtikleri için dayanamadım okulu bıraktım. Okulu bıraktığım için üzülüyorum, arkadaşlarımı özlüyorum, okuyabilseydim öğretmen olmak istiyordum.”

    Türkçe bilmeyen 45 yaşındaki anne Asuman Tunç ise, ailesinin zor durumda olduğunu belirtti. Asuman Tunç, Kürtçe yaptığı konuşmada, “Çocuklarım çok zor durumda. Kocam yatağa mahkum, evimiz yıkıldı. Çok zor durumdayız, akşam yemeğimizi komşular getiriyor, öyle olmazsa açlıktan öleceğiz. Ben bu çocuklarla nereye gideceğim, ne yapacağım bilmiyorum. Çocuklarım arkadaşları onlarla dalga geçtiği için okula gitmiyor. Ev sahibi bizi çıkarsa dışarıda kalacağız, bu kış günü çadırda yaşamak zorunda kalacağız” diye konuştu.

  • (Özel haber) Şurup şişesi 14 yaşındaki kızın hayatını kararttı

    DİYARBAKIR (İHA) – Diyarbakır’da 6 yıl önce kuzenlerini ziyaret etmek için gittiği teyzesinin yaşadığı binadan atılan şurup şişesi başına isabet eden Fatma Ayna felç geçirdi. Görme, duyma ve yürüme yetisini kaybeden 14 yaşındaki Fatma’nın tek hayali, arkadaşları gibi koşup okula gidebilmek.

    Diyarbakırlı 14 yaşındaki Fatma Ayna, 6 yıl önce ağabeyi ve ablası ile birlikte kuzeni ile oynamak için teyzesinin evine gitmek istedi. Teyzesinin evinin yolunu tutan Fatma, dışarda oyun oynayan kuzenini gördükten sonra elini tuttuğu ağabeyi ve ablasından ayrılıp koşarak kuzeninin yanına gitmek istedi. Bu sırada birden yere yığılan Fatma, ayağını tutarak ağlamaya başladı. Ağabeyi ve ablası Fatma’nın yere düşüp bacağını incittiğini düşünerek yanına gitti. Bu sırada etrafta cam kırıkları ve Fatma’nın başında da kan gören ikili baygın halde olan Fatma’yı teyzelerinin evine çıkardı. Fatma’nın durmadan kustuğunu gören akrabaları, hiç vakit kaybetmeden hastanenin yolunu tuttu.

    27 gün komada kaldı

    Hastaneye giderken binadan Fatma’nın başına şurup şişesi düştüğünü anlayan yakınları, durumu doktorlara bildirdi. Sağlık durumu kötü olan Fatma, 27 gün yoğun bakımda yaşam mücadelesi verdikten sonra gözlerini açtı. Sağ tarafı felç olan, görme ve konuşma yetisini kaybeden Fatma için zor günler başladı.

    Annesi bir an olsun yanından ayrılmıyor

    Henüz ilkokul 1’inci sınıfa giderken başına gelen talihsiz olay nedeniyle hayatı alt üst olan Fatma için varını yoğunu ortaya koyan anne Hatun Ayna, hastalığının ilk gününden itibaren Fatma’nın iyileşmesi için çalmadık kapı bırakmadı. Gözlerinin bir daha görmeyeceğini, konuşamayacağını ve yürüyemeyeceğini öğrendiğinde baygınlık geçiren anne Ayna, hiçbir zaman inancını kaybetmedi. Doktorların karamsar konuşmasına rağmen yılmayan anne ilk müjdeli haberi çocuğunun gözlerinin tekrar görmesi ile yaşadı. Doktorların bile şaşırdığı olayın ardından dili yavaş yavaş açılan Fatma, bir süre sonra konuşma yetisini de kazandı.

    Yeni bir umut bekliyor

    Doktorların imkansız demesine rağmen önce gözleri açılan ardından konuşma yetisini tekrar kazanan Fatma, her gün gittiği fizik tedavide yeni bir umut bekliyor. Sağ eli tutmayan ve annesinin yardımı ile ayakta kalabilen Fatma’nın en büyük özlemi, tıpkı arkadaşları gibi koşup okula gitmek.

    Hastalığı ile ilgili İHA muhabirine konuşan Fatma Ayna, “Teyzemlere gidiyordum. Aniden koştum, kuzenime yetişmek için. Şurup şişesi başıma değdi, ben de düştüm ve ayağımı tuttum. Ondan sonrasını hiç hatırlamıyorum. Çok kötü günler geçirdim. Arkadaşlarımla yürüyüp koşmak istiyorum. Doktorlar yürümemin imkansız olduğunu söylüyorlar ama belki, yurt dışında bunun tedavisi vardır. Ben Cumhurbaşkanımdan, Başbakandan yardım bekliyorum” dedi.

    “Yeter ki iyileşsin dilencilik yapmaya razıyım”

    Fatma’nın annesi Hatun Ayna ise, kızının ağabeyi ve ablası ile birlikte teyzesine gittiğini, binadan atılan şurup şişesi nedeniyle Fatma’nın bu hale geldiğini söyledi. Anne Ayna, “Kaçıncı kattan atıldığını bilmiyoruz, şurup şişesi başına isabet ediyor. 27 gün yoğun bakımın kapısında kaldım. 8 yaşındaydı, okula gidiyordu çok mutluydu. Şimdi gece gündüz hep aynı şeyi söylüyor ’neden arkadaşlarım gezebiliyor ben gezemiyorum, onlar okula gidiyor ben niye gidemiyorum’ diye. Olay olduktan sonra 3-4 sene ben evimi görmedim. Sürekli tedavi ettiriyorduk. İlk başlarda çok kötüydü, gözü görmüyordu, konuşamıyordu, sadece ses gidiyordu kendisine. Yeter ki o iyileşsin ben dilencilik bile yaparım. Kızım engelli aylığı alıyor, başka bir yardım almıyoruz” diye konuştu.

  • Burnundaki taş, hayatını kararttı

    Burun tıkanıklığı, burundan kötü kokulu akıntı gelmesi ve baş ağrısı şikayetiyle başvuran hastanın burnunda taş tespit edildi. Hastanın burnundaki taş, başarılı ameliyatla alındı.

    Uzun zamandan bu yana burun tıkanıklığı, burundan kötü kokulu akıntı gelmesi ve baş ağrısı şikayeti yaşayan 22 yaşındaki İbrahim Özoktay, Antalya Kamu Hastaneleri Birliği’ne bağlı Kumluca Devlet Hastanesi Kulak-Burun-Boğaz Hastalıkları bölümüne başvurdu. Kulak-Burun-Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Murat Kar tarafından muayenesi yapılan hastanın burnunda tıpta çok nadir görünen ’rinolit’ denilen burun taşını tespit edildi. Üç yıldan beri nefes almakta zorlandığını ve uyuma güçlüğü çektiğini ifade eden Özoktay’ın burnundaki taş, başarılı operasyonla alındı. Ameliyattan sonra sağlığına kavuşan Ozoktay, Dr. Murat Kar’a ve Sağlık Bakanlığına çok teşekkür etti.

    “Bu tıpta çok ender görünen bir vakadır”

    Ameliyatı gerçekleştiren Antalya Kamu Hastaneleri Birliği’ne bağlı Kumluca Devlet Hastanesi Kulak-Burun-Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Murat Kar, “Hasta İbrahim Özoktay(22), 2 gün önce hastanemize başvurdu. Bu tıpta çok ender görünen bir vakadır. Burun taşları, çıplak gözle yeşilimsi gri renkli düzensiz görünür. Burun boşluğunda unutulmuş bir yabancı cisim ya da kan pıhtısı üzerinde kalsiyum, magnezyum ve fosfat tuzlarının çökelmesiyle oluşur. Tedavi için ameliyat gereklidir. Başarılı geçen ameliyatın ardından hastamız sağlığına kavuştu” dedi.

    Üç yıldır burun tıkanıklığı çekiyordu

    Üç yıldan beri zor nefes aldığını, uyuma güçlüğü çektiğini, son zamanlarda sağ burnundan kokular geldiğini ve çok çabuk hastalandığını belirten İbrahim Özoktay, şikayetleri üzerine iki gün önce Op. Dr. Kar’a geldiğini ifade etti. İbrahim Özoktay, “Doktor muayene ederken sağ burun deliğimde yabancı bir cismin olduğunu ve bunun taş olabileceğini söyledi. Daha önce burnumda kemik var zannediyordum. Ancak burnumdan taş çıktı. Doktorum nadir olan bu durumda burunda taş oluşabileceğini söyledi. Ameliyattan sonra burun tıkanıklığım ve kötü kokulu burun akıntısı şikayetim tamamen geçti. Sağlığıma kavuşmamı sağlayan Dr. Murat Kar’a ve bizlere bu hizmetleri sağlayan Sağlık Bakanlığına çok teşekkür ederim” şeklinde konuştu

    “Burun deliklerinden kötü kokulu akıntı gelmesi çok önemlidir”

    Burun deliklerinden kötü kokulu akıntı gelmesinin çok önemli olduğunu dile getiren Op. Dr. Murat Kar, burun deliklerinde tıkanıklık ve özellikle tek taraflı olan kötü kokulu ve sürekli olarak devam eden burun akıntılarının çok önemli bir sağlık sorunu olabileceğini belirtti. Problemin çocuklar tarafından burun deliklerine sokulan bir yabancı cisim olabileceğini ve bunların peçete, küçük oyuncak parçaları, saat pili, patlamış balon parçası, boncuk, nohut, fasulye, fıstık gibi çok çeşitli yiyecekler olduğunu söyledi.

    Burna sokulan yabancı cisimlerin burun deliklerinden arkaya geniz denilen boşluktan nefes borusuna kaçarak ani ölümlere neden olabileceğini ifade ederek anne babaların bu konuda dikkatli olmaları gerektiğini önemle vurgulayan Murat Kar, “Erişkin yaşta burun tıkanıklığı ve tek taraflı kötü kokulu burun akıntısının rinolit denilen burun taşı olabileceği gibi daha kötü ihtimalle bir burun tümörünün habercisi de olabilir. Bu gibi yakınmaların çok dikkate alınması gerekiyor” dedi.

  • Epilepsi Hastalığı, 22 Yaşındaki Gencin Hayatını Kararttı

    1,5 yaşında geçirdiği ateşli rahatsızlık sonucu havale geçirerek hastalanan ve uzun uğraşlar sonucu sağlığına kavuşan 22 yaşındaki genç, 3 yıl önce yeniden yakalandığı epilepsi hastalığından kurtulmanın yollarını arıyor. Gencin tedavi masraflarını karşılayamayan ailesi yardımseverlerin desteğini beklediklerini ifade etti.

    Bartın’da yaşayan 22 yaşındaki koyu Beşiktaş taraftarı Mustafa Çalık’ın 1,5 yaşında geçirdiği ateşli hastalık hayatını kararttı. Uzun yıllar tedavi gören ve iyileşen Mustafa’nın hayatı 3 yıl önce tekrarlayan hastalığı yüzünden yeniden karardı. Doktorların ağır mental ve Sara (Epilepsi) teşhisi koyduğu gencin tedavi masraflarını karşılayamayan ailesi umutsuz bir şekilde çocuklarının düzeleceği günü bekliyor.

    “TEK AMACIMIZ MUSTAFA’NIN İYİLEŞMESİ”

    1999 yılında geçirdiği iş kazası sonucu sağ kolunu kullanmakta zorluk çeken ve çalışamadığı için malulen emekliliğe ayrılan gencin 43 yaşındaki babası Haydar Çalık, yardımseverlerin çocuğunun tedavisi için destek olmalarını istedi. Kendileri için bir şey istemediklerini, amaçlarının sadece çocuklarının iyileşmesi olduğunu belirten baba Çalık, “3 yıldan bu yana ciddi şekilde rahatsız. İlgi ve alaka olmazsa daha da şiddetleniyor. Sağ kolumdan iş kazası geçirdiğim için çalışamıyorum. Mustafa’mın tedavisi için destek bekliyorum. Tek amacımız Mustafa’nın iyi olması ve daha iyi şartlarda yaşamını sürdürebilmesi” dedi.

    “İYİLEŞTİ, YENİDEN HASTALANDI”

    Oğlunun durumuna kahrolan anne 42 yaşındaki Hatice Çalık ise, çocuğunun sağlıklı günlerine kavuşacağı günlerin hayali ile yaşadığını kaydetti. Maddi imkansızlıklar nedeniyle çocuklarının tedavisine devam edemediklerini ifade eden anne Çalık, “1.5 yaşında havale geçirdi. Ne olduğunu anlayamadık. 7 yaşına kadar böyle devam etti. 7 yaşında okula gidemedi. Daha sonrasında okula gitti ve düzelmişti. 3 yıl önce yine havale geçirdi ve bu hale geldi. 3 yıldan bu yana uğraşıyoruz. 3 ay çay kaşığı ile besledik. Epilepsi olduğunu söylediler. Psikolojik olduğunu söyleniyor ve 3 çeşit ilaç kullanıyor. Sürekli olarak gezmek istiyor. Buna da gücümüz yetmiyor. Gezdirmeyince de huysuzlanıyor, ısırmaya başlıyor. Kendim de rahatsızım gücüm, dermanım da yetmiyor. Ben oğlumun yürüyüp, kendisine bakabilmesini istiyorum” ifadelerini kaydetti.

    “OĞLUM İÇİN YARDIM İSTİYORUM”

    Yardımseverlerin oğlunun elinden tutmasını isteyen anne Çalık, “Tedavisi için İstanbul’da bir hastaneye gidiyorduk. İlaçlarla düzelmeye başladı. Haplarla sakinleşiyor, ilaçlarını vermezsek de hırçınlaşıyor. Şu anda maddi imkansızlıklar yüzünden hastaneye götüremiyoruz. Eşim malulen emekli, çalışamıyor. Bu nedenle de ihtiyaçlarını karşılayamıyoruz. Mustafa’mın bir an öne iyileşebilmesini istiyorum. Mustafam için yardım istiyorum. Büyüklerimizden, yardımsever vatandaşlarımızdan sadece oğlum için yardım istiyorum” şeklinde konuştu.