Etiket: Kararında

  • Aydemir: ‘Dadaş Feraseti ‘Cumhur ittifakı’ kararında

    Aydemir: ‘Dadaş Feraseti ‘Cumhur ittifakı’ kararında

    AK Parti Erzurum Milletvekili İbrahim Aydemir, ‘Ak vicdanlı Dadaşlar hakkı teslimde adeta yarışıyor. Bu yüksek vicdanda küfranı nimeti red, şükranı nimette ise ittifak var. Palandöken’den Aziziye’ye, Aşkale’den Tortum’a Erzurumluluk feraseti Cumhur ittifakına destekte kararlılığı sergiliyor. Dadaşın meselesi, istikrarın korunması ve ülkenin 2023 seferinde muzaffer olmasıdır’ dedi.

    Bir Dadaş Tespiti

    31 mart yerel seçim çalışmaları ekseninde, dadaşların Erzurumluluk manasını tarif ve takdim eden tespitlerini paylaşmaktan onur duyduklarını kaydeden Milletvekili Aydemir, Aziziye’de bir dadaşın, ‘Bak ben köyde yaşıyorum. Tohum parası alıyoruz, dana parası alıyoruz, evlerimizin eşiğinin dibine kadar asfalt yapılmış. Arabadan yer yok.’ kaydını paylaşarak, ‘Bu tespit, dadaşın asil vicdanına hakim olan hak teslimidir. 31 mart sürecinde dadaşlık duruşudur.’ değerlendirmesini yaptı.

    Dadaşlar’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan Sevgisi

    AK Parti Erzurum Milletvekili İbrahim Aydemir, Aziziye’de dadaşlarla buluştu, Belediye Başkanı Muhammed Cevdet Orhan ve parti yöneticileriyle esnafı ziyaret ederek, 2023 sürecinde il ve ilçeye dair tespit ve öngörüleri aldı. Palandöken AK Parti İlçe Başkanlığı “Genişletilmiş İlçe Danışma Meclisi”ne katılan Aydemir, seçim çalışmaları hakkında AK dikkat ve hassasiyete vurgu yaptı.

    Tortum’un Serdarlı, Uzunkavak, Dikmen, Aşağı Katıklı, Bağbaşı Sağlar’da dadaşların görüşlerine başvuran Milletvekili Aydemir, ‘Tortumlu Dadaşlar, her dem olduğu gibi, yine gönüllerini Sayın Cumhurbaşkanımızın gösterdiği Rabia ufkunda buluşturuyor.’ kaydını düştü.

    ‘Dadaşlar Faizlerdeki Düşüşten Memnun’

    Aziziye Belediye Başkanı ve adayı Muhammed Cevdet Orhan ve parti yöneticileriyle ilçe merkezinde esnaf ziyaretinde bulunan Milletvekili Aydemir, yaptığı değerlendirmede, ‘ İktisadi yapının muhkemliğine vurgu yapan esnaf kardeşlerimiz faizlerdeki düşüşten duydukları memnuniyeti paylaştılar; Belediye başkanımıza itimatlarını yinelediler.’ açıklamasında bulundu.

    Dadaş İrfanı

    Aziziye’de bir dadaşın, ‘Bak ben köyde yaşıyorum. Tohum parası alıyoruz, dana parası alıyoruz, evlerimizin eşiğinin dibine kadar asfalt yapılmış. Arabadan yer yok.’ ifadeleriyle AK sürece minnettarlığını ortaya koyduğunu aktaran Milletvekili Aydemir, ‘Dadaş bu işte. Şükrü nimet, küfrü zillet bilen yüksek sima. Aziziye ilçemizde esnaf ziyareti yaparken yüreğini ortaya koyup AK Partinin yaptığı hizmetlere vurgu yapan Hacı Ağabeyim. Sayıları o kadar çok, duaları öylesine kalpten ki. Ak bereketin kaynağı bunlar; Şükür. Dadaş irfanına hayran ve minnettarız.’ dedi.

    Serdarlı Buluşması

    31 Mart seçim çalışmalarına Tortum ilçesinde devam eden Milletvekili Aydemir, Belediye Başkan adayı Ömer Hancı ve AK Parti yöneticileriyle birlikte Serdarlı’nın konuğu oldu. Serdarlı’da hemen herkesin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından hayata geçirilen ve küresel boyutta model olan AK Belediyeciliğe övgü yağdırdığı ve teveccüh gösterdiğini belirten Milletvekili Aydemir, ‘Belediye Başkan adayımız Sayın Ömer Hancı’nın projelerini paylaştığı toplantımızda, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan belediyeciliğine vurgu yapıp önümüzdeki dönemde ak hizmet kadrosu Tortum’u çok daha mamur hale getirecek notunu düştük. ‘ aktarımında bulundu.

    ‘Ak Parti Hizmet Siyasetinin Odağı’

    AK heyetin Tortum’daki diğer bir meşveret adresi Uzunkavak köyü oldu. 31 mart sürecinin ele alınıp, istişare edildiği ziyarette, yeni döneme yönelik beklentiler, Türkiye’deki sosyal ve ekonomik gelişmeler, Erzurum’un 2023 yol haritası ele alındı. Uzunkavaklı dadaşların ‘AK Parti Hizmet Siyasetinin odağı’ şeklindeki vurgularına işaret eden Milletvekili Aydemir, ‘Tortumlu kardeşlerim yerel yönetimde AK sürecin devamı, Cumhur ittifakının galip gelmesi odağında hemfikir’ yorumunu yaptı.

    Hancı Tortum Projelerini Açıkladı

    AK Parti heyeti daha sonra Dikmen köyünde ağırlandı. Milletvekili Aydemir, köy sakinlerine yaptığı seslenişte, ‘şer cephesinin AK bereketi yok etme, AK mesajları susturma’ tezgahlarını anlattı. Belediye Başkan adayı Ömer Hancı da yeni dönemde hayata geçirmeyi planladıkları Tortum’a yönelik projelerini paylaştı.

    Marka İlçeler Konseptinde Tortum Gündemi

    Tortum Aşağı Katıklı’da gerçekleştirilen Cumhur İttifakı buluşmasında gündem, AK Belediyecilik kapsamında tarım kesimine yönelik yatırım ve destekler, kırsal kesimde kaydedilen dönüşüm ile çevre ve doğa hassasiyeti oldu. Tortum’un beşeri sermayesi ile Erzurum ve ülke efkarına ufuk çizen bir marka ilçe olduğu gerçeğinin aktarıldığı istişare toplantısında, Belediye Başkan adayı Hancı ilçeye ait sosyal ve ekonomik değerlerin tanıtımında izleyecekleri yol haritasını paylaştı ve marka ilçeler düzeyinde Tortum gündemi oluşturacaklarını bildirdi.

    Aydemir Bağbaşı’ndaydı

    Milletvekili Aydemir ve AK Parti heyeti Tortum ziyaretinin son etabında Bağbaşı Sağlar’ı ziyaret etti. Bağbaşı sakinlerinin ortak bir ferasetle, 31 mart seçimlerinin ülke, bölge ve il için bir hassasiyeti ifade ettiği noktasında müttefik bulunduklarına işaret eden Milletvekili Aydemir, ‘Tortumlu Dadaşların kararı tek: Cumhur İttifakında bütünleşmek’ dedi.

  • Şahin: “Anayasa Mahkemesi Mehmet Haberal kararında olduğu gibi bir karar verirse HDP’li vekiller tahliye edilirler”

    Eski TBMM Başkanı ve Karabük Milletvekili Mehmet Ali Şahin, Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunan HDP’li milletvekilleri için, “Anayasa Mahkemesi Mehmet Haberal kararında olduğu gibi bunlarla ilgili ’bu kişiler henüz milletvekilidir, dolayısıyla milletvekilliği yapmaları asıldır’ diyerek bir karar verirse tahliye edilirler” dedi.

    Milletvekili Şahin, beraberinde AK Parti İl Başkanı Timurçin Saylar ve Safranbolu Belediye Başkanı Necdet Aksoy ile birlikte Karabük’ün Safranbolu ilçesinde Gerdan Restoran’da gazetecilerle bir araya gelerek, gündeme dair açıklamalarda bulundu.

    Şahin, Türkiye’nin bir taraftan her türlü terör örgütleriyle, gerek yurt içinde gerek yurt dışında kapsamlı bir mücadele ettiğini ifade ederek, bir taraftan da ülkenin temel sorunlarını, halkın beklediği hizmetlerin yerine getirilmesi çalışmalarını yürüttüğünü belirtti.

    “Türkiye cehennemdir, ancak vatan hainleri için cehennemdir”

    Şahin, açıklamalarında şunları kaydetti:

    “Defalarca ifade ettik, söyledik, altını çizerek belirttik. Türkiye’nin şu anda terörle yapmakta olduğu mücadele gerçekte bu terör örgütlerini Türkiye’ye karşı maşa olarak kullanan odaklarla, ülkelerle yapılmaktadır. Avrupa Birliği ülkelerinden birinin meclisi geçtiğimiz gün karar alıyor. ’Türkiye’ye silah ambargosu uygulayacağız’ diye. Eğer gerçekten bu ülke ve tabi ki Avrupa Birliği ülkeleri, Avrupa Birliği’nin temel değerlerine sahipse samimi olarak bağımsız ve Avrupa Birliği’yle müzakere yapan bir ülkeye değil, o ülkenin yıllardır mücadele ettiği terör örgütlerine karşı bu ambargoyu uygulaması lazım. Fakat onlar terörle mücadele eden bir ülkeye silah ambargosu uygulama kararı alıyorlar. Bu onların iki yüzlülüğünü gösteren, samimiyetsizliğini gösteren çok çarpıcı bir tablodur. Terör örgütü mensubu olup da Avrupa’da cirit atanlara kol kanat geriyorlar. Hatta onları cumhurbaşkanlığı saraylarında karşılıyorlar, vatandaşlıklar veriyorlar, ’iyi yapıyorsunuz’ diyorlar. ’Türkiye’ye karşı bu mücadeleniz iyi bir mücadeledir, Türkiye’ye zarar verin’ anlamına gelen sırt sıvazlıyorlar. Onlardan biri dün ya da önceki gün ’Türkiye cehennem oldu’ diyor, açıklama yapmış. Evet, Türkiye cehennemdir. Ancak vatan hainleri için cehennemdir ve cehennem olmaya devam edecektir. Türkiye vatan dostları için, vatanseverler için bir cennettir, cennet olmaya devam edecektir.”

    Avusturya’nın silah ambargosu koyması

    Şahin, Avusturya’nın Türkiye’ye karşı silah ambargo uygulaması kararı alması yönünde sorulan soruya ise, “Bize ne veriyor Avusturya? Sadece insansız hava araçlarının motorunu oradan alıyormuşuz. Aynı motoru başka yerden temin ederiz. O nedenle unların kararı tamamen siyasi karardır, teröre destektir. Avrupa Birliği’nin şu anda bulunduğu nokta teröre destek noktasıdır, terör örgütlerine destek noktasıdır. Türkiye teröre teslim olmayacaktır. Arkasında kimi Avrupa Birliği ülkeleri olsa bile bu terör sorununu Türkiye alt edecektir” şeklinde cevap verdi.

    “Biz dilenci gibi onların kapısında uzun süre bekleyecek miyiz?”

    Avrupa Birliği’nin 53 yıldır Türkiye’yi oyaladığını da kaydeden Şahin, “Hala kapıda tutuyorlar ve en önemli ülkelerin yetkilileri de ’sizi biz ortak olarak almayacağız’ diye açıkça yüzümüze söylüyorlar. Biz dilenci gibi onların kapısında uzun süre bekleyecek miyiz? Sayın Cumhurbaşkanımız dedi ki, ’biz Avrupa kriterlerini Ankara kriterleri yapar yolumuza devam ederiz.’ Ne demektir? O kriterleri alır Türkiye’de uygularız. İsviçre AB üyesi mi? Değil. Peki Avrupa Birliği’nden geride mi insan hakları, demokrasi açısından? Değil. Demek ki, Avrupa kriterlerine sahip olmak için Avrupa Birliği üyesi olmak da şart değil. Yeter ki siz o kriterleri ülkenizde alın benimseyin ve uygulayan” dedi.

    “Parlamento aritmetiğinin değişmesini yargı organlarının eline vermemeliyiz”

    Bir gazetecinin daha önce HDP’li milletvekillerinin tutuklanması ile ilgili yaptığı açıklamasının hatırlatıldığı Şahin, “HDP’li milletvekillerinin tutuklanmasıyla ilgili tutuklanmasalar daha iyi olurdu’ dedim. Hala aynı fikirdeyim. Niçin? Çünkü, ben Meclis Başkanlığı yapmış olarak şunu düşünürüm. Gerçekten demokratik bir ülkede parlamento aritmetiği ölüm ve kesinleşmiş mahkeme kararıyla ancak değişmelidir. Parlamentoda 550 milletvekili var. Bu aritmetik zaman zaman değişebilir, azalabilir. Bir ölüm ve bir de kesinleşmiş mahkeme kararıyla. Aksi halde ne olur? Yargı organlarının yasama organı üzerinde çok rahatlıkla vesayet kullanmasını doğru bulmam. Yani parlamento aritmetiğinin değişmesini yargı organlarının eline vermemeliyiz. Bir milletvekilinin parlamenterlik yapması önüne bir engel konmamalıdır, kesinleşmemişse hakkında ki hüküm. Şimdi Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru hakkında bulundular. Muhtemelen Anayasa Mahkemesi Mehmet Haberal kararında olduğu gibi bunlarla ilgili bu kişiler, ’henüz milletvekilidir, dolayısıyla milletvekilliği yapmaları asıldır’ diyerek bir karar verirse tahliye edilirler. Şimdi şunu da soracaksınız, bu kişiler teröre destek veren kişilerdir, terörün arkasındaki kişilerdir ve bu kişiler dokunulmazlığı bazı dosyalardan dolayı kaldırıldığında ’biz gidip ifade vermeyeceğiz’ dediler ve devlete açıkça meydan okudular. Tabi ki devlet, ilgili kurumlar, savcılıklar, mahkemeler kendilerine meydan okuyan bu kişileri alıp, ifadelerini almalıdır, nitekim öyle yapılmıştır. O noktaya kadar yapılan işlemleri son derece doğru buluyorum. O gün de belirttim şimdi de söylüyorum. Tabi ki bu tamamen yargı kararıdır, mahkemenin vermiş olduğu kararlardır, siyasi iradenin vermiş olduğu karar değildir. Ben hukukçu olarak ve eski Meclis Başkanı olarak parlamentoların üzerinde hiçbir vesayet olmaması, parlamentoların her türlü dış etkiden kurtulmuş olarak görevini rahat bir şekilde yapmalarının gerekli olduğuna inandığım içindir” diye konuştu.

  • ’Cesetsiz Cinayet’ Davasında Yerel Mahkeme Kararında Direndi

    İzmir’in Torbalı ilçesinde kendisinden 5,5 yıldır haber alınamayan avukat Mümtaz Baytekin’in öldürülmesi davasında Yargıtayın sanıklar lehine bozduğu karara yerel mahkeme katılmadı.

    İzmir Barosuna kayıtlı olan ve Torbalı’da avukatlık yapan Mümtaz Baytekin, 6 Kasım 2010 tarihinden sonra ortadan kaybolunca polis soruşturma başlattı. Kayıp avukatın telefonunun son olarak Uşak’tan sinyal verdiğini tespit eden polis, avukatın yanında sekreter olarak çalışan, evlendikten sonra Uşak’a yerleşen 23 yaşındaki C.Y. ile eşi E.Y’i gözaltına aldı. Yapılan sorgulamanın ardından evlenmesine rağmen avukat ile gönül ilişkisi devam eden C.Y. ile nikahlı eşi E.Y. tutuklanarak cezaevine gönderildi. Soruşturma kapsamında delilleri gizlemekle suçlanan D.A. da tutuklanıp bir süre sonra tahliye edildi.

    İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan son duruşmada sanık E.Y, “Dava aşamasından itibaren her şeyi anlattım. Ben bu suçu işlemedim. İşlemediğim bir suçtan dolayı uzun süredir tutukluyum. Çok mağdurum. Ortada olmayan ve nüfus kayıtlarında hâlâ yaşayan birini nasıl öldürmüş olabilirim. Suçsuzum ve beraatimi istiyorum” dedi.

    Tutuklu sanık E.Y. de eşinin ifadesine katılarak suçsuz olduğunu söyleyerek beraatini istedi. Son derece gergin geçen duruşmada İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti daha önce olduğu gibi C.Y.’ye müebbet, eşi E.Y.’ye 18 yıl, tutuksuz sanık D.A.’ya 2 yıl 6 ay hapis cezası verdi.

    Kırmızı bültenle aranan ve bugüne kadar yakalanamayan E.Y. hakkındaki dosyanın ayrılmasına karar verildi. Tutuklu sanık avukatları kararı bir kez daha temyiz edeceklerini söyledi. Kayıp avukat Mümtaz Baytekin’den halen haber alınamadı.

  • “Cesetsiz Cinayet” Davasında Yerel Mahkeme Kararında Direndi

    İzmir’in Torbalı ilçesinde kendisinden 5,5 yıldır haber alınamayan avukat Mümtaz Baytekin’in öldürülmesi davasında Yargıtay’ın sanıklar lehine bozduğu karara yerel mahkeme katılmadı. Son derece gergin geçen bozma duruşmasında İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti daha önce olduğu gibi C.Y.’ye müebbet, eşi E.Y.’ye 18 yıl, tutuksuz sanık D.A.’ya 2 yıl 6 ay hapis cezası verirken, kırmızı bültenle aranan ve bugüne kadar yakalanamayan E.Y. hakkındaki dosyanın ayrılmasına karar verdi. Tutuklu sanık avukatları kararı bir kez daha temyiz edeceklerini söylediler. Kayıp olan avukat Mümtaz Baytekin’den halen haber alınamadı.

    İzmir Barosu’na kayıtlı olan ve Torbalı’da avukatlık yapan Mümtaz Baytekin, 6 Kasım 2010 tarihinden sonra ortadan kaybolunca polis soruşturma başlattı. Kayıp avukatın telefonunun son olarak Uşak’tan sinyal verdiğini tespit eden polis, avukatın yanında sekreter olarak çalışan, evlendikten sonra Uşak’a yerleşen 23 yaşındaki C.Y. ile eşi E.Y.’yi gözaltına aldı. Yapılan sorgulamanın ardından evlenmesine rağmen avukat ile gönül ilişkisi devam eden C.Y. ile nikahlı eşi E.Y. tutuklanarak cezaevine gönderildi. Soruşturma kapsamında delilleri gizlemekle suçlanan D.A. da tutuklanmış, bir süre sonra tahliye edilmişti.

    YEREL MAHKEME CEZA VERMİŞTİ

    İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılan son duruşmada sanık E.Y., “Dava aşamasından itibaren her şeyi anlattım. Ben bu suçu işlemedim. İşlemediğim bir suçtan dolayı uzun süredir tutukluyum. Çok mağdurum. Ortada olmayan ve nüfus kayıtlarında hala yaşayan birini nasıl öldürmüş olabilirim. Suçsuzum ve beraatimi istiyorum” dedi. Tutuklu sanık E.Y. de eşinin ifadesine katılarak suçsuz olduğunu söyleyerek beraatini talep etti. Mahkemeye heyeti, C.Y.’ye müebbet, eşi E.Y.’ye 18 yıl, tutuksuz sanık D.A.’ya 2 yıl 6 ay hapis cezası verdi.

    YEREL MAHKEME YARGITAY’IN BOZMA KARARINA DİRENDİ

    İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ve kamuoyunda “cesetsiz cinayet davası” olarak bilinen davada mahkumiyet kararının ardından tutuklu sanık avukatları, kayıp olan ve bulunamayan şahıs ile ilgili hiçbir delil olmadan müvekkillerinin tutuklandığını ve mağdur edildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etti. Yargıtay Ceza Dairesi yaptığı incelemede, kayıp şahsın aranması gerektiğini belirterek dosyayı bozdu. Yargıtay’ın bozma kararından sonra dosyayı bir kez daha ele alan mahkemeye heyeti yarım saat süren değerlendirmeden sonra tutuklu sanıklara aynı cezayı verdi. Mahkeme heyeti, Yargıtay’ın bozma kararına rağmen verdikleri kararda direnmiş oldu. Tutuklu sanık vekilleri, mahkemenin verdiği karara bir kez daha itiraz edeceklerini söylediler.

  • Sözde Ermeni Soykırım Kararında Bireysel Başvuruya Yeşil Işık

    Fransa Anayasa Konseyi’nin 2001 tarihli yasanın iptali reddetmesinin ardından Türk Tarihi Eğitiminde Tarafsızlık Derneği’nin Baş Danışmanı Emekli Büyükelçi Şükrü Elekdağ, Anayasa Konseyi’nin bu tutumuyla Türk Tarihi Eğitiminde Tarafsızlık Derneği’nin 2001 tarihli yasanın iptali için bireysel başvuru hakkını kullanarak Anayasa Konseyi’ne başvuruda bulunmasına yeşil ışık yaktığını ifade etti.

    Fransa Anayasa Konseyi’nin, Türk Tarihi Eğitiminde Tarafsızlık Derneği’nin Türkiye’yi soykırımla suçlayan 29 Ocak 2001 tarihli yasanın iptali amacıyla müdahil taraf sıfatıyla katıldığı dava hakkındaki kararını açıklamasının ardından Türk Tarihi Eğitiminde Tarafsızlık Derneği de basın toplantısı düzenledi. Basın toplantısına Türk Tarihi Eğitiminde Tarafsızlık Derneğinin Başkanı Dr. Demir Onger, Fransa Türk Kültür Dernekleri Birliği Başkanı Lütfi Bilgen ve Türk Tarihi Eğitiminde Tarafsızlık Derneğinin Baş Danışmanı Emekli Büyükelçi Şükrü Elekdağ katıldı.

    Elekdağ, konuşmasında Fransa Anayasa Konseyi’nin Fransa’daki Türk toplumu ve Türkiye için son derece önemli bir konuda tarihi kararını açıkladığını ifade ederek, “Anayasa Konseyi verdiği kararla, Türkiye’yi sözde soykırımla suçlayan 29 Ocak 2001 tarihli yasayı iptal etmemiş, fakat Danıştay’ın 19 Kasım 2015 tarihli kararının hatalı olduğunu vurgulamıştır. Danıştay sözünü ettiğim kararıyla Türk Tarihi Tarafsızlık Derneği’nin, Türkiye’yi sözde Ermeni soykırımıyla suçlayan 2001 tarihli yasanın iptali için Anayasa Konseyi’ne yaptığı başvuruyu da hukuk dışı bahanelerle reddetmişti. Anayasa Konseyi bugün vermiş olduğu kararla Danıştay’ın bu hatalı davranışını ortaya koymuştur” dedi.

    Büyükelçi Anayasa Konseyi’nin bu tutumuyla Türk Tarihi Eğitiminde Tarafsızlık Derneği’nin 2001 tarihli yasanın iptali için bireysel başvuru hakkını kullanarak Anayasa Konseyi’ne başvuruda bulunmasına yeşil ışık yaktığını ifade etti.

    Büyükelçi Şükrü M. Elekdağ, Türk Tarihi Eğitiminde 6 Ağustos 2015 tarihinde bu hakkını kullanarak Anayasa Konseyi’ne başvuruda bulunduğunu belirten Elekdağ, 2001 tarihli yasanın Anayasa’ya aykırı olduğunun tartışmaya ihtiyaç göstermeyecek kadar açık olduğunu ve en önemlisi de Anayasa Konseyi’nin bu yoldaki görüşünü 2012 yılında Boyer Yasası’nı iptal etmiş olduğu kararının gerekçesinde açık ve net bir şekilde ortaya koyduğunu aktardı. Büyükelçi Şükrü M. Elekdağ, Danıştay’ın bu kararı Anayasa Konseyi bugüne kadar 2001 tarihli yasa hakkında bir karar vermediğini ve Anayasa Konseyi’nin Danıştay’ın iddia ettiği gibi bir karar alması halinde 2001 tarihli kararın mevcudiyetinin çoktan son bulmuş olduğunu kaydetti.