Etiket: Karardı

  • (Özel) Vurulduğu İğne Yüzünden Hayatı Karardı

    İzmir’in Karşıyaka ilçesinde oturan evli ve iki çocuk babası Hüseyin Sandıkçı’ya, soğuk algınlığı ve aşırı öksürük nedeniyle gittiği acil serviste iğne yapıldı. İddiaya göre, yapılan iğnenin siyatik sinire denk gelmesi sonrası enjeksiyon travması teşhisi konulan Sandıkçı, sağ ayağını kullanamaz hale geldi. Yaşadığı yoğun ağrı ve acı hissiyle birlikte ayağını kullanamadığı için işinden de olan Sandıkçı, yetkililerden kendilerine yardım edilmesi talebinde bulundu.

    İzmir Kuzey Kamu Hastaneler Genel Sekreterliği yetkilileri, konuyla ilgili araştırma yapılacağını, bir kusur varsa gereğinin yapılacağını belirtti.

    Asıl mesleği şoförlük olan ve Karşıyaka’da bir pastahanede tezgahtarlık yapan evli ve iki çocuk babası Hüseyin Sandıkçı, geçen Ekim ayının 22’sinde, soğuk algınlığı ve aşırı öksürük nedeniyle gece uyuyamadığını belirterek evinin yakınındaki Karşıyaka Devlet Hastanesi acil servisine gitti. Burada yapılan muayene sonrası kendisine iğne vurulması kararlaştırılan Sandıkçı, iğne vurulduktan sonra sağ ayağında bir uyuşma hissetti. Uyuşmanın ilacın etkisi olduğunu düşünen Sandıkçı, bacağının üzerine yüklenmeden eve gelerek uzandı. Sabah olduğunda bacağındaki ağrının artması ve öksürüğünün geçmemesi üzerine Sandıkçı işe gidemeyeceğini belirterek evde istirahat etmeye devam etti.

    “YAPABİLECEĞİMİZ BİR ŞEY YOK DEDİLER”

    Ağrılarına rağmen ertesi gün işe giden Sandıkçı, burada ayakta geçirdiği süre zarfında ayağındaki ağrı şiddetini arttırdı. Ayakta durmakta güçlük çeken Sandıkçı, tekrar Karşıyaka Devlet Hastanesine giderek acil serviste kendisine vurulan iğnenin ardından sağ bacağında şiddetli ağrı oluştuğunu ve ayakta duramadığını belirtti. Karşıyaka Devlet Hastanesi yetkililerinin kendisine ’Sizin için yapabileceğimiz hiç bir şey yok’ dediğini ileri süren Sandıkçı, buradan gittiği İzmir Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde kendisine enjeksiyon travması tanısı kondu.

    HASTANEYİ ŞİKAYET ETTİLER

    Yapılan iğne sonrası Sandıkçı’nın hayatı her geçen gün daha fazla olumsuz etkilenmeye başladı. Sağlık Bakanlığını arayıp hastaneden şikayetçi olduklarını belirten Sandıkçı, kendilerini hastaneden arayan bir kişinin ’Durumunuz incelemeye alındı, 1 buçuk ay sonra netlik kazanır’ deyip telefonu kapattığını söyledi.

    İŞİNDEN OLDU

    İlk olarak ayakta duramadığı ve tezgahtar olduğu için işinin ayakta olduğunu dile getiren Sandıkçı, “Patronum ayakta duramadığım ve çalışamadığım için haklarımı fazlası ile ödeyip işime son verdi. Pastahane’ye gireli 2 yıl yeni olacaktı daha önce de sigortada gün boşluğum vardı. “Son üç yılda düzenli iki yıl sigorta” şartını yerine getiremediğinden ötürü işsizlik maaşı da alamıyorum. İki oğlum var. Biri inşallah Ocak ayır itibari ile asker olacak. Diğeri ise henüz ortaokul öğrencisi. Evimiz kira. Ayağıma tam hakim olamadığım için eski mesleğim şoförlüğü de yapamıyorum. Doktorlar ayağımın 6 ay içerisinde de iyileşebileceğini, ömür boyu böyle kalabileceğini de söylüyor. Fizik tedavi şart diyorlar. Maddi hiç bir gelirimiz yok. Yetkililerin bizleri duymasını, yardımcı olmalarını istiyoruz. Kış günü ailemle sokakta kalmak istemiyoruz” dedi.

    PARASI YOK AVUKAT TUTAMIYOR

    Mağdur olduğunu dile getiren Sandıkçı, ’’Biz hastane ile ilgili dava açmayı düşünüyoruz ama paramız yok. Bir kaç avukatla görüştüm dava için para istedi. Ben para olmadığını söyleyince dava açamıyoruz. Çaresiz iki çocuğum ve eşimle kala kaldık öylece. Ailede çalışan bendim şimdi evde çalışan para getiren yok. Akrabalarımız komşularımız şimdilik yardım ediyor. Benim bu durumum belirsiz. Yetkililerden bu duruma ele atmalarını istiyorum’’ dedi.

    Öte yandan, İzmir Kuzey Kamu Hastaneler Genel Sekreterliği yetkilileri, konu ile ilgili araştırma yapılacağını, varsa bir kusurun gereğinin yapılacağını belirtti.

  • Komşunun Tavuğuna ’Kışt’ Dedi Hayatı Karardı

    Antalya’nın Gazipaşa ilçesi Macar Mahallesi’nde, 3 yıl önce komşusunun tavuğunu kesen Nuray Çetin (42), komşusunun şikayeti üzerine mahkemede yargılandı. ’Tehdit ve hakaret’ suçlamasıyla yargılanan 3 çocuk annesi Nuray Çetin, 3 yıl süren mahkeme sonrası 24 ay hapis cezasına çarptırıldı.

    Cezasının 6 ayını Alanya L Tipi Kapalı Cezaevi’nde geçiren Çetin, Denetimli Serbestlikten yararlanarak 2 ay önce serbest bırakıldı. 2 aydır Gazipaşa Meteoroloji Müdürlüğü’nde yarım gün çalışan Çetin, 2 ay daha burada çalışarak cezasını tamamlayacak. Meteoroloji Müdürlüğü’ndeki mecburi hizmetinin ardından 8 ay boyunca haftada bir kez İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne giderek imza atmak zorunda olan Nuray Çetin, yaşadıklarının ardından psikolojisinin bozulduğunu söylüyor.

    “KOMŞUM TAVUKLARINA SAHİP OLMAYINCA SİNİRLENİP TAVUĞU KESTİM”

    Komşusuyla yıllarca anlaşamadığını ve geçinemediklerini belirten 3 çocuk annesi Çetin, defalarca uyarmasına rağmen komşusunun tavuklarına sahip olmadığını, tavukların kendi tarlasına zarar verdiğini dile getirdi. Komşusunun vurdumduymazlığına kızdığını ifade eden Çetin, “Komşumuz tavuklarına sahip olmayınca serama giren tavuğu kesip attım. Bunun üzerine komşum beni ’tehdit ve hakaret’ suçlamasıyla mahkemeye verdi. Mahkeme yaklaşık 3 yıl sürdü. Mahkemeden 24 ay hapis cezası aldım. Temyize giderek cezayı bir yıl ertelettik ama Mart 2015’te cezaevine girdim ve 6 ay yattım. Şimdi denetimli serbestlik imkanından faydalanıyorum ve İlçe Meteoroloji Müdürlüğü’nde yarım gün çalışıyorum” dedi.

    “OLAYI ÖĞRENEN KOCASINDAN DAYAK YEDİ , ESKİ MAHALLESİNDEN AYRILIP EVİNİ SATIŞA ÇIKARDI”

    Yaşadığı hadisenin ardından yaşantısının tepetaklak olduğunu belirten Nuraya Çetin, “Bu olayın ardından kocam beni dövdü. Kendisinden şikayetçi oldum. O da para cezası aldı. Boşanmanın eşiğine geldik. Yuvam huzursuz oldu. Evimizi taşıdık. Şimdi ise komşumdan uzaklaşmak için evimi ve bahçemi satılığa çıkardık” diye konuştu.

  • Mayına Basan Çocuğun Hayatı Karardı

    Hakkari’nin Şemdinli ilçesi, Üzümkıran köyünde ailesiyle birlikte piknik yaptıkları sırada teröristlerce döşenen mayına basan 11 yaşındaki Suat Fırat iki gözünü, iki kolunu ve bir yumurtalığını kaybetti.

    8 Kasım tarihinde meydana gelen olayda, 12 yaşındaki kuzeni Menifa Fırat ile oyun oynayan 11 yaşındaki Suat Fırat, mayına bastı. Yaşanan büyük patlama sonrasında yanık içinde kalan Suat Fırat ağır yaralanırken, patlamadan etkilenen 12 yaşındaki Menifa Fırat da yaralandı. Patlama sesini duyan yakınları tarafından Yüksekova’daki bir hastaneye kaldırılan Fırat, yapılan ilk müdahalenin ardından Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edildi. Küçük Suat’a burada da gerekli müdahale yapılamayınca, Gaziantep’te özel bir hastaneye getirildi. Burada doktorlarca yapılan gerekli müdahaleye rağmen, yüzü paramparça olan Küçük Suat iki gözünü kaybetti, iki kolu koptu ve yumurtalığı büyük tahribat gördü. Bir ayağından da ağır şekilde yaralanan Suat’ın bir ayağını kullanmasının da zor olduğu belirtildi. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavi gören Suat’ın kuzeni Menifa ise akciğerinden ve karaciğerinden büyük hasarlar aldı. Kuzeninin de felç olma ihtimalinin yüksek olduğunu söylenen Nezir Fırat, “Gördüğünüz gibi çocuğun durumu bu. Tuzaklı bir mayın sonucu çocuk bu duruma düştü. İki eli kesilmiş durumda iki gözü kayıp ayağının birinin kesilme ihtimali var. Kan dolaşımı olmayınca muhtemelen kesilecek. Cinsiyet organlarından olan yumurtalıklardan birisi gitti. Teröre lanet olsun. Teröristlerin artık 11 yaşındaki çocuğa gücü yetiyor. Kuzenim de Van Yüzüncü Yıl Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavi görmekte. Onun durumu bundan daha ağır, benim çocuğumun durumu ondan daha ağır, yani ikisi de birbirinden kötü durumda. Hangisine bakacağız şaştık kaldık, işin içinden çıkamıyoruz” dedi.

    “MAYINLAR SİVİL HALKA YÖNELİK”

    Mayınların iki gün önce döşendiğini dile getiren acılı baba Fırat, mayınların hedefinin ise sivil halk olduğunu kaydetti. Olayın ardından dünyasının karardığını söyleyen acılı baba, “Tek lafım teröre lanet olsun. Allah’ından bulsun bunu yapanlar. Benim oğlumdan daha beter olsunlar’’ diye konuştu.

    Devletten yardım isteyen baba Fırat, oğlunun hayatını karartanların bulunup hesap sorulmasını istedi. Kendisini ziyaret eden hiç bir devlet yetkilisi olmadığını belirten Fırat, “Devletin yetkililerinden gereğinin yapılmasını istiyoruz. Gelip ziyaret etmelerini bekliyoruz. Ne hale geldiğini görsünler, tek oğlumdu dünyam karardı artık, bu yaşta hapse düştü çocuğum. Askerler için kurulan bir tuzak değildir. Oradan sivil halktan başka ve çocuklardan başka kimse geçmiyor. Oradan millet odun filan topluyor, onlar için yapılmış mayın. Halkı takibe almışlar. Çocuğun hangi yaralarına bakayım, kuzeni daha beter, akciğerinde hasar var, karaciğerinde hasar var. Felç durumuyla karşı karşıya, dünyam yıkıldı, gereğinin yapılmasını istiyorum. Kaç gündür buradayız hiçbir devlet yetkilisi kapımızı açıp da bakmadı. Sağ olsunlar hastane personeli sayesinde ayakta durdu bugüne kadar. Onlar da olmasa daha beter olurdu. Onlar sayesinde ayaktayız. Allah razı olsun” ifadelerini kullandı.

    Acılı baba, oğlunun “Baba ayağa kalkmak istiyorum, beni buradan götür, gözlerimi aç” demesi üzerine gözyaşlarına engel olamadı.