Etiket: kararının

  • Rusya’da Navalny destekçileri mahkeme kararının ardından sokaklara döküldü

    Rusya’da Navalny destekçileri mahkeme kararının ardından sokaklara döküldü

    Rus muhalif lider Alexei Navalny’ye geçmişte ertelenen hapis cezasının onanması ile 3,5 yıl hapis cezası verilmesinin ardından Navalny destekçileri yeniden sokaklara döküldü.

    Almanya’daki tedavisinin ardından 17 Ocak’ta Rusya’ya döndükten sonra tutuklanan Rus muhalif lider Alexei Navalny, Rusya Federal Cezaevi Servisi’nin (FSIN) Navalny’nin ertelenen hapis cezasının tamamlanması için Moskova Simonov Bölge Mahkemesi’ne müracaat etmesinin ardından başkent Moskova’da mahkemeye çıkarılmıştı. Savcı, daha önce 3,5 yıllık hapis cezasının Navalny’nin denetimli serbestlik kurallarına uymadığı gerekçesiyle uygulanmasını talep etmişti. Mahkeme heyeti ise savcının talebini kabul etmiş, Navalny’nin 3,5 yıllık hapis cezasını onamıştı. Mahkeme kararına göre, Navalny’nin 10 aylık ev hapsi cezası düşülerek, 2 yıl 8 ay hapis cezası verilmişti.

    Moskova’da Navalny destekçileri mahkeme kararını haksız bularak yeniden sokaklara döküldü. Polis, adliye çevresindeki geniş güvenlik önlemlerini Kremlin Sarayı çevresi başta olmak üzere kentin birçok noktasına genişletti. Navalny destekçileri, metro istasyonları ve bazı meydanlarda bir araya gelmeye çalışırken, polis müdahalesiyle karşılaştı.

    Gözaltı sayısı artmaya devam ediyor

    Duruşma sırasında adliye yakınlarına yaklaşan 300’den fazla Navalny destekçisi gündüz saatlerinde gözaltına alınırken, polis kitlesel protestoların önüne geçmek için gözaltılara devam ediyor.

    Navalny’nin hukuk bürosu tarafından yapılan açıklamada, duruşmadan bu yana toplam gözaltı sayısının 600’ü geçtiği aktarıldı.

    Moskova’da Navalny destekçileri ile polis arasında gerginlik devam ederken, Navalny destekçileri özellikle sosyal medya üzerinden vatandaşları sokağa davet ediyor.

  • İlk 500 arasına girmişti, konkordato kararının ardından tekrar üretime başladı

    2016 yılında ilk 500 şirket arasına giren, döviz kurlarının yükselmesi ile konkordato kararı alan Destebaşı Grup, kurların düşmesi ile tekrar üretime başladı. Şirketin danışmanı Erhan Çetin, “Destebaşı Grup olarak, gerek müşterisiyle gerek çalışanlarıyla bu krizi de aşacağız. Bu maksat ile tedbir ve koruma amaçlı almış olduğumuz kararın, hizmet verdiğimiz ve hizmet aldığımız tüm kurumlar ve şahıslar için en doğru yol olduğunu hep birlikte göreceğiz” dedi.

    2016 yılında Türkiye’nin en büyük 500 şirketi arasında 449. sırada yerini alan ve beton, agrega, demirçelik, inşaat ile araç kiralama alanlarında başarılı çalışmalarıyla dikkat çeken Destebaşı Grup, 2011 yılında Türkiye’nin en hızlı büyüyen şirketlerinden biri oldu. Destebaşı Grup bünyesinde 1995 yılında kurulan Detaş Beton, sektörün en güçlü markalarından biri haline geldi. Sahip olduğu 4 tesis, 8 santral, 75 transmikser, 19 pompa, 54 tır, 10 hidrolik dağıtıcı ve uzman kadrosuyla yıllık 2 milyon metreküp hazır beton üreten şirket, 2018 yılı içerisinde sektördeki talebin daralması ve müşteri alım gücünün azalması neticesinde satışların düştüğü ve bu yüzden şirketin elde etmesi gereken nakitleri elde edemediğinden dolayı, konkordato kararı aldı.

    “Kredi faiz oranları tek hanelerden yüzde 30’lara çıktı

    Dolar ve Euro gibi yabancı paraların TL karşısındaki yükselişinin vadeli olarak temin edilen hammadde maliyetlerini yükselttiğini ifade eden Destebaşı Grup Danışması Erhan Çetin, “Şirketin kısa veya uzun vadeli kredi borç yükümlülüklerinin fazla olması nedeniyle, borç çevrimi açısından, yeni kaynak temininde kredi kullandıran bankalar tarafından yüksek maliyetli kredi verilmiştir. Bu durum faiz maliyetini yükselmiştir. Şirketimiz tarafından tedarikçilere verilen bir kısım çekler ile finansal kiralama borçlarımız döviz cinsinden olup kurların yüksek oranda artmış olması nedeniyle ödeme yükümlülükleri rakamsal yönden yaklaşık 2 katına çıkmış olup bu durum şirketimizin nakit dengesini olumsuz etkilemiştir” diye konuştu.

    “Konkordato hakkı kullanmayı gerekli gördük”

    Şirket borçlarının vadesi ile alacaklarının vadesi arasında uyumsuzluk sorunu olduğunu belirten Çetin, “Şirketimiz söz konusu vade uyumsuzluğunu kredi kullanarak gidermeye çalışmıştır. Söz konusu kredi nedeniyle önemli tutarda finansman maliyetine katlanılmıştır. Diğer yandan şirketimizce çeklerin vadelerinde ödenebilmesi ve çeklerin yazılmaması için bazı dönemlerde zararına satışlar yapılmış bu ise vade uyumsuzluğu nedeniyle bir kısım satışlardan önemli ölçüde zarar edilmesine sebep olmuştur. Şirketimiz ödemeler dengesi bozulunca bu açığı kapatmak için finans kaynak kullanımını artırmış ve ülkemizdeki ekonomik sıkıntılar nedeniyle yükselen borçlanma maliyetleri işletmemizi ekonomik çıkmaza sürüklemiş, kredi maliyetinin yüksek olması neticesinde bir süre sonra işletme faaliyetlerinin finansmanı sağlanamaz duruma gelmiştir. Neticesinde şirketimizin ticari faaliyetleri sekteye uğramaması için Türk Ticaret Kanunu’nun şirketlere bu tarz dönemler için tanıdığı konkordato hakkı kullanmayı gerekli gördük. Yaşanan sıkıntıları aşmak için operasyonel maliyetlerimizi azaltacak hamleler yaparak karlılık odaklı büyüme stratejileri uyguluyoruz. Bu yenilenmeyi hızla hayata geçirdik, ilave finansman için de çeşitli kurumlarla görüşüp kaynak oluşturmak için çalışmalarımızı yürütüyoruz” şeklinde konuştu.

    “Sürecin sonunda başarıya ulaşacağımıza dair inancımız tamdır”

    Firma olarak yaşanan krizin müşteri ve çalışanlarla aşılacağını vurgulayan Erhan Çetin, “Firma olarak 39 yılı aşan bir geçmişimiz var. Bugüne dek birçok krize göğüs gerdik ve bunlardan da başarıyla çıktık. Destebaşı Grup olarak, gerek müşterisiyle gerek çalışanlarıyla bu krizi de aşacağız. Bu maksat ile tedbir ve koruma amaçlı almış olduğumuz kararın, hizmet verdiğimiz ve hizmet aldığımız tüm kurumlar ve şahıslar için en doğru yol olduğunu hep birlikte göreceğiz. Geçen 3 ay içerisindeki performansımızı ve mali değerlerimizdeki olumlu gelişmeleri göz önünde bulundurarak hedeflerimizi gerçekleştirdiğimize ve sürecin sonunda başarıya ulaşacağımıza dair inancımız tamdır. Yeniden faaliyete başlamış olmamız hazır beton sektöründe emin adımlarla ilerleyen şirketimize, iş ortaklarımızın güvenini arttırmıştır. Bu ilerleme her şeyden önce Türk kamuoyunun bize sonsuz desteği ile gerçekleşmiştir” dedi.

  • Muhsin Yazıcıoğlu davasında takipsizlik kararının kaldırılması

    Büyük Birlik Partisi (BBP) Sivas İl Başkanı Uğur Bulut, kurucu Genel Başkan Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturmada savcılığın bazı şüpheler üzerine takipsizlik kararını kaldırmasının kendilerini memnun ettiğini söyledi.

    BBP Sivas İl Başkanı Uğur Bulut, parti binasında düzenlediği basın toplantısında, 20 Haziran 2016 tarihinde Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “ana dosya” diye tanımladıkları 132 şüpheli hakkında yürütülen soruşturma kapsamında takipsizlik kararı verildiğini, buna karşılık yaptıkları itirazın 2. Sulh Ceza Hakimliğince değerlendirildiğini ifade etti.

    Takipsizliğin kaldırılmasına ilişkin itirazlarda bulunduklarını dile getiren Bulut, “Türkiye’ye karanlık mahfillerden bakan, Türk milletinin birliğine, beraberliğine kasteden, Muhsin başkanımız ve yol arkadaşlarımızın suikastine sebep olanların kanun önüne çıkması konusunda kara görünmüştür Allah’ın izniyle” diye konuştu.

    Bulut, Türk adaletinden beklentilerinin olduğunu ifade ederek şunları söyledi:

    “Cenazelerin kaldırılmadan önce olay yerine savcıların neden intikal ettirilmediği, helikopter üzerindeki cihazların neden söküldüğü, kaza kırım ekibinin soruşturma kapsamına alınması, arama kurtarma ekibine verilen bilgilerin yanlışlığı ve gecikme sebebin, ’Muhsin Yazıcıoğlu bulundu’ bilgisini açıklayarak Alperenlerin ve köylülerin arama yapmasını engelleyenlerin neden böyle bir açıklama yapma gereği duyduklarının mahkeme önünde Türk Ceza Kanunları gereğince sorulması en büyük dileğimiz ve isteğimizdir. Büyük Birlik Partililer ve Alperenler olarak yüce Türk milletinin içinden bir Hamza yürekli, koç hakimin çıkacağı, Muhsin Yazıcıoğlu ve yol arkadaşlarının hesabını soracağına olan inancımız tamdır.”

    Toplantıya kazada hayatını kaybedenlerin yakınları ile partililer katıldı.

  • Adil Öksüz’e ilişkin yakalama kararının belgesi

    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Adil Öksüz hakkındaki yakalama kararına ilişkin belgeyi yayınladı.

    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) Hava Kuvvetleri İmamı Adil Öksüz hakkındaki 19 Temmuz 2016 tarihinde çıkan yakalama kararına ilişkin belgeyi yayımladı.

  • Ekonomi Bakanı Zeybekci: “AP kararının piyasaya spekülatif amaçlı olarak bir etkisi olur, oldu zaten”

    Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Avrupa Parlamentosunun kararının piyasaya spekülatif amaçlı olarak bir etkisi olacağını söyledi. TL’nin değer kazanması konusunda tüm devlet kurumlarının TL’yi kullanması gerektiğini belirten Zeybekci, TFF’ye, yayın ihalesinin TL olarak yapılması çağrısında bulundu.

    Denizli’de temaslarda bulunmak üzere bir takım ziyaretlerde bulanan Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevapladı. Güney ilçesinde gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulanan Zeybekci, İran ile olan ihracatın yüzde 34 oranında artış olduğunu, dünyadaki trendlere bakıldığında ise, bunun olumlu bir gelişme olduğunu söyledi. İran ile olan tercihli ticaret anlaşmasındaki 265 olan ürünleri 400’e çıkarmayı karar aldıklarını belirten Zeybekci, bunun dışında başka ülkelerle olan ilişkilerde de gelişme olduğunu, ekonomik anlamda Türkiye’nin her şeye rağmen 2017’ye çok büyük bir heyecanla girdiğini ifade etti.

    Avrupa Birliği (AB) ile gümrük birliği anlaşmasına değinen Bakan Zeybekci, “İnşallah 2015’nin 12 Mayıs günü Avrupa Birliği ile ortak deklarasyonu beraber yaptık. O günden bugüne, teknik görüşmelerde hiçbir şey olmadı, gayet güzel gidiyordu. Yıl sonu itibariyle, tüm yetkiler alınmış olacak, AB açısından söylüyorum. Bizim yetki ile alakalı bir problemimiz yok. Ocak ayında da ilk vuruşu yapacağız. Teknik anlamda ilk maddeden başlayarak, görüşmelere başlayacağız. 2017’nin sonunda da bitirmek gibi bir hedefimiz var. Bugüne kadar Türkiye ile AB arasındaki gümrük birliğinin güncellenmesine karşı olan, Yunanistan dahil, potansiyel olarak Yunanistan ilk akla gelebilir, hiçbir ülke negatif bir görüş beyan etmedi. Herkesin desteğini alıyoruz, tek tek desteklerini aldık, bitti. O konuda inanıyoruz ve inşallah da olacak” dedi.

    Merkez Bankasının dolar yükselmesi karşısında piyasaya para satarak müdahalesini onaylamadığını kaydeden Zeybekci, “Artışları ile ilgili tabi ki, Merkez Bankasının elinde enstrümanlar var. Yani para piyasalarını müdahale etme anlamında muhtelif enstrümanlar var. Bunu yapabilir, para satarak da yapabilir, Döviz satarak da müdahale edebilir. Ama ben bunu şimdiye kadar geçici bir çözüm olarak, gördüm. 2014 yılının 28 Şubat’ındaki, 25, 26, 27, 28 gibi o günlerde Merkez Bankasının para satarak, müdahale bulunmasının ne derece yersiz olduğunu defalarca gördük. Anlatmaya çalıştım. Yani şu anda 50 milyon, 100 milyon dolarlık bir alanda spekülasyon yapan piyasalarda, en fazla 300-400’e çıkan bir şey bu. Merkez Bankası girdiği anda, bu oyunun hacmi 100 milyara çıkıyor. O zaman müdahale edeyim derken, daha çok müdahaleye açık hale geliyorsunuz. Dolayısıyla ben o yöntemi onaylamıyorum. Piyasaya para satarak müdahale etmeyi asla onaylamıyorum” şeklinde konuştu.

    Merkez Bankasının bağımsız olması anlamında aldığı kararları desteklediğini belirten Zeybekci, “Diğer taraftan merkez bankasının enstrümanlarından bir tanesi, faizlerle ilgili müdahalesi, TL’yi güçlendirme anlamında, TL’yi arttırma anlamındaki müdahalesi gerçekleşti. Nasıl ki, son 8.5 ay bunu 250 baz puan aşağıya getirmeyi başardıysa, bununla ilgili bağımsız karar aldıysa, son adımıyla da, maksimum 50 baz puanlık müdahale de tamamen bağımsız kendi almış olduğu bir karardır. Yani 250 düşürürken, 50 artırırken de aferin demeyeceğim. Bu anlamda bağımsız karar alma ve yetkisini ben onaylıyorum, daha doğrusu destekliyorum. Yoksa faizler arttı diye sevinecek değilim, ben Türkiye Cumhuriyeti Ekonomi Bakanıyım. Onun için bu şekilde yorumluyorum. Bizim de önerilerimizin olduğu, daha başka enstrümanlar da var. Bunlardan bir tanesi de, Exim Banktaki dönüşlerin TL bazında yapma imkanı sağlanması da, son derece önemli bir gelişmedir bu. Devletin TL’leşmesi ve milli parayı istisnasız kullanması, hiçbir devlet kurumunun satın almalarda ve ihalelerde, başka para birimlerinin kullanmaması Türkiye olarak, bu hassasiyeti benimsememiz lazım” ifadelerini kullandı.

    “TFF yayın ihaleleri TL ile yapılsın”

    Türkiye Futbol Federasyonun yayın ihalesinin yabancı para birimi üzerinde anlaşmasına karşı çıkan Bakan Zeybekci, “Futbol federasyonun yaptığı ihalede, buradan açıkça çağrıda bulunuyorum. Eğer o sözleşme hala imzalanmadıysa, tekrar gözden geçirilerek, TL olarak Futbol Federasyonu tarafından yayıncı kuruluşa, ‘gel bu sözleşmeyi TL olarak yapalım, bana döviz getirme’ diyecek bir şekilde, dönüştürmelidir. Bence bu dönemde Türkiye’deki bizim eğilimlerimize destek olur. Cüzi de olsa, sembolik de olsa, önemli olduğunu düşünüyorum” diye konuştu.

    “AP’nin aldığı karar, AB üzerinde hiçbir kıymeti harbiyesi olmayacaktır”

    Avrupa Parlamentosunun Türkiye hakkında aldığı kararın Türk Ekonomisi etkisine de değinen Bakan Zeybekci, “Merkez Bankasının almış olduğu karar, piyasaların beklemediği bir karardı. Piyasaların pozitif algı anlamında da, pozitif algılayabilecekleri bir karardı. Bu kararı almışken, Avrupa Parlamentosundan (AP) gelen bir karar, piyasalardaki havayı negatife çevirdi. Türk ekonomisine etkisi olur mu, geçici olur. Spekülatif amaçlı olarak bir etkisi olur, oldu zaten. Ama bunun geçtiğini inanıyorum. Çünkü AP ile AB ayrıdır, dolayısıyla AP’nin aldığı bu kararın, AB üzerinde hiçbir kıymeti harbiyesi olmayacaktır. Zaten Türkiye’ye bu yöndeki yaptırımın uygulanması ile ilgili öneriyi, AB Dışişleri Bakanları toplantı yaparak bununla görüştü. Orada sadece Avusturya’nın bu yönde önerisi vardı. Diğerlerinin Dışişleri Bakanlarının bu yönde bir yaklaşımı yoktu, ret edildi, bir raportörün getirdiği bu yaklaşımı ret edildi. Bizim için önemli olan, AB mekanizmaları, AB Komisyonun, AB Dışişleri Bakanlarının, AB Liderler Zirvesinin Toplantı kararları bizim için daha önemlidir” açıklamasını yaptı.

    Bakan Zeybekci, Güney ilçesindeki temaslarının ardından beraberindeki heyetle, Honaz ilçesinde vatandaşlarla bir araya geldi.

    Ziyarete Bakan Zeybekci ile Denizli Valisi Ahmet Altıparmak, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan, AK Parti Denizli İl Başkanı Necip Filiz ve partililer katıldı.