Etiket: kapsamı

  • OMÜ ve Kızılay arasındaki iş birliği protokolünün kapsamı genişletildi

    OMÜ ve Kızılay arasındaki iş birliği protokolünün kapsamı genişletildi

    Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) ile Türk Kızılay’ı arasında gençlerin günümüzde ve gelecekte gönüllü kan bağışçısı olmasının sağlanması amacıyla hayata geçirilen iş birliği protokolünün kapsamı genişletilerek yeniden imzalandı.

    OMÜ Rektörlük toplantı salonunda gerçekleşen imza törenine ile genişletilen iş birliği protokolü kapsamında OMÜ öğrencilerine bulaşıcı hastalıklar, madde bağımlılığıyla mücadele, kan bağışının önemi ve elde edilen bilinci gelecek nesillere aktarma konularını içeren eğitimler ile OMÜ’de belirli periyotlarda düzenlenecek kan bağışı kampanyaları yer alıyor.

    Rektör Ünal: “Türk Kızılay’ı tüm dünyaya marka olmuş bir kuruluş”

    İş birliği protokolü imza töreninde Türk Kızılayı’nın tüm dünyaya marka olmuş bir kuruluş olduğunu vurgulayan Rektör Prof. Dr. Yavuz Ünal, “Türkiye’nin bir markası olarak ortaya çıkmış bu zamana kadar çok ciddi işlere imza atmış bir kuruluşlun üniversitemiz ile yakın çalışma arzusu bizi mutlu etmekte. Türk Kızılayı’na, kurumumuz tüm operasyonel birimleriyle hem bilgi ve tecrübe hem de insan kaynağı açısında destek olma arzusunda ayrıca bundan sonraki birçok kampanyada birlikte çalışmayı hedefliyoruz. Bu protokolde bunun bir başlangıcıdır. Daha öncede üniversitemiz Kızılay’la oldukça yakın çalıştı. Çalışma alanlarını çeşitlendirme ve güçlendirme arzusundayız ve bu nedenle protokolde bir yenilenmeye gidildi. Hayırlı uğurlu olsun” dedi.

    OMÜ ile çalışmak Türk Kızılay’ına güç katacak

    OMÜ gibi uluslararası bir üniversitenin Türk Kızılay’ı ile çalışmasının mutluluk verdiğini dile getiren Türk Kızılay Samsun Şube Başkanı Ahmet Ali Bulut ise, “Ondokuz Mayıs Üniversitesi ile çalışmak Türk Kızılay’ına güç katacak. Bu nedenle iş birliği protokolü sürecini yakından takip eden rektörümüze teşekkür ediyorum. Yenilen ve genişleyen işbirliği protokolünün hayırlı vesilelere sebep olacağına inanıyorum. Kurumlarımız adına hayırlı uğurlu olsun” diye konuştu.

    İmza törenine Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cengiz Batuk, Türk Kızılayı Orta Karadeniz Bölge Kan Merkezi Müdürü Dr. Muhsin Yıldırım ve Samsun Kan Merkezi Müdürü Dr. Serdar Bayram katıldı. İmzalama töreni karşılıklı hediye töreniyle son buldu.

  • Özdemir, “Yıpranma payının kapsamı genişletilmeli”

    İzmir Sağlık-Sen 2 No’lu Şube Başkanı Ekrem Özdemir, TBMM’de görüşülecek olan yıpranma payı ile ilgili düzenlemenin kapsamının genişletilmesi gerektiğini söyledi. 1 yıllık çalışmaya 2 ay olarak düşünülen yıpranma payının, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sözünü verdiği gibi, 1 yıllık hizmete karşılık 3 ay, yani 5 yıla 1 yıl olarak hayata geçmesi gerektiğini kaydetti.

    İzmir Sağlık-Sen 2 No’lu Şube Başkanı Ekrem Özdemir, konuyla ilgili olarak düzenlediği basın toplantısında, TBMM’de görüşülecek yıpranma payının yanı sıra gündemdeki konulara dair değerlendirmelerde bulundu. 500 binin üzerindeki sağlık çalışanının fedakar emekleriyle, milletimizin umudu, devletimizin gururu olduğunu söyleyen Özdemir, sağlık çalışanlarının hiç şüphesiz ülkemizin bugün sağlık hizmetlerinde yaşadığı dönüşümün kahramanları olduğunu kaydetti.

    Yıpranma payının sağlık çalışanlarının haklı bir talebi olduğunu söyleyen Özdemir, bu talebi gündeme getiren ve hayata geçmesine vesile olanın ise Sağlık-Sen olduğunu hatırlattı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Başbakanlığı döneminde katıldığı Sağlık-Sen buluşmasında talepleri olan yıpranma payına yönelik, 5 yıllık çalışmaya 1 yıllık yıpranma payı sözünün bürokratik engeller yüzünden geciktiğini ifade ederek,“Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın 13 Mayıs 2014 tarihinde katıldığı Sağlık-Sen programımızdaki cümlesi aynen şu şekildedir: ‘5 yıl hizmeti olanın 1 yıl yıpranma payı olacak.’ Evet, cümle aynen bu şekildedir, hepimizin hafızalarındadır. Şimdi yasa teklifinde yer alan 6 yıla 1 yıl yıpranma payının Cumhurbaşkanımızın müjdelediği şekilde düzeltilmesi gerektiğinin altını çizmek istiyoruz”şeklinde konuştu.

    Sağlık-Sen’in bir kazanımı olarak sağlık çalışanları için yıpranma payının hayata geçecek olmasının, sendikacılık tarihi açısından da ezberlerin bozulması açısından da büyük bir başarı olduğuna dikkat çeken Ekrem Özdemir, “Sağlık hizmeti taşıdığı riskler de dahil bütün boyutlarıyla bir ekip işidir. Bu nedenle yıpranma payı, ek ödeme tavan oranları, emeklilik düzenlemeleri gibi, sağlık hizmeti için ter akıtan bütün sağlık kadrolarını ilgilendiren düzenlemeler, ayrıştıran değil, birleştiren olmalıdır. Ekip ruhunu güçlendirmeyi ve sisteme güveni artırmayı esas almalıdır” dedi.

    Yıpranma payının yalnızca sağlık hizmetleri sınıfında yer alanları değil, sağlık hizmetlerinde çalışan bütün kadrolardaki kamu görevlilerinin tamamını istisnasız şekilde kapsaması gerektiğini ifade eden Özdemir, yıpranma payının geriye dönük olarak hayata geçmesinin hakkın teslimi olacağını dile getirdi.

    Yıpranma payının yasalaşması sürecinde, TBMM’deki Plan ve Bütçe Komisyonundaki görüşmelerde haklı taleplerini tekrar dile getireceklerini söyleyen Özdemir, “Bu taleplerimize ilişkin raporlarımızı, çalışmalarımızı ve analizlerimizi de özellikle Komisyon üyelerine sunarak sürecin takipçisi olacağız” dedi.

    Sağlıkta yaşanan şiddete de değinen Özdemir, şiddetin önlenmesi için caydırıcı yasal düzenlemelerin hayata geçmesi gerektiğini ifade etti. Şiddet uygulayanların tutuklu yargılanmasına yönelik yapılan yasal düzenlemenin, CMK’da yapılması gereken değişiklik yüzünden uygulanamadığını belirten Özdemir, “Şiddet uygulayanlar tutuklu yargılanmalı. Bunun yanı sıra şiddet uygulayan kişilerin acil sağlık hizmetleri dışındaki sağlık harcamaları 6 aylık bir süre için, SGK yerine şahısların kendinden alınmalı. Toplumsal bilinci artırıcı çalışmalar yapılarak, vatandaş duyarlılığı artırılmalı ve vatandaşlarımızın sağlık çalışanlarına sahip çıkması ve şiddet uygulayanlara tepki göstermesi sağlanmalı” şeklinde konuştu.

    Torba yasa teklifindeki pratisyen hekim emeklilerine takriben bin 500 TL, uzman hekim emeklilerine de 2 bin TL emekli maaşı artışı getirilecek olmasının memnuniyet verici bir düzenleme olmakla birlikte, sadece hekimler için yapılacak bu düzenlemenin hakkaniyetli olmadığını vurguladı. Tüm sağlık çalışanlarının emekli maaşlarının artırılmasına yönelik taleplerinin takipçisi olduklarını da belirten Özdemir, “Kanser cerrahisi ve organ nakli gibi özellikli tıbbi hizmetler veren hekimlerin döner sermaye katkı paylarının tavanlarında yükseltmeye gidilecek olması da memnuniyet vericidir. Ancak, burada dikkat edilmesi gereken husus, bu artış için gerekli kaynağın döner sermaye gelirlerinden oluşan havuz yerine dışarıdan bir sübvansiyonla desteklenmesi olmalıdır” dedi.

    Taleplerini de dile getiren Ekem Özdemir, 3600 ek göstergenin de bir an önce hayata geçmesi, sağlıkta ek istihdamlar yapılarak çalışanların yükünün azaltılması, ek ödemelerin emekliliğe yansıtılarak emeklilikte yaşanan düşük maaş mağduriyetinin giderilmesi, 2014 yılı sonrasında ön lisans mezunu olanların da lisans tamamlama hakkından faydalanması ve tüm sözleşmelilerin kadroya alınması gerektiğini kaydetti.

  • Ünver: “Milli istihdam seferberliğinin kapsamı genişliyor”

    Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) Gemlik Şubesi Müdürü Ünver Ünver, Gemlik’te meslek edindirme ve istihdam artış oranlarını açıkladı.

    Ünver, Gemlik İŞKUR’da gerçekleştirilen toplantıda, milli istihdam seferberliğinin meyvelerini vermeye başladığını söyledi. Ünver, iş için başvuru sayısının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 80 arttığı Gemlik’te, işe yerleştirme oranının yüzde 300’lerin üzerinde gerçekleştiğini kaydetti. Çeşitli kurum ve kuruluşlarla başarılı ortak projeler üzerinde çalıştıklarını hatırlatan Ünver, “Sokaktaki insanı ne kadar iş gücüne çekersek, o kadar insan evine para ve aş götürür, mutlu insanlar artar ve sokakları o kadar güvenli kılarız. Yeni ‘Milli İstihdam Seferberliği’ ile bu oranları çok daha yukarılara çekmeye çalışacağız. Hedefimiz Bursa’da birinci, ülke çapında ise iller de dahil olmak üzere ilk 10 arasında olmak” dedi.

    İşsizlik sigortasından yararlananlara da yeni bir uygulama getirildiğini vurgulayan İŞKUR Müdürü Ünver, bu kişileri istihdama yönlendireceklerini, keyfi olarak çalışmaktan kaçınanların işsizlik maaşlarının kesileceğini ifade etti.

    Daha sonra söz alan İŞKUR İş ve Meslek Danışmanı Hamdi Ünlü, Cumhurbaşkanı’nın geçen yıl başlatmış olduğu “çalışma hayatında seferberlik” kampanyasının kapsamının bu yıl genişletildiğini belirtti. Ünlü, özellikle imalat ve bilişim sektörlerinde ücret ve sigorta primlerinin karşılanmasına kadar çok ciddi teşvikler olduğunu dile getirdi. 2016 ve 2017 yıllarında uygulanan asgari ücret desteğine devam edileceğini hatırlatan Ünver, daha geniş bilginin İŞKUR’dan alınabileceğini kaydetti.

  • Elektrik yangınları ve hasarlarına karşı ‘garanti kapsamı’ uyarısı

    ELYAK Yönetim Kurulu Başkanı Evren Yurttaş, elektrik kaynaklı cihaz arızaları ve yangınlardaki ‘garanti kapsamı’ konusuna dikkat çekti. Yurttaş, konunun 5 yıl önce yayınlanan Elektrik Dağıtımı ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliğiyle açıklığa kavuşturulmuş olduğunu söyledi.

    Elektrik kaynaklı cihaz arızaları ve yangınlardaki ‘garanti kapsamı’ konusuna dikkat çeken Elektrik Yangınlarından ve Hasarlarından Korunma Derneği (ELYAK) Yönetim Kurulu Başkanı Evren Yurttaş, konunun 5 yıl önce yayınlanan Elektrik Dağıtımı ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliğiyle açıklığa kavuşturulmuş olduğunu söyledi.

    Elektriğin insan hayatı için gerekli tüm teknolojilerin çalışabilmesi, iş hayatındaki tüm fonksiyonların ilerleyebilmesi, insanların haberleşebilmesi, aydınlanabilmesi ve daha birçok ihtiyacı için artık vazgeçilemez önemde olduğunu ifade eden Yurttaş, belirli bir kaynaktan üretilerek, iletim ve dağıtım hatları ile evlere veya işyerlerine kadar ulaşan elektriğin bu aşamada bazı olumsuz koşullara ve uygulama hatalarına maruz kalabildiğini, bunun da cihazların zarar görmesine, bazen de yangınlara sebep olabildiğini dile getirdi.

    Elektrikli ve elektronik cihaz üreticilerinin ise, yaşanabilecek sıkıntılarla ilgili öngördükleriyle geçerli olan ve azami garanti süresi dolmasa bile ‘şebeke kaynaklı problemler garanti kapsamı dışındadır’ ibaresini ürettikleri cihazların garanti belgelerine bir muafiyet olarak yazdıklarına dikkat çeken ELYAK Yönetim Kurulu Başkanı Evren Yurttaş şunları söyledi: “Şebeke kaynaklı problemler garanti kapsamı dışındadır ibaresi; size satışını yaptığımız cihaz, makine veya teçhizatın üretimden kaynaklı problemlerini (kullanıcı hatası yoksa) ücretsiz çözebiliriz. Fakat olası problemleriniz elektriğin yıldırım, trafo patlaması, nötr veya toprak hatlarına faz teması gibi istenmeyen zararlı veya aşırı gerilimler sebebiyle meydana gelirse, uğrayacağınız hasarı ücretsiz çözemeyiz anlamına gelmektedir.

    Bu husus, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK)’nun 21 Aralık 2012 Tarih ve 28504 Sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanan Elektrik Dağıtımı ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliğiyle açıklığa kavuşturulmuştur. Yönetmeliğin ‘Kullanıcı zararının tazmini’ başlıklı 26. Maddesinde elektrik dağıtım şirketlerine, hasarı oluşan tüketicinin, amortisman bedelleri düşerek zararını tazmin yükümlülüğü getirmiştir. Dağıtım şirketleri de olası zararlar için sigorta şirketlerine kendilerini sigortalatarak, bilinçli tüketiciye belirli yükümlülüklerini yerine getirmektedirler.”

  • 24 kişinin öldüğü kazanın soruşturma kapsamı genişletiliyor

    İzmir’den Marmaris’e giden ve Muğla’da Sakartepe mevkiinde 24 kişinin ölümü, 10 kişinin yaralanması olayı ile ilgili Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturmayı derinleştiriyor. Muğla Cumhuriyet Başsavcısı Necip Topuz, kazaya karışan araç üzerinde bilirkişilerden oluşan bir heyetin kapsamlı bir inceleme yapacağını açıkladı.

    3 Savcı görevlendirildi

    Kaza sonrası Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı hemen soruşturma başlatmış, üç savcı soruşturmayı yürütürken, adli tıp kurumunda da kazada yaşamını yitiren vatandaşların ailelerine teslimi için otopsi ve kimlik tespiti için üç adli tıp uzmanı ile yeteri derecede yardımcı personel görevlendirilmişti.

    Muğla Cumhuriyet Başsavcısı Necip Topuz, yaptığı yazılı açıklamada, “Olayın soruşturması ile ilgili Cumhuriyet Başsavcılığımızca gerekli tedbirler alınmıştır. Bu kapsamda, gece boyunca ölen vatandaşlarımızın kimlik tespit ve ölü muayene ve otopsi işlemleri, 3 Cumhuriyet Savcısı ve 3 adli tıp uzmanı ile yeterince yardımcı personel nezaretinde ara verilmeksizin Muğla Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğünde devam etti” dedi.

    Kimlikleri DNA testi ile belirlendi

    Kazada yaşamını yitiren üç kişinin kimliklerinin tespiti için DNA örneklerinin alındığını açıklayan Muğla Cumhuriyet Başsavcısı Topuz, “Üç vatandaşımızın kimlik tespitinde tereddüt yaşandığından DNA incelemesi ile kimliğinin tespit edilebileceği kanaatine varılmıştır. Diğer 21 vatandaşımızın ise açık kimlikleri belirlenerek gerekli işlemleri müteakip yakınlarına teslimi sağlanmıştır. Bu işlemler 14.05.2017 tarihinde saat: 05.00 sıralarında bitirilmiştir. Bilindiği üzere, DNA incelemeleri ancak mahkeme kararı ile yapılabilmektedir. Bu husus göz önünde bulundurularak Saat: 01.00 sıralarında usulüne uygun Mahkeme Kararı temin edilmiş; cenazeler İzmir Adli Tıp Kurumuna sevk edilmiş; kurye nezaretinde de DNA incelemesine esas örnekler ulaştırılmıştır. İzmir Adli Tıp Kurumu Grup Başkanlığının sabahı beklemeksizin gerekli incelemeleri yapılmış ve kimliği netleştirilen bu üç vatandaşımızın da cenazeleri yakınlarına adı geçen kurum tarafından teslim edilmiştir. Ölen vatandaşlarımızdan 22’si üzerinde ölü muayene işlemi gerçekleştirilmiş ve kesin ölüm sebepleri belirlenmiştir. 2 vatandaşımız (iki erkek vatandaşımız birinin sürücü olması muhtemel) üzerinde ise otopsi işlemi icra edilmiş olup, bilahare ayrıntılı raporun alınması söz konusudur” dedi.

    Araç üzerinde bilirkişi incelemesi yapılacak

    Kaza sonrası güvenli bir bölgeye çekilen kazaya karışan araç üzerinde detaylı bir bilirkişi incelemesinin yapılacağını açıklandı. Açıklamada, soruşturma dosyasına trafik ve jandarma olay yeri inceleme ekipleri tarafından yapılan raporlar temin edildiği belirtilerek, “Soruşturma çok yönlü devam etmekte olup, tayin edilen bilirkişilerin raporu beklenmekte, ayrıca araç üzerinde başka ayrıntılı bilirkişi incelemeleri yapılması da düşünülmektedir” denildi.