Etiket: Kararlıyız”

  • TESK Genel Başkanı Palandöken: “Çocuk işçiliğini bitirmeye kararlıyız”

    Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından geçtiğimiz yıl ülkemizde 18 yaşından küçük 101 bin 650 çocuk işçi olduğu bildirildi. Konfederasyonumuz, UNICEF ile iş birliği sağlayarak bu sorunu ortadan kaldırmaya kararlıdır” dedi.

    Çocuk işçiliğini bitirmeye kararlı olduklarını bildiren TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “Ülkemizde son dönemde yaşanan göçler sebebiyle çocuk işçiliğinde yoğun bir artış gözlemleniyor. Oyun oynaması, ailesiyle vakit geçirmesi, eğitim öğretim görmesi gereken yaşta çalışan çocukların fiziksel ve zihinsel olarak gelişimleri olumsuz yönde etkileniyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından geçtiğimiz yıl ülkemizde 18 yaşından küçük 101 bin 650 çocuk işçi olduğu bildirildi. Konfederasyonumuz, UNICEF ile iş birliği sağlayarak bu sorunu ortadan kaldırmaya kararlıdır” ifadelerini kullandı.

    Dünyada ve Türkiye’de çocuk işçiliği sorununun ciddi boyutlarda yaşanmaya başladığını vurgulayan Palandöken, “Çocuk işçiliği ülkemizin ve yaşadığımız dünyanın kanayan yaralarından birisidir. Dünya Çalışma Örgütünün (ILO) verilerine göre dünyada yaklaşık 168 milyon çocuk işçi var. Suriye’den ülkemize yaşanan göçler ise maalesef ülkemizdeki çocuk işçiliğindeki artışa sebep oldu. TÜİK verileri çalışan çocukların yüzde 78’inin kayıt dışı çalıştığı sonucuna ulaştı” diye konuştu.

    Palandöken, UNICEF ile yapılan iş birliğiyle kendi alanlarındaki tüm sektörlerde çocuk işçiliğini bitirmeye kararlı olduklarını belirterek şunları söyledi:

    “Çocuklarımızın mesleki eğitime erişim imkanlarını iyileştirmek, teşkilatımıza üye iş yerlerinde çalışan çocukların hepsine ulaşabilmek amacıyla iş yeri denetleme ve danışmanlık grubu modeli oluşturacağız. İlk defa hükümet dışı bir kuruluş gönüllü olarak bağlı iş yerlerini denetleyecek. UNICEF ile iş birliği sağlayarak 3-4 Temmuz’da birlik ve federasyon başkanlarımıza, 10-11 Temmuz’da birlik ve federasyonlarımızın genel sekreterlerine Antalya’da ‘Çocuk Hakları ve İş İlkeleri’ konulu bilgilendirme ve eğitim semineri düzenleyeceğiz. Oluşturduğumuz iş yeri denetleme ve danışmanlık gruplarının eğitilmesi yoluyla da çocuk işçiliğinin önüne geçeceğiz.”

  • Memur-Sen Genel Başkanı Yalçın: “İş güvencesini korumakta kararlıyız”

    Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, “Siyasette, sivil demokratik yönetimde vesayete ne kadar karşıysak, vesayetin ifşası ve imhası için ne kadar kararlıysak iş güvencesi üzerinden kamu personel sisteminde, kamu görevlileri üzerinde, emeğimiz ve ekmeğimiz üzerinde vesayet oluşturulmasına da en az o kadar karşıyız. İş güvencesini korumakta, kapsamını genişletmekte o kadar kararlıyız” dedi.

    Memur-Sen tarafından ülke genelinde başlatılan “Memur-Sen’e Davet Tercihimiz Evet” buluşması Adana’da gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, “Memur-Sen olarak ülkemizin siyasi geçmişte yaşadığı siyasi krizlerin büyük bölümünün darbe anayasalarından kaynaklandığını biliyoruz. Hükümet sisteminde değişikliği doğru bir adım olarak görüyoruz. Çok başlı yürütme erkinden vazgeçilmesini, cumhurbaşkanlığı sistemiyle tek başlı yürütme modelinin benimsenmesini destekliyoruz. Bu anlamda 16 Nisan’da gerçekleştirilecek anayasa değişikliğine de evet diyor, ’tercih evet’ çağrısıyla milletimizden de evet bekliyoruz” diye konuştu.

    “Yürütmede çok başlılık siyasi krizlere, karar alma süreçlerinde gecikmelere neden olurken, istihdam türü yönüyle kamu personel sisteminde çok çeşitlilikte, iş barışının bozulmasına, enerji kaybına, hak ihlallerine ve motivasyon kaybına sebep oluyor” diyen Yalçın, “Bu yüzden Memur-Sen olarak 4/C kapsamındaki geçici personelin, 4/B sözleşmeli personelin, farklı kurumlarda geçici istihdam edilerek hizmet sunanların, memur işi yapan kamu işçilerinin kadroya geçirilmesi; kamuda ya 4/A ya da 4/D kadrosunda çalışma olması teklifinde ısrarcıyız. Güvence içermeyen, güvence noktasında esneklik içeren istihdam türlerinden kurtulma teklifimize bürokrasinin de evet demesini bekliyoruz” şeklinde konuştu.

    “İş güvencesini hedef aldırtmayız”

    Yalçın, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

    “Biz, kamu personel sisteminde güvencesiz istihdama son verilmesini teklif ederken, bunun mücadelesini verirken; siyaset ve bürokrasiden ilgili ilgisiz birçok özneden aksi yönde beyanlar ve açıklamalar yapılıyor. İş güvencesini yok etmeye, hiç etmeye dair çalışmalardan, hedeflerden söz ediliyor. Biz milletle beraber Türkiye’nin içe dair sorunlarını, siyasi alanla ilgili tasarım bozukluklarını gidermenin hesabını yaparken, iş güvencesini yok etmenin hesabını yapanların beyanları bizi üzüyor ve geriyor. Vesayet noktasında sivil siyasetin güvence altına alınmasına odaklanan Türkiye fotoğrafı ile kamu personel sisteminde iş güvencesini hedef alan tutumlar, beyanlar birbirine yakışmıyor. Siyasette vesayete karşı güvence sistemleri ve zeminleri oluştururken, kamu personel sisteminde keyfiyete karşı güvencenin, iş güvencesinin kaldırılması yönünde sarf edilen cümleler basiret ve isabet yönü olmayan cümlelerdir. Siyasette, sivil demokratik yönetimde vesayete ne kadar karşıysak, vesayetin ifşası ve imhası için ne kadar kararlıysak iş güvencesi üzerinden kamu personel sisteminde, kamu görevlileri üzerinde, emeğimiz ve ekmeğimiz üzerinde vesayet oluşturulmasına da en az o kadar karşıyız. İş güvencesini korumakta, kapsamını genişletmekte o kadar kararlıyız. Memur-Sen olarak dün olduğu gibi bugün de, yarın da iş güvencesine yönelik olumsuz her beyana, her düşünceye, her hazırlığa ya da dayatmaya karşı çıkarız. Emeğimizi ve ekmeğimizi hedef alacak her yaklaşıma karşı direnç geliştiririz. Hükümet sistemi değişsin, sonrasında kamuda da iş güvencesini değiştiririz şeklinde bir yaklaşımla hareket etmeyi düşünenler varsa şimdiden hayallerini ve hedeflerini değiştirsinler. Demokrasinin, milli iradenin, sivil siyasetin güçlenmesine, vesayetin ve krizlerin yok edilmesine nasıl evet diyorsak, iş güvencesinin ortadan kaldırılmasına, sınırlarının daraltılmasına, esnetilmesine, değersizleştirilmesine yönelik en ufak adıma da, söze de, girişime de kesinlikle hayır diyoruz. İçinde bulunduğumuz dönemde iş güvencesi üzerinden cümle kuranlara tavsiyemiz, gerçekleşmesine izin vermeyeceğimiz bu işlere zaman ayırmak yerine Ağustos ayında gerçekleştireceğimiz toplu sözleşme görüşmelerinde evet diyeceğimiz teklifleri hazırlamaya yoğunlaşsınlar. Daha hayırlı ve doğru bir iş yapmış olurlar. Hem de bizi, milleti ve kamu görevlilerini gereksiz bir gündemle geren ve yoran pozisyonda olmaktan kurtulurlar.”

    “Memur-Sen her zaman dik durmuştur, duracaktır”

    Programın açılış konuşmasını yapan Memur-Sen İl Başkanı Mehmet Sezer, darbe girişiminin hemen ardından Genel Başkan Ali Yalçın’ın açıklamalarıyla sokağa çıktıklarını ve sonucunda da darbe girişiminin engellendiğini hatırlatarak, “O gün teşkilatımız büyük bir özveri ile bu millete ne kadar bağlı olduğunu bir kez daha gösterdi. Memur-Sen her zaman dik durmuştur. 15 Temmuz’da dik durmuştur, 16 Temmuz’da dik duracaktır” dedi.

    Sezer, programın sonunda Ali Yalçın’a TRT ekranlarından Memur-Sen teşkilatlarını direnmeye çağırdığı anın fotoğrafını hediye etti.

    “Bu devletin omurgasını memurlar oluşturuyor”

    Programda konuşan Yüreğir Belediye Başkanı Mahmut Çelikcan ise, Memur-Sen’e ev sahipliği yapmaktan büyük onur duyduklarını belirterek, “Bu devletin omurgasını sizler yani memurlar oluşturuyor. Tabi ki siyasi irade ülkeyi yönetiyor ama bunu devlette görev yapan memurlar eliyle yönetiyor. Onun için Allah sizlere güç versin” diye konuştu.

    Demokrasi nöbetlerinde Memur-Sen teşkilatlarının örnek duruşunu hatırlatan Çelikcan, “15 Temmuz’dan sonraki günlerde meydanları özellikle Memur-Sen üyelerinin doldurmuş olması çok anlamlıydı. 16 Nisan’da istikbalimiz için, istikrarımız için, Türkiye’de birçok şeyin değişmesi için bir daha eski günlerin yaşanmaması için hainlere, işbirlikçilerine, her türlü ihanete karşı cevap vereceğiz” şeklinde konuştu.

    “Memur-Sen lazım olan cevabı verdi”

    AK Parti Adana İl Başkanı Fikret Yeni de, Memur-Sen’in ve teşkilatlarının darbeye karşı direnişini hatırlatarak, “Türkiye 15 Temmuz’da asrın en büyük ihanetini yaşadı ama milletimiz de o şanlı duruşu sayesinde asrın en büyük zaferini ortaya koydu. Ve bu büyük zaferde Memur-Sen olarak en ileride bulundunuz. 15 Temmuz akşamı o hain darbe girişiminin başladığı saatten itibaren 27 gün boyunca onurlu nöbetimizde bayrağı en önde taşıyan tüm Memur-Sen’li kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum. Allah hepinizden razı olsun” dedi.

    Yeni, Memur-Sen’in referandum tercihinin diğer STK’lara örnek olduğunu belirterek, “Memur-Sen olarak devletimizin istiklali söz konusu olduğunda, hukukun üstünlüğü söz konusu olduğunda yine Memur-Sen en önde adımını attı ve inanıyorum ki birçok sivil toplum kuruluşuna örnek olacak şekilde Türkiye’ye lazım olan cevabı verdi. İnşallah vermiş olduğunuz bu ‘evet’ cevabı 16 Nisan’da bereket olur. Bundan dolayı da şimdiden ortaya koyduğunuz katkıdan dolayı teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

  • Erdem; “Muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkmakta kararlıyız”

    AK Parti Aydın Milletvekili Mehmet Erdem, “Türkiye Cumhuriyeti, muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkabilme idealini kararlıkla sürdürmektedir” dedi.

    10 Kasım nedeniyle bir anma mesajı yayınlayan Mehmet Erdem, “Her geçen gün bir adım daha ilerleyerek dünyanın önemli ve saygın devletlerinden birisi olan Türkiye Cumhuriyeti, muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkabilme idealini kararlıkla sürdürmektedir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere Kurtuluş Savaşını kazanmamızı sağlayan ve Cumhuriyet’i kuran kadrolara karşı, Türkiye Cumhuriyeti’nin İlelebet payidar kalabilmesi, büyük sorumluluğumuz olduğu kadar gelecek nesillere karşı da en büyük ödevimizdir.

    Bize bu onurlu mirası bırakan Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, ebediyete intikalinin 78. yıl dönümünde, çalışma ve silah arkadaşlarını, tüm şehitlerimizi bir kez daha minnet, şükran ve saygıyla anıyorum” ifadelerini kullandı.

  • Esad: “Tüm bölgeleri terör örgütlerinden temizlemeye kararlıyız”

    Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, bayram namazını kıldığı Deraya’yı gezerken yaptığı açıklamada, “Ülkemizin tüm bölgelerini terör örgütlerinden temizlemeye ve yeniden inşa etmeye kararlıyız” dedi.

    Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, namazını başkent Şam’ın güneyinde bulunan Deraya’daki Saad Ibn Muaz Camii’nde kıldı. Esad’a çok sayıda hükümet yetkilisi, bakan ve milletvekili eşlik etti.Esad bayram namazının ardından milletvekilleri ile Deraya kentini gezdi. Esad, kenti gezerken yaptığı açıklamada, “Ülkemizin tüm bölgelerini terör örgütlerinden temizlemeye ve yeniden inşa etmeye kararlıyız” dedi.

  • Yılmaz: “FETÖ mücadelesinde kararlıyız”

    Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Enver Yılmaz, bazı kesimlerce ‘Ordu’da FETÖ mücadelesinde gevşeklik var’ dedikodularının yapıldığını belirterek, “15 Temmuz sürecinden sonra başlayan FETÖ mücadelesinde kararlıyız. Ordu’nun nüfusu 730 bindir ve Ordu’da FETÖ soruşturmaları kapsamında bugüne kadar 926 kişi hakkında işlem yapılmıştır. Bu küçümsenmeyecek bir rakamdır” dedi.

    Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Enver Yılmaz, düzenlediği basın toplantısında gazetecilerin sorularını cevaplandırdı. Bazı kesimlerce ‘Ordu’da FETÖ mücadelesinde gevşeklik var’ dedikodularının yapıldığını belirten Başkan Yılmaz, “15 Temmuz sürecinden sonra başlayan FETÖ mücadelesinde kararlıyız. Ordu’nun nüfusu 730 bindir ve Ordu’da FETÖ soruşturmaları kapsamında bugüne kadar 926 kişi hakkında işlem yapılmıştır. Bu küçümsenmeyecek bir rakamdır” ifadelerini kullandı.

    “FETÖ ile en büyük mücadeleyi biz yapıyoruz”

    Doğu Karadeniz’de büyükşehirler bazında FETÖ ile en büyük mücadeleyi kendilerinin verdiğini iddia eden Başkan Yılmaz, “Ben Büyükşehir Belediyesi olarak 14 kişiyi açığa almışım. Hizmet alımı süresi içerisinde muhtemelen 3-4 kişi daha olabilir. Bu 20’ye yükselebilir. Giresun Belediyesi’nde 1, Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nde 1 personel açığa alınırken Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin personeli benim 2.5 katı olmasına rağmen hiç açığa alınan personel bulunmuyor. Sokak dedikodusu yapan arkadaşlar bunu görmüyor mu?” diye konuştu.

    “Sokakta dedikodu yapanların kim olduğu bellidir”

    Ordu’da açığa alınan, görevden uzaklaştırılan, gözaltına alınan veya tutuklanan kamu personeline bakıldığında büyük oranının 2011-2015 dönemlerinde göreve getirilenler olduğunu vurgulayan Yılmaz, gerek şahsı gerekse etrafında bulunan insanlar ile ilgili hakaret ve asılsız iftira atan kişilerin durumlarına dikkat çekti.

    İsim vermeden AK Parti’den ihraç edilen eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’i eleştiren Yılmaz, şöyle konuştu: “İçişleri Bakanı Efkan Ala, ‘Göreve geldiğimde 81 il emniyet müdüründen 74’ü FETÖ’cüydü’ açıklaması yaptı. Efkan Ala’dan önceki İçişleri Bakanı kimdi? Biliyoruz, sormaya gerek var mı? Yok. Bugün Ordu’da bize her türlü iftirayı atanlar, 74 emniyet müdürünü illere emniyet müdürü yapan zihniyetin hem eski mebusları hem danışmanları hem piyasadaki FETÖ’nün baş adamlarıdır. Bu kişiler de 81 il emniyet müdüründen FETÖ’cü 4’ünü atayan, Samanyolu TV’nin kapatılması esnasında 1 numaralı sanık Ekrem Dumanlı’nın elini kaldırarak ‘Ben buradayım’ diyen eski bakanın buradaki uç beyleridir. Biz bunu görmüyor muyuz sanki? 2011 yılından 2015 seçimlerine kadar siyasette bulunanlar, 81 il emniyet müdürünün FETÖ’cü 74’ünü atayan kişiler değil miydi? Başka soruya gerek var mı? Neyi konuşuyoruz? İl olarak Ordu’da OHAL süreci dahil olmak üzere FETÖ ile mücadelede gevşeklik var diyen kim? 74 FETÖ’cü emniyet müdürünü atayan zihniyetin eski danışmanları, eski mebusları. Birbirimizi kandırmayalım. Bunların isimlerini biliyorsunuz. Bunları vekil yapan kim? 1 numaralı sanığın elini havaya kaldıran eski bakandır.”

    “Şahsıma hakaretleri affetmem”

    AK Parti Ordu İl Teşkilatı’nın 1 numaralı üyesi olduğunu hatırlatan Enver Yılmaz, AK Parti’liliğinin tartışılamayacağını dile getirerek, sosyal medyada yazılanlara dikkat çekti. Yılmaz, şöyle konuştu: “FETÖ’nün taktiğidir. Partililiği ve FETÖ düşmanlığı tartışılmayanlar hedef alınır. Sosyal medya diye bir ucube var. Ben sosyal medya kullanıyorum. Ordu’da en fazla takipçisi olan benim. Ancak ben sosyal medyayı meşru sınırlar içerisinde kullanıyorum. Kimseye iftira atmıyorum. Ama akşam saat 21.00’de kafayı çekip sabah sarhoşluğunu fark edip yazıyı kaldıran kadar meczup var memlekette. Akşam saat 21.00 gibi yazıyorlar çünkü o saatte kafayı çekiyorlar, sonra sabah ayılınca ah ben ne yapmışım diyorlar. Bu tür yazılanlarla ilgili Tayyip Erdoğan’ın taktiği de odur hiç muhatap almıyorum ve davayı açıyorum. Davayı açtıktan sonra araya koymadık adam bırakmıyorlar, ‘aman başkan ne olur şikayetinden vazgeç’ diye. Sadece siyasi bir konu olduğu için Cemal Enginyurt’a açtığım (MHP Eski Ordu Milletvekili) davadan vazgeçtim. Bunun haricinde şahsıma iftira, hakaret benzeri ne kadar suçlama varsa hepsiyle yargı önünde hesaplaşıyorum. Hepsini de kazanıyorum. Yakında Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı’nın yaptığı gibi belediyenin önünde döner ve sucuk ziyafeti yapacağım. Şu anda TEDES konusu da şahsıma hakaret edenleri de sayarsak istediğim tazminat miktarı 20-25 bin arası. Şu anda 10 bin TL tazminat kazandım. Öğle yemeğinde döner ikram edecek kadar var.”