Etiket: Karanlık

  • Başkan Sarı: “Genel Başkanımıza saldıranlar karanlık güçler”

    Lastik-İş Genel Başkanı Abdullah Karacan’ın öldürülmesi sonrasında yerine gelen Alaattin Sarı, Sakarya’da gerçekleştirdiği toplantıda yaptığı açıklamada, “Bize saldıranlar karanlık güçler, genel başkanımıza saldıranlarda karanlık güçler” dedi.

    Lastik-İş Genel Başkanı Abdullah Karacan’ın Adapazarı ilçesinde bulunan bir fabrikada öldürülmesi sonrasında yerine getirilen Alaattin Sarı, Sakarya’ya gelerek bir basın toplantısı düzenledi. Başkan Sarı, toplantıda Abdullah Karacan’ı öldürenlerin karanlık güçler olduğunu belirtti.

    Lastik-İş Genel Başkanı Sarı, “Yaşanan olay günü genel başkanımızın davranışı neydi dedim. Bütün arkadaşlarımla ayrı ayrı konuştuğumda genel başkanımız çok sakindi. Bir baba şefkatinde bu arkadaşı aldı, karşısına oturtturdu. Sakin ol, rahat ol, bir şey istiyor musun, kendine gel bir nefes al diyerek telkinde bulundu. Sonra aynı şekilde genel başkanımız temsilcilerimize gürültü yapmayın demek için hafif döndüğünde o arkadaş genel başkanın o masanın altındaki silahını nasıl gördü ise silahı alıyor rastgele ateş etmeye başladığı zaman orada bulunan arkadaşlarımız müdahale ediyorlar. Daha sonra bu zanlı koşarak kaçmaya başlıyor. Uzaklaşma neticesinde bir taksiye biniyor. Taksiye bindikten sonra polis taksiyi çeviriyor ve zanlıyı yakalıyor. Polis yakaladıktan sonra zanlının üstünde bir bıçak çıktığı olduğu ortaya çıkıyor. Tamamen planlanmış, programlanmış kendi kafasına göre. Ben buradan şunu da söylüyorum bize saldıranlar karanlık güçler, genel başkanımıza saldıranlarda karanlık güçler” dedi.

    “Tek sendika lideridir”

    Genel Başkan Karacan’ın birçok konuyu hayata geçirdiğinden bahseden Sarı, “Abdullah Karacan gerek Adapazarı Goodyear fabrikası olmak üzere, Kocaeli fabrikası olmak üzere ilk defa Türkiye’de taşeron işçiliğini sonlandıran sendika lideridir. Alt-iş veren kavramını ortadan kaldırıp asıl iş veren altında taşeronu çalıştıran, sömürülmesini engelleyen tek sendika lideridir ve Türkiye’de örneği yoktur. DİSK’in bir yöneticisi olarak bunu söylüyorum. Abdullah Karacan ülkede ilkleri yapan bir sendika lideridir. Abdullah Karacan emekli yaşının 65’e çıktığı bu bilgi çerçevesinde de bireysel emekliliği ilk defa toplu sözleşmelere koyarak tüm arkadaşlarımıza bireysel emeklilik sistemine koyan, sisteme koyduktan sonra iş verenlerle yapılan müzakereler neticesinde toplu sözleşmeler neticesinde bireysel emekliliği hayata geçiren tek sendika lideridir” diye konuştu.

    “Karacan’ın mirasına sahip çıkacağız”

    Sarı sözlerinin devamında, “Lastik- İş Sendikası olarak bundan sonraki süreçte Abdullah Karacan olamayız. Abdullah Karacan bir liderdi. Onun yaptıklarını yapan olursa lider olur. Onun başardıklarını başaran olursa o lider olur. Abdullah Karacan bir markaydı. Lastik-İş sendikası bir markadır. Bu markayı lekeleyecek, bu markayı farklı noktalara getirecek şer güçlerine karşı da topyekun Lastik-İş Sendikası olarak birlikte olacağız, iri olacağız, dik olacağız sonuna kadar Abdullah Karacan’ın mirasına sahip çıkacağız” şeklinde konuştu.

  • Rohingya çocuklarının karanlık geleceği

    Myanmar’da Rohingyalı Müslümanlara yönelik yapılan çatışmalardan kaçıp Bangladeş’e sığınan Arakanlı Müslümanların çocukları, gerekli ihtiyaçları olmadan karanlık bir geleceğe ayak basıyor.

    Bangladeş’e giriş yapabilen binlerce aile günlerce yürüyerek Bangladeş’in Cox’s Bazar sınırına ulaştı. Bangladeş’e sığınan bu aileler çocuklarıyla vahşetten kaçıp gelirken uzun yolculuktan dolayı ağır hastalıklara yakalandı.

    Geçen çarşamba günü, Bangladeş-Myanmar sınırında Aysha adlı küçük kız dünyaya geldi. Henüz 3 günlük olan Aysha açlığa karşı zor günler geçiren çocuklar arasında bulunuyor. 20 yaşında olan anne Hafiza Johor, kendisi ve yeni doğan çocuğu için bir öğün yiyecek bulunamadığını ifade ederek, “Kızım süt için ağlıyor. Ama ben ne yapabilirim ki. En son ne zaman yemek yediğimi unuttum, sütten kesildim” ifadelerini kullandı.

    Aysha’nın babası Ali Johor ise, “Bangladeş’e girdikten sonra hayatımız kurtardık diye düşündük. Ancak tek bir kızımın hayatını burada açlıktan nasıl kurtaracağız, bilemiyorum” şeklinde konuştu.

    Aysha gibi yüzlerce Rohingya çocuğu, Cox’s Bazar’da kurulan Rohingya kamplarında açlıkla karşı karşıya. Arakan’da başlatılan çatışmadan kaçan bu insanlar hayatta kazandığı her şeyi geride bırakıp buraya sığındı. Ayrıca, sığınan binlerce Rohingya kampta bir yer bulamadığı için Cox’s Bazar – Teknaf caddesinde kalmaya devam ediyor. Başka bir Rohinyalı çocuk olan 1 yaşındaki Mohammad Taha son bir haftadır zatürre hastalığıyla mücadele ediyor. Mohammad Taha‘nın Annesi Chemon Ara, “Bir haftadır kampta yaşıyoruz. Oğlum bir haftadır hasta. Bu bir hafta içerisinde eşim 2 kez yiyecek getirebildi. Herkes açken bu çocuğu nasıl muayene ettirebilirim ki” şeklinde konuştu.

    UNHCR tarafından yapılan açıklamaya göre son 2 haftada 270 bin Rohingya Müslümanı, Bangladeş’e sığındı. Sığınanların yüzde 80’inin kadın ve çocuklardan oluştuğu belirtiliyor.

    UNHCR yetkisi Vivian Tan,”Kampta olanlar arasında birçok kadın ve çocuk var. Onların birçoğu yemeksiz, kalacak yeri yok” dedi.

    UNİCEF İletişim Yöneticisi Sakil Faizullah, Rohingya çocuklarının birçoğunun hastalıklara yakalandığını belirtirken” Rohingyalara verilen desteğin az olduğunu belirterek gerekli doktor ve ilacın olmadığını aktardı. Faizullah, “Biz onların gerekli ihtiyaçlarını vermeye başaramazsak, kısa bir zaman içresinde büyük bir kriz medyana çıkacak” dedi.

  • Kanadalı yönetmen, Türk oyuncuları ’Karanlık Melekler’de bir araya getirdi

    Yönetmenliğini ve senaristliğini Kanadalı yönetmen David Angelus’un üstlendiği Karanlıktaki Melekler, 3 çocukluk arkadaşının başından geçen ve açgözlülüğün yol açtığı zorluklarla başa çıkma çabalarını konu alıyor.

    Yönetmen David Angelus, çekimleri tamamlanan yeni dram filmi ’Karanlıktaki Melekler’de Türk sinemasının yükselen yıldızlarını bir araya getirdi. Filmde Yeşilçam’ın usta oyuncusu Ahmet Mekin, oyuncu/model Burak Çelik, şarkıcı/oyuncu Ertunç Tuncer, Özgür Daniel Foster, Kardelen Damlanur Kaya ve Yankı Alper rol alıyor.

    Çekimleri İstanbul’da gerçekleştirilen filmde; Üç çocukluk arkadaşı; Berk, Mete ve Güray’ın hikayesi anlatılıyor. Kimsesiz, birbirlerinden başka hiç kimseleri olmayan bu üç dostun bir araya geldiği her zaman olaylar baş gösteriyor. Kendilerini yaşadıkları engebeli hayatın zorluklarından uzaklaştırabilmek ve biraz olsun eğlenebilmek için sorumsuz davranışlar içinde bulunuyorlar. İnsanlara ait araba, bisiklet ve giysi gibi eşyaları alarak farklı yerlere bırakmayı adet ediniyorlar. Bir gün sahil kenarında teknesine göz kulak olmalarını isteyen bir adamın teknesine girip eğlenmeye kalkıyorlar ancak teknedeki kutunun hayatlarını tamamen değiştireceğini bilmiyorlar. Berk’in Resul’ün alanına hiç bilmeden girmesi ile macera başlıyor.

    İtalya’da yarı finalist oldu

    ’Karanlıktaki Melekler’ İtalya’nın önde gelen film festivallerinden Social World Film Festivali’nde yarı-finalist oldu. Film, 23-30 Temmuz’da İtalyan ve uluslararası marketlere sunulacak.

  • (Özel Haber) Görme engelli babalarının karanlık dünyasına ışık oldular

    Zonguldak’ta doğuştan görme engelli olan 32 yaşındaki Cihan Dinçer, çocuklarının destekleriyle hayata tutunuyor.

    Kilimli ilçesine bağlı Gelik beldesinde dünyaya gelen Cihan Dinçer, doğuştan damar kuruluğu nedeniyle görme yetisini kaybetti. Defalarca doktora giden Dinçer, çareyi yurt dışındaki doktorlarda aradı. 1996 yılında Almanya’da özel bir kliniğe götürülen Cihan Dinçer, tedavisine olumsuz yanıt aldı. 2008 yılına kadar ailesinin desteği ile yaşama tutunan Dinçer, eşi Özlem ile tanıştı. 26 yaşındaki Özlem Dinçer, eşine adeta hayat oldu.

    Çiftin 9 yıllık evliliğinden Efnan (7) ve Duhan Kadir (2) isimli iki çocuğu dünyaya geldi. Hayatını çocuklarına adayan Cihan Dinçer, çevresine anlatamadıklarını şiire döktü. İçerisinde 100 şiirin yer aldığı kitap çıkartan Dinçer, günlerinin büyük bir çoğunluğunu da çocuklarıyla geçiriyor.

    “Çocuklarım elim ayağım oldu”

    Görme Engelliler Okulu’ndan mezun olduktan sonra liseyi tamamlayan Cihan Dinçer, “Doğuştan görme engelliyim. Görme engelli olduğum anlaşıldığında Almanya’ya tedavi için gittim. Ama orada da çözüm bulunamadı. Geldiğimde sınavlara girip Görme Engelliler Okulu’nu kazandım. Oradan mezun oldum. Ardından Kilimli Lisesi’nden mezun oldum. Görme engelli olarak bir tek ben mezun oldum. Görme engelliliğim damar kuruması, tavuk karası diyorlar. Bunun için de hiçbir tedavi yok şu anlık yok en azından. Günlerim çocuklarımla ilgilenmekle geçiyor. Hayatımın her anında eşim yanımda. Kızım okula gidiyor. Bana en çok kızım yardımcı oluyor. Günlerim çocuklarıma yardım etmekle geçiyor. Çocuklarım benim elim ayağım oldu. Her konuda bana yardımcı oluyorlar. Çocuklarımı bana verdiği için Allah’a şükürler ediyorum” diye ifade etti.

    “Anlatamadıklarımı kitaba yazdım”

    Yaşadıklarını 8 yılda tamamladığı şiir kitabında derleyen Dinçer, “Kendi yazdığım şiir kitabım var. Yaklaşık 100 şiirden oluşuyor. Sevdalılığın Feryadı ismini koydum. Hayatımdaki bütün sıkıntıları, insanlara söyleyemediğim şeyleri kitabımda anlattım. Şimdi de ikincisini hazırlıyorum. İlk kitabımı hazırlamak 8 sene sürdü. Şimdi de ikinci kitabın çalışmalarını yapıyorum” diye konuştu.

    Dinçer, kendisine destek veren Türkiye Sakatlar Derneği Zonguldak Şubesi yönetimine de teşekkür etti.

  • Bakan Elvan: “Karanlık odakların yapmak istedikleri değil, milletimizin ne dediği önemli”

    Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, “Karanlık odakların düşündükleri, yapmak istedikleri ne olursa olsun bizim için hiç önemi yok. Bizim için önemli olan milletimizin ne dediği, sizlerin ne dediğidir” dedi.

    Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, Mersin’in Erdemli ilçesinde Türkiye Gençlik Teşkilatı tarafından düzenlenen ’Tek Sevdamız Türkiye’ programında vatandaşlara hitap etti. Ünlü sanatçı Uğur Işılak’ın da vatandaşlara konser verdiği Prof. Dr. Devlet Bahçeli Meydanında gerçekleşen programda konuşan Elvan, Avrupa’nın terör örgütlerine kapılarına açtığına dikkat çekti. Elvan, “Avrupa’nın birçok ülkesi PKK terör örgütüne kapılarına açmış durumda. Yine Avrupa’nın birçok ülkesinde Fetullahçı Terör Örgütü, 15 Temmuz darbe girişiminde bulunan ihanet şebekeleri hayır kampanyası yapıyor. Avrupa’nın birçok ülkesi de bunlara kapılarını açtı, destek veriyor. Sevgili kardeşlerim burada şunu ifade etmek istemiyorum. Hayır veren kardeşlerim, hayır veren vatandaşlarım da teröristtir demek istemiyorum. Asla böyle bir şey söylemeyiz. Asla bizim ağzımızdan böyle bir şey çıkmaz. Kim ne derse desin, kim ne söylerse söylesin, kim hangi oyu verirse versin biz saygı duyarız. Ancak benim görevim size bunları hatırlatmak, bu bir vatandaşlık görevi aynı zamanda” dedi.

    Avrupa’da bir engellemeyle ilk kez karşılaşıldığını da ifade eden Bakan Elvan, “Biz bu güne kadar 11 seçim gerçekleştirdik. Bu 11 seçimde hiçbir Avrupa ülkesi siyasi partilerin Avrupa’daki kampanyalarını engellemedi. Ama bugün bu referandum da evet kampanyası yapılmasının önüne geçiyorlar. Bakanlarımızın milletvekillerimizin evet kampanyası yapmalarını engelliyorlar. Neden acaba, neden” diye konuştu.

    “Karanlık odakların yapmak istedikleri değil bizim için milletimizin ne dediği önemli”

    Avrupa’da yayın yapan bazı televizyon kanallarının açık açık hayır kampanyası yürüttüğüne de dikkat çeken Elvan, “Avrupa’daki bazı televizyon kanallarında hayır kampanyaları yürütüyorlar. Acaba neden yürütüyorlar, sorarım size. Sevgili kardeşlerim onlar ne yaparlarsa yapsınlar, onların amaçları ne olursa olsun. Karanlık odakların düşündükleri, yapmak istedikleri ne olursa olsun bizim için hiç önemi yok. Bizim için önemli olan milletimizin ne dediği, sizlerin ne dediği sevgili kardeşlerim. Kim ne yaparsa yapsın Kim ne söylerse söylesin, Allah’ın izniyle sizlerin güçlü desteğiyle, PKK terör örgütünün de kökünü kazıyacağız, Fetullahçı terör örgütünün de kökünü kazıyacağız” şeklinde konuştu.