Etiket: Kapılarının

  • TÜRSAB gümrük kapılarının açılmasını istedi

    TÜRSAB gümrük kapılarının açılmasını istedi

    Van’da, TÜRSAB Doğu Anadolu Bölgesel Yürütme Kurulu (BYK) Başkanı Cevdet Özgökçe, geçmişte zor şartlar altında oluşturulan İran pazarını gümrük kapılarının kapalı olması nedeniyle kaybetme aşamasına geldiklerini ifade ederek, “Sayın Cumhurbaşkanımız ve bakanlarımızdan gümrük kapılarının bir an evvel açılmasını talep ediyoruz” dedi.

    Türkiye ve dünyayı etkisi altına alan korona virüs pandemisinin diğer sektörleri olduğu gibi turizm sektörünü de olumsuz etkilediğini dile getiren TÜRSAB Doğu Anadolu BYK Başkanı Cevdet Özgökçe, sektör olarak bölgede çok zor dönemlerden geçtiklerini söyledi. Gümrük kapılarının kapalı olmasından dolayı sadece turizm sektörünün değil esnafın da zor günler geçirdiğini vurgulayan Özgökçe, “Esnafın yüzde 50’si, kısıtlamaların dışında da kepenk açamıyor. Zor bir süreçten geçiyoruz. Bizim bu coğrafyanın kaderi, sadece gümrük kapısının üzerinde. Bizim turizmimiz Esendere, Gürbulak ve Kapıköy gümrük kapılarının üzerindedir” dedi.

    İran İslam Devleti ile geçmişte büyük çalışmalar içerisine girdiklerini anımsatan Özgökçe, “İran pazarı kolay kurulmadı. Zor şartlarda, zor süreçlerden geçtik. Kapıköy Gümrük Kapısı daha açılmadan önce de ben ve meslektaşlarım İran’da faaliyetlerimizi yürütüyorduk. O zamanlarda Esendere ve Gürbulak gümrük kapılarını kullanıyorduk. Özel araçlarımızla İran’a gidip gruplarımızı alıyorduk, Van’a getiriyorduk. Şimdi ise bu gümrük kapılarımız pandemi nedeniyle kapalı” ifadelerini kullandı.

    Korona virüs pandemisi nedeniyle Türkiye’deki 36 gümrük kapısının geçen sene mart ayında kapandığına hatırlatan Özgökçe, “20 Haziran’dan itibaren 36 gümrük kapısından 32 tanesi açıldı. Sadece Esendere, Kapıköy, Gürbulak ve Çukurca’da bulunan Üzümlü Gümrük Kapısı kaldı. Bizler zor şartlarda hayatımızı idame ediyoruz. Kapıkule’de 24 saat hizmet veren bir gümrük kapımız var. Yine Edirne’de özellikle Edirne Pazarı olduğu gün özellikle Bulgaristan’dan ülkemize 30 ila 50 bin civarında insan günü birlik geçiş yapıyor. Gelip alışveriş yapıyor, geziyor, kısmen konaklama yapıp tekrar geri dönüyorlar. Biz de geçmişte İran ile bu tür ilişkiler içerisindeydik. Gümrük kapımız açıkken İran’dan da insanlar gelip alışveriş yapıp, sonra geri gidiyorlardı. Hatta biz o zamanlarda konaklamada sıkıntı yaşıyor, gelen misafirleri yer bulamadığımız için komşu ilçelere hatta illere gönderiyorduk. İnsanlarımız para kazanıyor, yüzleri gülüyordu. Şimdi önümüzde nevroz bayramı var. 16 Mart’ta İran’da 20 günlük tatil başlıyor. Bu, bizim olmazsa olmazımızdır. Bu anlamda mart öncesi gümrük kapısının açılması gerektiğini düşünüyoruz ve Sayın Cumhurbaşkanımız ve bakanlarımızdan kapıların açılmasını diliyoruz” diye konuştu.

    Turizmin Van’ın kalbi olduğunu da sözlerine ekleyen Özgökçe, “Gerçekten esnafın durumu iyi değil. Çarşı pazar kan ağlıyor. İnsanlar evlerine ekmek götüremiyor. Turizm bu bölgenin kalbidir, beynidir. Bölgenin şartları ortadadır. Tarım ve hayvancılığı, sanayisi bellidir. Turizm gerçekten geçim kaynağımızdır” dedi.

    İran ile zor şartlarda kurulan pazarı kaybetme aşamasına geldiklerine vurgu yapan Özgökçe, sözlerine şöyle devam etti:

    “Bu ilişkiler kolay kurulmadı. Biz bu pazarı kurmak için çok büyük çabalar sarf ettik. Uzun süre İran’a gidip ilimizin, ülkemizin tanıtımını yaptık. İran temsilcilerini, tır operatörlerini, turizmcileri, ilimize getirip infolar düzenledik. Çok büyük emekler verdik. Şimdi bu pazarı kaybediyoruz. İran’dan batı illerine günlük 17-18 uçak sefer sayısı var. Erzurum’a, Trabzon’a, İstanbul’a, İzmir’e, Antalya’ya, Denizli’ye, Adana’ya, Isparta’ya var. Şimdi ise bu pazarı kaybetme aşamasına geldik. Biz gerekli önlemlerin alınarak kapının açılmasını istiyoruz.“

  • (Özel haber) Türkiye’deki yangın merdiveni kapılarının kilitli olmasının nedeni

    Adana’daki bir yurtta çıkan yangında çok sayıda öğrencinin hayatı kaybetmesi sonrası gündeme gelen ‘yangın merdivenleri nasıl olmalı?’ ve ‘yangın merdivenlerinin kapıları neden kilitleniyor?’ sorularına, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Yangın Güvenlik Uzmanı Serap Mergen yanıt verdi.

    İHA’ya açıklamalarda bulunan Yangın Güvenlik Uzmanı Serap Mergen, öncelikle Adana’da yaşanan felaketi hatırlatarak, tüm ailelere baş sağlığı dileklerini iletti. Türkiye’deki yangın merdivenlerinin durumundan bahseden Mergen, “Binaların yangından korunması hakkındaki yönetmelik, kendini sürekli rehabilite eden bir yönetmeliktir. Ancak bu yönetmeliğe ne kadar uyulmakta? Elbette ki bir yapının ruhsatını alması için bu yönetmelik doğrultusunda uygun yangın merdivenini tesis etmesi gerekiyor. Bunu yapıyor diyelim ama sorunumuz şudur; yapılarda tesis edilen yangın merdivenleri kilitlenmektedir. Bütün yapılarda bu görülüyor. Aslında Türkiye’nin en büyük sorunu budur. Bunu Adana’daki bina için değil genel anlamda söylüyorum. Peki neden? Hırsızlık olayları. Yangın merdivenleri için en büyük sıkıntı hırsızlık olayları. Fakat tesis ettiğimiz yangın merdivenin kapısının da standarda uygun olması gerekiyor. Eğer bir PVC tarzı bir kapı veya içeriye yönelik açılan bir kapı tesis edersen bu standarda uygun bir yapı değildir. Pekala ne olabilir? Panik barlı dışarıya doğru açılan yangına dayanımlı kapılar tesis edilirse, bunlar olası bir yangında kaçış için hem uygundur hem de dışarıdan giriş için hırsıza sıkıntı oluşturur. Çünkü onlar sadece içeriden dışarıya doğru açılabilen kapılardır. Güvenlik önlemleri adına ise, madem böyle bir yurdu tesis ediyorsun, hırsızdan korkuna kilitliyorsun. O zaman ne yapabilirsin? Hırsıza karşı önlemler alabilirsin. Oradaki yangın merdiveni, tamamen şekil ve ruhsat amaçlı durmaz. Gerçekten işlevini yerine getirmek adına olası bir yangın afetinde içerideki insanların tahliyesini sağlamak için tesis edilir. Yangın merdivenleri, işlevini yerine getirebilmesi açısından uygun tesis edilmesi gerekmektedir” dedi.

    “Yangın felaketinin farkındalığı için can mı vermemiz gerekiyor?”

    Türkiye’deki denetimlere de değinen Mergen, şöyle devam etti:

    “Bir yapı, müteahhit firmanın aldığı ruhsat gereği kişiye tesis ediliyor. Ondan sonrası tamamen binayı alan kişinin sorumluluğundadır. İşçi sağlığı, iş güvenliği uzmanları olsun, binayı teslim alan kişi olsun. Burada ise tamamen duyarlılık ön plana çıkıyor. Türkiye’de biliyoruz ki bir şey hemen yerine cuk diye oturmuyor. Bunun için bir zaman gerekiyor. Dolayısıyla kişilerin yangın felaketinin farkındalığı için can mı vermemiz gerekiyor? Elbette ki hayır. İtfaiyenin geçmişine bakacağımız zaman yıllar önce Tuzla’da çok büyük bir yangın olmuştu. Bu Tuzla’daki yangından sonra itfaiyeye ve yangın afetine bakış değişti ve itfaiye teşkilatları yapılandırılmaya başlandı. Böyle bir afetin mi olması gerekiyordu ki yangın merdivenlerine veya bir yangının farkındalığının arttırılması için? Gerçekten bunlar çok üzücü. Ama maalesef Türkiye’de bazı şeyler hemen oturmuyor. Standartlar, yönetmelikler bunu belirtiyor ama uygulama açısında sıkıntı yaşıyoruz. Umarım ileriye dönük olarak bu farkındalığımız artar ve gidişat düzelir.”

    Açıklamanın ardından Yangın Güvenlik Uzmanı Mergen, yönetmeliğe tam anlamıyla uygun yangın merdivenlerini yerinde göstererek, olması gerekenleri anlattı.

    Öte yandan, Eskişehir’de bazı binaların yangın merdivenlerinin kapılarının hala kilitli olduğu görülürken, bazı binaların ise yangın merdivenlerinden yere inmenin mümkün olmadığı görüldü.

  • Suriyelilere İş Kapılarının Açılması

    Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Tiryakioğlu, Türk vatandaşlarının haklarının korunarak, Suriyelilere iş sahalarında belli oranlarda çalışma izni verilmesinin iş gücü piyasasında kayıt dışının önüne geçilmesine katkı sunacağını söyledi.

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının Suriyeli sığınmacılara çalışma izni verilmesiyle ilgili yaptığı düzenlemenin bakanlar kurulunda ele alındığını belirten GTB Başkanı Tiryakioğlu, önümüzdeki günlerde yönetmelik olarak yayınlanacak yeni düzenlemeye göre Türkiye’de artık Suriyelilerin iş yerlerinde yüzde 10’u geçmeyecek şekilde istihdam edilebileceklerini ifade etti.

    Suriye’de yaşanan iç savaş ve karışıklık sonrası ülkelerini terk ederek Türkiye’ye sığınan mültecilerin sağladığı iş imkanları ve olanaklardan dolayı ilk durak olarak Gaziantep’i seçtiklerini kaydeden Tiryakioğlu, “ Ülkelerindeki iç karışıklık nedeniyle Gaziantep ve Türkiye’nin çeşitli illerinde yaşamaya başlayan Suriyeliler belli bir süreden sonra hayatlarını idame ettirebilmek adına çeşitli iş kollarında veya kendi işlerini kurarak çalışmaya başladılar. Tabi bu durum gerek kendi vatandaşlarımız açısından gerekse de Suriyelilerin ucuz iş gücü olarak görülmesinden dolayı beraberinde bazı sıkıntıları da getirdi. Bugün yaklaşık 4 yıldır beklenilen Suriyelilerin iş hayatına katılmasını sağlayacak çalışmada sona gelinmesi son derece mutluluk verici bir gelişmedir” dedi.

    “VATANDAŞLARIMIZ ETKİLENMEZ”

    Suriyelilerin çalışmasıyla ilgili hazırlanan yeni düzenlemenin Türk vatandaşlarını etkilemeyeceğini kaydeden Tiryakioğlu, “Yönetmelikte kendi vatandaşlarımızın etkilenmemesi için bazı sınırlamalar var. Buna göre Suriyeliler geçici kimlik düzenleme tarihinden 6 ay sonra çalışma için başvuru yapabilecek, sadece ikamet ettikleri illerde çalışabilecekler ve Suriyeli sayısı çalıştıkları işyerindeki çalışanların yüzde 10’unu geçemeyecek. Bu durum kayıt dışı çalışmanın önüne geçilmesine katkı sunacağı gibi ucuz iş gücünden kaynaklı işsizliği ve haksız rekabeti de önemli derecede engelleyecektir. Ayrıca çalışma düzeni konusunda yaşanan belirsizliğin tam olarak ortadan kaldırılması ülke ekonomisi açısından da bir kazanç olacaktır” diye konuştu.

    Tiryakioğlu, tarımda geçici işçi olarak istihdam edilecek Suriyeli kotasının valilikler tarafından belirlenecek olmasının ise sektörde gelişecek olası sıkıntıların anında önüne geçilmesi açısından faydalı olacağını da sözlerine ekledi.