Etiket: Kararına

  • Malatya’da düğün kısıtlama kararına tepki

    Malatya’da düğün kısıtlama kararına tepki

    Malatya’da düğün organizasyonlarına bazı kısıtlamalar getiren İl Hıfzıssıhha Kurulu kararının kendilerini olumsuz etkileyeceğini belirten düğün müzisyenleri, Soykan Parkı’nda toplanarak duruma tepki gösterdi.

    Malatya’da son dönemde vaka sayılarında yaşanan artışının ardından İl Hıfzıssıhha Kurulu tarafından düğünlere ilişkin kısıtlamalar artırılarak, yasaklar getirildi. Alınan karar doğrultusunda sokak, köy düğünleri, sünnet düğünü, nişan, kına etkinlikleri yasaklanırken, salonlarda yapılacak olan ve süresi 1 saate indirilen nikah törenleri ile düğünlerde paket su servisi dışında herşey yasaklandı.

    Kararın sektörü olumsuz yönde etkileyeceğini belirten bir grup düğün müzisyeni, valilik önüne giderek Vali Aydın Baruş ile görüşmek istedi. Yetkililerin devreye girmesinin ardından Soykan Parkı’nda toplanan grup, burada yaptıkları basın açıklamasında tek amaçlarının yetkililerle görüşerek yardım talebinde bulunmak olduğunu söylediler. Düğün müzisyenleri daha sonra polisle görüşerek olay yerinden ayrıldı.

  • Diyanet Sen Şube Başkanı Ardahanlı’dan provokatif kararına Tepki

    Diyanet Sen Şube Başkanı Ardahanlı’dan provokatif kararına Tepki

    Diyanet-Sen Erzurum Şube Başkanı Nurullah Ardahanlı Paris’te yayın yapan Charlie Hebdo Dergisine yapılan menfur saldırının davasının görüleceği gün söz konusu derginin Peygamber Efendimiz Muhammed (SAV) ile ilgili uygunsuz karikatürleri tekrar yayınlama kararı almasını kınayarak “Bu karar son derece yanlış ve provokatif bir karardır. Terör bahane edilerek Peygamber Efendimize (SAV) hakaret edilemez” dedi.

    Peygamber Efendimiz Muhammed (SAV) ile ilgili uygunsuz karikatürler yayınlayan ve bu karikatürler bahane edilerek düzenlenen terör saldırısı sonucu 12 kişinin hayatını kaybettiği dava Paris’te görülmeye başlayacak. Charlie Hebdo Dergisi davanın görülmeye başlayacağı gün Peygamber Efendimiz Hz.Muhammed (SAV) ile ilgili uygunsuz karikatürlerini yeniden yayınlayacağını açıkladı.

    Ardahanlı, “Terör nerden gelirse gelsin her türlüsüne karşı olduğumuz gibi terör bahane edilerek inançlara, değerlere yapılan hakaret ve saygısızlığa da aynı şeklide karşıyız. Terörün ırkı, dini, rengi yoktur. Terör nerden gelirse gelsin her türlüsüne karşı olduğumuz gibi terör bahane edilerek inançlara, değerlere hele hele Peygamber Efendimize yapılan hakaret ve saygısızlığa da aynı şeklide karşıyız ve lanetliyoruz” dedi.

    Böyle bir dönemde Charlie Hebdo Dergisi’nin Peygamber Efendimiz Muhammed (SAV) ile ilgili uygunsuz karikatürleri yeniden yayınlama kararı almasının son derece yanlış ve provokatif bir karar olduğunu belirten Ardahanlı açıklamasında şunları kaydetti; “Peygamber Efendimize hakaret içeren karikatürü tekrar yayınlama kararı alması kabul edilebilir bir durum değildir. Merhamet ve sevgi dini İslam’ın terör dini, Müslümanların ise terörist gibi gösterilmeye çalışılması, Peygamber Efendimize karikatürle hakaret edilmesi Müslümanları rencide etmeyi, tahrik etmeyi hedefleyen girişimlerdir. Hz.Muhammed’e (SAV) yapılan hakaret bütün Müslümanlara ve onların kutsalına yapılmış bir hakarettir ve bizlerin bu hakaretler karşısında sessiz kalmasını beklemek ne ifade, ne basın özgürlüğü ile anlatılabilecek bir durumdur. Kimse bir başkasının kutsalına, inançlarına hakaret edip basın özgürlüğüne ifade özgürlüğüne sığınamaz. Son gelişmeler de gösteriyor ki birileri yine Avrupa’da İslamafobiyi tetiklemek istiyor. Müslümanlar olarak tahriklere gelmeden sağduyu ve aklıselim ile teröre karşı dik durmalıyız. Ancak şu da bilinmelidir ki Peygamber efendimize (SAV) değerlerimize yapılan hakaretler karşısında hiçbir Müslüman sessiz kalmayacaktır. Tüm Müslümanlardan bu tür tahriklere sağduyu ve İslam dininin bizlere öğrettiği hassasiyetle yaklaşmalarını rica ediyorum. Bizler sevgi ve merhamet dini İslam’ın temsilcileriyiz. Biz kimsenin peygamberine kitabına küfretmeyiz ne bizim ne de bir başka inanç grubunun inancına kutsalına hakaret edilmesine de izin vermeyiz.”

  • TFF’nin kararına bir tepki de Yunusemre Belediyespor’dan

    TFF’nin kararına bir tepki de Yunusemre Belediyespor’dan

    TFF tarafından alınan kararların yankıları devam ederken Bölgesel Amatör Lig 8. Grupta ligin bitimine 4 hafta kala 52 puanla ikinci sırada bulunan Yunusemre Belediyespor’un 3. Lig’e çıkarılmaması tepkiye neden oldu. Kulüpten yapılan açıklamada 39 puanlı 4. sıradaki takımın 3. Lig’e çıkarılmasının hukuksuz ve kanunsuz olduğu belirtilerek kanuni yollara başvurulacağı bildirildi.

    Yunusemre Belediyespor Kulübünden yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Bugün Saat 18.00’da TFF Başkanı Nihat Özdemir’in talihsiz açıklamaları ile adeta şoka uğradık. 52 puan toplayan ligin bitimine 4 hafta kala ikinci sırada olan Yunusemre Belediyespor takımı TFF 3. Lige çıkartılmayıp, 39 puanlı ligde 4. sıradaki takımın çıkartıldığı Bölgesel Amatör Lig kararı hukuksuz ve kanunsuzdur. Gereğinin yapılacağını ve adaletli olarak hakkımızı mahkeme yolu ile alacağımızı tüm kamuoyuna saygı ile duyururuz.”

  • Trump yönetiminin “yabancı öğrenci” kararına karşı 17 eyaletten dava

    Trump yönetiminin “yabancı öğrenci” kararına karşı 17 eyaletten dava

    ABD’de Başkan Donald Trump yönetiminin yabancı öğrenci kararının iptali için başkent Washington DC ve 17 eyalet tarafından dava açıldı.

    ABD’de Başkan Donald Trump yönetimi geçtiğimiz günlerde, korona virüs salgını nedeniyle yüz yüze eğitim yerine online eğitime geçen üniversitelerde okuyan yabancı öğrencilere yüz yüze eğitim veren okullara geçmesi ya da ülkeyi terk etmesi gerektiği yönünde karar almıştı. Trump yönetimi yabancı öğrencilere vize verilmeyeceğini duyurmuştu. Yabancı öğrenci kararı ülkede büyük tepkilere neden olurken, kararın iptali için başkent Washington DC ve 17 eyalet tarafından dava açıldı.

    Öte yandan, ABD’de eğitim veren dünyaca ünlü Harvard ve MIT gibi üniversitelerin de içinde bulunduğu yaklaşık 40 yüksek öğretim kurumu kararın iptali için dava açmıştı.

  • Atatürk Üniversitesi Rektörlüğünden, Anayasa Mahkemesinin kararına ilişkin basın açıklaması

    Atatürk Üniversitesi Rektörlüğünden, Anayasa Mahkemesinin kararına ilişkin basın açıklaması

    Atatürk Üniversitesi Rektörlüğünce, Anayasa Mahkemesinin akademisyenlerin bildirisiyle ilgili kararına ilişkin basın açıklaması yapıldı.

    Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı imzasıyla yayınlanan açıklamada, “Kendilerini ‘ülkemizin akademisyen ve araştırmacıları’ olarak tanımlayan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bölünmez bütünlüğü için terörle mücadele kapsamında yürütülen operasyonlara karşı çıkan bir grup öğretim elemanı, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, vatandaşlarını açlığa ve susuzluğa mahkum etmekle, yerleşim yerlerine ağır silahlarla saldırmakla, anayasal ve uluslararası hukuku ihlal etmekle, vatandaşlarına taammüden kıyım ve katliam yapmakla suçlamış; özellikle devletimizin bu bölgede katliam gerçekleştirdiği ve bilinçli bir sürgün politikası uyguladıklarını söyleyerek, haksız bir beyanat içerisine girmişlerdir” denildi.

    Bildirinin terör örgütlerine karşı etkin operasyonların gerçekleştirildiği bir dönemde imzalanmasının oldukça dikkat çekici olduğu belirtilen açıklamada, “Akademik özgürlük, bir ülkenin varlığını, güvenliğini ve bekasını tehdit etmenin aracı olarak istismar edilemez. Akademik özgürlüklere saygı duyan hiçbir demokratik ülke, ayrılıkçı teröre desteği ve kendi güvenliğine saldırıyı meşru göremez.

    Düşünce özgürlüğü; iftira, hakaret suçu ve yasadışı şiddeti teşvik etmeyi içermez. Özgürlüklerin kullanımı, beraberinde ödev ve sorumlukları getirdiği için, ulusal güvenlik, toprak bütünlüğü veya kamu emniyeti menfaatlerine, düzensizliğin veya suç işlenmesinin önlenmesi, sağlık veya ahlakın korunması, başkalarının şöhret veya haklarının korunması, gizli olarak elde edilen bilgilerin açıklanmasının önlenmesi veya yargı organlarının otorite ve tarafsızlığının sürdürülmesi için yasa tarafından öngörülen ve demokratik bir toplumda gerekli olan formalitelere, koşullara, kısıtlamalara veya cezalara tabi tutulabilir, çerçevesi çizilebilir. Terörle mücadele ettiği için devleti suçlayan açıklamalar yapmak, dünyanın hiçbir ülkesinde ifade özgürlüğü olarak değerlendirilmez.

    Özellikle askerimizin, polisimizin, güvenlik güçlerimizin Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da barışı ve huzuru sağlamak adına yapmış oldukları operasyonlara karşı durmak, ülkenin üniter yapısına aykırı terör örgütünü destekleyici ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni terör örgütüyle uzlaşmaya çağıran talihsiz basın açıklaması, bilginin yol göstericiliğinden uzaklaşılarak işlenen suçların en büyüğüdür.

    “Akademisyenler” başlığı altında hazırlanan ve bizleri rencide eden bu bildiri, sadece imzalayan bir grup öğretim elemanının kanaatini ifade etmekte olup, Atatürk Üniversitesi akademisyenlerinin, Türk Yükseköğretim sisteminde çalışmakta olan yüz elli binden fazla akademisyenin görüşlerini asla temsil etmemektedir. Devletimiz ve Yüksek Öğretim Kurumumuz, her türlü tehdidi büyük bir özgüven içinde bertaraf edecek güçtedir.”

    Prof. Dr. Çomaklı açıklamasını şöyle sürdürdü; “Atatürk Üniversitesi olarak milletimize ve devletimize olan borcumuzun ödenemez olduğu bilinci içinde, Türkiye Cumhuriyeti’nin her açıdan kalkınmasına katkı yapacak nesilleri yetiştirmek üzere çalışmalarımızı büyük bir inançla sürdürmeye devam edecek; dâima, devletimizin, milletimizin bağımsızlığını, bölünmez bütünlüğünü tehdit eden terör konusundaki haklı mücadelesinin yanında olacağız.

    Bu bağlamda, devletimizin millî bekâmız yolunda yaptığı ve yapacağı operasyonları sonuna kadar destekleyeceğimizi ‘kuvvetle’ vurguluyor, “teröre destek” olarak nitelediğimiz, açıkça ‘gaflet, dalâlet ve hatta hıyânet’ çizgisinde hazırlanıp yayınlanan, düşünce özgürlüğü adı altında terörü ve terör örgütünü teşvik edici bir içerikle devletin meşru savunma faaliyetlerini eleştiren bu bildiriyi nefretle kınıyoruz.”