Etiket: Karamollaoğlu:

  • SP Genel Başkanı Karamollaoğlu Van’da

    Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Van’da Anadolu Gençlik Derneği (AGD) tarafından düzenlenen “Erbakan’ı Anma ve Anlama” programına katıldı.

    AGD tarafından 27 Şubat 2011 yılında vefat eden eski Başbakan ve Saadet Partisi Genel Başkanı Necmettin Erbakan 6. ölüm yıl dönümü dolayısıyla anma programı düzenlendi. Van Ticaret ve Sanayi Odasının (TSO) konferansa salonunda düzenlenen programa SP Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, SP Başkanlık Divanı ve Genel İdare Kurulu Üyesi Fethullah Erbaş, SP İl Başkanı Özay İlhan, AGD üyeleri ve partililer katıldı. Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan programda konuşan SP Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Erbakan’ın hayatından kesitler anlattı. Konuşmalarında gençlere seslenen Karamollaoğlu, “Eğer biz Erbakan Hocamızı kabil manada anlarsak ve onun icraatlarını göz önüne getirip, ne yapmamız icap ettiği konusunda da fikir oluşturursak, emin olun ülkemizde ve İslam alemi de bugün içine sürüklendiği bu aciz durumdan kurtulur. Dünyaya da huzur gelir. Bundan başka bir yolu yok” dedi.

    Başkanlık sisteminin Türkiye için erken olduğunu savunan Karamollaoğlu, “Bizim kimseye düşmanlığımız yok, iyi şeyler yapın destekçiniz olalım. Şimdi de başkanlık sorununu çıkardılar. Evet mi, hayır mı? Evet çıksa ne yazar, hayır çıksa ne yazar. Biz de burada diyoruz ki bu sistemde ileriye dönük bir şey yok. Yarın birisi çıkıp bu sistemi istismar etmesin. Erkler ayrılığı dediğimiz güçler, birbirinin etkisinde kalmasın. Yargıya müdahale edilmesin. Erbakan da başkanlığa karşı değildi, biz de. O zaman Erbakan da dedi, şimdi de biz diyoruz. Önce problemlerimizi çözelim. Sonra oturalım daha istikrarlı nasıl olunur, onu konuşalım” şeklinde konuştu.

  • SP Genel Başkanı Karamollaoğlu: “Oylama günü bu hava daha yumuşak olacaktır”

    Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Türkiye’nin referandum sürecine girdiği şu dönemlerde gerginliğin hat safhada olduğunu belirterek, “Oylama gününü gidilirken bu hava daha yumuşak olacaktır” dedi.

    SP’nin Antalya’da 6’ncı Olağan Kongresi için dün Antalya’ya gelen Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, bugün Öğretmenevi’nde 16 Nisan’da gerçekleşecek olan referandumla ilgili açıklamalarda bulundu.

    Dün Olağan Kongrede Saadet Partisi Antalya İl Başkanlığı’na seçilen Ramazan Düzen’le birlikte gazetecilerin sorularını yanıtlayan Karamollaoğlu, 15 Temmuz’da yaşanan hain saldırının ardından kaosun halen düzeltilmediğini öne sürdü.

    “Hayır diyoruz ama yumuşak bir hayır”

    Referandum sürecinde ortamın oldukça gergin olduğuna işaret eden Karamollaoğlu, ‘hayır’ diyen kesimlere karşı tehdit ve suçlamalar getirilmemesi gerektiğini belirterek, “Siz ortaya attığınız fikri savunacağınıza, sizden farklı fikirleri tehdit etmeye kalkarsanız, kendi fikrinizi savunamıyorsunuz anlamına geliyor” dedi. Hükümetin bu gerginliğin farkında olduğunu kaydeden Karamollaoğlu, “Referandum oylamasına yaklaştıkça bu tansiyon düşecek, gerginlik adım adım ortadan kalkacak ve oylama günü bu hava daha yumuşak olacaktır. Tabi bu temennimiz. Ama hükümetin de buna önem vereceğini düşünüyorum. Hükümette bulunan arkadaşlarımız bu ülkeye yararlı bir şey olsun diye yapıyorlar. Bunu görebiliyorum ama verdikleri karar yanlış” ifadelerini kullandı.

    “Torunum, ’dede bir düşünsene dedi’”

    Torununun ‘dede bir düşünsene’ sözünden sonra her karar öncesi uzunca düşündüğünü belirten Karamollaoğlu, “Her görüşe saygımız var. Bize görüşümüzü soruyorlar, ‘Biz böyle bir metni tasvip edemeyiz’ diyoruz. ‘Üstüne hayır mı evet mi açık söyleyin deyince’ hayır diyoruz, ama yumuşak bir hayır. Kimseyi germemek için böyle diyorum” diye konuştu.

  • Saadet Partisi Gelen Başkanı Temel Karamollaoğlu:

    Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, “Çetele tutarak terörizm dünyanın hiçbir yerinde önlenememiş. Elbette elinde silah olan teröriste karşı askerimiz de, polisimiz de silah kullanacak. Ama devlet olarak sadece silahla bunu önleriz zannedersek hata yaparız” dedi.

    Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, İl Başkanlığı tarafından organize edilen programda mahalle muhtarlarıyla bir araya geldi. Programın açılış konuşmasını yapan Saadet Partisi Kayseri İl Başkanı Mahmut Arıkan, muhtarlarla bir araya gelmenin çok önemli olduğunu vurgulayarak, “Çünkü insanlara ulaşmanın yolu sizinle irtibata geçmekten geçiyor. Sizler mahallelerin aynasısınız. Mahallelilerin dert babasısınız. O anlamda genel başkanımızla bu programa ehemmiyet gösteriyoruz” diye konuştu.

    “Çetele tutarak terör bitmez”

    Programda konuşan Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu ise ülkenin en büyük sorunlarından bir tanesinin terör olduğunu kaydetti. Karamollaoğlu, “En büyük derdimiz terör. Terör, Türkiye’mizin her tarafını sardı. Bundan birkaç hafta önce de Kayseri’mizde de bir saldırı meydana geldi, birçok askerimiz şehit oldu. Bu yetmedi yılbaşında, yeni yakaladılar. Bir Müslümanı kandırıyorlar, gidip şunları katledeceksin diye, o katliamı yaptırıyor. 15 Temmuz’da ihtilal denemesi neden oldu? Birileri kandırıldığı, aldatıldığı için oldu. Bunların hepsinin arkasında onu yönlendiren kesimler var. Hükümetimiz bağırıyor, ‘Türkiye’de PKK, İŞİD ortalığı kasıp kavuruyor, siz de bunlara destek veriyorsunuz’. Doğru. Ama onun karşılığında siz onlara destek verene her şeye rağmen ‘sizinle dost kalacağız’ derseniz bu da olmaz. Biz dostluğa da itiraz etmiyoruz, münasebetlerimiz olsun, gelelim, gidelim. Ama şuna itirazımız var. Onlar bu işi kesene kadar biz sizinle niye birlik olalım? Niye biz Avrupa Birliği’nin üyesi olalım. Bizim bir düsturumuz var. Terör sadece silahla önlenmez. Hepimiz televizyonlarda dinliyoruz; ‘4 tane şehidimiz var’, arkasından da diyoruz ’14 tane de biz terörist öldürdük’. Çetele tutarak terörizm dünyanın hiçbir yerinde önlenememiş. Elbette elinde silah olan teröriste karşı askerimiz de, polisimiz de silah kullanacak. Ama devlet olarak sadece silahla bunu önleriz zannedersek hata yaparız” diye konuştu.

    Karamollaoğlu ayrıca başkanlık sistemi, 15 Temmuz darbe girişimi gibi konularda muhtarlarla görüşünü paylaştı.

  • Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu:

    Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, prensipte başkanlık sistemine karşı olmadıklarını, eksiklerin giderilmesi neticesinde onaylayacaklarını söyledi.

    Bir dizi temaslarda bulunmak üzere Kayseri’ye gelen Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Anadolu Aslanları İşadamları Derneği’nin (ASKON) kahvaltı programına katıldı. FETÖ terör örgütü tarafından yapılan 15 Temmuz darbe girişiminin topluma travma yaşattığını belirten Genel Başkan Karamollaoğlu, önlem alınmadığı takdirde, birkaç yıl sonra darbe girişiminin olumsuz toplumsal yansımalarının belireceğini ifade etti.

    15 Temmuz darbe girişiminin anlaşılamadığını kaydeden Karamollaoğlu, “Bugün bir terör belamız var. Bunu göz ardı edemeyiz. 15 Temmuz da aslında planlanmış bir terör hadisesi. Aslında nasıl kurtulduk, bu hadise nasıl meydana geldi, bu hadisenin meydana gelmesinde devletin bütün organları nasıl bihaber oldu akıl erdiremiyorum. Ordumuzun üst kademesinde 300-350 generalimiz var, 15 Temmuz’da yarısından fazlası gitti. Bu işin içine girmiş 100 binin üzerinde insan ihraç edildi, büyük bir kısmı mahkeme kararıyla cezalandırıldı. Hakimler, savcılar, emniyetin üst kademeleri, ordu, sağlık personeli. Elbette bütün kurumlarda var ama bunlar çok önemli. Nasıl görememişiz, nasıl farkına varamamışız? Göremememizin nedeni iyi bakmamaktan kaynaklandı. Bakan görür. Bu bir eksikliktir. Bu eksikliği kabul etmek çok önemli bir iştir. Bugün hükümet bunu kabullendi. Tedbir alınmaya çalışılıyor. Ancak bazı sıkıntılar var. Ülkemiz sarsılıyor, kadrolar değişiyor. Alttan gelenler eskilerin yerini tam doldurabiliyor mu bilmiyoruz ama bu terör hadisesine kalkan terörist FETÖ’cüleri 3’e ayırmışlar. ‘Altı ibadet, ortası ticaret, üstü de ihanettir’ demişler. Doğru bir tarif belki. Üst tarafı bir tarafa bırakalım, ticaretle uğraşanlar mutlaka onlar da var. Alt kademedeki insanlar aldatan, aldatılan insanlar. Sadece dışarıdan gören, aynen yetkililerin gördüğü gibi burayı ibadet vesilesi kabul eden insanlar. Şimdi onların arasında bir travma yaşanıyor, sizler de farkındasınız. Eğer devlet yetkilileri bununla ilgili bir tedbir alınmazsa yarın çok daha büyük hadiselere gebe olur ülkemiz. Alttaki insanlardan bir çocuğunun anası, babası içeri atılıyor, işinden ediliyor, malına el konuluyor, bütün aile feryat ediyor. Suçlu da feryat ediyor, bilmeyenler de ediyor. Bir de alakası olmayanlardan da işten atılanlar var. Eğer devlet bununla ilgili özel ekipler kurup hem sosyal hem psikolojik hem ekonomik çare aramazsa bundan 10 sene sonra daha da tehlikeli hadiselere şahit olabiliriz. İkincisi terör hadisesi. Terör yeni değil, 1970’lerde başladı. Önce sağ-sol kavgasıydı, sonra ASALA çıktı 1984 yılına kadar kavga devam etti. 1984 yılında bıçakla kesilir gibi kesildi ASALA, PKK başladı. O günden bugüne kadar PKK devam ediyor. Ama PKK yine bir gaflet neticesinde bugünkü seviyeye çıkarıldı. Çünkü bir barış süreci ilan edildi, bir de baktık ki şehirlerin altı dinamitlerle döşenmiş. Bugün iktidarda olan bizim arkadaşlarımız, cumhurbaşkanı da dahil. Severiz ama hatalarını da söylemeden edemeyiz” diye konuştu.

    “Başkanlık sistemi şu anda gerekli değil”

    Türkiye’nin mevcut durumunda başkanlık sistemine gereksinim duymadığına inandıklarını vurgulayan Genel Başkan Karamollaoğlu, “Biz bu konudaki kararımızı belirttik, ama tepki koymak için değil. Bu kanun gündeme geldiği andan itibaren bizi bir endişe kapladı. Prensip olarak başkanlık sistemine karşı değiliz. Ama herhangi bir başkanlık sistemine de ‘evet’ diyecek halimiz yok ki. Nasıl bir başkanlık? Demokratik bir başkanlık mı, yoksa herkesin istediği zaman ensesinde boza pişirecek, demir yumruk olacak bir başkanlık mı? Şahıslara göre de kanun çıkmaz ki? Yarın onun yerine demir yumruğu olan birisi gelir. Onun için ilk defa ben bu fikirlerimi doğrudan doğruya sayın cumhurbaşkanına ilettim. Ama kanun Plan Bütçe Komisyonu’na gelince alelacele o maddeleri getirttik, daha komisyona çıkmadan önce uzmanlarla bir çalışma yaptırdık, belli konuları tespit ettik. Arkasından Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne gelince başta cumhurbaşkanına olmak üzere başbakan ve parti genel başkanlarına bir mektupla bizim başkanlık sisteminde nelere ehemmiyet verdiğimizi arz ettim. Dedik ki ‘Biz prensip olarak karşı değiliz. Ama başkanlık sistemine geçildiği zaman şu noktalar dikkat edilmesi lazım, bunlar olmazsa olmaz hususlardır’. Şuanda başkanlık sistemine ihtiyaç var mı, yok. Çünkü başkanlık sistemi fiilen yürüyor. Niye yürüyor, başbakan razı olduğu için. Başbakan, cumhurbaşkanıyla uyumlu çalışıyorsa bir problem yok zaten. Ama ileride ne olur endişesi ile bu yasa çıkarılıyor. Bu da zihinlerde ya bir karışıklık meydana getiriyor veya diğer problemlerin üstünü örtüyor. Bu da bir siyasi manevra olarak kabul edilir. Endişelerimizde dedik ki ‘Kuvvetler ayrımı prensipleri mutlaka gözetilmeli’. Gözetilmezse sıkıntı çıkar. Bunların başında cumhurbaşkanı halk tarafından seçildiği ve doğrudan doğruya bakanlar kurulunu kendisi atayacağı için istikrar sağlanmış demektir. Artık güvenoyuna mecliste ihtiyaç yok, gensoru ile hükümet düşürme gibi bir mesele de yok. Kanunlar ve yetkileri anayasa ile tayin edilmelidir. Onun için dedik ki, cumhurbaşkanının yetkileri belli olmalı, meclise müdahale edememeli. Arkasından da ikinci kuvvet meclis yasaları yapmalı. Cumhurbaşkanından gelen bütçeyi onaylayabilmeli, değiştirerek de onaylayabilmeli. Değiştirme hakkı olmazsa meclisin bütçeyle bir işi kalmaz ki. Mutlaka meclis icrayı denetleyebilmeli. Meclis bunları yaptığı takdirde yüzde 10’luk baraja da ihtiyaç kalmaz. Çünkü yüzde 10’luk baraj yönetimde istikrarı sağlamak için konulmuştur. Zaten istikrar sağlandı, o halde buna ihtiyaç yok. Meclis, toplumdaki bütün düşünce kuruluşlarının temsilcisi haline gelmeli. Türkiye’nin tamamını temsil etmeli. Onun için de cumhurbaşkanı kesinlikle meclisi fesih etme veya seçime götürme yetkisi olmamalı. Bu yetki olursa meclis töhmet altında kalır. Bu istikrar getirmez, getirir zannedilir. Bu iktidarın elini güçlendirir, karşısına çıkana vurma imkanını verir. Bunun adına demokrasi denmez, yönetimde adalet sağlanmıyor da denmez. Onun için diyoruz ki eksiklikler eğer giderilmiş olsaydı biz kesinlikle ’evet’ derdik. Ama bu eksiklikler varsa neye ‘evet’ diyeceğiz ki…” ifadelerini kullandı.

  • SP Genel Başkanı Karamollaoğlu Konya’da

    Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, otoriter bir anlayışa, tek adamlığa giden başkanlık sistemini hiçbir zaman istemediklerini söyledi.

    SP Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Konya’da partisinin Genişletilmiş İl Divan Toplantısına katıldı. Burada konuşan Karamollaoğlu, otoriter başkanlık sistemine karşı olduklarını belirterek, ”Biz başkanlık sisteminin karşısında olmadığımızı yıllardır söylüyoruz ama nasıl bir başkanlık sistemi denildiğinde biz otoriter anlayışa, tek adamlığa giden başkanlık sistemini hiçbir zaman istemiyoruz. İstişare bizim bütün yönetimlerimizin temelidir. İstişare iyi de yapılır ehliyle yapıldığı zaman, güzel neticeler doğar. Yanlışlar istişare edildiği zaman düzeltilebilir. Onun için bugün gelinen noktada hepimiz böyle bir imzalanma geçerse böyle bir yönetime destek veremeyiz. Bizim önümüz açık” dedi.

    Avrupa Birliğinin medeniyet projesi olmadığını da söyleyen Karamollaoğlu, “Avrupa Birliği, Hristiyan, Yahudi geleneği üzerine inşa edilmiş bir medeniyete sahip. Biz ise İslam anlayışına sahibiz. Oturmuş bir medeniyetin unsurlarıyız. Aramızda hiçbir benzerlik yok. Biz baştan beri İslam Birliği diyoruz” diye konuştu.