Etiket: Kararıyla

  • Gözaltına alınan HDP ilçe başkanı adli kontrol kararıyla serbest

    Kahramanmaraş’ta PKK/KCK soruşturması kapsamında gözaltına alınan HDP Pazarcık İlçe Başkanı Murat Güvenç, adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı.

    Edinilen bilgiye göre, HDP Pazarcık İlçe Başkanı Murat Güvenç, terör örgütü PKK/KCK’nın propagandasını yapmak suçlamasıyla gözaltına alınmış, evinde yapılan aramada Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) yayınları çıkmıştı.

    Emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye sevk edilen Murat Güvenç, yurt dışına çıkış yasağı alınarak adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı.

  • Manavgat Değirmenli Mahallesinin adı meclis kararıyla yeniden Karavca oldu

    Manavgat’a bağlı Değirmenli Mahallesinin adı, belediye meclisi tarafından eski adı olan Karavca Mahallesi olarak değiştirildi.

    Konuyla ilgili açıklama yapan Manavgat Belediye Başkanı Şükrü Sözen, “Manavgat Değirmenli Mahallemizde yaşayan vatandaşlarımızın imzalı beyan ve talepleri üzerine konu Manavgat Belediye’mizin 2018 Kasım Ayı Meclis Toplantısı’na getirilmiş olup, belediye meclisi Değirmenli Mahallesinin adının eskiden anıldığı gibi “Karavca” olarak değiştirilmesine oy birliği karar vermiştir. Kararın tüm mahalle halkımıza hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

  • Bursa’da vatandaş kentsel dönüşümün mahkeme kararıyla durdurulmasına isyan etti

    Bursa’da Büyükşehir Belediye Meclisi’nin ’riskli bina tespit edilerek kentsel dönüşüm yapılması halinde 0.50’ye kadar emsal artışı yapılabilir`kararını hukuka uyarlı bulmayıp durduran 3’üncü İdare Mahkemesi’nin karanına vatandaşlardan tepki geldi.

    Kentsel dönüşüm isteyen çok sayıda vatandaş davacı olan Bursa Şehir Plancıları Odası ile Mimarlar Odası’nın BAOB’daki merkezine giderek tepki gösterdi. Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi, 29 Mayıs’taki toplantısında, Bursa ve 17 ilçenin onaylı ve yürürlükteki 1 5000 ölçekli Nazım İmar Planlarına `Riskli Bina tespit edilerek kentsel dönüşüm yapılması halinde 0.50’ye kadar emsal artışı yapılabilir` plan notu ilavesi kararı aldı. Büyükşehir Belediye Başkanı AK Partili Recep Altepe tarafından Bursa’daki riskli binaların dönüşümünde büyük önem taşıdığı açıklanan karar, kentin çeşitli yerlerine asılan afişlerle kamuoyuna duyuruldu.

    Kararın alınmasının ardından Recep Altepe, değişliğin uygulanacağı Nilüfer Sitesi’ni ziyaretinde eleştirilere cevap vererek, Bursa’nın 0.50 emsal artışı yöntemiyle yenileneceğini söyledi. Benzer uygulamayı turizm sektöründe denediklerini ve başarılı olduklarını kaydeden Başkan Altepe, “Kentsel dönüşümde de başarıyı yakalayacağımıza inanıyorum. Bazılarının iddia ettiği gibi ortada rant yok, vatandaşın rantı var. İnsanların evlerinde rahatça uyuyabilmelerinin, muhtemel depremde düne nazaran daha güvende olmalarının rantı var” diye açıklama yaptı.

    Şehir plancıları dava açtı

    Bursa Şehir Plancıları Odası Şubesi, onaylanan plan notu değişikliğinin Bursa’da sosyal, toplumsal, ekonomik ve mekânsal ayrışmalara ve kontrolsüz yapılaşmaya yol açarak önemli sıkıntıları beraberinde getireceğini bildirerek, itirazda bulundu. Oda söz konusu işlemde kamu yararı bulunmadığı gerekçesiyle idari yargıya taşıdı. Başvuruyu değerlendiren Bursa 3’üncü İdare Mahkemesi, plan değişikliğini hukuka uyarlı bulmayarak, `telafisi güç zararların oluşabileceği` sonucuna vardı ve yürütmenin durdurulmasına karar verdi. Bursa 3’üncü İdare Mahkemesi, Yürütmeyi durdurmanın ardından 9 Şubat’ta davayı karara bağladı. Mahkeme, Büyükşehir Belediye Meclisi’nin ’riskli bina tespit edilerek kentsel dönüşüm yapılması halinde 0.50’ye kadar emsal artışı yapılabilir’ kararını iptal etti.

    Çürük evlerde oturmak istemeyen vatandaş odaları bastı

    Kentsel dönüşümün şart olduğunu belirten çok sayıda vatandaş bugün dava açıp kentsel dönüşümü durduran ve vatandaşları çürük evlerde oturmaya mahkum eden iki ayrı akademik odanın BAOB yerleşkesindeki merkezlerine giderek tepki gösterdi. Kalabalık vatandaş gurubunu karşısında gören oda yetkilileri şaşkına dönerken, öfkeli vatandaşları sakinleştirebilmek için uzun süre dil döktü. Kendilerinin göz göre göre ölüme terk edildiğini ifade eden vatandaşlar Nilüfer’de kentsel dönüşümün biran önce yapılması gerektiğini dile getirdi.

  • Katar Emiri Thani mahkeme kararıyla otelini tahliye ettirdi

    Katar Kraliyet Ailesi üyesi (Emir) Şeyh Nasser Ahmed Ali A. Al Thani , kiraya verdiği Muğla’nın Marmaris ilçesindeki 5 yıldızlı otelini mahkeme kararıyla tahliye ettirdi. Otelde bulunan 400 turist tatilini yarıda keserek oteli boşaltmak zorunda kaldı.

    Katar Kraliyet Ailesi üyesi (Emir) Şeyh Nasser Ahmed Ali A. Al Thani’ye ait olan Marmaris ilçesi İçmeler sahilindeki 5 yıldızlı Munamar Otel, 2011 yılında Güney yıldızı otelcilik işletmesi A.Ş’ye yıllığı 1 milyon dolara kiraya verildi. Ancak aradan geçen 2 yılın sonunda Emir Thani, avukatları aracılığı ile işletme sahibine oteli satışa çıkaracağını söyleyip boşaltmasını istedi. İşletmeci , otele 9 yüz bin dolar masraf ettiğini ve turizm acenteleri ile 3 yıllık sözleşme imzaladığını vazgeçmesi durumunda büyük zararı olacağını söyleyerek zararının karşılanması durumunda otelden çıkabileceğini söyledi.Fakat Emiri’in avukatları sadece 5 yüz bin dolar ödeyebileceklerini söyleyince ,Emir ile kiracısı şirket mahkemelik oldu. Katar Emiri karşı tarafa açtığı tahliye davasını kazandı . Vakit kaybetmeden otele gelen avukatlar kararı otel yetkililerine tebliğ edip derhal tesisi boşaltmalarını istedi. Otel işletmecileri tesiste 400 turistin kaldığını tahliye işlemleri için 10 gün süre verilmesini istedi. Ancak karşı tarafın avukatları bunu kabul etmeyerek polis eşliğinde otele gelip tahliye işlemlerine başladı. . Otelde yapılan inceleme ardından avukatlar, polis ve çalışanlar ile birlikte odalara çıkarak kapılarını çalıp tahliye edileceğini terk etmelerini istedi.

    Güney Yıldızı Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı İlhan Gündoğan, “ 2010 yılında bu oteli 5 yıllığına yıllık 1 milyon dolara kiraladık. Otelin işletmeciliğini aldığımızda tamamen harabe idi.900 bin dolar masraf yapıldı ve kiradan düşüldü.5 yıl süreyle kanun bana ne hüküm ettiyse yerine getirerek düzenli kiramı ödedim. Kira kontratı 2015 yılında bittiğinde masaya oturduk ve yıllık 1 milyon 200 bin dolar vermemi, yapılan masrafları ödemeyeceklerini bildirdiler. Bizlerde kabul etmedik ve Emir Thani avukatlar aracılığıyla tahliye davası açtı. Bizlerde alacağımızı alabilmek için alacak davası açtık. 1,5 yıl süren mahkeme aşamasında dört gün önce tahliye kararı verildi. Gelen avukatlara otel de müşteri olduğunu tahliyenin sıkıntı vereceğini ve turistlerin mağdur olacağını söylememize rağmen dinlemediler. Bize bırakın turizm sezonu bitmesine bir gün bile süre vermediler. Sizlerin de gördüğünüz gibi şu an otelimizde kalan çoğunluğu yabancı turist olmak üzere 400 kişi tahliye ediliyor. Tahliye edilenlere otel de bulamadılar ve kimse müşterilere yardımcı olmuyor. Güney Yıldızı şirketi olarak bizim Emir Thani’ye bir borcumuz yok aksine 7 yıldır yaptığımız masraflarla birlikte 4 milyon 750 bin dolar alacağımız var. Şu an alacak davamız devam ediyor. Burada tahliye olayı tamamen bir rezalet. Yabancılar ve tatilciler isyan etmiş durumda” dedi.

    Tahliye işlemlerinin devam ettiği otel de Emir Thain’in avukatları iş bitiminde yazılı basın açıklaması yapacaklarını bildirdi.

  • Trafik kazasına 4 can veren aile, mahkemenin kararıyla bir kez daha yıkıldı

    Ankara’nın Kızılcahamam ilçesinde 2 yıl önce meydana gelen ve 4 kişinin hayatını kaybettiği trafik kazasıyla ilgili mahkemenin karşı tarafa verdiği 36 bin 500 liralık para cezası kararını duyan aile bir kez daha yıkıldı.

    2 yıl önce yakınlarının cenazesine katılmak için giden ailenin, Kızılcahamam yolunda geçirdiği trafik kazasında anne, baba ve 8 buçuk aylık hamile kızları hayatını kaybetmişti. Mahkeme o kaza ile ilgili kararını açıkladı. Mahkemenin karşı tarafa 36 bin 500 lira para cezası verdiğini duyan aile bir kez daha yıkıldı .

    “Bu iş bu kadar ucuz olmamalı”

    Kazada yaşamını yitiren Satılmış Köksal’ın kızı Aslıhan Özkan, “Burada bir aile yok oldu ama o adam hiçbir şey olmamış gibi elini kolunu sallayarak geziyor dışarıda. Ben ilk duruşmaya katıldım ve gördüm ki karşı taraf gayet de rahattı, hiç suçluluk duygusu yoktu. Ben kaza haberini aldığımda ‘İnşallah karşı taraftan ölen yoktur’ diye düşündüm. Annemin babamın ölüm haberini aldıktan sonra bunu dedim. Ama karşı taraftan bizimle iletişime geçen bile olmadı. Onlar insan olsalardı ben şikayetçi dahi olmayacaktım, onun da çocukları vardır, herkesin başına gelebilir. Bizim görüşme talebimize de karşılık vermediler. Bu iş bu kadar ucuz olmamalı” diye konuştu.

    Kazada ağır yaralanan Aslıhan Özkan’ın kardeşleri 16 yaşındaki Busenur ve 10 yaşındaki Hasan Efe Köksal’ın tedavilerinin ise hala devam ettiği öğrenildi. Çocukların tedavi ve okula gidiş gelişleriyle ablalarının kayınpederi Yunus Özkan ilgilendiği belirtildi. Kazada ağır yaralanan Muhammet Biçer’in (5) ise yürüme engelli olarak tekerlekli sandalyeye mahkum olduğu kaydedildi.

    Mahkeme kararının kendilerini ikinci kez yaraladığını belirten Yunus Özkan, karara dayanak teşkil eden bilirkişi raporunu da eleştirerek, “Bilirkişi raporunda Adem Koyuncu’nun kullandığı otomobilin 115 km hız ile Satılmış Köksal’ın kullandığı otomobile çarptığını belirtiyor. Ben de yılların şoförü olarak diyorum ki 200 metre görüş mesafesinde bir araç duramayıp yolun karşısına geçmekte olan diğer araca çarptığına göre hızının 115’in çok çok üzerinde olması gerekir” ifadelerini kullandı.

    Ailenin avukatı Hüseyin Erdal, mahkemenin kararının insanların vicdanını rahatsız eden bir karar olduğunu belirterek, cezayı az bulduklarını ve temyiz için Yargıtay’a başvurduklarını söyledi. Bölge Adliye Mahkemesinin sanığa önce 6 yıl hapis cezası verdiğini, ardından da iyi hal gerekçesiyle bu cezayı 5 yıla indirdiğini dile getiren Erdal, “Mahkeme bu hapis cezasını da paraya çevirerek TCK’nın 50/4. maddesinden dolayı günlüğü 20 liradan toplam 36 bin 500 lira, bunu da 24 eşit taksitte ödenmesine karar verdi” şeklinde konuştu.