Etiket: Karadenizde

  • Karadeniz’de bir zamanlar 300’ü bulan balık çeşitleri bugünlerde 15-20’lere kadar geriledi

    Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Cemal Dinçer, Karadeniz’de bir zaman 300’ü bulan balık türlerininin bugünlerde 15-20’lere kadar gerilediğini ifade ederek bu konuda ciddi tedbirlerin alınması gerektiğini söyledi.

    Dinçer, Karadeniz’de mevcut olan balık türleri avcılığında son yıllarda belirgin azalma yaşandığına dikkat çekerek buna rağmen Türkiye’de balık avının büyük bir bölümünün Karadeniz’den karşılandığını belirtti.

    Karadeniz’de avcılığın azalmasında bir çok etkenin bulunabileceğini kaydeden Dinçer, bunların başında aşırı avcılık ve aşırı kirlilik geldiğini söyledi. Bir zamanlar Karadeniz’de bol avlanan balık çeşitlerinin özellikle son yıllarda artık görülmez olduğunu kaydeden Dinçer, “Bugün Karadeniz’de avlanan balık miktarı ve tür bazında sayılarında ciddi anlamda azaldığını gözlemlemekteyiz. Örneğin iri istavriti bugün maalesef görememekteyiz. Lüferin büyük cinsi olan Kofanayı görememekteyiz. İzmarit diye bir balığımız vardı birkaç yıldır onu da görememekteyiz. Yine kefal türlerinden önemli kayıplar olduğunu hemen hemen yok denecek kadar olduğunu söyleyebiliriz. Bunların nedenleri başında aşırı avcılık, ekolojik dengelerin bozulması, denizlerdeki kirlilik gibi etkenleri sayabiliriz. Bunların hangisi ne kadar bu tablodan sorumlu, bunu ortaya koymak gerçekten zor. Bunlar uzun süren çalışmaların sonuçlarında ortaya koyulabilecek verilerle açıklanabilir. Şu an hem tür bazında hem de miktar bazında kayıplarımız söz konusudur. Eskiden Karadeniz’de yaklaşık 300 çeşit kadar olan balık çeşitlerimiz bugünlerde neredeyse 15-20’lere geriledi. Zaten mevcut olan balıklarımız da çok bol çıkmıyor. Örneğin, Kalkan, Pisi, Barbun balıklarımızda ciddi azalma var. Karadeniz’i Hamsi, istavrit, çaça, palamut lüfer gibi balıklar ayakta tutuyor. Bunların da miktarlarında ciddi azalmalar var. Balıkçılık açısından Karadeniz’de ciddi tedbirlerin alınmasının zamanı geçiyor” dedi.

    Türkiye’deki balık avının yüzde 70 kadarının Karadeniz’den sağlandığına dikkat çeken Dinçer, “En verimli deniz olarak yani miktar olarak Türkiye’deki av miktarının büyük çoğunluğu Karadeniz’den sağlanıyor. Bu oran yaklaşık yüzde 60-70 civarındadır. Akdeniz’de tür sayısı fazla yani balık çeşitliliği onlarda fazla. Karadeniz’de ise miktar fazla. Bunun nedeni Hamsiye bağlı. Karadeniz’deki avın yüzde 60-70’ini hamsi oluşturuyor. O nedenle Karadeniz çok önemlidir” diye konuştu.

  • Doğu Karadeniz’de narenciye hasadı başladı

    Doğu Karadeniz’de fındığın yanı sıra alternatif olarak üretilen narenciyenin hasadına başlandı.

    Ordu’da, fındığa alternatif olarak üretilen kivi, çilek, ceviz ve diğer mahsullerin yanı sıra, özellikle Perşembe ilçesinde yetiştirilen narenciye ürünlerinin de hasadına başlandı. Yıllık yaklaşık 70 ton mandalinanın üretildiği Perşembe ilçesinde, 50 ton portakal ve yaklaşık 20 ton limon üretimi de gerçekleştiriliyor. Fındığın yanında alternatif olarak üretilen ve özellikle Perşembe ilçesinde günden güne yaygınlaşan narenciye çeşitleri, üreticilerin yüzünü güldürürken, pazarlarda da oldukça ilgi görüyor. Kilogramı 3 TL’den satışa sunulan mandalina, kabuğunun ince olması, lezzetli ve sulu olmasından dolayı neredeyse yok satıyor.

    “Ordu’da saklanmış bir şekilde narenciye üretimi yapılıyor”

    Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Yönetim Kurulu Üyesi Arslan Soydan, özellikle Perşembe ilçesinde üretilen narenciye çeşitlerinin, şimdiye kadar pek fazla duyulmadığını aktardı. İnsanların, Perşembe’de üretilen narenciyeye daha çok ilgi gösterdiğini belirten Soydan, “Karadeniz Bölgesi’nin çok farklı meyve türü ürünleri var. Özellikle Karadeniz Bölgesini fındık olarak tanıyoruz ama bunun yanında baktığımız zaman 20 yıldır kivi üretimi de var. Kivi üretiminin yanında da ayrıca Karadeniz Bölgesi’nde narenciye üretimi de var. Gerçekten bugüne kadar aslında saklanmış bir şekilde narenciye üretimi devam ediyor. Baktığımı zaman özellikle Ordu’nun Perşembe ilçesinde narenciye üretimi, üretenlerin bir gelir kapısı halinde. Narenciye üretiminde mandalina, portakal ve limon olarak insanlarımız üretim yapıyor ve pazarda da özellikle mandalina alıcılar tarafından ciddi şekilde talep görüyor” dedi.

    “İnce kabuklu ve lezzetli olduğu için tercih ediliyor”

    Soydan, üretilen mandalinaların yanı sıra portakal ve limon üretiminin de yapıldığına dikkat çekerek, “Alıcılar, Ordu’da yetişen mandalinayı pazarlarda gördüğü zaman, diğer illerden gelen ürünleri almayıp, Perşembe ilçesinde yetişen mandalinayı tercih ediyor. Çünkü mandalinalar ince kabuklu, bol sulu ve daha lezzetli bir şekilde olduğu için insanlar tercih ediyor. Bunun yanında portakal üretiliyor. Ciddi oranda da limon üretimi yapılıyor” ifadelerini kullandı.

    “Yıllık 140 ton narenciye üretiliyor”

    Rakamlara bakıldığı zaman Perşembe ilçesinde 70 ton mandalina üretimi, 50 civarında portakal ve yaklaşık 18 ton civarında da limon üretimi gerçekleştiğine dikkat çeken Soydan, “Gerçekten bu sahil kesimlerinde 300 rakımlara kadar olan bölgede narenciye üretimi şu anda yaygınlaştı. Üreticiler ziraat odalarından her yıl talep ederek ve dışarıdan satın alarak alanlarına dikiyorlar. Bu şekilde insanlara hem gelir kapısı, hem de güzel bir şekilde yetiştirdiği ürünü kullanıyorlar. Talep de oldukça fazla ama bunu bir şekilde tanıtamadık. Bugünden sonra zannediyorum ki Perşembe ilçesinde üretilen narenciye, özellikle mandalina üretimine talepleri arttıracak. Üreticilerimiz bu mandalinaları pazara götürdüklerinde yok satıyor ve bunlardan ciddi bir gelir elde diyor” şeklinde konuştu.

    “Ek gelir kapısı oluyor”

    Üretici Öner Demirhan, mandalinanın fındığın yanında ek gelir kapısı olduğunu belirterek, “Şu anda mandalinada hasat zamanı, toplamaya başladık. Topladığımız mahsulleri pazara götürüyoruz. Narenciye, Ordu’nun özellikle Perşembe ilçesinde gelir kaynağı haline geldi. Tadı çok güzel, mandalinalar iri oluyor. Pazarlarda da bayağı bir ilgi görüyor. Fındığın yanında ek gelir kapısı oluyor” ifadelerine yer verdi.

    “Karadeniz’e has bir tadı var”

    Gökhan Kahveci isimli üretici, üretilen narenciyelerin Karadeniz’e has bir tadı olduğuna dikkat çekerek, “Mandalinalarımız, bizim burada yöresel olarak ürettiğimiz ürünlerden bir tanesi. Bunun yanında portakal ve limon üretimi de var. Biz burada kendi çabalarımız ile gerektiğince üretim yapmaya çalışıyoruz. Bunlar da bizlere ek gelir olarak geri dönüyor. Fındığın yanında alternatif olarak mandalina, portakal ve limon üretmiş oluyoruz. Bunların Karadeniz’e has bir aroması oluyor” dedi.

    Üreticilerden Mehmet Demirhan ise 20 yıldır mandalina ürettiğini, yıllardır baktığı mandalinaları torunlarına gönderdiğini ve lezzetli olduğunu anlattı.

  • Karadeniz’de Kuzey Afrika sıcakları

    Karadeniz, Kuzey Afrika’dan gelen sıcak hava dalgasının etkisiyle Ekim ayının son günlerinde yazdan kalma günler yaşıyor.

    Samsun’da geçen hafta etkili olan Balkanlardan gelen soğuklar, yerini Kuzey Afrika’dan gelen sıcaklıklara bıraktı. 1 hafta önce mevsim normallerinin 10 derece altındaki sıcaklıklarla gündelik yaşantılarını sürdüren Samsunlular, bu hafta ise mevsim normallerinin 10 derece yukarısındaki sıcaklık değerleriyle yazdan kalma günler geçiriyor.

    Kuzey Afrika’dan gelen sıcak hava dalgasının etkisiyle pastırma sıcaklarından faydalanmak isteyen Samsunlular termometreler 22 dereceyi gösterirken sahillere, park ve bahçelere akın ettiler. Vatandaşlar, sıcak havadan korunmak için gölgelik alanlarda otururken, bazı hayvanlar ise güneşte yatmayı tercih ettiler.

    Meteoroloji 10. Bölge Müdürlüğünden alınan bilgilere göre pastırma sıcaklarının 1 hafta boyunca etkili olacağı ve bölgede yağış beklenmediği öğrenildi.

  • Karadeniz’de sürüklenen gemi sahile oturdu

    Sakarya’nın Karasu ilçesinde olumsuz hava şartları nedeniyle denizde sürüklenen gemi sahile oturdu.

    Balkanlar’dan gelen soğuk ve yağışlı hava özellikle Türkiye’nin batısında etkili oluyor. Karadeniz’de olumsuz hava şartları nedeniyle sürüklenmeye başlayan tarama gemisi Karasu ilçesinde sahile yapılan dalgakıranlara çarptıktan sonra sahile oturdu. Karasu Limanı’na ait tarama gemisinde bulunan 5 gemi mürettebatı kendi imkanlarıyla sahile çıktı.

  • 100. yılında Mondros Mütarekesi ve Karadeniz’de Mili Mücadele konuşulacak

    Türk Tarih Kurumu ile Karadeniz Teknik Üniversitesi Karadeniz Araştırmaları Enstitüsü iş birliğiyle Trabzon’da “100. Yılında Mondros Mütarekesi ve Karadeniz’de Mili Mücadele Uluslararası Sempozyumu” yapılacak.

    Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu bünyesindeki Türk Tarih Kurumu ile Karadeniz Teknik Üniversitesi Karadeniz Araştırmaları Enstitüsü iş birliğiyle Trabzon’da “100. Yılında Mondros Mütarekesi ve Karadeniz’de Mili Mücadele Uluslararası Sempozyumu” düzenleniyor. 25-26 Ekim tarihlerinde Karadeniz Teknik Üniversitesi Osman Turan Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlenecek sempozyumda, Mondros Mütarekesi’nin imzalanmasının 100. yıl dönümünde mütareke öncesinde ve sonrasında yaşanan gelişmelere dair genel bir değerlendirme yapılacak.

    Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Refik Turan, Karadeniz Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Baykal ve Karadeniz Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Mehmet Okur tarafından gerçekleştirilecek açış konuşmalarıyla başlayacak olan etkinlik, yurt içinden ve yurt dışından 70’in üzerinde bilim insanını bir araya getirecek. Osmanlı Devleti için I. Dünya Savaşı’nı bitiren ve Türk topraklarının işgal edilmesi sürecini başlatan mütarekenin tüm boyutlarıyla ele alınacağı sempozyumda mütareke sürecinde Anadolu’nun durumu da konuşulacak. İşgale kışkırtma ve isyanların eşlik ettiği bir dönemde Milli Mücadele’nin başlatıldığı yer olması bakımından ayrı bir önem taşıyan Karadeniz’de yürütülen mücadeleye özel yer verilecek olan etkinlikte, Mondros’a giden süreçte yaşanan iç ve dış gelişmeler, mütareke döneminde Türk topraklarının işgal edilmesi süreci, İtilaf Devletleri’nin Türk politikaları üzerindeki politikaları ve Ermeni ve Pontus çetelerinin terör faaliyetleri de ele alınacak.

    Etkinlik kapsamında ayrıca 26 Ekim’de ‘Fetihten Kurtuluşa Trabzon Paneli’ düzenlenecek. Prof. Dr. Hikmet Öksüz’ün başkanlığında düzenlenecek olan panelde, Prof. Dr. Kenan İnan, Dr. Öğretim Üyesi Miraç Tosun ve Öğretim Üyesi Veysel Usta konuşmacı olacak. Etkinlik, halkın katılımına açık olarak düzenlenecek.