Etiket: Kararına

  • Şanlıurfa’da Yasak Kararına Rağmen Nevruz Kutlamasına Müdahale Edildi

    Şanlıurfa Valiliği, il merkezi ve ilçelerde Nevruz kutlamaları, yürüyüş ve basın açıklamalarının 4 gün boyunca 17-18-19-20 Mart 2016 tarihlerinde yasaklamasına rağmen HDP ve DBP’li grup kutlamanın yapılacağı alana girince polis müdahale etti.

    Sabah saatlerinde Şanlıurfa Paşabağı Mahallesinde ŞUTİM yanındaki Nevruz alanında toplanan kalabalığa polis müsaade etmedi. Polisin sürekli grubun dağılması yönünde anons geçtiği grup dağılmayınca polis biber gazı kullanarak grubu dağıttı. Yaşanan kısa süreli müdahalelerden sonra HDP Şanlıurfa Milletvekili Dilek Öcalan, Osman Baydemir ile HDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan da yasak olan Nevruz alanına geldi.

    HDP’li milletvekillerin polis ile yaptığı görüşmeler sonucunda grup alandan ayrılmaya başladı.

  • Karabay’dan Anayasa Mahkemesi’nin Kararına Tepki

    Hukukçular Derneği Malatya Şube Başkanı Avukat Necati Karabay, Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül’ün Anayasa Mahkemesi kararı ile tahliye edilmesine tepki gösterdi.

    Hukukçular Derneği Malatya Şube Başkanı Avukat Necati Karabay, Anayasa Mahkemesi’nin gazeteci Can Dündar ve Erdem Gül hakkında verdiği karara tepki gösterdi. Karabay, verilen kararın hukuki değil siyasi bir karar olduğunu ifade ederek, “Bilindiği üzere referandumda yüzde 58 oyla, Anayasa Mahkemesi’nin 23 Eylül 2012 tarihinden itibaren bireysel başvuruları inceleme yetkisi kabul edilmiştir. Verdiği son kararla, Anayasa Mahkemesi, anayasal sistem içinde, yasama organına vasi tayin edilmiş gibi, dilediği yasaları iptal eden bir mahkeme olmuştur. Bu nedenle Hukukçular Derneği olarak Anayasa Mahkemesine değil, İnsan Hakları Mahkemesine ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz. Anayasa Mahkemesinin Can Dündar ve Erdem Gül kararı, hukuki değil, tamamen siyasi bir karardır. Anayasa Mahkemesi, geçmişte olduğu gibi, bu kararında da anayasayı çiğnemekten çekinmemiştir. Anayasa Mahkemesi, ihlal kararını, üç gerekçeye dayandırmıştır. Bunlardan birincisi kişi güvenliği ve özgürlüğü, ikincisi ifade özgürlüğü, üçüncüsü ise basın özgürlüğüdür. Kişi güvenliği ve özgürlüğü, Anayasanın 19.maddesinde düzenlenmiş olup, bu maddedeki istisnalardan biri de, kişi özgürlüğünün mahkeme kararıyla kısıtlanmasıdır. Anayasanın bu maddesine göre, kişinin özgürlüğünün mahkeme kararıyla kısıtlanması durumunda, kişi güvenliği ve özgürlüğü ihlal edilmiş sayılmayacaktır. Anayasa Mahkemesi, anayasanın bu açık hükmüne rağmen, mahkemenin tutuklama kararını hiçe saymış ihlal kararı vermiştir” şeklinde konuştu.

    Karabay, Anayasa Mahkemesi’nin tutuklama kararı veren mahkemenin üstünde olmadığı gibi, temyiz ve itiraz merci de olmadığını söyledi. Karabay, “Ağır Ceza Mahkemesi ile Anayasa Mahkemesi arasında hiyerarşik bir ilişki yoktur. Ağır Ceza Mahkemesinin kararlarına karşı itiraz ve temyiz mercileri kanunda sayılmış olup, bu mercii Anayasa Mahkemesi değildir. Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuruları, sadece insan hakları ihlalleri açısından değerlendirme yetkisi olduğu halde, mahkemenin görev alanına müdahale etmiştir. Anayasa Mahkemesinin ikinci ihlal gerekçesi, ifade özgürlüğü yönündendir. Can Dündar ve Erdem Gül’ün, yargılandıkları, ‘T.C. Hükumetini terör örgütleriyle ilişkilendirmeye yönelik bir operasyonda aktif görev almaları, casusluk iddiası, devlet sırlarını açıklama suçu, vatana ihanet iddialarıdır’ bunlar ifade özgürlüğü müdür? Anayasa Mahkemesinin üçüncü ihlal gerekçesi, basın özgürlüğü yönündendir. Bu ihlal gerekçesi de hayli sorunludur. Bu yayın, MİT TIR’larını durduran çeteye yönelik soruşturmayı bertaraf etmek, bu operasyona destek ve operasyonu devam ettirmeye, MİT TIR’ları davasını sulandırmaya yönelik bir girişimdir. Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru ile ilgili hakları ve yetkileri bellidir. Anayasa Mahkemesi, devam etmekte olan davaların içeriğine müdahale etmek suretiyle, diğer mahkemelerin görev ve yetki alanına tecavüz etmektedir. Kişilerin Anayasa Mahkemesi’ne başvurabilmeleri için, görülen davada tüm iç hukuk yollarının, yani temyiz aşamasının bitirilmesi gerekmektedir. Can Dündar’a yüklenen siyasi casusluk davası ise henüz yargılama safhasında olup, daha iddianame bile okunmamıştır” ifadelerini kullandı.

    Yargıya yargı ile müdahale edildiğini söyleyen Karabay, “Anayasa Mahkemesinin görünürde, Can Dündar ve Erdem Gül için karar vermiş olsa da, gerçekte bu durum, bir yargı kurumu eliyle “Yargıya, yargılamaya müdahaledir. Deliller toplanmışsa, delilleri karartma ihtimali yoksa sanıkların kaçma şüphesi yoksa yurt dışına çıkış yasağı ve adli kontrol şartıyla tutuksuz yargılanabilirler. Ancak, bunu takdir yetkisi Anayasa Mahkemesi’ne değil, yargılamayı yapan mahkemeye aittir. Anayasa Mahkemesi yerindelik denetimi yapamayacağından, 14.Ağır Ceza Mahkemesinin bu karara uymaması gerekmektedir. Uyup tahliye kararı vermesi, ülkemizde, kamuoyu oluşturanın, Anayasa Mahkemesinden istediği kararı aldırdığı kanaati insanlarımızda oluşmuştur ki, hukuk ve yargı adına bu kanatın oluşması çok tehlikelidir” diye konuştu.

  • AK Parti’lilerden Tepebaşı Meclis Kararına Suç Duyurusu

    AK Parti’li meclis üyeleri ve Tepebaşı İlçe Başkanı Ertuğrul Dindar, Tepebaşı Belediye Meclisi’nde içkili yerlere ilişkin aldığı kararı mahkemeye taşımak için adım attı.

    Geçtiğimiz Aralık ayında gerçekleştirilen Tepebaşı Belediye Meclisi toplantısında, CHP’li meclis üyelerinin oy çokluğu ile meclisten geçen, Fabrikalar bölgesi ve Hoşnudiye Mahallesi’nde bulunan bazı mekanlara, belediye tarafından içkili mekan ruhsatı verilmesi hususuna karşın AK Parti’liler “yasal adım” attı. AK Parti Tepebaşı İlçe Başkanı Ertuğrul Dindar ve Tepebaşı Belediye Meclis Üyeleri, Bölge İdare Mahkemesi’ne gelerek alınan kararın iptal edilmesi istemi ile başvuruda bulundu.

    BAŞKA BARLAR SOKAĞI OLMASIN

    Başvuru öncesinde gazetecilere konu hakkında açıklamalarda bulunan AK Parti Tepebaşı İlçe Başkanı Ertuğrul Dindar, Barlar Sokağı’nda yaşanan asayiş olayları dolayısıyla kentte hali hazırda sıkıntılar yaşandığını belirterek, belediye tarafından bazı mekanlara içki ruhsatı verilmesini doğru bulmadıklarını ifade etti. Birbirine yakın işletmelere içki ruhsatı verilmesinin o bölgeyi içkili bölgeye çevirdiğini vurgulayan Dindar şunları dile getirdi:

    “Belediye tarafından içki ruhsatı verilen işletmelerin bir kısmında zaten Turizm Bakanlığı tarafından ruhsatı var. Bir de bu yerlere belediye tarafından içki ruhsatı verilmesine biz bir anlam getiremedik. İçkili yerlerin etrafında hastane ve alış veriş merkezinin de olmaması gerekiyor. Ancak içki ruhsatı verilen bu yerlerin hemen yakınında bir AVM, bir hastane ve belediye binası bulunuyor. Bu bölgede belli noktalarda içkili yerlerin olmasından biz rahatsızız. Eskişehir halkının da rahatsız olduğunu biliyoruz. Bunlara biz idari dava açmak için bugün belediye meclis üyesi arkadaşlarımızla biz buraya geldik. Bunların olmaması için biz arkadaşlarımız ile birlikte dilekçelerimizi mahkememize sunarak davamızı açacağız. Hukuk’un da uygun bir şekilde kararı vereceğine inanıyoruz. Barlar Sokağı gibi ekstra yerlerin oluşturulmamasını da Eskişehir halkı da istiyor. Belediye artık bunlarla ilgileneceğine alt yapılara ve hizmetlere ağırlık versin.”

    YARDIMLARI GİZLİ YAPIN

    Yine Tepebaşı Belediyesi son meclis toplantısında gündeme gelen “Belediye tarafından okullara yapılan ayni yardımların İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından engellenmesi” konusuna da değinen Dindar, yardımların engellenmesi ile ilgili yapılan haberlerin doğruyu yansıtmadığını öne sürdü. Dindar konuyu şu şekilde değerlendirdi:

    “Bir de daha önce benim burada Milli Eğitim Müdürü olmam hasabiyle özellikle Tepebaşı Belediyesi’nin Milli Eğitim Müdürlüğü’nde yapılan çalışmaları engellediği yönünde bir takım söylemlerden de bahsediliyor. Bir gazetede 2 bin 500 tane kaban parke dağıtılmamış gibi bir takım asparagas haberler çıkmış. Biliyorsunuz bizim dinimizde yapılan yardımların gizliliği daha hoştur. Şimdi ben Milli Eğitim Müdürlüğüyle de görüştüm. Sizden böyle bir liste istendi mi diye sordum. Kimsenin böyle bir bilgisi de yok. Sizin böyle bir hediyelik eşya tesliminiz olacaksa okulunuza gider teslim edersiniz. Çocuklara duyurulmadan bunlar gizlice verilir. Mont parke verilmedi demek bunlar hoş olan şeyler değil.“

    Açıklamaların ardından AK Parti’liler Bölge İdare Mahkemesi’ne girerek dilekçeleri ile birlikte başvurularını yaptılar.

  • Belediyenin Kararına Şoförler İsyan Etti

    TEKİRDAĞ (İHA) – Tekirdağ’da minibüsçüler, Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Ulaşım ve Koordinasyon Merkezi’nin (UKOME) 1. Olağanüstü toplantısında aldığı minibüs duraklarının başka bir mevkiye taşınarak ring sistemine dönülmesi kararına tepki gösterdi.

    Sahil civarında bulunan Atatürk Bulvarı’nı çift yönlü, kısmi olarak trafiğe kapatan şoförler, alınan karara isyan ederek tepkilerini dile getirdi. Büyükşehir Belediyesi’nin duraktan ellerini çekmesini isteyen kalabalık, sorun çözülene kadar eylemlerine devam edeceklerini ifade etti.

    İHA muhabirine açıklamalarda bulunan minibüs şoförlerinden Şakir Üzüm, ekmekleri ile oynandığını ileri sürdü. Üzüm, “238 tane minibüs var durakta. Hepsi ekmek yiyor, ev geçindiriyor. Biz bu yer için işgaliye ödüyoruz. Burada emek sarf ediyoruz. Sesimizi duyurana kadar ne gerekiyorsa yapacağız” dedi.

    Daha sonra konuşan Şoför Cem İncebey, “Belediye bizim durağımızı geri verene kadar, durak olarak bu istikametleri kullanmak mecburiyetindeyiz. Çünkü burada yüzlerce insan ekmek peşinde. Belediyenin bir an önce bu işe el atması gerekir. Sayın başkandan biz bunu talep ediyoruz. Biz onlardan inisiyatif istiyoruz. Bu kadar insanı ekmeksiz bırakmasınlar” diye konuştu.

    Atatürk Bulvarı’ndaki eylemin ardından grup, bahse konu durakta eylemine devam etti. Minibüsçüler adına açıklamalarda bulunan kooperatif üyesi Süleyman Süleymanoğlu, kendilerini ayrıştırmaya, bölmeye çalıştıklarını iddia etti. Tek ses olacaklarını belirten Süleymanoğlu, sadece ekmek mücadelesi verdiklerine dikkat çekti.

    Amaçlarının ilgili makamlara seslerini duyurmak olduğunu aktaran Süleymanoğlu, “Varımız yoğumuz 4 teker. Başka bir şeyimiz yok. Bankalara borçlarımız var. Hepimiz perişan olduk. Siyasi amacımız da yok, ona vurgu yapmak gerekir” ifadelerini kullandı.

    Büyükşehir Belediyesi adına grupla irtibata geçen Zabıta Daire Başkanı Erdin Eral, “Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak adına konuşuyorum. Minibüsçü esnafının bu konuda hazırlıksız yakalandığını düşündüğümüzden, bu kararın uygulanmasını Cuma günü saat 14.00’a erteliyoruz. Cuma günü 14.00’dan itibaren UKOME’nin aldığı karar uygulanacaktır. Esnafımız hazırlıklarını buna göre yapsınlar” dedi.

    Eral’ın açıklamalarıyla tatmin olmayan grup bir süre tepkilerine devam etti. Kendilerinin duraktan hangi amaçla çıkarılmak istendiklerini öğrenmek isteyen şoförler, yetkili kişiler gelene kadar eylemlerine devam edeceklerini söyledi.

    Şoförler, olaysız bir şekilde minibüs durağında beklemeye devam etti.

  • Milletvekili Aydemir’den Wcf Kararına Tepki

    AK Parti Erzurum Milletvekili İbrahim Aydemir, Erzurum’da yapılması planlanan 2016 Dünya Gençler Curling şampiyonası’nın Dünya Curling Federasyonu (WCF) tarafından iptalini yanlış bir karar olarak değerlendirerek, ”Gerek Türkiye ve gerek Erzurum’da güvenlik açısından hiçbir sorun yokken, şampiyonanın iptal edilmesi tamamen siyasi bir yaklaşımdır.” dedi.

    ERZURUM HUZUR KENTİDİR

    Erzurum’un Türkiye’nin en güvenli ve huzurlu kentlerinin başında geldiğini vurgulayan Milletvekili Aydemir, “Bu sportif yolla bir karalama operasyonudur. Erzurum İskoçya’dan sonra Dünya’nın en mükemmel 2’inci Curling tesislerine sahiptir. Güvenlik açısından da hiçbir zafiyet ve sorun yaşanmamaktadır. Buna rağmen Dünya Şampiyonasının iptali anlaşılır değildir ve hiçbir gerekçe bu yanlış kararı mazur gösteremez.” diye konuştu.

    KARAR YENİDEN ELE ALINMALIDIR

    Dünya Curling Federasyonu (WCF)’nin kararı yeniden gözden geçirmesini, Türkiye’ye temsilci göndererek gerekli gözlem ve incelemeleri yapmasını isteyen Milletvekili Aydemir, “Kararda ısrar hem Türkiye’ye hem de Kış Sporlarında bir Dünya kenti olan Erzurum’a haksızlık olacaktır. Erzurum Dünya Şampiyonasına her açıdan ev sahipliği yapacak durumdadır ve hazırdır.” dedi.