Etiket: Kararlı

  • Evkur Yeni Malatyaspor’da futbolcular şampiyonluk için kararlı

    TFF 1. Lig ekiplerinden Evkur Yeni Malatyaspor’un kalecisi Ertaç Özbir ve orta saha oyuncusu Godson Azubuike, takımın son durumu ve şampiyonluk şanslarıyla ilgili basın mensuplarına açıklamalarda bulundular.

    Ertaç Özbir, kendisine kalede şans veren hocası İrfan Buz’a teşekkür ederek, “Hocama teşekkür ediyorum bana bu şansı verdiği için. Ben de bu şansı layıkıyla yerine getirdiğim için tabi çok mutluyum” dedi.

    Nurettin Soykan Tesisleri’nde gazetecilere açıklamada bulunan Ertaç ve Azubuike, şampiyonlukla ilgili iddialı konuştu.

    Ertaç: “Biz sahaya çıkacağız elimizden geleni yapacağız”

    Sakatlıkların başarılı sonuçlar almalarının önünde bir engel olamayacağını kaydeden Ertaç, “İster tek ayak olalım, ister çift ayak olalım, kim olursa olsun çıkıp elinden geleni yapacaktır. Buna kimsenin kuşkusu olmasın. Hocama teşekkür ediyorum bana bu şansı verdiği için. Ben de bu şansı layıkıyla yerine getirdiğim için çok mutluyum. Takım açısından da şu sıralar iyi gidiyoruz. Bazı şansızlıklarımız oluyor. Belki sahadan dolayı, belki başka nedenlerden dolayı sakatlıkları veriyoruz şuan. Ama olsun bunlar bizim için önemli değil. Biz sahaya çıkacağız elimizden geleni yapacağız” dedi.

    “Şampiyon olarak gidip, oradan şampiyon olarak dönmek istiyoruz”

    Ertaç, şampiyonluk şanslarını da değerlendirerek, “Ligin ikinci yarısı daha farklı ve zor geçer. Çünkü bazı takımlar ligde kalma mücadelesi veriyordur, bazı takımlar çıkma mücadelesi veriyordur. Bizimde tabi hedefimiz şampiyonluk. Bu yolda ilerlemek istiyoruz. Önümüzde Samsun maçı var. Bu maçtan da galip gelmek istiyoruz. Şampiyon olarak gidip, oradan şampiyon olarak dönmek istiyoruz. Tek amacımız bu. Konsantremiz bu yönde” diye konuştu.

    “Hedefim ilk önce Malatyaspor’u Süper Lig’e çıkarmak”

    Ertaç, hedefleri arasında Süper Lig’de oynamak olduğunu da kaydederek, “Hedefim ilk önce Malatyaspor’u Süper Lig’e çıkarmak. Devamında da zaten ligde kalıcı olmak. Malatyaspor isterse de öncelikle takımımla oturup, konuşup anlaşmak isterim. Öncelikle şuandaki bütün düşüncem Malatyaspor’dur. Ben elimden gelen mücadeleyi göstereceğim. İnşallah sezon sonu şampiyon olacağız. Bundan kimsenin şüphesi olmasın, herkesten dua bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

    Azubuike: “Şampiyonluğa inanıyoruz”

    Orta sahanın önemli ismi Nijeryalı Azubuike ise yaptığı açıklamada, “Çok sıkı çalışıyorum, bunu söylemeliyim. Gerçekten çok sıkı çalışıyorum, bu da sahaya yansıyor. Bunun semeresini alıyorum” dedi.

    Azubuike milli takıma çağrılmayışıyla ilgili de açıklamada bulunarak, “Tabi Nijerya gruplardan çıkamadı. Şampiyonda yok. Bu yüzden çağırmadılar. Bekliyordum tabi. Ama yine de bekliyorum. Ne zaman görev gelirse milli takımdan seve seve giderim” ifadelerini kullandı.

    “Takım olarak özverili çalışacağız”

    Ligdeki konumları itibariyle iyi bir noktada olduklarını belirten Azubuike, “Hem ikinciliğin tadını çıkarmamız gerekiyor. Bunun için çok çalışıyoruz. Ayrıca çok çalışmaya da devam etmek gerekiyor. Bütün takım olarak da özverili çalışacağız. Şampiyonluğa inanıyoruz. Yolun sonunda şampiyonluk gelecektir. Bu hafta oynayacağım Samsun maçı da zor olacak. Onlar için de bizim için de zor bir maç. Onlar alt sıralardan kurtulmak istiyorlar tabi. Ama biz de yenip liderliğimizi devam ettirmek istiyoruz” dedi.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “DEAŞ, PYD ve YPG’ye karşı kararlı bir duruşla Suriye’de huzuru getirmiş oluruz”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suriye konusunda, “Astana neticeleri de masaya yatırılmak suretiyle temenni ederim ki El-Bab, Münbiç ve Rakka’da yeni bir adım atılır. Böylece malum DEAŞ terör örgütüne karşı, PYD ve YPG’ye karşı kararlı bir duruşla Suriye’de oralara huzuru, sükunu getirmiş oluruz” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Afrika ziyaretinin son durağı olan Madagaskar’da temaslarına devam ediyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, düzenlediği basın toplantısında Türkiye’nin Rusya ile ilişkilerinin yeni olmadığını kaydederek, “Rusya’yla bizim gerek savunma sanayinde, gerek ekonomide, gerek ticari, gerek ağırlıklı olarak stratejik olarak doğalgaz ithalinde ciddi bir işbirliğimiz var ve bizim ticaret hacmimiz Rusya’yla bir ara 38 milyar dolara kadar çıktı. Bu çok ciddi bir rakam. Diğer ülkelerle bu rakamlara çıkan bir ticaret hacmimiz olmadı ama şu anda tabi düşmüş vaziyette, tekrar yükseleceğine inanıyorum. Turizmde bizim Rusya’yla ilişkilerimiz çok iyi. Almanya’dan sonra ikinci sırada Rusya yer almıştır. Öyle zannediyorum ki Rusya Almanya’yı da bu noktada her an geçebilir, geçecektir” ifadelerini kullandı.

    “Kuzey Suriye’den tehdit almadığımız sürece oraya bakışımız farklıdır”

    Rusya’yla tarihi ilişkilerin de ileri noktada olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu anda ise bölge ülkeleri olarak Suriye’deki gelişmelerin tabi gerek koalisyon güçleri olarak başta Amerika olmak üzere, gerekse bölgesel güç olması sebebiyle Rusya’yla bu işi nasıl çözeriz konusunda bu adımı attık ve bizler Amerika’ya da Astana ile ilgili çağrımızı yaptık. Nitekim Amerika oraya büyükelçisini gönderdi ve bu çalışmaları onlar da yakından takip ettiler. Kürt vatandaşlar konusuna gelince şüphesiz ki Türkiye’de de Kürt vatandaşlarımız var. Kuzey Irak’ta aynı şekilde Kürtler var, Suriye’nin kuzeyinde de Kürtler var. Ama yıllar yılı Suriye rejimi orada yaşayan Kürt kardeşlerimize pasaport dahi vermemiştir ve onları sürekli dışlamıştır. Ben kendisiyle görüşmelerimizin iyi olduğu dönemlerde Esed’e ’Niye pasaportlarını vermiyorsun, niye vatandaşlığa bunları kabul etmiyorsun? Bunlar senin ülkenin insanları’ demişimdir. Yaptık, yapıyoruz diye aldatmıştır. Ama şimdi bakıyorsunuz öyle anlar geliyor ki onları kullanmaya çalışıyor. Biz Kuzey Suriye’den tehdit almadığımız sürece oraya bakışımız farklıdır ama tehdit aldığımız sürece bakışımız farklıdır” açıklamasını yaptı.

    “El-Bab çevresindeyiz, oralarda bu çalışmalar sürüyor”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu anda Kuzey Suriye’de kimler var; PYD var, YPG var ve bunlar ülkemizin güneyindeki şehirlerimiz için tehdit oluşturuyorlar. Başından itibaren Sayın Obama’nın görevde olduğu dönemlerde kendisine açık net söylemişimdir. Burada terörden arındırılmış bir bölge ilan edelim. Güvenli bölge ve bu güvenli bölgede bakın mülteciler var, bu mülteci akınını durduralım. Güvenli bölgeye onları yerleştirelim. Bizde 3 milyon mülteci var. Bunları oralara yerleştirelim. Burada atmamız gereken adım nedir; ‘eğit-donattır’. Bunu biz yapıyoruz, yaparız. İki burası güvenli bölge olacağı için uçuşa yasak bölge ilan etmemiz lazım ve bir de buranın bir milli orduyla güvenliğini sağlamamız lazım. Şu ana kadar bu sağlanamadı ve sağlanamadığı için de belli bir süreçten sonra biliyorsunuz ülkemize olan bu saldırılara karşı biz Cerablus’tan operasyonlar başlattık, Er-Rai’den operasyonlar başlattık. Şu anda El-Bab çevresindeyiz, oralarda bu çalışmalar sürüyor. Amerika’daki yeni yönetimle koalisyon güçleri ne gibi adım atar onu bilemiyorum ama kendileriyle yapacağımız görüşmelerle birlikte ve Astana neticeleri de masaya yatırılmak suretiyle temenni ederim ki El-Bab, Münbiç ve Rakka’da yeni bir adım atılır. Böylece malum DEAŞ terör örgütüne karşı, PYD ve YPG’ye karşı kararlı bir duruşla Suriye’de oralara huzuru, sükunu getirmiş oluruz” dedi.

  • Birleşik Metal, Oyak Renault’ta yetkili sendika olmak için kararlı

    Birleşik Metal İşçileri Sendikası Genel Başkanı Adnan Serdaroğlu, Oyak Renault’ta 2017 yılının Mayıs ayında yapılacak yetki başvurusuna hazırlandıklarını söyledi.

    Yaşanan işten çıkarma ve baskılara rağmen Oyak Renault işçilerinin sendikalarının çatısı altında kaldığını belirten Birleşik Metal İşçileri Sendikası Genel Başkanı Adnan Serdaroğlu, “Oyak Renault işçileri, anayasa, yasalar ve uluslararası sözleşmelerin kendilerine tanıdığı sendika seçme hürriyetini kullanabilmeyi istiyor. Seçtikleri sendika tarafından temsil edilebilmeyi, toplu sözleşmelerin hazırlığından imzasına kadar her aşamasında sendikalarıyla birlikte söz sahibi olabilmeyi istiyor. Bu sebeple sendikamıza üye oldular. Oyak Renault işçileri, 2017 yılının Mayıs ayında yapılacak yetki başvurusuna sendikamızla birlikte kararlı bir şekilde yürüyor. Mart ayında sendikamızın işyerindeki örgütlülüğünü dağıtmayı hedefleyen büyük bir saldırı yaşandı. 75 işçi tazminatsız olarak işten çıkarıldı. Çok daha fazlası işten ayrılmaya zorlandı. MESS, bakanlık ve sarı sendika, iş birliği halinde Oyak Renault işçilerini sindirmek, onları hak arayamaz hale getirmek için çalıştı. Ancak istedikleri neticeyi alamadılar. Söylediğimiz gibi işçilerin çoğu sendikamıza üye” dedi.

    Adnan Serdaroğlu, “Oyak Renault işçileri başta olmak üzere, ulusal ve uluslararası kamuoyu bu konuda şirketten net bir tavır beklemektedir. Şirket, işçilerin çoğunun üyesi olduğu sendika tarafından temsil edilme hakkını tanımalıdır. Bu hak, Türkiye’nin de altına imza koyduğu ILO sözleşmelerinden kaynaklı olduğu kadar, artık kısa bir süre önce Yargıtay’ın kesinleşen bir kararı ile de kanuni statüye kavuşmuştur. Sendikamız Oyak Renault’da çalışan işçilerin çoğunluk sendikasıdır. Sendikamızın temsiliyetinin şirket tarafından tanınması hukuki bir durumdur. Oyak Renault işçilerinin sendikal temsiliyeti yetki tespitini beklemeksizin tanınmalıdır” şeklinde ifade etti.

    Oyak Renault işçilerinin sendika seçme hakkının güvencesi için uluslararası alanda da girişimlerde bulunduklarını belirten Adnan Serdaroğlu, “Fransa’da Renault fabrikalarında örgütlü CGT ve tüm dünya üzerinde Renault ile çerçeve sözleşme tarafı sendika IndustriALL, sendikamızın Bursa’daki fabrikada devam eden örgütlenme çalışmasını desteklemekle birlikte, yaşanan hak ihlallerini de takip etmektedir. Bu sendikalar, özellikle bu yıl mart ayında yaşanan işten çıkarma ve sonrasındaki gelişmelerin çerçeve sözleşmenin ihlali olduğu konusunda hemfikirdir. Ayrıca 9 üyemizin, uzunca süre idari izinli tutulup işten ayrılmaya zorlanması, bunu reddettikten sonra da aylarca fabrika dışında bir eğitim merkezinde mobbinge maruz bırakılması ve en sonunda işten çıkarılmaları da açık bir sendikal hak ihlali olarak kayıtlara geçmiştir. Bilindiği gibi Oyak Renault’ta işe yeni alınan işçiler altı ya da 11 aylık sözleşmelerle iş başı yaptırılıyor. Sözleşme süresi sona erince de ya gönderiliyor ya da kendisine ‘seni kadroya aldık’ deniyor. Bu yıllardır böyle uygulanıyor ve aslında yasal değil. Yapılan işin niteliği açısından 2 aylık deneme süresi sonunda diğer işçiler gibi sözleşmelerinin belirsiz süreli olarak kabul edilmesi, yani işçilerin tabiriyle kadrolu olarak çalışması gerekiyor. Konunun tespit edildiği tarih itibariyle fabrikada bu şekilde çalıştırıldığı anlaşılan 1022 yeni işçinin iş sözleşmeleri belirsiz süreli olarak kabul edilmiştir. Yani sendikamızın girişimleri sonucu Oyak Renault’ta artık altı aylık, 11 aylık sözleşme dönemi bitmiştir. Bütün işçilerin deneme süresi iki aydır. İşe yeni başlayan her işçi bu sürenin sonunda diğer işçilerle aynı haklara sahiptir” diye konuştu.

  • Erdoğan: “100 milyar dolar hedefine kararlı şekilde yürüme azmindeyiz”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye-Rusya arasındaki ticari hacimde hedefin 100 milyar dolar olduğunu hatırlatarak, “Böyle bir hedefe kararlı bir şekilde yürüme azmindeyiz” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin düzenledikleri ortak basın toplantısının ardından soruları yanıtladı. Suriye konusunun görüşmede ne kadar yer aldığı şekildeki soruya cevap veren Erdoğan, “Şu ana kadar yapmış olduğumuz görüşmede bu konuyu ele almadık. Basın toplantısından sonra tekrar bir araya gelip konuyu ele alacağız. Bunu bu toplantıdan sonra yapacağımız için şu anda bu konuyla ilgili bir şey söylemiyorum” dedi.

    Rusya Devlet Başkanı Putin de Suriye konusunda herkesin çözümden yana olduğunu ancak her konuda aynı fikirde olamadıklarını söyledi. Putin, “Bu toplantıdan sonra bu konuda başka bir toplantı yaparak çözüm için görüşeceğiz. Tabii ki demokratik bir çözümün ancak demokratik yollarla ulaşılabileceğine inanıyoruz. Bizim Suriye konusundaki bakışımız her zaman böyle olmuştu ve tabii ki bu konuda ortak bir amacımız olması da çözüm için ortak çalışabileceğimiz anlamına gelir” dedi.

    Türk Akımı’yla alakalı sorulan bir soruyu yanıtlayan Putin, “Bizim aramızdaki ekonomik ilişkiler hiçbir zaman siyasete alet olmamıştı ve buradaki projenin amacı Rus gazının Güney Avrupa’daki tüketicilere ulaştırılabilmesidir. Burada Avrupa Parlamentosu’nun da bir karar vermesi gerekiyordu. Bugün görüyoruz ki Bulgar tarafı projeye dönmek istiyor. Tabii ki bazı kayıplarımız oldu bu konuda. Türk akımı, Güney Akımı’na alternatif değil. Güney Akımı konusunda Türk tarafı da gerekli lisansların alınması konusunda gerekli adımlar atıldı. Türk Akımı kısa sürede hayata geçebilir. Türk meclisinin bazı kararları çıkaracağı da görüşüldü” dedi.

    “Akkuyu projesi süratle stratejik yatırım kapsamına alınacak”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan aynı soruya ise şöyle cevap verdi:

    “Akkuyu projesiyle ilgili beklenen konu buranın stratejik bir yatırım haline getirilmesi konusuydu. Bu konuda görüşmelerimizi yaptık. Süratle stratejik yatırım konusundaki karar alınacak ve Akkuyu stratejik yatırım konusu içerisinde yerini alacaktır. Teşvik yasasından o da istifade edecektir. Bir diğer konu da Türk akımı meselesi. Bizim Rusya’dan aldığımız doğalgaz miktarı 28 milyar metreküptür. Bunun 18 milyar metreküpünü kamu olarak alıyoruz, 10 milyar metreküpünü de özel sektör alıyor. Dolayısıyla Türk Akımının gelişinde iki hat olacak. Bu hattan Türkiye istifade edeceği gibi aynı zamanda Avrupa’ya da gönderme imkanı olacaktır. Süratle bu hatların inşa edilmesi öncelikli görevlerimiz arasındadır. Bundan sonraki süreçte bunların da hızlanacağı inancındayım.”

    “Vize sorununu çözmemiz gerekiyor”

    Normalleşme sürecini kendilerinin istediğini ve bunu gerçekleştireceklerini söyleyen Putin, “Her şey çok çabuk gelişmiş durumda. Yaptırımların çerçevesi içinde tabii ki bazı değişimler de gerçekleşti. Biz de tüm bu yaşananları dikkate alarak ve öncelikli olarak ticaret ilişkilerimizin normalleştirilmesini planladık. Hükümet düzeyinde bir karar aldık. Aynı şekilde önümüzdeki yıllar içinde tarım konusundaki bir işbirliğinin de en kısa zamanda gerçekleştirilmesini ön görüyoruz. Önümüzdeki haftalarda da atılacak adımlarla tabii ki önümüzdeki günlerde detaylı olarak görüşmemiz gereken konular da var. Burada kurulacak komisyonların ve karşılıklı komisyonlarımızın ne şekilde adımları attığını izlemenizi tavsiye ederim. Burada hükümetler arası komisyonların ortak çalışmasıyla sorunlar çözülmeye devam edilecektir. Vize sorunu da çözülmek zorunda. Bunu çözmemiz gerekiyor. İki ülke arasındaki ekonomik işbirliği sebebiyle, özellikle ulaşım ve demiryolu alanlarında da, ticaret alanlarındaki ihtiyaçlardan bazı ekonomik yaptırımlardan da bahsettiler, bunların en kısa zamanda kaldırılması gerekiyor” dedi.

    “100 milyar dolar hedefine kararlı şekilde yürüme azmindeyiz”

    Ekonomik alanda Türkiye ve Rusya’nın 35 milyar dolar ticaret hacmini yakalayan iki ülke olduğunu kaydeden Erdoğan, “Bu son gelişmeden sonra tabi bir düşüş oldu. 27-28 milyar dolara kadar indi. Burada bizim bildiğiniz gibi ÜDİK anlaşmamız var. Üst Düzeyli İstişari Konsey, yani bir diğer adıyla yüksek düzeyli stratejik ortaklık gibi bir anlaşmayı da aramızda yapmış, buna göre çalışmalarımızı gerçekleştirmiştik. Bu yıl sonu itibariyle tekrar St. Petersburg’da kaldığımız yerden yolumuza devam edeceğiz. Önümüzdeki yıl bir diğer toplantıyı da gerçekleştireceğiz. Hedefimiz hatırlarsınız 100 milyar dolar gibi bir hedef, Türkiye-Rusya kendisine ticaret hacminde koymuştu. Böyle bir hedefe kararlı bir şekilde yürüme azmindeyiz. Bugün itibariyle yeniden bu süreci başlatıyoruz. Bu sürece aynı kararlılıkla devam edeceğiz. Rusya’dan Türkiye’ye gelen turist noktasında çok ciddi Türkiye’ye sağlanan imkan vardı. Halklarımızın kaynaşması noktasında da bu tabii çok önemliydi. Bu süreci de bir kenara bırakmamız mümkün değil. Bugün yaptığımız görüşmelerde de sayın başkan özellikle charter uçuşlarına yönelik müzakereleri hızlandıracaklarını da söylediler. Bu sürecin hızlanması da yeniden bu hareketliliğin, kaynaşmanın olacağına dair ilişkin önemli bir harekettir” diye konuştu.

  • Stoltenberg: “Kararlı Destek Misyonunun 2016’dan sonra da sürdürülmesine karar verdik”

    NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında Afganistan için gerçekleştirilen toplantının ardından yaptığı basın toplantısında, “Kararlı Destek Misyonunun 2016’dan sonra da sürdürülmesine karar verdik” dedi.

    NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’ne katılan liderler, zirvenin ikinci gününde Afganistan’da yönelik “Kararlı Destek” operasyonu hakkındaki toplantıya katıldı. Afganistan Devlet Başkanı Eşref Gani ve Afganistan İcra Kurulu Başkanı Abdullah Abdullah’ın da katıldığı toplantıda Afganistan’daki güvenlik durumu ve Afganistan Ulusal Birlik Hükümeti tarafından gerçekleştirilen reform süreci ele alındı. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, toplantının ardından düzenlediği basın toplantısında liderlerin Afganistan’da uzun vadeli istikrar ve güvenliğe bağlılıklarını tekrarladıklarını söyledi. Jens Stoltenberg, “Afgan güvenlik güçleri, şuanda tüm ülkenin güvenliğinden sorumlu. Afgan güçleri, Afgan halkını kararlılık ve cesur bir şekilde koruyor. Afgan askerine eğitim ve danışmanlık vermeye ve yardım etmeye devam ediyoruz. Buna rağmen Afganistan, hâlâ istikrasızlık ve şiddetle karşı karşıya. Bu nedenle devem eden siyasi, askeri ve finansal anlaşmalar büyük önem taşımaktadır” dedi.

    NATO Genel Sekreteri, “Kararlı Destek Misyonunun 2016’dan sonra da sürdürülmesine karar verdik. İkinci olarak 2020 sonuna kadar Afgan güvenlik güçlerine fon verilmeye devam edilmesine dair güçlü ulusal bağlılık aldık. Üçüncü olarak ise Afganistan’la uzun vadede siyasi ortaklık ve işbirliği desteğimizi sürdüreceğiz. Bizim mesajımız açık. Afganistan, yalnız değil” açıklamasını yaptı.