Etiket: Karadeniz

  • Doka’nın Doğu Karadeniz Bölge Ekonomisine Katkısı

    Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA) İzleme Değerlendirme Birimi Başkanı Fatih Eğe, bugüne kadar bölgede 895 projenin desteklenerek 95 milyon kaynak aktarıldığını belirterek en çok imalat ve turizm sektörlerinin desteklendiğini söyledi. Eğe, bölgede 300 KOBİ’ye destek verildiğini ve buna karşın da 4 bin istihdam sağlandığını kaydetti.

    Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu TTSO AB Bilgi Merkezi tarafından Trabzon ABİGEM’in desteğiyle düzenlenen Avrupa Birliği KOBİ Günleri’nde konuşan Eğe, DOKA’nın 2009 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla kurulduğunu, 2010 yılında da aktif olarak faaliyete başladıklarını ifade ederek temelde bölgede hibe vermenin ötesinde bölgenin kalkınma modelini bir şekilde dizayn etmeye çalıştıklarını belirtti. Eğe, “Temeldeki amacımız bölgedeki kurumlar arası ve KOBİ’ler arası iletişimi iş akışını koordine etmek. Yereldeki potansiyeli merkezden gelen kararlarla değil de kendi bölgemizden çıkan kararlarla harekete geçirmek. Ajansımızın asıl vasfı bu. Bunu yaparken de sürdürülebilir bir kalkınmayı hedefliyoruz. Ajansın bir yönetim kurulu var ve bu yönetim kurulunda altı ilden valiler, belediye başkanları, ticaret ve sanayi odası başkanları ve il genel meclisi başkanları yer alıyor. Diğerlerinden farklı olarak biz Trabzon, Giresun, Gümüşhane, Rize, Ordu ve Artvin olmak üzere belirli bir bölgeye hitap ediyoruz. Yine kendi içimizde de icra organı ve karar mercii olmak üzere bir işlem yapımız mevcut” dedi.

    Temelde iki ana grupta destekleri olduğuna dikkat çeken DOKA DİB Başkanı Fatih Eğe “Biri teknik destek. Burada doğrudan mali destek vermiyoruz ancak onların ihtiyaçlarını karşılamak için ülke çapındaki hizmet veren kuruluşlardan sağladığımız bir tür destek bu. Asıl önemli olan mali desteklerimiz. Bunlar da kendi içinde doğrudan finansman desteği ve teknik çağrı şeklinde uyguladığımız hibe fonlu programlar. Gelecekte faizli ve faizsiz kredi destek faaliyete geçirmeyi düşünüyoruz. Yatırımcılarımızın uzun dönemli yatırımlarına vade sağlamaya çalışıyoruz. Bakanlık kapsamında bunun daha da çeşitlendirilmiş içerikleri var biz de buna alttan destek vermeye çalışıyoruz. Bunlardan bir tanesi girişimcilik sermayesi destek programı taslak olarak çalışmaları devam ediyor“ şeklinde konuştu.

    İstatistik olarak başlangıçtan buyana 895 proje ajansları tarafından destek verildiğini kaydeden Eğe “Yıllara böldüğümüzde yaklaşık 180 projeye denk geliyor. Bunların genel toplamından yaklaşık 400 âdeti mali destek programı şeklinde olan desteklerimiz ve bunların büyük bir kısmı Kobilere olan destekler. Yaklaşık 300’ün üzerinde Kobi ajansımızın kuruluşundan buyana bizden destek sağladı. Ajansların destek mekanizmasına bakıldığında da KOBİ’lerin kalkınma ajanslarından yararlanma imkânları daha fazla. Yine 5 yıllık süreçte destek gören projeler toplamında yaklaşık 95 milyon Türk Lirası projelere aktarıldı. Ajans desteğinin yanında yatırımcıların kendi bütçesinden harcamalarıyla toplam bütçe 200 milyonu aştı. Tabi bunların çarpan etkileri de hesaba katılabilir. Tarıma dayalı sanayi kapsamında örneğin fındığı desteklediğimiz zaman alınan makineler yine bölgede fındık makinesi üreten işletmelerden alınıyor ve dolayısıyla destek bir şekilde bölge içinde dönüyor. Dolayısıyla bu şeklide ajansın bölgeye olan katkısının çok daha yüksek olduğuna inanıyoruz“ diye konuştu.

    Fatih Eğe, yine rakamların yanı sıra işletmelere yansıyan açıdan istihdam konusunda da çok büyük bir katkı sağlandığı vurguladı. 5 yıllık sürece bakıldığında 4 binin üzerinde bir istihdama destek verildiği saptandığını ifade eden Eğe sözlerini şöyle tamamladı:

    “Mali desteklerimizin tekil şahıs ile ilgili olan kısmının yanı sıra bir de bölgede yapılacak olan araştırmaları doğrudan faaliyet dediğimiz programla desteklemeye çalıştık. Burada aslında asıl faydalanıcı kurum kara amacı gütmeyen bir çalışma gibi görünse de sonuç yine Kobilere sirayet ediyor ve yapabilecekleri yatırımlara imkan sağlıyor. Örneğin 4 yıllık süreçte 112 doğrudan faaliyet projesine destek verdik bunların içinde 20 tanesi fizibilite oluşturmayla ilgili çalışmalar ve bunların her biri içinde de yine ayrı ayrı fizibilite çalışmaları yürütülüyor ve bunların sonucundan da yine KOBİ’lerimiz fayda sağlamış oluyor. “

    Panelin sonunda TTSO Başkan Yardımcısı Erkut Çelebi, Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı İzleme Değerlendirme Birimi Başkanı Fatih Eğe plaket takdim etti.

  • Karadeniz Ülkeleri Deniz Ekosistemi Ve Balıkçılığı İçin Bir Araya Geldi

    Dünya Gıda Örgütü’nün (FAO) düzenlediği Trabzon Su Ürünleri Merkez Araştırma Enstitüsü ve ODTÜ Erdemli Deniz Bilimleri Enstitüsü tarafından organize edilen “Karadeniz’deki Deniz Ekosistemi ve Balıkçılık” başlıklı bölgesel çalıştay Trabzon’da yapılıyor.

    18-20 Kasım 2015 tarihleri arasında düzenlenen çalıştaya FAO yetkililerinin yanı sıra Bulgaristan, Romanya, Ukrayna ve Gürcistan’dan araştırmacılar katılım sağladı. Türkiye’den ise ODTÜ Erdemli Deniz Bilimleri Enstitüsü, İstanbul Üniversitesi, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, Karadeniz Teknik Üniversitesi, Su Ürünleri Merkez Araştırma Enstitüsü’deki araştırmacılar tarafından sunumlar gerçekleştirildi. Çalıştayda genel olarak Karadeniz eko sistemi ve balıkçılığı konusunda yapılan bilimsel çalışma sonuçları sunumları yapılarak bulgular üzerinde değerlendirmeler yapıldı.

    Trabzon Su Ürünleri Merkez Araştırma Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. İlhan Aydın, Karadeniz ekosisteminin birçok açıdan kendine has bir yapıya sahip olması ve balıkçılık açısından değerlendirmeler yapıldığında oldukça verimli bir deniz olduğunu belirterek, “Bu nedenle ekosistemdeki yapının ve değişimin iyi bilinmesi, sürdülebilirliğin sağlanması için balıkçılık yönetiminin etkin biçimde yapılmasına gereksinim vardır. Bunun için Karadeniz havzasındaki bütün ülkeleri ile işbilriğinin sağlanması oldukça önemli olması, Trabzon’da yapılacak olan bu çalıştay işbirliğinin sağlanması ve ekosistemin daha iyi anlaşılabilir olması için katkılar sağlayacaktır’’ dedi.

  • Iı. Karadeniz Ve Balkan Ekonomik Ve Politik Araştırmalar Sempozyumu

    Bülent Ecevit Üniversitesi ile Saint Petersburg Devlet Ekonomi Üniversitesi ortaklığında düzenlenen II. Karadeniz ve Balkan Ekonomik ve Politik Araştırmalar Sempozyumu, 9-13 Kasım 2015 tarihleri arasında Rusya’nın Saint Petersburg şehrinde düzenlendi.

    Karadeniz ve Balkan Ekonomik ve Politik Araştırmalar Sempozyumu, Saint Petersburg Devlet Ekonomi Üniversitesi’nin bu yıl 8.sini düzenlediği “Energetika XXI: Economy, Policy, Ecology” konferanslar serisi ile birleştirilerek ortak paydada enerji konusunun yer aldığı önemli bir akademik platform oluşturulmuş oldu. Saint Petersburg Devlet Ekonomi Üniversitesi tarafından organize edilen “Energetika XXI: Economy, Policy, Ecology” konferansı; sonrasında ise her iki üniversitenin işbirliğinde düzenlenen II. Karadeniz ve Balkan Ekonomik ve Politik Araştırmalar Sempozyumu gerçekleştirildi.

    11 Kasım 2015 tarihinde Courtyard Marriott Pushkin Hotel’de, Saint Petersburg Devlet Ekonomi Üniversitesi Rektörü Igor Maximtsev’in açılış konuşması ile başlayan konferans, başta Rusya’daki üniversiteler olmak üzere dünyanın pek çok ülkesinden enerji alanında çalışmaları olan akademisyenler ile Uluslararası Enerji Ajansı, Gazprom ve Oxford Enerji Çalışmaları Enstitüsü gibi enerji alanındaki çeşitli kuruluşlardan uzmanların sunumları ile devam etti.

    Konferansın ikinci gününde “Avrasya İçin Rusya Gazı” teması ile sabah oturumunda Beijing Enerji Merkezi Başkanı ile Enerji ve Finans Enstitüsü Fonu’nun enerji bölüm direktörü sunumlarını gerçekleştirdi. 12 Kasım 2015 tarihinde öğleden sonraki oturumlar ise II. Karadeniz ve Balkan Ekonomik ve Politik Araştırmalar Sempozyumu’nun açılış oturumları ile eş zamanlı olarak yapıldı.

    Bu kapsamda Konferansın öğleden sonraki eş zamanlı oturumlarında “Rus Enerji Piyasasındaki Değişimler ve AB İle İlişkiler” ile “Avrasya Enerji Piyasasının Kalbi Olarak Rusya” temalarında çeşitli uzmanların sunumları gerçekleştirildi. Eş zamanlı olarak da Courtyard Marriott Pushkin Hotel’in Tolstoy A Salonunda da II. Karadeniz ve Balkan Ekonomik ve Politik Araştırmalar Sempozyumu’nun açılışı yapıldı. Açılışta Sempozyum Düzenleme Komitesi adına Doç. Dr. Özcan Sezer, Saint Petersburg Devlet Ekonomi Üniversitesi’nden Uluslararası İlişkilerden Sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Dmitry Vasilenko ile Sempozyum Düzenleme Komitesinden Yrd. Doç. Dr. Şenay Işın konuşmalarını yaptılar. Açılış konuşmaları sonrasında Sempozyum Düzenleme Komitesinden Doç. Dr. Gökhan Dökmen, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Dmitry Vasilenko’ya Sempozyuma işbirliği temelinde sağladıkları katkı çerçevesinde teşekkür plaketi sundu.

    Açılış konuşmalarını izleyen aşamada, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Dış ilişkiler Grup Başkanı Fakir Hüseyin Erdoğan “Energy Politics of Turkey and the Role of Energy Market Regulatory Authority (EPDK)” başlıklı; Yıldırım Beyazıt Üniversitesi öğretim üyesi ve Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) Ankara Ekonomi Araştırmacısı Prof. Dr. Erdal Tanas Karagöl “Turkey at the Equation of Becoming Energy Center” başlıklı; Çukurova Üniversitesi’nden Doç. Dr. Elif Hatun Kılıçbeyli ise “Turkey-Russia Strategic Relations: New Dimensions on Energy Ties” başlıklı sunumları ile açılış paneli yapılmıştır. EPDK Başkan Yardımcısı Dr. Vedat Gün’ün katılımları ile gerçekleştirilen açılış panelinin sonrasında eş zamanlı oturumlara geçildi.

    Sempozyumun ilk gününün akşamında ise açılış kokteyli yapıldı. Kokteyl hem konferans hem de sempozyum katılımcılarını aynı mekanda buluşturmuş ve önemli bir network imkanı sağlandı. Sempozyumun ikinci gününde ise eş zamanlı olmak üzere 8 farklı oturum düzenlendi. Sempozyumda toplamda 62 tebliğ sunuldu. Söz konusu bu tebliğler 46 farklı üniversitede görev yapan öğretim elemanlarının katkıları ile hazırlandı. Sempozyum 9 farklı ülkeden çeşitli akademisyenleri buluşturmuş oldu.

    II.Karadeniz ve Balkan Ekonomik ve Politik Araştırmalar Sempozyumu Düzenleme Komitesinden Doç. Dr. Gökhan Dökmen ise sempozyum hakkında şu değerlendirmelerde bulundu:

    “Sempozyum tema itibariyle hem bölgesel hem de küresel bir üst başlık niteliğinde olan enerji konusunu ele almıştır. Temanın bölgesel niteliği, Karadeniz havasının hem enerji arzı hem de enerji boru hatları açısından önemli bir noktada yer alması açısından önemlidir. Temanın küresel niteliği ise enerji sektöründe ve enerji politikalarında ortaya çıkacak bir değişimin tüm dünyayı etkilemesi bağlamında öne çıkmaktadır. Karadeniz ve Balkan ülkeleri arasındaki işbirliğini geliştirme ve bölge ülkeleri arasındaki işbirliğini sinerjiye dönüştürme noktasında önemli bir platform oluşturulmuştur. Sempozyum geniş bir katılıma dayalı olarak, akademisyenleri ve enerji alanındaki çeşitli uzmanları bir araya getirerek karşılıklı etkileşime dayalı tartışma ortamına zemin hazırlamış ve karşılıklı fikir alışverişi için uygun bir ortam oluşturulmuştur. Bu yönüyle sempozyum, Karadeniz havzasındaki paydaşlar arasında önemli bir ağ yapı kurulmasına zemin hazırlamıştır.”

    “SEMPOZYUM ÜNİVERSİTEMİZİN MARKA DEĞERİNE ÖNEMLİ KATKI SAĞLAYAN BİR ORGANİZASYON OLDU”

    Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Özer, II. Karadeniz ve Balkan Ekonomik ve Politik Araştırmalar Sempozyumu ile ilgili olarak yaptığı açıklamada, “Bülent Ecevit Üniversitesi’nin sosyal bilimler alanında yurt dışında organize ettiği ilk sempozyum olması açısından üniversitenin marka değerine önemli katkı sağlayan bu organizasyon, katılımcıların uluslararası niteliği dikkate alındığında üniversitemizin ve kentimizin tanıtımına değer katmıştır. Enerji temasını ele alan bu sempozyumun mekânsal olarak Rusya’da yapılmış olması, enerji temasını enerji merkezi ile birleştirerek bütüncül bir yaklaşım ortaya koymuştur. Türkiye-Rusya ilişkileri açısından son derece önemli olan enerji konularının sempozyumda ele alınması, organizasyonun bilimsel niteliğini daha da arttırmıştır. Bununla birlikte sempozyumun enerji alanındaki çeşitli uluslararası uzmanların ve akademisyenlerin katılımları ile gerçekleşen “Energetika XXI: Economy, Policy, Ecology” konferansı ile ortak bir platformda buluşarak gerçekleştirilmesi sempozyumun uluslararası niteliğini arttırmıştır. Bu olumlu gelişme enerji ve diğer alanlarda yapılacak bundan sonraki çalışmalara ivme kazandıracaktır. Sempozyumun Konferans ile ortak bir organizasyon bağlamında ele alınarak organizasyonun uluslararası nitelik kazanmasıyla birlikte, Bülent Ecevit Üniversitesi’nin başta Karadeniz havzasındaki ülkelerdeki akademisyenler olmak üzere pek çok ülkedeki akademisyenler arasında işbirliği temelindeki ağ yapıya katkı sağlayıcı bir misyonu olmuştur” dedi.

  • TOBB Genç Girişimciler Kurulu Karadeniz Bölge Toplantısı Yapıldı

    Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Genç Girişimciler Kurulu Karadeniz Bölge toplantısı, Giresun Ticaret ve Sanayi Odası’nda gerçekleştirildi.

    16 ili kapsayan TOBB Karadeniz Genç Girişimciler Kurulu toplantısına ev sahipliği yapan Giresun Ticaret ve Sanayi Odası adına Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mustafa Halilbeyoğlu, açılış konuşması yaptı. Halilbeyoğlu, “Genç Girişimciler ülkemiz ve bölgemizin en büyük umutlarıdır. Böyle bir toplantının ilimizde tertiplenmesi ve İran Ticari Ataşesi’nin de toplantıya iştirak ederek İran-Türkiye ticareti ve ihracat-ithalat taleplerine yönelik bilgi verecek olması son derece önemlidir” dedi.

    GENÇ GİRİŞİMCİLERE YÖNELİK 50 BİN TL HİBE, 100 BİN TL FAİZSİZ KREDİ İMKANI BAŞLADI

    Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Genç Girişimciler Kurulu Başkanı Egemen Öğütçü ise, “Devletimizin genç girişimcilere yönelik 50 bin TL hibe, 100 bin TL faizsiz kredi imkanı başladı. Ve yeni iş kuranlardan 3 yıla kadar Gelir Vergisi alınmayacak olması, bizler için bir fırsattır. Ancak burada bizim gibi işi bilen piyasayı bilen genç ve vizyon sahibi işadamlarımıza iş düşmektedir. Bölgemizin ekonomik yapısı ortadadır. Giresun fındık tarımı ağırlıklı bir iş potansiyeline sahiptir. Ancak son yıllarda tekstil, makine imalatı, içecek sanayi, mobilya, okul sırası vb. sektörlerde üretimler ile ön plana çıkmakta ve gelişme göstermektedir. Giresun OSB’nin ardından Bulancak OSB yatırımcılar için cazip bir fırsat içermektedir. Bu doğrultuda alınacak kararlar ve eylem planları sadece Giresun’un değil, bölgenin ticari yapısına katkı sağlayacaktır” diye konuştu.

    Trabzon Genç Girişimciler Kurulu Başkanı ve Karadeniz Bölge Temsilcisi Tayfun Özlü de, “Bu beşinci istişare toplantımız, katılımların artarak sinerji yaratarak sürmesini ümit ediyor ve bu enerjiyi sizlerde görüyoruz. İran Konsolosluğu yetkilerinin de aramızda olması, ticari açıdan İran pazarı ile ilgili bilgileri bizlere sunacak olmaları genç girişimciler olarak bizim adımıza bir şanstır” dedi.

    “İRAN İLE TÜRK FİRMALARININ ORTAK ÇALIŞMASINI, İTHALAT VE İHRACAT YAPMALARINI İSTİYORUZ”

    Trabzon İran Başkonsolosluğu Ticari Ataşesi Rahman Ghaderi ise, “İran ile Türk firmalarının ortak çalışmasını, ithalat ve ihracat yapmalarını istiyoruz. Bu noktada Karadeniz Bölgesi firmaları bizler için çok önemlidir. Siz genç girişimcilerimizin enerjisi ve vizyonu bizler için değerlidir. İran tarım, halıcılık, enerji alanlarında önemli projeleri bulunan ve talep gören bir ülkedir. Türk firmaları için ülkemizde birçok fırsat bulunmaktadır. Özelleştirme bunların başında gelmektedir. Son iki ayda çeşitli ülkelerden İran’a ticari ziyaretler oldu. Bu iş seyahatlerinin artacağına ve Türkiye’nin bu süreçte önemli kademe oluşturacağına inanıyoruz. Sizlere ticari diyalog ve iş görüşmeleri için kapımız açıktır” açıklamasını yaptı.

    TOBB Kadın Girişimciler Kurul Üyesi Günseli Ocakoğlu da, “Ben aslen Malatyalıyım ancak Karadeniz bana ayrı bir enerji ve umut verdi. Genç girişimcilerin böyle bir yapıda olması sürecin iyi işlediğinin bir işaretidir. İran pazarı ülkemiz için çok önemli. İran’da şu an 100’e yakın AVM inşaatı bulunduğu, hizmet ve giyim sektöründe her geçen gün talebin arttığını biliyoruz. Gıda, giyim sektörlerinde özellikle Karadenizli girişimcilerin ilgisi ve faaliyetlerini birlikte organize etmek ve süreçten fayda sağlamak arzusundayız” ifadelerini kullandı.

    Toplantının açılış konuşmalarının ardından Karadeniz bölgesinde ortak projeler üzerine görüş alışverişinde bulunuldu ve ortak kararlar alındı. Giresun’un ev sahipliğinde yapılan Karadeniz Bölge toplantısına Samsun, Çorum, Tokat, Ordu, Trabzon, Artvin, Gümüşhane ve Rize il başkanları ile yönetim kurulu üyeleri katıldı.

  • Karadeniz Hamsi 5 Lira

    İstanbul’da hamsinin kilosu 1-2 lira arasında değişirken, Samsun’da ise hamsinin kilosu 4-5 liradan satılıyor.

    Balıkçılar, İstanbul’da satılan hamsinin Marmara hamsisi olduğunu, Samsun’da ise daha lezzetli olan Karadeniz hamsisinin satıldığını söyledi. İstanbul’da bazı balıkçıların Marmara hamsisinin üzerine Karadeniz hamsisi yazarak ucuz fiyata sattığını belirten Samsunlu balıkçı Yaşar Köse, “Marmara hamsisi 1 lira olsun, Karadeniz hamsisi 10 lira olsun, vatandaşlar yine de Karadeniz hamsisini tercih eder” dedi.

    “KARADENİZ HAMSİSİ LEZZETLİ”

    Karadeniz hamsisinin, Marmara hamsisine oranla daha lezzetli olduğu için aralarında bir fiyat farkı olduğunu belirten balıkçı Yaşar Köse, “Hamsi açısından son 10 yılın en büyük avcılığı yapılıyor. Şu anda hamsinin kilo fiyatı 4 lira ile 5 lira arasında değişiyor. Hamsi şu sıralarda oldukça bol çıkmaya başladı. Karadeniz hamsisi, bizim suyumuzun tuz oranının farklı olmasından dolayı, Marmara hamsisine oranla daha lezzetli. Marmara hamsisi büyük ve renklidir ama lezzeti yoktur. O hamsiyi yesen de olur yemesen de olur. İstanbul dahil yurdun dört bir köşesine buradan hamsi gönderiyoruz. Karadeniz hamsisi lezzet açısından dünyada 1. sıradadır. Marmara hamsisinin 1-2 lira olması ölçüt değil. Karadeniz hamsisinin fiyatı 10 lira olsun, Marmara hamsisi 1 lira olsun tercih yine Karadeniz hamsisinden yana olur” diye konuştu.

    Vatandaşların, Karadeniz hamsisi ile Marmara hamsisini ayırt edebileceğini, iki balık türü arasında tat ve görüntü olarak fark bulunduğunu belirten Köse, sözlerini şöyle sürdürdü: “Karadeniz hamsisinde yüzde 13 omega-3 oranı var. Marmara hamsisinde o oranı bulamazsınız. İstanbul’da hamsinin 1 lira olmasına rağmen oradaki vatandaşlar buradan hamsi sipariş ediyorlar. İstanbul’daki balıkçılar, hamsi tezgahlarının üzerine etiketi koyarken ‘Karadeniz hamsisi, Samsun hamsisi’ diye yazarlar. Orada satılan hamsi Karadeniz hamsisi değil. Marmara hamsisi satıyorlar. Çünkü vatandaşlar Karadeniz hamsisinin daha iyi daha lezzetli olduğunu bildiği için o etiketi hamsinin üzerine koyuyorlar. Marmara hamsisini insanlar yemiyor ki. İstersen bedava ver. İstersen bağışla. Burada önemli olan aralarındaki fiyat farkı değil. Burada önemli olan kalitedir. Karadeniz hamsisi, Marmara hamsisinden hem daha kaliteli hem de daha lezzetli olduğundan dolayı kilogram fiyatı diğerinden biraz daha pahalı.”

    “HAMSİ FİYATLARI BUNUN ALTINA DÜŞMEZ”

    Bu sezon hamsinin 10 liradan satışa başlandığını ifade eden Köse, “Daha sonra 5 liraya kadar düştü. Şu anda hamsi oldukça bol çıkıyor. Kilosunu 4-5 liradan satıyoruz. Fiyatlar bundan daha aşağılara düşmez. Çünkü balık yağ fabrikaları, kilosunu 2 liradan alıyor. Vatandaşlarında fiyatların 4 lira olmasına bir tepkisi yok. Herkes bu fiyatlara rahat rahat hamsi yiyor. Bugün 2 kilo hamsi ile 5 kişilik bir aile doyurulabiliyor. İnşallah fiyatlar bu şekilde devam eder de bütün vatandaşlarımız rahatlıkla balık yemeye devam eder” şeklinde konuştu.

    “KALKAN FİYATLARI YARI YARIYA DÜŞTÜ”

    Kalkan balığının fiyatlarının geçen seneye oranla yarı yarıya düştüğünü belirten Köse, şunları söyledi: “Kalkan bu sene geçen senelere oranla bol çıkıyor. Önceki senelerde kalkanın kilosu 80 liraya kadar çıkıyordu. Vatandaşlar açısından ulaşılmaz bir balıktı. Kuyumcuların vitrine koyması gereken bir balıktı. Şuanda kalkan balığının kilosu 30-40 lira arasında değişiyor. Bu sene diğer tür balıklar da bol. Barbunun kilosu 10 lira, mezgit ve istavritin kilosu da 5 liradan satılıyor. Umarım fiyatlar bu aralıklarda devam eder.”

    Vatandaşlar ise hamsinin fiyatının biraz daha düşmesi gerektiğini belirttiler.