Etiket: Kapıda

  • Çelik kapıda merdiven altı üretime dikkat

    Çelik kapı sektörünün yenilikçi firması Köprülü Grup’un yönetim kurulu üyesi Hasan Yılmaz, tüketicilere, çelik kapı seçerken merdiven altı imalathanelerden uzak durmaları tavsiyesinde bulundu.

    Ankara Kazan’daki modern üretim tesisleri ve ülke geneline hızla yayılan satış noktası ağı ile sektörün genç ve dinamik firmaları arasında yerini alan Köprülü Çelik Kapı, sıra dışı tasarımları ile estetik çözümler üretiyor.

    Adana’da Kenan Evren Bulvarı’nda fabrikadan halka satışa hazırlanan Köprülü Grup’un yönetim kurulu üyesi Hasan Yılmaz, çelik kapı alacak tüketicilere, bazı uyarı ve tavsiyelerde bulundu. İlk ve en önemli tavsiyesinin, çelik kapı seçerken kurumsal firmaların tercih edilmesi olduğunu belirten Yılmaz, “Bu sektörde kurumsallık çok önemli. 50 metrekare alanda imalat yaptığını söyleyen çelik kapıcılar var. Aslında sadece tabela var. Kasayı başka yerde büktürüyor, boyayı başka yerde yaptırıyor. 50 metrekarelik atölyesinde kapıyı sadece toplatıyor. Sonra işine gelmediği zaman tabelayı bir gecede indirip ortadan kayboluyor ve tüketici mağdur oluyor” dedi.

    “Firmadan referans istenmeli”

    Tüketicilere, ucuzluğuna aldanıp, marka tescili bulunmayan çelik kapıları almamaları önerisinde bulunan Yılmaz, “Bizim tüketiciyi koruma adına bazı girişimlerimiz de var. Tescili yapılmamış ya da bu şekilde merdiven altında üretimi yapılan ürünlerin belirli bir yaptırımla kontrol altına alınmasının mücadelesini veriyoruz. Ancak bu iş tüketicide bitiyor. Tüketici, çelik kapı alacağı firmanın ürün teslim edilebilirliğini mutlaka iyi gözlemlemeli. En azından birkaç referans ile bundan emin olmalı” diye konuştu.

    “Kapıda profil desteği mutlaka olmalı”

    Köprülü Grup Yönetim Kurulu Üyesi Hasan Yılmaz, bir diğer önemli konunun ise ürünün kalitesi olduğuna işaret ederek, şöyle devam etti:

    “En düşük seriden en yüksek seriye kadar olan aralıkta kesinlikle ve kesinlikle profil desteksiz kapı alınmamalı. Kapının kanat çerçevesi mutlaka profil destekli olmalı, çünkü profil desteği olmayan kapı, levye ile çok kolay kasadan ayrılabilir. Profil olmadığı için çok ses çıkmaz ve binada kimse bunu duymaz. Profil desteği olan kapı ise levye ile çok zor açılır. O yüzden tüketici, kapı seçerken bu konuya özellikle dikkat etmeli.”

    Bunların dışında, kilit sisteminde yine bilindik, kendisini bu alanda kanıtlamış markaların ürünlerinin tercih edilmesi gerektiğine dikkati çeken Yılmaz, “Piyasada markasını ve kendisini kanıtlayamamış bir sürü kilit sistemi var, bunlardan uzak durulmalı” ifadelerini kullandı.

  • Çocuklarda Obezite Kapıda

    Çağın hastalıkları arasında adından sıkça söz ettiren obezite, kendini çocuklarda da göstermeye başladı.

    Diyetim Beslenme ve Diyet Danışmanlığı Merkezi Diyetisyeni Merve Yılmaz Savur, iyi beslenmenin büyüme ve gelişme çağındaki çocuklar için oldukça önemli olduğunu belirterek, ”Çocukların karşılaştığı pek çok sağlık problemi kötü yeme alışkanlıklarından, besinlere karşı sağlıksız bir yaklaşım ve giderek hareketsizleşen bir yaşam tarzından kaynaklanmaktadır. Günümüzde yiyecek çeşitliliğinin artışı ve bu yiyeceklere ulaşımın kolay bir hale gelmesi çocukların beslenme alışkanlıklarını olumsuz etkilemiştir. Cebinde az miktarda bir para ile birkaç dakika içinde bir çocuk ya da ergen herhangi bir fastfood restoranına girip ona gün içerisinde gerekli olan tüm kaloriyi sağlayacak bir yemek sipariş edebilir” dedi.

    BİR ZAMANLAR ŞİŞMANLIK ZENGİNLİĞİ SİMGELİYORDU

    “Bir zamanlar zenginlik ile bağdaştırılan şişmanlık artık oransız bir şekilde orta kesimleri de etkiliyor” diyen Savur, “İşlenmiş besin ucuza mal edilir ve satın alınır, fakat genelde aşırı şeker, tuz ve sağlıksız yağla yüklüdür. Taze sebze ve meyvenin fiyatı ve bunları hazırlamak için gereken emek pek çok anne-babayı hızlı, ucuz ve kolay hazırlanacak bir şeyler aramaya itiyor” ifadelerini kullandı.

    Günümüzde çoğu ailede hem anne hem de babanın çalıştığını hatırlatan Savur, “Bu bebeklerin ve küçük çocukların yuvada daha fazla ve ebeveynlerinin doğrudan etkisi altında daha az vakit geçirdiği anlamına geliyor. Çocuklar artık hareketli oyunlarda daha az zaman harcarken televizyon, bilgisayar oyunları, internet gibi uğraşlarda daha fazla zaman harcıyor. Bu gibi faaliyetlerin kilo alımı üzerinde çifte etkisi vardır. Bunlar, hareketli oyunlara verilecek zamanı çalmakla kalmaz, aynı zamanda çocukları yiyecek reklamlarına maruz bırakarak daha fazla abur cubur tüketmelerine sebep olur” şeklinde konuştu.

    Savur, çocukların gelecekte sayısız sağlık problemi yaşamaması için onların yeme şekilleri ve yiyeceklere olan erişimleri konusunda bazı değişiklik yapılması gerektiğini söyledi. Savur, “Aynı zamanda çocuklara dışarı çıkıp hareketlenmeleri için ucuz ve güvenli olanak sunarak fiziksel aktiviteyi onlar için öncelik haline getirmelisiniz” dedi. Anne ve babaların beslenmenin temel ilkeleri konusunda daha bilinçli olması gerektiğini anlatan Savur, şöyle konuştu: “Kilo alımını engellemek için enerji dengesinin kontrolünü sağlamalıdır. Denklemin enerji alımı tarafını hedeflemek için çocuğunuzun aldığı kalorilerin nereden geldiğine ve toplam aldığı kalori miktarının ne kadar uygun olduğuna daha fazla dikkat etmeye başlayabilirsiniz. Hem daha sağlıklı olmanın hem de fazla kalorileri kısıtlamanın en iyi yolu sadece kalori sağlamakla kalmayıp, vücut için işe yarayan besini seçmektir. Örneğin, meyve ve sebze gibi besinler gerekli vitamin ve mineralleri içerir aynı zamanda bol lif ve su oranına da sahiptir, düşük kalori sağlar. Bunların aksine şekerli gazoz, meyve suları, şekerleme ve cipsler temelde sadece ucuz ve kolay kalorilerdir, vücudun ihtiyacı olan maddeleri çok az miktarda içerir. Bu nedenle bu yiyecekler gerçekten de boş kalorilerdir.”

    “AİLELER TOMBUL BEBEKLERİ SAĞLIKLI ZANNEDER”

    Kalori konusunda bilgi veren Savur, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ancak çocuklar ergenlik dönemine geçip de alışkanlıkları daha çok yerleşene kadar beklemek yerine, uygun porsiyon büyüklüğü konusunda bilinçlenmeye başlamak için bu yaşların ideal olduğu unutulmamalıdır. Kalori dengesini sağlamaya yönelik birkaç önerimiz olabilir bunlar ise, bebeklik döneminde katı gıda verilmeye başlanmasından itibaren yemek yemeyi çocuğunuzun tüm dikkatini verdiği bir iş haline getirin. Mama sandalyesinde ya da yemek masasında televizyon gibi dikkat dağıtıcı unsurlardan uzak bir yeri olsun. Okula giderken yolda yemek yerine sabahları oturup kahvaltı yapmasını sağlayın. Doyduklarını hissettiklerinde çocuklarınızı yemek yemeyi bırakmaya teşvik edin. Bu alışkanlığı edinmek ebeveynler için oldukça zor, çünkü pek çok yetişkinin anne babaları onlar küçükken tabaklarındakileri bitirmedikleri için azarlamıştır. Ebeveynler tam tersine artık çocuklarını bebeklikten itibaren doyduktan sonra yemek yemekten caydırmalıdır.”

  • İnegöl’de Ekmeğe Zam Kapıda

    Bursa’nın İnegöl ilçesinde ekmek zamlanıyor.

    Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik’in ekmek fiyatlarıyla ilgili yaptığı açıklamayı değerlendiren İnegöl Fırıncılar Kooperatifi Başkanı Ahmet Yavuzyiğit, “Bakanımızın açıklamaları tamamen doğru. Ama aldığımız maliyet raporları BESAŞ fırınlarından alınan raporlardır. Bizde yüzde 30-40’a varan bayi iskontoları var. Geriye 60 kuruş kalıyor. Biz şu an maliyetin altında ekmek veriyoruz” dedi.

    İnegöl’de kooperatife kayıtlı 73 fırın olduğunu ifade eden Yavuzyiğit, “İnegöl’de kooperatifimize 73 tane kayıtlı fırınımız var. Bu sayı kapasitenin çok üstünde. Fırın başına günde bin 500 ekmek düşüyor. Bu da demek oluyor ki, bizim maliyetlerimiz Bakanın açıkladığı maliyetlerin çok üzerinde. Bir de ruhsatsız fırınlarımız var, köylerden ruhsatsız fırınlardan gelen ekmeklerimiz var. Buda bizim maliyetlerimizi etkiliyor. Bakanımızın açıkladığı maliyetler bizim maliyetlerimizin değil. Bizim en son çıkartmış olduğumuz maliyet hesabında 68 kuruş ekmek başına maliyetimiz var. Bunların üzerine artı olarak bayi karları konuluyor. Bizim tünel bazında maliyet çıkartmamız mümkün değil. Kara fırınlarda işçilik, yakıt eklenmesi gerekiyor. Biz 9 ay önce 58-60 lira arasında un aldığımız zaman ekmek 75 kuruştu. Şu an unlar 70-72-75 lira, maya fiyatlarımız 28-30 liralardan 45 liraya kadar çıktı. Maliyetlerimiz her gün artıyor. Ve ruhsatsız fırınlara yönelik denetimler olmadığı sürece de artar. İnegöl’ün kapasitesi 30 fırın. Şu an kayıtlı 73 fırın var” diye konuştu.

    EKMEĞE 2016’DA ZAM GELİYOR

    İnegöl’de ekmeğe 25 kuruş zam geleceğini ifade eden Ahmet Yavuzyiğit, “Ekmek maliyetini hesaplıyoruz. Un 10-12 lira, mayalar 12-15 lira arttı. Yakıt arttı, işçi maliyetlerimiz arttı. Yani bizim yapabileceğimiz hiçbir şey yok. Maliyetler arttığı sürece ya fırıncımız devlete vergisini ödemeyecek, sigortasını ödemeyecek ya da zam yapıp işine bakacak. Zam kaçınılmaz. Raporları hazırlıyoruz. Tahminen 25 kuruş zam gelecek. Ekmek 1 lira 25 kuruşa çıkacak” diye konuştu.

  • Yeşilgiresun Belediyespor’da Maddi Sıkıntı Kapıda

    Akın Çorap Yeşilgiresun Belediyespor Başkanvekili Bülent Yavuz, maddi açıdan sıkıntı yaşadıklarını söyleyerek, “Maaş ödeyemez duruma geldik” dedi.

    Akın Çorap Yeşilgiresun Belediyespor Başkanvekili Bülent Yavuz düzenlediği basın toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. Maddi sıkıntıların kapıya dayandığını vurgulayan Yavuz, “Beş aydır maaşlarda bir sıkıntımız olmadı ama önümüzde bir 5 ay daha var ve maaş ödeyemez duruma geldik. Zor bir süreç bizi bekliyor. Yardıma ihtiyacımız var. Aksi takdirde verilen emeğe ve her şeye yazık olur” dedi.

    “Bir takımı kapatmak çok kolay ama o takımı yaşatmak çok zor” diyen Yavuz, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Altı senedir bu takımda yöneticiyiz ve tek kuruş borcumuz yok ama artık tıkanma noktasına geldik. Bu takımın bundan sonraki süreçteki en büyük problemi maaş ödeyememek olur. O günlere çok uzakta değiliz. Başkanımız Kerim Aksu, sağ olsun bizlere bina ve takım otobüsü verdi. Beş senedir bizimle beraber bu takımın peşinde. Maddi ve manevi desteğini bizlerden hiç bir zaman esirgemiyor. Yeşilgiresun Belediyespor artık Süper Lig’de oynuyor. Sadece belediyenin desteğiyle yürümüyor. Artık Giresun’un takımına destek olma zamanıdır.”

    “BU TAKIMA SAHİP ÇIKIN”

    Takımın, kentin vizyonu ve rengi olduğunu belirten Yavuz, Yeşilgiresun’a salip çıkılması gerektiğini vurgulayarak, “Biz yöneticilerin verdiği destekler de artık yeterli olmuyor. Bu yönetim hiçbir futbol yönetiminin hibe etmediği kadar para hibe etti Yeşilgiresun Belediyespor’a. Bundan sonra hiçbir yönetimin gelecek 10 yılda bu kadar büyük meblağ hibe edeceğini sanmıyoruz. Biz bunu bu zamana kadar hiç bir yerde açıklamadık. Çünkü bundan bizim bir beklentimiz yok. Maddi ve manevi hiçbir planımız yok aklımızda sadece Giresun var. Biz şimdi kendimize şu soruyu soracağız. Acaba biz yaptıklarımızı çok mu büyütüyoruz, gereksiz beklentilere mi kapılıyoruz? Bizim yaptığımız iş önemli değil mi? İnsanlar bize yardım etmeli mi? Biz bunun cevabını arıyoruz” ifadelerini kullandı.

    “FENERBAHÇE’NİN SON SANİYE BASKETİ RÜYALARIMA GİRİYOR”

    Fenerbahçe’nin son saniye basketiyle Akın Çorap Yeşilgiresun Belediyespor’u yendiğini de hatırlatan Bülent Yavuz, “Fener’in attığı o top benim rüyama her gece giriyor. Bu takımı son saniyede bu takımın toplamı kadar maliyeti olan bir basketçi yendi ve sanki şampiyonmuş gibi sevindiler. Bunlar ise bize ne kadar ciddi bir rakip olduğumuzu gösterdi. Biz buraya kadar gelmişken bundan sonra da bu takımı götürmek istiyoruz. Aksi halde bunca emeğe ve bunca çabaya yazık olur” şeklinde konuştu.

  • Dalya Ofer: “Ekonomik Kriz Kapıda”

    Dünyanın en büyük şirketlerinden Ofergroup’un Yönetim Kurulu Başkanı Dalya Ofer, yakın zamanda dünya genelinde bir ekonomik kriz yaşanacağını öngördü.

    Londra ve New York’tan sonra Türkiye’de de faaliyet göstermeye başlayan Ofergroup’un Yönetim Kurulu Başkanı Dalya Ofer, yakın zamanda dünya genelinde bir ekonomik krizin yaşanacağını savundu. Ofer, 2008 yılında dünyayı etkileyen ekonomik krizinin yakın zamanda tekrar yaşanacağına dair derin kaygılar taşıdığını belirtti. Ofer, bunun ilk belirtisi olarak 2015 yılında HSBC’nin küçülmesini gösterdi.

    “AVRUPA TARİHTEN DERS ÇIKARTAMADI”

    Birkaç yıl önce nakit bolluğunun olduğunu ancak şimdi durumun tersine dönerek nakit kaynaklarında büyük bir erime gerçekleştiğine dikkat çeken Ofer, “Birkaç yıl önce nakit bolluğu vardı ancak şimdi durum tersine döndü ve hiç nakit kalmadı. Amerikan Merkez Bankası (FED) 2015 yılı sonuna kadar ForexTime’ı tüketti. Her şey düzgünmüş gibi davranıp küçük bir faiz artırımıyla dünyanın gözünü boyadı. Asya borsaları bunu güne çok iyi bir başlangıç yaparak kullandılar ancak şimdi sıkı başlamalarına rağmen bunu kapattılar” dedi. Ofer, Ortadoğu’daki petrol fiyatlarının sudan daha ucuz hale geldiğini belirterek, “Öngörülemeyen petrol fiyatları, aslında sahte bir ekonomik krizdir. Avrupa tarihten ders çıkartamadı. Avrupa projesinde başaramadıkları tek şey ekonomik yapı oldu. Bu sebeple dünyadaki ekonomik krizden en çok etkilenen ülkeler Avrupa’da oldu” şeklinde konuştu.

    Türk ekonomisinin alt yapısının sağlam olduğuna değinen Ofer, “Hükümetin planlanan ekonomik reformları hayata geçirmesiyle; Türkiye, dünyada yaşanacak krizden en az derecede etkilenecek ülkeler arasında gösterilebilir” dedi. Ofergroup Yönetim Kurulu Başkanı Dalya Ofer, son olarak dünyadaki krizin bir kaç ay içerisinde etkisini göstereceğini söyledi.