Etiket: Karadenizin

  • Karadeniz’in ilk güneş enerji santrali Giresun’a kuruluyor

    Büyüklük ve enerji bakımından Karadeniz’de ilk olma özelliği taşıyan güneş enerji santrali Giresun’un Alucra ilçesinde kuruluyor.

    Alucralı iş adamları Mahmut ve Fatih Gündüz kardeşler, Alucra ilçesine güneş santrali kuruyor. Projeyi gerçekleştiren kardeşlerden Mahmut Gündüz, “Projenin Karadeniz Bölgesi’ndeki ilk tesis olması bizi de çok heyecanlandırıyor. Ülkemize yıllık 400 bin dolardan fazla döviz kazancı sağlamış olacağız” dedi.

    Yatırımlarını büyük şehirlere yapmak yerine kendi memleketlerine yapmak istediklerini söyleyen Gündüz, “30 dönümden fazla bir alana yapacak olduğumuz Güneş Santrali Projesi’nin Karadeniz Bölgesi’ndeki ilk tesis olması bizi de çok heyecanlandırıyor. İlk etapta 1 megawatt, toplamda ise yıl sonuna kadar 2 megawatt olmak üzere yıllık 3 milyon kw/h’in üzerinde bir üretim gerçekleştirmiş olacağız. Bu sayede ülkemizin en önemli giderlerinden biri olan enerji ithalatını kendi çapımızda azaltıp, ülkemize yıllık 400 bin dolardan fazla döviz kazancı sağlamış olacağız” diye konuştu.

    Projelerinin Giresun için çok önemli bir yatırım olduğunu ifade eden Gündüz, “Yaklaşık 2.5 milyon dolarlık bir yatırımı ilçemize kazandıracağız. Güneşten elektrik üretimi ülkemiz için çok yeni bir konu olmasına rağmen Alucra’da bunu başarmamız gurur verici. Bizim başarımız Alucra’nın, Giresun’un, Türkiye’nin başarısıdır” dedi.

    Gündüz, kısa süre içinde arazi çalışmalarına başlayacaklarını ve yıl sonuna kadar güneş santralini hizmete kazandıracaklarını sözlerine ekledi.

  • Karadeniz’in Lifli Bitkileri Çalıştayı

    Samsun Valiliği, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ), Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA) ve Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü iş birliğinde düzenlenen “Karadeniz’in Lif Bitkileri: Keten, Kenevir, Isırgan” çalıştayı başladı.

    18 konuşmacı, 100’e yakın davetli ile Amerika Birleşik Devletleri, İtalya, Japonya ve Bangladeş’ten iş insanlarının da bulunduğu uluslararası nitelikli çalıştay, Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde başladı. 2 gün sürecek çalıştayda; Türkiye’de en yoğun göç hareketinin yaşandığı Karadeniz Bölgesi’nde keten, kenevir ve ısırgan tarımının yaygınlaştırılması ve üretilen liflerin yerelde işlenmesi için tesislerin kurulması yoluyla istihdam yaratma, kısmen göçün önlenmesi ile bölge tarımına ve sosyoekonomik yapıya hareketlilik kazandırılması amaçlanıyor. Böylelikle de çalıştayla keten, kenevir ve ısırgan bitkileri ile herhangi bir şekilde ilgilenen kişi, kurum, kuruluş ve sektörü bir araya getirerek “birlikten güç çıkarmak” hedefleniyor.

    Ayan: “Karadeniz Bölgesi’nde ekolojik bir ekonomi oluşturmak istiyoruz”

    Açılış konuşmalarıyla başlayan çalıştayda ilk olarak söz alan Bafra Meslek Yüksekokulu Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Kemal Ayan, yaptıkları arazi çalışmalarında yüzyıllardır üretimi yapılan keten ve kenevir gibi lifli bitkilerin üretimlerinin gittikçe azaldığını hatta yok olma noktasına geldiğini söyledi. Mevcut fabrikaların da ya kapandığını ya da işlemez hâlde olduğunu kaydeden Prof. Dr. Ayan, “Sektör, sentetik elyaf ve polyesterde yorgun ve bitap düşmüş, yeni ekolojik tekstil ürün konseptleri arayışına girmiştir. Hem yurt dışındaki konuklarımız hem de yurt içindeki tekstil sektörünün ekolojik lif ve tekstil arayışı bizi yeniden heyecanlandırmıştır. İşte biz de üretimin dışında işleme, dokuma ve tekstille de ilgili olduğu için ‘ekolojik bir ekonomi oluşturabilir miyiz?’, ‘bunun Karadeniz’de çok yoğun olan göç sorununa çözüm sunması mümkün olabilir mi?’ ve dolayısıyla ‘bir istihdam kaynağı yaratabilir miyiz?’ gibi temel motivasyonlarla arayışa girdik. Biz bu konuda çok umutluyuz” dedi.

    Özen: “Çalıştay önümüze yeni fırsatlar çıkaracak”

    OKA Genel Sekreteri Mevlüt Özen, Türkiye’de kamu kurum-kuruluşları, özel sektör, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşları olmak üzere 4 önemli aktörün olduğunu ve bu kurumlar arasındaki iş birliğinin, gelişim ve ilerlemeyi beraberinde getireceğini söyledi. OKA olarak bölgedeki sürdürülebilir gelişim ve kalkınma adına teknik ve finansman açısından destek ve hizmet verdiklerini kaydeden Özen, “Bu çalıştay ve bu doğrultuda yapılacak faaliyetler bölge ve ülke kalkınmasına katkı sağlayacak. Özellikle özel sektör ve üniversitenin iş birliğini çok önemsiyoruz. Sayın Rektörümüz bu hususta çok yoğun çalışıyor. Bu çalıştay aynı zamanda yeni çalışmalar için önümüze fırsatlar çıkaracaktır. Türkiye tarımda dünyada 7. büyük ülke ancak fiyatlara, kullandığımız malzemenin katma değer düzeylerine ve ortaya konan ürünlerin çeşitlerine baktığımızda dünyanın 7. büyük ülkesi gibi davranmıyoruz. Onun için iş alanlarına girmemiz gerekiyor. Mavi ve yeşil ekonomi dediğimiz gıda ve su ürünleri endüstrisinde yapılması gereken çok iş var” diye konuştu.

    Yüce: “Biyolojik zenginlik artık bir kriter haline geldi”

    Karadeniz Bölgesi’nin tarımsal ekonomik ilişkilerini sağlam bir zemin üzerinde tutabilecek güçlü bir ekonomik potansiyele sahip olduğunu dile getiren DOKAP (Doğu Karadeniz Projesi) Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı Ekrem Yüce de Türkiye’nin küresel platformda önemli bir aktör haline geldiğini söyledi. Anadolu’nun 3 bitki coğrafyasının buluştuğu tek coğrafya olduğuna dikkat çeken Başkan Yüce, “Türkiye’nin genetik özelliği ile var olan zenginliklerini ön plana çıkarması gerekiyor. Dünyada artık biyolojik zenginlik bir kriter hâline geldi. Anadolu’nun bitkisel anlamdaki genetik fotoğrafını ortaya çıkarmamız lazım. Tıbbi ve ıtri bitkilerden tutun kozmetik sektörünün ihtiyaç duyduğu bitkilere kadar zengin bir potansiyele sahibiz. Bütün bunları ülkemizin genel fotoğrafını görmemiz açısından söylüyorum. Zenginliklerimizi tekrar değerlendirmek zorundayız. Bu anlamda sahip olduğumuz zengin gen kaynaklarının korunması adına acil tedbirlerin alınması gerekiyor. DOKAP olarak bölgedeki tıbbi aromatik bitki envanterinin çıkarılması yönündeki çalışmalar devam ediyor. 9 ilde gen kaynağı oluşturma işlemi tamamlandı. Bafra’da OMÜ ile iş birliğinde 17 türün gen kaynağını ortaya çıkardık” şeklinde konuştu.

    “Türkiye’nin geleceği tarımda”

    Daha sonra söz alan Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yusuf Demir, “Her yerde söylüyorum. Türkiye’nin geleceği tarım ve tarıma dayalı sanayidir. Ülkemiz geleceğe yürüyecekse tarımla yürüyecektir” dedi.

    Etkinlikte konuşan Rektör Prof. Dr. Sait Bilgiç de çalıştayın OMÜ’de yapılmasından ve katılımdan dolayı memnuniyetini ifade ederek, çalıştayın neticesinde güzel sonuçlar alınacağına dair inancını dile getirdi.

    Vali Şahin: “El birliği ile güzel sonuçlar alacağımıza inanıyorum”

    Samsun Valisi İbrahim Şahin ise yaptığı konuşmada, “Karadeniz’in Lif Bitkileri Çalıştayı’nın Samsun’da yapılıyor olması sevindiricidir. Karadeniz’in bitki çeşidi itibariyle zengin olduğu bir yörede, mutlaka bunları masaya yatırmamız ve uzun, uzun işlememiz gerekiyor. Ben Rektörüme, Dekanıma, Genel Sekreterime, çalıştayda emeği geçen tüm arkadaşlarıma ve katılımcılara teşekkür ediyorum. Biz olabildiğince bu konuları çalışacağız. Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı’nı kapsayan illerde ne tür bitkiler yetişir ve biz bunu nasıl ekonomiye kazandırırız. Bunun çalışmasını yapıyoruz. El birliği ile güzel sonuçlar alacağımıza inanıyorum” diye konuştu.

    Açılış konuşmalarının ardından Nebahat Kılıç, “Tekstil Sektörü ve Hedefleri” adlı tematik sunumuyla katılımcıları bilgilendirdi.

    Programın birinci gününde “Karadeniz Bölgesi Lif Bitkileri Üretim Olanakları”, “Sektörel Yaklaşım”, “Yatırım Fırsatları”, “Değerlendirme ve Sonuç” olarak 4 oturum gerçekleşirken; ikinci günde ise Vezirköprü ilçesi Aşağı Narlısaray köyünde arazi inceleme çalışmaları yapılacak.

  • Karadeniz’in en uzun mesafeli teleferik projesi Trabzon’da hizmete girecek

    Karadeniz’in en uzun mesafeli teleferik projesi bu yılın Ekim ayında Trabzon’un Beşikdüzü ilçesinde hizmete girecek.

    Ordu ve Samsun’daki teleferik projelerinden daha uzun olacak olan proje ile ilgili bilgiler veren Beşikdüzü Belediye Başkanı Orhan Bıçakçıoğlu, yaklaşık 1 saatte 250-300 kişiyi deniz seviyesinden 530 rakımlı Beşikdağı’na taşımayı planladıklarını söyledi.

    Yaklaşık 90 milyon TL mal olması beklenen teleferik projesi için her biri 3 bin 600 metre uzunluğunda 40 ton taşıyıcı ve çekme halatı kullanılacağını kaydeden Bıçakçıoğlu, Beşikdüzü’nü cazibe merkezi haline getirmek için çalışmalarını sürdürdüklerini belirtti. Başkan Bıçakçıoğlu “İki yıl önce ilçe merkezimizin hemen güneyinde Beşikdağı’nda ’Beşikdağı Turizm ve Doğa Sporları Merkezi’ adı altında bir turizm destinasyonu oluşturmaya inşa etmeye çalışıyoruz. Bunda da mesafe kat ettik. Sıfırdan 535 metre rakımına çıkacağız. Yaklaşık 10 dakikalık seyahatle yolculuk sürecek. İki kabinli var gel sistemiyle çalışacak olan teleferik her kabinde 55 kişi kapasiteli saatte yaklaşık 250-300 kişiyi deniz seviyesinden Beşikdağı’na taşıyacağız. Sadece teleferik Beşikdağ’ında zirvede yapılacak olan sosyal tesisler ile buradan oraya gidenleri oraların cazibesini onlara göstereceğiz. Ayrıca o bölgede bizim yıllardır atıl duran Doğu Roma İmparatorluğu’ndan kalma kalıntılar var. Onu da gün yüzüne çıkarmaya çalışacağız. Teleferik projesi bizim hayalimizin bir kısmı. İkinci etap inşallah Beşikdağı’ndan yani 530 rakımdan bin 100-bin 200 rakıma taşımak. Öncelikli hedefimiz birinci etabı açmak. Bu projenin yaklaşık yapılacak tesislerle birlikte maliyeti 80-90 milyon TL’yi buluyor” dedi.

    “Projenin bir kısmını İller Bankası’ndan kredi şekliyle aldık bir kısmını belediyemizin öz kaynağı bir kısmı da Arap yatırımcılarımızın desteği ile bu projeyi hayata geçirmeye çalışıyoruz” diyen Bıçakçıoğlu “Herhangi bir gecikme olmazsa 1 Ekim’de bu sistem çalışacak. 1 Ekim’de inşallah Beşikdağı’nın zirvesine ulaşacak. 4 adet teleferik direğinden 3’ü bitti, 4’ü de bitmek üzere. Üst istasyonda çalışmalar devam ediyor. Alt istasyonda bu ay içinde tamamlanacak. İtalya’dan taşıyıcı ve çekici halatlarımız geldi. Her biri 3 bin 600 metre uzunluğunda 40 ton ağırlığında” ifadelerini kullandı.

    Başkan Bıçakçıoğlu, Körfez ülkelerinden gelenlerin Trabzon’a ilgisine de vurgu yaparak “Trabzon’da turizm dendiği zaman sadece Sümela Manastırı, Uzungöl’ü hatırlıyoruz. 3, 4 ve 5. destinasyonları bu bölgede oluşturmak zorundayız. Biz Beşikdüzü olarak bu konuda iddialıyız. Trabzon’un batısında, Giresun-Trabzon sınırında bir cazibe merkezi, bir çekim merkezi olma yolunda çalışmalarımıza devam edeceğiz. İnşallah bunu da başaracağız” diye konuştu.

  • Karadeniz’in en modern Kardiyak Rehabilitasyon Merkezi Trabzon’da açıldı

    Trabzon’un önde gelen kamu hastanelerinden Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ahi Evren Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde kurulan Kardiyak Rehabilitasyon Ünitesi bölgenin ilk ünitesi olarak hizmete girdi.

    Kardiyak Rehabilitasyon Ünitesi, Trabzon’daki kamu hastaneleri adına bir ilk olmanın yanı sıra Karadeniz Bölgesi’nde de ilk olma özelliğini taşıyor. Ünitenin son teknolojiye uyumlu kurulan cihazlar ile uzman hekimler tarafından hastalara başlangıç değerlendirmesi yapıldığını ifade eden Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ahi Evren Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi başhekimi Prof. Dr. İsmet Durmuş, “Ünitemiz Karadeniz Bölgesi’nde bir ilk olma özelliği taşımaktadır. Bu açıdan da halkımıza hayırlı olmasını temenni ediyorum. Ünitemizdeki amacımız kalp hastalarını belirli bir kapasiteye ulaştırabilmek. Her türlü kalp rahatsızlığını rehabilitasyon hizmetimize alabiliyoruz. Kalp yetmezlikleri, aritimler, baypas cerrahileri gibi hastalıkların hepsini alabiliyoruz. Eskiden kalp hastalarına 6-7 hafta yatak istirahati önerilirken günümüzde artık bunun çok doğru bir yaklaşım olmadığı gözlemlenmiştir. Hastaları mümkün olan en hızlı şekilde günlük hayatın içerisine sokabilmek amaçlanmaktadır” dedi.

    “Hastanın illa kalp hastası olması gerekmez”

    Egzersizin kalp rahatsızlığı riskinde önemli yeri olduğunu vurgulayan İsmet Durmuş, “Hipertansiyon olan hastalar, kalp pili olan hastalar, kalp yetmezliği bulunan hastalar, baypas cerrahiler, kapak cerrahileri alabildiğimiz gibi kalp hastası olmayan hastaları da alabiliyoruz. Hastanın illa kalp hastası olması gerekmez. Çünkü kardiyak rehabilitasyon temelinde kalp hastalığını engellemek yatmaktadır. Kalp hastalığı riski taşıyan hastaları da alabiliyoruz. Yani bunlar diyabet, obezite gibi egzersiz yapmayan hastaları da alabiliyoruz. Çünkü egzersiz yokluğu kardiyak hastalık riskini en çok arttıran sebeplerden biridir. Fiziksel aktivitesi düşük olan hastaları da bu ünitemize alabiliyoruz. Şu anda ünitemize sürekli gelen toplam 100 hastamız var. Burada verilen hizmet sayesinde kardiyak hastalarımızın il dışına sevkini engellemiş olup hizmetini burada sağlamış oluyoruz” diye konuştu.

    “Trabzon sağlık sektöründe kısa sürede önemli bir mesafe kat etti”

    Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Cevdet Erdöl de konuyla alakalı yaptığı açıklamada, “Trabzon sağlık sektöründe kısa sürede önemli bir mesafe kat etti. Bu öncelikle kendi vatandaşımız için sağlıkta standartların yükselmesi anlamına geliyor. Bir taraftan da artık kabuğumuzu kırıyoruz, yurt dışından da ülkemize hasta getirip Trabzon’da tedavi edebiliyoruz. Sağlık Bilimleri Üniversitesi olarak, Trabzon’a ve ülkemizin her yerine sağlık alanında yapılan ar-ge yatırımlarının artması, yeni teşhis ve tedavi yöntemlerinin gelişmesi, sağlık potansiyelinin dünyaya tanıtılması noktasında destek olacağız. Kardiyak Rehabilitasyon Merkezi bu yönde atmış olduğumuz adımlardan biridir. Hedefimiz ülkemizde ve Trabzon’da sağlık turizmi sektörünü geliştirip sürdürülebilir bir kalkınma modeliyle ülkemizin ve Trabzon’un sosyal ve ekonomik alanda gelişmesini sağlamak, turizm potansiyelinin gelişmesine katkıda bulunmak ve bu alandaki istihdamı arttırmak olacaktır” ifadelerini kullandı.

  • Orta Karadeniz’in 2016 ihracat rakamları

    Samsun Gümrük ve Ticaret Bölge Müdür Vekili Nurullah Erem, bölge müdürlüğü olarak 2016 yılında 948 milyon 403 bin 723 USD ihracat, 1 milyar 861 milyon 499 bin 517 USD ithalat gerçekleştirdiklerini söyledi.

    Samsun Orta Karadeniz Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü, ’26 Ocak Dünya Gümrük Günü’ münasebetiyle Atatürk Anıtı’na çelenk bıraktı. Anıtpark Atatürk Anıtı önünde ’26 Ocak Dünya Gümrük Günü’ sebebiyle tören düzenlendi. Bu yıl 36.’sı düzenlenen ’26 Ocak Dünya Gümrük Günü’ töreninde ilk olarak saygı duruşunda bulunulup, İstiklal Marşı okundu. Ardından Atatürk Anıtı’na çelenk konuldu. Törene Samsun Gümrük ve Ticaret Bölge Müdür Vekili Nurullah Erem ve gümrük çalışanları katıldı.

    6.4 milyon TL değerinde kaçak eşya ele geçirildi

    Törende bir konuşma yapan Samsun Gümrük ve Ticaret Bölge Müdür Vekili Nurullah Erem, “Her yıl farklı temalarla kutlanan gümrük günü bu yıl, ’Etkin sınır yönetimi için veri analizi’ temasıyla kutlanıyor. Bölge Müdürlüğümüz Samsun, Ordu, Sinop, Kastamonu, Çorum, Amasya, ve Tokat illerini kapsayan geniş bir coğrafyada görevini ifa etmektedir. Bölge Müdürlüğümüzce 2016 yılında 948 milyon 403 bin 723 dolar ihracat, 1 milyar 861 milyon 499 bin 517 dolar ithalat gerçekleştirmiş, 458 milyon 308 bin 12 TL vergi tahsilatı yapılmış, 6 milyon 449 bin 185 TL değerinde kaçak eşya ele geçirilmiş, ayrıca araç ve eşya satışlarından 2 milyon 251 bin 203 TL hasılat elde edilmiştir” dedi.