Etiket: Kararttı

  • Sivasspor hakemi kararttı!

    Sivasspor hakemi kararttı!

    DG Sivasspor, Beşiktaş maçının ardından hakem Arda Kardeşler’e imalı bir paylaşımda bulundu.

    Süper Lig’in 15. haftasında Sivasspor, deplasmanda Beşiktaş’a 3-0 yenildi. Siyah-beyazlıların 19. dakikada Güven Yalçın’la kaydettiği golün öncesinde Rosier’in taç çizgisinde topukla verdiği pas ise tartışmalara yol açtı. Sivassporlu futbolcular Güven’in golü sonrasında uzun süre bir önceki pozisyonda Rosier’in topu taçtan çevirdiğine dair itirazlarda bulundularsa da VAR incelemesi sonrasında orta hakem Arda Kardeşler golün geçerli olduğuna hükmetti.

    Maçtan 3-0 yenik ayrılan Sivasspor, maçın ardından sosyal medya hesaplarından hakem Arda Kardeşler’e imalı bir paylaşımda bulundu. Maçın skor tabelasını ve futbolcular ile hakemin olduğu fotoğrafı paylaşan kırmızı-beyazlı kulüp müsabakanın hakemi Arda Kardeşler’i siyah-beyaza çevirdi.

    Yapılan bu paylaşım kısa sürede binlerce etkileşim topladı.

  • DAEŞ küçük çocuğun hayatını kararttı

    Suriye’de evlerinin bahçesinde oyun oynarken DEAŞ’ın gömdüğü mayına basarak bir ayağını ve iki gözünü kaybeden 9 yaşındaki Ahmed Hayik ve ailesinin yürek burkan hikayesi herkesi duygulandırdı.

    Savaştan kaçarak evlerini terk etmek zorunda kalan milyonlarca aileden biri olan Hayik ailesinin 9 yaşındaki oğlu Ahmed’in yaşadıkları yürekleri dağlıyor. Halep kuşatması sırasında Azez bölgesine yerleşen ailenin mutlulukları 9 gün sürdü. DAEŞ tarafından evlerin bahçesine yerleştirilen mayına basan Ahmed hem bir ayağını, hem iki gözünü kaybetti. Türkiye’ye getirilen ve İHH tarafından sahip çıkanlan aile her şeye rağmen umutlarını kaybetmiyor. Baba Mahir Hayik İHH kili lojistik merkezinde çalışarak ailesini geçindirmeye çalışıyor. Bir ayağını kaybeden ve iki gözü görmeyen Ahmed ise hayata küsmeyerek etrafına gülücükler saçarak herkese ders veriyor.

    Tek hayali okumak olan Ahmed’in isteğini İHH gerçekletirdi. Kilis’te görme engellilerin eğitim gördüğü yerde eğitim alan Suriyeli çocuk artık daha da mutlu. İnegöl’den Suriye’ye giden İnegöl İHH İnsani Yardım Derneği Başkanı İlhan Tatlı, yönetim kurulu üyeleri, basın mensupları, İHH Marmara Bölge koordinatörü Ruhi Ademoğlu, Kilis’te Suriyeli aileleri yaşadıkları evlerinde ziyaret etti. Ziyarette neşesiyle çevresindekilere mutluluk saçan Ahmed’in beslediği kuşuyla mutlu anları kameraya böyle yansıdı.

    İHH’nın ekmek fırınında çalışan baba Mahir Hayik, 4 çocuğu ve eşiyle birlikte hayatlarını sürdürüyor. Bölgede yapılan ikinci ziyaret ise yürekleri bir kez daha dağladı. Patlama sonucunda babalarını kaybeden 2 çocuğa babaanneleri bakıyor. İHH’nın yardımlarıyla hayatlarını sürdüren aile, dükkandan bozma evde kalıyor.

  • Devraldığı şirket hayatını kararttı

    İzmir’de yaşayan Barış Tak’ın (22), devraldığı şirket nedeniyle hakkında 254 dava açıldı. Bugüne kadar 110 yıl hapis cezası verilen Tak, hakkında Türkiye’nin çeşitli illerinde devam eden davalarda, 600 yıl hapis cezası daha isteniyor.

    İzmir’in Buca ilçesinde yaşayan ve güvenlik görevlisi olarak bir firmada çalışan Barış Tak, sözleşmesi sona erince şirketten ayrılarak yeni bir iş aramaya başladı. Alsancak semtinde bir sigorta şirketine iş başvurusunda bulunan Tak, burada çalışmaya başladı. Bir süre sonra sigorta şirketinin sahibi İ.A., iddiaya göre, bazı sıkıntıları olduğunu söyleyerek, firmayı kağıt üzerinde Barış Tak’a devretme teklifinde bulundu. Ücretine zam yapılan Tak, evlilik hazırlığı da yapacağı için bu teklifi kabul ederek şirketi üzerine devraldı. İddialara göre, şirketin çağrı merkezinde çalışanlar ise telefonla aradıkları ve sağlık sigortası satma bahanesiyle kredi kartı bilgilerini aldıkları vatandaşların hesaplarından para çekti. Yurt dışında ve Türkiye’nin farklı illerinde bu şirket tarafından dolandırıldıklarını anlayan çok sayıda kişi şikayetçi oldu. Verilecek yüksek ücretin cazibesine kapılarak şirketi üzerine devraldığı ileri sürülen Barış Tak, 14 Mart 2018’de polisin düzenlediği operasyonla Buca’daki evinde gözaltına alındı.

    Emniyetteki sorgusunun ardından adliyeye sevk edilen Tak, tutuklanırken, Barış Tak hakkında, “Başkasına ait banka ve kredi kartını izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama” suçlamasıyla 254 dava açıldı. Tutuklu bulunduğu Menemen Cezaevinden diğer illerdeki duruşmalara Ses ve Görüntü Bilişim Sİstemi (SEGBİS) ile bağlanarak katılan Tak’a sonuçlanan bazı davalardan toplam 110 yıl hapis cezası verildi. Barış Tak, 15 dosyadan beraat ederken, diğer davalarda 600 yılla yargılanmaya devam ediyor.

    “Oğlum patron kurbanı”

    Barış Tak’ın MS hastası ve aynı zamanda yüzde 96 engelli olan, yürüyemeyen babası Ayhan Tak (60) ile annesi Emine Tak (60), çocuklarının suçsuz olduğunu ileri sürerek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan ve Adalet Bakanlığından yardım istedi.

    Oğlunun yüksek ücret vadeden patronunun kurbanı olduğunu ve suçsuz yere hapis yattığını savunan baba Ayhan Tak, “Ben MS hastasıyım, bana eşim bakıyor. Oğlumun durumu bizi ailecek yıktı. Ben ölmeden önce masumiyetine inandığım çocuğumun aklanmasını istiyorum. Başka bir şey istemiyorum. Benim oğlum kandırıldı, üzerine şirket devredildi. Oğluma 3 bin lira maaş teklif edilmiş. O da paraya ihtiyacı olduğu için kabul etmiş. Benim oğlumun şirket kurup yanında 30 kişi çalıştıracak gücü yok. Bankalarda tek bir kuruşu yok. Evleneceği için kredi çekerek eşya almıştı. Onun borcu bile duruyor. Zaten bu borcu ödeyebilmek için bu işi kabul etmiş” dedi.

    “Bu paralar hep yurt dışından çekilmiş” diyen baba Tak, “Benim çocuğumun bunu yapabilecek bir aklı yok. Mahkemelerden tek ricam, benim çocuğumun para trafiği araştırılsın. Bu paraları kim çekmiş, araştırılsın. Bu araştırma yapılırsa benim çocuğum aklanacak. Şu anda utanç duyuyorum ve dolandırılan insanlardan suçsuz olmasına rağmen oğlum adına özür diliyorum. Benim çocuğum masumdur ve kandırılmıştır. Gerçek suçlular yurt dışındadır. Zaten paralar da Brüksel’den, Kiev’den, Malta’dan çekiliyor. Benim oğlum hiçbir zaman yurt dışına da çıkmadı, pasaportu bile yok” ifadelerini kullandı.

    Oğlunun davalardan ceza almaya devam ettiğini belirten baba Tak, “Bizim avukat tutacak paramız bile yok. O kadar çok dosyası var ki hiçbir avukat da kabul etmiyor” dedi.

    Barış Tak’ın annesi Emine Tak ise oğlunun işe başlamadan önce aldığı Adli Sicil Kaydını göstererek, “Eskiden tertemiz sicili vardı. Şimdi 3 sayfa Adli Sicil Kaydı çıkıyor. Bu günden güne çoğalıyor” diye konuştu.

  • Sağlık Bakanlığı Filistinliler için Twitter hesabını kararttı

    Sağlık Bakanlığı, ABD’nin büyükelçiliğini Kudüs’e taşıması ve İsrail’in Filistinlilere yönelik katliamına tepki amacıyla resmi Twitter hesabını karartı.

    İsrail askerlerinin, ABD’nin Tel Aviv Büyükelçiliğini Kudüs’e taşımasını protesto eden Filistinlilere yaptığı katliama bir tepki de Sağlık Bakanlığı’ndan geldi. Filistinlilere destek, İsrail’e tepki olarak resmi Twitter hesabını düzenleyerek ‘Sağlık Bakanlığı’ yazısını siyaha döndürdü. Kapak fotoğrafı ise siyah kurdele ile değiştirdi.

  • Sivilce ilacı hayatını kararttı

    Kullandığı sivilce ilacı karaciğer yetmezliğine neden olan 2 çocuk annesi Sibel Çilingir, kardeşinden yapılan karaciğer nakli ile yeniden hayata tutundu. Sivilce ilacı ile hayatı kararan Sibel Çilingir, yapılan karaciğer naklinin ardından taburcu edildi.

    Çorum’da yaşayan 35 yaşındaki Sibel Çilingir, yüzündeki sivilcelerden rahatsız olunca dermatoloji uzmanına giderek muayene oldu. Burada kendisine reçete edilen ve doktorun önerisi ile sivilce ilacını tedaviden 2 hafta sonra kullanmaya başlayan Çilingir, bir süre sonra rahatsızlandı. Vücudunun çeşitli yerlerinde şişlikler oluşan ve ardından cildi sararan Çilingir, halsizlik ve kusma gibi rahatsızlıklar yaşamaya başladı. Bunun üzerine Çorum Devlet Hastanesine giden Sibel Çilingir’in karaciğerinin büyük hasar gördüğü tespit edilirken, Çilingir burada bir süre kaldıktan sonra İstanbul’da özel bir hastaneye sevk edildi. Bu hastanede de bir süre tedavi gören kadın, doktorların çabası ve kardeşinden yapılan karaciğer nakli ile yeniden hayata tutundu. Hastanede 12 gün boyunca yatan Sibel Çilingir, yapılan karaciğer naklinin ardından sağlığına kavuşarak taburcu edildi.

    Sibel Çilingir’in sağlık durumu ile ilgili açıklama yapan Prof. Dr. Kamil Yalçın Polat, “Sibel hanım bize gelmeden önce 6 hafta süreyle bizim akne dediğimiz, halk arasında sivilce olarak bilinen nedenden dolayı bir ilaç kullanıyor. Tabi bu ilacı 6 hafta kullanıyor ama giderek bir halsizliği ve sarılığı ortaya çıkıyor. Bundan sonra da bize müracaat etti. Geldiğinde çok ciddi anlamda bir sarılığı vardı. Biz hastanemize yatırdık. Üç haftalık bir medikal tedavi uyguladık. Ama bütün bu yapılan tedavilere rağmen karaciğer fonksiyonlarının giderek bozulduğunu, genel durumunun bozulduğunu gözlemledik. Bunun üzerine de karaciğer nakli yapmaya karar verdik” şeklinde konuştu.

    Kardeşinin karaciğeri ile yeniden hayata döndü

    Son olarak karaciğer biyopsisi yaptıklarını vurgulayan Prof. Dr. Polat, “Biyopside de karaciğerinde yüzde 80 oranında nekroz olduğunu yani hücre ölümü olduğunu gördük. Ve kardeşi canlı verici olmak durumunda oldu, uyum sağladı. Biz de karaciğer nakli yaptık. Yaklaşık 12 gün bizde yattıktan sonra taburcu oldu.

    Tabi burada önemli olan şey vurgulamak istediğimiz, insanlarla paylaşmak istediğimiz şey şu. Çok basit bir sivilce ilacı bile insanları çok ağır klinik tablolara sokup çok ağır olan bir karaciğer nakil ameliyatına kadar götürebiliyor. Çok şükür ki karaciğer nakli yapma imkanımız, böyle hastanelerimiz, merkezlerimiz var ve bu şekilde hastalarımızı ayakta tutabiliyoruz. Ama biz bu hastaya karaciğer nakli yapmasaydık şimdi kaybetmiş olacaktık” ifadelerini kullandı.

    Yapılan naklin ardından Sibel Çilingir’in sağlığına kavuştuğunu ifade eden Prof. Dr. Polat, “Hastamız normal hayatına döndü tabi. Şimdi taburcu oldu, ilaçlarını kullanıyor. Kontrollerini geliyor ama tamamen sağlıklı. Kan değerleri tamamen normal. Bundan sonraki süreçte tamamen beraber ameliyat sonrası bakımı ve takibini yapacağız” diye konuştu.

    Bu şekilde ilaç kullanan hastaları ve meslektaşlarını da uyaran Prof. Dr. Polat, “Öncelikle şu basit bir sivilce. Ben her konuda tıpta özellikle, tedavinin algoritmik bir düzende olmasını öneriyorum yani tüm branşlar için. Sonuçta Dermotoloji alanındaki uzman arkadaşlar bunu biliyorlardır. Ama bunu bir kez daha vurgulamak gerekiyor. Her tedavinin belirli bir aşaması olmalı. Yani bu tedavilere basitten başlayarak belki ağıra gitmeli. Sivilce konusunda bu tür ilaçlar belki daha sonraki aşamalarda kullanılmalı, daha basit tedaviler olmalı. Bu tek dozda da olabiliyor, uzun süreli kullanımda da olabiliyor. Eğer hastalar bu ilacı kullanacaklarsa doktor tavsiyesi ile reçetesi ile kullanmalı. Doktorlarının mutlaka takibinde olmalı ve en ufak bir yan etki görüldüğü zaman ilacı bırakmak gerekebilir. Buna dikkat etmek gerekiyor. Komşuların yakınların tavsiyeleri ile ilaç kullanmalarını önermiyoruz. Kesinlikle böyle bir şeye girmesinler hastalarımız. Önerimiz doktor kontrolünde ve onun takibinde ancak bu tür ilaçları kullanmalarının gerektiğini söylemek istiyorum” dedi.