Etiket: Karadeniz

  • Sınır’da karadeniz fırtınası esti

    Çukurca Kaymakamlığı ve Belediye Başkanlığı tarafından düzenlenen Ramazan etkinliklerine Karadenizli sanatçı Recebim konseri damgasını vurdu.

    Kaymakamlık önünde devam eden Ramazan etkinliklerinde ilçe kaymakamı Temel Ayca, eşi Gökçe Nazlı Ayca, İlçe Jandarma Komutanı Yüzbaşı Uğur Abacı, ilçe Emniyet Müdürü Oktay Kapsız ve ilçe Milli Müdürü Ceyhan Doğan ve ilçe sakinleri katıldı.

    İlçe sakinleri ile iftar yemeğinin yemesinin ardından sahne alan Karadenizli sanatçı Recebim sahnede adeta fırtına gibi esti. İlçe sakinlerinin ayakta alkışladığı Karadenizli sanatçı birbirinden güzel şarkıları ile adeta sınır boylarını inletti.

    Renkli görüntülere sahne olan Karadenizli sanatçı Recebim konseri ilçe sakinleri tarafından beğeni ile izlendi.

    Huzur ve güvenin sağlanmasıyla birlikte ilçede sosyal ve kültürel faaliyetlerin ağırlık kazandığını ifade eden ilçe sakinleri bu güzel Ramazan şenliklerini tertipleyen Çukurca kaymakamlığı ve belediye başkanlığına teşekkür ettiler.

    Yüzlerce kişinin katıldığı etkinlikte çocuklara, mısır, dondurma yetişkinlere ise çay ikramında bulunuldu.

  • Karadeniz yaylaları şenleniyor

    Ordu’nun Kabadüz ilçesinde uçsuz bucaksız ladin ormanlarının içinde bulunan Karaarslan Obası, yaylacıların gelmesiyle birlikte hareketlenmeye başladı.

    İlçenin Çambaşı Yaylası’nda bin 800 rakımda bulunan Karaarslan Obası, kütük evleri ve doğal güzelliğiyle yaylanın en önemli yerlerden bir tanesi olarak gösteriliyor.

    Kış mevsiminde sadece bir tane bekçinin kaldığı Karaarslan Obası, bu günler de yavaş yavaş yaylacılarla dolmaya başladı.

    Elektriğin olmadığı, hayvanların sere serpe otlandığı obayı ziyaret edenler kendinden geçiyor.

  • Karadeniz Bölgesi’ndeki Quick Sigorta Acenteleri Trabzon’da buluştu

    Kuruluş çalışmaları yaklaşık 2,5 yıl önce başlayan ve Nisan 2017 tarihinde sigortacılık ruhsatını alarak faaliyete geçen Quick Sigorta, Karadeniz Bölgesi’ndeki acenteleri ile Trabzon’da buluştu.

    Akçaabat ilçesindeki bir restoranda yapılan acenteler toplantısı öncesi basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Quick Sigorta CEO’su Levent Uluçeçen, 1 yıl gibi kısa sürede büyük bir başarı yakaladıklarını söyledi. Uluçeçen “Son derece tecrübeli ve alanının uzmanlarından oluşan bir ekibimiz var. Farklı bir yönetim anlayışı uyguladık ve süreçlerimizin büyük bir bölümünü şirket dışına aktardık. Burada uzman şirketlerle çalışıyoruz. Hızlı karar alabilen, dinamik bir ekibimiz var” dedi.

    Quick Sigorta Genel Müdürü Ahmet Yaşar ise zor bir zamanda faaliyete geçtiklerini ve özellikle trafik sigortası konusunda sıkıntı yaşandığı dönemde, pazara ve sektöre nefes verdiklerini kaydetti. Yaşar “Trafik ve kasko ile başladık ve bu alanda ciddi büyüme yaşadık. Ancak bu biraz da pazar şartları ile ilgiliydi. Son aylarda diğer ürünlerde de bir büyüme sağlıyoruz. GES ve benzeri ürünlerimiz hazır ve büyük ilgi topladı” diye konuştu.

    Öte yandan 1 yıl içinde toplam 1 milyon 300 bin poliçe satarak önemli bir başarıya imza attığı belirtilen Quick Sigorta’nın Türkiye genelinde bin 200 acentesi bulunuyor. Sosyal Medya platformlarında acente ve tüketiciler ile etkin bir iletişim süreci yürüten firma, Karadeniz bölgesinde 104 acentesi ile geçen bir yıl içinde toplam 50 bin poliçe satışı gerçekleştirdi.

  • Karadeniz yaylalarında orman gülleri açtı

    Karadeniz yaylalarında açan sarı ve mor renkli orman gülleri, yaylaları adeta cennetten bir köşeye çevirdi.

    Ordu’nun Kabadüz ilçesi Çambaşı Yaylası’nda açan mor ve sarı renkli orman gülleri, eşsiz güzellikleriyle görenlere adeta terapi etkisi yapıyor.

    2 bin rakımlı Çambaşı Yaylası’nın eteklerinde Nisan ayının son günlerinde açmaya başlayan orman gülleri Temmuz ayına kadar adeta doğayı süslüyor.

    Ordu merkezinden 54 kilometre uzaklıkta bulunan Çambaşı Yaylası’nı ziyaret etmek isteyenler, uçsuz bucaksız ormanların yanı sıra, yaylanın büyük bölümünü kaplayan orman güllerinin güzelliğiyle karşılaşıyor.

    Yaylanın mor ve sarı orman gülleri ziyaretçilerine adeta cennetten bir köşeymiş hissini veriyor.

    Yayla sakinlerinden Bülent Akçay, açan orman gülleriyle Çambaşı Yaylası’nın rengarenk olduğunun altını çizdi. Akçay, “Mor ve sarı renklerle yaylada renk cümbüşü yaşanıyor. Yaylanın neresine bakarsanız bakın her yerin ayrı bir güzelliği var. İnsan burada kendisini adeta cennetten bir köşedeymiş gibi hissediyor. Bütün dertler sıkıntılar burada son buluyor” diye konuştu.

    İlköğretim öğrencisi Zarife Nur Yılmaz, orman güllerinin kendisini çok mutlu ettiğini belirterek, “Orman güllerini çok seviyorum. Çiçeklerin içinde koşmak, oyun oynamak beni çok mutlu ediyor. Benim gibi herkes bu çiçeği çok seviyor” şeklinde konuştu.

    Kazim Cingirt ise, “Orman gülleri açtı, yaylanın güzelliğine güzellik kattı. Bu güzellik insanın yaşama sevincini artırıyor” ifadelerini kullandı.

  • Aydın : “Çernobil Nükleer kazasından sonra Karadeniz Bölgesi’nde kanser vakalarında artış görülmedi”

    Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu Derneği Trabzon Şubesi Başkanı ve Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Onkoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fazıl Aydın, Çernobil’e bağlı olarak Karadeniz Bölgesi’nde kanser vakalarında korkulduğu gibi bir artış olmadığını belirterek “Nihai raporlar 5-6 sene önce yayınlandı. Çernobil’e bağlı kanser oranlarında korkulduğu gibi bir artış olmadı” dedi.

    26 Nisan 1986 tarihinde Ukrayna Pripyat şehrinin 14.5 km kuzeybatısında bulunan Çernobil Nükleer Santrali’nde yapılan bir deney sırasında meydana gelen patlamanın ardından 32. yıl geçtiğini hatırlatan Aydın, Karadeniz Bölgesi’nde beklendiği gibi kanser vakalarında bir artış olmadığı belirtti. Aydın, en fazla kanser vakalarının 1945 yılındaki Hiroşima ve Nagazaki’ye atılan atom bombalardan sonra Japonya’da yaşandığını söyledi.

    Aydın, “1986 yılında Çernobil nükleer santral kazası meydana geldi. Akut patlamanın etkisiyle binlerce insan öldü ve çevre boşaltıldı. Yedi tane reaktörü olan Çernobil Nükleer Santrali’nin, dördüncü ünitesinde patlama oldu ve daha sonra da 7 ünitenin üç ünitesi patladı. Bir müddet bu dünyadan saklanıldı o zamanki kapalı Sovyet rejimi nedeniyle. Daha sonra İskandinav ülkelerinde, Avrupa’da radyasyon artışı uzaydan tespit edilince Sovyet rejimi bunu açıklamak zorunda kalmıştı. Kazanın oluşturduğu akut etkiye bağlı bir çok insan öldü ve daha sonra da insanlık, 1945 yılındaki Hiroşima ve Nagazaki’ye atılan atom bombalarından sonra oluştuğu gibi bir çok kanser vakalarının artacağından korkuldu. O zamanın atmosferin hava hareketleri nedeniyle bütün radyasyon daha çok doğuya değil de Ukrayna’dan kuzeye ve batıya doğru yayıldı. Bir kısmı da güneye ve Türkiye’de Doğu Karadeniz Bölgesi ve Trakya kısmen radyasyondan etkilendi. Hiçbir tecrübesi olmayan bir durumda yakalandık. Çok amatörce hareketler yapıldı, o zamanki hükümet bunu iyi yönetemedi. Basında bayağı üzerine gitti. Hiçbir bilimsel temeli olmayan önlemler alınmaya çalışıldı, çaylar denize döküldü, fındıklar imha edildi” dedi.

    “Korkulduğu gibi kanser artışı olmadı”

    Bölgede beklendiği gibi kanser artışı olmadığına dikkat çeken Aydın, “Radyosyonun akut etkisi dışında bu nükleer santral kazalarında aşırı radyasyon alımına bağlı insanlarda en sık kemik iliği kanserleri, lösemi, çocukluk çağı kanserleri, tiroit kanserleri bunlarda artış beklenir. Ne zaman bu artış beklenir? 5-10 yıl sonra artışlar gözlenir. Ancak solit tümör dediğimiz diğer kanser türlerinde en yüksek oran 15-20 yıl sonra radyosyana maruz kalmada oluşur. Bu temel bilgiler doğrultusunda Dünya Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu olsun, ulusal kanser enstitüsüleri olsun, Dünya Sağlık Örgütü olsun çok büyük çalışmalar yaptılar, tedbirler aldılar. Çok şükür bu çalışmalar sonunda beklendiği gibi Çernobil’e bağlı kanser artışı bizim bölgemiz dahil olmadı. Nerede oldu, sadece Ukrayna’da Çernobil’e yakın 130-150 bin nüfusu içine alan bölgede özellikle tiroit kanserleri, çocukluk çağı kanserlerinde artış oldu. Nihai raporlar 5-6 sene önce yayınlandı her hangi bir korkulduğu gibi artış Çernobil’e bağlı olmadı. Daha önce nükleer enerji santral kazası değil de Atom bombalarına bağlı Japonya’da çok büyük artışlar olmuş. Gerek o bombaların akut etkisine bağlı gerekse daha sonra yıllar sonraki kanser artışlarına bağlı bir çok insan hayatını kaybetmiş. Yani bölgemizde gözle görülür bir artış olmamıştır” diye konuştu.