Etiket: Karadeniz

  • Kızıl Geyikler Karadeniz Ormanlarında

    2013 yılında Bursa Uludağ Üniversitesi Doğal Yaşama Alanı’ndan Giresun’un Alucra ilçesinde bulunan ormanlara nakledilen kızıl geyikler, doğal ortama uyum sağlayarak şehir merkezine yakın köylerde görünmeye başlandı.

    2013 yılında Doludere köyü kırsalına bırakılan 6 adet kızıl geyik, köy sakinleri tarafından bırakıldığı günden sonra ilk defa görünerek, görüntülendi.

    Şehir merkezine yakın köylere kadar inen kızıl geyikleri gören köy sakinlerinden Ali Taşkıran, 2013 yılında Alucra ormanlarına bırakılan geyiklerin bölgeye renk kattığını belirtti. Taşkıran, “Bu hayvanları bu kadar yakından görmek çok güzel bir duygu, Anadolu’ya has özellikler taşıyan kızıl geyik, Doğu Karadeniz Bölgesi’nde bulunmayan bir geyik türü. Bu bakımdan, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nce başlatılan bir çalışmayla Alucra’ya getirilen bu tür, Doğu Karadeniz’de bir ’ilk’ olma özelliği de taşımaktadır” dedi.

  • Rubin Kazan’ın Komutanı Gökdeniz Karadeniz

    UEFA Avrupa Ligi B Grubu’nda Rubin Kazan’ın Liverpool’u konuk ettiği maç öncesi taraftarların yaptığı koreografi karşılaşmaya damga vurdu. Gökdeniz Karadeniz’in ön planda olduğu koreografide tecrübeli futbolcu takımın komutanı olarak gözükürken, Gökdeniz’in sırt numarası olan 61’de koreografide yer aldı.

    2008 yılında 8 milyon 700 bin Euro’ya Trabzonspor’dan Rubin Kazan’a transfer olan Gökdeniz Karadeniz, Rus taraftarların sevgilisi haline geldi. Takımının kaptanlığını da yapan Gökdeniz’e Liverpool ile oynanan maç öncesi taraftarlar jest yaptı.

    UEFA Avrupa Ligi B Grubu’nda Liverpool’u konuk eden Rubin Kazan’da taraftarlar maç öncesi yaptığı koreografiyle dikkat çekti. Rubin Kazanlı bütün futbolcuların yer aldığı koreografide taraftarlar Gökdeniz Karadeniz’e “Komutan” benzetmesi yaptı. Koreografinin altındaki yazıda, “Savaşa hazır” ifadeleri yer alırken, taraftarlar Gökdeniz’in kolunda ise 61 olan sırt numarasına yer verdi.

  • Doğu Karadeniz Bölgesi Ekonomisinde Organize Sanayi Bölgelerinin Yeri

    Doğu Karadeniz Bölgesi’nde Artvin hariç tüm illerde bir veya birden fazla Organize Sanayi Bölgeleri (OSB) bulunurken, organize sanayi bölgeleri bölge ve ülke ekonomisinde isimlerinden söz ettirmeye hazırlanıyor.

    Sanayileşme ilişkilerinin düzenlenerek oluşabilecek çevre sorunlarının giderilmesi, daha düşük maliyetli altyapı hizmetlerinden yararlanılması ve daha kolay ve ucuz üretim yapılması hedefini taşıyan OSB uygulamaları bölgede Arsin Organize Sanayi Bölgesi dışındaki henüz istenilen şekilde ayağa kalkamazken, sorunlarını çözmek için çaba sarfediyorlar.

    Trabzon’daki ilk OSB uygulaması olan Arsin Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Yönetim Kurulu Başkanı Koray Turhan, Arsin OSB’nin Trabzon, bölge ve Türkiye ekonomisindeki önemine vurgu yaptı. Arsin Organize Sanayi Bölgesi’nin Doğu Karadeniz’in en büyük organize sanayi bölgesi olduğunu belirten Turhan, “Yaklaşık 5 bin 500 kişi istihdam edilmektedir. 400 milyon dolar civarında ihracat yapılmaktadır. Bölgeye hâkim sektörler Arsin OSB içinde faaliyetlerini sürdürmektedirler. Türkiye çapında büyük firmalarımız vardır. Dünyanın en büyük fındık imalatçısı Arsin OSB içindedir. Ülkemizde iş güvenliği ayakkabısı üreten iki firmadan birisi yine Arsin OSB bünyesinde üretim yapmaktadır” dedi.

    Amaçlarının daha güçlü, daha lokomotif firmaların bölgeye gelmesi olduğunu kaydeden Turhan, “Yan sanayiyi de getirebilecek firmaların gelmesi için çalışıyoruz. Bu da hem şehir hem de ülkemiz adına kazanım olacaktır. Kendi firmamdan örnek verecek olursam 40 ülkeye ihracat yapmaktayız. Arsin OSB içinde de diğer firmalar dünyanın her ülkesine ihracat yapmaktadırlar. Yeni teşvik sisteminde Trabzon olarak istediğimiz yerde olamadık. Trabzon bu sistemde 3.bölge olarak yer almaktadır. Arsin OSB olarak bazı hususlardan 4. bölgenin avantajlarından faydalanabildik. Bunun da başlıca nedenlerinden biri gıda üretiminin yoğun bir şekilde yapılıyor olmasıdır. Hammaddesi Trabzon’da olan balık, fındık ve çay gibi ürünlerin üretimi yoğun bir şekilde yapılmaktadır. Ancak diğer sanayi kuruluşlarını olumsuz etkilemektedir. Bu yüzden Trabzon’un minimum 5. teşvik bölgesinde olması gerekiyordu” ifadelerini kullandı.

    “TAŞIMA SUYLA DEĞİRMEN DÖNDÜRMEYE ÇALIŞIYORUZ”

    Arsin OSB’nin en büyük sorununun enerji sorunu olduğunu ifade eden Turhan, “Kısa, orta ve uzun vadede sorunlarımız mevcuttur. Şu andaki en büyük sorunumuz elektrik sorunudur. İndirme merkezinden organizeye kadar olan hattımız şu andaki talebimizi karşılıyor ancak kısa vadede karşılamayacak duruma gelecektir. Bunlarla ilgili çalışmalar yapıyoruz. Müteşebbise devir edilen OSB olarak devletten çok destek alamıyoruz. Yetkili mercilerin arkamızda ve yanımızda olmasını istiyoruz. Öyle çok da geliri olan bir OSB değiliz. 88 adet firma faaliyetlerini sürdürmektedir. Bu firmalardan altyapı için talepte bulunduğumuz zaman ister istemez zorlanan firmalar olmaktadır. Bir firmadan alıp bir firmadan almama gibi bir şansımız yok. Bu altyapının da yapılması gerekiyor. Daha çözülebilir sorunlarımızın içinde ise su problemi var. Suyu Yanbolu Deresi’nde bulunun kuyularımızdan alıyoruz. Buradaki yol yapım çalışmasından dolayı hatlarımızın kaldırılması gerekiyormuş. Bununla ilgili büyükşehir belediyemiz ile görüştük. Gerekli yardımı yapacaklarını bizlere ilettiler. Doğalgaz konusunda girişimlerimiz oldu. Bu işi bir yere kadar getirebildik. BOTAŞ’da OSB olarak bizleri programına aldı ancak ne kadar hızlı olursa bizim için o kadar iyidir. Burada bazı firmalarımız enerji kullanmaktadır. Taşıma suyla değirmen döndürmeye çalışıyoruz. Kayseri, Konya ve hatta Erzincan’da bile doğalgaz altyapısı mevcut. Bizim bu OSB’lere göre enerji maliyetimiz tam iki kat. Zaten üretim olarak Türkiye’nin bir ucundayız. Pazara uzağız. Yerel ürünler dışında (fındık, çay, balık) hammaddeye uzağız. Kalifiye personel başlıca en büyük sorununuz” ifadelerini kullandı.

    “SADECE TURİZMLE KALKINMA OLMAZ”

    “Sanayisi güçlü olmayan ekonomiler maalesef ilerleyemiyor” diyen Turhan “Bunun en belirgin örneği de Yunanistan’dır. Sadece turizm ile kalkınamayacağının çok güzel bir göstergesidir. Sanayisiz bir yerlere gelme şansımız yoktur. Dünyadaki gelişmiş ülkelere baktığımız zaman sanayilerinin çok güçlü olduğunu görürüz. Sanayileri güçlü olan Almanya, Çin, Japonya, ABD ve Fransa gibi ülkeler dünyaya hükmetmektedirler. Sanayide dolaylı olarak bir turizmdir. Buna örnek verecek olursam şunu söyleyebilirim. Slovakya’dan Trabzon’a müşteri geldi. Bunları Trabzon’da 2-3 gün misafir ettim. Konaklamasını ve yeme içmesini sağladım. Sonuçta bu da bir turizmdir. Bugün Çin’e milyarlarca insan sanayi fuarlarına gitmektedir. Sonuçta bu insanlar orada konaklarken ve ihtiyaçlarını giderirken turizm alanında yapılan tesislerden faydalanmaktadırlar” diye konuştu.

    Beşikdüzü Organize Sanayi Bölgesi Müdürü Zekeriya Kalyoncu, yaklaşık 400 kişiye istihdam sağlayan OSB’lerinin 2. etap bölgesi tamamlandıktan ve tam kapasiteye geçilmesi ile birlikte yaklaşık 2 bin kişiye istihdam sağlanmasını hedeflendiklerini dile getirdi.

    Kalyoncu, firmaların ağırlıklı olarak ihracata yönelik çalıştığını kaydederek, “Doğu Karadeniz Bölgesel Rekabet Edilebilirlik Programı kapsamında Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası ve Karadeniz Teknik Üniversitesi ile birlikte yürüttüğümüz ihale aşamasına kadar gelinen peynir altı suyu tesisi bölgemizde yer alacaktır. Bu tesis ile tüm süt ve süt ürünleri üreticilerinin üretiminin sonunda oluşan ve kendileri için büyük sorun teşkil eden peynir altı suyunu bertaraf edilerek peynir altı tozu haline getirilecektir. Peynir altı suyu sorunu yüzünden Trabzon ve bölge genelinde kapasitesinin altında çalışan birçok tesis tekrar Trabzon ekonomisine kazandırmış olacağız” dedi.

    GÜMÜŞHANE OSB’DE BEDELSİZ ARSA TAHSİSİ

    Gümüşhane Organize Sanayi Bölgesi Müdürü Metin Şener, Gümüşhane OSB’de yaklaşık 600 kişinin istihdam edildiğini belirterek, “OSB’de faaliyet gösteren firmalarımızda 600’e yakın insanımız istihdam edilmektedir. Gümüşhane il olarak 5.teşvik bölgesinde yer almasına rağmen, Gümüşhane OSB’de faaliyet gösteren firmalar, 6. teşvik bölgesinde yer alan illerin olanaklarından faydalanmaktadırlar. Bu teşvikler de OSB’ye yatırım yapacak olan işletmeci ve yatırımcıların, yapacakları yatırımlarla alakalı olarak, beklentilerini karşılamamaktadır. Bu nedenle, şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki, teşvik çıkmadan önceki taleplerle teşvik çıktıktan sonraki talepler arasında çok da fazla bir fark yoktur. Bu sanayi bölgesi içerisinde bulunan firmaların en büyüğü olma özelliğine de sahip Gümüştaş Madencilik, maden sektöründe faaliyet göstermekte ve bakır, kurşun ve çinko madenlerini işlemektedir. Ayrıca sanayi bölgemizde Gümüşhane ilimizle özdeşleşmiş ürünler olan pestil ve köme üretimi yapan gıda sektörüyle alakalı firmalar da mevcuttur. Bunların dışında yem fabrikası, gübre kurutma fabrikası gibi hayvancılık ve tarımla alakalı firmaların yanı sıra mermer ve plastik doğrama üzerine faaliyet gösteren firmalar da mevcuttur” dedi.

    Gümüşhane OSB’de boş parseller bulunduğunu kaydeden Şener, “OSB’de bulunan firmaların tam kapasite olarak çalıştığını varsayarsak bu firmalarda toplam bin kişi istihdam edilebilir. Bu bin kişiyi aileleri ile düşünüp çarpan olarak 4’ü aldığımızda ise 4 bin kişinin dolaylı da olsa buradan yararlandığını görürüz. Bu açıdan bakıldığında OSB’nin Gümüşhane ekonomisine katkısının azımsanmayacak derecede olduğunu rahatlıkla ifade edebilirim. Mevcut sorunlardan birisi sanayi tahsislerinde kullanılan alanlardır. Örneğin, yatırımcı 10000 m2’lik bir arsayı tahsis ettiğinde 5000 m2’sine fabrikasını kurabiliyor. Ancak, yatırımcı burada daha büyük alanı kullanarak daha fazla istihdam oluşturmak istiyor. Fakat şartlar buna müsaade etmiyor. Diğer bir sorun ise yönet melikte geçen ‘Bir taraftaki tahsis yüzde 25 doluluk oranına sahip olmadan başka bir arsa tahsis edilmez’ ifadesidir. Bana göre, OSB’lerle ilgili olarak Bakanlığın hem yatırımcının hem de bizlerin sorunlarını dinleyip bunlarla ilgili olarak ciddi anlamda çalışmalar yapması gerekmektedir. Gümüşhane OSB’de boş parseller bulunmaktadır. Gümüşhane OSB, 6. teşvik bölgesinde yer almakta ve bu bölgenin bütün olanaklarından yararlanabilmektedir. Biz, Gümüşhane OSB olarak, yatırımcılara bedelsiz arsa tahsis etmekteyiz. Burada yatırım yapacak girişimcilerimize bütün kolaylıkları sağlıyoruz, sağlamaya da devam edeceğiz. Bu süreci hızlı bir şekilde gerçekleştireceğimize inanıyorum” ifadelerini kullandı.

    “AĞIR SANAYİ BÖLGEMİZDE OLMAZ”

    Rize Organize Sanayi Bölgesi Müdürü Hasan Günal, Rize Organize Sanayi Bölgesi’nin yaklaşık 50 hektarlık alanı kapsadığını vurguladı.

    2002 yılında kamu yararı kararı alınan Rize OSB için 2005 yılında kamulaştırma çalışmaları başlatıldığını dile getiren Günal, “Firmalar proje aşamasındadırlar. Yasal süre olan iki yıl içinde faaliyete geçecek şekilde bütün çalışmalarını yapmaktadırlar. Firmalar proje çalışmalarını bitirmişlerdir. Şu anda hafriyat çalışmaları yapıyorlar. Hafriyat çalışmalarından sonra üst yapı yapılacak, ondan sonra da, iki sene içerisinde üretime başlanacaktır. Bize yaklaşık 130 civarında başvuru olmuştur. Firmalardan gelen fizibilite raporlarını incelerken bölgeye sağlayacağı katma değer, ihracat gibi kıstaslar belirledik. En önemlisi sanayi geçmişine baktık. Firmalara tahsis yaparken özellikle sanayi geçmişi var mı, daha önce bu işi yapmış mı gibi kıstasları ön plana çıkardık. Bir de Rize’ye başka illerden gelen firmaları daha çok tercih ettik. Bölgeye sağlayacağı katma değer açısından ulusal firmalara öncelik verdik” diye konuştu.

    Bölgenin bulunduğu konum itibariyle ağır sanayiyi kaldıracak durumda olmadığını vurgulayan Günal, “Firmaların çoğu ağır sanayi alanında faaliyet göstermiyorlar. Orta sanayi alanında gıdadan tekstile, mobilyadan makineye kadar değişik sanayi türlerinde üretim yapacak firmalar yaklaşık 250 milyon TL’lik bir yatırımla hizmet verecekler. 27 adet parselden 22 tanesi firmalara tahsis edilmiştir. Bir tanesi tahsis aşamasında olup diğer dört tanesi boştur. Yaklaşık bin ve bin 500 civarında kişi istihdam edilecektir. Bu rakam fabrikalarda fiili çalışacak insan sayısıdır. Bunun yanında ulaşım, lojistik gibi alanlarda OSB’ye hizmet verecek sektörleri de katarsak bu sayı daha da artacaktır. Rize OSB’yi bölge OSB’si olarak görüyorum. Çünkü bulunduğu konum itibarıyla yaklaşık 14-15 tane doğu ve güneydoğu ilinin bağlantı noktasında bulunmaktadır. Bölgede en büyük yatırımlarından biri olan Ovit Tüneli’nin sahile bağlantı noktasında bulunan Rize OSB, İyidere havzasında yapılması düşünülen lojistik üsse merkez konumundadır. OSB içinde belli bir süre değil 12 ay boyunca üretim olacaktır. Bildiğiniz gibi bölgemizdeki en büyük ekonomik kaynak çaydır. Malumunuz olduğu üzere çayın da üretim süreci 4-5 aydan ibarettir. Rize OSB ise 12 ay boyunca üretim olacak ve 12 ay boyunca istihdam sağlayacaktır. Bunun da Rize ve dolayısıyla bölge ekonomisine çok büyük katkısı olacaktır. İhracat açısından da bölgenin itici gücü olacağı kanaatindeyim. İran ile olan ambargonun kalkması ve OSB’nin bulunduğu jeopolitik konum Rize OSB’yi daha da ön plana çıkacaktır” şeklinde konuştu.

    “ALT YAPISI TAMAMLANMIŞ İSTİHDAM SAYISI ARTMIŞ BİR OSB HEDEFLİYORUZ”

    Giresun Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Müdürü Şahin Öveç, şu anda bölgelerinde 35 firmanın mevcut olduğunu ancak bunların 26 tanesinin üretimde olduğunu kaydetti. Öveç, “Henüz altyapı yüzde 100 pozisyonuna gelmedi. Ancak yatırımcılarımızın herhangi bir sorunla karşılaşmaması için elektrik, su, kanalizasyon, yol vb. hizmetleri vermeye bakım ve onarımlarını aksamadan yapmaya çalışıyoruz. OSB’mizde şu anda 35 firma mevcut. Bunların 26 âdeti üretimdedir. OSB’mizde genellikle Giresun firmaları mevcut olup, bunun yanında ülkemizin değişik bölgelerinden, İstanbul’dan hatta yurt dışından (yabancı yatırımcı) da OSB’mizde yatırım yapmış firmalar mevcuttur. Öncelikli olarak tekstil, mobilya, gıda ve makine sektörlerindeki faaliyetini sürdüren firmalar OSB’mizde ağırlıklı olarak çalışmalarına devam etmektedir. Şu anda yaklaşık bin 400 kişi istihdam ediliyor. Bu sayının artmasında öncelikli gıda ve tekstil sektörleri önemli bir faktördür. İnşaat ve proje aşamasında olan firmaların üretime geçmeleriyle istihdam sayısı 2 binleri geçecektir. Alt yapısı tamamlanmış istihdam sayısı artmış bir OSB hedefliyoruz. Günümüzde yatırım ve istihdam artırıcı teşviklerin devam etmesi, teşvikte ilimizin 5. bölge kapsamında bulunması Giresun’u ve OSB’mizi yatırım açısından cazip hale getirmiştir. Genel olarak OSB’mizin sorunlarını; içme suyu, elektrik şebekesinin bakım ve onarımı, teknik ve idari personel istihdamı, bölge içi yolların iyileştirilmesi, bölge güvenliği için OSB etrafının etrafına ihata yapılması, bölge idari binası yapılması şeklinde sayabiliriz.”

    “HEDEFİMİZ 7 BİN KİŞİYİ İSTİHDAM ETMEK”

    Giresun 2. Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Müdürü Mete Bahadır Yılmaz, hedeflerinin 7 bin kişiyi istihdam etmek olduğunu belirterek başvuru yapan 160 firmayı tek tek incelediklerini kaydetti. 480 bin metrekare arazi üzerinde 48 hektarlık kamulaştırma yapıldığını kaydeden Yılmaz, “Bu kamulaştırmanın yüzde 50’si vatandaşlarımızla irtibata geçilerek çözülmüştür. Yerini vermek istemeyenlerin yerlerini de kamu yararı kararınca mahkeme yoluyla aldık. Bu mahkeme süreci yaklaşık 1 sene sürdü. Şu anda OSB yapılacak alanın tamamı kamulaştırılmıştır. Kamulaştırma sürecinden sonra altyapı için imar planını hazırladık. İmar planından sonra toplamda 480 bin m2 olarak kamulaştırma yaptığımız yerde yaklaşık 380 bin m2 sanayi parselimiz mevcuttur. Geri kalan 100 bin m2’lik alanı ise yeşil alan, yol ve arıtma tesisi gibi altyapılara ayırdık. 180 civarında firma OSB’de fabrika kurmak için başvuru yaptılar. Başvuran firmalar arasında ağırlıklı olarak gıda sektörü (fındık ve fındık mamulleri, yem fabrikaları) gelmektedir. Ağır sanayi ve orta sanayi ile ilgili başvuruların yanı sıra Karton kutu üretimi yapacak fabrika ve tekstil sektörüyle ilgili başvurular da aldık. 37 adet 3-5 bin m2 arasında, 3 adet 5-7 bin m2 arasında, 11 adet 7-10 bin m2, 7 adet de 10-20 bin m2 arasında değişen ve toplamda 58 adet parselimiz mevcuttur. Şu andaki hedefimiz 7 bin kişiyi istihdam etmektir. Şu ana kadar 160 firmayı tek tek inceledik. Bu inceleme sonucunda OSB’de faaliyet göstermesi için 25 firma belirledik. Firmaları hem fizibilite raporlarını inceledik hem de İstanbul’da, Ankara’da ve İzmir’de söz konusu firmaları yerinde gördük. En doğru yatırımcıya arazi tahsisi yapmak için sık eleyip ince dokuyoruz diyebilirim” bilgilerini verdi.

    Tekstil ağırlıklı bir seçim yapmaları halinde istihdam sayısının maksimuma çıkacağını söyleyen Yılmaz, şöyle konuştu:

    “Bu firmaların seçimiyle ile ilgili olarak değişkenlik gösteren bir konudur. Burada tekstil ağırlıklı bir seçim yaparsak istihdam sayısı maksimuma çıkabilir. Örneğin organize sanayi bölgesini tamamen tekstil üzerine kurarsanız yaklaşık 10 bin civarında insan istihdam edilebilir. Ancak tekstilde ülke genelindeki bir dalgalanmada OSB’nin tamamını etkileyeceğinden istihdam edilen kişi sayısı da azalacaktır. OSB içinde yer alacak 58 parselde 58 firma faaliyet sürdüreceğini varsayarsak bizim şu ana kadar ön görüşme yapıp biraz mesafe kat ettiğimiz firmaların her birisinin yıllık ortalama cirosu 100 milyon dolar civarındadır. Bunun da Giresun ekonomisine hem gelir, hem istihdam yönünden mutlak suretle katkısı olacaktır.”

    ORDU VE FATSA ORGANİZE SANAYİ BÖLGELERİ’NDEKİ SON DURUM

    Ordu ve Fatsa Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Olgun Topkaya, Fatsa OSB’de doğal gaz sorunu bulunduğunu belirterek Ordu OSB’de şuan 2 bin 295 kişinin istihdam edildiğini, bu rakam mevsimsel olarak 3 bin 500 kişiye ulaşabildiğini söyledi.

    Fatsa OSB içinde 10 adet tekstil, 4 adet kil toprak, 5 adet gıda, 2 adet makine sanayi, 4 adet ağaç işleme, 2 adet çinko oksit ve 1 adet mermer fabrikasının faaliyet gösterdiğini kaydeden Topkaya, “Fatsa OSB genişleme alanı faaliyete geçeceği zaman 5 bin kişi hedeflenmektedir. Fatsa OSB’de faaliyet gösteren sanayicilerimiz, bölgeye gerek istihdam gerekse yatırım olarak sayısız pozitif etki sağlamaktadır” dedi.

    Fatsa OSB’de teşvik öncesi yapılan yatırımlarda katılımcı oranı yüzde 40 iken, teşvik sonrası yüzde 100 doluluk oranına sahip olduğunu ifade eden Topkaya, “Bölgemizdeki sanayicilerimiz 6. Bölge Teşviklerinden yararlanabilmektedir. Bunun haricinde TKDK aracılığı ile Avrupa Birliği Hibelerinden yararlanan firmalarımız mevcuttur” şeklinde konuştu.

    Ordu ve Fatsa Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Olgun Topkaya, Ordu Organize Sanayi Bölgesinde 74 adet sanayi parselinden 69 sanayi parselinin 62 adet sanayiciye tahsis edildiğini ve 5 adet sanayi parselinin de kamulaştırmaya gerek duyulmadan rızaen satın alınarak sanayicilere tahsis edilebileceğini vurguladı.

    “Halen tahsis edilen 69 adet sanayi parselindeki sanayicimiz 2 bin 295 kişi istihdam etmektedir” diyen Topkaya, “Bu rakam mevsimsel olarak 3 bin 500 kişiye ulaşabilmektedir. Ordu OSB’de üretim yapan firmalarımız, gerek sağladıkları istihdam ve gerekse yaptıkları ihracat ile hem il hem de ülke ekonomisine pozitif katkı sağlamaktadır” ifadelerini kullandı.

    Ordu Organize Sanayi Bölgesi, sanayi parseli talebinin yüksek olması nedeni ile yeni yatırım arayışları içerisinde olan sanayicilerin taleplerine cevap veremediğini söyleyen Topkaya, “DOKA’nın da desteği ile Ordu 2. OSB ile ilgili Fizibilite Raporu hazırlanmış ve Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızca da uygun bulunarak Ordu Karaağaç Bölgesinde Ordu 2. Organize Sanayi Bölgesinin kurulmasına yönelik faaliyetler başlamıştır. Ordu 2. OSB bin 50 dönümlük bir alanda kurulacaktır. İstihdam hedefi doğrudan 5 bin olarak tahmin edilmektedir” diye konuştu.

  • Tanju Çolak: “İbrahim Hacıosmanoğlu’nu Karadeniz Annelerine Havale Ediyorum”

    Spor yorumcusu Tanju Çolak, “Trabzonspor Kulübü Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nu Karadeniz annelerine havale ediyorum” dedi.

    Ordu’nun Fatsa ilçesine gelerek futbolseverlerle buluşan Tanju Çolak, gündemle ilgili açıklamalarda bulundu. Tanju Çolak basın mensuplarına yaptığı açıklamada, “Dün akşam oynanan Beşiktaş maçındaki penaltının doğru olmadığını düşünüyorum. Trabzonspor maçındaki penaltının penaltı olduğunu düşünüyorum. Ama penaltı vermedi diye Türkiye’yi böyle huzursuz eden ve kavgacı bir ortama sokmaya gerek yok. Hakemleri 4 saat soyunma odasından çıkamaması ayıptır, orada annelere, hanımefendilere bir şey söylenmesi gerçekten çok ayıp. Ben Trabzonspor Kulübü Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nu Karadeniz annelerine havale ediyorum” diye konuştu.

  • Kadın Girişimciler Kurulu Karadeniz İstişare Toplantısı

    Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Kadın Girişimciler Kurulu Karadeniz İstişare Toplantısı Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası’nda (TTSO) gerçekleştirildi.

    Toplantıya, Trabzon Valisi Abdil Celil Öz, Gençlik ve Spor eski Bakanı Faruk Nafiz Özak, AK Parti Trabzon Milletvekili Ayşe Sula Köseoğlu, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu, TTSO Meclis Başkanı Şadan Eren, TTSO Yönetim Kurulu Başkanı Suat Hacısalihoğlu, TOBB Kadın Girişimciler Karadeniz Bölge Başkanı Gülay Atik ve TTSO Kadın Girişimciler Komisyonu İcra Kurulu Başkanı Hülya Ulusoy katıldı.

    Toplantıda ilk olarak söz alan Trabzon Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Hülya Ulusoy, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğine Kadın Girişimciler Kurulu’nu kurması nedeniyle teşekkür ederek konuşmasına başladı. Trabzon Kadın Girişimciler İcra Kurulu Başkanı Hülya Ulusoy, “Halk arasında söylenen ’Kadın elinin değdiği görülüyor’ tabiri iş hayatında etkili olmaya başlamış ve her geçen gün de artarak bugünlere gelinmiştir. Bugünlerde kadınlarımız hem kendi işlerini kuruyor hem ortaklıklar yapıyor hem de iş dünyasının örgütlerinde etkin görevler alıyor. Kadınların aşlarına ve işlerine karşı olan sahiplenme duygusu ve buna bağlı olarak gösterdikleri üstün gayret desteklerle birleştiğinde başarı kendini göstermektedir. Karadeniz Bölgesi’ndeki kadın girişimcilerin temsilcileri olarak bir aradayız. Bu vesileyle hedefimiz Karadeniz’deki illerde henüz istediğimiz düzeyde olmayan kadın girişimci sayısını arttırmaktır” dedi.

    TOBB Karadeniz Kadın Girişimciler Kurulu Bölge Başkanı Gülay Atik, ülke olarak sanayici, teknoloji ve yenilikçi iş modellerinde yer alan kadın girişimciye ihtiyaç olduğunu dile getirdi. Atik, “ Kadın girişimciliğini; sadece işsiz ve yoksul kadınların hane gelirini artırıcı faaliyetlerini ve mikro kredilerini içeren bir konuma dönüştürülmemelidir. Teknoloji, bilgi tabanlı, yenilikçi işletmelerin oluşumunda kadın girişimciler desteklenmelidir. Finansal kaynaklara erişim konusunda kredi kaynaklarına erişim kolaylaştırılmasıyla kadınlar girişimciliğe daha fazla yöneleceklerdir. Günümüzde kadın girişimciliğin önündeki en büyük engeller yeterli seviyede eğitim olamaması, cinsiyete dayalı iş bölümü, Kadan erkek iş dengesinin gözetilmemesi, bazı kültürel normlar, toplum tarafından sadece kadına atfedilen cinsiyet rolleri, kadın erkek arasındaki ücret farklılığının olması gibi birçok etki bulunmaktadır” ifadelerini kullandı.

    Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı M. Suat Hacısalihoğlu, kadın girişimcilerin önemine dikkat çekerek, “Kadınların el attığı noktalarda ne kadar ön plana çıktıklarının farkındayız. Bölgemizde de kadınlarımızın yanında olmaya çalışıyoruz. Ticaret Odasının esas görevi ticaret ve sanayiyi desteklemek olsa da girişimciliği de desteklemelidir. Bu anlamda pozitif ayrımcılığı destekliyoruz. Girişimciliğin önünü açmak gerekir. Aktif çalışanlar arasında kadınların sayısını arttırmak yükü de azaltacaktır” şeklinde konuştu.

    Hacısalihoğlu, TOBB Başkanı M.Rifat Hisarcıklıoğlu’nun bin civarında kadın ve genç girişimci ile başlatmış olduğu seferberliğin bugün 6 bin 405 kadın girişimci ve 8 bin 341 genç girişimciye ulaştığını belirterek, bu başarıyı takdir ettiklerini söyledi.

    Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı M.Şadan Eren, kadın girişimcilerin toplantıdaki gibi güç birliği içerisinde; ortak çalışma içerisinde olması, mevcut plan ve programlara entegre politikalar belirlemesi önerisinde bulundu. Eren, “ TOBB’un başlattığı kadın girişimciler projesi bu konuda ülkemizde yapılan en önemli adım olmuştur. Kadın girişimcilik Türkiye’de eğer bugün gündemdeyse bunda en büyük katkı Türkiye Odalar ve Borsalar birliği ve Başkanımız Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu’nundur” diye konuştu.

    “Kadın girişimcilerimizin her zaman yanında olmayı kendimize vazife addettik” diyen Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu, şunları söyledi:

    “Trabzon tarihi ve kültürü itibariyle bunu her zaman yaptı. AB ülkeleri içinde kadın-erkek eşitliği şartına Trabzon ilk olarak imza koyan belediyedir. Trabzon bu alanda eğitimde de çok önemli bir yere geldi. Üniversitelerimizdeki bölüm birincilerinin çoğunlukla kız öğrencilerimizden oluştuğunu görmek bizleri çok mutlu ediyor. Bir dil, iki dil bilen dünyayı tanıyan genç kızlarımızın sayısı çok çok artıyor. Trabzon’da İsrafı Önleme Vakfı’nın şubelerini kurduğumuzda bakıyoruz ki kadınlarımız, verdiğimiz küçük mikro kredilerle vergi mükellefi haline geliyor. Bunu başarmış olmanın mutluluğunu yaşıyoruz ve bu kadınlarımızı bir kez daha tebrik ediyoruz.”

    Kadın girişimcilerin önünün açılması gerektiğini belirten Başkan Gümrükçüoğlu, şöyle konuştu:

    “TTSO Kadın Girişimciler İcra Kurulu Başkanı sayın Hülya Ulusoy bizleri ziyaret ettiler ve şehrimize dışarıdan gelen, ilçelerimizden gelen hastalarımızın ve yakınlarının misafir edilebilecekleri bir yerin kadın girişimciler tarafından yapılması teklifini bizlere ilettiler. Bende Belediye olarak her türlü desteği vereceğimizi ifade etmiştim. Üniversiteden arazi tahsisi henüz yapılamadığı için bu durum gerçekleşemedi ancak burada ifade etmek istediğim şu; kadın girişimcilerin büyümesi, sayılarının artması, hiçbir zaman unutmadıkları sosyal sorumluluk bilincine sahip oldukları için ile bu ülkeye çok yansır, toplumumuza çok büyük faydaları olur. Her zaman söylendiğimiz gibi kadın girişimcilerimizin önünü açmak lazım. Bunun içinde finansmanı geliştirmek lazım. Katiyen siyaseten söylemiyorum; işte Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı diyor ki, girişimcilik yapana, projeyi sunana biz 50 bin TL karşılıksız finansman sağlarız, bunu geri almayız. 3 yılda geri ödemeli, faizsiz 100 bin TL de kredi sağlarız. Bunlardan yararlananların sayısı arttırmamız lazım.”

    Son olarak konuşma yapan Trabzon Valisi Abdil Celil Öz ise, “Girişimcilik katkı ve katılımın en önemlisidir. Kadın girişimci yüzdesinin 15-20’lerde dolaşması düşük bir seviyedir. Fakat Batı’ya baktığımızda da uzun vadede yol almışlardır. Türkiye’nin geçmişinden günümüze baktığımızda ise istediğimiz seviyede olmasa da yol kat ettiğimiz gerçeğini değiştirmemektedir. Girişimcilik sosyal hayata katılma, eğitim de her alanda zihniyeti değiştiren bir olgudur. Demokrasinin bir güzelliği de siyasi partilerin programlarına baktığımızda kadın girişimcilere yer veriyor olması. Bunun örneğinin kendi ilimizde de görmek mümkün” dedi.